Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya-Ukrayna Savaşı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Rusya-Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı teyakkuzdayız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı teyakkuzdayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda muhtarlara hitap etti. Muhtarların gününü kutlayan Erdoğan, 2015’ten bu yana Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Türkiye’nin farklı illerinden 40 bini aşkın muhtarı ağırladıklarını belirtti. Muhtarlık kurumunun demokrasinin yereldeki temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Erdoğan, kamu kurumları ve belediyelerde muhtarlarla ilgilenecek birimlerin oluşturulduğunu, taleplerin iletilmesi için Muhtar Bilgi Sistemi’nin (MUBİS) hayata geçirildiğini kaydetti. Erdoğan, 19 Ekim’in 2016’dan itibaren Muhtarlar Günü olarak kutlandığını da hatırlattı. “MUHTAR ÖDEMELERİ 28 BİN LİRANIN ÜZERİNE ÇIKTI” Muhtarların mali ve sosyal haklarına ilişkin bilgi veren Erdoğan, 2002’de 97 lira olan ödemenin 2026 itibarıyla 28 bin liranın üzerine çıkarıldığını söyledi. Muhtarların SGK primlerinin 2017’den bu yana devlet tarafından karşılandığını belirten Erdoğan; enerji giderlerinde mesken tarifesine geçilmesi, sosyal tesislerden yararlanma ve hizmet binalarının yapım-onarım çalışmalarını da sıraladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te 30 büyükşehirde 100 muhtar hizmet binasının tamamlandığını; 2024 ve 2025’te ise 51 noktada 130 hizmet binasının yapım ve onarımının gerçekleştirildiğini ifade etti. Ankara Muhtar Evi’nin ardından İstanbul Çapa Muhtar Evi’nin de hizmete sunulduğunu kaydetti. “NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI TEYAKKUZDA OLACAĞIZ” Konuşmasında çevre ülkelerdeki çatışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve bölgedeki diğer gerilimlerin oluşturduğu risklere dikkat çekti. Türkiye’yi çatışmalardan uzak tutmak için çalıştıklarını belirten Erdoğan, ülkenin “tahriklere kapılmadığını” ve süreçleri sağduyuyla yönettiğini ifade ederek, muhtarlara görevlerinde başarı dileyerek, görev yaptıkları köy ve mahallelerdeki vatandaşlara selamlarını iletmelerini istedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Muhtarlar Günü Buluşması’nda konuştu: “Unutmayın ‘Büyük milletlerin imtihanı da büyük olur.’ Türk Milleti olarak, bizim de tarih boyunca mücadelelerimiz, zaferlerimiz gibi, imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu. Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede, bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça, bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi, zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun, mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe, bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi suret-i haktan görünen içerideki ajanlarıyla, kimi zaman dışarıdaki lobileriyle, kimi zaman ekonomik tetikçileriyle, kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla, kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler. Dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar. Yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Dünyayı sömürerek, bölgemizi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceğiz.” — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 19, 2026

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı Haber

MGK: Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayınlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı ardından 8 maddelik bildiri yayımlandı. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen faaliyetler hakkında Kurul’a bilgi sunulduğu belirtildi. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların da değerlendirildiği kaydedilerek, Türkiye’nin yanı sıra bölge ülkelerinin güvenliği, huzuru ve refahı için çalışmaların sürdürüleceği ifade edildi. SURİYE VE IRAK MESAJI MGK bildirisinde Suriye’nin birlik ve bütünlüğünün güçlendirilmesi, devlet otoritesinin ülke geneline yayılması ve entegrasyon sürecindeki gelişmeler de değerlendirildi. Suriye halkının ülkesini yeniden ayağa kaldırmasına ve uluslararası toplumla ilişkilerini güçlendirmesine yönelik Türkiye’nin desteğinin devam edeceği bildirildi. Irak’ın huzur ve istikrarının bölgenin tamamı açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanan bildiride, Irak hükümetinin devlet egemenliğini ülke genelinde güçlendirme çabalarından duyulan memnuniyet dile getirildi. Türkiye’nin Irak’la stratejik iş birliğini geliştirme iradesinin sürdüğü belirtildi. İRAN, İSRAİL VE GAZZE GÜNDEMİ Bildiride, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın devam eden çatışmalar nedeniyle bölgede kırılganlıkları artırdığı değerlendirmesine yer verildi. Taraflara müzakerelere dönme ve çatışmanın daha ağır sonuçlara yol açmasının önüne geçilmesi çağrısı yapıldı. İsrail yönetiminin Gazze ve Lübnan’daki saldırılarını sürdürdüğüne işaret edilen bildiride, uluslararası toplum somut adımlar atmaya davet edildi. İsrail yönetiminin Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini ihlal ettiği yönündeki değerlendirmeye de bildiride yer verildi. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE YEMEN Rusya-Ukrayna Savaşı’nın mevcut durumu ile sivil altyapılar ve seyrüsefer güzergâhlarına yönelik saldırıların bölgesel ve küresel etkileri de MGK’nın gündeminde yer aldı. Bildiride, “kontrolsüz tırmanma ve yayılma” belirtilerine karşı taraflara itidal ve ateşkes çağrısı yapıldı. Yemen’de son dönemde artan gerilimin başta komşu ülkeler olmak üzere bölgedeki güvenlik risklerini yükselttiği belirtilirken, küresel istikrar açısından da önem taşıyan sükûnetin bir an önce sağlanması gerektiği vurgulandı. MGK’nın 30 Eylül 2026 tarihli bildirisi, terörle mücadele ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin yanı sıra Suriye, Irak ve Ortadoğu’daki çatışmalar ile Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin Türkiye’nin güvenlik değerlendirmelerini ortaya koydu.

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı başladı: Gündemde fon soruşturması ve “Terörsüz Türkiye” süreci Haber

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı başladı: Gündemde fon soruşturması ve “Terörsüz Türkiye” süreci

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplandı. Saat 16.25’te başlayan toplantının gündeminde sermaye piyasalarındaki fon soruşturması, “Terörsüz Türkiye” süreci ve dış politikadaki gelişmelerin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı hazırlıkları bulunuyor. Fon soruşturması masada Kabine toplantısının öne çıkan başlıklarından birini kamuoyunda “fon soruşturması” olarak gündeme gelen sermaye piyasası soruşturmaları oluşturuyor. Soruşturmanın adli ve ekonomik boyutunun yanı sıra yatırımcıların haklarının korunmasına yönelik atılabilecek adımların da değerlendirilmesi bekleniyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün yaptığı açıklamada piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin devam ettiğini, bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik işlem yapılmayacağını bildirdi. Öte yandan bugün sermaye piyasası soruşturmaları kapsamında 9 şüpheli hakkında daha gözaltı işlemi gerçekleştirildi. Ayrıca 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı, gerçek kişiler üzerindeki tedbirlerin ise sürdüğü açıklandı. “Terörsüz Türkiye” süreci değerlendirilecek Toplantının bir diğer önemli başlığını “Terörsüz Türkiye” sürecinde gelinen aşama oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada sürecin ilgili kurumların kontrolünde ilerlediğini, örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye sürecinin tamamlanmasının yasal çerçevenin uygulanması açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Kabinede güvenlik birimlerinin sahadaki çalışmaları ve süreç kapsamında atılabilecek yeni adımların değerlendirilmesi bekleniyor. Dış politika ve Meclis gündemi Kabine toplantısında Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği temasların yanı sıra bölgesel gelişmelerin de ele alınması bekleniyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze ve bölgedeki diğer gelişmeler dış politika başlığı altında değerlendirilecek. 1 Ekim’de yeni yasama yılına başlayacak TBMM’nin gündemiyle ilgili hazırlıkların da toplantıda değerlendirilmesi bekleniyor. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapması bekleniyor.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil” Haber

Hakan Fidan’dan Karadeniz mesajı: “Savaşın yayılması kabul edilebilir değil”

Fidan, 15-16 Eylül tarihlerindeki Azerbaycan ziyareti kapsamında Bakü’de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile de görüşen Fidan, temaslarının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Karadeniz’i çatışmaların dışında tutmak için büyük çaba gösterdik” Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Karadeniz’i ciddi biçimde etkilediğini belirten Fidan, Türkiye’nin savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başından bu yana girişimlerde bulunduğunu söyledi. Fidan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin titizlikle uygulanmasının yanı sıra Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin korunması için de çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Son dönemde Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çeken Fidan, bu durumun can ve mal güvenliği ile deniz taşımacılığı ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. “Sivil gemilere yönelik saldırılar ciddi zarar veriyor” Karadeniz’de yaşanan saldırılarda Türk ve Azerbaycan vatandaşı denizcilerin de hayatını kaybettiğini belirten Fidan, savaşın Karadeniz’e daha fazla yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Fidan, Türkiye’nin taraflara gerekli uyarıları yaptığını belirterek, siyasi irade ve iyi niyet gösterilmesi halinde sivil deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak bir mutabakat zemininin oluşturulabileceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin bu konuda hem Rusya hem de Ukrayna tarafıyla temaslarını sürdürdüğünü ve ateşkes görüşmelerine ağırlık verdiğini kaydetti. “Savaş yıpratma savaşından yok etme savaşına dönüştü” Fidan, savaşın giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve hedef alınan alanların çeşitlendiğini belirterek, çatışmaların daha fazla can kaybı ve yıkıma yol açmadan sona ermesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin barış için diplomatik girişimlerini sürdüreceğini belirten Fidan, tarafların ateşkes ve kalıcı barış konusunda çabalarını artırması gerektiğini söyledi. Fidan daha önce de Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekmiş ve Türk sahipli veya Türk bayraklı gemilerin yanı sıra Türk denizcilerin bulunduğu gemilerin güvenliği için tedbirlerin hayata geçirildiğini açıklamıştı. Fidan’dan İran ve Hürmüz Boğazı mesajı Bakü’deki temaslarında İran ile ABD arasındaki çatışmalara da değinen Fidan, İran’ın güvenlik ve istikrarının Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere bölgeyi doğrudan etkilediğini söyledi. Mevcut ihtilafın diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirten Fidan, artan karşılıklı saldırıların barış çabalarına zarar verdiğini ifade etti. Hürmüz Boğazı’nda güvenli, kesintisiz ve serbest geçişlerin sağlanması ve savaş öncesindeki koşullara dönülmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 15 milyar dolarlık hedef Fidan, Bakü temaslarında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ticari, savunma ve güvenlik iş birliğinin de ele alındığını belirtti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda kurumların çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Fidan, savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin de stratejik ortaklığın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. Fidan ayrıca Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin tamamlanmasının Güney Kafkasya’da yeni bir iş birliği döneminin önünü açacağı değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Terörsüz Türkiye açıklaması: Silahsızlanma çalışmaları sürüyor

Terörsüz Türkiye sürecinde çalışmalar devam ediyor AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Ömer Çelik, TBMM'de kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan kurulun çalışmalarına değindi. Kurulun ilk toplantısını gerçekleştirdiğini ve alt komisyonların belirlendiğini aktaran Çelik, bundan sonraki süreçte silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesine ilişkin gelişmelerin düzenli şekilde takip edileceğini ifade etti. Çelik, fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan yararlanmanın mümkün olacağını belirterek, ilgili kurumların silahsızlanma konusunda Iraklı muhataplarıyla yoğun temas yürüttüğünü söyledi. "Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında" Türkiye'nin birlik, bütünlük ve kardeşliğinin korunmasının önemine dikkat çeken Çelik, siyaset dilinin kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti. Çelik, dünyada uluslararası hukuk ve mevcut düzenin ciddi sınamalardan geçtiğini belirterek, demokratik siyasetin ve kurallara dayalı bir kamu düzeninin korunması gerektiğini söyledi. Demokrasi düşüncesinin büyük saldırılarla karşı karşıya olduğunu savunan Çelik, siyasi tartışmalarda daha geniş bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Rusya-Ukrayna savaşı ve Türk gemileri açıklaması Rusya-Ukrayna savaşının uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüştüğünü belirten Çelik, çatışmaların Karadeniz'e yansımasının Türkiye açısından da ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Çelik, şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli geminin hedef alındığını belirterek, sivil Türk gemilerinin hedef alınmasını kabul edilemez olarak nitelendirdi. Savaşın sona ermesi için İstanbul'da yeniden diplomatik bir zemin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çelik, taraflar arasındaki çatışmaların daha geniş bir alana yayılmaması çağrısında bulundu. Çelik'ten İsrail ve Netanyahu hükümetine yönelik eleştiri Bölgedeki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çelik, İsrail'in Gazze başta olmak üzere Lübnan, Suriye ve İran'a yönelik politikalarını eleştirdi. Çelik, bölgedeki istikrarsızlığın temelinde Netanyahu hükümetinin politikalarının bulunduğunu savunarak, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini zorlaştıran adımların barış çabalarını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail'in eylemlerine karşı uluslararası toplumun daha somut adımlar atması gerektiğini belirten Çelik, Netanyahu hükümetinin daha saldırgan bir politika izleme ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Mekke Anlaşması açıklaması Çelik, Mekke Anlaşması'na ilişkin değerlendirmesinde ise anlaşmanın bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle barışın korunmasına yönelik bir girişim modeli oluşturduğunu söyledi. Yapının zaman içerisinde yeni katılımlarla genişleyebileceğini belirten Çelik, Mekke Anlaşması'nın olgunlaşması halinde bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayabilecek bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş'ın Erdoğan görüşmesi Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabul etmesine ilişkin soruyu da yanıtladı. Çelik, farklı siyasi partilerden belediye başkanlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan zaman zaman randevu talep ettiğini belirterek, Yavaş'ın da Ahlat dönüşünde Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu istediğini ve görüşmenin Erdoğan'ın takdiriyle gerçekleştiğini söyledi. Görüşmede Ankara'nın yatırım ve altyapı ihtiyaçlarının ele alınmasının doğal olduğunu ifade eden Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın belediye başkanlığı geçmişi nedeniyle şehirlerin sorunları ve yatırımları konusunda hassasiyet taşıdığını belirtti. Çelik'ten Yunanistan'a Meis mesajı Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamaları ve Meis Adası'na yönelik ziyaret girişimi hakkında da konuşan Çelik, Atina'nın Türkiye'yi çeşitli ittifaklarla çevreleyebileceği düşüncesinin gerçekçi olmadığını savundu. Çelik, Yunanistan'ın kendi politikalarını İsrail ile ilişkiler üzerinden şekillendirmesinin Ankara'yı kuşatmaya yönelik sonuç doğurmayacağını ve bu yaklaşımın Yunanistan açısından da olumsuz sonuçlar yaratabileceğini ifade etti. 4 belediye başkanı AK Parti'ye katıldı MKYK toplantısının ardından 4 belediye başkanının AK Parti'ye katıldığı da açıklandı. Parti Sözcüsü Çelik, İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'ın AK Parti saflarına katıldığını duyurdu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partiye katılan 4 belediye başkanına düzenlenen törende rozetlerini taktı.

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar Haber

Fuat Oktay: Türkiye’nin Avrupa güvenliği mimarisine katkısını çok net görüyorlar

Fuat Oktay başkanlığındaki TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti, Çekya Senatosu Dış İlişkiler, Savunma ve Güvenlik Komisyonu’nun daveti üzerine Prag’da çeşitli temaslarda bulundu. Görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Türkiye-AB ilişkileri, vize süreçleri, güvenlik, savunma ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Türkiye-Çekya ilişkilerinde parlamenter diplomasi vurgusu Prag ziyaretini değerlendiren Oktay, Türkiye ile Çekya arasındaki ilişkilerin hükümetler ve devlet başkanları düzeyinde ilerlediğini, parlamentolar arasındaki temasların ise daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Oktay, daha önce Ankara’da gerçekleştirilen görüşmelerin ardından kısa süre içinde ikinci toplantının Prag’da yapıldığını belirterek, parlamenter diplomasi alanındaki açığın daha hızlı kapatılması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda üçüncü toplantının Ankara’da gerçekleştirilmesi yönünde görüş oluştuğunu aktardı. Çekya’nın hükümet ve parlamento temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerde ekonomik ilişkilerden güvenlik ve savunmaya, bölgesel gelişmelerden Türkiye-AB ilişkilerine kadar geniş bir gündemin ele alındığı belirtildi. Türkiye-AB ilişkileri ve vize konusu gündemde Oktay, Çekya’nın AB üyesi olması nedeniyle Türkiye-AB ilişkilerinin görüşmelerin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Özellikle vize sorunlarının çözümü konusunda hem Türkiye-Çekya ilişkileri hem de Schengen süreci çerçevesinde Çekya’nın sağlayabileceği katkıların değerlendirildiğini belirtti. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin uzun süredir teknik konuların yanı sıra siyasi yaklaşımlardan da etkilendiğini savunan Oktay, artık somut ve yapısal bir ilerleme sağlanması gerektiğini dile getirdi. "Türkiye, AB'nin stratejik körlüğünü kıracak ana etken" Oktay, AB ülkelerinde Türkiye ile ilişkiler konusunda mevcut yaklaşımın yeterli olmadığı yönünde bir farkındalık oluştuğunu ileri sürdü. AB’nin aşırı düzenlemeler nedeniyle esnekliğini kaybettiğini ve stratejik karar alma mekanizmalarında sorunlar yaşadığını savunan Oktay, Türkiye’nin AB ile daha güçlü bir ilişki kurmasının Avrupa açısından önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Oktay, Çekya’daki görüşmelerde Türkiye’nin Avrupa güvenliği açısından rolünün açık şekilde kabul edildiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye’nin AB nezdinde, Avrupa güvenliği mimarisine olan katkısını çok net bir şekilde görüyorlar." Türkiye’nin NATO çerçevesindeki rolünün yanı sıra AB ile ilişkilerinin de Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Oktay, Türkiye-AB ilişkilerindeki bazı mevcut engellerin aşılması gerektiğini söyledi. "Samimiyseniz, buyurun fasılları açalım" Türkiye’nin AB üyelik sürecine ilişkin de mesaj veren Oktay, uzun yıllardır devam eden sürecin yalnızca raporlar ve siyasi değerlendirmeler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini savundu. Oktay, Türkiye’nin teknik konuların açık biçimde ele alınmasına hazır olduğunu belirterek, "Samimiyseniz, eğer kendinize ve tezlerinize inanıyorsanız, buyurun fasılları açalım" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde yapısal bir dönüşüm hedeflediğini belirten Oktay, bu yaklaşımın hem Türkiye hem de Avrupa açısından daha kalıcı bir iş birliği zemini oluşturabileceğini dile getirdi. Prag ve Ankara için "yuvarlak masa" önerisi Görüşmelerde, Türkiye ve Çekya arasında daha esnek ve açık bir diplomasi platformu oluşturulması fikrinin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, bu kapsamda "Prag Yuvarlak Masası" ve ardından "Ankara Yuvarlak Masası" şeklinde devam edecek bir mekanizma oluşturulması konusunda ortak görüş ortaya çıktığını söyledi. Oktay, bu platformun değişen uluslararası düzen, Avrupa'nın geleceği, güvenlik ve bölgesel sorunların daha rahat şekilde ele alınabileceği bir ortam oluşturmasını hedeflediklerini belirtti. Ekonomik ilişkiler ve savunma sanayisi gündemde Türkiye ile Çekya arasındaki ekonomik ilişkilerin de görüşmelerde önemli yer tuttuğunu ifade eden Oktay, ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması gerektiğini söyledi. Güncel açıklamalarda iki ülke arasındaki ticaret hacminin 6,5 milyar dolar seviyesine ulaştığı ve 10 milyar doların üzerine çıkarılmasının hedeflendiği belirtildi. Savunma sanayisi alanındaki iş birliğine de değinen Oktay, hava savunma sistemleri, dron ve anti-dron teknolojileri ile havacılık alanında Türkiye ve Çekya arasında önemli ortaklık fırsatları bulunduğunu ifade etti. Otomotiv sektöründe ise Skoda'nın tedarik zinciri üzerinden mevcut iş birliğinin geliştirilmesinin yanı sıra karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik fırsatların değerlendirildiğini aktardı. Oktay ayrıca, Türkiye’de üretilen ürünlerin AB pazarına erişimini kolaylaştıracak düzenlemelerin Türkiye-AB ekonomik ilişkilerine katkı sağlayacağını belirterek, bu konuda Çekya’nın desteğinin önemli olduğunu söyledi. Gazze ve İsrail politikası da görüşüldü Prag temaslarında Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin de gündeme geldiğini aktaran Oktay, Gazze’de yaşananlara ilişkin Çekya tarafına Türkiye’nin görüşlerini ilettiklerini söyledi. Çekya’nın İsrail ile yakın ilişkileri bulunan ülkelerden biri olduğunu belirten Oktay, bu nedenle Çekya’nın İsrail’e Gazze’deki durum konusunda daha açık mesaj vermesinin etkili olacağını savundu. Oktay, Türkiye’nin İsrail halkı ve Yahudilerle bir sorun yaşamadığını, Türkiye’nin tutumunun İsrail hükümetinin Gazze ve bölgedeki politikalarına yönelik olduğunu ifade etti. İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarından vazgeçmesi ve iki devletli çözüme yönelmesi gerektiğini belirtti. "Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için üzerimize düşeni yapıyoruz" Rusya-Ukrayna savaşı konusunda da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Türkiye’nin barışın sağlanması için üzerine düşeni yapmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye ile Çekya arasında Avrupa güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi konusunda ortak çalışma alanlarının bulunduğunu belirten Oktay, Prag ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin daha ileri taşınması açısından verimli geçtiğini ifade etti. Oktay, TBMM Dışişleri Komisyonu olarak Türkiye-Çekya ilişkilerinin yanı sıra Avrupa ve bölgesel güvenlik konularındaki parlamenter diplomasi çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.