Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Protesto

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Protesto haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Protesto haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti Haber

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki günlük resmi temaslarda bulunmak üzere Yunanistan’ın başkenti Atina’ya geldi. Rubio’nun ziyareti öncesinde kentte ABD ve NATO karşıtı protesto düzenlendi. Yerel saatle 19.00 sıralarında Propylaea ve Syntagma meydanlarında başlayan gösterilere yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı bildirildi. Filistin’e destek mesajları Göstericiler, ABD, NATO ve İsrail karşıtı sloganlar atarken savaş karşıtı mesajlar verdi. Protestoda Filistin’e destek amacıyla Filistin bayrakları da taşındı. Bazı göstericilerin ellerinde “Rubio Yunanistan’a hoş gelmedi” ve “ABD ve İsrail’in savaş planlarında Yunanistan’ın katılımına hayır” yazılı pankartlar taşıdığı görüldü. Polis büyükelçiliklere yürüyüşe izin vermedi Protestoyu düzenleyenler, gösterinin ardından ABD ve İsrail büyükelçiliklerine yürümek istediklerini açıkladı. Ancak Yunan polisi, Rubio’nun ziyareti öncesinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında büyükelçiliklere giden güzergahları barikatlarla kapattı. Göstericilerin bu bölgelere ilerlemesine izin verilmedi. Önemli idari ve diplomatik merkezlerin çevresindeki sivil alanlarda da toplantı ve gösterilere yönelik kısıtlamalar uygulandı. Rubio’nun gündeminde stratejik diyalog var Yunan kaynaklarına göre Rubio, ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğu’nun 6. turu kapsamında Yunanistan’ı ziyaret ediyor. Yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik, enerji ve ikili iş birliğinin ele alınması bekleniyor. Rubio’nun Atina temaslarının iki gün sürmesi planlanıyor.

Tunus açıklarında göçmen teknesi battı: 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayıp Haber

Tunus açıklarında göçmen teknesi battı: 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayıp

Tunus’un güneydoğusundaki Zarzis açıklarında göçmenleri taşıyan bir teknenin batması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi kayboldu. Teknede bulunan 15 kişiden yalnızca 1 kişinin kurtarıldığı bildirildi. Tunus Ulusal Muhafızları, olayın cuma gecesi Zarzis kıyılarının yaklaşık 25 kilometre açığında meydana geldiğini açıkladı. Arama-kurtarma ekiplerinin çalışmaları sonucunda cumartesi günü 3, pazar günü ise 5 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp 6 kişiyi bulmak için arama çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Kayıp göçmenler için gösteri düzenlendi Teknede bulunan 14 kişinin Libya sınırındaki Ben Guerdane kentinden olduğu bilgisi üzerine bölgede protesto gösterisi düzenlendi. Cumartesi gecesi gerçekleştirilen eylemde göstericiler bazı yolları trafiğe kapatırken, araç lastiklerini ateşe verdi. Göstericilerin, denizde kaybolan kişilerin bulunması ve olayın aydınlatılması yönünde tepki gösterdiği belirtildi. Tunus, Avrupa'ya geçişte önemli güzergahlardan biri Tunus kıyıları, İtalya'ya bağlı Lampedusa Adası'na yaklaşık 145 kilometre mesafede bulunuyor. Bu coğrafi konum nedeniyle Tunus, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenlerin kullandığı başlıca rotalardan biri olarak öne çıkıyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, 2026'nın ilk dört ayında Orta Akdeniz güzergahında en az 914 göçmen hayatını kaybetti veya kayboldu. Kurum, bu sayının geçen yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla arttığını bildirdi. AB ile göç anlaşması yapılmıştı Tunus ile Avrupa Birliği arasında 2023 yılında 255 milyon avro değerinde bir anlaşma imzalanmıştı. Anlaşma kapsamında sağlanan finansmanın yaklaşık yarısının düzensiz göçle mücadele ve Tunus'un göçmen teknelerinin Avrupa'ya hareketini engelleme kapasitesinin artırılması amacıyla kullanılması öngörülmüştü. Zarzis açıklarındaki son tekne faciası, Orta Akdeniz'de göçmenlerin karşı karşıya kaldığı ölümcül yolculukları bir kez daha gündeme getirdi.

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi Haber

TBMM'de tarihi oylama: Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, kamuoyunda “çerçeve yasa”, iktidar tarafından ise “Terörsüz Türkiye” süreci olarak adlandırılan düzenleme için kritik bir oylama yapıldı. 12 maddeden oluşan teklif, Genel Kurul'da gerçekleştirilen oylamada 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada toplam 562 milletvekili oy kullandı. Teklife 88 milletvekili karşı çıkarken, 6 milletvekili çekimser kaldı. Böylece “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Çerçeve Yasa Genel Kurul'dan geçti TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen 12 maddelik teklif, Genel Kurul'da da kapsamlı şekilde ele alındı. Genel Kurul'daki görüşmeler yaklaşık 10 saat sürdü. Teklif, 6'şar maddelik iki bölüm halinde görüşüldü. Maddelerin tamamının kabul edilmesinin ardından teklifin tümü için genel oylamaya geçildi. Oylama sonucunda teklif 468 “evet”, 88 “hayır” ve 6 “çekimser” oyla kabul edildi. Meclis'te siyasi partilerden farklı mesajlar Çerçeve Yasa'nın görüşmeleri sırasında farklı siyasi partilerden sürece ilişkin değerlendirmeler geldi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, teklifin Genel Kurul'dan yüksek bir oyla geçmesini beklediklerini ifade etmiş, komisyondaki oylamanın önemli bir gösterge olduğunu belirterek 400'ün üzerinde bir iradenin ortaya çıkmasını beklediklerini söylemişti. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise partisinin düzenlemeye destek vereceğini açıklamıştı. Özel, barışın önünde durmayacaklarını ve yeni bir çatışma ortamının oluşmaması için sorumluluk alınması gerektiğini dile getirmişti. Özel'in Genel Kurul'daki konuşması sırasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin alkışladığı görüldü. Bakırhan: Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı var DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da Genel Kurul'daki konuşmasında Meclis'in yeni bir dönemin önünü açması gerektiğini söyledi. Bakırhan, Türkiye'nin uzun yıllardır devam eden çatışmalı süreç nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek, artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatının bulunduğunu ifade etti. Bakırhan, Meclis'teki siyasi iradenin yeni bir dönemin başlangıcı açısından önem taşıdığını vurguladı. İYİ Parti'den protesto Teklifin Genel Kurul'daki görüşmeleri sırasında İYİ Parti grubu tarafından kısa süreli bir protesto gerçekleştirildi. Protesto kapsamında kürsü işgali de yaşandı. Buna rağmen görüşmeler tamamlandı ve 12 maddelik teklifin tümü yapılan genel oylamada kabul edildi. “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni aşama Çerçeve Yasa'nın kabul edilmesiyle birlikte “Terörsüz Türkiye” sürecinin Meclis'teki yasal düzenleme aşaması tamamlanmış oldu. Düzenlemenin kabul edilmesi, iktidarın terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik yürüttüğü sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirildi. Oylamanın ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi kapattı. Genel Kurul'un 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00'te yeniden toplanacağı bildirildi. Oylama sonucu Kabul: 468 oy Ret: 88 oy Çekimser: 6 oy Toplam oy: 562 Böylece 12 maddelik Çerçeve Yasa Teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Gittiği mekanı terk etmek zorunda bırakılan Ozan Güven’den açıklama: Her hali ile sınır ve had aşımıdır Haber

Gittiği mekanı terk etmek zorunda bırakılan Ozan Güven’den açıklama: Her hali ile sınır ve had aşımıdır

Hafta sonu Kadıköy'de gittiği bir mekanda bulunan bazı kadınların protestosuna maruz kalanve atılan sloganlar üzerine mekanı terk etmek zorunda kalan ünlü oyuncu, sessizliğini bozdu. “Sessizliğim onurumun yok sayılması değildir" Güven, yaptığı açıklamada hakkındaki eleştirileri hafife almadığını ancak maruz kaldığı tutumun"linç" olduğunu söyledi. 6 yıldır hakkında pek çok şeyin söylendiğini belirten Güven, şuifadeleri kullandı: "Hukuki sürece saygımdan sustum ama çoğu zaman aynı dizayn edilmiş ifadelerle, aynı ezbercümlelerle hedef haline getiriliyorum. Sessizlik, insanın onurunun yok sayılması anlamınagelmemeli. Eleştiri başka şeydir, linç başka şeydir. Tepki başka şeydir, insanı yok saymak başkaşeydir." “Mekandaki olay beni yaraladı” Kadıköy’de yaşanan olaya değinen Güven, mekandaki tepkinin insani ölçülerin dışına çıktığınıve provokasyon amacı taşıdığını iddia etti. Güven, "O mekanda beni en çok yaralayan şey; otepkinin içinde sağduyunun, mesafenin ve insani ölçünün kaybolmuş olması ve provokeedilmeye çalışılmamdı" dedi. Açıklamasının sonunda olayın muhataplarını "önce adalete sonra Allah’a havale ettiğini"belirten Ozan Güven, kamuoyunu böyle bir meseleyle meşgul ettiği için "memleketimin güzelinsanları" diyerek takipçilerinden özür diledi. Ozan Güven’in açıklamasının tam metni şöyle: “Öncelikle şunu söylemeliyim: Hakkımda düşünen, eleştiren, kızan ya da tepki duyan insanlarınduygusunu hiçbir zaman hafife almadım. Malum akşam yaşanan hadise benim için çok çok ağırdı. Bir insanın kamusal alanda hedef gösterilmesi, aşağılanması, yargılanması ve oradançıkarılmaya çalışılması, her hali ile sınır ve had aşımıdır. 6 yıldır hakkımda çok şey söylendi. Çok şey yazıldı, çok şey haksızca tekrarlandı. Ben, hukuki sürece saygımdan sustum ama çoğu zaman aynı dizayn edilmiş ifadelerle, aynıezber cümlelerle, aynı peşin hükümlerin içinde hedef haline getiriliyorum. Ama sessizlik, insanın onurunun yok sayılması anlamına gelmemeli. Kimseden beni sorgusuz sevmesini ya da desteklemesini beklemiyorum. Sadece şunusöylüyorum: Eleştiri başka şeydir, linç başka şeydir. Tepki başka şeydir, insanı yok saymakbaşka şeydir. Ben de bir insanım! O mekanda beni en çok yaralayan şey, o tepkinin içinde sağduyunun, mesafenin ve insaniölçünün kaybolmuş olması ve provoke edilmeye çalışılmamdı. Bu sözleri öfkeyle değil, sağduyu çağrısıyla söylüyorum. Bu durum artık benim için kabuledilebilir değil. Umarım eleştirirken de, kızarken de, tepki gösterirken de insan kalmayı unutmayız. Olayın yaşandığı mekan ve muhataplarını önce adalete sonrasında da Allah’a havale ediyorum. Arayan soran yazan herkese teşekkür ederim. Böyle bir meseleyle sizleri yorduğum için hepinizden özür diliyorum memleketimin güzelinsanları.” Ne olmuştu? Ozan Güven, 2020 yılında o dönemki kız arkadaşı Deniz Bulutsuz’a yönelik "kasten yaralama"suçundan yargılanmış ve mahkeme tarafından hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu olayın ardındanuzun süre ekranlardan uzak kalan oyuncu, önceki gün Kadıköy’de gittiği bir restoranda birgrubun "Kadın düşmanı Ozan Güven" sloganlarıyla protesto edilmiş ve mekanı terk etmişti.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

Nepal'in yeni Başbakanı göreve yemin etti. Haber

Nepal'in yeni Başbakanı göreve yemin etti.

Açılış töreni, 27 Mart'ta başkent Katmandu'da, Nepal'in dini ve kültürel geleneklerine derinden bağlı bir atmosferde, 200'den fazla Hindu ve Budist rahibin yanı sıra diplomatlar ve üst düzey yetkililerin katılımıyla gerçekleşti. 35 yaşındaki Şah, son on yılların en genç başbakanı ve Hindistan ile Çin gibi iki Asya gücü arasında yer alan bir ülkeyi yöneten ilk Madhesi (Hindistan sınırındaki güney delta topluluğunu temsil eden) oldu. Zaferi, 5 Mart'ta yapılan erken parlamento seçimlerinin ardından geldi; bu seçimlerde sadece üç yıl önce kurulan Rastriya Swatantra Partisi (RSP), hükümet kurmak için yeterli olan 265 sandalyenin 182'sini kazanmıştı. Şah, göreve başlamasının hemen ardından, kamu harcamalarını azaltmak için bürokrasiyi sadeleştirme taahhüdünü yerine getirerek 14 üyeli bir kabine atadı. Başbakan, Savunma Bakanlığı ve Sanayi Bakanlığı'ndan doğrudan sorumludur. Ekonomist Swarnim Wagle'yi Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı olarak atadı. Z kuşağı hareketinin önde gelen isimlerinden Sudan Gurung İçişleri Bakanı, Shishir Khanal ise Dışişleri Bakanı olarak görev yapmaktadır. Göreve başlamasından önce Shah, sosyal medyada ulusal birlik çağrısında bulunan ve ülkenin geleceğine olan inancını dile getiren bir rap videosu yayınladı. Video, dakikalar içinde on binlerce izlenme sayısına ulaştı. Shah, Nepalce olarak söylediği rap şarkısında, "Birliğin gücü, milletimin gücüdür. Birleşik bir Nepal, bu kez tarih yazıyor." dedi. Şah, göreve başlamasından önce sosyal medyada bir rap videosu yayınladı. Kaynak: Youtube/Balen Şah, Eylül 2025'te en az 76 kişinin ölümüne ve önceki hükümetin düşmesine yol açan gençlerin öncülüğündeki protesto hareketiyle öne çıktı. Yeni hükümet, yönetimi hızla iyileştirmek ve halkın beklentilerini karşılamak konusunda büyük bir baskıyla karşı karşıya. Acil görevlerden biri, 2025 protestoları sırasında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin bir soruşturma raporu hazırlamaktır; bu rapor, eski Başbakan KP Sharma Oli de dahil olmak üzere sorumluların yargılanması için tavsiyeler içermelidir. Şah'ın göreve başlamasının ardından Hindistan Başbakanı Narendra Modi tebriklerini iletti ve ikili işbirliğini güçlendirme arzusunu dile getirdi. Çin de Nepal'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma konusundaki desteğini teyit etti. Altı ay boyunca geçiş hükümetine liderlik eden eski geçici Başbakan Sushila Karki, genç neslin ülkeyi yolsuzluktan kurtaracağına, ekonomik kalkınmayı teşvik edeceğine ve sosyal adaleti geliştireceğine olan güvenini dile getirdi.

Yüz binlerce Çek vatandaşı Ukrayna 'ya yapılan yardımları protesto için sokaklara döküldü. Haber

Yüz binlerce Çek vatandaşı Ukrayna 'ya yapılan yardımları protesto için sokaklara döküldü.

Protestocular, Letna'nın tarihi merkezine bakan bir alanda toplanmaya başladı; birçoğu Çek Cumhuriyeti, Avrupa Birliği, NATO ve hatta Ukrayna bayrakları salladı. Organizatörler katılımcı sayısını yaklaşık 250.000 olarak tahmin etti. Babis ve ANO partisi, Avrupa yanlısı muhalefetin dört yıllık yönetiminin ardından geçen Aralık ayında Çek Cumhuriyeti'nde yeniden iktidara geldi. Sağcı ve aşırı sağcı partilerle koalisyon hükümetineliderlik ediyor. Protestocular Çek Cumhuriyeti, Avrupa Birliği, NATO ve Ukrayna bayraklarını salladı. "Milyonluk Demokrasi Anları" protestosunun organizatörleri, Ukrayna'nın, Ukrayna'daki savaş da dahil olmak üzere politika konularında Avrupa Birliği'ne karşı şüpheci ve sert bir tutum sergileyen Orta Avrupa komşuları Slovakya veya Macaristan'ın yolunu izlemesini istemediklerini açıkladılar. Babis yönetiminin muhalifleri, bütçedeki savunma harcamalarında ve Ukrayna'ya yapılan yardımlarda yapılacak kesintilerin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ve yabancı örgütler için bilgi ifşasına ilişkin daha sıkı düzenlemelerden endişe duyduklarını dile getirdiler. Geçtiğimiz Aralık ayında iktidara geldiğinden beri Babis, Avrupa Birliği'ne karşı daha sert bir tavır takınarak ulusal çıkarları koruma konusundaki kararlılığını dile getirdi ve AB'nin Ukrayna'ya sadece yardım sağlamak yerine daha somut konulara odaklanması gerektiğini savundu. Protesto, Million Chvilek (Demokrasi İçin Milyon An) tarafından organize edildi. AB'nin göç politikalarına ve karbon emisyon ödemelerini genişletme planlarına karşı çıkacağına söz verdi. Ayrıca Ukrayna'ya ulusal bütçeden yapılan askeri yardımı önemli ölçüde azaltma ve Babis'in "şeffaflıktan yoksun ve aşırı pahalı" olarak eleştirdiği Çek Cumhuriyeti tarafından yürütülen mühimmat tedarik girişimini potansiyel olarak sona erdirme sözü verdi. Başbakan Babis bu görevi 2017'den 2021'e kadar sürdürdü. Milyon Chvilek grubu da 2019'da o zamanki hükümetine karşı benzer protestolar düzenleyerek 200.000'den fazla katılımcıyı bir araya getirmişti.

Madagaskar, Kabinesinin feshinden bir hafta sonra yeni bir Başbakana kavuştu. Haber

Madagaskar, Kabinesinin feshinden bir hafta sonra yeni bir Başbakana kavuştu.

Bu karar, Madagaskar'ın geçici cumhurbaşkanının 10 Mart'ta önceki başbakanı ve tüm kabineyi görevden alma kararından sadece birkaç gün sonra, 15 Mart'ta açıklandı. 15 Mart'ta televizyonda yayınlanan bir konuşmada Başkan Randrianirina, ülkenin kritik bir dönüm noktasında olduğunu ve liderlikte önemli bir değişime ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Şöyle dedi: "Madagaskar halkı cesur kararlara ihtiyaç duyuyor. Şu an bir dönüm noktasındayız. Bu ülke dürüst, ilkeli, yozlaşmayan ve parayla satın alınamayan bir adama ihtiyaç duyuyor." Madagaskar ordusu iktidarı ele geçirdi ve firari cumhurbaşkanı görevden alındı. Yeni Başbakan Rajaonarison, Madagaskar'da önemli bir nüfuza sahip. 2021'den beri, ülkedeki yasadışı finansal akışlarla, kara para aklamayla ve terörist finansmanıyla mücadeleden sorumlu kurum olan Mali İstihbarat Birimi'nin (SAMIFIN) başında bulunuyor. SAMIFIN'deki görevine başlamadan önce, Madagaskar Yolsuzlukla Mücadele Ajansı'nda (BIANCO) çeşitli üst düzey liderlik pozisyonlarında da bulunmuştur. Madagaskar'ın haritadaki konumu. Fotoğraf: Google Haritalar Ordu albayı olan geçici Cumhurbaşkanı Randrianirina, Ekim 2025'te Z kuşağının önderliğinde gerçekleşen protesto dalgasının ardından iktidara geldi. Göreve geldiğinden beri Randrianirina, bir dizi kapsamlı reformu hayata geçirme sözü verirken, Rusya ile diplomatik ilişkileri güçlendirme eğilimi de gösterdi. Madagaskar hükümeti, ülkeyi istikrara kavuşturmak için önümüzdeki yıllara yönelik belirli bir siyasi yol haritası da belirledi; bu yol haritası, 2026 yılına kadar yeni bir anayasa taslağı hazırlamayı ve 2027 yılının sonuna kadar yeni bir cumhurbaşkanı seçmek üzere demokratik seçimler düzenlemeyi içeriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.