Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Recep Tayyip Erdoğan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Recep Tayyip Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Recep Tayyip Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 1.315 kapasiteli Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi hasta kabulüne başladı Haber

Bursa’da 1.315 kapasiteli Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi hasta kabulüne başladı

Bursa’da uzun süredir açılması beklenen Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, hasta kabulüne başladı. Modern sağlık altyapısı ve yüksek kapasitesiyle kentin sağlık hizmetlerine önemli katkı sağlaması beklenen hastanede, hasta kabulünün başlamasının ardından incelemelerde bulunuldu. Ziyarete Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Mustafa Yavuz, Emel Gözükara Durmaz ve Ayhan Salman ile AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ve Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya katıldı. 232 YOĞUN BAKIM YATAĞI VE 32 AMELİYATHANESİ BULUNUYOR Hastanede açıklamalarda bulunan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’nin Bursa’nın sağlık altyapısı açısından önemli bir yatırım olduğunu belirtti. Hastanenin 1.315 yatak kapasitesine, 232 yoğun bakım yatağına ve 32 ameliyathaneye sahip olduğunu ifade eden Gürkan, tesisin Bursa’daki en büyük acil servis kabul bölümüne de ev sahipliği yaptığını söyledi. Bursa’da tarihi bir gün yaşandığını dile getiren Başkan Gürkan, uzun süredir açılması beklenen hastanenin hasta kabulüne başlamasının kent için önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. ÇEKİRGE DEVLET HASTANESİ DE YENİ KOMPLEKSE TAŞINDI Yaklaşık 55-56 yıldır Bursa’ya hizmet veren Çekirge Devlet Hastanesi’nin de yeni hastane kompleksine taşındığını ve faaliyetlerini burada sürdüreceğini belirten Davut Gürkan, hastanenin ilk günlerinde hizmetlerin tam kapasiteye ulaşması sürecinde bazı aksaklıkların yaşanabileceğine işaret ederek, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için çalışmaların devam edeceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hastanenin resmi açılış törenine katılıp katılmayacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Başkan Gürkan, konunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletildiğini, programın uygunluğuna göre bir açılış töreninin planlandığını ancak tarihin henüz kesinleşmediğini ifade etti. “YENİ BİR SAĞLIK KONSEPTİ BURSA’YA KAZANDIRILIYOR” AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise hastanenin yalnızca yeni bir bina olmadığını, farklı sağlık birimlerinin bir araya getirildiği kapsamlı bir hizmet modeli sunduğunu belirtti. Çocuk ve kadın doğum, onkoloji ve diğer sağlık hizmetlerinin entegrasyonuyla vatandaşlara daha kapsamlı hizmet sunulacağını ifade eden Milletvekili Yavuz, hastanenin Bursa’nın önemli bir ihtiyacını karşılayacağını söyledi. Milletvekili Yavuz, taşınma sonrasında boşalacak hastane binaları ve arazilerinin özel sektöre devredileceği yönündeki iddialara da değinerek, bu alanların kamusal hizmet amacıyla değerlendirilmeye devam edeceğini savundu. AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, yeni hastanenin Bursa’ya ve vatandaşlara hayırlı olmasını dileyerek sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini belirtirken, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise Bursa’da sağlık yatırımlarının devam edeceğini, yapımı süren projelerin yanı sıra yeni yatırımlar için de çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, görevinden istifa etti. Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, görevinden istifa etti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, görevinden istifa ettiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Saral, “Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında yol yürümeye devam edeceğim” ifadelerine yer vererek, görev ve unvanların geçici olduğunu belirterek asıl önemli olanın kişinin savunduğu değerler olduğunu vurguladı. Saral açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim". Bugün, 2016 yılından bu yana büyük bir onur, şeref ve sorumlulukla yürüttüğüm Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanlığı görevimden istifamı sunmuş bulunuyorum. Makamlar gelip geçer, unvanlar el değiştirir. Asıl mesele, insanın hangi makamda oturduğu değil, hangi değerlerin arkasında durduğudur. Bizim için esas olan makamlar değil, yıllardır aynı istikamette yürüdüğümüz davamız ve Sayın Cumhurbaşkanımızla omuz omuza verdiğimiz mücadeledir. Bu kararım, inandığım değerlerden ve milletimize hizmet etme irademden bir adım geri atmak anlamına gelmemektedir. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında, aynı inanç ve kararlılıkla yol yürümeye devam edeceğim. Rabbim bizleri makamların gölgesinde güç arayanlardan değil, hakikatin ışığında dimdik duranlardan eylesin. Bedeli ne olursa olsun inandığı değerleri savunanlardan eylesin. — Oktay SARAL (@oktay_saral) October 26, 2026

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Haber

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye ve Kanada arasındaki ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldı. Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin yıl sonundan önce başlatılması hedeflenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önce 5 milyar, ardından 10 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor. Savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarında da yeni işbirliği adımları atılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerde Türkiye-Kanada ilişkilerinin yanı sıra ticaret, savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirliği fırsatları ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Carney’i Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını söyledi. İlişkilerin stratejik ortaklık seviyesine çıkarılması kararının ziyaretin en somut sonuçlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, işbirliğinin farklı alanlarda hayata geçirilecek projelerle güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımları artırmak amacıyla Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dahil mevcut mekanizmaların daha etkin kullanılacağını belirten Erdoğan, komitenin bir sonraki toplantısının 2027 yılında özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirileceğini bildirdi. Türkiye ile Kanada arasındaki mevcut ticaret hacminin yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Erdoğan, hedefin önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara ulaşmak olduğunu söyledi. İki ülkenin üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdiğini belirten Erdoğan, Afrika, Latin Amerika, Orta Asya ve Uzak Doğu'da işbirliği imkanları bulunduğunu ifade etti. Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanması planlanan mutabakat zaptının bu alandaki ortak projelere katkı sağlaması bekleniyor. Doğrudan uçuşlar yaklaşık iki katına çıkarılacak Türkiye ile Kanada arasında hava ulaşımının geliştirilmesi konusunda da adım atıldı. Erdoğan, güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması kapsamında iki ülke arasındaki doğrudan uçuşların yaklaşık iki katına çıkarılacağını açıkladı. Ulaştırma alanındaki bu gelişmenin yanı sıra savunma sanayisi ve enerji sektörleri de stratejik ortaklığın öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Savunma sanayisi ve nükleer enerjide işbirliği Erdoğan, Türkiye ve Kanada'nın savunma sanayisi alanında işbirliğinin önemini bilen iki NATO müttefiki olduğunu belirtti. Ortak basın toplantısında, savunma sektörü ortaklıklarına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığını duyurdu. Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'nın da iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğine destek sağlamasının beklendiğini ifade etti. Enerji alanında ise madencilik, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), kritik mineraller ve nükleer enerji başlıklarında geniş işbirliği imkanları bulunduğunu söyleyen Erdoğan, iki ülkenin enerji bakanlıkları arasında kabul edilen ortak bildirinin bu potansiyele işaret ettiğini kaydetti. Carney: Türkiye, NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye'nin Kanada açısından önemli bir ortak olduğunu vurgulayarak ülkenin NATO içindeki askeri kapasitesine ve savunma sanayisindeki gelişimine dikkat çekti. Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip olduğunu ve yenilikçi savunma sanayisiyle öne çıktığını belirten Carney, iki ülke arasındaki ticaretin son yıllarda yüzde 50 arttığını söyledi. Ancak mevcut ticaret seviyesinin potansiyelin küçük bir bölümünü yansıttığını ifade etti. Carney, yeni savunma sanayisi işbirliği anlaşmasının Türk ve Kanadalı şirketleri bir araya getirmesini, istihdamı artırmasını ve yeni ihracat fırsatları oluşturmasını beklediklerini dile getirdi. Türkiye'nin G20 ve NATO içindeki konumuna da değinen Carney, iki ülkenin güvenlik, enerji ve uluslararası sorunların çözümü gibi alanlarda birlikte yapabileceği çok şey bulunduğunu söyledi. Gazze ve Ukrayna gündemdeydi Erdoğan, görüşmelerde Gazze, Ukrayna ve Körfez bölgesi başta olmak üzere bölgesel gelişmelerin de değerlendirildiğini bildirdi. Ukrayna ve Körfez'de kalıcı barışa ulaşılması için diplomatik yöntemlerin öncelik taşıdığını belirtti. Gazze konusunda ise Kanada'nın bazı müttefikleriyle birlikte İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerini caydırma açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Carney de Türkiye'nin Gazze'den Ukrayna'ya, İran'dan Orta Doğu'ya kadar farklı bölgelerde önemli roller üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü anan Carney, Türkiye-Kanada ortaklığının gelecek nesiller boyunca güçlenerek sürmesini temenni etti. Türkiye ile Kanada arasında üç anlaşma imzalandı Görüşmeler kapsamında savunma sanayisi, hava ulaşımı ve enerji alanlarında üç ayrı belge imzalandı. Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı: Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Hava Ulaştırma Antlaşması: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson tarafından imzalandı. Erdoğan, Carney'e teşekkür ederek iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını söyledi. Kanada'ya yapacağı ilk ziyarette iş insanlarını bir araya getirerek ekonomik işbirliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmayı hedeflediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı teyakkuzdayız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı teyakkuzdayız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda muhtarlara hitap etti. Muhtarların gününü kutlayan Erdoğan, 2015’ten bu yana Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Türkiye’nin farklı illerinden 40 bini aşkın muhtarı ağırladıklarını belirtti. Muhtarlık kurumunun demokrasinin yereldeki temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Erdoğan, kamu kurumları ve belediyelerde muhtarlarla ilgilenecek birimlerin oluşturulduğunu, taleplerin iletilmesi için Muhtar Bilgi Sistemi’nin (MUBİS) hayata geçirildiğini kaydetti. Erdoğan, 19 Ekim’in 2016’dan itibaren Muhtarlar Günü olarak kutlandığını da hatırlattı. “MUHTAR ÖDEMELERİ 28 BİN LİRANIN ÜZERİNE ÇIKTI” Muhtarların mali ve sosyal haklarına ilişkin bilgi veren Erdoğan, 2002’de 97 lira olan ödemenin 2026 itibarıyla 28 bin liranın üzerine çıkarıldığını söyledi. Muhtarların SGK primlerinin 2017’den bu yana devlet tarafından karşılandığını belirten Erdoğan; enerji giderlerinde mesken tarifesine geçilmesi, sosyal tesislerden yararlanma ve hizmet binalarının yapım-onarım çalışmalarını da sıraladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023’te 30 büyükşehirde 100 muhtar hizmet binasının tamamlandığını; 2024 ve 2025’te ise 51 noktada 130 hizmet binasının yapım ve onarımının gerçekleştirildiğini ifade etti. Ankara Muhtar Evi’nin ardından İstanbul Çapa Muhtar Evi’nin de hizmete sunulduğunu kaydetti. “NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI TEYAKKUZDA OLACAĞIZ” Konuşmasında çevre ülkelerdeki çatışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve bölgedeki diğer gerilimlerin oluşturduğu risklere dikkat çekti. Türkiye’yi çatışmalardan uzak tutmak için çalıştıklarını belirten Erdoğan, ülkenin “tahriklere kapılmadığını” ve süreçleri sağduyuyla yönettiğini ifade ederek, muhtarlara görevlerinde başarı dileyerek, görev yaptıkları köy ve mahallelerdeki vatandaşlara selamlarını iletmelerini istedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Muhtarlar Günü Buluşması’nda konuştu: “Unutmayın ‘Büyük milletlerin imtihanı da büyük olur.’ Türk Milleti olarak, bizim de tarih boyunca mücadelelerimiz, zaferlerimiz gibi, imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu. Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede, bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça, bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi, zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun, mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe, bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi suret-i haktan görünen içerideki ajanlarıyla, kimi zaman dışarıdaki lobileriyle, kimi zaman ekonomik tetikçileriyle, kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla, kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler. Dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar. Yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz. Dünyayı sömürerek, bölgemizi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceğiz.” — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 19, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamboçya ile 1 milyar dolarlık ticaret hedefleniyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamboçya ile 1 milyar dolarlık ticaret hedefleniyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Kamboçya’yı Güneydoğu Asya’da önemli bir ortak olarak gördüklerini belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin son yıllarda hızla geliştiğini ifade etti. Görüşmelerde ikili ilişkilerin kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Erdoğan, 2018 yılında dönemin Kamboçya Başbakanı Hun Sen ile belirlenen 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. SAVUNMA SANAYİSİ VE YATIRIM İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMDE Türkiye-Kamboçya İş Forumu’nun iki ülkenin iş dünyası arasındaki ilişkileri güçlendirmesini temenni eden Erdoğan, ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayisi, enerji, eğitim ve kültür alanlarında iş birliğinin değerlendirildiğini söyledi. Kamboçya’nın Türk savunma sanayisi ürünlerine gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten Erdoğan, “Bu alanda ciddi bir potansiyele sahibiz. Kendileriyle işbirliğimizi inşallah geliştireceğiz” dedi. Erdoğan ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Yunus Emre Enstitüsü’nün Kamboçya’daki çalışmalarının iki halk arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini, Türkiye Bursları programıyla da Kamboçyalı öğrencilere eğitim desteği sağlandığını kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya'yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum. Sayın Başbakanla ikili ve heyetler arası görüşmelerimizde ilişkilerimizi etraflıca değerlendirdik. 2018 yılında dönemin başbakanı olarak ülkemizi ziyaret eden Sayın Hun Sen'le ticaretimizi 1 milyar dolara çıkarmayı kararlaştırmıştık. Bu hedefe ulaşmak için çabalarımız halen devam ediyor. Bu sabah gerçekleştirilen Türkiye-Kamboçya İş Forumu'nun iş çevrelerimiz arasındaki temasların güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Sayın Başbakanla ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayi, enerji, eğitim ve kültür alanlarındaki işbirliğimizi istişare ettik. Kamboçya'nın savunma sanayi ürünlerimize yönelik ilgisinden memnunuz. Bu alanda ciddi bir potansiyele sahibiz. Kendileriyle işbirliğimizi inşallah geliştireceğiz. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü'nün Kamboçya'da gerçekleştirdiği projeler, beşeri münasebetlerimizin ilerlemesine büyük katkılar sağlıyor. Türkiye bursları programıyla Kamboçyalı öğrencilerin eğitimine destek oluyoruz." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 16, 2026 GAZZE VE BÖLGESEL BARIŞ MESAJI İki ülke arasındaki iş birliğinin küresel barış ve istikrara da katkı sunduğunu ifade eden Erdoğan, Kamboçya’nın Gazze Barış Kurulu’na kurucu üye olarak katılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Erdoğan, Filistin’de iki devletli çözüm temelindeki çalışmalara verilen desteğin devam etmesini beklediklerini söyledi. Kamboçya ile Tayland arasında yaşanan sınır anlaşmazlığına da değinen Erdoğan, sorunun uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini temenni ettiklerini dile getirdi. ÇATIŞMALARDAN ETKİLENEN 3 BİNDEN FAZLA KİŞİYE YARDIM Bölgedeki çatışmalardan etkilenen sivillere yönelik insani yardımların sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya makamlarıyla iş birliği içerisinde bugüne kadar 3 bini aşkın kişiye yardım ulaştırıldığını açıkladı. Erdoğan, ihtiyaç sahiplerine yönelik insani yardımların önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güçlü olduğumuz sektörleri desteklemeye devam edeceğiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Güçlü olduğumuz sektörleri desteklemeye devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TİM 13. İnovasyon Haftası Programı’nda Türkiye’nin teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin teknoloji yarışında geri kalmak istemediğini belirten Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi kapsamında teknopark sayısının 115’e, yıllık Ar-Ge harcamalarının ise 20 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Girişimcilerin desteklenmesi için finansman mekanizmalarının devreye alındığını kaydeden Erdoğan, TEKNOFEST’lerin de yenilikçi fikirlerin somut projelere dönüşmesinde önemli rol oynadığını söyledi. “YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİ HIZLANDIRMALIYIZ” Türkiye’nin ihracatında yüksek teknolojinin önemine dikkat çeken Erdoğan, genel ihracatta kilogram başına değerin yaklaşık 1,5 dolar olduğunu, savunma sanayisinde ise bu rakamın 65 dolara yaklaştığını belirtti. SİHA kameralarında kilogram başına değerin 20 bin dolara, bu kameralarda kullanılan dedektörlerde ise 50 bin dolara ulaştığını ifade eden Erdoğan, “İleri teknolojiye yatırım yapmak, tercihten öte mecburiyettir” dedi. Erdoğan, yüksek katma değerli üretime geçişin hızlandırılması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin geleneksel olarak güçlü olduğu sektörlerin de desteklenmeye devam edileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken; savunma sanayinde hacimli ürünler dahil, kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA'larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki detektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor: Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak, tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 16, 2026 SERMAYE PİYASALARI İÇİN DİKKAT ÇEKEN MESAJ Girişim sermayesi yatırım fonlarının Millî Teknoloji Hamlesi’nin önemli finansal destekçilerinden olduğunu belirten Erdoğan, fonların küçük bir bölümünde yaşanan sorunlar üzerinden tüm sermaye piyasalarının hedef alınmasına karşı çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kötü niyetli girişimlere karşı kararlılıkla mücadele edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken, bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Aile hukukunda koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendireceğiz Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Aile hukukunda koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendireceğiz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Hukuki Süreçlerde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı”na ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. İnsan odaklı adalet anlayışı doğrultusunda aile hukukuna ilişkin süreçlerin daha etkin ve bütüncül bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini belirten Gürlek, özellikle boşanma süreçlerinde yaşanan çatışmaların azaltılması, ebeveynlik sorumluluklarının güçlendirilmesi ve çocukların üstün yararının korunmasına dikkat çekti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla iş birliği içinde Hukuki Süreçlerde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı’nı gerçekleştirdik. İnsan odaklı adalet anlayışımız doğrultusunda; boşanma süreçlerinde çatışmaların azaltılmasını, ebeveynlik sorumluluklarının güçlendirilmesini ve çocuklarımızın üstün yararının korunmasını önceliklerimiz arasında görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; koruyucu, önleyici ve destekleyici mekanizmaları güçlendirerek aile hukukuna ilişkin süreçleri daha etkin, duyarlı ve bütüncül bir yapıya kavuşturacağız. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın @MahinurOzdemir’e, akademisyenlerimize, uzmanlarımıza ve çalıştayımıza katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Çalıştayımızın ailelerimiz ve geleceğimizin teminatı çocuklarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 14, 2026 AİLE DANIŞMANLIĞI HİZMETLERİ GÜÇLENDİRİLECEK Aile hukukuna ilişkin süreçlerde koruyucu, önleyici ve destekleyici mekanizmaların önemini vurgulayan Gürlek, bu mekanizmaların güçlendirilerek hukuki süreçlerin daha duyarlı ve etkin hâle getirileceğini ifade etti. Gürlek, paylaşımında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu alandaki çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, çalıştayın aileler ve çocuklar açısından hayırlı olmasını diledi. Çalıştayın düzenlenmesine katkı sağlayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a, akademisyenlere, uzmanlara ve diğer katılımcılara teşekkür eden Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik iş birliğinin önemine işaret etti. Çalıştayda ele alınan konuların, aile hukukuna ilişkin süreçlerde ailelerin ve çocukların ihtiyaçlarını gözeten uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlaması amaçlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.