Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Psikolog

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Psikolog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeme Bozuklukları Vaka Örnekleriyle Ele Alındı Haber

Yeme Bozuklukları Vaka Örnekleriyle Ele Alındı

Etkinlikte konuşan Sözan, yeme bozukluklarının yalnızca kilo kaybı ya da aşırı yeme davranışı üzerinden değerlendirilmesinin eksik ve yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Bu tabloların bireyin beden algısı, duygu durumu, stresle baş etme biçimleri, benlik algısı ve sosyal çevresiyle yakından ilişkili, çok boyutlu rahatsızlıklar olduğunu belirten Sözan, değerlendirme sürecinde yalnızca beslenme alışkanlıklarına odaklanmanın yeterli olmadığını ifade etti. Bireyin yaşam öyküsünün, psikososyal geçmişinin ve mevcut yaşam koşullarının birlikte ele alınmasının hem doğru tanıya ulaşmada hem de sürdürülebilir bir tedavi planı oluşturmada belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Bu bütüncül yaklaşımın özellikle erken müdahale ve uzun vadeli iyileşme açısından kritik öneme sahip olduğunu aktardı. “Beslenme Öyküsü, Tanı ve Tedavinin Temel Taşıdır” Beslenme öyküsü alma sürecinin klinik değerlendirmedeki yerine de değinen Sözan, sağlıklı ve güvenilir bir değerlendirme yapabilmek için danışanın beslenme öyküsünün doğru, detaylı ve sistematik biçimde alınmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Antropometrik ölçümler, laboratuvar bulguları ve davranışsal göstergelerle birlikte yürütülen bu sürecin, yalnızca mevcut tabloyu anlamakla kalmadığını; aynı zamanda tanı, ayırıcı tanı ve tedavi planının oluşturulmasında da belirleyici rol üstlendiğini kaydetti. Bu kapsamda etkinliğin içeriğinde; beslenme öyküsü alma süreci, antropometrik ölçümler, davranışsal göstergeler ve klinik değerlendirme aşamalarına ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Gerçek vaka örnekleri üzerinden yürütülen oturumlarda tanı ve ayırıcı tanı yaklaşımları tartışılarak, farklı klinik tabloların değerlendirilmesine yönelik uygulamaya dönük örnekler ele alındı. “Yeme Bozukluklarında Başarı, Multidisipliner Ekip Çalışmasıyla Mümkündür” Yeme bozukluklarının tedavisinde ekip çalışmasının vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Sözan, bu alanda tek bir disiplinle ilerlemenin mümkün olmadığını söyledi. Diyetisyen, hekim ve psikolog ya da psikiyatristten oluşan multidisipliner ekip yaklaşımının etkili ve sürdürülebilir bir tedavi süreci için zorunlu olduğunu belirten Sözan, her meslek grubunun sürece farklı bir bakış açısı ve uzmanlık alanı sunduğunu vurguladı. Bu iş birliğinin yalnızca klinik başarıyı değil, aynı zamanda danışanın sürece uyumunu ve tedaviye olan güvenini de güçlendirdiğini ifade etti. “Etkili İletişim, Tedavinin Sürdürülebilirliğini Belirler” Hasta ile kurulan iletişimin, teknik bilgi kadar belirleyici bir unsur olduğuna da değinen Sözan, danışanlarla yürütülen süreçte yargılayıcı olmayan, empatik ve destekleyici bir dil kullanılmasının tedavinin başarısı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Güven ilişkisi kurulmadan yapılan hiçbir müdahalenin uzun vadede sürdürülebilir olamayacağını belirten Sözan, danışmanlık sürecinin etik ilkelere bağlı, danışanın sürece aktif katılımını teşvik eden ve bireysel ihtiyaçları gözeten bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Çocuklarda makyaj tehlikesi: 7 yaşa indi Haber

Çocuklarda makyaj tehlikesi: 7 yaşa indi

BCN Ebeveyn Akademi Direktörü ve Uzman Klinik Psikolog Meryem Karayaşar Ertan, küçük yaşlarda makyaj kullanımına özenmenin arttığına ilişkin uyarılarda bulundu. Ertan, dijital içeriklerin çocuklarda dış görünüş odaklı kaygıları besleyebileceğini belirtti. Makyaj yaşı küçülüyor Ertan, son dönemde alışveriş merkezleri, park ve okul ortamlarında 7-8 yaş grubundaki bazı çocukların kozmetik ürünlerine yöneldiğinin gözlemlenebildiğini ifade ederek, bu eğilimin çocukların gelişimsel ihtiyaçları açısından dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi. Dijital içeriklerin etkisi Sosyal medya ve dijital platformlarda üretilen içeriklerin bu eğilimi besleyebileceğini belirten Ertan, çocukların sıkça izlediği “hazırlan benimle” türü içeriklerde makyaj yapmaya ilişkin mesajların yer alabildiğine işaret etti. Ertan, “Bir çocuk aslında yüzüne bir fondöten sürdüğünde, sadece yüzündeki çatlakları değil özgüvenindeki çatlakları da gideriyormuş gibi hissedebilir.” değerlendirmesinde bulundu. Erken yetişkinleşme uyarısı Bu durumu “erken yetişkinleşme” olarak tanımlayan Ertan, “kusursuz cilt” ve “estetik kaygı” gibi kavramlarla erken yaşta karşılaşmanın çocukların gelişim evresine uygun olmayabileceğini, bunun merak duygusu ve hayal gücü üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini dile getirdi. “Heves” değil, rehberlik Çocukların kozmetik ürünlerine ilgisinin yalnızca “heves” olarak yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Ertan, “Çocuğunuz ‘heves ediyorum’ dediğinde ona izin vermek aslında ona özgürlük tanımak demek değildir.” ifadelerini kullandı. Yaşa uygun sınırlar Ebeveynlere yönelik olarak “rehberlik” ve “yaşa uygun sınırlar” kavramlarına dikkat çeken Ertan, sağlıklı yetişkinliğin çocukların çocukluk döneminde yaşlarına uygun deneyimlerle desteklenmesiyle güçlendiğini kaydetti. Koşulsuz kabul ve destek Ertan, ailelerin görünüş odaklı mesajlar yerine koşulsuz kabul ve destek sunmasının, psikolojik sağlamlık açısından belirleyici olabileceğini belirtti. Arka plan Küçük yaşlarda kozmetik kullanımına özenmenin, çocukların beden algısı ve özdeğer gelişimiyle ilişkili olabileceği değerlendiriliyor. Dijital içerikler ve akran etkisi, dış görünüş odaklı kaygıları artırabilen unsurlar arasında sayılıyor. Uzmanlar, ebeveyn rehberliği ve yaşa uygun sınırların çocukların gelişimsel ihtiyaçları açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.