Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Paris

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Paris haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paris haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fransa’da öğrenci protestolarında ikinci hafta: 589 okulda eylem yapıldı Haber

Fransa’da öğrenci protestolarında ikinci hafta: 589 okulda eylem yapıldı

Fransa’da öğrencilerin okullardaki koşullar ve öğrenme ortamlarının iyileştirilmesi talebiyle başlattığı protestolar ikinci haftasına girdi. Öğrenci temsilcilerinin çağrısıyla bugün ülke genelinde yeni gösteriler düzenlenmesi beklenirken, eylemlerin öğrencilerin yanı sıra eğitim sendikalarının da desteğiyle daha geniş bir kesime yayılabileceği belirtiliyor. Paris’teki ana gösterinin yerel saatle 14.00’te, Türkiye saatiyle 15.00’te Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilmesi planlanıyor. Lyon, Lille, Marsilya, Toulouse, Bordeaux, Rennes ve Strasbourg başta olmak üzere çok sayıda kentte de öğrencilerin yürüyüş düzenlemesi bekleniyor. Eğitim sendikalarından protestolara destek Öğrencilerin eylemlerine bazı önde gelen eğitim sendikaları da destek verdi. Bazı sendikaların greve çıkılması yönünde çağrı yapması, protestoların yalnızca öğrencilerle sınırlı kalmaması ihtimalini gündeme getirdi. Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, pazar akşamı bakanlıklara ülke genelindeki okullarda somut iyileştirmeler yapılması ve öğrencilerin dile getirdiği sorunların dinlenmesi talimatını verdi. Ancak hükümetin açıklamalarına rağmen protestolar dün de devam etti. Pazartesi günü ülke genelinde 589 okulda yeni eylemler düzenlendi. Protestolarda şiddet olayları yaşandı Gösteriler sırasında zaman zaman polis ile protestocular arasında gerilim yaşandı. Sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerde genç göstericilerin polisleri ittiği, tekmelediği ve darbettiği görüldü. Eylemlerde yaşanan şiddet olayları nedeniyle güvenlik önlemleri artırılırken, gösterilerin seyri yakından takip ediliyor. 15 yaşındaki öğrenci elini kaybetti Protestoların en dikkat çeken olaylarından biri ise kuzey Fransa’daki Lens kentinde yaşandı. 15 yaşındaki bir öğrencinin, protesto sırasında eline aldığı bir cismin daha sonra patlaması sonucu bir elini kaybettiği bildirildi. Cismin, polis tarafından gösteriye katılan öğrencilerin arasına atıldığı yönündeki iddia üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Fransız basınında yer alan bilgilere göre olayın aydınlatılması için polis teşkilatının isyan ve gösterilerle mücadele biriminin bağlı olduğu Genel Polis Müfettişliği tarafından inceleme yürütülüyor. Fransız yayın kuruluşlarından birinin aktardığına göre ise patlayan cismin ölümcül olmayan bir ses bombası olduğu öne sürüldü. Cismin nasıl patladığı ve olayın sorumluluğunun kimde olduğuna ilişkin soruşturmanın sonuçları henüz açıklanmadı. Polis müdahaleleri tartışma konusu Lens'teki olay, daha önce de göstericilere yönelik müdahalelerde aşırı güç kullanıldığı yönündeki suçlamaların gündeme geldiği bir dönemde yaşandı. Olayın ardından genç göstericilere yönelik polis uygulamaları konusunda yeni tartışmaların yaşanması bekleniyor. Fransa'da öğrencilerin okul koşullarına ilişkin talepleriyle başlayan eylemlerin, sendikaların da sürece dahil olmasıyla birlikte önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği takip ediliyor.

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto Haber

Fransa’da polis ve jandarmaların silah kullanma düzenlemesine karşı protesto

Göstericiler yürüyüş boyunca polis şiddetine karşı sloganlar atarken, düzenlemenin geri çekilmesini talep etti. Kortejde “Öldürme iznine hayır” ve “Polis dokunulmazlığına hayır” şeklindeki sloganlar da duyuldu. Düzenleme ne öngörüyor? Protestoların merkezinde, polis ve jandarmaların görev sırasında silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeveyi değiştirmeyi amaçlayan yasa teklifi bulunuyor. Ulusal Meclis, 7 Temmuz’da düzenlemeyi kabul etti. Teklif, güvenlik güçlerinin belirli yasal koşullar altında gerçekleştirdiği silah kullanımının hukuki açıdan değerlendirilmesinde değişiklik yapılmasını öngörüyor. Düzenlemenin Senato’da da ele alınması bekleniyor. Teklifin destekçileri, düzenlemenin polis ve jandarmaya silah kullanımı sonrasında daha fazla hukuki güvence sağlayacağını savunuyor. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez de metnin polis ve jandarmaya dokunulmazlık getirmediğini ve silah kullanımının yargısal denetiminin devam edeceğini belirtiyor. Düzenlemeye karşı çıkan kuruluşlar ise metnin silah kullanımının hukuki denetimini etkileyebileceği görüşünde. İnsan hakları kuruluşları, bazı hukukçular ve sendikalar bu nedenle teklifin geri çekilmesini talep ediyor. Tepkiler farklı kentlere yayıldı Paris’teki gösterinin yanı sıra Marsilya, Lyon, Lille, Rennes, Caen, Lorient, Carcassonne ve Annecy gibi kentlerde de düzenlemeye karşı eylemler gerçekleştirildi. Paris’teki yürüyüşe Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları Birliği ve Sulh Hakimleri Sendikası gibi kuruluşların yanı sıra çeşitli sivil toplum örgütlerinin destek verdiği belirtildi. Düzenlemeye karşı Ulusal Meclis’in internet sitesinde başlatılan dilekçeye ise 700 binden fazla imza toplandı. Dilekçe, parlamentonun ilgili komisyonunda değerlendirildi ancak 21 Temmuz’da komisyon tarafından sınıflandırılarak parlamentoda ayrıca tartışılmasının önü kapatıldı. Yasa tasarısının sonraki durağı Senato Fransa’daki tartışmanın önümüzdeki aşamasını Senato’daki görüşmeler oluşturacak. Düzenlemenin burada ele alınması beklenirken, polis ve jandarmaların silah kullanımına ilişkin hukuki çerçeve konusunda hükümet ile düzenlemeye karşı çıkan siyasi ve sivil toplum kesimleri arasındaki tartışma devam ediyor.

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor Haber

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor

23 Kasım'ı 24 Kasım 2021'e bağlayan gece meydana gelen olayda, Fransa'dan İngiltere'ye geçmeye çalışan göçmenleri taşıyan tekne Manş Denizi'nde battı. Facia sonucunda 28 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı, 4 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Hayatını kaybeden ve kayıp olan göçmenlerin önemli bölümünün Irak bölgesinden geldiği belirtildi. Diğer kurbanların ise Afganistan, Mısır, Etiyopya ve Vietnam uyruklu olduğu kaydedildi. Olaydan yalnızca iki kişi sağ kurtuldu. 14 sanık insan kaçakçılığıyla suçlanıyor Savcılık, sanıkların göçmenleri kapasitesinin üzerinde taşıyan, denize elverişsiz ve güvenlik ekipmanlarından yoksun bir tekneyle Manş Denizi'ne çıkarmakla suçlandığını belirtiyor. Soruşturma kapsamında, facianın arkasında Afgan ve Irak bağlantılı iki ayrı insan kaçakçılığı yapılanmasının bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı aktarıldı. Sağ kurtulan göçmenlerin ifadelerine göre, İngiltere'ye geçiş için kaçakçılara kişi başı 1.500 ila 2.750 euro arasında ödeme yapıldı. Facia öncesi en az 10 yardım çağrısı Davada öne çıkan başlıklardan biri de göçmenlerin teknenin batmasından önce yaptıkları yardım çağrıları oldu. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre göçmenler, denizde zor durumda kaldıkları sırada Fransız ve İngiliz kurtarma ekipleriyle en az 10 kez iletişim kurarak yardım istedi. Ancak kurtarma ekiplerinin müdahale etmediği iddiası da dosyada yer aldı. Bu konuya ilişkin olarak yedi Fransız askeri hakkında ayrıca "tehlikedeki kişilere yardım etmeme" suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Söz konusu soruşturmanın devam ettiği belirtildi. Kurban yakınları Paris'te Davaya 114 sivil taraf ve kurban yakınının katıldığı öğrenildi. Irak Kürdistan Bölgesi'nden dokuz kurbanın ailesinin de duruşmayı takip etmek üzere Paris'e gittiği belirtildi. Kurban yakınları arasında Erbil'den iki, Haciava'dan üç, Ranya'dan iki ve Pışder'den iki kişinin bulunduğu aktarıldı. "Ağır cezalar verilmesini bekliyoruz" Organize Suç Mağdurları için (MERD) Örgütü Başkanı ve faciada hayatını kaybedenlerden birinin kardeşi Zana Memend Muhammed, davaya ilişkin yaptığı açıklamada hem kaçakçılardan hem de polis tarafından yapılan müdahaleden şikayetçi olduklarını söyledi. Muhammed, sanıklardan bazılarının tutuklu bulunduğunu, bazılarının ise kefaletle serbest bırakıldığını belirterek, mahkemede o gün yedi sanığın hazır bulunduğunu ifade etti. Kurbanların sayısına ilişkin ise 28 kişinin boğularak yaşamını yitirdiğini, dört kişinin de halen kayıp olduğunu belirten Muhammed, hayatını kaybedenlerden 17'sinin, kayıp dört kişiden üçünün Kürt olduğunu söyledi. Kararın 30 Eylül'de açıklanması bekleniyor Zana Memend Muhammed, mahkemenin kararını 30 Eylül'de açıklamasının beklendiğini belirtti. Sanıklar açısından bir yıldan 10 yıla kadar hapis cezalarının gündeme gelebileceğini ifade eden Muhammed, faciada sorumluluğu veya ihmali bulunan herkes hakkında ağır yaptırımlar uygulanmasını beklediklerini söyledi. Dava, Manş Denizi'ndeki en ağır göçmen facialarından biriyle ilgili olarak hem insan kaçakçılığı ağlarının sorumluluğunun hem de facia öncesindeki kurtarma sürecinin ele alınması açısından önem taşıyor.

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin Haber

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin

G7 ülkelerinden mevkidaşlarıyla 19 Mayıs 2026'da Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen "Terörizmin Finansmanıyla Mücadele" konferansında bir araya gelen Bessent, burada yaptığı konuşmada katılımcılara İran'a karşı ABD'nin yanında durmaları mesajını verdi. Scott Bessent, Avrupalı ortakların İran'a yönelik yaptırımlar konusunda ABD ile birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Bu, İran'ın finansörlerini tespit ederek, paravan şirketlerini ifşa ederek, banka şubelerini kapatarak ve acentelerini feshederek mümkündür" ifadelerini kullandı. Bessent ayrıca Orta Doğu ve Asya ülkelerinden İran'ın "paravan bankacılık ağlarını kökünden kazımalarını" talep etti. Hürmüz Boğazı'nı açma baskısı Bakan Bessent'in açıklamaları, ABD ve İsrail'in İran'la yaşadığı çatışmalar nedeniyle petrol sevkiyatının durduğu Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Trump yönetiminin Tahran üzerinde baskı kurmaya çalıştığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor. Bu bağlamda ABD Hazine Bakanlığı, "Ekonomik Öfke" adını verdiği program kapsamında faaliyetlerini hızlandırarak bugüne kadar İran ile bağlantılı yaklaşık 500 milyon dolarlık kripto varlığı dondurdu. "Yaptırım sistemimizi güncelliyoruz" Hazine Bakanlığının mevcut yaptırım rejimini güncellediğini belirten Bessent, bu adımı "Rakiplerimiz yeni paravan şirketler kurarak mevcut duruma uyum sağlıyor ve kendilerini yeniliyorlar" sözleriyle gerekçelendirdi. Ancak yaptırımların süresi konusunda da uyarılarda bulunan Bessent, uzun süreli yaptırımların hedeflenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti: "Yaptırımlar ulusları cezalandırmak için değil, davranışları değiştirmek içindir. Hedeflenen davranış değişikliği gerçekleşmeden yıllarca süren yaptırımların, gelecek nesiller üzerinde tahmin edilmesi güç etkileri olabilir."

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Kripto ve finansal inovasyon yeni riskler doğuruyor Haber

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Kripto ve finansal inovasyon yeni riskler doğuruyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 5. “No Money for Terror” Bakanlar Konferansı kapsamında “Terör Finansmanında Finansal İnovasyonun Kötüye Kullanımının Önlenmesi” başlıklı panele katıldı. Konuşmasında finansal teknolojilerin hem fırsat hem de risk barındırdığını vurgulayan Şimşek, dijital finansal araçların işlemleri hızlandırırken suç örgütleri ve terör finansmanı için de yeni kanallar oluşturduğunu söyledi. Kripto varlıkların bu yeni risk ortamının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Şimşek, işlemlerin saniyeler içinde gerçekleşebilmesi ve sınır ötesi transferlerin kolaylaşmasının kötüye kullanım riskini artırdığını ifade etti. Stablecoin’lerin terör finansmanı açısından giderek daha fazla kullanıldığına işaret eden Şimşek, bu varlıkların değer koruma ve hızlı transfer özellikleri nedeniyle riskli aktörler tarafından tercih edildiğini belirtti. Attended the 5th #NoMoneyForTerror Ministerial Conference in #Paris and joined the panel on “Preventing the Misuse of Financial Innovation for Terrorism Financing.” Key takeaways: 1/ Financial innovation is a double-edged sword. The same features that make payments faster,… pic.twitter.com/lls6HVkfBO — Mehmet Simsek (@memetsimsek) May 20, 2026 Türkiye’nin kripto varlıklarla ilgili risklere karşı erken adımlar attığını kaydeden Şimşek, 2021’den itibaren VASP’ların kara para aklama ve terör finansmanı yükümlülüklerine tabi tutulduğunu, “seyahat kuralı”nın uygulandığını ve kripto ATM’lerinin yasaklandığını hatırlattı. Ayrıca stablecoin transferlerine günlük ve aylık limitler getirildiğini belirten Bakan Mehmet Şimşek, riskli işlemlerde ek kontrol ve bekleme süreleri gibi düzenlemelerin de hayata geçirildiğini söyledi. Uluslararası iş birliğinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Bakan Şimşek, suç ağlarının saniyeler içinde hareket eden finansal yapısına karşı küresel düzeyde hızlı bilgi paylaşımı gerektiğini ifade etti. Bakan Şimşek, daveti ve ev sahipliği için Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Roland Lescure’e teşekkür etti.

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor Haber

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor

Fransa Cumhurbaşkanlığından bugün (6 Mayıs 2026 Çarşamba) yapılan açıklamada, Fransız donanmasının sembolü konumundaki dev uçak gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçiş yapmakta olduğu bildirildi. Paris yönetiminin bu adımı, Ortadoğu'da savaş geriliminin zirveye ulaştığı ve Hürmüz Boğazı'nın ABD ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle kilitlendiği bir dönemde atıldı. Elysee Sarayı: Göreve hazırız mesajı Elysee Sarayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, uçak gemisinin bölgeye intikalinin tüm taraflara yönelik net bir mesaj içerdiği vurgulandı. Açıklamada, "Bu hamle sadece Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya hazır olduğumuzun değil, aynı zamanda bu görevi başarıyla yerine getirebilecek tam kapasiteye sahip olduğumuzun da bir göstergesidir" ifadelerine yer verildi. Söz konusu askeri hareketlilik, Paris ve Londra'nın küresel ticaretteki tıkanıklığı aşmak amacıyla haftalardır üzerinde çalıştığı "uluslararası ortak deniz gücü" planlamasının bir parçası olarak görülüyor. Boğazın kapalı kalması, şimdiye kadar Avrupa ve dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar vermiş durumda. Ne olmuştu? 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, komşu ülkelerdeki bazı hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) misillemede bulunmuştu. Çatışmaların ikinci gününde stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatan İran, aradan geçen sürede boğazı yalnızca bir günlüğüne açık tuttu. Tahranlı yetkililer, Washington yönetiminin geçtiğimiz ay İran limanlarına uyguladığı ablukaya yanıt olarak boğazı kapattıklarını belirterek, "Bu koridordan geçiş ya herkes için serbest olacak ya da hiç kimse için olmayacak" yaklaşımını savunuyor.

Pacific Avenue Capital Partners, ESE World'ü satın almak için özel görüşüyor Haber

Pacific Avenue Capital Partners, ESE World'ü satın almak için özel görüşüyor

ACCESS Newswire / LOS ANGELES, KALİFORNİYA VE PARİS, FRANSA (İGFA) - Orta ölçekli pazardaki kurumsal ayrılmalar (carve-outs) ve diğer karmaşık işlemlere odaklanan küresel bir özel sermaye şirketi olan Pacific Avenue Capital Partners ("Pacific Avenue"), bugün bir iştirakinin, dünyanın önde gelen küresel ambalaj şirketlerinden biri olan Amcor'dan ESE World'ü ("Şirket" veya "ESE") satın almak üzere özel görüşmelere başladığını duyurdu. ESE, hem plastik hem de çelik atık konteynerlerinin önde gelen Avrupalı üreticisi ve ilgili atık yönetimi hizmetlerinin sağlayıcısıdır. Yaklaşık 300 milyon Euro gelir elde eden Şirket; Almanya (Neuruppin ve Olpe) ve Fransa'daki (Crissey) üç üretim tesisiyle dünya çapındaki müşterilerine hizmet vermektedir. ESE, Pacific Avenue'nun yönetimi altında müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanacak; operasyonel iyileştirme, coğrafi genişleme ve stratejik ek satın almalarla bağlantılı çeşitli büyüme girişimlerini hayata geçirecektir. Pacific Avenue, bu girişimleri sürdürmek ve Şirket'in bir sonraki büyüme aşamasını hızlandırmak için ESE'nin mevcut yönetim ekibiyle yakın ortaklık içinde çalışacaktır. Pacific Avenue Kurucusu ve Yönetici Ortağı Chris Sznewajs, "Bu işlem ESE için heyecan verici bir sonraki büyüme aşamasını simgeliyor. İşletme, sektör lideri şirketlerden oluşan portföyümüze güçlü bir uyum sağlıyor ve Pacific Avenue'nun, karmaşık ayrılma işlemlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini isteyen AB'deki ve küresel ölçekteki kurumsal satıcılar için güvenilir bir ortak konumunda olduğunun bir kanıtıdır. Güçlü bir marka, sektör lideri inovasyon ve savunulabilir bir pazar konumuyla, uzun vadeli değer yaratımını teşvik etmek için gereken kaynakları ve uzmanlığı sağlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz," dedi. Pacific Avenue Capital Partners Avrupa Başkanı ve Direktörü Xavier Lambert ise şunları ekledi: "ESE, kanıtlanmış bir ürün inovasyonu geçmişine ve güçlü, sadık bir müşteri tabanına sahip yüksek kaliteli bir işletmedir. Pacific Avenue, ESE yönetim ekibiyle ortaklık kurmaktan ve işletmeye hem organik olarak hem de stratejik ek satın almalar yoluyla yeniden yatırım yapmaktan heyecan duyuyor. Güçlü bir operasyonel temel üzerine inşa ederek, ESE'nin bir sonraki büyüme aşamasını ve uzun vadeli değer yaratımını desteklemek için önemli fırsatlar görüyoruz." ESE'nin satın alınması Pacific Avenue için önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte olup, Firmanın Avrupa'daki üçüncü işlemini ve Fund II (Fon II) ile ona bağlı özel Avrupa yan fonundan (sidecar) yapılan ilk Avrupa yatırımını işaret etmektedir. Bu durum, Pacific Avenue'nun ana faaliyet konusu olmayan işletmelerin karmaşık ayrılma süreçlerini başarıyla yürütmek için küresel kurumsal satıcılarla ortaklık kurma becerisinin bir başka örneğidir. Chris Sznewajs, "Bu satın alma, Pacific Avenue'nun Avrupa'daki küresel ayak izini genişletme taahhüdünün doğrudan bir sonucudur. Avrupa'daki varlığımızı tesis ettiğimizden beri Pacific Avenue tam olarak bu tür bir fırsatı belirlemeye odaklanmıştır; büyük bir kurumsal satıcı tarafından elden çıkarılan yüksek kaliteli ve pazar lideri bir işletme. Şirket hikayesinin bir sonraki bölümünü yazmak için ESE yönetim ekibiyle ortaklık kurmayı dört gözle bekliyoruz," diyerek sözlerini tamamladı. İşlem, iş konseyi danışma sürecinin tamamlanmasına tabidir ve bu sürecin ardından satış ve satın alma anlaşması imzalanabilecektir. İşlemin, geleneksel düzenleyici onaylara ve kapanış koşullarına tabi olarak 2026 yılının ikinci çeyreğinde kapanması hedeflenmektedir. Pasific Avenue'ya bu süreçte Willkie Farr & Gallagher LLP, Accuracy ve PwC; Amcor'a ise bir Mizuho iştiraki olan Greenhill ve Latham & Watkins danışmanlık yapmıştır. PACİFİC AVENUE CAPİTAL PARTNERS HAKKINDA Pacific Avenue Capital Partners, merkezi Los Angeles'ta bulunan ve Fransa'nın Paris kentinde ofisi olan küresel bir özel sermaye şirketidir. Firma, orta ölçekli pazardaki kurumsal bölünmelere (divestitures) ve diğer karmaşık durumlara odaklanmaktadır. Pacific Avenue, kapsamlı birleşme ve satın alma (M&A - Mergers and Acquisitions) ve operasyon deneyimine sahiptir; bu da firmanın karmaşık işlemleri yönetmesine ve operasyonel iyileştirme, sermaye yatırımı ve hızlandırılmış büyüme yoluyla değer yaratmasına olanak tanır. Pacific Avenue, işletmelerin tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olurken kalıcı ve stratejik değişimi teşvik etmek için güçlü yönetim ekipleriyle iş birliği içinde bir yaklaşım benimser. Pacific Avenue, 31 Aralık 2025 itibarıyla 3,7 milyar dolardan fazla Yönetilen Varlığa (AUM - Assets Under Management) sahiptir. Pacific Avenue ekibinin üyeleri, birleşik kariyerleri boyunca çok sayıda sektörde 50'den fazla kurumsal elden çıkarma dahil olmak üzere 120'den fazla işlemi kapatmıştır. Daha fazla bilgi için lütfen www.pacificavenuecapital.com adresini ziyaret ediniz. AMCOR HAKKINDA Amcor, beslenme, sağlık, güzellik ve zindelik kategorileri için çeşitli malzemelerden sorumlu tüketici ambalajları ve dağıtım çözümleri geliştirme ve üretme konusunda küresel liderdir. Amcor'un küresel ürün inovasyonu ve sürdürülebilirlik uzmanlığı, şirketin her gün dünya çapındaki ambalaj zorluklarını çözmesini sağlayarak müşterileri ve tüketicileri için daha sürdürülebilir, işlevsel ve çekici bir dizi esnek ambalaj, sert ambalaj, karton ve kapak üretmesine olanak tanır. Amcor, müşterilerini yüceltme, hayatları şekillendirme ve geleceği koruma amacı doğrultusunda hareket eder. Güvenlik taahhüdüyle desteklenen 75.000'den fazla çalışan, 40'tan fazla ülkede 400'den fazla lokasyona yayılan operasyonlardan yıllık 23 milyar dolar satış gerçekleştirmektedir. Daha fazla bilgi için lütfen www.amcor.com adresini ziyaret ediniz.

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi. Haber

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi.

Fransız yetkililer 28 Mart'ta, güvenlik güçlerinin Paris'teki Bank of America genel merkezi önünde düzenlenmesi planlanan el yapımı bombalı saldırı girişimini başarıyla engellediğini duyurdu. RTL radyosundan alınan bilgilere göre, olay Cumartesi sabahı erken saatlerde Paris'in hareketli merkezi bir bölgesi olan 8. bölgede meydana geldi. Bir devriye ekibi, bir bankanın yakınında alışveriş poşetleri taşıyan iki şüpheli kişiyi fark etti. Polis olay yerine yaklaşırken, iki şüpheliden biri elinde bir çakmakla patlayıcı bir düzeneği infilak ettirmeye çalışıyordu. Yetkililer hemen müdahale ederek şüphelilerden birini etkisiz hale getirirken, diğeri hızla olay yerinden kaçtı. Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (PNAT), terörizm iddialarına ilişkin soruşturma başlattığını doğruladı. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesini övdü. Şunları söyledi: "Polisin hızlı müdahalesi dün gece korkunç bir terör saldırısını önledi. Mevcut istikrarsız uluslararası ortamda gösterdikleri azami çabalarından dolayı tüm güvenlik ve istihbarat servislerini tebrik ediyorum." Olay, Fransa'nın en yüksek düzeyde teyakkuz halinde olduğu bir dönemde meydana geldi. Sayın Nuñez, Ortadoğu'daki gerilimlerin tırmanmasından bu yana yetkililerin, özellikle ABD ve Yahudi çıkarlarıyla ilgili hassas hedeflere ve uluslararası muhalif figürlere yönelik güvenlik önlemlerini artırdığını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.