Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlık Bakanlığı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor Haber

DSÖ, Kongo'daki Ebola salgınını kontrol altına almaya çalışıyor

30 Mayıs'ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika ülkesi Kongo'nun tarihindeki üçüncü büyük Ebola salgınının merkez üssü olan Ituri eyaletini ziyaret etti. Hastalık, sağlık yetkililerinin müdahale edebileceğinden daha hızlı yayılıyordu. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 30 Mayıs'ta Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin Ituri eyaletindeki Ebola salgınına müdahaleyi koordine etmek için Bunia havaalanına geldi. Fotoğraf: Reuters. Bu, Kongo'daki 17. Ebola salgını. Dünya Sağlık Örgütü, mevcut yayılma hızının uluslararası toplumun müdahale kapasitesini aştığını, salgınla mücadele için gerekli mali ve insan kaynaklarının ise ciddi anlamda yetersiz olduğunu kabul ediyor. Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da konuşan Tedros, bu salgına neden olan Bundibugyo virüsü türü için şu anda onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmadığını söyledi. Bu nedenle, izolasyon, sıvı takviyesi ve ağrı yönetimi gibi erken destekleyici bakım önlemleri özellikle önemlidir. Tedros, "Erken tıbbi yardım almak gerçekten fark yaratıyor," diye vurguladı. DSÖ başkanı ayrıca, Ebola kurbanlarının cesetlerinin son derece bulaşıcı olduğu uyarısında bulunarak, insanların güvenli cenaze törenleri yapmaları gerektiğini vurguladı. "Sevilen birini kaybetmenin ne kadar acı verici olduğunu ve ona layıkıyla veda etmenin ne anlama geldiğini anlıyorum," dedi. "Kaybettiklerimiz için yas tutarken, bir başkasının da kaybolmasını önlemek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız." Sağlık yetkililerine göre, ölen hastaların cenazelerini geleneksel defin törenleri için evlerine götürmek amacıyla kalabalıkların sağlık tesislerine saldırdığı çok sayıda olay yaşandı ve bu da hastalık yayılma riskini artırdı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 29 Mayıs itibarıyla Kongo'da 906 şüpheli Ebola vakası ve hastalıkla bağlantılı olduğu düşünülen 223 ölüm kaydedildiğini bildirdi. Bu arada, Kongo Sağlık Bakanlığı, şüpheli vaka sayısının 1.028'e, doğrulanmış vaka sayısının ise 225'e yükseldiğini açıkladı. Sağlık yetkilileri ve yardım görevlileri, hastalığın haftalarca sessizce ve fark edilmeden yayılmasının ardından maske gibi temel malzemelerin bile yetersiz kaldığını söylüyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), 30 Mayıs'ta mevcut müdahalenin salgının hızına hâlâ yetişemediği konusunda uyarıda bulundu. MSF Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alan Gonzalez, "Daha önce hiçbir Ebola salgını, duyurulduktan sonra bu kadar kısa bir süre içinde bu kadar çok vaka kaydetmemişti" dedi. "Etkilenen bölgelerdeki herkes gibi, MSF ekipleri de hastalığın hızlı yayılımına henüz ayak uyduramayan bir müdahale kampanyasına tanık oluyor." Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, örgüt pandemiye müdahale için ihtiyaç duyduğu fonun yalnızca yaklaşık üçte birini alabildi. Bu arada, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Afrika CDC) Direktörü Jean Kaseya, bağışçıların katkı düzeylerini yeniden değerlendirmesiyle birlikte bazı ilk fon taahhütlerinin önemli ölçüde azaldığını söyledi. Salgını kontrol altına alma yeteneği konusundaki endişelerin ortasında, Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, Ebola'nın "kontrolden çıktığı" fikrini reddederek, önceki salgınlardan edinilen deneyimin ülkenin durumu kontrol altına almasına yardımcı olacağını savundu. "Salgınlara müdahale konusunda tecrübemiz var. Geçen yıl Ebola'yı yendik. Bize güvenin, ne yaptığımızı biliyoruz." İlgili gelişmelerde, Brezilya, Sao Paulo eyaletinde Kongo'dan yeni dönen bir adamla bağlantılı olduğu düşünülen bir Ebola vakasını soruşturduğunu duyurdu. Yetkililer, hastanın şu anda uzman bir hastanede izole edildiğini belirtti.

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti Haber

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti

Lübnan resmi medyası ve Sağlık Bakanlığı, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü duyurdu. Özellikle ülkenin güneyindeki yerleşim birimlerini hedef alan bombardımanlar, büyük bir sivil can kaybına yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, cumartesi günü güneydeki Sir el-Garbiye köyüne düzenlenen hava saldırısı "katliam" olarak nitelendirildi. Bakanlık, saldırıda 1 çocuk ve 6 kadının dahil olduğu toplam 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 4’ü çocuk olmak üzere 9 kişinin de yaralandığını bildirdi. Tahliye uyarıları ve yıkım Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte İsrail ordusu; Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'ndeki 10’dan fazla köy için acil tahliye uyarısı yayınladı. Yerel kaynaklar, Nabatiye şehrindeki Lübnan Sivil Savunma merkezinin de İsrail bombardımanı sonucu tamamen yıkıldığını aktardı. Siyasi cephe: İran şart koştu, büyük değişim kapıda Diplomatik cephede ise Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, bölgede "büyük değişimlerin" yaşandığını ifade etti. Fadlallah, İran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde, Lübnan’daki savaşın tamamen durdurulmasını anlaşmanın ana şartı haline getirdiğini belirtti. Hizbullah lideri Naim Kasım’ın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’den bir mesaj aldığı ve İran’ın yeni önerisinin "Lübnan’ın bölgesel kapsamlı ateşkese dahil edilmesini" öngördüğü kaydedildi. Fadlallah, "Savaş sadece İran'da değil, başta Lübnan olmak üzere tüm bölgede duracak. Lübnan makamları bu bölgesel korumadan yararlanmalı" çağrısında bulundu.

İran'dan Mücteba Hamaney hakkında açıklama: Yüzü deforme olmadı, tamamen iyileşti Haber

İran'dan Mücteba Hamaney hakkında açıklama: Yüzü deforme olmadı, tamamen iyileşti

Yetkililer, Hamaney’in yüzünün deforme olduğu iddialarını yalanlayarak, liderin tamamen sağlığına kavuştuğunu duyurdu. İran’nın yeni lideri Mücteba Hamaney’in sağlık durumuyla ilgili spekülasyonlara son noktayı Sağlık Bakanlığı koydu. Bakanlığın Halkla İlişkiler ve Medya Müdürü Hüseyin Kirmanpur, Mücteba Hamaney’in 28 Şubat’taki büyük saldırının ardından Sina Hastanesi’ne kaldırıldığını ve hayati tehlikeyi atlattığını belirtti. "Yüzünde ve uzuvlarında kayıp yok" Kirmanpur, özellikle sosyal medyada ve uluslararası medyada yayılan "yüzü tanınmaz halde" iddialarına yanıt vererek şunları söyledi: "Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail’in hava saldırıları sırasında yaralandı ancak yüzünde herhangi bir deformasyon veya şekil bozukluğu meydana gelmedi. Sadece bacağından yaralanmıştı; gerekli tıbbi müdahaleler ve dikiş işlemlerinin ardından durumu normale döndü. Uzuv kaybı yaşadığına dair iddialar da gerçeği yansıtmıyor." Saldırı anı: Patlamaların ortasında kaldı İran Rehberlik Ofisi Protokol Genel Müdürü Mezahir Hüseyni ise saldırı anına ilişkin yeni detaylar paylaştı. Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği gün Mücteba Hamaney’in de ofiste olduğunu belirten Hüseyni, "Zincirleme patlamalar sırasında dizinden, sırtından ve kulak arkasından yaralandı. Ancak şu an itibarıyla yaraları tamamen sarmış durumda, sağlığı yerinde ve görevine tam sağlıkla devam ediyor" dedi. Perde arkası: 28 Şubat saldırısı 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail tarafından İran’a düzenlenen eş zamanlı saldırılarda, Ali Hamaney’in Tahran’daki ofisi ve ikameti doğrudan hedef alınmıştı. Bu saldırıda İran’ın önceki dini lideri Ali Hamaney hayatını kaybetmiş, halefi ve oğlu Mücteba Hamaney ise enkaz altından yaralı olarak kurtarılmıştı.

İtalya’da 4 kişi hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı Haber

İtalya’da 4 kişi hantavirüs şüphesiyle karantinaya alındı

İtalyan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu kişilerin hantavirüs vakalarıyla temas etmiş olabilecekleri değerlendirilirken, ülkeye dönüşlerinin ardından Sağlık Bakanlığının gözetiminde karantinaya alındıkları aktarıldı. Yetkililer, 4 kişide şu ana kadar herhangi bir semptoma rastlanmadığını belirtti. İtalya Sağlık Bakanlığı da hantavirüse ilişkin bir genelge hazırladığını duyurdu. Açıklamada, mevcut risk seviyesinin “düşük” olduğu kaydedildi. Bakanlığın Salgın Önleme Dairesi Başkanı Maria Rosaria Campitiello, riskin artması halinde yeni tedbirlerin devreye alınacağını ve kontrollerin sıkılaştırılacağını söyledi. “Şu an için acil durum yok” İtalya’daki ilaç şirketleri birliği Farmindustria’nın Başkanı Marcello Cattani ise hantavirüse karşı aşı geliştirmenin mümkün olduğunu ancak mevcut tablonun bir pandemiye dönüşmesinin beklenmediğini ifade etti. Cattani, “Şu an için acil bir durum söz konusu değil” dedi. Kovid-19 döneminde geliştirilen bilimsel ve teknolojik altyapının, olası yeni sağlık tehditlerine hızlı yanıt verilmesini sağlayabileceğini de sözlerine ekledi. Gemide başlayan salgın endişesi Hollanda bandralı lüks yolcu gemisi MV Hondius, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia Limanı’ndan hareket etmişti. Gemide ilk ölüm 11 Nisan’da meydana gelirken, daha sonra farklı yolcularda da hantavirüs belirtileri görüldü. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2 Mayıs’ta gemide hantavirüs vakalarının tespit edildiğini açıklamıştı. Daha sonra bir Alman yolcunun daha hayatını kaybetmesiyle virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 3’e yükseldi. Geminin Cabo Verde’ye yanaşmasına izin verilmemesi üzerine yolcuların tahliyesi için Tenerife’ye yönlendirildiği belirtildi. Tahliye edilen bazı yolcuların ülkelerine döndükten sonra hantavirüs testlerinin pozitif çıktığı açıklandı. Hantavirüs nedir? Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden insanlara bulaşan bir virüs olarak biliniyor. Virüs; kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla kirlenmiş havanın solunması ya da kemirgen temasları yoluyla bulaşabiliyor. Ateş, kas ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilerle başlayan hastalık, bazı vakalarda solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliğine yol açabiliyor.

Hantavirüs görülen gemideki yolcular indirilip ülkelerine gönderildi Haber

Hantavirüs görülen gemideki yolcular indirilip ülkelerine gönderildi

Liman girişine demir atan gemideki 23 ulustan yaklaşık 150 kadar yolcu ve mürettebatın tahliye işlemleri devam ediyor. Yerel saat ile sabah 09.30'da (Ebil saati ile 11.30) başlayan tahliye işlemlerinde 14 İspanyol yolcu ile Capo Verde'de gemiye binen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) için çalışan bir epidemiyoloji uzmanı gemiden ayrılan ilk grup oldu. Gemi karara bağlanmadı MV Hondius karaya bağlanmadığından Liman Müdürlüğü’ne ait bir tekne ile gruplar halinde gemiden alınan 15 kişi limandan karaya çıkartılıp, Askeri Acil Müdahale (UCM) birimine bağlı otobüsle havalimanına götürüldü. İspanyollar ve DSÖ temsilcisi, Savunma Bakanlığı’na ait bir uçakla Madrid'deki askeri havalimanına oradan da otobüsle Gomez Ulla askeri hastanesine götürülerek karantinaya alındı. Sağlık Bakanlığı’ndan verilen bilgilerde, ilk grubun ardından gemideki Fransız (5) ve Kanadalı (4) yolcuların da uçakla ülkelerine gönderildikleri bildirildi. Hollanda bandralı "MV Hondius" gemisindeki yolcular karaya çıkartılarak uçakla ülkelerine gönderilmeye başlandı. Bakanlık yetkilileri, Hollandalı (11), Türk (3), İngiliz (23), İrlandalı (2) ve ABD'li (17) yolcuların da bu akşama kadar ülkelerine gitmek üzere uçaklarının Tenerife havalimanından ayrılacağını duyurdu. Yolcuların çok büyük bir bölümünün bugün Tenerife'den ayrılması öngörülürken, açıklanan program gereği yarın Avustralyalı ve Yeni Zelandalı yolcular için Avustralya'ya bir uçağın gideceği, uçuş bulamayan diğer yolcuların ise geminin Hollanda bandıralı olmasından dolayı bu ülkeden gelecek ikinci bir uçakla gönderileceği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca tahliye operasyonuna katılan tüm askeri, sivil personel ve yolculara olası bir virüs bulaşma riskine karşı koruma kıyafetleri giydiriliyor. Tahliye işlemlerinin bitmesinin ardından MV Hondius lüks yolcu gemisinin Tenerife'den ayrılarak, sınırlı bir mürettebat ile Hollanda'nın Rotterdam Limanı'na doğru hareket etmesi planlanıyor. “Benzeri görülmemiş, karışık bir operasyon" Diğer yandan Tenerife'de olan İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, basına yaptığı açıklamada, "Operasyon devam ediyor. Karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen herhangi bir olay yaşanmadan ilerliyor ve bu tahliye operasyonunun başarısını sağlamak için çalışmaya devam etmekten bizi hiçbir şey alıkoyamaz. Bu, benzeri görülmemiş, karışık bir operasyon. İspanya'nın buna liderlik etmesinden gurur duyuyorum" dedi. Bölgede bulunan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesu, gemideki yolcuların tahliyesinden olası bir hantavirüs bulaşma riskinin düşük olduğunu ve yolcuların gönderildiği tüm ülkelerin de önlemler aldığını vurguladı. Hollanda bandralı "MV Hondius" gemisindeki yolcular karaya çıkartılarak uçakla ülkelerine gönderilmeye başlandı. Gemideki 3 yolcu hayatını kaybetmişti Hollanda bandralı lüks yolcu gemisi MV Hondius, 1 Nisan'da Arjantin'in Ushuaia limanından hareket etmişti. Gemide, 11 Nisan'da 70 yaşındaki bir Hollandalı hayatını kaybetmiş, 13-16 Nisan'da Afrika'nın batısındaki Tristan da Cunha, Erişilmez Ada ve Bülbül Adası ziyaretlerinde 6 yolcunun daha gemiye binmesiyle bu tarihlerdeki kayıtlara göre toplamda 180 yolcu ve mürettebat olduğu belirtilmişti. Gemi Santa Elena'ya geldiğinde 30 kadar yolcu burada inmiş, hayatını kaybeden yolcunun cesedi ve semptomu bulunan Hollandalı eşi de gemiden ayrılmıştı. Johannesburg'a giden Hollandalı kadın 26 Nisan'da ölmüştü. İngiliz vatandaşı olan ve semptom gösteren bir erkek yolcu da yanındaki ABD'li arkadaşı ile birlikte 27 Nisan'da gemiden indirilmişti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2 Mayıs'ta MV Hondius'un Cabo Verde'de (Yeşil Burun Adaları) olduğu sırada hantavirüs vakalarının gemide görüldüğünü açıklamış ve 3 Mayıs'ta bir Alman kadın yolcunun hayatını kaybetmesiyle bu gemide seyahat edip virüsten ölenlerin sayısı 3'e çıkmıştı. Capo Verde yetkililerinin geminin yanaşmasına ve herhangi bir kişinin inmesine izin vermemesi üzerine DSÖ ve İspanya arasında yapılan görüşmeler sonrasında 5 Mayıs'ta yolcuların indirilmesi için MV Hondius'un Tenerife'ye getirilmesine karar verilmişti. Hantavirüs nedir, nasıl bulaşıyor? Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.