Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Özgür Özel

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelik: CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” problemi vahim bir noktaya geldi Haber

Çelik: CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” problemi vahim bir noktaya geldi

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı grup toplantısında “ilahi okuyor” diye eleştirdiğini belirterek tepki gösterdi. CHP Genel Başkanının “siyasi navigasyon” probleminin vahim bir noktaya geldiğini söyleyen Çelik, "Tespitlerinin yanlışlığı ve teşhislerinin dayanaksızlığı konusunda kendi rekorlarını kırmaya devam ediyor" dedi. AK Parti'nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti: "Evlerde, yollarda vatandaşlarımızın dilinden düşmeyen güzel sözlerin, okul bahçelerinde çocuklarımızın cıvıl cıvıl neşesine eşlik eden ifadelerin AK Parti grup toplantımızda Cumhurbaşkanımız tarafından dillendirilmesi bizim ruh kökümüzün neticesidir." Özgür Özel'in, özgürlük denilmesi gereken yerde baskı ile öne çıkan, millet denilmesi gereken yere vesayet tabelası asan bir siyasi geleneği sürdürdüğü için bunları anlamadığını dile getiren Ömer Çelik, "AK Parti grubunda sadece milletin dili konuşulduğu için anlamakta zorluk çekiyor" açıklamasını yaptı. Çelik, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğum gününü kutlayarak "Milletin adamı Cumhurbaşkanımızın doğum günü kutlu olsun. Sadece millete adanmış ve sadece milletin dilini konuşan yürüyüşünün daha nice bereketli yılları olsun." ifadelerine yer verdi.

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama Haber

Kurtulmuş ve Özel’den komisyon sürecine ilişkin ortak açıklama

TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Geçtiğimiz hafta raporun neredeyse oybirliği ile kabul edilmesinden sonra bugün bu komisyona destek veren siyasi partilerimizin sayın genel başkanlarını ziyaret etme kararı aldık. Sabahleyin Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi ziyaret ettim, bugün de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Özgür Özel Bey’i ziyaret ettim. Gayet güzel bir görüşme oldu. Öncelikle bir kere daha huzurlarınızda Sayın Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden komisyonda bulunan arkadaşlara komisyon çalışmalarına verdikleri destek dolayısıyla çok teşekkür ediyorum. Gerçekten samimi bir şekilde bu sürecin başından itibaren destek verdiler ve Türkiye demokrasi bakımından örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamlamış olduk. Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar. Türkiye’nin farklı kesimlerinden, çok farklı kanaatlere ve siyasi oryantasyonlara sahip 137 kişi geldi, bunları dinledik ve sonuçta müzakereler sonucunda bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetindeki raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Üçüncü bir göze ihtiyaç duyulmaksızın, başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milli iradenin tecelligahı olan, Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekânda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuyla buluşturmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde özellikle altıncı ve yedinci bölümde dile getirilen somut teklifler yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanacaktır. Artık Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının neredeyse yarısını meşgul etmiş olan terör sarmalının geride kalmasını ve Türkiye’nin bir daha asla o günlere dönmemesini temenni ediyorum. Bu çerçevede milletimizin tamamına yakınının verdiği desteğin siyasi temsilcileri olarak komisyonda büyük destek veren bütün siyasi partilerimize, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Sayın Genel Başkanı’na ve komisyonda yer alan milletvekili arkadaşlara katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu, hep beraber Türkiye’de demokrasinin başarısıdır; komisyona katkı veren partilerimizin ortak başarısıdır.” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sayın Kurtulmuş, Meclis Başkanımız olarak bu önemli süreçte komisyona bizzat başkanlık etti. İlk toplantıda da söylemiştim; biz bu komisyonun başkanının herhangi bir partiden ya da dönüşümlü olması yerine Meclis Başkanı tarafından yürütülmesini ve onun güvencesinde yürütülmesinin önemine vurgu yapmıştık. Bugün de içeride, Sayın Kurtulmuş’un bize yaptığı teşekkür üzerine, bu süreçteki yönetimi ve uzlaşı kültürüne yaptığı liderlik için kendisine teşekkür ettim. Komisyona girme evresinde en çok merak edilen konu Cumhuriyet Halk Partisi’nin tutumuydu ve çok şiddetli tartışmalar vardı. O gün büyük bir özgüvenle şunu söylemiştik: Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin kurucu partisidir, bugün ana muhalefet partisidir, son seçimlerin birinci partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkun. Biz kimseye hesap veremeyeceğimiz, bilhassa şehit ailelerinin ve gazilerin yüzüne bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmayız. Ama mesele tarihi olarak çok önemlidir ve çözülmelidir. Zaman zaman ‘CHP komisyonda devam edecek mi?’ soruları soruldu. Hep aynı yanıtı verdik: Türkiye’de kardeşin kardeşin kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkânı olacaksa; hem Türklere hem Kürtlere hem Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa; evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma ve kavga değil zenginlik ve refah devredeceksek bu meselenin çözülmesi için herkes elini taşın altına koymalıdır dedik. Bundan sonraki süreçte de hepimiz süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde sorunun çözümüne yönelik düzenlemeleri, yedinci madde ise demokratikleşme adımlarını içermektedir. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye hem terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukukun üstünlüğüne saygı olmak üzere; tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yer alan önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması sağlanmış olacaktır. Bu güvencenin takipçisi olmak çok önemlidir. Süreç başarıya ulaştığında kaybedeni olmayacak, kazananı Türkiye olacaktır. Türkiye’nin kazandığı bir yerde katkı koymak hepimizin görevidir.”

Özel: Cumhuriyet Halk Partisi, dimdik ayaktadır Haber

Özel: Cumhuriyet Halk Partisi, dimdik ayaktadır

CHP Genel Başkanı Özel, partisinin Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen haftalık TBMM grup toplantısında gündemi değerlendirdi. Özel'in konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Deprem bölgesinde hala daha gözyaşları kurumadı, ağıtlar dinmedi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haftayı deprem bölgesinde geçirmek ve kayıpların, acıların yaşadığı bu illerde üçüncü yılda tüm grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle, Merkez Yönetim Kurulu üyelerimizle, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde görevli Politika Başkanlarımızla birlikte burada olmak istedik. ‘Grup toplantısı var salı günü’ dediler. Dedik ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi Meclis’i kuran partidir. Meclis, sorunların tartışıldığı, görüşüldüğü, konuşulduğu yerdir. Milli iradenin tecelligahıdır, kutsal çatıdır. ‘Eğer Meclis milletin sesini duymuyorsa, sorununu çözmüyorsa, Meclis milletin bağrının ta kendisidir’ dedik. Kürsüyü sırtlandık, Kahramanmaraş’a sizin bağrınıza geldik. Aday olduğumuz ilk gün söyledim. ‘Girdiğimiz her seçimden birinci parti çıkacağız, seçimi kaybettiğim gün iktidarı bırakacağım’ diye. Buradan Kahramanmaraş’tan söylüyorum. Türkiye’yi yönetecek en iyi kadrolar bizdedir. En dürüst kadrolar bizdedir. En liyakatli isimler bizdedir. İnancımız, kararlılığımız, gençliğimiz, enerjimiz tamamdır. Birileri yorulmuştur, tükenmiştir, söylediği sözleri yerine getirememektedir. Artık bundan sonra sözünün arkasında duramamaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, 100 yıl önce olduğu gibi 100 yıl sonra da sizin için dimdik ayaktadır ve iktidar olacağız, Maraş‘ı da Türkiye’yi de ayağa kaldıracağız. Tüm kadrolarımızla, Belediye Başkanlarımızla, canım grubumuzla, Parti Meclisi üyelerimizle emre amadeyiz, emre. Vaziyet bu haldeyse, vazife iktidar olmaktadır. Emrinize amadeyiz, emrinize. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun."

Başkan Mustafa Bozbey’den Deprem Bölgesine Ziyaret Haber

Başkan Mustafa Bozbey’den Deprem Bölgesine Ziyaret

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla deprem bölgesinde düzenlenen anma programları kapsamında Kahramanmaraş’ı ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi tarafından 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma programları kapsamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve milletvekilleri Kahramanmaraş’ta bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Program kapsamında ilk olarak Kapıçam Deprem Şehitliği ziyaret edildi. Depremde yakınlarını kaybeden ailelerle bir araya gelen heyet, Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunması ve duaların edilmesinin ardından mezarlara karanfil bıraktı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve beraberindekiler daha sonra Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Sivil toplum örgütü başkanlarıyla bir araya gelen heyet, depremden etkilenen vatandaşlar için yapılabilecek çalışmaları ve destekleri konuştu. Başkan Mustafa Bozbey daha sonra CHP’nin Kahramanmaraş’ta düzenlediği grup toplantısına katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in halka açık olarak gerçekleştirdiği grup toplantısında, yerel ve genel siyasetteki gündem maddeleri ele alındı. “RABBİM BİR DAHA BÖYLE BÜYÜK ACILAR YAŞATMASIN” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte deprem bölgesini ziyaret ettiklerini belirtti. Acıların taze, kaybedilen canların hatırasının ise kalplerde olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Genel Başkanımız Özgür Özel ile birlikte ilk olarak Kapıçam Deprem Şehitliği’ni ziyaret ederek dualarımızla yitirdiklerimizi andık. Kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle büyük acılar yaşatmasın” dedi. “BURSA OLARAK HER ZAMAN YANLARINDAYIZ” Daha sonra Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle buluştuklarını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Sahada ilk günden bu yana devam eden çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Deprem bölgesini ayağa kaldırmak için elini taşın altına koyanların emeği unutulmaz. Bursa olarak her zaman yanlarındayız, dayanışmadayız. Partimizin Grup Toplantısı’nı da Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdik. Dayanışmamızı büyütecek, yaraları el birliğiyle, kimseyi arkada bırakmadan saracağız. Birbirimize ses olacağız” diye konuştu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli : "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" Haber

MHP Lideri Devlet Bahçeli : "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır"

MHP lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Terörsüz Türkiye süreci hakkında değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Kim veya kimler bu hedeflere dudak büküyorsa; kuraktır, kukladır, korkaktır, karanlıktadır. Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır. Kim ve kimler, makesin yerine makusu tercih ediyor, gülün yerine çamura başvuruyor, bu suretle 'Terörsüz Türkiye', 'Terörsüz Bölge' hedeflerini sekteye uğratmak için tetikte bekliyorsa, ülke ve millet aleyhine tertip içinde olan güdümlü işbirlikçidir. Sözün doğru olması kadar millete mensubiyet ve sadakat hissiyatının da ağır basması, ağırlığınca da mücevher gibi parlaması usulen de esasen de gerek ve yeter şarttır" diye konuştu. Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel ve sıkıntı oluşturan kurumsal ve yasal düzenlemeleri iyileştirmenin TBMM’nin temel varlık sebeplerinden birisi olduğunu dile getiren Bahçeli, "Birliktelik ve dayanışma kültürünün önemini kabul etmeyenlerin ya da ediyor gibi görünüp sürekli çark edenlerin farklılık ve çatışma noktalarının kurumlaşmasına sürekli vurgu yapması, demokrasiye değil anarşiye çanak tutmaktır. Gerçek duygusal kopuş da aynısıyla böyle doğacaktır. Dünyanın her demokratik rejiminde geçerli olan veya olması beklenen bu gerçeğe saygı duyulmalı ve riayet edilmelidir. Bilinmesini özellikle arzu ederim ki, demokratikleşme projeleri, böyle bir duyarlılıkla ele alındığı ve asgari müşterekler zemini üzerine bina edildiği sürece anlamlı ve kalıcı olacaktır. Bu sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukukî yapıları ihya etmek de bizlere düşmektedir. Yapay çatışma alanları oluşturmak, devamlı oyun bozanlık yapmak, olmayan tıkanmadan, görülmeyen güven krizinden bahsetmek yüreklice ifade ediyorum ki, sorumsuzluk örneği, makusa hizmet örgütlenmesidir. ‘Terörsüz Türkiye’ ile ‘Terörsüz Bölge’ hedefleri bir yanda demokrasi namusunu savunmak, diğer yanda insan hakları ve özgürlüklerin açılan bayrağı altında toplanmaktır" dedi. "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur" Milli birlik ve kardeşlik duygusunu karartmanın ve kaskatı hale sokmanın emelini taşıyanların tarihin uçuruma yakın yerinde durduğunu söyleyen Bahçeli, "Suriye’deki malum olayları Türkiye’ye taşıyıp Kürt kardeşlerimizi provoke etmeye çalışmanın iyi niyetle bağdaşır bir tarafı asla yoktur ve olamayacaktır. Kürt kardeşlerimizle terör örgütü YPG’yi yan yana getirmek, üst üste örtüştürmek fahiş bir gafilliktir. Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur. Bu durum beklenen, olması gereken gayedir, ayrıca devletin egemenlik haklarıyla, siyasal, toplumsal ve toprak bütünlüğüyle ilişkilidir, aynı zamanda bunu destekleyen, tescilleyen gelişmedir. 30 Ocak 2026 tarihinde, Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, 10 Mart Mutabakatı ile 18 Ocak Mutabakatı temelinde kapsamlı bir ateşkes ile askeri ve idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne aşamalı entegrasyonu hususunda anlaşmaya varmışlardır. Bu gelişme Suriye’nin egemenliğinin güçlendirilmesi ve uzun vadeli istikrarın sağlanması açısından belirleyici ve memnuniyet verici bir kavşak noktasıdır. Devlet otoritesi sağlanmıştır" ifadelerini kullandı. "Bize düşen, PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir" 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan çağrının 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığı bulduğunu ve çok önemli bir etabın böylelikle geçildiğinin altını çizen Bahçeli, "Onun bunun saçma sapan telkin ve tazyikine kapılmadan, su katılmamış bühtanlara aldırış etmeden elimizi vicdanımıza koyup düşünelim ve sorgulayalım. PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK’yla birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat hasıl oldu, o halde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir. Araplar, Kürtler, Türkmenler, diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihi bir fırsat kapısı aralanmış ve herkes somut gelişmeleri benimsemiştir. Türkiye’de olduğu gibi, Suriye’de de provokasyonların yaşanması mümkündür ve beklenmelidir. Buna karşı azami derece ve düzeyde sabırlı, tedbirli, temkinli olmak herkesin ortak çıkarınadır" diye konuştu. "Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini endişe verici bulmasını, Ahmet Şara’nın Suriye’nin tamamını temsil etmediğini dile getirmesini hüsran verici bir hezeyan olarak niteleyen Bahçeli, "Esad’ı kalbinde taşıyan, aklını ve gönlünü de YPG’ye kaptıran bu zatın ne sözü söz, ne de siyaseti mert ve millidir. ‘HTŞ’ye kravat takmakla olmaz’ demiş. Anlayacağınız halt etmiş, gene çuvallamış. Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin, dağ taş gezerek fesat/nifak üretimi yapabilirsin. Sayın Özel, zırvayı bırak sadede gel. Gürültü patırtı çıkarmanın siyaset olmadığını, laf ola beri gele türünden konuşmaların seni komik durumlara düşürdüğünü anla ve kabullen. Dilinin altındaki baklayı çıkar, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını da itiraf et. CHP Genel Başkanı’nın erken seçim ezberine takılması ve şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasi ahmaklıktır. Seçimin ne zaman yapılacağı bellidir. Erken seçim diye bir şey asla gündemde yer almayacaktır" dedi. "ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır" ABD’nin silaha ve zora dayalı müdahalelerinin sömürüye ve yayılmaya dayalı mütecaviz taleplerinin bağımsız devletlerin egemen eşitliklerini tartışmaya açacak noktaya kadar geldiğini ifade eden Bahçeli, "Venezuela’dan sonra, İsrail’in tahrik ve tacizleriyle ABD’nin İran’a karşı gündeme aldığı askeri operasyon ihtimali sadece komşu ülke İran ve bölgemiz için değil dünyanın tamamını yakıcı şekilde etkileyecek asal bir tehlikedir. İran’a askeri hareket yoluyla sözde ılımlı, gerçekte zincirlenmiş ve devşirilmiş köstebek liderleri işbaşına getirme senaryosu çok vahim sonuçları peş peşe tetikleyecektir. Venezuela’dan sonra sırayı İran’ın alması felaketlere açık davetiye çıkarmaktan başka bir anlama gelmeyecektir. Siyonizm’in dürtmesiyle ABD’nin İran’ı vurması hiçbir şekilde kabul edilemez bir emperyalist vandallık olacaktır. Böylesine bir hak ve yetki hiçbir ülkenin uhdesinde değildir" şeklinde konuştu. "Epstein belgelerinin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur" Epstein belgeleri hakkında konuşan Bahçeli, "Skandal itiraflar, dehşet verici çarpıklıklar ne hikmetse ABD’nin Suriye’de SDG/YPG’ye sırt dönüp Ahmet eş Şara’yı desteklediği, ayrıca İran’a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı ve katıldığı skandallar furyası insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin olarak yayımlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin, kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının organize halde siyasi ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce çok mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılmaları nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek kırattadır. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lut Kavmi’ne benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın; hazza, hıza, hırsa ve dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eşanlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır" ifadelerini kullandı. Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, "Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" dedi.

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir Haber

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın kapanışına katıldı. Bu konferansı ‘Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarlanan buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Özel, "Çünkü ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor." dedi. Özel, Türkiye'deki her meselede olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduklarına vurgu yaparak "Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor." açıklamasını yaptı. Özel konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı dosyaları kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul’da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyım atanmıştır. Toplamda DEM Parti’nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye’de 13 belediyede kayyım vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent Uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye İttifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Bu soruşturmalar Türkiye’nin barışına karşı açıkça bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahil bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek Kent Uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.