Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Osb

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Osb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüfer’de iş arayanlar ve işverenler dijitalde buluşuyor Haber

Bursa Nilüfer’de iş arayanlar ve işverenler dijitalde buluşuyor

Nilüfer Belediyesi, kentteki istihdamı desteklemek ve insan kaynağını doğru fırsatlarla buluşturmak amacıyla İş Ofisi’nin yeni web sitesini hizmete sundu. İş arayan vatandaşlar ile nitelikli personel arayan firmaları dijital ortamda bir araya getiren platform, işe alım süreçlerine büyük bir hız ve kolaylık kazandıracak. Ücretsiz üyelik imkanı sunan site üzerinden kullanıcılar, anında profil oluşturarak, kariyer destek hizmetlerinden faydalanabilecek ve iş rehberi içeriklerine kolayca ulaşabilecek. Dijitalleşme adımıyla hizmet ağını genişleten Nilüfer Belediyesi İş ve Meslek Edindirme Bürosu, kurulduğu 2005 yılından bu yana edindiği tecrübeyi yeni platformlara aktarıyor. Bugüne kadar 80 bin 295 başvuru alan ve adayların yetkinlikleri doğrultusunda 16 bin 76 kişinin istihdam edilmesini sağlayan merkez, yeni web sitesiyle bu başarıyı daha da ileriye taşımayı hedefliyor. Yeni sistem üzerinden yapılacak eşleştirmelerin, bugüne kadar olduğu gibi otomotiv, tekstil, hizmet, güvenlik ve eğitim gibi kentin öncü sektörlerine taze bir kan sağlaması bekleniyor. Web sitesine kayıt olan başvuru sahipleriyle yakından ilgilenen ofis yetkilileri, sistemdeki güncel ilanlar üzerinden adayların bilgi ve becerilerine en uygun eşleştirmeleri yapıyor. Bu sayede firmaların emek ve zaman kaybı yaşamadan aradıkları doğru personele ulaşması sağlanıyor. İstihdamın yanı sıra eğitime de büyük önem veren merkez; İŞ-KUR, KOSGEB, üniversiteler, OSB’ler ve meslek odaları gibi birçok paydaşla ortaklaşa mesleki kurslar düzenleyerek adayların donanımlarını artırmaya devam ediyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR VE UZUN VADELİ İSTİHDAM HEDEFİ Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hizmete giren web sitesinin istihdam alanında önemli ve güvenilir bir köprü göreceğini belirtti. Nilüfer’i yalnızca yaşam kalitesi yüksek bir kent değil, aynı zamanda üretimin ve girişimin güçlendiği bir merkez olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kentin en büyük değerinin insan kaynağı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, dijital platform üzerinden yürütülen danışman destekli süreç yönetimiyle adayların deneyimlerinin doğru pozisyonlarla eşleştirildiğini belirterek, amaçlarının yalnızca iş bulmak değil, sürdürülebilir ve uzun vadeli istihdam yaratmak olduğunun altını çizdi.

YÖK Başkanı Erol Özvar: Lisans eğitiminin üç yıla indirilmesiyle alakalı daha somut adımlar atabileceğimize inanmaktayım Haber

YÖK Başkanı Erol Özvar: Lisans eğitiminin üç yıla indirilmesiyle alakalı daha somut adımlar atabileceğimize inanmaktayım

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde son dönemde stratejik bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadıklarını ifade ederek, "Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor. Bununla birlikte üniversitelerin oynayacakları roller, üstlenecekleri sorumluluklar da yeniden tanımlandı. Yükseköğretim sistemleri artık yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü yapılar olmaktan çıkmaya başladı. Üniversiteler bilgi üretiminin, ekonomik gelişmenin, toplumsal dönüşümün ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline gelmeye başladı. Bu değişim üniversitelerimizi hem kendi iç yapılarını hem de toplumla ve dünyayla kurdukları ilişkiyi yeniden düşünmeye zorlamaktadır" dedi. "Lisans eğitiminin süresiyle alakalı çalışma başlattık" Yükseköğretim Kurulu olarak, yükseköğretim sistemini tüm paydaşlarıyla birlikte nicelik merkezli büyüme anlayışından çıkardıklarını vurgulayan Özvar, "Kalite, istihdam uyumu ve toplumsal katkıyı esas alan bir yaklaşımı kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu dönüşüm sürecinde önemli gündem maddelerimizden birisi bildiğiniz üzere lisans eğitiminin süresiyle alakalı yapılan çalışmaları başlatmak olmuştur. Geçtiğimiz yılın Ekim ayında düzenlenen Üniversitelerarası genel kurul toplantısında bu konudaki düşüncelerimi ayrıntılı bir biçimde paylaşmış, üniversitelerimizden bu konuda çalışma yapmalarını rica etmiştim. İlerleyen süreçte istişarelerimize ve değerlendirmelerimize devam etmekteyiz. ÜAK bünyesinde oluşturulan komisyon da bu konu üzerinde bir süredir çalışmalarına devam ediyor. Bu çalışmaların belirli bir olgunluğa ulaştığını ve artık bunların üzerinde tartışabileceğimizi düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Kontenjan konusunu yalnızca sayısal bir mesele olarak değil" Lisans eğitiminin üç yıla indirilmesinin çok boyutlu bir mesele olduğunu vurgulayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, şöyle" Müfredatların sadeleştirilmesi, program kredilerinin yeniden değerlendirilmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi pek çok hususun dikkatle ele alınması gereken bir alana işaret etmektedir. Kamuoyu tarafından büyük merakla beklenen bu konuyla ilgili çalışmalardan istifade ederek artık daha somut adımlar atabileceğimize inanmaktayım. Yürüttüğünüz stratejik dönüşümün önemli bir boyutu da yükseköğretim programlarına ilişkin son yıllarda hayata geçirdiğimiz kontenjan politikalarıdır. Bu konuyla ilgili kapsamlı değerlendirmelerimi kısa bir süre önce hem kamuoyuyla paylaştım. Çok kısa şekilde bir kez daha ifade etmek isterim; kontenjan konusunu yalnızca sayısal bir mesele olarak değil, ülkemizin insan kaynağı planlamasının stratejik bir unsuru olarak ele almaktayız. Üniversitelerimizin akademik ve fiziki kapasitesi, iş gücü piyasasının ihtiyaçları ve geleceğin meslek alanları birlikte değerlendirilerek çok dengeli ve rasyonel bir planlama yapmaktayız. Bu süreci ilgili tüm kamu kurumlarıyla, sektör temsilcileriyle ve sivil toplum örgütleriyle yakın iş birliği içerisinde yürüttüğümüzü ve yürüteceğimizi de bilmemizi isterim. Amacımız mezunlarımızın istihdam imkanlarını güçlendiren, ülkemizin kalkınma hedefleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısı oluşturmaktır. Bu bakımdan başkanlığımıza ulaşan her türlü kontenjan ve yeni program açma taleplerini bu hususları göz önüne almak suretiyle değerlendirdiğimizi bilmenizi isterim" şeklinde konuştu. "Lisans programlarının içerik yapısının yeniden ele alınması" Kontenjanlar konusunda yaptıkları yeni düzenlemelerin, yükseköğretim sistemimizin karakteristik bir kısım özelliklerine de zarar vermeden ilerlemesi gerektiğini vurgulayan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü, "Türk Yükseköğretim sistemimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın, Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümetleri esnasında yükseköğretime yönelik yapmış olduğu yatırımlar sayesinde kazanmış olduğu erişilebilirlik vasfının zedelenmesini istemiyoruz. Yani üniversitelerimize hak eden, kazanan bütün gençlerimizin girebilmesini, okuyabilmesini fevkalade önemli bir öncelik olarak değerlendirdiğimizi de bilhassa ifade etmek isterim. Bizim kontenjanlar konusunda yapmış olduğumuz çalışma hiç şüphesiz birazdan da değineceğim gibi program ve bölüm açma ve kapatmayla yakından alakalıdır. Yükseköğretimdeki stratejik dönüşümün en önemli aşamalarından biri de biraz önce ifade ettiğim üzere lisans programlarının içerik yapısının yeniden ele alınmasıdır. Artık yalnızca teorik bilgiye dayalı bir eğitim anlayışının yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Öğrencilerimizi daha erken dönemde uygulama ile buluşturan, onları proje üretmeye teşvik eden ve gerçek hayat problemleriyle temas ettiren bir eğitim modeline geçişi gerekli görmekteyiz. Öğrencilerimizin çok sayıda ancak derinlik ve beceri kazandırmayan derslerle meşgul etmek yerine onların yeteneklerini ortaya koyabilecekleri, proje geliştirebilecekleri ve üretkenliklerini artırabilecekleri bir yapı kurmamız fevkalade önemlidir." "Öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı bir model" Günümüz dünyasında ve ülkemizde yükseköğretimin en önemli meselelerinden biri olan uygulamalı eğitime de özel bir önem verdiklerini söyleyen Özvar, " Daha önce detaylarını paylaştığım üzere kısa süreli ve çoğu zaman sembolik kalan staj uygulamaları yerine öğrencilerin doğrudan üretim süreçlerine katıldığı, gerçek iş ortamlarında deneyim kazandığı bir modeli yaygınlaştırdığımızı, hep birlikte yaygınlaştırdığımızı burada kamuoyuyla paylaşabiliriz. Bu dönüşümün merkezinde iş yeri temelli uygulamada mesleki eğitim anlayışı yatmaktadır. Daha önceki buluşmamızda ön lisans ve lisans programlarında bir ya da iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim modellerini devreye alacağımızı ifade etmiştim. Bu konudaki çalışmalarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Gördüğümüz tablo şudur, sadece ön lisansta değil, lisansta da uzun süreli iş yerine, mesleki eğitime ağırlık verilen program veya bölümlerden mezun olan öğrencilerimizin istihdam oranları yükselmektedir. Bu gerçek apaçık bir şekilde ortaya çıktığına göre bütün üniversitelerimizin artık ortaya koyduğumuz bu vizyon ve perspektifle 3 + 1 hatta 2 + 2, 7 + 1 hatta 6 + 2 modelini hayata geçirmek için gerekli çalışmaları başlatmaları gerektiğini kendilerinden beklediğimizi bu toplantı vesilesiyle sizlere sunmak isterim. Eğitim öğretimleri esnasında uygulamayla, meslekle tanışan henüz istihdam piyasasına iş aramaya çıkmadan önce işverenle, işletmeyle, firmalar, iş ortamıyla tanışan öğrencilerimizin iş yeri sahiplerince de, işletme sahiplerince de benimsendiği bütün bize intikal eden bilgilerden, verilerden, geri dönüşlerden anlaşılmaktadır. Bu artık üniversitelerimizin bilgi aktarma, bilgi sunma faaliyetlerinin yanı sıra beceri kazandıracak etkinliklere daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini de kıymetli arkadaşlarım göstermektedir. Bu konuda Üniversitelerarası Kurul olarak inşallah gerekli çalışmaları yapacağınıza canı gönülden inanmak lazım. Mesleki eğitimden bahsettiğimizde organize sanayi bölgeleri içinde kurduğumuz OSB-MYO’lar öne çıkan bir diğer başlıktır. OSB yani organize sanayi bölgelerindeki meslek yüksekokulu modelimiz eğitim ile üretim arasındaki bağı güçlendiren en başarılı örneklerden biri olarak yükseköğretim sistemimizde önemli bir seviyeye ulaşmış bulunmaktadır. Bu modeli daha da yaygınlaştırmak önceliklerimiz arasında bulunmaktadır. Bu yönde atılacak adımları görüşmek üzere şubat ayında OSBÜK yönetimi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri ile üniversite temsilcilerimizin katılımlarıyla başkanlığımızda fevkalade verimli bir toplantı gerçekleştirdik. OSB-MYO modelini daha fazla yaygınlaştırmak ve güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğimizi ifade etmek isterim" dedi. "2026 alan bazlı dünya üniversite sıralamasında Türkiye’den 11 üniversitemiz var" Uluslararası sıralamaları tek başına bir hedef olarak, amaç alarak görmediklerini ve her vesileyle her platformda ifade etmeye çalıştıklarını söyleyen Özvar, "Ancak üniversitelerimizin bilimsel üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü göstermesi bakımından önemli de bulduğumuzu ifade etmek isterim. Bu alanda kaydettiğimiz yükselişin sürdürülebilir olması fevkalade önemli bir konudur. Bunun için tüm üniversitelerimizin gayret göstermesi hepimiz açısından beklenen bir faaliyettir. Bu konuda son dönemde memnuniyet verici neticeler aldığımızı gözlemlemekteyiz. Uluslararası bir sıralama kuruluşu tarafından bu hafta açıklanan 2026 alan bazlı dünya üniversite sıralamasında Türkiye’den 11 üniversitemiz bizim, farklı alanlarda ilk 500 içinde yer alması çok kıymetli bir gelişme veya haberdir. 100’ün üzerinde ülkeden yaklaşık 1.900 üniversitenin değerlendirmeye alındığı bu kapsamlı çalışmada elde edilen başarı üniversitelerimizin küresel akademik rekabette giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini ortaya koymaktadır. Üniversitelerimiz, bunu da ifade etmek isterim, küresel ölçekte sadece rekabetle öne çıkmamaktadır. Üniversitelerimiz belki ondan daha fazla oranda uluslararası iş birliği, ortak çalışmalarla temayüz etmektedir. Biz rekabetin iş birliğine bir alternatif olduğunu düşünmüyoruz. Tam aksine uluslararası iş birlikleri ve belki uluslararası rekabetten üniversiteler bakımından çok daha kıymetli olduğunu düşünüyoruz ve bütün gayretlerimizi bu çerçevede yoğunlaştırıyoruz. Mühendislik ve teknoloji alanında İstanbul Teknik Üniversitesi 91. sıraya yükselerek dünyada ilk 100’e girme başarısı göstermiş; Ortadoğu Teknik Üniversitesi 103. , Boğaziçi Üniversitesi 236. , Koç Üniversitesi 243. , Sabancı Üniversitesi 266. , Yıldız Teknik Üniversitesi 273. , Bilkent Üniversitesi 290. ve Hacettepe Üniversitesi 364. sırada yer almıştır. Bu alanda toplam 8 üniversitemiz ilk 500 içerisindedir. Sanat ve beşeri bilimler alanında ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi 242. , İstanbul Üniversitesi 279. , İTÜ İstanbul Teknik Üniversitesi 284. sırada yer almıştır. Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305. sırayı paylaşmış, Koç Üniversitesi 383. , Ankara Üniversitesi 391. sıradan listeye girmiştir. Bilkent Üniversitesi 401 - 450 , Gazi Üniversitesi ise 451 - 500 bandında yer almıştır. Bu alanda toplam 9 üniversitemiz ise ilk 500 içerisinde yer almayı başlamıştır. Sosyal bilimler ve işletme alanına gelince; Ortadoğu Teknik Üniversitesi 173. , Boğaziçi Üniversitesi 217. , Koç Üniversitesi 252. , Bilkent Üniversitesi 278. , İstanbul Üniversitesi 346. sırada yer almış; İstanbul Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi 353. sırayı paylaşmıştır. Hacettepe Üniversitesinin 401 - 450 ve Ankara Üniversitesinin 451 - 500 bandında yer almasıyla bu kategoride, bu alanda 9 üniversite ile geniş bir temsil sağlanmıştır. Fen bilimleri ve tıp alanında da benzer bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim. Hacettepe Üniversitesi 308. , Ankara Üniversitesi 390. sırada yer alırken; İstanbul Üniversitesi de 451 - 500 bandında listeye girmiştir. Bu alanda ilk 500’de yer alan toplam üniversite sayımız 3’tür. Son olarak doğa bilimleri alanında ise İstanbul Teknik Üniversitesi 251. , Ortadoğu Teknik Üniversitesi 300. sırada yerleşmiş; Ankara ve Hacettepe üniversiteleri de 451 - 500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 üniversite arasında yer almıştır" dedi. "Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojiler önemli" Tüm bu verilerin üniversitelerin farklı disiplinlerde uluslararası ölçekte görünürlük kazandığını ve alan bazlı değerlendirmelerde iyi bir seviyeye ulaştığını net bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, rektörlere seslenerek "Ancak daha iyi neticeler elde etmek için hep birlikte gayret göstermeye devam etmeliyiz. Yapay zeka, veri bilimi, siber güvenlik ve dijital teknolojiler gibi alanlarda çalışmalarımız yoğun bir biçimde devam etmektedir. Bu alanlarda açılan yeni programların sürdürülebilirliği için nitelikli akademik insan kaynağının yetiştirilmesi kritik bir ihtiyaç haline gelmiştir. Buna dair kadro izinleri Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı strateji ve bütçe başkanlığından alınmış bulunmaktadır. Öğretim elemanı yetiştirmek için farklı disiplinlerden mezunların bu alanlara yönlendirilmesini sağlayacak lisansüstü eğitim imkanlarını genişleteceğimizi bu vesileyle kamuoyuyla paylaşmak isterim. Yakın zamanda yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte doktora eğitimine ilişkin önemli bir yapısal değişikliği de hayata geçirdiğimizi bu vesileyle dile getirmek isterim. Öncelikli alanlarda doktora öğrencisi seçimi için merkezi bir sınav sistemi getiriyoruz. Bu yıl inşallah bunu başlatmış olacağız. Bu düzenleme ile doktora eğitimine giriş sürecinin daha şeffaf, ölçülebilir ve nitelik odaklı bir yapıya kavuşturmayı hedeflemekteyiz. Aynı zamanda bu sistem araştırma görevlisi kadrolarının stratejik alanlara yönlendirilmesini sağlayarak ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının daha planlı bir şekilde yetişmesine katkı sunacaktır. Bununla birlikte lisansüstü eğitim mevzuatında gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle doktora programlarına kabul süreçleriyle akademik kadro planlaması arasında daha bütüncül ve eşgüdümlü bir yapı oluşturuyoruz. Bu yaklaşım yükseköğretim sistemimizin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından fevkalade önemli bir başlık olarak önümüzde durmaktadır. Eğitim programlarının yeniden yapılandırılması, uygulamalı eğitimin güçlendirilmesi, kontenjan planlaması, akademik insan kaynağının geliştirilmesi ve kalite odaklı yönetim anlayışı gibi konular stratejik dönüşüm sürecinin tamamlayıcı unsurları arasında yer almaktadır. Bu süreçte Üniversitelerarası Kurulun ve siz kıymetli rektörlerimizin rolünün fevkalade önemli olduğu açıktır. Başkanlığımız tarafından ortaya konulan politikaların sahada karşılık bulması, üniversitelerimizin bu süreci sahiplenmesiyle ancak mümkün hale gelecektir. Bu nedenle sizlerden istirhamım bu dönüşüm gündemine güçlü bir şekilde sahip çıkmanızdır, belirlediğimiz hedeflere hep birlikte ortak akılla ulaşacağız" diye konuştu

Kacır: 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni yatırım alanı oluşturduk Haber

Kacır: 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni yatırım alanı oluşturduk

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Resmi Gazete’de dün gece ilan edilen planlı sanayi yatırım alanlarının ayrıntılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samsun-Mersin hattında; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’ta toplam 59 bin hektar büyüklüğünde 16 yeni yatırım alanı oluşturduklarını belirten Bakan Kacır, şunları ifade etti: “Bugün Resmi Gazete’de ilan ettik. Bu tarihi adımla mevcut planlı sanayi alan büyüklüğümüzün yüzde 37’si kadar ilave alanı ülkemiz sanayiine bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan ilanla kazandırmış olduk. Hayırlı uğurlu olsun. OSB’lerimizin ortalama 11 katı büyüklüğe ulaşacak bu alanlarda mega endüstriyel bölgeler inşa edeceğiz.” Bakan Kacır, Marmara’da sıkışan sanayinin Anadolu’ya yayılması gerektiğini vurgulayarak, “İstanbul’umuzu sanayimizin ‘akıl merkezi’ olarak konumlandırırken bir yandan da Marmara’da sıkışmış sanayimizi Anadolu’da büyütmeyi, Kalkınma Yolu ve Zengezur projeleriyle oluşacak daha güçlü küresel bağlantısallık fırsatını yeni sanayi bölgeleriyle yakalamayı hedefliyoruz.” dedi. Sanayi Alanları Master Planı’nın hazırlandığını açıklayan Bakan Kacır, “Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık.” diye konuştu. Bakan Kacır, yeni bölgelerin demir yolları ve limanlara bağlanacağını ifade ederek, çalışanlar için lojmanlar ve ailelerindeki evlatlar için sanayi ve teknoloji kolejleri gibi sosyal imkanlar sağlanacağını, bölgelerde döngüsel ekonomi ve yeşil üretimin esas alınacağını dile getirdi.

Bakan Kacır, Kütahya’da sanayi ve teknoloji projelerinin açılışını yaptı Haber

Bakan Kacır, Kütahya’da sanayi ve teknoloji projelerinin açılışını yaptı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, il programı kapsamında, Kütahya Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni’ne katıldı. Kütahya’da sanayi altyapısını güçlendirecek, inovasyon kapasitesini artıracak ve nitelikli insan kaynağını geliştirecek 4 yeni yatırımın hayata geçtiğini belirten Kacır, şunları söyledi: “Dünyada siyasi ve ekonomik dengelerin derinden sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz. Serbest ticaretin yerini, korumacılığa, öz yeterliliğe, dost ve müttefiklerden tedarik yaklaşımına bıraktığı bir dönemi müşahede ediyoruz. Yapay zekadan yarı iletkenlere, savunma sanayiinden uzay çalışmalarına teknolojinin farklı sahalarında yaşanan rekabet, küresel dengeleri değiştiriyor. Böylesine fırtınalı bir iklimde; güçlü, rekabetçi ve sürdürülebilir sanayi altyapısına sahip, Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapan ülkeler kalkınma yarışında öne çıkıyor.” Bakan Kacır, üretim kapasitesi ve kabiliyetlerindeki ‘muazzam’ sıçramayı; ihracatta yeni rekorlarla taçlandırdıklarını dile getirerek, “2002’de yalnızca 36 milyar dolar düzeyinde olan yıllık ürün ihracatımız, imalat sanayimizin öncülüğünde 273,5 milyar dolara çıktı. Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Ülkemizin yatırım, istihdam, üretim ve ihracatta elde ettiği kazanımları sürdürülebilir kılmak adına stratejik adımlar atmaya devam ediyoruz.” dedi. Kütahya’nın sanayi altyapısını daha da güçlendirecek; katma değerli üretimi büyütecek, rekabet gücünü artıracak, gençlere yeni iş kapıları açacak bu yükseliş ivmesini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Kacır, şunları ifade etti: “Toplam 755 milyon lirayı bulan bu kapsamlı altyapı yatırımlarıyla Kütahya’mızda yeni yatırımların önünü açtık. OSB’mizin 2. Etap 185 hektarlık altyapı projesini de süratle tamamlayarak şehrimizin üretim kapasitesine ve istihdamına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” Kacır, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Kütahya’yı teknoloji ve inovasyonda lider konuma taşıyacak vizyoner yatırımları şehrimize kazandırmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde de Kütahya’nın yüksek potansiyelini harekete geçirecek tüm mekanizmaları adım adım hep birlikte devreye alacağız. Kütahya ekonomisine ivme kazandıracak, üretimi sürdürülebilir, yüksek teknoloji ve katma değerli hale getirecek atılımlarımızı hep birlikte sürdüreceğiz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.