Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pkk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz” Haber

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz”

Birleşmiş Milletler, TBMM'de kabul edilen çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımları desteklediklerini açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye'de Kürt sorununa ilişkin yürütülen çözüm sürecinde TBMM'den geçen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin barış sürecine yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi. Haq, Rûdaw'ın sorularını yanıtlarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımını değerlendirdi. BM'den çözüm sürecine destek mesajı Farhan Haq, Türkiye'de yürütülen sürecin gelişimine paralel olarak durumu değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti. Haq, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımlara ilişkin, “Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. BM'nin açıklaması, TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından uluslararası kuruluşlardan gelen ilk önemli değerlendirmelerden biri olarak öne çıktı. TBMM'de çözüm süreci yasası kabul edildi Ankara'daki gelişmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda çözüm sürecine ilişkin 12 maddelik yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Verilen bilgilere göre oylamaya 563 milletvekili katıldı. Tasarı 467 evet, 87 hayır ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasal düzenlemeyle birlikte Türkiye'de terörün sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik sürecin yeni bir aşamaya taşınması hedefleniyor. Sürecin yeni aşamasında gözler silah bırakma adımlarında Yasanın kabul edilmesinin ardından sürecin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar da gündeme gelmeye başladı. Paylaşılan bilgilere göre, sürecin önemli başlıklarından birini PKK'nin silah bırakmasına ilişkin 10 maddelik yol haritasıoluşturuyor. Söz konusu yol haritasının, silah bırakma sürecinin aşamalarını ve izlenecek yöntemi ortaya koyması bekleniyor. Ancak verilen kaynak metinde yol haritasının 10 maddesinin tamamına ilişkin ayrıntılar yer almıyor. BM süreci yakından takip ediyor Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Türkiye'deki gelişmenin yalnızca iç siyasette değil, uluslararası alanda da yakından takip edildiğini gösterdi. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq'ın açıklamasında özellikle barışın sağlanmasına yönelik adımların teşvik edildiği vurgulandı. Bununla birlikte BM'nin sürecin ilerleyişini aşamalara göre değerlendirmeye devam edeceği belirtildi. TBMM'de yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte bundan sonraki süreçte uygulama aşaması önem kazanacak. Özellikle silah bırakma, güvenlik, siyasi düzenlemelerin uygulanması ve toplumsal mutabakat başlıkları sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten Çerçeve Yasa Açıklaması: "PKK'nın Tamamen Sona Ermesi ve Silahların İmhası Şart"

TBMM'ye 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan çerçeve yasa teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin "Terörsüz Türkiye" hedefinin hukuki altyapısını oluşturmayı amaçladığını söyledi. Gürlek, teklifin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı'nın da katkı sunduğunu belirterek, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütüleceğini vurguladı. "Terör tehdidinin ortadan kaldırılması ortak sorumluluk" Adalet Bakanı Gürlek, hükümet tarafından "Terörsüz Türkiye" olarak ifade edilen sürecin milli bir devlet politikası olduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yıllar süren mücadelesi sonucunda terör örgütünün hareket alanının büyük ölçüde daraltıldığını ifade eden Gürlek, oluşan güven ortamının kalıcı hale getirilmesi için hukuki, sosyal ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini söyledi. Teklifin temel amacının toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, ortak aidiyet duygusunu artırmak ve terörün yeniden kullanılabileceği alanları ortadan kaldırmak olduğunu dile getirdi. Uygulama için PKK'nın tamamen sona ermesi şartı Akın Gürlek, kanun teklifinin uygulanabilmesi için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini açıkladı. Buna göre; PKK/KCK'nın fiili varlığının tamamen sona erdiğinin tespit edilmesi, Örgütün kontrolündeki tüm silah ve mühimmatın teslim edilmesi, Silahların geri dönülemeyecek şekilde imha edilmesi, gerekecek. Bu sürecin güvenlik kurumları tarafından açık ve kesin şekilde tespit edileceğini belirten Gürlek, tespitin ardından konunun Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edileceğini ve kararın Resmî Gazete'de yayımlanacağını ifade etti. TBMM'de izleme komisyonu oluşturulacak Teklif kapsamında sürecin takip edilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul oluşturulacağını aktaran Gürlek, TBMM bünyesinde kurulacak izleme komisyonunun da uygulamaları takip edeceğini söyledi. Meclis komisyonunun gerektiğinde tavsiye ve değerlendirmelerde bulunabileceğini belirten Gürlek, sürecin denetlenebilir ve hukuki çerçevede yürütüleceğini ifade etti. "Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetleri korunacak" Bakan Gürlek, kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri olan kapsam konusunda da açıklamalarda bulundu. Terör saldırısı talimatı veren kişiler ile güvenlik güçlerinin şehit edilmesinden sorumlu olanların düzenleme kapsamında yer almadığını vurgulayan Gürlek, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin gözetileceğini söyledi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Onların onurunu ve aziz hatıralarını incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyecektir. Süreç açık, denetlenebilir ve kanunda belirlenen hukuki şartlara bağlı olacaktır." "Kazanan Türkiye ve milletimiz olacak" Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin yalnızca Türkiye'nin iç güvenliği açısından değil, bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını savundu. Terörden arındırılmış bir Türkiye'nin daha güçlü ekonomi, yatırım ortamı ve kalkınma hedeflerine katkı sağlayacağını belirten Gürlek, bölgesel ticaret koridorları, enerji projeleri ve ulaştırma hatlarının güvenliğinin de güçleneceğini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Terörsüz Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ortak hedefidir. Bu hedef; daha güçlü bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi ve daha güçlü bir kalkınma anlamına gelmektedir." Teklif Meclis sürecinde değerlendirilecek "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM'deki komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi bekleniyor. Adalet Bakanı Gürlek, teklifin Türkiye'nin huzur ve güvenliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, hazırlanmasında katkı sunan siyasi partilere ve paydaşlara teşekkür etti.

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı Haber

Bahçeli’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin genel merkezinde MHP Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtladı. Türkiye’nin gelecek vizyonu, “Türkiye Yüzyılı” hedefleri ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, önemli mesajlar verdi. “Çerçeve yasaya tam destek verilmeli” Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yasa yapımının kritik bir noktaya geldiğini belirterek, meselenin siyasi tartışmaların üzerinde görülmesi gerektiğini ifade etti. Hazırlanacak çerçeve yasaya destek çağrısı yapan Bahçeli, toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir.” Bahçeli, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu anlayışın çatışma yerine uzlaşıyı, ayrışma yerine bütünleşmeyi esas alması gerektiğini belirtti. MHP lideri, “Çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu. TBMM Komisyonu raporunu tamamladı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuçalışmalarına da değindi. Komisyonun “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda toplumsal bütünleşme, milli dayanışma, kardeşlik, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü belirten Bahçeli, hazırlanan raporun önemli bir aşama olduğunu söyledi. Bahçeli, devlet politikası olarak nitelendirdiği sürecin sağlam bir hukuki zemine oturtulması gerektiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur” MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” politikasının gelecek nesillerin huzur ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu savundu. Bahçeli, sürecin dış müdahalelere kapalı, ortak akıl ve toplumsal mutabakat temelinde ilerlemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye, Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini ve bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır.” Bahçeli ayrıca bu politikanın bölgedeki istikrarsızlık süreçlerini sona erdirmeyi ve Türkiye’nin küresel konumunu güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. “Bu politika demokratikleşme iradesidir” Sürece yönelik eleştirilerde bulunanlara da tepki gösteren Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin demokratikleşme ve kardeşliği güçlendirme iradesi olduğunu söyledi. Bahçeli, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir.” Türkiye Yüzyılı’nın yeni başlıkları Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun dayanaklarından biri olarak enerji alanına dikkat çekti. Enerjide bağımsızlığın Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Bahçeli, Karadeniz’deki doğal gaz çalışmaları, petrol keşifleri ve uluslararası enerji faaliyetleriyle Türkiye’nin yalnızca bir enerji geçiş ülkesi olmaktan çıktığını söyledi. Bahçeli, “Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın altıncı dayanağı” Bahçeli, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun altıncı temel başlığının “Terörsüz Türkiye” olduğunu belirtti. Bu politikanın 22 Ekim 2024 tarihindeki grup konuşmasıyla başladığını hatırlatan Bahçeli, hedefin PKK’nın koşulsuz şekilde silah bırakması olduğunu söyledi. TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da bu doğrultuda çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Türk dünyası ve Turan vurgusu Bahçeli, Türkiye Yüzyılı vizyonunun diğer önemli başlıkları arasında Türk dünyası anlayışının bulunduğunu belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı, Türk stratejisi ve Türk dünyası jeopolitiği başlıklarına değinen Bahçeli, ortak hedeflerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Turan Koridoru”nun önemine dikkat çeken Bahçeli, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında devlet ve millet bütünlüğüyle Türk dünyası vizyonunun geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

MSB'den peş peşe kritik açıklamalar: Terörle mücadele, NATO ve YAŞ gündemi Haber

MSB'den peş peşe kritik açıklamalar: Terörle mücadele, NATO ve YAŞ gündemi

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Ankara'daki Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Gazi Fişek Fabrikası'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurt içi ve sınır ötesindeki faaliyetleri ile savunma sanayisindeki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantıda yaptığı açıklamada terörle mücadele operasyonlarının kararlılıkla sürdüğünü, hudut güvenliği çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ve savunma sanayisinde yeni yatırımlarla üretim kapasitesinin artırılacağını söyledi. MKE'nin üretim kapasitesi büyüyor Toplantının MKE Gazi Fişek Fabrikası'nda gerçekleştirilmesine dikkat çeken Aktürk, MKE'nin Türkiye'nin savunma sanayisindeki en stratejik kuruluşlardan biri olduğunu belirtti. Aktürk, MKE'nin 2023-2027 dönemini kapsayan 1,5 milyar dolarlık yatırım programı kapsamında üretim hatlarını modernize edeceğini, Kırıkkale, Samsun ve Kırşehir'de kurulacak yeni tesislerle kritik silah, mühimmat ve kimyasal üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılacağını ifade etti. Son bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu Terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu açıkladı. Harekât bölgelerinde mayın, el yapımı patlayıcı, mağara, sığınak ve barınaklara yönelik tespit ve imha çalışmalarının da kesintisiz sürdüğü bildirildi. Hudutlarda 468 kişi yakalandı MSB verilerine göre son bir haftada yasa dışı yollarla Türkiye sınırlarını geçmeye çalışan 468 kişi yakalandı, 1.102 kişi ise sınırı geçemeden engellendi. Yakalanan kişilerden 4'ünün terör örgütü mensubu olduğu belirtildi. Bakanlık verilerine göre yılbaşından bu yana: Yakalanan kişi sayısı: 6 bin 953 Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı: 43 bin 878 olarak açıklandı. YAŞ gelecek hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplanacak Toplantıda, 2026 Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) takvimi de açıklandı. Tuğamiral Aktürk, YAŞ toplantısının gelecek hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirileceğini belirterek, kararların Cumhurbaşkanı'nın onayının ardından kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi. Türkiye NATO görevini Portekiz'den devralıyor MSB, Türkiye'nin NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevini 31 Temmuz itibarıyla Portekiz'den devralacağını açıkladı. Bu kapsamda: Estonya'daki Amari Hava Üssü'ne 5 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırıldı. Türk personelinin bölgeye intikali tamamlandı. Görev 1 Ağustos-30 Kasım 2026 tarihleri arasında devam edecek. Türk unsurları Baltık hava sahasının güvenliği için 7 gün 24 saat görev yapacak. KKTC mesajı: İki devletli çözüm vurgusu MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türkiye'nin Kıbrıs politikasını yineledi. Açıklamada, Ada'da kalıcı çözümün ancak egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözüm modeliyle mümkün olduğu ifade edildi. İsrail'e uluslararası hukuk çağrısı Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Bakanlık, İsrail'in Lübnan ve Filistin'e yönelik saldırılarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığını belirtti. MSB, İsrail'in uluslararası hukuk ve ateşkes hükümlerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, bölgesel barışı zedeleyen adımlardan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Türkiye-Irak güvenlik iş birliği güçleniyor Bakanlık ayrıca Türkiye ile Irak arasında son yıllarda geliştirilen güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğinin terörle mücadelede önemli katkılar sağladığını açıkladı. Açıklamada; Ortak güvenlik mekanizmalarının etkin şekilde çalıştığı, Sınır güvenliği konusunda koordinasyonun sürdüğü, Savunma sanayii alanındaki iş birliğinin geliştirildiği, Bu iş birliğinin Irak Türkmenlerinin güvenliği açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten Barış Süreci Düzenlemesi Açıklaması: "Genel Af Yok"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, barış süreci kapsamında hazırlanan yasal düzenlemeye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, üzerinde çalışılan paketin 15 maddeden oluştuğunu belirterek, düzenlemede genel af veya kişiye özel herhangi bir hüküm bulunmadığını söyledi. Bir televizyon programına katılan Bakan Gürlek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunurken barış süreci kapsamında hazırlanan düzenlemenin kapsamına da değindi. Sürecin önemli bir aşamaya geldiğini ifade eden Gürlek, hazırlanan metnin öncelikle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, ardından Genel Kurul'da ele alınmasının planlandığını belirtti. "Genel Afla İlgili Bir Çalışma Yok" Adalet Bakanlığı'nın sürece teknik destek sunduğunu ancak son kararın TBMM'nin yetkisinde olduğunu vurgulayan Gürlek, genel af iddialarına ilişkin net mesaj verdi. Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Bu pakette genel af düzenlemesi yok, şahsa özgü bir düzenleme yok. Şu anda genel afla ilgili bir çalışma bulunmuyor. Mevcut pakette yalnızca PKK mensuplarına ilişkin bir düzenleme var. Takdir Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir." Bakan Gürlek'in açıklamaları, kamuoyunda son dönemde tartışılan olası af düzenlemelerine ilişkin soru işaretlerine yanıt olarak değerlendirildi. Rojin Kabaiş Soruşturmasında Yeni Gelişmeler Programda Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin devam eden soruşturmaya da değinen Gürlek, dosyada önemli deliller üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişiden DNA örneği alındığını belirten Gürlek, Kabaiş'in cep telefonunun inceleme amacıyla Çin'e gönderildiğini ancak cihazın henüz açılamadığını söyledi. Telefonun açılması için yeni bir teknik ekip oluşturulduğunu ifade eden Gürlek, HTS kayıtları ve daraltılmış baz istasyonu çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Gürlek, "Rojin Kabaiş soruşturmasında DNA eşleştirme sonuçlarını bekliyoruz. Cep telefonu önemli bir delil. Özel bir ekip kurduk. Yakın zamanda olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum." dedi. 680 Civarında Faili Meçhul Dosya İnceleniyor Adalet Bakanı, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu belirten Gürlek, bu birimin doğrudan soruşturma yürütmediğini, mevcut dosyaları inceleyerek cumhuriyet başsavcılıklarına teknik ve hukuki destek sağladığını ifade etti. Birim tarafından yaklaşık 680 dosyanın incelendiğini açıklayan Gürlek, bugüne kadar 28 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını söyledi. Gürlek, bazı dosyaların üzerinden 20-25 yıl geçmiş olmasına rağmen çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Devlet mutlaka bunun hesabını sorar. O dönemde ortaya çıkmamış olabilir ancak bunları yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek ayrıca birimin Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerine ilişkin dosyaları da incelediğini açıkladı. Haluk Levent Hakkındaki Soruşturma Açıklaması Programda AHBAP Derneği'ne yönelik soruşturmayla ilgili de açıklamalarda bulunan Gürlek, sürecin Şile Belediyesi soruşturmasında gözaltına alınan bazı kişilerin hesap hareketlerinin incelenmesi sırasında başladığını söyledi. Gürlek, incelemelerde AHBAP Derneği ve Haluk Levent ile bazı kişiler arasındaki para hareketlerinin tespit edildiğini öne sürdü. MASAK raporlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerin savcılık tarafından değerlendirildiğini belirtti. Bakan Gürlek, Haluk Levent'in yurt dışına çıkış yasağını öğrendiği sırada yaşanan gelişmelere ilişkin de iddialarda bulundu. Levent'in 12 Temmuz'da yurt dışına çıkmak istediği sırada yasağı öğrendiğini ve ardından telefon sinyalinin kesildiğini ifade eden Gürlek, savcıların bunu kaçma girişimi olarak değerlendirdiğini söyledi. Gürlek, Levent'in İzmir'e gitmeyi ve buradan tekneyle Yunan adalarına geçmeyi düşündüğünün değerlendirildiğini belirtti. Soruşturma kapsamında adı geçen bazı kişiler hakkında adli işlemlerin sürdüğünü de aktardı. Soruşturmalar ve Meclis Süreci Takip Ediliyor Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, hem barış süreci kapsamında hazırlanacak yasal düzenleme hem de devam eden önemli soruşturmalar açısından dikkat çekti. TBMM'ye sunulması beklenen düzenlemenin kapsamı ve içeriği, Meclis'teki görüşmelerin ardından netlik kazanacak. Öte yandan Rojin Kabaiş soruşturması, faili meçhul dosyalar ve AHBAP soruşturmasına ilişkin süreçlerin de ilgili kurumlar tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

Dervişoğlu’ndan Bahçeli'ye sert tepki: "Sen içimizdeki İrlandalısın!" Haber

Dervişoğlu’ndan Bahçeli'ye sert tepki: "Sen içimizdeki İrlandalısın!"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada iktidarın güvenlik politikaları, yeni anayasa tartışmaları ve ekonomi yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” söylemini hedef alan Dervişoğlu, Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek, “Terör hükümlüsü katile memuriyet vereceklermiş. Hükümlüye vasi atanır. Bunlar terör hükümlüsünü kendilerine vasi atıyor” ifadelerini kullandı. PKK’nın kendisini feshedemeyeceğini savunan Dervişoğlu, “Bu katiller sürüsünü Türk askeri ve Türk polisi tasfiye eder” dedi. Konuşmasında Devlet Bahçeli’yi de eleştiren Dervişoğlu, “Bir tarafta Bahçeli İmralı’ya statü arıyor, diğer tarafta yeni anayasa tartışmaları yürütülüyor” ifadelerini kullanarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bu süreçlerin bağlantılı olup olmadığını sordu. "SEN İÇİMİZDEKİ İRLANDILISIN" Kuzey İrlanda örnekleri üzerinden yapılan değerlendirmelere de tepki gösteren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Anadolu bir ada değildir. Kürtler İrlandalı değildir. Ama bir şey artık tescillidir ki, sen içimizdeki İrlandalısın” dedi., Sen içimizdeki İrlandalısın! pic.twitter.com/wv15IPnbzy — İYİ Parti (@iyiparti) May 20, 2026 Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin de net mesaj veren Dervişoğlu, “Üniter devleti tartıştırmam, anayasanın ilk dört maddesini tartıştırmam” diyerek Cumhuriyet’in temel ilkelerinden taviz vermeyeceklerini söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, vatandaşın geçim sıkıntısı yaşadığını belirterek, “Millet ekmek derdindeyken iktidar koltuk hesabı yapıyor” ifadelerini kullandı. Emekliler, gençler, çiftçiler ve esnafın ekonomik baskı altında olduğunu savunan Dervişoğlu, parlamenter sisteme dönüş çağrısını yineledi. Muhalefet partilerine de mesaj veren Dervişoğlu, “Her eleştirene AK Partili diyerek siyaset kurulamaz” diyerek ortak mücadele vurgusu yaptı.

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız Haber

Ümit Özdağ: Barış istiyorsanız savaşa hazır olacaksınız

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, Kayseri’de düzenlenen iftar programında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Konuşmasında ekonomik koşullara değinen Özdağ, “Bir Ramazan sofrasında bir arada olduk. İftarımızı yaptık. Aslında Ramazanların Ramazan, bayramların bayram gibi ne yazık ki kutlanamadığı bir dönemden geçiyoruz. Ramazan sabır ayı, kanaat ayı, şükür ayı ama ne yazık ki milletimizin çok geniş kesimleri Ramazan dışındaki 11 ayda da oruç tutmaya zorlanıyorlar. İnsanlar açlıkla boğuşuyor. Esnafın nabzını tuttuğunuz zaman ekonominin de nabzını tutuyorsunuz. Her yerde esnaf geçen senelere göre işlerin yüzde 50 düştüğünü söylüyor. Yüzde 50 bu sene ondan önceki seneye göre daha büyük düşüş. Hem karda düşüş hem ciroda düşüş” dedi. Türkiye'nin zengin bir ülke olduğu ama Türk halkının fakir olduğunu belirten Özdağ, "Çünkü kaynaklar adil bir şekilde dağıtılmıyor. Bu adaletsizlik her geçen gün artarken sadece ekonomik adaletsizlik değil mahkemelerde de adaletsizlik her geçen gün daha fazla artıyor. İşte bakın bunun Türk siyasetindeki en somut örneği benim. Benim dışımda insanlar da var. Yani adaletsizlik sadece ekonomide yok. Devlette de adaletsizlik var. Hukukta da adaletsizlik var. Onun için biz bu mübarek Ramazan'da adalet ve kul hakkının yenmemesi mücadelesini veriyoruz, vermeye devam edeceğiz” diye konuştu. Özdağ ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde hazırlandığını söylediği bir rapora dikkat çekerek "Türkiye Büyük Millet Meclisi Öcalan Komisyonu bir rapor hazırladı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki partilerden anayasanın 66. maddesini değiştirip Türk kimliğini çıkartmasını PKK'ya özel bir af düzenlemesi yapmasını Türkiye'nin Türk milleti değil, Türk, Kürt, Arap sentezi olduğunu ifade ederek bunun düzenlemesinin yapılmasını talep etti. O koca raporda bir defa Türk Milleti ismi geçmiyordu. Yine o raporun çıkmasının hemen sonrasında Devlet Bahçeli ve Dem Eş Başkanı Abdullah Öcalan denilen narkoterörist katil için özel statü istediler." ifadelerini kullandı. Bölgesel gelişmelere de değinen Özdağ, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını takip ettiklerini belirterek İran’ın toprak bütünlüğünün korunmasının Türkiye açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Özdağ, hava savunma sistemleri, füze teknolojileri ve savunma sanayii alanında yapılması gereken çalışmalara ilişkin görüşlerini paylaştı.

Dervişoğlu: Türk milleti bir bütündür, bölünemez Haber

Dervişoğlu: Türk milleti bir bütündür, bölünemez

İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin Afyonkarahisar’da düzenlenen iftar programına katılarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın açıklamasına dair Dervişoğlu, “Yapmış oldukları mücadelenin müzakere güçlerini ortaya koyduğunu ifade ediyor. Yani İmralı’daki cani, yaptıkları müzakereye bağlı olarak örgütünün ne kadar güçlü hale geldiğini kamuoyuyla paylaşıyor. Buradan çıkan sonuç şudur; en başından itibaren pazarlık yok diyorlar ya, Abdullah Öcalan itiraf etmiş işte. Müzakereden bahsediyor. Kim ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına canilerle müzakere ve pazarlık masasına oturmuştur, o bunun bedelini mutlak suretle ödeyecektir.” dedi. Dervişoğlu, Anadolu irfanının her şeyin üzerinde olduğunu bildiğini belirterek, “Ben bu büyük milletin; sağcısı solcusuyla, Alevi’siyle Sünni’siyle, doğulusu batılısı, kuzeylisi güneylisiyle birliği ve beraberliği arzuladığını biliyorum. Birlik ve beraberlik için her türlü fedakarlığı yapma iradesi sergileyeceğine de yürekten inanıyorum. O sebepten dolayı; ‘PKK eşittir Öcalan, o da eşittir Kürtler’ denklemi üzerinden toplumsal bir yarılmayı yaşama geçirerek, Türkiye’yi böleceklerini zannedenlere de söylüyorum. Türk milleti bir bütündür, bölünemez. Onun diliyle, onun tanımıyla uğraşılmaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. Bu gerçeği hiç kimse değiştiremez.” şeklinde konuştu. Dervişoğlu, “Türkiye'nin birliği, dirliği, beraberliği için inandıklarımıza inanan ve hassasiyetlerimizi önemseyen insanlarla elbette ki konuşuruz. Ama buradan söylüyorum; İYİ Parti ve Müsavat Dervişoğlu hiç kimsenin vagonu olmayacaktır” diye ekledi.

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz. Haber

Ümit Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir, Buna izin vermeyiz.

Ümit Özdağ'ın konuşmasındaki satırbaşları şöyle ; Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun. Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz. Değerli Antalyalılar, Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı. Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor. Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey. Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor. Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur. Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz. Değerli Antalyalılar, değerli Zafer Partililer, Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi, ‘Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım’ diyorlar. Demek ki Öcalan’ın İmralı’daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nu çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor. Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.