Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Politika

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Politika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Politika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: “Siyasi yoluma bağımsız devam edeceğim” Haber

Mansur Yavaş CHP’den istifa etti: “Siyasi yoluma bağımsız devam edeceğim”

Yavaş kararını sosyal medyadan duyurdu Mansur Yavaş, yaptığı açıklamada 19 Mart’ta başlayan süreç ve sonrasında yaşanan hukuki ve siyasi tartışmalara dikkat çekti. Bu süreç boyunca görüşlerini ve itirazlarını kamuoyuyla paylaştığını belirten Yavaş, parti üyeliğinden ayrılma kararını bugün yapılan bazı açıklamalar sonrasında aldığını ifade etti. Yavaş, CHP'li bir belediye başkanı olarak görev yaptığı dönemde partisini ve kendisine oy veren vatandaşları zor durumda bırakacak bir davranış içinde olmadığını savundu. Ankara'daki belediyecilik anlayışında ayrım gözetmeme, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini öne çıkardığını belirtti. “Siyasi yoluma bağımsız olarak devam ediyorum” Yavaş, kendisini siyasi partilerin üzerinde görmediğini belirterek, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların Ankara'da aynı yönetim anlayışı etrafında buluşabildiğini söyledi. CHP içerisinde son dönemde yaşanan tartışmaların parti içinde ayrışmaya yol açabileceği yönündeki görüşünü daha önce de dile getirdiğini belirten Yavaş, açıklamasında CHP üyeliğinden ayrıldığını ve siyasi yoluna bağımsız devam edeceğini duyurdu. Yavaş ayrıca, CHP çatısı altında birlikte siyaset yaptığı isimlere yönelik tutumunun değişmeyeceğini belirterek, kendisine destek veren parti mensuplarına teşekkür etti. “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” Açıklamasının devamında seçmen iradesine vurgu yapan Yavaş, vatandaşların siyasi tercihlerinin ve sandıkta ortaya koyduğu iradenin önemine dikkat çekti. Yavaş, belediye başkanlığı görevini bundan sonra da bağımsız olarak sürdüreceğini belirterek, siyasi görüşü ne olursa olsun tüm Ankaralılara hizmet etmeye devam edeceğini ifade etti. “Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur” diyen Yavaş, aldığı kararın sorumluluğunun kendisine ait olduğunu ve nihai takdirin millete ait olduğunu söyledi. Yavaş’ın CHP’den ayrılmasının ardından Ankara’daki bazı ilçe belediye başkanları da CHP üyeliklerinden ayrıldıklarını ve görevlerine bağımsız devam edeceklerini açıkladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili suç duyurusu Haber

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili suç duyurusu

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Diyarbakır’daki Kürtçe tabelalarla ilgili olarak partisi adına suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Özdağ, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmek üzere belediye yöneticileri ve bazı ilçe belediye başkanları hakkında başvuru yapıldığını belirterek, Anayasa’nın 3. maddesinde Türkiye’nin dili olarak Türkçenin açıkça düzenlendiğini söyledi. “KAMU HİZMETLERİNİN TÜRKÇE GÖRÜLMESİ ZORUNLULUKTUR” Prof. Dr. Özdağ, belediyelerin “çok dilli belediyecilik” uygulamalarıyla Türkçe dışındaki dilleri kamu hizmetlerinde öne çıkardığını savunarak, bunun Anayasa’ya ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürdü. Danıştay’ın bu konuda daha önce verdiği bir karara da atıfta bulunan Özdağ, 2007 tarihli Sur Belediyesi kararında iki dilli uygulamanın yasaklandığını ve ilgili belediye yönetimi hakkında işlem yapıldığını hatırlattı. Açıklamasında yargının mevcut hukuki çerçeveyi uygulaması gerektiğini vurgulayan ve şu anda ortada hukuka aykırı bir durum bulunduğunu öne süren Prof. Dr. Ümit Özdağ, bu konuda yargının harekete geçmesi için suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. Ümit Özdağ’ın “Yargıdan beklediğiniz tam olarak nedir şu an için?” sorusuna verdiği yanıt: “Yasaların uygulanmasını bekliyoruz arkadaşlar. Anayasa’nın amir hükmünün ve bu konuyla ilgili Danıştay kararının uygulanmasını bekliyoruz. Şu anda hukuksuz bir durum söz konusu. Ve fiilî duruma hukuk kılıfı giydirilmeye bile çalışılmıyor. Bu normal kabul ediliyor. Bu normal değil. Bu, yasaya aykırı. Yani siz bir başka noktada yasayı çiğnediğiniz zaman yargı harekete geçiyor da burada yasanın çiğnendiği, Anayasa’nın çiğnendiği açıkken neden yargı harekete geçmiyor? İşte biz yargının harekete geçmesi için bu başvuruyu yaptık, suç duyurusunda bulunduk.”

CHP Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç: Farklı düşüncenin cezalandırılmadığı bir CHP istiyoruz Haber

CHP Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç: Farklı düşüncenin cezalandırılmadığı bir CHP istiyoruz

CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, yeni nesil suç örgütleri ve mafyalaşmanın ulaştığı boyutlar ile çocuk ve gençlerin bu yapılar tarafından suç ağlarına çekilme yöntemlerinin araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdiklerini söyledi. Kılıç'ın bu konudaki açıklamaları, CHP'nin son dönemde uyuşturucu ve çeteleşme başlıklarını Meclis gündemine taşıyan açıklamalarıyla da örtüştü. Konunun yalnızca bir asayiş meselesi olmadığını savunan CHP'li Kılıç, uyuşturucu ve suç örgütlerinin çocuklar üzerindeki etkisinin toplumsal güvenlik sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirtti. "KURULTAY TERCİHİ NEDENİYLE DIŞLANDIK" Konuşmasının devamında CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı sonrasında yaşanan parti içi tartışmalara değinen Kılıç, bazı milletvekillerinin kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu'nu, bazılarının ise Özgür Özel'i desteklediğini hatırlattı. Kılıç, kurultaydaki tercihleri nedeniyle bazı milletvekillerinin parti içinde farklı görevlerden dışlandığını, basın ve medya alanında kendilerine yönelik kısıtlamalar uygulandığını ve uluslararası komisyonlardaki görevlerden çıkarıldıklarını öne sürdü. Yerel seçimlerde aday belirleme süreçlerinde de dışlandıklarını iddia eden Kılıç, Meclis'teki kürsü ve söz haklarının sınırlandırıldığını söyledi. Kılıç ayrıca yaklaşık 2-2,5 yıl boyunca sosyal medya üzerinden kendisi ve bazı milletvekili arkadaşlarının hedef alındığını, saldırıların aile üyelerine ve hayatını kaybetmiş aile büyüklerine kadar uzandığını ifade etti. "CHP'yi kendi iç tartışmalarımız üzerinden yıpratmak istemedik" diyen Kılıç, susmalarının yaşananları unuttukları anlamına gelmediğini söyledi. KURULTAY DAVASI VE PARTİ BİNALARINA İLİŞKİN İDDİALAR Bu arada 38'inci Olağan Kurultay'a ilişkin dava sürecine de değinen Kılıç, Kemal Kılıçdaroğlu'nun davada yer almadığını belirterek, parti içinde yaşanan bazı gelişmeleri eleştirdi. CHP milletvekillerinin genel merkeze alınmaması, parti binalarının duvarlarına yazılar yazılması ve il ve ilçe binalarındaki bazı eşyaların götürülmesine ilişkin görüntülerin açıklanması gerektiğini savunan Kılıç, parti binalarındaki masa, sandalye, bilgisayar, evrak ve diğer malzemelerin CHP örgütünün ortak emeğinin ürünü olduğunu söyleyen Kılıç, bu varlıkların kişisel tasarruf alanı olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Kılıç, siyasi mücadelede itirazların yapılabileceğini, yargı yollarına başvurulabileceğini ve eleştirilerin dile getirilebileceğini belirterek, partiye ait ortak mallara zarar verilmesinin siyasi mücadele kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu. Kılıç, açıklamasının sonunda CHP'ye ilişkin beklentisini, "Farklı düşüncenin cezalandırılmadığı, milletvekilinin kurultaydaki tercihi nedeniyle dışlanmadığı, siyasi eleştirinin ailelere hakaret, küfür edecek kadar uzanmadığı, bu linçin tamamen bittiği bir CHP istiyoruz." sözleriyle dile getirdi.

CHP’li Deniz Demir, Çocuk işçiliğine dikkat çekti. 2026’da en az 62 çocuk işçi hayatını kaybetti Haber

CHP’li Deniz Demir, Çocuk işçiliğine dikkat çekti. 2026’da en az 62 çocuk işçi hayatını kaybetti

CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, eğitim-öğretim yılının başladığı günlerde Türkiye’de çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasındaki derin eşitsizliğe dikkat çekti. Çocukların eğitim hakkı ve çocuk işçiliği sorunu Türkiye'nin gündemine taşıyan CHP'li Demir, 2026 yılı içinde şu ana kadar en az 62 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini, yalnızca ağustos ayında ise 15 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini söyledi. “ÇOCUKLAR SINIFTA OLMALI, İŞYERİNDE DEĞİL” Okulların açıldığı bir dönemde çocukların sınıflarda olması gerekirken, çocuk işçiliğinin hâlâ Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Demir, “Çocuklarımızın sınıflarında olması, kitaplarına kavuşması, arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve gelecekleri için eğitim alması gereken bir dönemdeyiz. Ancak Türkiye’nin gerçek gündemlerinden biri hâlâ çocuk işçiliği” ifadelerini kullandı. Çocuk işçiliğinin yalnızca birkaç münferit vakadan ibaret olmadığını dile getiren Demir, metal sanayi, inşaat ve ticaret başta olmak üzere çok sayıda işkolunda çocuk emeğinin kullanıldığını söyledi. Özellikle MESEM uygulamaları ve mevsimlik tarım işçiliği üzerinden çocukların sistematik biçimde çalışma hayatına çekildiğini savunan Demir, kırsal bölgelerde çocukların ağır koşullarda çalıştırıldığını ifade etti. “EĞİTİMDEN KOPMALARI NORMALLEŞTİREMEYİZ” Çocukların okuldan koparak çalışmaya başlamasının kabul edilemeyeceğini belirten Demir, devletin temel sorumluluğunun çocukları işgücüne katmak değil, eğitim hakkını güvence altına almak olduğunu vurguladı. CHP'li Demir, “Bir çocuğun ailesine ekonomik katkı sağlamak zorunda bırakılması, eğitim hakkından vazgeçmesi normalimiz olmamalı” dedi. Açıklamasında çocuk işçiliğine karşı kapsamlı bir mücadele programı çağrısı yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, mevsimlik tarım işçiliği, kayıt dışı çocuk emeği ve çocukları eğitimden koparan uygulamaların bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini söyledi. CHP'li Demir, “Çocukların yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalmadığı, eğitimden koparılmadığı ve işyerlerinde hayatını kaybetmediği bir düzen kurulmalı” ifadelerini kullandı.

Ümit Özdağ'dan Yavuz Ağıraloğlu ile 'erken seçim' yorumu: Baskın seçimi gizleme girişimi olabilir Haber

Ümit Özdağ'dan Yavuz Ağıraloğlu ile 'erken seçim' yorumu: Baskın seçimi gizleme girişimi olabilir

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu ile partisinin genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 1 saat 15 dakika süren görüşmenin ardından iki lider açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Özdağ, görüşmenin verimli geçtiğini belirterek, gündemdeki erken seçim tartışmaları, ekonomik kriz ve terörle mücadele başlıklarını ele aldıklarını söyledi. “ERKEN SEÇİM BASKIN SEÇİMİ GİZLEMEK İÇİN Mİ?” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın erken seçimle ilgili son açıklamalarını hatırlatan Özdağ, iktidar kanadından gelen farklı mesajların soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti. Prof. Dr. Özdağ, “Acaba bu bir baskın seçimi gizlemek için yapılan bir girişim mi, yoksa erken seçimi Cumhurbaşkanı yanlışlıkla mı ağzından kaçırdı?” sözleriyle tartışmaya dikkat çekti. Özdağ, Meclis’te kabul edildiğini öne sürdüğü “Çerçeve Yasa” üzerinden Abdullah Öcalan ve PKK mensuplarına af süreci başlatıldığını iddia etti. Bu sürecin anayasa değişiklikleriyle devam ettirilmek istendiğini savunan Özdağ, bu konuda Ağıralioğlu ile değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi. Ekonomik buhranı da gündeme taşıyan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türk siyasetinin bu tabloya yeterli tepki veremediğini ifade etti. SIRRI SAKIK’A SERT TEPKİ Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık’ın bazı yazılara ilişkin eleştirilerine de sert yanıt verdi. Sakık ve aynı siyasi çizgide yer alan isimlerin “provokatif açıklamalar” yaptığını savunan Prof. Dr. Özdağ, bu çıkışların Türkiye’yi tahrik etmeye dönük olduğunu öne sürdü. İktidar bloğunun bu açıklamalara sessiz kaldığını belirten Özdağ, AK Parti ve MHP’den tepki gelmemesini de eleştirdi. “İTTİFAK GÖRÜŞMESİ DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELELERİNİ KONUŞTUK” Bu arada basın mensuplarının iki parti arasında ittifak ihtimali olup olmadığı yönündeki sorusuna da yanıt veren Prof. Dr. Özdağ, görüşmenin siyasi ittifak amaçlı olmadığını söyledi. Türkiye’nin meselelerini konuştuklarını belirten Özdağ, basının görüşmeyi ittifak arayışı olarak yorumlamasını esprili bir dille değerlendirdi.

AK Parti'li Ensarioğlu'ndan Hakan Fidan'la ilgili sözlerine açıklama geldi. Haber

AK Parti'li Ensarioğlu'ndan Hakan Fidan'la ilgili sözlerine açıklama geldi.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a yönelik sözleriyle ilgili olarak, "Açıklamalarımın maksadı oldukça belirgin olduğu halde, üç gündür, bağlamından koparılarak bazı art niyetli çevreler tarafından sosyal medya mecralarında çarpıtıldığını esefle gözlemledim. Beyanlarım Sayın Dışişleri Bakanı'nın şahsına özel bir eleştiri taşımıyordu" dedi. Ensarioğlu, yayımladığı yazılı açıklamada, süreçle ilgili değerlendirmelerinin sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın siyasetlerinde herhangi bir çatışmanın söz konusu olmayacağını dile getirerek belirtti. Ensarioğlu, şunları belirtti: "Sözlerimin sonunda partimizin ve hükümetimizin politikalarını belirleyen iradenin Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi olduğunu, 'Buna karşı bir irade ortaya koyanın ya görevi bırakması gerekir ya da görevden alınır.' şeklindeki ifademin amacı ve maksadı gayet net olduğu halde üç gündür, bağlamı ve maksadı dışında, bazı art niyetli çevrelerin çeşitli sosyal medya mecralarında çarpıtarak yorumladıklarını üzüntüyle müşahede ettim. Benim düşünce ve açıklamalarım açık ve nettir. Söz konusu açıklamalarım, parti politikalarımızda Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi dışında, kimsenin çelişkili irade ortaya koyamayacağı ve AK Parti'de böyle bir şeyin mümkün olamayacağını kesin cümlelerle hatırlatmak adınaydı. Sayın Dışişleri Bakanı'nın özelde şahsına yönelik değildi." Konu nasıl gelişmişti ? Basın'a açıklamalarda bulunan Galip Ensarioğlu Cumhurbaşkanı ile hükümet içerisindeki bazı isimler arasında ‘süreç’ ve ‘Demokratik Suriye Güçleri’ konusunda çelişkilerin olduğunu söyledi. Bu değerlendirmelere katılıyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı vermişti: “Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade, Cumhurbaşkanı'nın iradesidir. Cumhurbaşkanı'nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır. Türkiye'nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı'nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz. Hakan Fidan'ın açıklamalarında Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu veya dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı söylenebilir; bunu kendi şahsi görüşüm olarak ifade ediyorum. Ancak neticede nihai politikayı Cumhurbaşkanı belirler ve son sözü o söyler.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.