Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Petrol

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Değişen Küresel Manzarada Enerji Güvenliği: Bağlantısallık ve İş Birliği” temasıyla düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuştu. Zirvede Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya geniş bir coğrafyadan temsilcileri Türkiye’de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, etkinliğin ülkeler arası iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti. “TÜRKİYE ENERJİ KÖPRÜSÜ KONUMUNDA” Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Erdoğan, ülkenin enerji kaynaklarına sahip bölgeler ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan ülkeler arasında güçlü bir köprü olduğunu söyledi. Enerjinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda milli güvenlik ve bölgesel istikrarın da merkezinde yer aldığını belirten Erdoğan, petrol ve doğal gazın stratejik önemini koruduğunu ifade etti. Konuşmasında Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgesel gerilimlere değinen Erdoğan, bu süreçlerin enerji arz güvenliğini doğrudan etkilediğini ve fiyatlarda ciddi artışlara yol açtığını dile getirdi. Türkiye’nin diplomasi ve diyalog odaklı politikalarla krizlerin dışında kalmaya çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı, ülkenin güvenilir bir enerji ortağı haline geldiğini söyledi. “DOĞAL GAZ KAPASİTESİ 5 KAT ARTTI” Enerji alanındaki yatırımlara da değinen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin doğal gaz giriş kapasitesinin 90 milyon metreküpten 495 milyon metreküpe yükseldiğini açıkladı. Türkiye’nin 39 ülkeden 50’den fazla şirketle doğal gaz tedarik eden büyük bir enerji altyapısına sahip olduğunu ifade etti. Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin günlük 9,5 milyon metreküpe ulaştığını belirten Erdoğan, yeni yatırımlarla bu rakamın artırılacağını söyledi. Şırnak Gabar’daki petrol keşfine de değinen Cumhurbaşkanı, buradaki üretimin Türkiye’nin enerji arz güvenliğine önemli katkı sağladığını ifade etti. Enerji, madencilik ve kritik mineraller alanında Türkiye’nin önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin artık bu alanlarda “oyun kurucu” bir aktör olduğunu söyledi. Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çeken Erdoğan, “Enerjide tam bağımsızlık Türkiye’nin Kızılelma’sıdır” ifadelerini kullandı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Zirve sonunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a merhum hattat Hasan Çelebi’nin kaleme aldığı bir eser takdim etti.

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor Haber

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor

Vladimir Putin, ülkesi ile Çin'in uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynadığını belirterek, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Xinhua'nın haberine göre, iki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi. Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı. Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Uluslararası ortamın hızlı değişimlerden geçtiğine ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı. Şi’den Ortadoğu'da çatışmaların durdurulması çağrısı ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve Ortadoğu savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta, derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi. Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. “Rusya-Çin ilişkileri yüksek bir seviyeye ulaştı” Rus lider Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı. Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" şeklinde konuştu. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. "Çok kutuplu dünya oluştu” Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu. Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti. ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi. Rus lider, Çinli mevkidaşını gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti. Ortak basın toplantısı düzenlediler Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ile Çin'in ödemeleri ulusal para birimlerinde yaptıklarına dikkati çeken Putin, Çin ile dış etkenlerden ve küresel piyasalardaki olumsuz eğilimlerden korunan istikrarlı ticari sistem kurduklarını söyledi. Putin, Rusya ile Çin'in enerji alanında yoğun işbirliği yaptıklarını dile getirerek, "Ülkemiz, Çin'e petrol, sıvılaştırılmış gaz dahil doğal gaz ve kömür tedarik eden en büyük ihracatçılardan biri. Hızla büyüyen Çin pazarına söz konusu kaynakların kesintisiz tedarikini güvenilir şekilde sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu. Rus Devlet Enerji Kuruluşu Rosatom'un Çin pazarında başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Tianwan Nükleer Güç Santrali (NGS) ve Xudabao Nükleer Santrali'nde Rus tasarımlı enerji ünitelerinin inşasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. Çin ile yeşil teknolojilerin entegre edilmesini gerektiren kritik elementler ve metaller alanındaki ortaklığın güçlendirilmesine de odaklandıklarını belirten Putin, Rusya ile Çin'in demir dışı metalurji, kimya, kağıt, biyoteknoloji, ilaç, uçak üretimi ve uzayın keşfedilmesi gibi alanlarında ortak projeler uyguladıklarını dile getirdi. Lojistik bağlantılarının geliştirilmesi konusunda da işbirliği yaptıklarını anlatan Putin, Rusya'nın doğu yönünde demir yollarını iyileştirdiklerine işaret etti. Çin ile turizm alanındaki işbirliğinin de geliştiğinin altını çizen Putin, vizesiz seyahat uygulamasının bunu teşvik ettiğine dikkati çekti. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. “Rusya ve Çin bağımsız siyaset izliyor" Vladimir Putin, Şi ile kabul ettikleri ortak bildiride, Rusya ve Çin'in uluslararası meselelere ilişkin ilkeli tutumlarının yer aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Rusya ve Çin, bağımsız siyaset izliyor, stratejik ortaklık kapsamında hareket ediyor, uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynuyor. Barış ve refah için birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Moskova ve Pekin, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın korunmasından yana tavır sergiliyor." Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve diğer uluslararası platformlarda etkileşimde olduklarını dile getiren Putin, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Putin, Çinli mevkidaşı Şi ile yaptıkları görüşmenin ikili ilişkileri geliştireceği umudunu paylaştı.

Trump: Xi, İran’a askeri yardım yapılmayacağını söyledi Haber

Trump: Xi, İran’a askeri yardım yapılmayacağını söyledi

Trump’ın Çin ziyareti kapsamında gerçekleşen görüşmede tarafların üzerinde uzlaştığı en önemli başlıklardan birinin Hürmüz Boğazı olduğu bildirildi. Beyaz Saray’ın açıklamasına göre Washington ve Pekin, boğazın açık tutulması konusunda mutabakata vardı. İran’a yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı ise Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazı’ndaki yeni yönetim protokollerinin ardından bazı Çin gemilerinin geçişine izin verdiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları da 13 Mayıs akşamından bu yana yaklaşık 30 geminin İran’ın izniyle Hürmüz’den geçtiğini açıkladı. “Xi, Hürmüz için yardım teklif etti” Trump, basına yaptığı açıklamada Çin lideri Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda yardım teklif ettiğini söyledi. ABD Başkanı, “Xi bana İran’a askeri yardım yapmayacaklarını söyledi” ifadelerini kullandı. “İran’ın uranyumunu almayı tercih ederim” Trump, İran konusunda “çok fazla sabırlı olmayacağını” belirterek Tahran yönetimine yönelik sert mesajlarını yineledi. İran’ın zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin konuşan Trump, “Uranyum gömülebilir ama ben onu almayı tercih ederim” dedi. Trump ayrıca bunun bir “halkla ilişkiler başarısı” olacağını savundu. Çin’den Boeing’e 200 uçak siparişi Trump, Çin’in ABD’li uçak üreticisi Boeing’e 200 yeni uçak siparişi verdiğini de açıkladı. Bu anlaşmanın büyük istihdam yaratacağını belirten Trump, “Boeing 150 uçak bekliyordu ancak sipariş sayısı 200’e çıktı” dedi. Trump ayrıca Çin’in aşamalı olarak ticarete açılmaya hazırlandığını ve ABD’den daha fazla tarım ürünü ile petrol satın alacağını söyledi. Trump ve Xi Çin Komünist Partisi merkezini gezdi Trump ve Xi Cinping, görüşmeler kapsamında Çin Komünist Partisi’nin merkezi olarak bilinen bölgede bir araya geldi. İki lider resmi salonda düzenlenen çay seremonisine katıldıktan sonra öğle yemeğine geçti. Trump burada yaptığı açıklamada, “İran’da başkalarının çözemediği çok sayıda sorunu çözdük. İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz, boğazların açık kalmasını istiyoruz” dedi. “Xi beni tebrik etti” Trump, ziyaretin son gününde Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda da Xi Cinping’in kendisini başarılarından dolayı tebrik ettiğini öne sürdü. Trump, Xi’nin geçmişte ABD’yi gerileyen bir ülke olarak değerlendirdiğini ancak mevcut yönetim döneminde ülkenin yeniden yükselişe geçtiğini savundu. ABD ekonomisinin güçlendiğini, yatırımların arttığını ve ordunun dünyanın en güçlü ordusu olduğunu söyleyen Trump, “Başkan Xi, kısa sürede elde edilen başarılar nedeniyle beni tebrik etti” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Çin ile ilişkilerin daha güçlü hale geleceğini umduğunu belirtti. Trump: Çin Devlet Başkanı, İran meselesinde arabuluculuk yapmaya hazır ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in, İran'la anlaşma ve Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda yardımcı olmaya hazır olduğunu söylediğini bildirdi. Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, Fox News kanalından Sean Hannity'ye verdiği röportajda, Şi ile görüşmesini değerlendirdi. Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin, hem İran'la anlaşmanın sağlanması hem de Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin yeniden başlamasını umduğunu söylediğini aktardı. ABD Başkanı, "Devlet Başkanı Şi, (İran'la) bir anlaşma yapılmasını istiyor. Kendisi bir teklifte de bulundu, 'Eğer herhangi bir şekilde yardımcı olabilirsem, yardımcı olmak isterim.' dedi. Kendisi, Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını istiyor, bu kadar çok petrol satın alan herkesin onlarla (İranlılarla) bir tür ilişkisi olduğu açıktır ancak o, herhangi bir şekilde yardımcı olabilirse olmak istediğini belirtti" ifadelerini kullandı.

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı Haber

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı

ABD Hazine Bakanlığı, İran ve Rusya’dan deniz yoluyla sevk edilen petrol ürünlerine yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 gün süreyle uzatıldığını açıkladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Senatosu Ödenekler Alt Komitesi’ndeki bütçe oturumunda yaptığı açıklamada, kararın Orta Doğu’daki son gelişmelerin Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini aksatmasıyla petrol kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalan ülkelerden gelen talepler üzerine alındığını belirtti. Bessent, söz konusu taleplerin geçtiğimiz hafta düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları sırasında yaklaşık 10 ülkenin maliye yetkililerinden geldiğini belirtti. Bakan Bessent ayrıca Tahran yönetiminin yaptırım muafiyetlerinden 14 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği yönündeki iddiaları yalanladı ancak, duruma ilişkin herhangi bir detay vermedi. İlave muafiyet düşünmediklerini söylemişti Söz konusu gelişme, ABD’nin ilave yaptırım muafiyetleri uygulamayı düşünmediğine yönelik açıklamalar ardından yaşandı. ABD Hazine Bakanı, 15 Nisan tarihinde Beyaz Saray’da düzenlenen bir basın toplantısında piyasaya daha fazla petrol tedariki için ilave yaptırım muafiyeti düşünüp düşünmediklerine yönelik bir soru almıştı. Bessent bu soruya cevabında, "Rus petrolü için genel lisansı yenilemeyeceğiz. İran petrolü için genel lisansı da yenilemeyeceğiz. Bu, 11 Mart’tan önce denizde olan petrole ilişkindi. Dolayısıyla, bunların hepsi kullanıldı" demişti.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel,  ABD'yi uyardı. Haber

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'yi uyardı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Küba'yı bir şekilde ele geçirme" planlarına ilişkin son açıklamalarına karşılık olarak, bu sözleri saldırgan ve tarihe saygısızlık olarak nitelendirdi. Küba'nın barışsever bir millet olduğunu ancak asla tehdit altında kalmasına veya saldırgan planlar karşısında pasifleşmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Ayrıca, 60 yıldan fazla süren abluka karşısında Küba halkının gösterdiği direnci övdü. Ayrıca, iki ülke arasındaki umut vadeden tıbbi işbirliği örneklerini de açıkladı; bunlar arasında saygın bir Amerikan tesisinde Küba akciğer kanseri aşısının klinik denemelerinin yapılması veya Amerikalı Alzheimer hastalarının Küba ilaçlarıyla tedavi edilmesi yer alıyor. Giderek kötüleşen enerji durumuyla ilgili olarak, Rusya'dan insani yardım amacıyla gelen petrol tankerlerinin önemli olduğunu ancak ülkenin aylık ihtiyacının yalnızca üçte birini karşıladığını kabul etti. ABD'nin uyguladığı yıkıcı enerji ablukasının ortasında Küba, yerli ham petrol üretimini artırarak, ağır petrolü rafine etmek için bilimsel ve teknolojik gelişmeleri uygulayarak ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Küba lideri, ABD yönetimiyle bir anlaşmaya varılması olasılığına ilişkin olarak, diyaloğun mümkün ancak son derece zor olduğunu belirtti. Küba'nın her zaman saygı, eşitlik ve birbirlerinin iç işlerine karışmama temelinde medeni komşuluk ilişkileri kurmaya hazır olduğunu vurguladı.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.