Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Paris

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Paris haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Paris haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin Haber

ABD Hazine Bakanı Bessent': İran'ın finans ağlarını çökertin

G7 ülkelerinden mevkidaşlarıyla 19 Mayıs 2026'da Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen "Terörizmin Finansmanıyla Mücadele" konferansında bir araya gelen Bessent, burada yaptığı konuşmada katılımcılara İran'a karşı ABD'nin yanında durmaları mesajını verdi. Scott Bessent, Avrupalı ortakların İran'a yönelik yaptırımlar konusunda ABD ile birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Bu, İran'ın finansörlerini tespit ederek, paravan şirketlerini ifşa ederek, banka şubelerini kapatarak ve acentelerini feshederek mümkündür" ifadelerini kullandı. Bessent ayrıca Orta Doğu ve Asya ülkelerinden İran'ın "paravan bankacılık ağlarını kökünden kazımalarını" talep etti. Hürmüz Boğazı'nı açma baskısı Bakan Bessent'in açıklamaları, ABD ve İsrail'in İran'la yaşadığı çatışmalar nedeniyle petrol sevkiyatının durduğu Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Trump yönetiminin Tahran üzerinde baskı kurmaya çalıştığı bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekiyor. Bu bağlamda ABD Hazine Bakanlığı, "Ekonomik Öfke" adını verdiği program kapsamında faaliyetlerini hızlandırarak bugüne kadar İran ile bağlantılı yaklaşık 500 milyon dolarlık kripto varlığı dondurdu. "Yaptırım sistemimizi güncelliyoruz" Hazine Bakanlığının mevcut yaptırım rejimini güncellediğini belirten Bessent, bu adımı "Rakiplerimiz yeni paravan şirketler kurarak mevcut duruma uyum sağlıyor ve kendilerini yeniliyorlar" sözleriyle gerekçelendirdi. Ancak yaptırımların süresi konusunda da uyarılarda bulunan Bessent, uzun süreli yaptırımların hedeflenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti: "Yaptırımlar ulusları cezalandırmak için değil, davranışları değiştirmek içindir. Hedeflenen davranış değişikliği gerçekleşmeden yıllarca süren yaptırımların, gelecek nesiller üzerinde tahmin edilmesi güç etkileri olabilir."

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Kripto ve finansal inovasyon yeni riskler doğuruyor Haber

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Kripto ve finansal inovasyon yeni riskler doğuruyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 5. “No Money for Terror” Bakanlar Konferansı kapsamında “Terör Finansmanında Finansal İnovasyonun Kötüye Kullanımının Önlenmesi” başlıklı panele katıldı. Konuşmasında finansal teknolojilerin hem fırsat hem de risk barındırdığını vurgulayan Şimşek, dijital finansal araçların işlemleri hızlandırırken suç örgütleri ve terör finansmanı için de yeni kanallar oluşturduğunu söyledi. Kripto varlıkların bu yeni risk ortamının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Şimşek, işlemlerin saniyeler içinde gerçekleşebilmesi ve sınır ötesi transferlerin kolaylaşmasının kötüye kullanım riskini artırdığını ifade etti. Stablecoin’lerin terör finansmanı açısından giderek daha fazla kullanıldığına işaret eden Şimşek, bu varlıkların değer koruma ve hızlı transfer özellikleri nedeniyle riskli aktörler tarafından tercih edildiğini belirtti. Attended the 5th #NoMoneyForTerror Ministerial Conference in #Paris and joined the panel on “Preventing the Misuse of Financial Innovation for Terrorism Financing.” Key takeaways: 1/ Financial innovation is a double-edged sword. The same features that make payments faster,… pic.twitter.com/lls6HVkfBO — Mehmet Simsek (@memetsimsek) May 20, 2026 Türkiye’nin kripto varlıklarla ilgili risklere karşı erken adımlar attığını kaydeden Şimşek, 2021’den itibaren VASP’ların kara para aklama ve terör finansmanı yükümlülüklerine tabi tutulduğunu, “seyahat kuralı”nın uygulandığını ve kripto ATM’lerinin yasaklandığını hatırlattı. Ayrıca stablecoin transferlerine günlük ve aylık limitler getirildiğini belirten Bakan Mehmet Şimşek, riskli işlemlerde ek kontrol ve bekleme süreleri gibi düzenlemelerin de hayata geçirildiğini söyledi. Uluslararası iş birliğinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Bakan Şimşek, suç ağlarının saniyeler içinde hareket eden finansal yapısına karşı küresel düzeyde hızlı bilgi paylaşımı gerektiğini ifade etti. Bakan Şimşek, daveti ve ev sahipliği için Fransa Ekonomi ve Maliye Bakanı Roland Lescure’e teşekkür etti.

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor Haber

Cemal Kaşıkçı cinayeti dosyası yeniden açılıyor

Fransa'da terörle mücadele savcılığı (PNAT) tarafından 16 Mayıs'ta yapılan duyuruya göre, Cemal Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildi. Soruşturmanın merkezinde “işkence” ve “zorla kaybetme” gibi suçlamalar yer alıyor. Fransa’nın terörle mücadele savcılığı, Kaşıkçı cinayetini soruşturmak üzere bir yargıç görevlendirildiğini açıkladı. İşkence ve zorla kaybetme suçlamalarını içeren soruşturma, aralarında Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) de bulunduğu insan hakları örgütlerinin başvurusu üzerine başlatıldı. Başvurular ilk aşamada reddedilmiş ancak Paris İstinaf Mahkemesi 11 Mayıs’ta dosyanın kabul edilebilir olduğuna hükmetmişti. Ardından Fransa’nın terörle mücadele savcılığı bugün soruşturmayı yürütmek üzere bir hakim atandığını duyurdu. Cemal Kaşıkçı cinayeti Kaşıkçı, 2 Ekim 2018’de evlilik işlemleri için gittiği İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmüştü. Cinayetin ardından ABD istihbaratı, operasyon emrinin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından verildiği sonucuna varmıştı. Bin Selman ise cinayet emri verdiği iddiasını reddetmişti. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili Türkiye’de açılan dava, 2022’de Suudi Arabistan’a devredilmişti. Bu karar, insan hakları örgütleri tarafından sert biçimde eleştirilmişti. Fransa’daki yeni soruşturma, davanın uluslararası alanda yeniden yargı gündemine taşınması açısından dikkati çekti. Neden Fransa? Fransa; Birleşmiş Milletler’in “İşkenceye Karşı Sözleşme” ile “Zorla Kaybetmelere Karşı Sözleşme”ye taraf bir ülke. Bu sözleşmeler uyarınca Fransa, dünyada nerede işlenirse işlensin, işkence ve zorla kaybetme şüphelisi bir kişi kendi topraklarına ayak bastığı an o kişiyi soruşturmak ve yargılamakla yükümlü. İnsan hakları örgütleri TRIAL International ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın 2022 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmek üzere Paris’e geldiği gün, Fransız yargısına jet hızıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Muhammed bin Selman'ın Fransa topraklarında bulunması, mahkemenin bu dosyayı açmasına imkan sağladı.

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor Haber

Fransa, Hürmüz Boğazına Charles de Gaulle uçak gemisini gönderiyor

Fransa Cumhurbaşkanlığından bugün (6 Mayıs 2026 Çarşamba) yapılan açıklamada, Fransız donanmasının sembolü konumundaki dev uçak gemisinin Süveyş Kanalı'ndan geçiş yapmakta olduğu bildirildi. Paris yönetiminin bu adımı, Ortadoğu'da savaş geriliminin zirveye ulaştığı ve Hürmüz Boğazı'nın ABD ile İran arasındaki çatışmalar nedeniyle kilitlendiği bir dönemde atıldı. Elysee Sarayı: Göreve hazırız mesajı Elysee Sarayı’ndan yapılan yazılı açıklamada, uçak gemisinin bölgeye intikalinin tüm taraflara yönelik net bir mesaj içerdiği vurgulandı. Açıklamada, "Bu hamle sadece Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamaya hazır olduğumuzun değil, aynı zamanda bu görevi başarıyla yerine getirebilecek tam kapasiteye sahip olduğumuzun da bir göstergesidir" ifadelerine yer verildi. Söz konusu askeri hareketlilik, Paris ve Londra'nın küresel ticaretteki tıkanıklığı aşmak amacıyla haftalardır üzerinde çalıştığı "uluslararası ortak deniz gücü" planlamasının bir parçası olarak görülüyor. Boğazın kapalı kalması, şimdiye kadar Avrupa ve dünya ekonomisine milyarlarca dolarlık zarar vermiş durumda. Ne olmuştu? 28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, komşu ülkelerdeki bazı hedeflere füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) misillemede bulunmuştu. Çatışmaların ikinci gününde stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatan İran, aradan geçen sürede boğazı yalnızca bir günlüğüne açık tuttu. Tahranlı yetkililer, Washington yönetiminin geçtiğimiz ay İran limanlarına uyguladığı ablukaya yanıt olarak boğazı kapattıklarını belirterek, "Bu koridordan geçiş ya herkes için serbest olacak ya da hiç kimse için olmayacak" yaklaşımını savunuyor.

Pacific Avenue Capital Partners, ESE World'ü satın almak için özel görüşüyor Haber

Pacific Avenue Capital Partners, ESE World'ü satın almak için özel görüşüyor

ACCESS Newswire / LOS ANGELES, KALİFORNİYA VE PARİS, FRANSA (İGFA) - Orta ölçekli pazardaki kurumsal ayrılmalar (carve-outs) ve diğer karmaşık işlemlere odaklanan küresel bir özel sermaye şirketi olan Pacific Avenue Capital Partners ("Pacific Avenue"), bugün bir iştirakinin, dünyanın önde gelen küresel ambalaj şirketlerinden biri olan Amcor'dan ESE World'ü ("Şirket" veya "ESE") satın almak üzere özel görüşmelere başladığını duyurdu. ESE, hem plastik hem de çelik atık konteynerlerinin önde gelen Avrupalı üreticisi ve ilgili atık yönetimi hizmetlerinin sağlayıcısıdır. Yaklaşık 300 milyon Euro gelir elde eden Şirket; Almanya (Neuruppin ve Olpe) ve Fransa'daki (Crissey) üç üretim tesisiyle dünya çapındaki müşterilerine hizmet vermektedir. ESE, Pacific Avenue'nun yönetimi altında müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanacak; operasyonel iyileştirme, coğrafi genişleme ve stratejik ek satın almalarla bağlantılı çeşitli büyüme girişimlerini hayata geçirecektir. Pacific Avenue, bu girişimleri sürdürmek ve Şirket'in bir sonraki büyüme aşamasını hızlandırmak için ESE'nin mevcut yönetim ekibiyle yakın ortaklık içinde çalışacaktır. Pacific Avenue Kurucusu ve Yönetici Ortağı Chris Sznewajs, "Bu işlem ESE için heyecan verici bir sonraki büyüme aşamasını simgeliyor. İşletme, sektör lideri şirketlerden oluşan portföyümüze güçlü bir uyum sağlıyor ve Pacific Avenue'nun, karmaşık ayrılma işlemlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini isteyen AB'deki ve küresel ölçekteki kurumsal satıcılar için güvenilir bir ortak konumunda olduğunun bir kanıtıdır. Güçlü bir marka, sektör lideri inovasyon ve savunulabilir bir pazar konumuyla, uzun vadeli değer yaratımını teşvik etmek için gereken kaynakları ve uzmanlığı sağlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz," dedi. Pacific Avenue Capital Partners Avrupa Başkanı ve Direktörü Xavier Lambert ise şunları ekledi: "ESE, kanıtlanmış bir ürün inovasyonu geçmişine ve güçlü, sadık bir müşteri tabanına sahip yüksek kaliteli bir işletmedir. Pacific Avenue, ESE yönetim ekibiyle ortaklık kurmaktan ve işletmeye hem organik olarak hem de stratejik ek satın almalar yoluyla yeniden yatırım yapmaktan heyecan duyuyor. Güçlü bir operasyonel temel üzerine inşa ederek, ESE'nin bir sonraki büyüme aşamasını ve uzun vadeli değer yaratımını desteklemek için önemli fırsatlar görüyoruz." ESE'nin satın alınması Pacific Avenue için önemli bir dönüm noktasını temsil etmekte olup, Firmanın Avrupa'daki üçüncü işlemini ve Fund II (Fon II) ile ona bağlı özel Avrupa yan fonundan (sidecar) yapılan ilk Avrupa yatırımını işaret etmektedir. Bu durum, Pacific Avenue'nun ana faaliyet konusu olmayan işletmelerin karmaşık ayrılma süreçlerini başarıyla yürütmek için küresel kurumsal satıcılarla ortaklık kurma becerisinin bir başka örneğidir. Chris Sznewajs, "Bu satın alma, Pacific Avenue'nun Avrupa'daki küresel ayak izini genişletme taahhüdünün doğrudan bir sonucudur. Avrupa'daki varlığımızı tesis ettiğimizden beri Pacific Avenue tam olarak bu tür bir fırsatı belirlemeye odaklanmıştır; büyük bir kurumsal satıcı tarafından elden çıkarılan yüksek kaliteli ve pazar lideri bir işletme. Şirket hikayesinin bir sonraki bölümünü yazmak için ESE yönetim ekibiyle ortaklık kurmayı dört gözle bekliyoruz," diyerek sözlerini tamamladı. İşlem, iş konseyi danışma sürecinin tamamlanmasına tabidir ve bu sürecin ardından satış ve satın alma anlaşması imzalanabilecektir. İşlemin, geleneksel düzenleyici onaylara ve kapanış koşullarına tabi olarak 2026 yılının ikinci çeyreğinde kapanması hedeflenmektedir. Pasific Avenue'ya bu süreçte Willkie Farr & Gallagher LLP, Accuracy ve PwC; Amcor'a ise bir Mizuho iştiraki olan Greenhill ve Latham & Watkins danışmanlık yapmıştır. PACİFİC AVENUE CAPİTAL PARTNERS HAKKINDA Pacific Avenue Capital Partners, merkezi Los Angeles'ta bulunan ve Fransa'nın Paris kentinde ofisi olan küresel bir özel sermaye şirketidir. Firma, orta ölçekli pazardaki kurumsal bölünmelere (divestitures) ve diğer karmaşık durumlara odaklanmaktadır. Pacific Avenue, kapsamlı birleşme ve satın alma (M&A - Mergers and Acquisitions) ve operasyon deneyimine sahiptir; bu da firmanın karmaşık işlemleri yönetmesine ve operasyonel iyileştirme, sermaye yatırımı ve hızlandırılmış büyüme yoluyla değer yaratmasına olanak tanır. Pacific Avenue, işletmelerin tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olurken kalıcı ve stratejik değişimi teşvik etmek için güçlü yönetim ekipleriyle iş birliği içinde bir yaklaşım benimser. Pacific Avenue, 31 Aralık 2025 itibarıyla 3,7 milyar dolardan fazla Yönetilen Varlığa (AUM - Assets Under Management) sahiptir. Pacific Avenue ekibinin üyeleri, birleşik kariyerleri boyunca çok sayıda sektörde 50'den fazla kurumsal elden çıkarma dahil olmak üzere 120'den fazla işlemi kapatmıştır. Daha fazla bilgi için lütfen www.pacificavenuecapital.com adresini ziyaret ediniz. AMCOR HAKKINDA Amcor, beslenme, sağlık, güzellik ve zindelik kategorileri için çeşitli malzemelerden sorumlu tüketici ambalajları ve dağıtım çözümleri geliştirme ve üretme konusunda küresel liderdir. Amcor'un küresel ürün inovasyonu ve sürdürülebilirlik uzmanlığı, şirketin her gün dünya çapındaki ambalaj zorluklarını çözmesini sağlayarak müşterileri ve tüketicileri için daha sürdürülebilir, işlevsel ve çekici bir dizi esnek ambalaj, sert ambalaj, karton ve kapak üretmesine olanak tanır. Amcor, müşterilerini yüceltme, hayatları şekillendirme ve geleceği koruma amacı doğrultusunda hareket eder. Güvenlik taahhüdüyle desteklenen 75.000'den fazla çalışan, 40'tan fazla ülkede 400'den fazla lokasyona yayılan operasyonlardan yıllık 23 milyar dolar satış gerçekleştirmektedir. Daha fazla bilgi için lütfen www.amcor.com adresini ziyaret ediniz.

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi. Haber

Fransız polisi, Paris 'te bir ABD bankası önünde düzenlenmesi planlanan bombalı saldırıyı engelledi.

Fransız yetkililer 28 Mart'ta, güvenlik güçlerinin Paris'teki Bank of America genel merkezi önünde düzenlenmesi planlanan el yapımı bombalı saldırı girişimini başarıyla engellediğini duyurdu. RTL radyosundan alınan bilgilere göre, olay Cumartesi sabahı erken saatlerde Paris'in hareketli merkezi bir bölgesi olan 8. bölgede meydana geldi. Bir devriye ekibi, bir bankanın yakınında alışveriş poşetleri taşıyan iki şüpheli kişiyi fark etti. Polis olay yerine yaklaşırken, iki şüpheliden biri elinde bir çakmakla patlayıcı bir düzeneği infilak ettirmeye çalışıyordu. Yetkililer hemen müdahale ederek şüphelilerden birini etkisiz hale getirirken, diğeri hızla olay yerinden kaçtı. Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığı (PNAT), terörizm iddialarına ilişkin soruşturma başlattığını doğruladı. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, güvenlik güçlerinin hızlı müdahalesini övdü. Şunları söyledi: "Polisin hızlı müdahalesi dün gece korkunç bir terör saldırısını önledi. Mevcut istikrarsız uluslararası ortamda gösterdikleri azami çabalarından dolayı tüm güvenlik ve istihbarat servislerini tebrik ediyorum." Olay, Fransa'nın en yüksek düzeyde teyakkuz halinde olduğu bir dönemde meydana geldi. Sayın Nuñez, Ortadoğu'daki gerilimlerin tırmanmasından bu yana yetkililerin, özellikle ABD ve Yahudi çıkarlarıyla ilgili hassas hedeflere ve uluslararası muhalif figürlere yönelik güvenlik önlemlerini artırdığını vurguladı.

Fransa'da yerel seçimlerin ilk oy verme turu tüm kentlerinde tamamlandı. Haber

Fransa'da yerel seçimlerin ilk oy verme turu tüm kentlerinde tamamlandı.

Macron oyunu kullandı Cumhurbaşkanı Macron, açıklamasında, “Önemli bu demokratik anın sorunsuz ilerlemesini sağlayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederim. Demokrasimiz, her bireyin katılımıyla canlıdır” ifadelerini kullandı. Macron’un bu çağrısı, vatandaşların demokratik hak ve sorumluluklarını hatırlatmayı ve seçimlere katılımı teşvik etmeyi amaçlıyor. Sandık çıkış anketlerine göre, seçimin ilk turunda sandığa gidenlerin oranı yüzde 57,6 oldu. Bu oran 2020'deki yerel seçimlerin aynı turunda yüzde 44,66 olarak kayıtlara geçmişti. Seçimlerin ilk turunda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Rönesans partisinin adayları ülkenin büyük kentlerinde önde bitiremedi. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi ve Sosyalist Parti (PS) farklı kentlerde oyların yüzde 50'sinden fazlasını alırken, bu kentlerdeki adayları ilk turdan seçilmiş oldu. Solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisi Roubaix kentinde, çevreci Yeşiller (EELV) partisi ise Poitiers ve Bordo dahil farklı kentlerde ilk turu ilk sırada tamamladı. Paris, Marsilya ve Lyon'da seçimin akıbeti ikinci turda belli olacak Ülkenin en büyük 3 kenti olan Paris, Marsilya ve Lyon'da herhangi bir parti yüzde 50 oy oranına ulaşamadığı için, belediyelerin akıbeti 2. tura kaldı. Paris, seçimin ilk turunda mevcut sosyalist Belediye Başkanı Anne Hidalgo'nun yardımcısı Emmanuel Gregoire oyların yüzde 36,4'ünü alarak birinci, Macron'un merkez sağcı eski Kültür Bakanı Rachida Dati oyların yüzde 24,8'ini alarak ikinci ve LFI partisinden Sophia Chikirou ise yüzde 13,7 ile üçüncü sırada tamamladı. Ülkenin en büyük ikinci kenti olan Marsilya'da ilk turda mevcut solcu Belediye Başkanı Benoit Payan oyların yüzde 36,80'niyle ilk sırada, aşırı sağcı aday Franck Allisio ise yüzde 35,4'ü ile ikinci sırada bitirirken, ikinci turu kazanmak için solcuların bu kentte ittifaka gidip gitmeyeceği netleşmedi. Lyon'da ise solcu aday Gregory Doucet ve merkez sağcı aday Jean-Michel Aulas her biri oyların yüzde 37,5'ni alarak, aynı oy oranıyla ilk turu bitirdi. Öte yandan, Macron'un eski Başbakanı Edouard Philippe'in başı çektiği liste Havre kentinde oyların yüzde 43,76'sını toplayarak birinci sırada tamamladı. Aşırı sağın başı çektiği kentler Perpignan kentinde RN partili mevcut Belediye Başkanı Louis Alliot oyların yüzde 51,4'ü ve Frejus kentinde RN partili mevcut Belediye Başkanı David Rachline oyların yüzde 51,33'ü ile ilk turda yeniden belediye başkanı seçildi. Ayrıca, Henin-Beaumont kentinin RN partili mevcut Belediye Başkanı Steeve Briois de oyların yüzde 78'ini alarak, ilk turdan seçimi kazandı. Aşırı sağcı RN Milletvekili Laure Lavalette'in listesi ise ülkenin büyük kentlerinden Toulon'da oyların yüzde 39,40'ını alarak, yerel seçimlerin ilk turunu ilk sıra tamamladı. Nice kentinde aşırı sağın desteklediği aday Eric Ciotti'nin listesi oyların yüzde 41,9'unu alarak ilk turda birinci sırada, mevcut merkez sağcı Cumhuriyetçiler (LR) Partili Christian Estrosi ise yüzde 31'ini alarak ikinci sırada geldi. İlk tepkiler RN lideri Jordan Bardella, Beaucaire kentinde basına yaptığı açıklamada, yerel seçimlerde birçok RN belediye başkanının ilk turdan seçilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, "partisinin ikinci tur için sağcıların listelerine desteklemeye hazır olduğu" mesajını verdi. LFI parti Koordinatörü Manuel Bompard ise Paris'te yaptığı açıklamada, partilerinin Roubaix ve Limoges kentlerindeki seçimde ciddi bir ilerleme kaydettiğini ifade ederek, LFI partili adayların yüzlerce kentte ikinci turda seçime devam edeceğini belirtti. Bompard, aşırı sağın belediyelerde galip gelmesi halinde bunun bir "felaket" teşkil edeceğinin altını çizerek, aşırı sağ ve sağa karşı olanların aday listelerini birleştirmesi çağrısında bulundu. Merkez sağcı LR Partisi Başkanı Bruno Retailleau, partisinin yerelde en büyük siyasi güç olduğunu savunarak, 9 binden fazla nüfusu olan her iki şehirden birinde partisinin ilk turda başı çektiğini kaydetti. PS lideri Olivier Faure, Ivry-sur-Seine kentinde yaptığı açıklamada, sosyalist 350 belediye başkanının ilk turdan yeniden seçildiğini belirterek, LFI ve PS arasında seçimler için ulusal çapta bir anlaşma olmadığını duyurdu. Rönesans'ın Genel Sekreteri Gabriel Attal ise, 100 kentte partilerinin adaylarının belediye başkanı seçildiğini belirterek, LFI ve RN ile seçimler için ittifak yapmayacaklarını ifade etti. Yerel seçimlerin ikinci turu 22 Mart'ta düzenlenecek Fransa'da belediye meclis üyesi adayları farklı parti ve ittifakların sunduğu listeler halinde seçimlere katılıyor. Ülke genelinde yerel seçimlerde ilk turda oyların yüzde 50'sini alan liste, galip sayılırken, herhangi bir liste yeterli oy sayısına ulaşmazsa ilk turda en az yüzde 10 oranında oy alan listeler ikinci turda tekrar yarışacak. Belediye başkanları, ikinci turun ardından düzenlenen ilk belediye meclisi sırasında meclis üyeleri tarafından seçilecek. Seçimlerin ilk turunda, 50 bin 478 listede 904 bin 42 aday yarışırken, ikinci tura kalan adaylar ise ikinci tur için 22 Mart'ta yarışacak.

İtalyan modasının 'Son İmparatoru' Valentino 93 yaşında öldü Haber

İtalyan modasının 'Son İmparatoru' Valentino 93 yaşında öldü

Kıdemli jet-set İtalyan moda tasarımcısı Valentino Garavani, Roma'daki evinde öldü. 93 yaşındaydı. Genellikle 'Valentino kırmızısı' markası tonunda yüksek göz alıcı alıcıklarıyla tanınan, ülkenin moda endüstrisinin sağlam bir ayağıydı ve firması 1960'lardaki ilk günlerinden ve 2008'de kendi emekliliğinin ötesinde onlarca yıl boyunca önemli ölçüde alakalı kaldı. Vakfı, sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, "Valentino Garavani sadece hepimiz için sürekli bir rehber ve ilham kaynağı değil, aynı zamanda gerçek bir ışık, yaratıcılık ve vizyon kaynağıydı" dedi. Evrensel olarak ilk adıyla bilinen Valentino, Jackie Kennedy Onassis'ten Julia Roberts'a ve Jordan Kraliçesi Rania'ya kadar nesiller boyu kraliyet ailesi, first ladies ve film yıldızları tarafından hayranlık duyuyordu. "Kadınların ne istediğini biliyorum," dedi bir keresinde. "Güzel olmak istiyorlar." Asla sinirlilik veya ifade kıyafeti için biri olmayan Valentino, yaklaşık yarım asırlık kariyeri boyunca birkaç değerli moda sahtekarlığı yaptı. Güvenli tasarımları, Valentino'yu kırmızı halının kralı, A-listers'ın ödül töreni ihtiyaçları için gidecek adam yaptı. Görkemli elbiseleri, özellikle Roberts'ın en iyi kadın oyuncu heykelini kabul etmek için vintage bir siyah beyaz sütun giydiği 2001'de sayısız Akademi Ödülü'nü süsledi. Cate Blanchett, 2004'te en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Oscar'ı kazandığında tereyağı sarısı ipekte tek omuzlu bir numara olan Valentino'yu da giydi. Valentino, Jacqueline Kennedy'nin 1968'de Yunan nakliye patronu Aristoteles Onassis ile düğünü için giydiği uzun kollu dantel elbisenin arkasında da vardı. Kennedy ve Valentino onlarca yıldır yakın arkadaştı ve bir zamanlar ABD first lady'si neredeyse sadece Valentino'yu giydi. Ayrıca sık sık görkemli elbiselerini giyen Galler Prensesi Diana'ya da yakındı. İmzalı turuncu tonlu kırmızı tonunun ötesinde, diğer Valentino ticari markaları arasında fiyonklar, fırfırlar, dantel ve nakışlar vardı; elbiselerin güzelliğine ve dolayısıyla kullanıcıların güzelliğine katkıda bulunan kısa, kadınsı, çapkın süslemelerde. Sinema Paradiso Valentino, 11 Mayıs 1932'de İtalya'nın kuzeyindeki Voghera kasabasında varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Onu moda yoluna sokanın çocukluk sinema sevgisi olduğunu söyledi. 2007 televizyon röportajında, "Gümüş ekran için deliydim, güzelliğe, tüm o film yıldızlarının sansasyonel, iyi giyimli, her zaman mükemmel olduğunu görmek için deliydim" diye açıkladı. Milano ve Paris'te moda okuduktan sonra, 1950'lerin çoğunu Paris merkezli tasarımcı Jean Desses ve daha sonra Guy Laroche için çalışarak geçirdi ve kendi başına grev yaptı. 1959'da Roma'nın Via Condotti'sinde Valentino evini kurdu. İlk hayranlar arasında İtalyan ekran sirenleri Gina Lollobrigida ve Sophia Loren'in yanı sıra Hollywood yıldızları Elizabeth Taylor ve Audrey Hepburn vardı. Efsanevi Amerikan Vogue genel yayın yönetmeni Diana Vreeland da genç tasarımcıyı kanatları altına aldı. Sürekli bronzlaşmış ve her zaman kusursuz giyinmiş Valentino, jet-set müşterilerinin yaşam tarzını paylaştı. 46 metrelik yatına ve Picasso ve Miro'nun eserlerini içeren bir sanat koleksiyonuna ek olarak, modacı Paris yakınlarında bir milyondan fazla güle sahip olduğu söylenen bir bahçeye sahip 17. yüzyıldan kalma bir şatoya sahipti. Valentino ve uzun süredir ortağı Giancarlo Giammetti, New York, Londra, Roma, Capri ve İsviçre'nin Gstaad kentindeki yerleri de içeren evleri arasında uçtular ve pug sürüleriyle seyahat ettiler ve düzenli olarak Madonna ve Gwyneth Paltrow da dahil olmak üzere A-list ağır vuruş arkadaşları katıldı. "Birini gördüğümde ve ne yazık ki rahatladığında ve koşu pantolonuyla ve hiç makyajsız koştuğunda... Tasarımcı, 2007 yılında verdiği bir röportajda RTL televizyonunda "Çok üzgünüm" dedi. “Benim için kadın güzel, güzel bir çiçek buketi gibidir. Her zaman sansasyonel olmalı, her zaman memnun etmek, her zaman mükemmel olmak, her zaman kocayı, sevgiliyi, herkesi memnun etmek zorunda. Çünkü kendimizi her zaman en iyi şekilde göstermek için doğduk." Yıllar geçtikçe, tasarımcı ahırına hazır giyim, erkek giyim ve aksesuar serileri ekledikçe Valentino'nun imparatorluğu genişledi. Valentino ve Giammetti, etiketi 1998'de tahmini 300 milyon dolara İtalyan bir holding şirketine sattı. Valentino bir on yıl daha tasarım rolünde kalacaktı. Valentino, Paris'teki Louvre Müzesi'nin bir kanadında bulunan Musee des Arts Decoratifs'te de dahil olmak üzere birçok retrospektife konu olmuştur. Ayrıca modadaki kariyerinin sonunu anlatan 2008 tarihli hit belgeseli Valentino: The Last Emperor'a da konu oldu. Cenazesi Çarşamba ve Perşembe günleri Roma'daki vakfın karargahında duracak. Cenaze 23 Ocak Cuma günü saat 11:00'de Roma'daki Piazza della Repubblica 8'deki Santa Maria degli Angeli e dei Martiri Bazilikası'nda gerçekleşecek. kaynak : euronews

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.