Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programında bölgesel ve küresel son gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir" dedi. Savaştan tek çıkış yolunun ise gerilimin azaltılması ve diplomasi olduğunu kaydeden Fidan, "İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programına katıldı. İstanbul’da düzenlenen zirve yerli ve yabancı çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi. Zirvede, uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, küresel yönetişim krizleri ve stratejik iletişimin artan önemi, savaşın ülkeler üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından küresel bir platform haline gelen zirvede, dünyanın farklı bölgelerinden katılımcılar bir araya geldi. Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalar, çok taraflı iş birliklerinin geleceği ve iletişim stratejilerinin kriz yönetimindeki rolü değerlendirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu: "Netanyahu'nun siyasi bekası için yürütülen bir savaş bu ve yine de bütün dünyayı etkileyen, dünyanın geri kalanını etkileyen bir tablo. Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu… pic.twitter.com/Xns9IKHBFA — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 28, 2026 Zirvede açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" dedi. "Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" Bu zirvenin stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline geldiğini kaydeden Bakan Fidan, "Bu yılki Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu zirve, stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline gelmiştir. Bu nedenle, dünyanın en zor sorularının dürüstçe ele alınabildiği bir zemine dönüştürdüğü için İletişim Başkanlığı’nı takdir ediyorum. Bu yılın teması bundan daha isabetli ve güncel olamazdı. Biz yalnızca bir istikrarsızlık döneminden geçmiyoruz; aynı zamanda sistemsel bir kırılma yaşıyoruz. Bu durum, daha derin bir bozulmanın sonucudur. Bozulma, uluslararası sistemin ahlaki pusulasını, stratejik tutarlılığını ve meşruiyet üretme kapasitesini kaybetmesiyle ortaya çıkar. Krizler ise barış ve güvenliği sağlamak için kurulmuş kurumlar artık çatışmaları kontrol altına alamadığında, tırmanmayı önleyemediğinde veya barışa giden yollar oluşturamadığında ortaya çıkar. Dolayısıyla çağımızın belirleyici siyasi sorusu oldukça basittir, uluslararası sistem hala devletler arasındaki ilişkileri adalet, öngörülebilirlik ve güven temelinde yönetme otoritesi ve inandırıcılığına sahip mi? Bugün ne yazık ki cevap acı bir şekilde açıktır. Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" şeklinde konuştu. Bu sistemsel bozulmanın bir anda ortaya çıkmadığını ifade eden Bakan Fidan, "Bu, Türkiye’nin yıllardır sistematik olarak dile getirdiği yapısal sorunların bir sonucudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel adalet çağrısı ve uluslararası kurumların reformu yönündeki vurgusu bir siyasi slogan değil, bir teşhisti. Birçok kişinin ancak kriz kendi kapılarına dayandığında fark ettiği bir teşhis. Birleşmiş Milletler kürsüsünden ve sayısız çok taraflı platformda biz bu tehlikeye sürekli dikkat çektik. O dönemde ise pek çok kişi jeopolitik konfor alanlarının oluştuğu illüzyonu tercih etti. Yıllar boyunca, işlevsiz düzenin bedeli başkaları tarafından ödendiği sürece, birçok aktör kendi çıkarlarına hizmet eden sistemi sürdürmekten memnundu. Ancak bugün bu sistem dağılmış durumda. Adaletsiz sistemden rahatça faydalananlar, krizlerin artık kendi kıyılarına ulaşmasıyla gerçekle yüzleşiyor. Eğer bu, sistemsel kırılma çağıysa, o zaman daha net bir soru sormamız gerekir: Tam olarak ne tartışılıyor? Yeni ağırlık merkezi neresi olacak teknolojiyi kim yönlendirecek ve burada istenilen değerler nasıl kurulacak. Bu liste giderek artabilir ve bu sorular önümüzdeki 100 yılı şekillendirecek. Bu sorular akademik değil, gerçek çatışma sahalarından çıkan sorular. Türkiye bu çatışmanın merkezinde bulunmakta, aslında İsrail’in oluşturduğu gerilimler ile daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz" diye konuştu. "Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi" Bakan Fidan, "Biz Türkiye olarak özellikle bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşıyız. İran’ın girişimleri Körfez ülkelerini etkiliyor. Net bir şekilde ifade etmek gerekiyor ki bu sadece İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Birinci günden itibaren biz bu tehlikeli tabloyu gördük. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirliklerini ziyaret ettim yakın dönemde ve devam eden çatışma karşısında bölge ülkelerle bir dayanışma ortaya koymaya çalıştık. İsrail’in politikalarına da karşı durduğumuzu ifade etmek isterim. Bu çabaları daha operasyonel hale getirmek için üst düzey bir diyalog sürdürmeye çalışıyoruz. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan STRATCOM Zirvesi’nden dünya barışı mesajı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl beşincisi düzenlenen Stratejik İletişim Zirvesi’ne (STRATCOM) gönderdiği video mesajda, “Türkiye olarak tüm dünyada huzur ve güvenin yeniden inşa edilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeye kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen katılımcılara İstanbul’da hoş geldiniz dedi ve “Kıtaların, kültürlerin ve gönüllerin buluşma noktası İstanbul’a sefalar getirdiniz” mesajını iletti. Zirvenin teması “Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı” olarak belirlendi. Cumhurbaşkanı, iki gün boyunca sürecek panellerde liderlik diplomasisinden dijital dönüşüme, kriz yönetiminden göç ve sosyal politikalara kadar geniş bir yelpazede ele alınacak konuların insanlık için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti. Ayrıca, zirveye katkı sunacak akademisyen, sivil toplum ve uluslararası aktörlere teşekkürlerini iletti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Başkanlığımız tarafından İstanbul'da düzenlenen "STRATCOM Zirvesi"ne video mesaj gönderdi. pic.twitter.com/peNufkPkab — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 27, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, videolu mesajında, “İkinci Cihan Harbi sonrası kurulan uluslararası sistem neredeyse her alanda meşruiyet krizi yaşıyor. Güç rekabeti enerji, teknoloji ve ticaret gibi alanlara yayılırken, sorunlar diyalog yerine silahla çözülmeye çalışılıyor, soykırımlar, savaşlar ve krizler giderek artıyor” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı, hakikat ve doğruların tahrif edilmesine karşı iletişim ve iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin insani değerleri ve adaleti merkeze alan barış odaklı duruşunu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz Haber

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: Diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz

İletişim Başkanı Duran'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: "Bu yıl zirvemizi, 'Uluslararası sistemde kırılma, krizler, anlatılar ve düzen arayışı.' temasından anlaşılacağı üzere burada hem stratejik iletişimin teknik boyutlarını hem de uluslararası sistemin içinde bulunduğu çok boyutlu krizleri ve elbette bu krizleri derinleştiren anlatıları geniş bir çerçevede ele alacağız. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin aşılma sürecini artık geride bırakmış bulunuyoruz. Bu sürecin ardından, henüz tam olarak ne şekil alacağını bilmediğimiz yeni bir dünyaya giriyoruz. Bildiğimiz dünyanın sonundayız. Bugünün dünyasında belirsizliğin ve güvensizliğin hakim olduğunu, çifte standardın ise artık gizlenemeyecek ölçüde görünür hale geldiği bir evredeyiz. Uluslararası sistemde uzlaşı ve diplomasi giderek geri plana atılmakta, güç kullanımı ise birincil araç haline gelmektedir. Artık bu aktörler, uyuşmazlıklarını savaşarak çözmeyi; iç meselelerini ise silahlı yöntemlerle bastırmayı tercih etmektedir. Bu dönüşümün en çarpıcı yansıması ise normlar ve değerler alanında görülmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir daha asla denilen soykırımların, bugün adeta canlı yayınlarda gerçekleştiği, güç kullanarak toprak kazanma girişimlerinin ise açıkça ve pervasızca dile getirildiği bir dönemdeyiz. Bu tablo, çifte standardı sistematik biçimde uygulayan bir grup ülkenin iddia ettikleri ahlaki üstünlüğü aşındırmakla kalmayıp büyük ölçüde yitirmesine yol açmıştır. Gazze’de yaşananlar bunun en çarpıcı örneği oluyor. İsrail’in soykırımı karşısında uluslararası hukuk işletilememiş, sivillerin katledilmesi karşısında küresel sistem ne yazık ki suskun kaldı. Çocukların katledilmesi görmezden gelinirken, çarpıtılmış anlatılar üzerinden yeni bir algı zemini inşa edilmeye çalışıldı. Bu durum yalnızca siyasi bir başarısızlık değil, aynı zamanda derin bir ahlaki çöküştür. Türkiye, uluslararası düzenin irtifa kaybını ve bu alandaki normatif çöküşü çok önceden görmüş, bu doğrultuda defalarca güçlü uyarılarda bulunmuştur. Nitekim Suriye ve Irak’ta yaklaşan sistemik krizleri önceden öngörmüş ve gerekli uyarıları yapmıştır. Ukrayna’daki savaşta da meselenin askeri yollarla çözülemeyeceğini vurgulamış, bu nedenle diplomatik angajmanlara yönelmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 'Daha adil bir dünya mümkündür' çağrısı, bu uyarıların ve küresel adalet talebinin en güçlü ifadesi olarak dünyaya yapılmış önemli bir çağrıdır. Türkiye olarak küresel krizin kronikleştiği her noktada kendimize özgü yaklaşımlar ve modeller geliştirdik. Yaklaşan kriz ve çatışmalara önce bölgemizde, ardından küresel ölçekte çözüm üretmeye gayret gösterdik ve sürdürmeye devam ediyoruz. Konvansiyonel savaşların yeniden gündeme geldiği, güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde; diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen yaklaşımımızı kararlılıkla sürdüreceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'barışçı dış politika' vurgusu...Çatışma iklimine teslim olmayacağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'barışçı dış politika' vurgusu...Çatışma iklimine teslim olmayacağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, teşkilatların Ramazan boyunca yürüttüğü sosyal dayanışma çalışmalarını övdü. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşa ulaşıldığını belirten Erdoğan, iftar programları, yardım faaliyetleri ve depremzedelere yönelik desteklerle “dayanışma ruhunun güçlendirildiğini” ifade etti. Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Orta Doğu’da artan gerilim ve çatışmalara dikkat çekerek, sivillerin hedef alındığını ve büyük bir insani kriz yaşandığını söyledi. Türkiye’nin komşu halklar arasında ayrım yapmadan barıştan yana tavır aldığını vurgulayan Erdoğan, “Aynı coğrafyanın insanları olarak acımız da kaderimiz de ortaktır” dedi. İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştiren Erdoğan, özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalara tepki göstererek, ibadet özgürlüğünün engellenmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin dış politikada dengeli ve soğukkanlı bir çizgi izlediğini belirten Erdoğan, “Devlet olarak nefret söylemlerine ve savaş çığırtkanlıklarına asla teslim olmayacağız. Herkes için barış ve istikrar hedefiyle hareket etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Muhalefete de eleştiriler yönelten Erdoğan, Türkiye’nin mevcut süreçte doğru bir politika izlediğini savunarak, hükümetin önceliğinin küresel dalgalanmalara karşı ekonomiyi korumak olduğunu dile getirdi. Ekonomide yaşanan zorlukların geçici olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacak” dedi.

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.