Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlıklı Yaşam

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUİK: Türkiye’de yaşam süresi uzadı: Kadınlar erkeklerden 5,2 yıl daha fazla yaşıyor Haber

TUİK: Türkiye’de yaşam süresi uzadı: Kadınlar erkeklerden 5,2 yıl daha fazla yaşıyor

Türkiye’de ortalama yaşam süresi yükselmeye devam ediyor Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi son yıllardaki artış eğilimini sürdürdü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı “Hayat Tabloları, 2023-2025” verilerine göre, Türkiye’de doğan bir kişinin ortalama yaşam süresi 78,5 yılolarak hesaplandı. Bir önceki dönem verilerinde 78,1 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, yeni dönemde 0,4 yıllık artış gösterdi. Bu sonuç, sağlık hizmetlerinin gelişmesi, yaşam koşullarındaki iyileşmeler ve hastalıklarla mücadeledeki ilerlemelerin yaşam süresine olumlu yansıdığını ortaya koydu. Verilere göre Türkiye’de kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşam beklentisine sahip olmaya devam ediyor. Kadınlar erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşıyor TÜİK verileri, cinsiyetler arasındaki yaşam süresi farkını da ortaya koydu. Buna göre; Kadınlarda doğuşta beklenen yaşam süresi: 81,1 yıl Erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi: 75,9 yıl olarak belirlendi. Bu rakamlar, Türkiye’de kadınların erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha uzun yaşamasının beklendiğini gösteriyor. Uzmanlar, kadınların daha uzun yaşamasında biyolojik faktörlerin yanı sıra sağlık kontrollerine daha fazla önem verme, riskli davranışlara daha az yönelme ve yaşam tarzı farklılıklarının etkili olabileceğini belirtiyor. 15 yaşındaki bir kişinin önünde ortalama 64,7 yıl bulunuyor Hayat tablolarında farklı yaş gruplarına ilişkin yaşam beklentileri de hesaplandı. Çalışma çağının başlangıcı kabul edilen 15 yaşındaki bir kişinin, bundan sonraki yaşam süresinin ortalama 64,7 yılolması bekleniyor. Bu yaş grubunda; Erkeklerin kalan yaşam süresi: 62,1 yıl Kadınların kalan yaşam süresi: 67,3 yıl olarak hesaplandı. Buna göre 15 yaşındaki kadınların erkeklere kıyasla ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşaması öngörülüyor. 30 yaşındaki kadınların yaşam beklentisi 52,7 yıl TÜİK verilerine göre 30 yaşındaki bireylerin kalan yaşam süreleri de dikkat çekti. Türkiye’de 30 yaşındaki bir kişinin ortalama 50,3 yıl daha yaşaması bekleniyor. Cinsiyet bazında değerlendirildiğinde: Erkeklerde kalan yaşam süresi: 47,8 yıl Kadınlarda kalan yaşam süresi: 52,7 yıl oldu. Bu yaş grubunda kadınlar ile erkekler arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 4,9 yıl olarak hesaplandı. 65 yaşından sonra kadınların yaşam beklentisi 20 yıl Yaş ilerledikçe yaşam beklentisi azalırken, kadın ve erkek arasındaki fark devam ediyor. TÜİK verilerine göre 65 yaşındaki bir kişinin ortalama kalan yaşam süresi 18,4 yıl olarak belirlendi. Bu yaş grubunda; Erkeklerin ortalama yaşam beklentisi: 16,7 yıl Kadınların ortalama yaşam beklentisi: 20 yıl oldu. Böylece 65 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşaması bekleniyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe yaşam süresi artıyor Hayat tablolarındaki önemli göstergelerden biri de eğitim düzeyi ile yaşam süresi arasındaki ilişki oldu. TÜİK verileri, eğitim seviyesi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığını ortaya koydu. Her yaş grubunda daha düşük eğitim seviyesine sahip bireylerin yaşam beklentisinin daha düşük olduğu görülürken, yükseköğretim mezunlarında yaşam süresinin daha uzun olduğu belirlendi. Özellikle 30 yaşındaki bireyler incelendiğinde, eğitim farkının yaşam süresine etkisi dikkat çekti. Ortaöğretim altı eğitim seviyesine sahip kişiler ile yükseköğretim mezunları arasındaki yaşam beklentisi farkı: Erkeklerde: 5,1 yıl Kadınlarda: 4,6 yıl olarak hesaplandı. Bu sonuç, eğitim düzeyinin yalnızca ekonomik ve sosyal imkanları değil, sağlık davranışlarını ve yaşam kalitesini de etkilediğini gösteriyor. Sağlıklı yaşam süresi 58 yıl olarak hesaplandı TÜİK’in verilerinde yalnızca yaşam süresi değil, kişilerin sağlık sorunu yaşamadan geçirebilecekleri dönem de incelendi. “Günlük yaşam faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan geçirilmesi beklenen süre” olarak tanımlanan sağlıklı yaşam süresi, Türkiye’de doğuşta ortalama 58 yıl olarak belirlendi. Cinsiyetlere göre sağlıklı yaşam süresi ise şöyle oldu: Erkeklerde: 59,1 yıl Kadınlarda: 56,9 yıl Bu verilere göre erkeklerin doğuşta sağlıklı yaşam beklentisi kadınlardan 2,2 yıl daha uzun çıktı. Yaşam süresi artıyor ancak sağlıklı geçirilen yıllar önem taşıyor Türkiye’de ortalama yaşam süresinin yükselmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, uzmanlar uzun yaşam kadar sağlıklı yaşlanmanın da önemine dikkat çekiyor. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol kullanımından uzak durma, düzenli sağlık kontrolleri ve eğitim seviyesinin artırılması yaşam kalitesini doğrudan etkileyen faktörler arasında gösteriliyor. TÜİK’in son verileri, Türkiye’de insanların daha uzun yaşadığını ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde temel hedefin yalnızca yaşam süresini artırmak değil, bu yılların daha sağlıklı ve kaliteli geçirilmesini sağlamak olduğunu gösteriyor.

Eskişehir Atatürk Bulvarı "Arabasız Pazar" etkinliğinde yayalara kaldı Haber

Eskişehir Atatürk Bulvarı "Arabasız Pazar" etkinliğinde yayalara kaldı

Etkinlik kapsamında saat 16.00 ile 22.00 arasında Atatürk Bulvarı'nın Dr. Sadık Ahmet Bulvarı ile MMM Migros arasındaki tek yönlü 700 metrelik bölümü motorlu araç trafiğine kapatıldı. Gün boyunca yayalara ve bisikletlilere ayrılan bulvar, çocukların oyun oynadığı, ailelerin yürüyüş yaptığı ve bisiklet tutkunlarının güvenle pedal çevirdiği rengârenk bir yaşam alanına dönüştü. Eskişehirlilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte, Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de stantları gezerek vatandaşlarla bir araya geldi. Etkinlik alanında vatandaşlarla sohbet eden, çocuklarla yakından ilgilenen ve keyifli anlar yaşayan Başkan Ünlüce, Arabasız Pazar uygulamasının kent yaşamına kattığı değere dikkat çekti. Başkan Ünlüce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Atatürk Bulvarı'nı bir günlüğüne araç trafiğinden arındırarak kentimizi yaya, bisiklet ve sosyal yaşamın ön planda olduğu bir atmosfere dönüştürdük. Çocuklarımızın oyun oynadığı, bisikletlerin özgürce yol aldığı, komşuların selamlaştığı bu güzel tablo, şehrimizi farklı ulaşım alışkanlıklarıyla da paylaşabileceğimizi bir kez daha gösterdi. Katılım sağlayan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyorum." Etkinlik boyunca kurulan stantlarda çevre, sürdürülebilir ulaşım ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirmeler yapılırken, Atatürk Bulvarı müzikle de renklendi. "Sokakta Müzik Var" etkinliği kapsamında sahne alan müzisyenler, canlı performanslarıyla bulvara festival havası kattı. Vatandaşlar müzik eşliğinde yürüyüş yapıp dans ederek keyifli bir pazar akşamı geçirdi. Etkinliğe katılan Eskişehirliler ise uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Trafikten uzak, güvenli ve sosyal bir ortamda vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten vatandaşlar, bu tür etkinliklerin daha sık düzenlenmesini istediklerini ifade ederek, hayata geçirilen uygulama nedeniyle Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Diğer yandan, her ayın 26'sında düzenlenen "26 İndirim Günleri" kampanyası kapsamında kent esnafı bu ay da vatandaşları cazip fırsatlarla buluşturdu. Kampanyaya katılan birçok işletme, farklı ürün gruplarında sunduğu indirimlerle alışverişe hareketlilik kazandırırken, vatandaşlar da avantajlı fiyatlardan yararlanma imkânı buldu. Esnaf, düzenli olarak gerçekleştirilen kampanyanın hem tüketicilerin bütçesine katkı sağladığını hem de çarşı ve alışveriş noktalarındaki ticari canlılığı artırdığını ifade etti

Göbeklitepe'ye kadar yarıştılar Haber

Göbeklitepe'ye kadar yarıştılar

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Klaus Schmidt’in izinde Göbeklitepe’ye Pedallıyoruz” bisiklet etkinliğine; Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Şanlıurfa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Göbeklitepe Bisiklet Kulübü ile Urfa Bisiklet Topluluğu Spor Kulübü de destek verdi. Programa Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mustafa Şeker de katılarak bisikletçilerle bir araya geldi. Etkinlikte bisiklet tutkunları, Prof. Dr. Klaus Schmidt'in uzun yıllar kazı evi olarak kullandığı Şanlıurfa kent merkezindeki evinin önünden pedal çevirmeye başladı. Katılımcılar, uzun parkur boyunca ter dökerek Schmidt'in yıllarca kat ettiği güzergâhı sembolik olarak yeniden canlandırdı. Tarihin sıfır noktası olarak kabul edilen Göbeklitepe'de sona eren bisiklet turunda, Prof. Dr. Klaus Schmidt'in dünya kültür mirasına kazandırılmasında büyük emeği bulunan çalışmaları bir kez daha anıldı. Etkinlik sonunda katılımcılar Göbeklitepe'yi gezerek bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini yakından inceleme fırsatı buldu. Programda trafik güvenliğine de dikkat çekildi. Katılımcılar, üzerinde "Bir Kural Bir Ömür" yazılı pankart açarak, sürücüler ve bisikletliler için trafik kurallarına uymanın hayati önem taşıdığı mesajını verdi. Tarih, kültür ve sporu bir araya getiren organizasyonla hem sağlıklı yaşam bilinci teşvik edildi hem de Göbeklitepe'nin keşfi ve tanıtımına ömrünü adayan Prof. Dr. Klaus Schmidt'in hatırası yaşatıldı.

Kayseri Melikgazi'den çölyak için farkındalık eğitimi Haber

Kayseri Melikgazi'den çölyak için farkındalık eğitimi

Kayseri Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, programda ilçedeki okullarda öğrenim gören çölyak hassasiyeti olan öğrencilerle bir araya gelerek, onlara glütensiz gıda paketi de verdi. Toplumda çölyak farkındalığını artırmak ve sağlıklı yaşam bilincini geliştirmek amacıyla yapılan çeşitli etkinliklere belediye olarak her zaman destek olduklarını söyleyen Başkan Palancıoğlu, "Çölyak bir hastalık değil, bir yaşam biçimi zorunluluğudur. Rabbim kimseye sağlık sorunu vermesin. Paketli gıdalar ve endüstriyel gıdalar bağırsak ve midede birçok hastalığa sebep olduğu için çölyak rahatsızlığına da sebep oluyordur diye düşünüyorum. Yediklerimize ve sağlımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Çölyak bir hastalıktan ziyade doğru beslenme ile yönetilebilen bir yaşam biçimidir. Biz Melikgazi Belediyesi olarak, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında çölyak hassasiyeti olanlarla ve aileleriyle bir araya gelerek farkındalıklar oluşturuyoruz. Programda emeği geçen İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Hacı Kaya'ya, Kayseri Çölyakla Yaşam Derneği Başkanımız Sayın Zahide Kaya'ya teşekkür ediyor; çölyak hassasiyeti olan evlatlarımıza sağlıklı bir hayat diliyorum.” dedi. İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Kaya da çölyaklı vatandaşlara her zaman destek olan Başkan Mustafa Palancıoğlu’na teşekkür ederek, farkındalık oluşturmak için çeşitli eğitimler ve etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini söyledi. “Çölyak bir tercih değil ömür boyu süren bir yaşam biçimidir.” diyen Kayseri Çölyakla Yaşam Derneği Başkanı Zahide Kaya ise şunları söyledi: “Bu programdaki en büyük amacımız çölyaklı çocuklarımızın yalnız olmadığını hissettirmek ve toplumda farkındalık oluşturmaktır. Bu yüzden çölyakın ne olduğunu bilmek ve anlamak çok önemli. Buradaki her çocuğumuz bizim için çok kıymetli. Bugün glutensiz yaşamak zorunda olan, çocukların, gençlerin ve ailelerin sesine kulak verme günüdür. Çünkü biz bir gün değil her gün anlaşılmak istiyoruz. Bu programda emeği geçen Mustafa Palancıoğlu Başkanımıza, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze ve destek olan herkese teşekkür ediyorum.” Diyetisyen Tuğçe Demirbaş ise, öğrencilere ve katılım sağlayan ailelere glutensiz ve sağlıklı beslenme üzerine detaylı bilgiler vererek, çölyak ve gluten konusunda farkındalık oluşturulması, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek Haber

Muratbey, Uzak Doğu’daki markalı büyümesine Japonya’yla devam edecek

Türkiye’nin yenilikçi peynir markası Muratbey, Çin ve Güney Kore’deki istikrarlı büyümenin ardından Uzak Doğu’daki varlığını Japonya ile güçlendirmeye hazırlanıyor. Muratbey, Tokyo’da düzenlenecek Asya’nın en büyük gıda buluşmalarından FOODEX JAPAN 2026 Fuarı’nda Türk peynirlerini uluslararası profesyonellerle buluşturacak. Çin’deki uluslararası fuarlar ve Güney Kore’deki yerelleştirme ve dijital iletişim odaklı çalışmalarıyla Uzak Doğu pazarında güçlü bir konum elde eden Muratbey, bölgedeki markalı ihracat stratejisinde güçlü bir adım atıyor. Muratbey, yaklaşık 80 ülkeden 3000’e yakın gıda ve içecek şirketini bir araya getirecek FOODEX JAPAN 2026’da, modern yöntemlerle ürettiği geleneksel peynirlerini, dünya pazarında görücüye çıkaracak. 10–13 Mart 2026 tarihleri arasında Tokyo’da düzenlenecek fuar, Muratbey için Uzak Doğu pazarında yeni iş birlikleri geliştirmek ve mevcut ilişkileri derinleştirmek açısından önemli bir platform sunacak. Uzak Doğu’ya özel ürün ve iletişim yaklaşımı Muratbey Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, Uzak Doğu’nun şirketin uzun vadeli ihracat vizyonunda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Erol, “Çin ve Güney Kore’de olduğu gibi Japonya pazarında da inovasyon ve yerelleştirme merkezli bir strateji izliyoruz. Well-being, sağlıklı yaşam ve modern beslenme trendleriyle uyumlu ürün portföyümüzü, farklı gramaj ve ambalaj seçenekleriyle destekleyerek bölge tüketicisinin beklentilerine göre şekillendiriyoruz.” dedi. Çin ve Kore’den Japonya’ya uzanan stratejik büyüme Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi Asya’da da inovatif ürünlerle tüketici alışkanlıklarına uyum sağlayan, sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme hedeflediklerini belirten Erol, FOODEX JAPAN 2026’ya, inovatif peynirler başta olmak üzere geniş bir ürün gamıyla katılacaklarını anlattı. Erol, şöyle devam etti: “Muratbey olarak, ihracatta yalnızca hacim değil, katma değer ve marka gücü odaklı büyümeyi merkeze alıyoruz. Çin’de ihracat izni alan ilk Türk süt ve süt ürünleri firmalarından biri olarak başladığımız yolculuğu, bugün Kore ve Japonya’yla daha da ileri taşıyoruz. FHC Şanghay’da elde ettiğimiz güçlü temaslar ve Kore’de yürüttüğümüz yerel iletişim çalışmaları, markamızın bölgede bilinirliğini önemli ölçüde artırdı. Yerel mutfak kültürüne uygun peynir bazlı tarifler ve kültürel uyumu gözeten iletişim dilimizle bölgedeki tüketiciyle daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz. FOODEX JAPAN 2026’nın, Muratbey’in bu yaklaşımını Japonya’da da görünür kılarak, Türk peynirlerini küresel gıda sahnesinde farklılaştıracak önemli bir adım olarak görüyoruz.”

Büyükşehir’in “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” Projesi Başladı Haber

Büyükşehir’in “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” Projesi Başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “Evde Bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı. Yaralanma ya da ölümlere sebep olabilen ev kazalarını önlemeye karşı adım atan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini hayata geçirdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü iş birliği ile iş güvenliği uzmanları tarafından “Evde Bakım” hizmeti alan yurttaşların evleri değerlendirilerek ev kazalarına sebebiyet verebilecek riskler saptandı. Ardından Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü ekipleri evleri tek tek ziyaret ederek önleyici tedbirler almaya başladı. Evdeki risklere karşı tedbirler alındı Projeden yararlanan ilk isim, evde yaşadığı çok sayıda düşme olayı sonrasında sağlık sorunları yaşayan 75 yaşındaki Kamuran Cankurt oldu. Cankurt’un evindeki banyoya tutamaç takılırken, dolaplar sabitlendi. Cankurt’un daha önce ayağının takılıp düşmesine neden olan kalorifer boruları da sabitlenip, elektrik çarpması riski taşıyan prizlerde güvenlik önlemi alındı. Cankurt’un ziyaretinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve Evde Bakım Şube Müdürü Dr. Nihat Mermer de yer aldı. Bayram ve Mermer, Cankurt ve eşi Ahmet Cankurt’a ev kazalarına karşı bilgi verdi. “Artık daha rahat oluruz” Hizmetten memnun kaldığını belirten Kamuran Cankurt, “Evde yürürken ayağım takılıyor ve düşüyorum. Sonra da kalkamıyorum. Eşim evde olduğunda o beni düştüğüm yerden kaldırıyor. Evde olmadığında düştüğüm yerde o şekilde bekliyorum. Ev kazalarına dikkat etmek lazım. Bugün prizleri taktılar. Evde fişleri takarken korkuyorduk. Artık daha rahat oluruz. Tuvalette rahat etmem için tutamaç takıldı” diye konuştu. Ev kazalarına karşı ihtiyaçlar belirlendi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da “Eşrefpaşa Hastanesi, Evde Bakım hizmeti kapsamında belli kriterleri taşıyan hastalarımıza sağlık, temizlik, kişisel hijyen ve mini bakım onarım hizmetleri sağlıyor. Bu hizmetleri yapan ekiplerimiz, ev kazaları ihtimali üzerine önemli bir ihtiyaç daha fark etti. Özellikle yaşlı ve engelli bireyler, düşmeler ve elektrik çarpmaları gibi ev kazalarına uğrama açısından risk altında. Bu çerçevede Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nün iş güvenliği uzmanları tarafından hizmet verdiğimiz evlerde bir değerlendirme yapıldı. Kişinin ev kazalarından korunması adına ihtiyaçlar belirlendi” bilgisini verdi. Hedef, güvenli evler Başlatılan çalışma kapsamında ilk ev ziyaretlerini yaptıklarını belirten Bayram, “Evde düşme ve elektrik çarpması riskine karşı gerekli önlemler alındı. Kamuran Hanım belli dönemlerde defalarca düşmüş ve vücudunda kırıklar oluşmuş, ameliyat edilmesi gerekmiş. Bu nedenle özellikle banyo ve koridorda düşme engelleyici tedbirlerimizi aldık. Aynı zamanda elektrik çarpması riski olduğu için prizler tamir edildi. Dolapların düşmesini engellemek amacıyla dolaplar sabitlendi. Bu yeni hizmetimizle beraber, evde bakıma ihtiyacı olan ve hizmet verdiğimiz bireylerin evde daha güvenli olmalarını sağlamaya çalışıyoruz” dedi. Düşme riski, yaşlılarda daha fazla Ev kazalarının önemli sorunlara yol açtığına vurgu yapan Bayram, “65 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 30’u, her sene düşme nedeniyle hastaneye başvuruyor. 80 yaş üstünde ise bu oran yüzde 50. Bu bireylerin yarısından fazlası düşmeyi tekrarlıyor. Düşme sırasında kırıklar ve ciddi yaralanmalar yaşayabiliyorlar. Bu kişilerin hastaneye yatma oranları çok yüksek. Yaşlı bireylerin tüm hastane başvurularının yüzde 10’u düşme nedeniyle. Bunu önleyici faaliyetlerde bulunmak, önemli bir çalışma” ifadelerini kullandı.

Diyabete Karşı Seferberlik Haber

Diyabete Karşı Seferberlik

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Tip 1 Diyabetliler Derneği iş birliğiyle Dünya Diyabet Günü kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüyle, diyabette erken teşhis ve düzenli kontrolün önemine dikkat çekilerek kent genelinde farkındalık oluşturuldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi ve Bursa Tip1 Diyabetliler Derneği iş birliği ile Dünya Diyabet Günü’nde diyabet farkındalığını artırmak, erken teşhisin ve düzenli kontrolün önemine dikkat çekmek amacıyla farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Cumhuriyet Caddesi’nden Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ne uzanan yürüyüşe, Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Düşünsel Şentürk, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, Tip 1 Diyabet Derneği Başkanı Yadigar Aydın, Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu ve Gençlik Meclisi üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Diyabet farkındalığını vurgulayan sloganlar eşliğinde yürüyen kalabalık, Çarşıbaşı Meydanı’na ulaştığında umut ve farkındalığın simgesi olan mavi balonlar hep birlikte gökyüzüne bırakıldı. “Farkındalık, yarınların anahtarıdır” Program kapsamında basın açıklaması yapan Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Temsilcisi Uzm. Dr. Metin Yurdakoş, etkinliğin temel amacının vatandaşları diyabet konusunda bilgilendirmek toplumsal bilinci güçlendirmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek olduğunu söyledi. Diyabet, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kronik bir hastalık olduğuna değinen Yurdakoş, “Ancak düzenli takip, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve erken tanı ile diyabetle sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür. Gerçekleştirdiğimiz farkındalık yürüyüşü, daha bilinçli bir toplum için hep birlikte attığımız güçlü bir adımdır. Etkinliğimizin hayata geçirilmesinde katkılarından dolayı başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey olmak üzere, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığımıza, Bursa Kent Konseyi’ne, Tip 1 Diyabetliler Derneği’ne, bizlerle birlikte olan kentlilerimize, gönüllülerimize, genç sağlıkçılarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır. Farkındalık ise sağlıklı yarınların anahtarıdır” diye konuştu. Açıklamanın ardından, Büyükşehir Belediyesi tarafından Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Meydanı’nda kurulan bilgilendirme ve ücretsiz şeker ölçüm stantları gün boyu vatandaşlara hizmet verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.