Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya-Ukrayna Savaşı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Rusya-Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya-Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yayman: Haddini bil Özgür Özel! Haber

Yayman: Haddini bil Özgür Özel!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla AK Parti Hatay İl Başkanlığı'nda düzenlenen bayramlaşma programında yaptığı konuşmada, partililere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını iletti. Güler'in, 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından Hatay'da vatandaşların gözyaşı ve acısına ortak olduğunu dile getiren Yayman, Bakan Güler'e teşekkür etti. “TÜRKİYE’NİN BAŞINDA İYİ Kİ CUMHURBAŞKANIMIZ VAR” Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Yayman, "Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze'de katil İsrail'in yaptığı soykırım, Amerika ve İsrail'in İran'a saldırıları, İran'ın komşu ülkelere saldırıları devam ederken, dünya ve bölgemiz olağanüstü bir dönemden geçerken, 86 milyonun ortak hissiyatı ve cümlesi şudur, 'iyi ki Türkiye'nin başında Recep Tayyip Erdoğan var, Cumhurbaşkanı'mız var.' Üçüncü Dünya savaşının ayak seslerinin duyulduğu bir dönemde Türkiye bir huzur adası olarak, birlik ve beraberlik içerisindedir, iç cephesini bir ve beraber tutmaktadır. Cumhur ittifakı siyasetin merkezidir. Allah'a çok şükür ki Cumhurbaşkanı'mız, Türkiye'yi güven ve huzur ikliminde tutmaktadır." dedi. “HADDİNİ BİL ÖZGÜR ÖZEL” Yayman, depremlerin ardından kendilerine "Bu enkazları kaldıramazlar" diyenlere karşı 455 bin hak sahibinin evlerini yapıp teslim ettiklerini anlattı. CHP'yi sert eleştiren Yayman, şu değerlendirmelerde bulundu: "En son Sayın Cumhurbaşkanı'mıza sataşmışlar. Bir gün önce de Adalet Bakanı'mıza yalan ve sahte belgeler üzerinden iftiralar attılar. Biz bakanımızın yanındayız. Bunların yaptığı belli, Cumhuriyet Halk Partisi içindeki tartışmaları kapatmak, koltuk savaşlarını unutturmak, kendi tabanlarını konsolide etmek için bir gün bir bakanımıza saldırıyorlar, öbür gün diğer bakanımıza saldırıyorlar, hızlarını alamayıp Sayın Cumhurbaşkanı'mıza hadsizce sataşmada bulunuyorlar. Sayın Özgür Özel, sana Hatay'dan sesleniyoruz. Deprem turisti Özgür Özel, sen kim, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan kim? Haddini bil ve sen git kendi alanında dur. Siyasi argüman üretemeyenler, Silivri'nin vesayetinden kurtulamayanlar, AK Parti'ye söz söyleyemezler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomasi yeniden devreye girmeli Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Diplomasi yeniden devreye girmeli

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı vesilesiyle Kültür Park Altın Salon'da düzenlenen “Vatandaşlarla Bayramlaşma” programında bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında memleketi Rize'nin 11 ilçesinde ve Türkiye'nin 81 vilayetinde yaşayan vatandaşlara selamlarını gönderdi. Yurt içi ve dışındaki tüm vatandaşların, gönül coğrafyasındaki dostlar ile tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Rabb'imizin bizlere mükâfatı olan bu mübarek günlerin aramızdaki birliği, kardeşliği, şu güzel dayanışma iklimini güçlendirmesini temenni ediyorum. Ailelerinizle, sevdiklerinizle dostlarınızla birlikte inşallah sağlık, huzur ve afiyet içinde bir bayram geçirmenizi diliyorum. Aynı şekilde bayramın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Bizleri bir kez daha Ramazan Bayramı'na kavuşturan Cenabıallah'a hamdolsun.” Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gazze başta olmak üzere Yemen'de, Sudan'da, Somali'de, Arakan'da, Lübnan'da, hülasa kalbimizin attığı, canımızın yandığı tüm topraklarda bayramı hüzünle, kederle, sızıyla geçiren tüm dostlarımıza buradan en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Müslümanlar olarak, Allah'ın sabredenlerin yanında olduğuna biz tüm kalbimizle iman ediyoruz. Bu zorlu günleri, coğrafyamızdaki bu imtihan devresini birbirimize destek olarak, birbirimize yaslanarak, umutla, sabırla, metanetle inşallah çok yakın bir zamanda geride bırakacağımıza inanıyorum. Peygamber Efendimizin, Aleyhissalatü Vesselam, bir hadisi şeriflerinde buyurduğu gibi 'Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine şefkat ve merhamet göstermede, tıpkı bir organın rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.' Evet, bir vücudun azaları gibi birbirimize bağlı kalarak, yaralarımızı beraberce sararak, inşallah çocukların yüzlerinin güleceği, huzura hasret kalplerin feraha ereceği o güzel günleri hep birlikte göreceğiz." “KARDEŞLİĞİMİZİ, BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ İNŞALLAH DAHA DA GÜÇLENDİRECEĞİZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedî azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif'i en güzel şekilde ihya etmeye çalıştıklarını belirterek, şehit ve gazi yakınlarından eğitim ordusuna, sağlık çalışanlarından çiftçi ve emekçilere, milletin her kesimiyle aynı sofrayı paylaştıklarını ve aynı ekmeği bölüştüklerini söyledi. Ramazan’ın manevi iklimini aynı anda soluduklarını, tuttukları oruçlarla, yaptıkları ibadetlerle, semaya açtıkları ellerle, dualarla, niyazlarla zekât, sadaka ve yardımlarla Ramazan ayını mehabetine uygun biçimde idrak etmenin çabasında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Yurt içinde gönüllü kuruluşlarımız ve hayırseverlerimiz, yurt dışında ise Kızılay'ımız, AFAD'ımız ve diğer kurumlarımız özellikle kriz, afet ve çatışma bölgelerindeki yardım çalışmalarını başarıyla sürdürdü. Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gece’mizi de yine aynı ruhla, aynı ihlasla değerlendirdik. O kutlu gecenin feyzi bereketinden inşallah istifade ettik. Ve sonunda hamdolsun aynı kıbleye yöneldiğimiz tüm kardeşlerimizle birlikte Ümmet-i Muhammed'in fertleri olarak Ramazan Bayramı'na eriştik” Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Orucu bir 'ruh şöleni' olarak tanımlayan merhum Sezai Karakoç bakınız Ramazan Bayramı'nı hangi sözlerle resmediyor: 'Bugün dünya yüzündeki bütün Müslümanlar, bir aylık orucun insana mahsus nimetlerini kutlayacaklar. Bir Müslümanın eli öbür Müslümanın eline onun eli de bir başka Müslümanın eline, böylece bütün Müslüman eller birbirlerine kenetlenecek, Horasan'la kaynaşmışçasına kaynaşacaklar ve bütün Müslüman dünya kopmaz, yıkılmaz bir bina kuracak. Evlerden evlere barış taşınacak, muştu yani müjde götürülecek. Yüzleri Kur'an neşesi saracak, her Müslüman Kur'an'dan bir ayet gibi kalbini öbür Müslümanlara götürecek. İşte bu eşsiz bayram yalnız bizim bayramımızdır.' Tam da rahmetli Karakoç üstadımızın işaret ettiği bu bilinci kuşanarak, inşallah Ramazan Bayramı'mızı bizlere yakışır biçimde ihya edeceğiz." Eş, dost ve akraba ziyaretleriyle dayanışma ve yardımlaşma faaliyetleriyle bu bayramın da hakkını vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sıkılı yumrukları indirecek, çatık kaşları çözecek, birbirimizle musafaha edeceğiz. Yetim ve öksüzlerin başını şefkatle okşayacak, kimi kimsesi olmayan garipleri sevindirecek, kalplere, gönüllere, hanelere gireceğiz. Muhabbetimizi, kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi inşallah daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. “BİRBİRİNE KENETLENMİŞ İNSANLARIN NELERİ BAŞARABİLECEĞİNİ TÜM DÜNYAYA GÖSTERDİK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, önceki gün 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, "Çanakkale Destanı'nı biz Anadolu'dan Balkanlara, Kafkaslar'dan Kuzey Afrika'ya gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki o kahramanların canlarını feda etmesiyle yazdık. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılarımızın cephe gerisindeki fedakârlıklarıyla bu zaferi tarihe kaydettirdik. İmanın, inancın ve dayanışmanın bir duvarın tuğlaları gibi yani 'bünyanün mersus' ayette geçtiği gibi birbirine kenetlenmiş insanların neleri başarabileceğini dost düşman herkese, tüm dünyaya gösterdik. Devamında Millî Mücadele yıllarına taşıdığımız bu yüksek ruhla istiklal ve istikbalimizi, bu topraklardaki ebedî varlığımızı bir kez daha teyit ve tescil ettik. Bu vesileyle Malazgirt önlerindeki ilk akınlardan Çanakkale'ye, İstiklal Harbi'nden 15 Temmuz'a, ezanımız, bayrağımız, millî ve manevi varlığımız için toprağa düşen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum" ifadelerini kullandı. “İSLAM DÜNYASI OLARAK ENGELLERLE, TERTİP VE TUZAKLARLA DOLU BİR YOLU DAHA AŞMAYA ÇALIŞIYORUZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İslam dünyası olarak engellerle, çukurlarla, tertip ve tuzaklarla dolu bir yolu daha aşmaya çalışıyoruz" diyerek, şöyle devam etti: "Yüzümüzü nereye çevirsek dramla, acıyla, trajediyle karşılaşıyoruz. Kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı beşinci yılına girdi. Gazze'de siyonist soykırım şebekesi, insani yardım girişlerini engellemeye, can almaya, yıkım ve haydutluğa devam ediyor. İran savaşını bahane ederek ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı ibadete kapattı. Batı Şeria'da ve işgal altında tuttuğu diğer Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve yayılmacılık siyasetine hız verdi." "Netanyahu terörü bölgesel ve küresel barışı tehdit etmeyi sürdürüyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "28 Şubat'ta Netanyahu'nun tahrikleri ile başlatılan İran merkezli saldırılar bölgemizdeki istikrarsızlığı daha da derinleştirmiş durumda. Lübnan'daki İsrail saldırılarında 2 Mart'tan bu yana bin kişi hayatını kaybetti. Zorla yerinden edilenlerin sayısı 1 milyonu geçti. Türkiye olarak barışın ve huzurun tesisi, diyalog ve diplomasinin yeniden devreye girmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. İşte en son bizim de gayretlerimizle Pakistan ve Afganistan arasındaki çatışmaların bayram boyunca durdurulmasına karar verildi. En azından iki kardeş ülke arasında ellerin tetikten çekilmesini, kan dökülmeyecek olmasını, iki kardeş halkın huzurla bayram yapacak olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Temennimiz geçici sükûnetin kalıcı hâle gelmesidir." “HADİSELERİ TAKİP ETMEYE, HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükûmet olarak gittikçe genişleyen ateş çemberinden Türkiye'nin etkilenmemesi için ne gerekiyorsa yaptıklarını vurgulayarak, "Devletimizin ilgili kurumları çok etkin bir koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürüyor. Milletimizin gönlü rahat olsun. Şer güçlerin bir hesabı varsa âlemlerin Rabbi olan Allah'ın da bir hesabı vardır. Ve eninde sonunda Allah'ın hesabı diğer tüm hesaplara galip gelecektir. Umutsuzluğa asla kapılmayacağız, sıkıntılı günlerin ardından unutmayın güneşli güzel günlerin bizi beklediğini, her zorluğun ardından bir kolaylığın, mutlaka bir kolaylığın geleceğini unutmayacağız. Biz de bu süreçte hükûmet olarak hadiseleri dikkatle takip etmeye, ihtiyaç duyulan her türlü tedbiri almaya inşallah devam edeceğiz. Geride bıraktığımız 23 yılda nice zorlukla, saldırıyla, badireyle karşılaştık ama milletimize hayal kırıklığı asla yaşatmadık. Allah'ın izniyle bundan sonra da hiçbir şekilde yaşatmamanın gayreti içerisinde olacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" şeklinde konuştu. Vatandaşların Ramazan Bayramı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'tan sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara eriştirmesini niyaz etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirdeki programı kapsamında Rize Valiliğini ziyaret etti. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, polis tören mangasını selamladı. Rize Valisi Baydaş ve Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin'den kentteki çalışmalar hakkında bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilik Şeref Defteri'ni imzaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Asya ve Avrupa bağlantılarımızla modern İpek Yolu'nu canlandırıyoruz. Türkiye'den geçerek önce Kafkaslara, oradan da Hazar Denizi'ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı takiben Pekin’e ulaşan Hazar geçişli Doğu-Batı Orta Koridor,… pic.twitter.com/Q652QYuEJu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda Haber

Çelik: İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda

AK Parti Sözcüsü Çelik'in konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Geçen hafta biliyorsunuz geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Devlet Bahçeli'nin katılımıyla Hatay'da düzenlenen törenle 455 bininci afet konutu teslim edilmişti. Bu tabii dünya çapında büyük bir gayretin neticesidir. Yapılmaz denilen işler yapılmıştır. En son yaptığımız değerlendirmeden sonra tabii o kadar çok hızlı bir şekilde akıyor ki dünyada zaman neredeyse 10 yıllar içerisinde olabilecek olaylar bazen haftalar içerisinde gerçekleşebiliyor. Ve bunların en sarsıcı olanları da Türkiye'nin etrafında gerçekleşiyor. Türkiye'nin etrafına baktığımızda Rusya-Ukrayna savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Çeşitli kerelerde barışın yapılmasıyla ilgili gündemler oluşuyor. Ama oluşmasına rağmen bir türlü mesafe alınamıyor. Yine geçtiğimiz günlerde son derece yıpratıcı can alıcı saldırılar karışılıklı olarak gerçekleştirildi. İnsanlığın en büyük utancı sayılabilecek Netanyahu hükümetinin katil şebekesi tarafından Gazze soykırımlarıyla ilgili bu katliamlar devam ediyor. Yine bu gündem içerisinde doğumuzda İranla ilgili gelişmeler için bütün dünya nefesini tutmuş durumda. Bununla ilgili bir müzakerede sonuç alınacak mı yoksa herhangi bir şekilde yeni bir saldırı ortaya çıkacak diye bu gündemler etrafımızda gerçekleşiyor ve çok yakınımızda gerçekleşiyor. Bunun içerisinde Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, dünya diplomasi süreçlerinde ortaya koyduğu irade ve bu çerçevede ortaya çıkan tabloda Türkiye'nin Cumhurbaşkanımızın merkezi rolü bir kere daha bu şoklar karşısında bu meydan okumalar karşısında Türkiye'nin dayanıklılığını, gücünü, tüm bu sarsıntılar karşısında yola devam etme iradesini bir kere daha gösteriyor. Zaten bu çerçevede bu seneki Davos toplantısı bir bakıma Davos toplantısında yapılan konuşmalarda Kanada başbakanının konuşması biliyorsunuz çok gündem oldu. Bütün benzer konuşmalar aslında herhangi bir şekilde uyumdan bahsetmedi, yeni bir döneme geçileceğinden bir geçişten bahsetti herkes. Tabii bu geçişin ne olacağı, nasıl olacağı, nasıl gerçekleşeceği konusunda herkesin kafasında çok büyük şüpheler, çok büyük karışıklıklar var. Ama herkesin ortak olarak ifade ettiği konu küresel düzenin artık eski manada tanımlanamayacağı hatta küresel düzenin restorasyonunun da artık mümkün olmadığı, o sürecin de geçildiği yepyeni adımlar atılması gerektiğine dair pek çok söz işitildi. Özellikle Batı'da Rusya-Ukrayna savaşı söz konusu olduğu zaman yapılan hatırlatmalar, referans verilen ilkeler, dikkat edilmesi gereken kurallar bol miktarda zikredilirken, zikredilen bu kuralların referans verilen bu ilkelerin Gazze soykırımı olduğu zaman unutulması ve terk edilmesi şeklindeki çifte standart hatta çifte standartın ötesinde iki yüzlülük bütün dünyanın dikkatini çekmeye başlamıştı. Gazze'deki Gazze ile ilgili olarak liberal düzenin elitlerinin ortaya koyduğu, işleticilerinin ortaya koyduğu iki yüzlülük aslında bir bakıma düzenin iflas etmesinin de sembolü oldu. Tabii bu çerçevede Birlemiş Milletler'in işlevsizleşmesinden bahsediliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk defa dünya beşten büyüktür dediğinde çok iyi hatırlıyorum Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanımız bu sözü ilk zikrettiğinde büyük bir sesszlik olmuştu. Daha sonraki yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın dünya beşten büyüktür sözünün aslında küresel düzenin iki yüzlülüklerine karşı büyük bir dikkat çekme, ilkeleri hatırlatma ve bu iki yüzlülüğe tahammül etmeme konusunda bir meydan okuma olduğu net bir şekilde görüldü. Bugün gelinen noktasayda hemen hemen büyün mekanizmaların çalışamaz hale geldiği bir noktada aslında bir bakıma düne kadar neoliberal düzenin savunusu yapanların konuşmalarının özeti dünya beşten büyüktür sözüne katıldıklarını, buna onay verdiklerini aynı fikirde olduklarını beyan eden bir durum ortaya çıkardı. Tüm bunun içerisinde tabii en önemli konu geliyor kilitleniyor dünyanın içinde bulunduğu halde güvenlik meselelerinin nasıl olacağıyla ilgili olarak öne çıkıyor. NATO bundan sonra nasıl devam edecek, Atlantik ilişkilerde ABD ile Avrupa arasındaki ilişkiler nasıl yürüyecek, Avrupa güvenlik mekanizması kurulabilecek mi kurulamayacak mı derken yine bu tartışmaların merkezinde Türkiye var. Ve tüm bu tartışmaların merkezinde Cumhurbaşkanımızın tüm bu süreçlerde nasıl bir diplomasi ortaya koyacağı var. Güvenliğin başka bir boyutu da önümüzdeki dönemlerde Davos'ta yoğun bir şekilde tartışıldı. Yapay zekanın ortaya çıkmasıyla kitlelerin işsiz kalması, robotik hayatın güçlenmesiyle gerçek insan hayatının giderek daha zora girmesi karşısında karşılaşılacak siyasalar sorunlar sosyal sorunlar herkesin gündeminde oluyor. Bugün o yüzden Avrupa güvenliğinden bahsedilirken sadece Orta Doğu değil, Avrupa güvenliği başta olmak üzere küresel güvenlikten bahsedilirken ne zaman bir masa kurulmak istense Cumhurbaşkanımızın fikrine ihtiyaç duyuluyor."

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç Haber

Kamu diplomasisi artık stratejik bir güç

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının gerçekleştirildiğini belirterek, kamu diplomasisinin dezenformasyonla mücadelenin ve stratejik iletişimin merkezinde yer aldığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu’nun 6’ncı toplantısının yapıldığını açıkladı. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Duran, toplantının hayırlara vesile olmasını dileyerek emeği geçenlere teşekkür etti. Kamu diplomasisinin, iletişimin bir silah gibi kullanıldığı günümüzde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Duran, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde güvenli ve etkili iletişim ekosistemleri kurduğunu, dezenformasyonla kararlı bir şekilde mücadele ettiğini ifade etti. Temiz bir iletişim ekosistemi oluşturmanın zorunluluk olduğunu belirten İletişim Başkanı Burhanettin Duran, bu kapsamda sporculardan sanatçılara, diplomatlara ve sivil aktörlere kadar toplumun tüm kesimleriyle iş birliği yapıldığını ifade ederek, Türkiye’nin coğrafi ve tarihî konumunun hem fırsatlar hem de sınamalar barındırdığını dile getirdi. Duran, Gazze’deki saldırılar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve bölgesel krizlerde Türkiye’nin barış ve istikrar için aktif rol üstlendiğini söyledi. Savunma sanayisinden kültür, medya ve sanat alanlarına kadar birçok unsurun kamu diplomasisine katkı sunduğunu belirten Duran, Türkiye’nin hikâyesinin kendi değerlerinden hareketle evrensel bir dille anlatılması gerektiğini ifade etti. Duran ayrıca, 2024-2029 Türkiye Kamu Diplomasi Stratejisi Belgesi ile stratejik iletişim, dijitalleşme ve dezenformasyonla mücadelede yol haritasının belirlendiğini aktardı. Bu kapsamda hayata geçirilen Kamu Diplomasisi İzleme Sistemi (KADİZ) ile kamu kurumlarının faaliyetlerinin dijital ortamda izlendiğini belirten Duran, sistem sayesinde 139 ülkede yürütülen çalışmaların analiz edilebildiğini vurguladı. “Türkiye, Türkiye’den büyüktür” mottosuyla barış, istikrar ve adaleti önceleyen söylemlerin uluslararası alanda güçlendirildiğini ifade eden Duran, insani yardım faaliyetleri, dizi ve sinema sektörü ile kültürel unsurların da kamu diplomasisinin önemli araçları arasında yer aldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 kararı haksız! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 kararı haksız!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’e verdiği demeçte F-35 programından çıkarılmayı “haksız” olarak nitelendirirken, ABD ile ilişkilerden enerji güvenliğine, Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan Gazze’ye kadar birçok kritik başlıkta Türkiye’nin duruşunu anlattı. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İletişim Başkanlığı'nın aktardığı detaylara göre, Eylül 2025’te ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Rusya’dan askerî teçhizat alması gerekçe gösterilerek F-35 programından çıkarılmasının haksız olduğunu Trump’a doğrudan ilettiğini söyledi. Trump’ın yeniden ABD Başkanı olmasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinin daha makul ve yapıcı bir zeminde ilerlemesi için yeni bir fırsat doğduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin ödemesini yaptığı F-35 uçaklarını teslim alması ve programa yeniden dâhil edilmesi önemli ve gereklidir.” dedi. Sürecin NATO’nun savunma kapasitesine ve iki ülke arasındaki ilişkilere katkı sağlayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, olası F-16 Block alımıyla ilgili olarak da şartların NATO ittifakı ruhuna uygun olması gerektiğine dikkat çekti. Eurofighter Typhoon uçaklarının satın alınmasını örnek göstererek, Türkiye’nin savunma alanında adil ve dengeli bir yaklaşım beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de Halkbank aleyhine açılan ceza davasına da değinerek, Türkiye’nin iddiaları yanlış bulduğunu ve bankanın haksız cezalarla karşı karşıya kalmaması için görüşmeler yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin hukuka uygun ve adil bir şekilde sonuçlanmasını umut ettiklerini dile getirdi. Enerji alanındaki iş birliğine ilişkin olarak Erdoğan, özellikle ABD’den LNG tedarikinin önemli ölçüde artırıldığını belirterek, “Milli çıkarlarımız ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ediyoruz.” dedi. Hidrokarbon ihtiyacının büyük ölçüde ithalata dayandığını hatırlatan Erdoğan, bu nedenle temkinli ve dengeli bir enerji politikası izlediklerini vurguladı. Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin savaşın dışında kalmasının diplomatik avantaj sağladığını belirten Erdoğan, olası barış görüşmelerine ev sahipliği yapmaya ve ateşkesin gözlemlenmesine destek vermeye hazır olduklarını söyledi. “Türkiye, hem Sayın Putin hem de Sayın Zelenskiy ile doğrudan konuşabilen tek aktör konumunda.” ifadelerini kullandı. Gazze ve Filistin meselesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eylemlerini sert sözlerle eleştirdi. Gazze’de kurulması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü’nün Türkiyesiz bir senaryoda meşruiyet sorunu yaşayacağını belirten Erdoğan, Türkiye’nin tarihsel bağları, diplomatik tecrübesi ve NATO üyeliği nedeniyle bu süreçte kilit ülke olduğunu vurguladı. Erdoğan, Gazze’de kalıcı barış için Türkiye’nin her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

Hakan Fidan:  Gazze görüşmesi için Varılan mutabakatlar umut verici" Haber

Hakan Fidan: Gazze görüşmesi için Varılan mutabakatlar umut verici"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslar kapsamında bulunduğu ABD'de, Florida eyaletinin Miami kentinde ABD, Katar ve Mısır'dan temsilcilerle Gazze Şeridi'ndeki gelişmeleri değerlendirdi. Bakan Fidan, bu görüşmenin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu ve "Şarm eş-Şeyh'te varılan mutabakat sonrasında Gazze Barış Planı'nın uygulanmasının üstünden epey bir süre geçti. Son rehinenin teslim edilmesinin ardından artık ikinci aşamaya geçişin parametreleri görüşülüyor. Dünkü toplantı, Şarm eş-Şeyh'ten sonraki en anlamlı toplantıydı. Gece geç saatlere kadar çeşitli ortamlarda görüşmelerimiz sürdü. Ana toplantıda sağlanan mutabakatlar umut verici. Birinci aşamada ortaya çıkan sorunları da tartışma olanağı bulduk. Özellikle Türkiye olarak ateşkes ihlallerinin barış planını tehdit ettiğini, ikinci aşamaya geçişte büyük riskler taşıdığını belirttik. İsrail tarafından süren ihlaller, süreci inanılmaz derecede zorlaştırıyor. Gördüğümüz kadarıyla tüm taraflar bu konuda uzlaşmış durumda ve bu konunun önüne geçilmesi adına çeşitli tartışmalarımız oldu" diye konuştu. "Gazze ile ilgili çalışmalarda üç parametre bizim için önemli" Bakan Fidan, "Dört arabulucu ülke; Türkiye, ABD, Katar ve Mısır'ın bu konuda üst düzey istişareleri yoğun bir şekilde sürdürmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Dünkü görüşmelerde, Gazze'nin yeniden imarı konusunda ön çalışma sunduk. Bunun üzerine ilk tartışmaları yürüttük. Türkiye olarak Gazze ile ilgili tüm çalışmalarda bizim için üç parametrenin önemli olduğunu vurguladık: Gazze'nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, Gazze'nin toprak olarak bütünlüğünü koruması ve Gazze'deki yatırımların tamamının Gazzeliler için yapılması. Yeniden imar sürecinde planlanan yatırımların yine Gazzeliler için olması önem taşıyor. Bu üç kırmızı çizgi gözetildikçe diğer konuların teknik bir platformda tartışılabileceğine dair genel stratejik çerçevemizi aktardık" ifadelerini kullandı. "İnsani yardımlar konusunda atılması gereken adımlarda yetersizlik var" Bakan Fidan, "Gazze'nin yönetiminin teknokratlardan oluşacak bir komiteye devri fikri üzerine nasıl bir takvim oluşturulabileceği tartışıldı. Barış kurulu ve uygulama aşamalarına dair çalışmalar sürüyor. İstikrar gücünün inşasıyla ilgili paralel görüşmeler de devam ediyor. Bu konularda neler yapılabileceği, bizim perspektifimiz nedir gibi konuları anlattık. Diğer ülkelerin bakış açılarını dinledik. Ayrıca insani yardımlar konusu da oldukça kritik. Bu konuda yapılması gereken adımlarda eksiklik söz konusu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da bu konuda duyarlı. Kendini gece bilgilendirirken bu konuda yürütülen tartışmaları özellikle vurguladım" şeklinde konuştu. "Şehirlerin inşa edilmesine dair ciddi bir tecrübemiz var" Kış mevsimindeki olumsuz koşullardan etkilenen Filistinliler için Gazze'ye insani yardım ve barınma çözümleri gönderilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Fidan, Türkiye'nin Şubat 2023'te yaşadığı depremden elde edilen tecrübelerin Gazze'de kullanılabileceğini belirtti. Bakan Fidan, "Deprem sonrasında iki önemli husus var elimizde. Birincisi, insani yardım ve barınma ile ilgili çadır ve konteynerler. İkincisi, deprem nedeniyle yıkılmış bölgelerin yeniden inşası; şehirlerin yeniden kurulmasında ciddi bir deneyimimiz var. Bu iki tecrübeyi toplantılarda gündeme getirdik" açıklamasında bulundu. "Türkiye'nin tecrübesi Gazze'de de kullanılabilir" Bakan Fidan, "Türkiye, 50 bin insanın hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk dev bir projeyi üç yıl gibi kısa bir sürede tamamlayan bir ülke. Bu tecrübe Gazze'de de uygulanabilir. Ayrıca, depremzede vatandaşlarımızın barınma sorunlarının çözümünde kullandığımız altyapı da onların evlerine sunulabilir. Bu konular yoğun bir koordine gerektiriyor ve biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada mutabık kalınan konuları Türkiye'ye döndüğümüzde ilgili kurumlarla ve bakanlık içerisindeki genel müdürlüklerle görev dağılımı yaparak sürdüreceğiz" dedi. Ukrayna-Rusya Savaşı'na dair temaslar ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın danışmanı ve damadı Jared Kushner'in Gazze'deki görüşmelerin yanı sıra Rusya-Ukrayna Savaşı'nda oynadıkları rolü değerlendiren Bakan Fidan, bu konuda da görüş alışverişinde bulunma fırsatı bulduklarını söyledi. Bakan Fidan, "Witkoff ve Kushner sadece Gazze meselesinde değil, aynı zamanda Ukrayna'da da arabuluculuk yapıyorlar. Hafta sonu Gazze toplantısının yanı sıra Ukrayna görüşmeleri için hem Ruslar hem Ukraynalılar hem de Avrupalılardan gelen arkadaşlarımız bulunuyordu. Onlarla da bu vesileyle bir araya gelme fırsatı bulduk. Barış görüşmelerinde en son gelinen nokta ve onların perspektifinde görünenler neler, bunları tartışma imkanı bulduk. Bir görüş alışverişinde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Putin'in perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız oldu" Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 12 Aralık'ta Türkmenistan'a yaptığı resmi ziyarette Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştüğünü belirterek, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Türkmenistan'da uluslararası bir toplantı vesilesiyle Sayın Putin ile uzun bir görüşme gerçekleştirdi. Burada Sayın Putin'in son tartışılan konulara ilişkin perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız oldu. Dün de Amerikalılar, Ukraynalılar ve Avrupalılar kendi içlerinde yaptıkları tartışmalarda geldikleri noktaları öğrenme imkanımız oldu. Kendi bakış açımızı da onlara anlattık. Çalışmalar sürecek" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.