Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Parlamento

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Parlamento haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Parlamento haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

Nauru Tarihe Karıştı! Pasifik Ada Ülkesi Resmen "Naoero" Adını Benimsedi Haber

Nauru Tarihe Karıştı! Pasifik Ada Ülkesi Resmen "Naoero" Adını Benimsedi

Güney Pasifik'in en küçük ada devletlerinden biri olan Nauru, tarihi bir karara imza attı. Yaklaşık 11 bin kişinin yaşadığı ülke, uzun yıllardır yerel dilde kullanılan "Naoero" adını resmen benimseyerek ulusal kimliğini ön plana çıkaran önemli bir değişikliğe gitti. Parlamento tarafından oy birliğiyle kabul edilen yasa yürürlüğe girerken, ülkenin resmi adı artık Naoero olarak kullanılacak. Kararla birlikte vatandaşların resmi tanımı da değiştirildi ve "Nauruan" yerine "dei-Naoero" ifadesi kullanılmaya başlandı. Parlamento oy birliğiyle kabul etti İsim değişikliği, Naoero Parlamentosu tarafından mayıs ayında oy birliğiyle kabul edildi. Cumhurbaşkanı David Adeang, daha önce planlanan ulusal referandumun iptal edilmesinin ardından yeni ismin geçtiğimiz hafta resmen yürürlüğe girdiğini açıkladı. Hükümet, değişikliğin ülkenin yerel dilini, kültürel mirasını ve ulusal kimliğini daha doğru yansıtmayı amaçladığını belirtti. 3 bin yıllık geçmişe sahip ada Yaklaşık 20,7 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip Naoero, Birleşmiş Milletler'in en küçük ikinci tam üye ülkesi olma özelliğini sürdürüyor. Arkeolojik verilere göre adada yaklaşık 3 bin yıldır yerleşim bulunuyor. Tarihi boyunca Almanya, Avustralya ve Japonya'nın yönetiminde kalan ada, daha sonra Avustralya, Yeni Zelanda ve Birleşik Krallık'ın ortak yönetimi altında bulundu. Ülke, 1968 yılında Nauru adıyla bağımsızlığını ilan etmişti. Yerel isim resmiyet kazandı Ülkede İngilizcenin yanı sıra yerel Nauru dili de konuşuluyor. Ada halkı uzun yıllardır ülkelerini kendi dillerinde Naoeroolarak adlandırıyordu. "Nauru" isminin ise geçmişte yabancıların "Naoero" adını telaffuz etmekte zorlanması nedeniyle uluslararası kullanıma yerleştiği belirtiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte yerel halkın kullandığı isim ilk kez resmi statü kazanmış oldu. Vatandaşlık tanımı da değişti Yapılan değişiklik yalnızca ülkenin adıyla sınırlı kalmadı. Daha önce uluslararası belgelerde kullanılan "Nauruan"vatandaşlık tanımı da kaldırıldı. Bundan böyle ülke vatandaşları resmi belgelerde "dei-Naoero" olarak tanımlanacak. Sömürge mirasından uzaklaşma adımı Uzmanlar, isim değişikliğini sömürge döneminden kalan adlandırmaların terk edilerek yerel kültür ve tarihi kimliğin öne çıkarılması yönünde atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Uzun yıllar ekonomisini fosfat madenciliği üzerine kuran Naoero, rezervlerin büyük ölçüde tükenmesinin ardından farklı gelir kaynaklarına yönelmiş, son yıllarda ise Avustralya'nın sığınmacı işlemlerine ev sahipliği yapmasıyla da uluslararası kamuoyunun gündemine gelmişti. Resmi isim değişikliğiyle birlikte ülke, bağımsızlığını kazandığı Nauru adını geride bırakarak, kendi dilindeki Naoeroismini uluslararası alanda da kullanmaya başlayacak.

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği Haber

BM Genel Sekreteri Guterres Suriye'de: Şam Yönetimiyle Yeni Dönem Diplomasi Trafiği

Ziyaret, Suriye'de 14 yıl süren iç savaşın ardından başlayan yeni siyasi süreç açısından önemli bir diplomatik gelişme olarak değerlendiriliyor. Guterres'in temasları kapsamında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile bir araya gelmesi beklenirken, görüşmelerde ülkenin geleceği, siyasi geçiş süreci ve uluslararası ilişkiler ele alınacak. Guterres'in Suriye Ziyareti Tarihi Bir Anlam Taşıyor António Guterres'in Suriye ziyareti, Birleşmiş Milletler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu ziyaretin, 2009 yılından bu yana bir BM Genel Sekreteri'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olduğu belirtiliyor. 14 yıllık savaş sürecinde büyük yıkım yaşayan Suriye'de yeni yönetimin uluslararası toplumla ilişkileri geliştirme çabaları sürerken, BM Genel Sekreteri'nin Şam ziyareti diplomatik temasların yeniden şekillendiği bir döneme denk geldi. Uzmanlar, ziyaretin yalnızca siyasi mesajlar açısından değil, insani yardım, yeniden yapılanma ve bölgesel güvenlik konularında da önemli sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Şam Yönetimiyle Kritik Görüşmeler Yapılacak Guterres'in ziyaret programında Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşmenin yanı sıra Suriye Dışişleri Bakanı Asaad el-Şaibani, hükümet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle temaslar bulunuyor. Görüşmelerde Suriye'nin siyasi geleceği, devlet kurumlarının yeniden yapılandırılması, insani yardım çalışmalarının devamı ve uluslararası toplumla ilişkilerin geliştirilmesi başlıklarının gündeme gelmesi bekleniyor. Şam yönetimi, Beşar Esad'ın iktidardan ayrılmasının ardından uluslararası alanda daha fazla diplomatik temas kurmak ve ülkenin yeniden entegrasyonunu sağlamak için girişimlerde bulunuyor. BM'nin Öncelikli Gündemi: İstikrar ve İnsani Yardım Suriye'de uzun süren savaş nedeniyle milyonlarca insan yerinden edilirken, ülkenin altyapısı da büyük zarar gördü. BM başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar, insani yardım faaliyetlerinin sürdürülebilmesi ve kalıcı siyasi çözüm bulunabilmesi için çalışmalar yürütüyor. BM'nin Suriye dosyasındaki temel başlıklar arasında sivillerin korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, güvenliğin sağlanması ve siyasi istikrarın oluşturulması bulunuyor. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres'in ziyaret sırasında Suriye'nin yalnızca çatışma döneminden çıkmakla kalmayıp, tüm Suriyeliler için daha istikrarlı, kapsayıcı ve ekonomik açıdan güçlü bir gelecek oluşturma fırsatına sahip olduğunu vurgulayacağını ifade etti. Guterres UNDOF Misyonunu Ziyaret Edecek BM Genel Sekreteri'nin Suriye temasları kapsamında Golan Tepeleri bölgesinde görev yapan Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Gözlem Gücü'nü (UNDOF) ziyaret etmesi planlanıyor. UNDOF'un temel görevi, Suriye ile İsrail arasında 1974 yılında imzalanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasını izlemek ve bölgede güvenliğin korunmasına katkı sağlamak. Bu ziyaretin, bölgesel güvenlik açısından da önemli mesajlar içermesi bekleniyor. Yeni Parlamento Ziyareti Bekleniyor Guterres'in Şam'daki temaslarının birkaç gün sürmesi beklenirken, ayrıntılı ziyaret programının tamamı henüz açıklanmadı. BM Genel Sekreteri'nin 27 Temmuz'da Suriye'nin yeni parlamentosuna hitap etmesinin de planlandığı bildiriliyor. Bu konuşmanın, Suriye'nin siyasi geleceği ve uluslararası toplumla ilişkileri açısından önemli mesajlar içerebileceği belirtiliyor. Diplomatik Süreç Yakından İzleniyor Guterres'in ziyareti, Suriye'deki yeni yönetim ile uluslararası kuruluşlar arasındaki ilişkilerin geleceği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Ziyaret, Avrupa Birliği ülkelerinden bir liderin Esad yönetiminin devrilmesinden sonra gerçekleştirdiği ilk Suriye ziyareti sırasında yaşanan ve Şam'da bir otel yakınında meydana gelen çifte bombalı saldırının ardından gerçekleşmesi nedeniyle de dikkat çekiyor. Bölgesel gelişmeler ve güvenlik endişeleri devam ederken, BM Genel Sekreteri'nin Şam temaslarının Suriye'nin gelecekteki siyasi yönü üzerinde etkili olması bekleniyor. Uluslararası kamuoyu, Guterres'in Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa ve diğer yetkililerle yapacağı görüşmelerden çıkacak mesajları yakından takip ediyor.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO ve bölgesel barış mesajları verdi Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş, NATO ve bölgesel barış mesajları verdi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi temaslarda bulunmak üzere Finlandiya Parlamentosu’nu ziyaret etti. Kurtulmuş, Eduskunta’ya gelişinde Jussi Halla-Aho tarafından karşılandı. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre baş başa görüşmenin ardından Devlet Salonu’nda şeref defterini imzalayan Kurtulmuş, Parlamento Genel Kurul Salonunu da gezerek mevkidaşı Halla-Aho’dan bilgi aldı. Ardından düzenlenen heyetler arası toplantıya başkanlık eden Kurtulmuş, ziyaretin Türkiye-Finlandiya ilişkilerine katkı sağlamasını temenni etti. Numan Kurtulmuş, NATO üyeliğinin iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemi başlattığını belirterek, İstanbul’da 28-29 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenecek NATO Parlamenter Zirvesi’ne Finlandiya Meclis Başkanı Halla-Aho’yu davet etti. Halla-Aho, zirveye katılımını teyit etti. Türkiye’nin 7-8 Temmuz’da NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Kurtulmuş, zirvede NATO’nun geleceğinin tartışılacağını ve Finlandiya’nın katkısının önemli olacağını vurguladı. Türkiye’nin Avrupa ve NATO bağlamındaki stratejik önemine de değinen Kurtulmuş, ülkenin hem güçlü bir orduya sahip olduğunu hem de dünya güç merkezleriyle ilişkileri sayesinde NATO ve Avrupa’nın geleceğinde kritik bir rol oynadığını kaydetti. AB üyeliği konusunda Finlandiya’nın desteklerini takdirle karşıladıklarını belirten Kurtulmuş, bazı Avrupa ülkelerinin yaklaşımlarının Türkiye’nin AB sürecini yavaşlattığını dile getirdi. Görüşmede ayrıca bölgesel güvenlik konuları ele alındı. Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve İsrail’in Gazze ile Batı Şeria’daki saldırılarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını vurguladı. Türkiye’nin barış ve istikrar hedefini destekleyen arabuluculuk rolüne dikkat çekti. Özellikle Filistin’deki insani trajedinin sonlandırılması gerektiğini belirten Kurtulmuş, İsrail’in saldırılarının bir an önce durdurulmasını ve sorumluların hesap vermesini talep etti. TBMM Başkanı, Finlandiya’yı demokrasi ve barış tecrübesi ile arabuluculukta örnek bir ülke olarak nitelendirerek, yeni bir küresel sistemin inşasında iş birliğine hazır olduklarını ifade etti. Görüşmeye, Türkiye-Finlandiya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan, Türkiye-İsveç Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Konya Milletvekili Abdullah Ağralı, TBMM İdare Amirleri ve çeşitli milletvekilleri ile Türkiye’nin Helsinki Büyükelçisi Deniz Çakar katıldı. Ziyaretin sonunda Kurtulmuş, Halla-Aho ile birlikte Genel Kurul Salonunu gezerek çalışmaları inceledi ve parlamentoyu selamladı. Bu ziyaret, Türkiye’den Meclis Başkanı düzeyinde 12 yıl aradan sonra gerçekleştirilen resmi temas olmasının yanı sıra NATO iş birliği ve bölgesel barış mesajlarının güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Senegal Cumhurbaşkanı, ekonomist Ahmadou Al Aminou Lo başbakan olarak atadı. Haber

Senegal Cumhurbaşkanı, ekonomist Ahmadou Al Aminou Lo başbakan olarak atadı.

Sayın Ahmadou Lo daha önce Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası'nın (BCEAO) Senegal şubesinin direktörü olarak görev yapmıştır. Yeni Başbakan Ahmedou Lo, göreve atanmasının ardından devlet televizyonunda yaptığı açıklamada, Senegal'in mali zorlukları ortamında yerli işletmelerin ve yabancı yatırımcıların güvenini artırmak istediğini söyledi. Ülkenin şu anda zor bir dönemden geçtiğini, özellikle kamu maliyesinin durumunun ekonomi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Senegal lideri, ülkenin uluslararası toplumun ve yabancı yatırımcıların gözünde istikrarlı, güvenli ve saygın bir destinasyon olarak imajını korumaya ve geliştirmeye devam edeceğini vurguladı. Daha önce Uluslararası Para Fonu (IMF), Senegal'in kamu borcunu yanlış bildirdiğini tespit ettikten sonra ülke için ayrılan 1,8 milyar dolarlık kredi programını askıya almıştı. Düzeltilmiş rakamlara göre, Senegal'in kamu borcu 2024 yıl sonu itibariyle GSYİH'nin %132'sine ulaşmıştı. Eski Başbakan Sonko, Senegal'in tahmini 13 milyar dolarlık kamu borcunu yeniden yapılandırma planına karşı çıkıyor ve bunun IMF'nin baskısı olduğunu iddia ediyor. Bu arada, Cumhurbaşkanı Bassirou Diomaye Faye konuyla ilgili çok az açıklama yaptı. Başkan Faye, 23 Mayıs'ta Sonko'yu görevden aldı; bu hamlenin, bir zamanlar yakın siyasi müttefik olan iki lider arasında aylardır süregelen gerilimlerden kaynaklandığı düşünülüyor. Mart ayında Sonko, Cumhurbaşkanı Faye'nin partinin çizgisinden sapması halinde, parlamentoda çoğunluğa sahip olan iktidardaki Pastef Partisi'ni muhalefete geçirebileceği uyarısında bulunmuştu. Bu durum, hükümetin IMF desteğini yeniden sağlamak için gerekli reformları uygulama yeteneği konusunda endişelere yol açmıştı. Senegal parlamentosunun, Sonko'nun parlamenter statüsünün iadesini görüşmek üzere 26 Mayıs'ta toplanması planlanıyor. Parlamento Başkanı'nın 24 Mayıs'ta istifa etmesi de Sonko'nun bu göreve aday gösterilebileceği yönündeki spekülasyonları artırdı. Başbakan Lo, yeni görevindeki ilk açıklamasında, atanmasının Senegal'in Cumhurbaşkanı Faye yönetimindeki reformlara olan bağlılığında bir değişiklik anlamına gelmediğini, aksine liderin vizyonuyla daha uyumlu yeni bir yaklaşımı yansıttığını belirtti. Sayın Lo, selefi Ousmane Sonko hakkında da olumlu açıklamalarda bulunarak önceki hükümetin başarılarını takdir etti. Özellikle geçen yıl açıklanan ve büyümeyi artırmak için yerel kaynaklardan yararlanmaya ve bunları harekete geçirmeye odaklanan ekonomik toparlanma planından bahsetti.

Avrupa’da kaos Letonya 'da hükümet çöktü Haber

Avrupa’da kaos Letonya 'da hükümet çöktü

İlericiler Partisi'nin hükümet koalisyonundan ayrılmasıyla lideri olduğu Yeni Birlik ittifakı parlamento çoğunluğunu kaybeden Başbakan Silina, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, zor ama dürüst bir karar alarak görevinden istifa ettiğini bildirdi. Silina, paylaşımında, önceliğinin Letonya halkının refahı ve güvenliği olduğunu belirterek, partiler ve koalisyonların değişebileceğini ancak Letonya'nın kalıcı olduğunu vurguladı. Siyasi kıskançlık ve dar parti çıkarlarının sorumluluğun önüne geçtiğini savunan Silina, güçlü bir savunma bakanı adayı yerine "krizin tercih edildiğini" kaydetti. Koalisyondaki farklı siyasi güçleri ülkenin istikrarı için bir arada tuttuğunu ifade eden Silina, "İstifa ediyorum ama pes etmiyorum ve gitmiyorum" dedi. Silina'nın istifası, iktidar koalisyonunun bir parçası olan İlericiler Partisi'nin 13 Mayıs'ta hükümete desteğini çektiğini açıklamasının ardından geldi. İlericiler Partisi'nden Savunma Bakanı Andris Spruds, Rus hava sahasından Letonya'ya giren insansız hava araçlarıyla (İHA) ilgili olayların yönetiliş biçimi nedeniyle geçen günlerde görevden alınmıştı. Söz konusu İHA'ların daha sonra Ukrayna'ya ait olduğu açıklanmıştı. Çok sayıda İHA'nın, 7 Mayıs'ta Rusya'dan Letonya hava sahasına girdiği tespit edilmiş, bunlardan 2'si Letonya topraklarına düşmüştü. Anayasaya göre hükümet liderini seçmekle görevli olan Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics, yarın parlamentodaki siyasi partilerin temsilcileriyle bir araya gelecek.

İngiltere 'de Sağlık Bakanı Streeting istifa etti Haber

İngiltere 'de Sağlık Bakanı Streeting istifa etti

İngiltere'de Sağlık Bakanı Wes Streeting görevinden istifa etti. İngiltere'de iktidardaki İşçi Partisi'nin 7 Mayıs'taki yerel seçimler ile İskoçya ve Galler'deki bölgesel parlamento seçimlerinde büyük yenilgi almasının ardından parti lideri Keir Starmer'ı istifaya çağıran isimler arasında yer alan Streeting, X hesabından paylaşımda bulundu. Streeting, Başbakan Starmer'a hitaben yazdığı istifa mektubunu paylaşarak, şu ifadeleri kullandı: "Bu hafta başlarında yaptığımız görüşmeden de bildiğiniz gibi liderliğinize olan güvenimi yitirdiğim için görevde kalmanın onursuz ve ilkesiz bir davranış olacağına karar verdim. Artık, bir sonraki genel seçimlerde İşçi Partisini sizin yönetmeyeceğiniz ve İşçi Partisi milletvekillerinin ve sendikalarının, bundan sonra ne olacağına dair tartışmanın kişilikler ya da önemsiz hizipçilik değil, fikirler üzerine bir mücadele olmasını istediği açık.” Streeting, bu tartışmanın geniş kapsamlı ve adayların mümkün olan en iyi adaylar olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu yaklaşımı destekliyorum ve umarım siz de bunu kolaylaştırmaya devam edersiniz" ifadesine yer verdi. Starmer'i istifaya çağıran milletvekillerinin bir kısmı, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın milletvekili yapılarak partinin başına geçmesi fikrini desteklerken, Streeting'in de adı adaylar arasında geçiyor. Wes Streeting'in Starmer'a karşı İşçi Partisi liderliği için aday olmayı planladığı gündeme gelmesine rağmen kendisi mektubunda resmi bir adaylık açıklamasında bulunmadı.

İngiliz Başbakanı, ABD'deki büyükelçi skandalı nedeniyle istifa baskısıyla karşı karşıya. Haber

İngiliz Başbakanı, ABD'deki büyükelçi skandalı nedeniyle istifa baskısıyla karşı karşıya.

Bu bilgi 16 Nisan'da yayınlandı ve basının daha önceki şüphelerini doğruladı. Hemen ardından Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, kararı eleştirerek ulusal güvenliği etkilediğini söyledi ve Starmer'ın istifa etmesini istedi. İngiliz hükümetine göre, Başbakan ve Dışişleri Bakanı, Mandelson'ın güvenlik soruşturmasından geçemediği konusunda bu haftanın başlarına kadar bilgilendirilmemişti. Bakan Darren Jones, DışişleriBakanlığı'nın uyarılara rağmen atamanın gerçekleşmesine izin verme kararının "kabul edilemez" olduğunu söyledi. Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey yetkilisi Olly Robbins, Starmer'ın yeterli bilgilendirme eksikliği nedeniyle "güvenini kaybettiğini" söylemesinin ardından istifa etti. Peter Mandelson (solda), Jeffrey Epstein'ın (sağda) 2008'deki mahkumiyetinden önce ve sonra Epstein ile ilişkisini sürdürdü. Skandalın asıl nedeni, Mandelson ile Amerikalı cinsel suçlu Jeffrey Epstein arasındaki geçmiş ilişkiydi. Belgeler, Epstein'ın 2008'de çocuklarla ilgili suçlardan mahkum edilmesinden sonra bile, ikilinin 2009 ile 2011 yılları arasında iletişim halinde olduğunu gösteriyor. Ayrıca, İngiliz yetkililer, Mandelson'ın bakanlık yaptığı dönemde Epstein'e 2008 mali kriziyle ilgili bilgiler de dahil olmak üzere gizli belgeler sızdırdığı iddialarını araştırıyor. Mandelson Şubat ayında tutuklandı ve kefaletle serbest bırakıldı; hakkında herhangi bir suçlama yapılmadı ve tüm iddiaları reddediyor. Artan baskılar karşısında Starmer, Mandelson'ı İngiltere'nin en önemli diplomatik görevlerinden biri olan Washington Büyükelçiliği görevinden aldı. Bu olay, Starmer'ın iki üst düzey yardımcısının bu yılın başlarında istifa etmesinin ardından İngiliz hükümetinin son zamanlarda karşı karşıya kaldığı krizi daha da kötüleştirdi. İngiliz Başbakanının 20 Nisan'da Parlamento önünde ifade vermesi bekleniyor. Milletvekilleri şimdi İngiliz hükümetinden Bay Mandelson'ın geçmişine dair tüm belgelerin yayınlanmasını talep ediyor. Önümüzdeki haftalarda yeni bir açıklama bekleniyor.

Nepal eski Başbakan Deuba ve eşi hakkında tutuklama emri çıkardı. Haber

Nepal eski Başbakan Deuba ve eşi hakkında tutuklama emri çıkardı.

Katmandu'daki mahkeme yetkilileri, Kara Para Aklama Soruşturma Bürosu'nun talebi üzerine eski DışişleriBakanı olan eşi Arzu Rana Deuba hakkında da tutuklama emri çıkarıldığını söyledi. Bu tutuklama emri, 35 yaşındaki eski rapçi ve siyasetçi Nepal Başbakanı Balendra Şah'ın, gençlerin öncülüğünde siyasi değişim vaadiyle seçimlerde ezici bir zafer kazanmasından sadece bir ay sonra çıkarıldı. Eylül 2025'teki kanlı ayaklanmalardan bu yana yapılan ilk seçim. O protestolar sırasında insanlar parlamento binasını ve birçok başka ofisi ateşe vermiş ve sonunda hükümeti devirmişti. Deuba'nın evi de ateşe verilen yapılar arasındaydı ve protestocuların ona ve eşine saldırdığına dair videolar geniş çapta yayıldı. Şu anda 79 yaşındaki eski Başbakan tıbbi tedavi için yurt dışında bulunuyor ve kendisine yöneltilen tüm yolsuzluk iddialarını kamuoyu önünde reddetti. Sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Benim ve ailem hakkında kara para aklama soruşturması başlatıldı" dedi. Ayrıca, "Ailemin varlıklarıyla ilgili yanlış bilgiler yayılıyor" diye ekledi. Geçtiğimiz ay, Nepalli yetkililer, geçen Eylül ayındaki protesto ve ayaklanmalara yönelik baskıdaki rolleri nedeniyle eski Başbakan KP Sharma Oli ve eski İçişleri Bakanı Ramesh Lekhak'ı da tutukladı. Eski Enerji Bakanı Deepak Khadka da geçen ay kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.