Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Pekin

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Pekin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pekin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı Haber

Çin-Japonya ilişkilerinde gerilim: Wang Yi’den Tokyo’ya “Tayvan” ve tarih mesajı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ile Pekin’de gerçekleştirdiği görüşmede, Çin-Japonya ilişkilerindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Wang, Japonya’nın Tayvan konusundaki tutumunu düzeltmesi ve tarihsel meselelerde daha dikkatli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini savundu. Wang Yi’den Japonya’ya tarih ve Tayvan mesajı Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Wang Yi, başkent Pekin’de Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya’yı kabul etti. Görüşmede bu yılın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularının yargılandığı Tokyo Duruşmaları’nın başlamasının 80’inci yılı olduğuna dikkat çeken Wang, Japonya’nın geçmişten ders çıkarması gerektiğini söyledi. Wang, Japonya’nın savaş sonrası “Barış Anayasası”na meydan okumaması ve saldırganlık geçmişine ilişkin yaklaşımını değiştirmemesi gerektiğini belirterek, Tokyo yönetiminin Tayvan konusunda bazı açıklama ve adımlarını düzeltmesi çağrısında bulundu. Ayrıca Japonya’nın Çin’e ilişkin “objektif ve akılcı” bir anlayış geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Çin-Japonya ilişkileri yeniden normalleşmeli” Wang Yi, gelecek yıl Çin ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesinin 55’inci yılının kutlanacağını hatırlattı. İki ülke ilişkilerinin yeniden ciddi bir durumla karşı karşıya olduğunu belirten Wang, ilişkilerin yeniden normalleşmesi gerektiğini söyledi. Wang ayrıca Japonya’daki dostane ilişkileri savunan çevrelerin iki ülke arasındaki geleneksel bağların sürdürülmesine katkı sağlamasını umduğunu dile getirdi. Iwaya: İlişkilerin mevcut durumu endişe verici Japonya Uluslararası Ticareti Teşvik Birliği Başkanı Takeshi Iwaya ise Çin-Japonya ilişkilerinin mevcut durumundan duyduğu endişeyi dile getirdi. Iwaya, derneğin eski başkanı Yohei Kono’nun yaklaşımını sürdürerek iki ülke ilişkilerinin daha önce kabul edilen dört siyasi belgenin ortaya koyduğu hedef ve temel çizgiye dönmesini destekleyeceklerini belirtti. Japonya’nın geçmişten çıkarılan dersleri unutmaması gerektiğini söyleyen Iwaya, siyasetçilerin ülkenin yönünü doğru belirlemesi ve barışçıl kalkınma çizgisinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. İki ülke arasında hassas başlıklar öne çıkıyor Görüşmede tarih, Tayvan ve iki ülke ilişkilerinin siyasi temelleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Çin tarafı, Japonya’nın Tayvan konusundaki açıklamalarının ilişkiler açısından önem taşıdığını vurgularken, Japon tarafı ise Çin-Japonya ilişkilerinin daha önce üzerinde mutabık kalınan siyasi belgelerdeki çerçeveye dönmesi gerektiğini savundu. Tarafların açıklamaları, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde tarih ve Tayvan konularının önemini koruduğunu gösterdi.

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da Haber

Trump’tan Xi Jinping’e kırmızı halılı karşılama: Çin Devlet Başkanı Xi Jinping 3 Yıl sonra Amerika’da

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, eşi Peng Liyuan ile birlikte ABD’ye geldi. Xi ve Peng, Joint Base Andrews Hava Üssü’nde ABD Başkanı Donald Trump ve eşi Melania Trump tarafından karşılandı. Kırmızı halının serildiği törende ABD askeri onur kıtası yerini alırken, askeri bando iki ülkenin milli marşlarını çaldı. Tören sırasında top atışı yapılırken B-1 bombardıman uçakları da üssün üzerinden uçuş gerçekleştirdi. Xi’nin ziyareti, Çin liderinin yaklaşık üç yıl sonra ABD’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret ve 2015’ten bu yana bir Çin devlet başkanının ABD’ye yaptığı ilk devlet ziyareti olarak kayda geçti. 11 yıl sonra bir ilk ABD başkanlarının yabancı liderleri çoğunlukla Beyaz Saray’da karşılaması nedeniyle Trump’ın Xi’yi Joint Base Andrews’te bizzat karşılaması dikkat çekti. Reuters kaynaklı haberlere göre bu karşılama, 2015’te dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın Papa Francis’i aynı üste karşılamasından bu yana bir ABD başkanının yabancı bir lideri Joint Base Andrews’te karşılamasına yönelik ilk örnek oldu. Xi: “Çin ve ABD ortak olmalı” Xi Jinping, karşılama töreninin ardından yaptığı yazılı açıklamada Çin ile ABD’nin rakipler yerine ortaklar olması gerektiğini belirtti. İki ülkenin çıkarlarının birbirine bağlı olduğunu ifade eden Xi, Çin’in ulusal yeniden canlanma hedefi ile Trump’ın “ABD’yi yeniden büyük yapma” söyleminin birbirini tamamlayabileceğini savundu. Xi ayrıca iki ülkenin iş birliğini temel alan, farklılıkların yönetilebildiği ve istikrarın korunduğu bir ilişki geliştirmesi gerektiğini söyledi. Xi, ABD ziyaretinin verimli geçmesini umduğunu ve iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin geliştirilmesini beklediğini ifade etti. Trump ve Xi Beyaz Saray’da görüşecek Trump ile Xi’nin bugün Beyaz Saray’da bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmelerin gündeminde ticaret ve gümrük tarifelerinin yanı sıra teknoloji, yapay zeka, Tayvan, İran, nadir toprak elementleri ve askeri iletişim kanallarının geliştirilmesi gibi başlıkların bulunması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret ilişkilerinin yanı sıra Çin’in ABD'den tarım ürünleri ve Boeing uçakları satın almasına yönelik taahhütleri ile teknoloji ve kritik mineraller konularının da görüşmelerde ele alınması bekleniyor. Ticaret ateşkesi 10 Ocak 2027’ye uzatıldı ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Xi’nin Washington ziyareti öncesinde Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin “Busan Anlaşması” olarak adlandırılan ticaret ateşkesini uzatma konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı. Bessent’in açıklamasına göre 10 Kasım 2026’da sona ermesi planlanan mevcut düzenleme 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Böylece Washington ve Pekin, daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma için görüşmelerini sürdürme imkanı elde etti. Ticaret ateşkesinin uzatılması, iki ülke arasındaki tarife geriliminin kısa vadede yeniden tırmanmasını önlerken, tarafların ticaret, teknoloji ve kritik mineraller gibi başlıklardaki müzakerelerini sürdürmesine imkan tanıyor.

Noul Tayfunu Çin'in Güneyini Vurdu: 20.000'den Fazla Kişi Tahliye Edildi, Ulaşım Durma Noktasına Geldi Haber

Noul Tayfunu Çin'in Güneyini Vurdu: 20.000'den Fazla Kişi Tahliye Edildi, Ulaşım Durma Noktasına Geldi

Çin'in güney kıyıları, Noul Tayfunu'nun etkisiyle alarm durumuna geçti. Çin Ulusal Meteoroloji Merkezi (NMC), fırtına nedeniyle turuncu seviyedeki uyarısını sürdürürken, Guangdong ve Fujian eyaletlerinde şiddetli yağış, kuvvetli rüzgar ve gök gürültülü fırtınaların etkili olması bekleniyor. Yetkililer, olası can ve mal kayıplarını önlemek amacıyla geniş kapsamlı önlemleri devreye aldı. Noul Tayfunu'nun Güney Çin Denizi'nin kuzeydoğusunda batı-kuzeybatı yönünde ilerlediği belirtilirken, fırtınanın kıyı bölgelerinde yaşamı olumsuz etkilemesi bekleniyor. Meteoroloji uzmanları, özellikle alçak kesimlerde su baskınları, heyelan ve ulaşımda ciddi aksaklıklar yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Guangdong'da 20 Binden Fazla Kişi Tahliye Edildi Tayfunun yaklaşmasıyla birlikte Guangdong eyaletinde afet yönetim planları hızla uygulamaya konuldu. Yerel yönetimler, yüksek risk taşıyan bölgelerde yaşayan 20 binden fazla kişiyi güvenli alanlara tahliye etti. Denizde bulunan tüm balıkçı tekneleri ve ticari gemilere limanlara dönmeleri talimatı verilirken, kıyı kesimlerinde faaliyet gösteren işletmeler de tedbir amaçlı çalışmalarını durdurdu. Yetkililer, vatandaşlardan zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını ve resmi uyarıları yakından takip etmelerini istedi. Tren Seferleri Askıya Alındı Noul Tayfunu yalnızca günlük yaşamı değil, ulaşım ağını da ciddi şekilde etkiliyor. Guangdong eyaletindeki demiryolu yetkilileri, 25 Temmuz sabahından itibaren birçok tren seferinin geçici olarak iptal edildiğini, 26 Temmuz'da ise demiryolu ulaşımının tamamen durdurulacağını açıkladı. Yetkililer, olumsuz hava koşullarının raylı sistem altyapısında oluşturabileceği riskleri en aza indirmek amacıyla bu kararın alındığını belirtti. Yolculuk planı bulunan vatandaşların güncel sefer bilgilerini takip etmeleri tavsiye edildi. Chaozhou'da Okullar ve Toplu Etkinlikler Durduruldu Guangdong eyaletine bağlı Chaozhou kentinde de tayfun öncesi olağanüstü tedbirler yürürlüğe girdi. Kent genelindeki tüm okullarda eğitim faaliyetleri geçici olarak durdurulurken, kamuya açık grup etkinlikleri de iptal edildi. Yerel yönetimler, öğrencilerin ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla kamu kurumlarıyla koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Acil durum ekipleri ise olası sel, su baskını ve altyapı hasarlarına karşı hazır bekletiliyor. Pekin'den Acil Müdahale Ekibi Gönderildi Çin Acil Durum Yönetimi Bakanlığı, afetle mücadele çalışmalarını yerinde koordine etmek amacıyla Guangdong eyaletine özel bir çalışma grubu gönderdi. Merkezi yönetim, yerel yönetimlerle koordinasyon halinde tahliye süreçlerini, acil yardım faaliyetlerini ve afet risk yönetimini yakından takip ediyor. Ekiplerin, özellikle sel riski bulunan bölgelerde önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanmasını sağlaması hedefleniyor. Tarım ve Balıkçılık Sektörüne Kritik Uyarılar Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı da yaklaşan tayfun nedeniyle çiftçilere ve su ürünleri yetiştiricilerine yönelik önemli uyarılarda bulundu. Bakanlık, ekonomik kayıpların azaltılması amacıyla denizdeki yetiştiricilik kafeslerinin güçlendirilmesini, tarım ürünlerinin ise mümkün olan alanlarda erken hasat edilmesini istedi. Özellikle kıyı bölgelerinde faaliyet gösteren balıkçılık işletmelerinin tüm güvenlik tedbirlerini eksiksiz uygulamaları gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, şiddetli yağışların tarım arazilerinde su baskınlarına neden olabileceğini, bunun da ürün kayıplarını artırabileceğini belirtiyor. Hong Kong da Alarm Durumunda Noul Tayfunu'nun etkisinin Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde de hissedilmesi bekleniyor. Bölgedeki meteoroloji yetkilileri, tayfunun 26 Temmuz sabahı karaya ulaşabileceğini ve beraberinde çok şiddetli yağış ile kuvvetli rüzgarlar getireceğini açıkladı. Hong Kong yönetimi, acil durum ekiplerini 24 saat esasına göre görev başında tutarken, vatandaşlara resmi uyarıları takip etmeleri ve güvenlik tedbirlerine uymaları çağrısında bulundu. Yetkililerden Vatandaşlara Uyarı Çin genelinde ilgili kurumlar, tayfunun oluşturabileceği sel, heyelan, kuvvetli rüzgar ve kıyı taşkınlarına karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Uzmanlar, vatandaşların gereksiz seyahatlerden kaçınmalarını, acil durum çantalarını hazır bulundurmalarını ve yalnızca resmi kurumlardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını öneriyor. Noul Tayfunu'nun önümüzdeki saatlerde Çin'in güney kıyılarındaki etkisini artırması beklenirken, meteoroloji ekipleri hava koşullarını anbean takip ederek yeni gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyor.

Çin: Trump'ın seçimlere müdahale suçlaması Tamamen uydurma Haber

Çin: Trump'ın seçimlere müdahale suçlaması Tamamen uydurma

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, bugün Pekin'de düzenlediği basın toplantısında,Çin'in ABD seçimlerine hiçbir zaman müdahale etmediğini belirterek, Washington'a "asılsızsuçlamalara son verme" çağrısında bulundu. Lin, "ABD'nin öne sürdüğü bu iddialar tamamen uydurmadır ve Çin'i karalamayıamaçlamaktadır. Çin'in ABD'nin iç siyasetine veya seçimlerine müdahale etmek gibi bir çıkarıyoktur ve hiçbir zaman böyle bir girişimde bulunmamıştır" dedi. Pekin'in açıklaması, Trump'ın bugün sabaha karşı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında 2020başkanlık seçimlerinin sonuçlarını bir kez daha tartışmaya açmasının ardından geldi. Trump,Çin'i seçim sürecine müdahale etmek ve Amerikalı seçmenlere ait verilere organize şekildeerişmekle suçlamıştı. Lin Jian, Trump'ın suçlamalarının iki ülke ilişkilerine etkisine ilişkin bir soru üzerine de ABD'yiÇin'i iç siyasi tartışmaların parçası haline getirmemeye çağırarak, "ABD'nin ikili ilişkilere zararverecek değil, onları geliştirecek adımlar atmasını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, bu yıl mayıs ayında Pekin'i ziyaret ederek Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir arayagelmiş, görüşmede iki ülke ilişkilerinin geleceğine ilişkin yeni bir çerçeve üzerindemutabakata varılmıştı. Trump ayrıca Şi'yi Eylül 2026'da ABD'ye resmi ziyarette bulunmaya davet etmiş, Pekinyönetimi de daveti kabul etmişti. Ancak Trump'ın son açıklamaları, planlanan zirveningeleceğine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi. Trump'ın son suçlamaları, ABD'de iç siyasi tartışmaların yeniden alevlendiği ve Washington-Pekin ilişkilerinin seyrinin yakından izlendiği bir dönemde geldi.

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor Haber

Putin: Rusya ve Çin küresel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor

Vladimir Putin, ülkesi ile Çin'in uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynadığını belirterek, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Xinhua'nın haberine göre, iki günlük ziyaret için dün gece Pekin'e ulaşan Putin için bu sabah Tiananmen Meydanı'nda devlet töreni düzenlendi. Törenin ardından liderler, Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Taraflar, görüşmede 2001'de imzalanan "Çin-Rusya İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması"nın süresinin uzatılmasında mutabakata vardı. Çin Devlet Başkanı Şi, 25 yıl önce imzalanan anlaşmanın, iki ülke arasında uzun dönemli dostluğun ve kapsamlı stratejik eşgüdüm ilişkisinin temelini oluşturduğunu belirtti. Uluslararası ortamın hızlı değişimlerden geçtiğine ve uluslararası ilişkilerde güçlünün haklı olduğu orman kanuna dönüş tehlikesi olduğuna dikkati çeken Şi, bu arka plan dikkate alındığında anlaşmanın ileri görüşlülüğünün ve güncel öneminin giderek daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Şi, Çin'in anlaşmanın uzatılmasını desteklediğini, ilkelerinin korunması ve iki ülke arasında karşılıklı desteğe dayalı stratejik eşgüdümünün ilerletilmesi için Rusya ile birlikte çalışacağını vurguladı. Şi’den Ortadoğu'da çatışmaların durdurulması çağrısı ABD ile İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve İran'ın misillemeleriyle tırmanan savaşa ilişkin Şi, "Körfez bölgesi ve Ortadoğu savaş ile barış arasında kritik bir kavşakta, derhal tüm çatışmalara son verilmeli ve müzakerelere dönülmeli" dedi. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. Şi, çatışmaların sonlandırılmasının enerji tedarikinde yaşanan sıkıntıları azaltacağının, sanayi ve tedarik zincirleri ile uluslararası ticaret düzeninin sağlıklı işleyişini sağlayacağının altını çizdi. Çin lideri, krizin çözümünde barış içinde bir arada yaşama, ulusal egemenlik, uluslararası hukukun üstünlüğü ve güvenlik ile kalkınma arasındaki dengenin sağlanması ilkelerine işaret eden 4 maddelik barış önerisinin gerilimin düşürülmesi ve çatışmaların sonlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakat oluşturmayı hedeflediğini kaydetti. “Rusya-Çin ilişkileri yüksek bir seviyeye ulaştı” Rus lider Putin de iki ülkenin bir kez daha tutum ve tavırlarında uyumu sağlamış olduğunu görmekten mutluluk duyduğunu, Rusya-Çin ilişkilerinin hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye ulaştığını belirtti. Olumsuz dış koşulların varlığına rağmen Rusya ile Çin arasındaki etkileşimin güçlü ve yüksek bir ivme yakaladığına işaret eden Putin, "Ticaret hacmimiz son 25 yılda 30 kat arttı. Birkaç yıldır da 200 milyar doları rahat şekilde aşıyor" ifadesini kullandı. Putin, "Ortadoğu'da krizin devam ettiği bir dönemde Rusya enerji kaynaklarında güvenilir bir tedarikçi, Çin de bu kaynakların sorumlu bir müşterisi olmayı sürdürüyor" şeklinde konuştu. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. "Çok kutuplu dünya oluştu” Rusya-Çin işbirliğinin uluslararası alanda istikrarın temel sacayağı olduğunu vurgulayan Putin, "Tüm aktörlerin çıkarlarının dengelendiği çok kutuplu bir dünyayı oluşturmanın karmaşık süreci yolunda ilerliyor" değerlendirmesinde bulundu. Putin, dünyada gerginliklerin hakim olduğu bir dönemde Çin ile BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve G20 gibi çok taraflı platformlarda yakın iletişimi ve işbirliğini sürdüreceklerini ifade etti. ŞİÖ'nün geniş bir coğrafyada entegrasyon ve sorunların ortaklaşa çözümünün önemli bir örneği olduğuna işaret eden Putin, Çin'in Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) ev sahipliğini desteklediğini bu yıl Şıncın şehrinde düzenlenecek zirveye katılacağını bildirdi. Rus lider, Çinli mevkidaşını gelecek yıl resmi ziyaret için ülkesine davet etti. Ortak basın toplantısı düzenlediler Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Rusya ile Çin'in ödemeleri ulusal para birimlerinde yaptıklarına dikkati çeken Putin, Çin ile dış etkenlerden ve küresel piyasalardaki olumsuz eğilimlerden korunan istikrarlı ticari sistem kurduklarını söyledi. Putin, Rusya ile Çin'in enerji alanında yoğun işbirliği yaptıklarını dile getirerek, "Ülkemiz, Çin'e petrol, sıvılaştırılmış gaz dahil doğal gaz ve kömür tedarik eden en büyük ihracatçılardan biri. Hızla büyüyen Çin pazarına söz konusu kaynakların kesintisiz tedarikini güvenilir şekilde sağlamaya devam edeceğiz” diye konuştu. Rus Devlet Enerji Kuruluşu Rosatom'un Çin pazarında başarılı şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü söyleyen Putin, Tianwan Nükleer Güç Santrali (NGS) ve Xudabao Nükleer Santrali'nde Rus tasarımlı enerji ünitelerinin inşasının tamamlanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. Çin ile yeşil teknolojilerin entegre edilmesini gerektiren kritik elementler ve metaller alanındaki ortaklığın güçlendirilmesine de odaklandıklarını belirten Putin, Rusya ile Çin'in demir dışı metalurji, kimya, kağıt, biyoteknoloji, ilaç, uçak üretimi ve uzayın keşfedilmesi gibi alanlarında ortak projeler uyguladıklarını dile getirdi. Lojistik bağlantılarının geliştirilmesi konusunda da işbirliği yaptıklarını anlatan Putin, Rusya'nın doğu yönünde demir yollarını iyileştirdiklerine işaret etti. Çin ile turizm alanındaki işbirliğinin de geliştiğinin altını çizen Putin, vizesiz seyahat uygulamasının bunu teşvik ettiğine dikkati çekti. Şi Cinping (sağda) ile Vladimir Putin (solda), Pekin'deki Büyük Halk Salonu'nda baş başa ve heyetler arası görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi. “Rusya ve Çin bağımsız siyaset izliyor" Vladimir Putin, Şi ile kabul ettikleri ortak bildiride, Rusya ve Çin'in uluslararası meselelere ilişkin ilkeli tutumlarının yer aldığını aktararak, şunları kaydetti: "Rusya ve Çin, bağımsız siyaset izliyor, stratejik ortaklık kapsamında hareket ediyor, uluslararası alanda önemli dengeleyici rol oynuyor. Barış ve refah için birlikte çalışıyoruz. Bu bağlamda, Moskova ve Pekin, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın korunmasından yana tavır sergiliyor." Çin ile Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), BRICS ve diğer uluslararası platformlarda etkileşimde olduklarını dile getiren Putin, "Rusya ile Çin, küresel ve bölgesel sorunların çözümüne katkıda bulunuyor" dedi. Putin, Çinli mevkidaşı Şi ile yaptıkları görüşmenin ikili ilişkileri geliştireceği umudunu paylaştı.

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam Haber

Trump'tan Çin dönüşü Tayvan mesajı: 15 bin kilometre gidip savaşamam

Trump, “Birinin bağımsız olmasını istemiyorum” ifadelerini kullanarak, ABD’nin Tayvan’a ilişkin mevcut politikasının değişmediğini savundu. Ancak açıklamanın zamanlaması, Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin’in Tayvan konusundaki sert tutumuyla karşı karşıya kalmasının hemen ardından gelmesi nedeniyle dikkat çekti. Şi’den Trump’a Tayvan uyarısı Çin devlet medyasına göre Şi Cinping, Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan meselesini “Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu” olarak nitelendirdi. Şi, meselenin yanlış yönetilmesi halinde iki ülkenin “karşı karşıya gelebileceği, hatta çatışmaya sürüklenebileceği” uyarısında bulundu. Trump ise dönüş yolunda gazetecilere, Şi ile Tayvan hakkında “çok fazla” konuştuklarını ancak ABD’nin Tayvan’ı savunup savunmayacağına ilişkin net bir cevap vermekten kaçındığını söyledi. Trump, Şi’nin Tayvan konusunda “çok güçlü hislere sahip olduğunu” belirterek, “Bağımsızlık yönünde bir hareket görmek istemiyor” dedi. “9 bin 500 mil gidip savaşmak istemiyorum” Trump, Fox News’e yaptığı açıklamada ABD’nin Tayvan için Çin’le savaşa girme ihtimaline mesafeli konuştu. “Biliyorsunuz, 9 bin 500 mil gidip savaşmamız bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Onların sakinleşmesini istiyorum. Çin’in de sakinleşmesini istiyorum” diyen Trump, Çin ile Tayvan arasında savaş öngörmediğini de söyledi. Trump, “Hayır, sanmıyorum. Bence iyi olacağız. Şi savaş görmek istemiyor” ifadelerini kullandı. Washington’ın Tayvan dengesi ABD, Tayvan’ı resmen bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ancak uzun yıllardır Tayvan’a savunma kapasitesi sağlamayı öngören yasal yükümlülükler çerçevesinde Ada’ya silah satışı yapıyor. Washington’ın geleneksel politikası, Çin’in “tek Çin” iddiasını diplomatik olarak dikkate almak, ancak Tayvan’ın güvenliğini de dolaylı biçimde desteklemek üzerine kurulu. Trump’ın açıklaması ise bu hassas denge içinde Tayvan’a verilen desteğin sınırları konusunda yeni soru işaretleri yarattı. 11 milyar dolarlık silah satışı belirsiz Trump yönetimi geçen yıl Tayvan’a gelişmiş roket sistemleri ve çeşitli füzeleri içeren yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satış paketi açıklamıştı. Çin bu karara sert tepki göstermişti. Trump, söz konusu satışın devam edip etmeyeceğine yakında karar vereceğini belirtti. Şi ile bu konuyu “çok ayrıntılı” konuştuklarını söyleyen Trump, Tayvan yönetimiyle de görüşebileceğini ima etti. Ancak ABD başkanlarının Tayvan lideriyle doğrudan görüşmesi alışılmış bir diplomatik adım değil. Böyle bir temasın Pekin’le ciddi gerilime yol açabileceği belirtiliyor. Tayvan’dan temkinli cevap Tayvan Dışişleri Bakan Yardımcısı Chen Ming-chi, Trump’ın sözlerinin tam olarak ne anlama geldiğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi. Chen, ABD’nin Tayvan’a silah satışlarının Amerikan yasaları çerçevesinde güvence altına alındığını vurguladı. Tayvan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada da ABD silah satışlarının bölgesel tehditlere karşı ortak caydırıcılığın parçası olduğu ifade edildi.

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak' Haber

ABD ve Çin'in İran konusunda anlaştıkları iddia edildi: 'Tahran nükleer silaha sahip olmayacak'

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Çin’in İran’ın “asla nükleer silaha sahip olmaması” konusunda ortak tutum benimsediği belirtildi. Açıklamada ayrıca iki ülkenin Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda da mutabakata vardığı ifade edildi. Beyaz Saray, Çin lideri Şi Cinping’in boğazın askerileştirilmesine ve geçişlerden ücret alınmasına karşı çıktığını aktardı. Açıklamada, Çin’in enerji tedarikinde Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı azaltmak amacıyla daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi gösterdiği kaydedildi. Gündemde İran ve enerji güvenliği vardı Uluslararası basında yer alan haberlere göre görüşmenin ana gündem maddeleri arasında İran’ın nükleer programı, Körfez’de yükselen askeri gerilim ve enerji arz güvenliği yer aldı. Reuters ve The Guardian’ın aktardığına göre Washington yönetimi, Pekin’den İran üzerindeki etkisini kullanmasını isterken, Çin tarafı ise bölgede geniş çaplı bir savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajlar ise piyasalarda yakından takip edildi. Son haftalarda bölgede artan gerilim nedeniyle yükselen petrol fiyatlarının, diplomatik temasların ardından dengelenebileceği değerlendiriliyor. Ekonomik ilişkiler de masadaydı Trump’ın Pekin ziyareti, yalnızca İran ve Ortadoğu’daki gelişmeler açısından değil, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği bakımından da kritik temaslardan biri olarak değerlendirildi. Görüşmelerde ticaret, teknoloji, enerji ve üretim alanlarında iş birliği ihtimallerinin ele alındığı belirtildi. Diplomatik kaynaklara göre Washington yönetimi Çin ile ekonomik gerilimi kontrollü biçimde azaltmayı hedeflerken, Pekin yönetimi de yeni yaptırım risklerini önlemek için daha esnek bir yaklaşım sergiliyor. Putin’in Çin ziyareti hazırlığı Öte yandan Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin’e gerçekleştireceği resmi ziyaretin hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Peskov, ziyaret tarihinin ilerleyen günlerde duyurulacağını belirterek Moskova ile Pekin arasındaki stratejik iş birliğinin yeni dönemde daha da güçlenmesinin beklendiğini söyledi. Rusya ile Çin arasındaki enerji, savunma ve ticaret alanlarındaki yakınlaşma uluslararası kamuoyu tarafından yakından izleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.