Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sahtecilik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sahtecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sahtecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'de 'Yaramışlar' suç örgütüne operasyon: 24 şüpheli gözaltında Haber

İzmir'de 'Yaramışlar' suç örgütüne operasyon: 24 şüpheli gözaltında

Operasyon kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 1 milyar lira değerindeki mal varlıklarına da el konuldu. El konulanlar arasında 87 taşınmaz, 18 araç, 4 özel tekne ve 14 şirket ortaklık payının yanı sıra banka hesapları ve diğer mal varlığı unsurları yer aldı. Kokain sevkiyatında meyve konteynerleri kullanıldığı iddiası İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturmada, yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda örgütün uluslararası uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı faaliyetlerde bulunduğu öne sürüldü. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, 1990'lı yıllarda Avrupa'ya göç eden Yaramış aşiretine mensup bazı kişilerin oluşturduğu iddia edilen yapı, Güney Amerika'dan Avrupa ve Türkiye'ye kokain sevkiyatı gerçekleştirdi. Örgütün bu amaçla Belçika'daki Antwerpen Limanı ile Kocaeli Limanı'nı kullandığı belirtildi. Uyuşturucunun, yasal ticari ürün görüntüsü verilen muz ve çeşitli meyve yüklerinin bulunduğu konteynerlerle taşındığının tespit edildiği aktarıldı. Soruşturma dosyasındaki tespitlere göre yapı, 2017'den bu yana 1,8 tonun üzerinde kokain sevkiyatıyla ilişkilendirildi. Örgütün aynı dönemde 890 milyon liranın üzerinde finansal hareket ve 60 milyon avroluk uluslararası para trafiği gerçekleştirdiği, kripto varlık transferleri ile paravan şirketlerin de kullanıldığı öne sürüldü. Suç gelirlerinin aklanmasına yönelik inceleme Soruşturmada, uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen gelirlerin çeşitli yöntemlerle aklandığı iddiası da incelendi. Bu kapsamda Belçika'da kurulan şirketlerin yanı sıra Türkiye'deki taşınmazlar, lüks araç alım satımları, kuyumcular, hawala sistemi ve kripto varlık transferlerinin kullanıldığı yönünde tespitler bulunduğu bildirildi. Soruşturma kapsamında ayrıca örgütün silahlı bir yapılanmaya sahip olduğu, sahtecilik ve rüşvet ağı üzerinden de faaliyet gösterdiği ileri sürüldü. Şüphelilerin kendi aralarında kriptolu haberleşme uygulamaları üzerinden iletişim kurduğu belirtildi. PKK ile bağlantı iddiası Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de örgütün PKK ile bağlantılı olduğu yönündeki iddialar oldu. Adli makamların tespitlerine göre örgütün terör örgütüyle finansal ve lojistik bağlantılarının bulunduğu, uyuşturucudan elde edilen gelirin bir bölümünün PKK'ya aktarıldığı öne sürüldü. Dosyada ayrıca 2006 yılında Belçika'da faaliyet gösteren "Kürdistan Centrum" yapılanması üzerinden iletişim sağlandığı ve bazı örgüt üyelerinin PKK yöneticileriyle temas halinde olduğuna ilişkin bulgular bulunduğu aktarıldı. Bu iddialar soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Belçika'daki davada milyonlarca avroluk müsadere Soruşturma kapsamında, örgüt yöneticileri hakkında Belçika'da daha önce yürütülen adli sürece ilişkin bilgiler de dosyaya yansıdı. Belçika'daki yargılama sonucunda Bayram Yaramış'ın 13 yıl hapis ve 80 bin avro para cezasına çarptırıldığı, Mecit Yaramış, Bahadur Huseynov, Fikret Yaramış ve Erkan Yaramış hakkında da hapis ve para cezaları verildiği bildirildi. Belçika mahkemesinin ayrıca Bayram Yaramış hakkında 7 milyon 507 bin 500 avro, Mecit Yaramış hakkında 4 milyon 888 bin 987 avro, Bahadur Huseynov hakkında 4 milyon 648 bin 987 avro, Fikret Yaramış hakkında 2 milyon 150 bin 375 avro ve Erkan Yaramış hakkında 1 milyon 736 bin 325 avroluk mal varlığı müsaderesine hükmettiği aktarıldı. Alt ve orta kademe örgüt üyeleri hakkında da 250 bin avroya kadar değişen müsadere kararlarının bulunduğu, üst düzey yöneticiler hakkındaki toplam müsadere miktarının yaklaşık 21 milyon avroya ulaştığı belirtildi. Dosyada örgüte atfedilen toplam suç geliri ve finansal hacmin ise yaklaşık 45 milyon avro olduğu ifade edildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 24 şüphelinin işlemleri sürerken, yurt dışında bulunan 11 şüpheli ile cezaevindeki bir şüpheliye ilişkin adli süreç de devam ediyor.

64 yıl 6 ay hapis cezasıyla aranan kadın İstanbul Esenler’de canlı yayında yakalandı Haber

64 yıl 6 ay hapis cezasıyla aranan kadın İstanbul Esenler’de canlı yayında yakalandı

Polis ekipleri adresini tespit etti Olay, 31 Temmuz Cuma günü Esenler Nene Hatun Mahallesi’nde meydana geldi. Beyoğlu Devriye Ekipler Amirliği ekipleri, haklarında yakalama kararı bulunan kişilere yönelik çalışma başlattı. Yapılan araştırmada, farklı mahkemeler tarafından hakkında verilen kararlar sonucunda toplam 64 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Gülüstan Kurt’un arandığı tespit edildi. Polis ekipleri, Kurt’un bulunduğu adresi belirleyerek takip başlattı. Canlı yayında polis baskını Ekipler, Kurt’un sosyal medya hesabından canlı yayın yaptığı sırada operasyon için harekete geçti. Yayın sırasında kapının çalması üzerine Kurt kapıya yönelerek kim olduğunu sordu. Bu sırada yayına katılan kişilerden biri, “Hürrem’in kapısı çalıyor, açma Hürrem” diyerek kadını uyardı. Kurt’un kapının dürbününden dışarı bakmasının ardından yaşadığı şaşkınlık da canlı yayına yansıdı. Kapının açılmasıyla birlikte polis ekipleri eve girerek Gülüstan Kurt’u yakaladı. Operasyon sırasında yaşananlar yayını izleyenler tarafından da görüldü. Kurt’un telefonunun yere düşmesinin ardından cihazı yeniden aldığı ve canlı yayını sonlandırdığı belirtildi. 215 suç kaydı bulundu Emniyette yapılan sorgulamada Gülüstan Kurt’un çoğunluğu hırsızlık suçlarından oluşan toplam 215 suç kaydının bulunduğu ortaya çıktı. Kurt’un İstanbul, Bursa ve İzmir’deki mahkemeler tarafından; özel beceri kullanılarak kişinin üzerinde veya yanında bulunan eşyaların çalınması, bina içerisinde muhafaza altındaki eşyanın çalınması, kamu kurum ve kuruluşlarına ait eşyalara yönelik hırsızlık, resmi belgede sahtecilik ve nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma gibi çeşitli suçlardan arandığı belirlendi. 64 yıl 6 ay hapis cezasıyla tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan Gülüstan Kurt, adliyeye sevk edildi. Kurt, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı Haber

20 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan ‘Ponzi Mine’ Kadıköy’de yakalandı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlülerin yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürdü. Ekiplerin yürüttüğü çalışma kapsamında, 2023 yılından bu yana arandığı belirtilen ve “Ponzi Mine” olarak tanınan 45 yaşındaki Mine Mumcu’nun Kadıköy’de olduğu tespit edildi. Suadiye’de kafede gözaltına alındı Mine Mumcu, 27 Ağustos Perşembe akşamı Kadıköy'ün Suadiye Mahallesi'ndeki bir kafede düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin üzerindeki aramada başka bir kadına ait kimlik kartının ele geçirildiği belirtildi. Mumcu’nun, bu yöntemle uzun süredir saklandığının değerlendirildiği öğrenildi. Hakkında 38 ayrı aranma kaydı bulunduğu belirtildi Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği'ne götürülen şüphelinin yapılan sorgusunda, farklı suçlamalarla bağlantılı 38 ayrı UYAP aranmasının bulunduğu öne sürüldü. Bu suçlamalar arasında rüşvet, örgüt kurma, resmi belgede sahtecilik, kooperatif dolandırıcılığı ve yağma gibi suçların yer aldığı belirtildi. Mine Mumcu’nun geçmişte iletişim kurduğu bazı kişilere kendisini avukat olarak tanıttığı, bazı durumlarda ise farklı kimlik ve sıfatlar kullandığı iddia edildi. Bu yöntemlerle bazı tanınmış isimler, sporcular ve bürokratlarla iletişim kurarak güven kazanmaya çalıştığı öne sürüldü. Adliyeye sevk edildi Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mine Mumcu, daha sonra adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği bildirildi.

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi Haber

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi

Antalya'da kendilerini polis olarak tanıtarak bir villaya sahte operasyon düzenledikleri ve yaklaşık 4 milyon dolar değerinde kripto varlığı ele geçirdikleri iddiasıyla 9'u tutuklu 13 sanığın yargılanmasına devam edildi. Şikayetçi Cem Turan, kendisi ve ailesinin ölüm ile işkenceyle tehdit edildiğini öne sürerek, baskı altında tüm kripto varlıklarını transfer ettiğini söyledi. Villaya polis kıyafetiyle girdikleri iddiası Olay, 29 Aralık 2025'te sabaha karşı Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir polis memuru ile emekli bir polisin de bulunduğu kişiler, polis kıyafetleriyle bir villaya geldi. Polis kimliği göstererek arama ve el koyma kararı bulunduğunu öne süren şüphelilerin, villaya girdikten sonra ev sahibi Cem Turan'ın iki çalışanını kelepçelediği iddia edildi. Şüphelilerin, yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto varlığı soğuk cüzdan aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve güvenlik kamera kayıt cihazını da yanlarına alarak olay yerinden ayrıldıkları öne sürüldü. Operasyonda silah ve soğuk cüzdan ele geçirildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğu, bazı şüphelilerin Türkiye'den ayrılmaya çalışırken Antalya Havalimanı'nda yakalandığı belirtildi. Şüphelilerin adresleri ve araçlarında yapılan aramalarda plastik kelepçeler, güvenlik kamerası kayıt cihazı, 2 tabanca, 61 bin 105 dolar, soğuk cüzdan, polis kimliği olduğu belirtilen kartlar ve telsiz ele geçirildiği bildirildi. 9 şüpheli tutuklandı Şüpheliler hakkında aralarında gece vakti birden fazla kişi tarafından silahlı yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, resmi belgede sahtecilik ve kamu görevini yetkisiz şekilde üstlenme suçlarının da bulunduğu iddialarla işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. '200 milyon dolar istediler' Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada şikayetçi Cem Turan, olay günü villaya gelen kişileri başlangıçta polis sandığını anlattı. Turan, kendisiyle iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olabileceği yönünde tehdit edildiğini öne sürerek, kendisinden 200 milyon dolar istendiğini söyledi. Ailesine zarar verilebileceğinden endişe ettiğini belirten Turan, sahip olduğu kripto varlıkları transfer etmesi halinde kendisi ve ailesinin serbest bırakılacağını düşündüğünü ifade etti. Baskı altında elindeki tüm kripto varlıklarını gönderdiğini belirten Turan, transfer ettiği varlıkların o dönemde yaklaşık 4 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. Turan'ın eşi Sinem Turan da eşinin saldırıya ve işkenceye maruz kaldığını düşündüğünü belirterek, kendilerinin tehdit edildiğini öne sürdü. Mahkeme HTS kayıtlarını istedi Mahkeme heyeti, Ukrayna adli makamlarına gönderilen adli yardımlaşma evrakına ilişkin cevabın beklenmesine karar verdi. Ayrıca sanıkların 28 Aralık 2025 tarihine ait HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan istenmesine hükmedildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri Haber

Rıza Akpolat’a 23 yıl 3 ay hapis cezasına ek para cezası ve mal varlığı tedbiri

Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin 200 sanıklı davada karar açıklandı. Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat, 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasının yanı sıra 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Akpolat’a ait 3 taşınmaz ile bir otomobil hakkında el koyma kararı verdi. 200 sanıklı davada karar çıktı Belediyelerdeki ihale süreçlerinin rüşvet karşılığında organize edildiği iddialarına ilişkin, Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik davada mahkeme kararını açıkladı. 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı davada 26 sanık hakkında “suç örgütüne üye olma”, 4 sanık hakkında ise “örgüte yardım etme” suçlarından beraat kararı verildi. Rıza Akpolat’a para cezası ve mal varlığı tedbiri Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Rıza Akpolat hakkında verilen 23 yıl 3 ay 7 günlük hapis cezasına ek olarak 4 milyon 882 bin 500 lira adli para cezası uygulanmasına hükmetti. Akpolat ayrıca “resmi belgede sahtecilik” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu suç bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Mahkeme, Akpolat’ın Bebek, Ortaköy ve Beykoz’da bulunan 3 taşınmazı ile bir otomobiline el konulmasına hükmetti. Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 781 bin 200 lira adli para cezasına çarptırıldı. Kayınbiraderi Kazım Gökhan Yankılıç’a ise aynı suçtan 5 yıl hapis ve 1 milyon 111 bin lira adli para cezası verildi. Akpolat’ın akrabaları Burak Kangal ile Çiğdem Yankılıç Kangal hakkında da aynı suç kapsamında farklı sürelerde hapis ve adli para cezaları uygulanmasına karar verildi. Çiğdem Yankılıç Kangal yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, Burak Kangal’ın Beykoz’daki bir taşınmazına da el konulmasına hükmedildi. Aziz İhsan Aktaş ve ailesine ihale yasağı Davada tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Aktaş’ın şirketleri üzerindeki tedbirlerin kaldırılarak iade edilmesine karar verirken, kendisinin 2 yıl boyunca kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmasını yasakladı. Aktaş’ın kardeşi Doğan Aktaş da aynı suçtan 2 yıl 1 ay hapis cezası aldı ve hakkında 2 yıllık ihale yasağı uygulanmasına karar verildi. Aktaş’ın kardeşleri Tekin Aktaş ve Ramazan Murat Aktaş da 2’şer yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu sanıklar hakkında da 2 yıl süreyle kamu ihalelerine katılma yasağı getirildi. Aktaş’ın oğlu Metin Aktaş ile Ayşegül Ünal ve Hamit Ünal hakkında ise 1 yıl 8’er ay hapis cezası verildi ve bu cezalar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Özkan Aktaş, Ferhat Aktaş ve Üveys Ünal ise üzerlerine atılı suçlardan beraat etti. 127 sanık beraat etti Mahkeme heyeti, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu 127 sanığın tüm suçlamalardan beraatına karar verdi. Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz ise “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İş insanı Baki Nugay hakkında ise bazı suçlamalar yönünden beraat kararı verildi. Mahkeme, bazı suçlar bakımından duruşma sırasında gösterdiği pişmanlığı dikkate alarak Nugay’a ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti. Davada bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bazı suçlamalar bakımından ise ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar da verildi.

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen ve 200 sanığın yargılandığı davada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında karar verildi. Mahkeme, Özer’i “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verirken Özer hakkında memuriyet görevini yapma yasağıuygulanmasına da hükmetti. Özer bir suçlamadan beraat etti Ahmet Özer, hakkındaki “özel belgede sahtecilik” suçlamasından ise beraat etti. Davada 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanık yargılanıyor. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın bir suç örgütü kurduğu ve bazı belediyelerde belediye başkanları ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu kişilere rüşvet verdiği öne sürülüyor. Örgüt liderliği ve rüşvet suçlamaları kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aziz İhsan Aktaş, tahliye edilmesinin ardından tutuksuz yargılanıyor. Özer hakkında daha önce de hapis talep edilmişti Ahmet Özer hakkında aynı suç kapsamında daha önce görülen iki ayrı dosyada 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Bahçeli, Özer’in görevine dönmesini istemişti MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce yaptığı açıklamalarda Ahmet Özer ile Ahmet Türk’ün görevlerine dönmesi gerektiğini ifade etmişti. Bahçeli, açıklamasında “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli”sözlerini kullanmıştı.

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı Haber

Adana’da Alparslan Kuytul Suç Örgütü operasyonunda: 35 şüpheli tutuklandı

Adana’da Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmaya yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 56 şüpheliden 35’i tutuklandı. Tutuklananlar arasında Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul da bulunuyor. Soruşturma dosyasına, yıllara yayılan çok sayıda CİMER başvurusu ve çeşitli iddialara ilişkin ifadeler de girdi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, kamuoyunda Alparslan Kuytul yapılanması olarak bilinen gruba yönelik operasyon düzenlendi. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışma kapsamında 19 Ağustos'ta 6 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı. Adreslerdeki aramaların ardından aralarında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da bulunduğu 56 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, örgüt üyeliği, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlamaları yöneltildi. 35 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 44’ü tutuklama, 9’u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Mahkeme, aralarında Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul’un da bulunduğu 35 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. 18 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 3 şüpheli savcılık tarafından serbest kaldı. Tutuklanan şüpheliler cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasına binlerce CİMER başvurusu girdi Soruşturma kapsamında hazırlanan polis fezlekesine göre, Alparslan Kuytul ve çevresindeki yapılanmayla ilgili ilk CİMER başvurusu 10 Ekim 2024 tarihinde yapıldı. 2024, 2025 ve 2026 yıllarında farklı tarihlerde yapılan başvurularda, yapılanmanın organizasyon yapısı, mali kaynakları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya çalışmaları ve çeşitli şehirlerdeki sorumlularıyla ilgili iddiaların kamu kurumlarına bildirildiği belirtildi. Dosyada yaklaşık 6 bin CİMER başvuru ve ihbar kaydı bulunduğu, fezlekede ise bunlardan soruşturmayla ilgili olduğu değerlendirilen yaklaşık 20 kayda ayrıntılı şekilde yer verildiği aktarıldı. Yapılanma için organizasyon şeması iddiası 24 Kasım 2024 ve 16 Aralık 2025 tarihli başvurularda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen bir organizasyon şemasının CİMER’e iletildiği belirtildi. Başvurularda Alparslan Kuytul “örgüt lideri”, Erol Ardıç ise “ikinci adam” olarak tanımlandı. Genel sekreterlik, mali işler, eğitim, lojistik, sosyal medya, sağlık, konferans organizasyonları ve bölge sorumlulukları gibi çeşitli görev alanlarının bulunduğu iddia edildi. Ayrıca çok sayıda kentte yapılanmadan sorumlu kişilerin bulunduğu yönünde ihbarlar yapıldığı kaydedildi. Mali yapıya ilişkin iddialar da dosyada CİMER başvurularında yapılanmanın mali organizasyonuna ilişkin çeşitli iddiaların da yer aldığı belirtildi. 24 Kasım 2024 tarihli başvuruda, yapılanmaya ait olduğu öne sürülen para ve gayrimenkullerin bazı kişilerin hesapları üzerinden geçirilerek gizlenmeye çalışıldığı iddia edildi. 27 Mayıs 2025 tarihli başka bir başvuruda ise Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerindeki yardım ve kurban organizasyonlarıyla ilgili çeşitli iddialar kamu makamlarına bildirildi. Bu iddiaların soruşturma kapsamında diğer delillerle birlikte değerlendirildiği öğrenildi. Eski mensubun ifadeleri dosyada Soruşturma kapsamında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan ve 2003-2023 yılları arasında Furkan Vakfı bünyesindeki bazı faaliyetlere katıldığını belirten bir kişinin de beyanları dosyaya girdi. Söz konusu kişi, 2018 yılındaki operasyonun ardından Alparslan Kuytul’un konuşmalarında devlet kurumlarına yönelik eleştirilerin arttığını öne sürdü. Eski mensup ayrıca bazı kişilerin polisle karşı karşıya gelecek şekilde yönlendirildiğini iddia etti. Aynı kişi, vakıf adı altında toplandığını belirttiği kurban eti ve diğer yardımların dağıtımına ilişkin de şüpheleri bulunduğunu ifade ederek 2023 yılında yapıdan ayrıldığını söyledi. Bu ifadelerde yer alan iddiaların bir bölümünün kişinin doğrudan gözlemlerine, bir bölümünün ise duyum ve üçüncü kişilerden edinilen bilgilere dayandığı belirtildi. Koray Sarısaçlı dosyasına da atıf yapıldı Soruşturma dosyasındaki bazı CİMER başvuruları ve ifadelerde, kamuoyuna daha önce yansıyan Koray Sarısaçlı olayıhakkında da iddialara yer verildi. Bazı başvurucuların, Sarısaçlı’nın kaçırılması, darp edilmesi ve zorla senet imzalatılması yönündeki iddiaları medya ve sosyal medya kaynaklarından öğrendiklerini anlattıkları belirtildi. Ancak soruşturma dosyasındaki bazı bilgi sahiplerinin bu olaylara doğrudan tanık olmadıklarını, bilgileri haberler veya yapıdan ayrılan kişilerden edindiklerini ifade ettikleri kaydedildi. Eğitim ve yardım faaliyetleriyle ilgili yeni iddialar 30 Temmuz 2026 tarihli bir CİMER başvurusunda ise Adana’daki bazı eğitim ve barınma faaliyetleri hakkında iddialar gündeme getirildi. Başvuruda, resmi izin ve belgeler olmadan yatılı kurs ve yurt faaliyeti yürütüldüğü, ayrıca yardım ve kurban bağışı adı altında izin ve makbuz olmadan para toplandığı öne sürüldü. Söz konusu iddiaların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Soruşturma sürüyor Dosyaya giren CİMER başvurularında kadın yapılanması, şehir sorumlulukları, eğitim faaliyetleri, sosyal medya organizasyonu ve mali yapı gibi çok sayıda başlıkta iddiaların bulunduğu aktarıldı. Emniyet birimlerinin bazı başvurucuların ifadelerine başvurarak bilgilerin kaynağını ve kişilerin olaylara doğrudan tanık olup olmadığını araştırdığı belirtildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmanın, CİMER kayıtlarının yanı sıra mali hareketler, dijital materyaller, iletişim kayıtları ve şüpheli ile bilgi sahiplerinin beyanları üzerinden sürdüğü bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek yabancı uyruklu kişilere usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırdığı iddia edilen suç örgütüne yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakan Gürlek'un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı sağlandığı iddiasıyla operasyon başlatıldı. Soruşturmada, ülkeye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liralık kaynağın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı almak isteyen yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığının tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 72 şüpheli yakalanırken, 7 şirkete kayyum atanarak el konuldu. Ayrıca 1.045 gayrimenkul, Bodrum'da bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabına da el konuldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 4, 2026 Bakan Gürlek, usulsüz yöntemlerle Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik çalışmaların da başlatıldığını açıkladı. Operasyonda görev alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini tebrik eden Bakan Gürlek, "Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.