Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Refah

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Refah haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Refah haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mekke'de tarihi anlaşma: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma mekanizması kurdu Haber

Mekke'de tarihi anlaşma: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ortak savunma mekanizması kurdu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında savunma ve güvenlik alanındaki ilişkileri yeni bir seviyeye taşıyan Ortak Savunma Anlaşması imzalandı. Mekke'de gerçekleştirilen temaslar sırasında imzalanan anlaşmayla üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin kurumsal bir zemine taşınması ve kolektif caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman'ın daveti üzerine gerçekleştirdiği Mekke ziyareti sırasında imzalandı. Görüşmelerde Erdoğan'ın yanı sıra Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de yer aldı. Üç ülke arasındaki anlaşma, bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı. Erdoğan: "Hiçbir ülkeyi hedef almıyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada, yeni savunma mekanizmasının temelinde kolektif caydırıcılık bulunduğunu belirtti. Erdoğan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını özellikle vurgularken, bölgenin huzur, refah ve istikrarına katkı sağlayacak diğer kardeş ülkelerin de bu iş birliğine katılımına açık olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı'nın açıklamasında, anlaşmanın yalnızca askeri bir iş birliği çerçevesi olmadığı mesajı da öne çıktı. Güvenlik ve savunma alanındaki ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra savunma sanayisinde ortak projeler oluşturulması ve terörizmle mücadelede koordinasyonun artırılması hedefleniyor. BM Şartı'nın 51. maddesine vurgu Anlaşmanın dikkat çeken unsurlarından biri de Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine yapılan atıf oldu. Erdoğan, Mekke'de imzalanan anlaşmanın devletlerin savunma hakkını teyit ettiğini belirtti. Bu yaklaşım, üç ülke arasındaki savunma iş birliğinin uluslararası hukuk temelinde şekillendirileceği mesajını taşıyor. Anlaşmanın "savunma odaklı" bir iş birliği niteliği taşıdığı ve herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığı vurgusu da bu çerçevede önem kazanıyor. Suudi Arabistan: Stratejik ilişkilerin derinliğini gösteriyor Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan da anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bin Ferhan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nın üç ülke arasındaki kardeşlik ve stratejik ilişkilerin ulaştığı seviyeyi gösterdiğini belirtti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bin Ferhan, anlaşmayı üç ülkenin savunma iş birliği sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Suudi Bakan, bölgenin güvenliği ve istikrarını tehdit eden zorluklara karşı üç ülkenin güç birliği yapma yönündeki ortak iradesinin anlaşmayla somutlaştığını ifade etti. "Bölgenin tamamı üzerinde olumlu etki oluşturacak" Bin Ferhan'ın açıklamasında ekonomik ve sosyal istikrar da savunma anlaşmasının dolaylı hedefleri arasında gösterildi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, anlaşmanın bölgenin tamamında olumlu bir etki oluşturmasını beklediklerini belirterek, güvenliğin güçlendirilmesinin kalkınma ve refah açısından yeni fırsatlar ortaya çıkarabileceğini vurguladı. Bu yaklaşım, Mekke Anlaşması'nın yalnızca askeri kapasite oluşturmayı değil, güvenlik ile ekonomik kalkınma arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi amaçladığı yönünde bir çerçeve ortaya koyuyor. Savunma sanayisinde yeni ortaklıklar gündeme gelebilir Anlaşmanın Türkiye açısından önemli başlıklarından biri savunma sanayisi olacak. Türkiye'nin insansız hava araçları, hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar, elektronik harp ve farklı savunma teknolojilerinde geliştirdiği kapasite, Suudi Arabistan ve Pakistan'la yürütülen mevcut iş birliklerinin genişletilmesi açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Anlaşmayla birlikte üç ülkenin ortak savunma projeleri geliştirmesi, teknoloji ve deneyim paylaşımını artırması ve savunma sanayisindeki karşılıklı bağımlılığı güçlendirmesi beklenebilir. Pakistan'ın Güney Asya'daki stratejik konumu ile Suudi Arabistan'ın Körfez bölgesindeki ağırlığı, Türkiye'nin NATO üyeliği ve bölgesel savunma kapasitesiyle birleştiğinde ortaya farklı coğrafyaları birbirine bağlayan bir iş birliği modeli çıkıyor. Bölgesel güvenlik açısından yeni denklem Mekke'de imzalanan anlaşmanın zamanlaması da dikkat çekiyor. Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, Körfez güvenliği, terör tehdidi ve küresel güç rekabeti, bölge ülkelerinin savunma kapasitelerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın ortak savunma mekanizması oluşturması, bu ortamda üç ülkenin güvenlik politikaları arasında daha güçlü koordinasyon kurulmasını sağlayabilir. Ancak Erdoğan ve Suudi Arabistan tarafının anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurgulaması, mekanizmanın doğrudan yeni bir askeri blok şeklinde konumlandırılmadığını gösteriyor. Erdoğan'dan diplomasi mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma anlaşmasının yanı sıra Türkiye'nin bölgesel krizlere yönelik diplomatik yaklaşımını da yineledi. Türkiye'nin çatışma ve krizlerin uluslararası hukuka saygı, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesine yönelik politikasını sürdüreceğini belirten Erdoğan, bölgesel sahiplenme vizyonunun devam edeceğini ifade etti. Bu mesaj, Türkiye'nin bir taraftan savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırırken diğer taraftan diplomatik çözüm arayışlarını koruyacağına işaret ediyor. Mekke Anlaşması'nın geleceği merak ediliyor Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin savunma ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Kolektif caydırıcılık, savunma sanayisi, terörle mücadele ve ortak güvenlik anlayışı anlaşmanın temel başlıklarını oluştururken, mekanizmanın ilerleyen dönemde hangi somut projelerle destekleneceği önem kazanacak. Suudi Arabistan'ın anlaşmayı üç ülke arasındaki stratejik ilişkilerin derinliğinin göstergesi olarak tanımlaması ve Türkiye'nin anlaşmanın diğer kardeş ülkelere açık olduğunu açıklaması, Mekke'de başlayan bu yeni iş birliği modelinin ileride daha geniş bir bölgesel çerçeveye taşınabileceği mesajını veriyor.

Bahçeli’den teşkilatlara 'biriz, diriyiz, kardeşiz' mesajı... Terörsüz Türkiye'den geri adım yok Haber

Bahçeli’den teşkilatlara 'biriz, diriyiz, kardeşiz' mesajı... Terörsüz Türkiye'den geri adım yok

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il ve ilçe başkanlarının katılımıyla ATO Congresium’da düzenlenen iftar programında kapsamlı bir konuşma yaptı. Teşkilat mensuplarına hitap eden Bahçeli, 57 yıllık Milliyetçi Hareket Partisi geçmişinin en güçlü dayanağının teşkilat yapısı olduğunu vurgulayarak, “Bizler tek yumruk olursak karşımızda kimse tutunamaz” ifadelerini kullandı. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik eleştirileri sert sözlerle yanıtlayan Bahçeli, fitne ve ayrışma girişimlerine karşı birlik ve kardeşlik çağrısı yaptı. Türkiye’nin doğusundan batısına tek bir irade olduğunu dile getiren Bahçeli, “Biriz, diriyiz, kardeşiz” mesajı verdi. “TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDECEĞİZ” MHP lideri Bahçeli, 2053 hedeflerine işaret ederek “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun refah, barış ve kardeşlik yüzyılı olacağını söyledi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye sahip çıkacağını belirten Bahçeli, “İnandık, başaracağız” dedi. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin küresel bir savaşa dönüşme riskine dikkat çekerek, çatışmaların kontrolden çıkmasının 3. Dünya Savaşı ihtimalini doğurabileceğini ifade eden Bahçeli, silahların susması ve ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’i uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluk almaya çağıran Bahçeli, Türkiye’nin barıştan yana tavrını sürdüreceğini belirtti. İran’a yönelik suikastları kınayan Bahçeli, diplomatik çözümün esas alınması gerektiğini vurguladı. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” VURGUSU “Terörsüz Türkiye” hedefinin kalıcı barış ve huzurun teminatı olduğunu ifade ederek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Bahçeli, iç cephede dayanışmanın tahkim edilmesi gerektiğini belirterek, ayrımcılık ve bölücülüğe karşı kararlı duruş sergileyeceklerini dile getirdi. Parti teşkilatlarının saha çalışmalarına da değinen Devlet Bahçeli, “Hayırlı Günler Komşum” ve “Derdin Derdimizdir” programları kapsamında 81 il ve 963 ilçede 168 bini aşkın etkinlik gerçekleştirildiğini hatırlatarak, bu çalışmalar dolayısıyla parti yöneticilerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür Haber

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerine yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada şehitleri rahmetle andığını, gazilere uzun ömürler dilediğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarında emniyet birimlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın huzuru, birliği ve dirliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yad ettiğini ifade ederek, “Hayatta olan gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum” dedi. Şahadet ve gazilik bilinciyle evlatlarını göreve uğurlayan ailelere de şükranlarını ileten Erdoğan, bu ruhu yaşatan anne babaların ellerinden öptüğünü söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı görevlerde bulunan güvenlik güçlerine teşekkür eden Erdoğan, “Şu anda vatanımızın dört köşesinde, hudut bölgelerimizde, dağlarda, denizlerde, yurt dışı misyonlarımızda görev yapan güvenlik birimlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgesinde huzur ve güven adası haline gelmesinde güvenlik güçlerinin payının büyük olduğunu belirten Erdoğan, emniyet birimlerinin yakın tarihte zorlu sınavlardan geçtiğini söyledi. Erdoğan, “Devletimize yönelik her saldırıyı, her oyunu hamdolsun boşa çıkarmışlardır” dedi. Terör örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin destan yazdığını ifade eden Erdoğan, organize suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve devleti hedef alan yapılara karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olayları sürecinde de Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin bertaraf edildiğini dile getirdi. Polis, bekçi, jandarma, sahil güvenlik ve güvenlik korucularına teşekkür eden Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizle gurur duyduğumu bilmenizi isterim” dedi. Devletin güvenliğine ve milletin huzuruna yönelik tehditlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığına önem verdiğini belirten Erdoğan, ay yıldızlı bayrağın gölgesinin 86 milyon için en güvenli yer olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin huzur ve istikrarına yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini kaydetti. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin adımlarını dikkatle attığını belirten Erdoğan, “Her hesaba karşı bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak hazırlığımız var” dedi. 23 yıllık tecrübe ve planlı stratejilerle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün geçmişe kıyasla daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini belirten Erdoğan, ülkenin her bölgesinde güvenliğin hakim olduğunu söyledi. Erdoğan, yatırım ve istihdamın arttığını, enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla refah seviyesinin yükseldiğini dile getirdi. Yarım asırdır ülkeye maliyeti yüksek olan terör riskinin ortadan kalkmasının tüm vatandaşların kazancı olacağını ifade eden Erdoğan, “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin güvenlik güçlerinin kahramanlığı, gazilerin cesareti ve şehitlerin fedakarlığı sayesinde ilerlediğini belirten Erdoğan, devletin kahramanlarıyla var olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.