Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ortak Akıl

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ortak Akıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Akıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de ruhsat süreçlerinde 'ortak Akıl' dönemi Haber

Nilüfer’de ruhsat süreçlerinde 'ortak Akıl' dönemi

Nilüfer Belediyesi, kenti “ortak akıl” ile yönetme vizyonu doğrultusunda akademik odalarla olan iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve BSMMMO Başkanı Hüseyin Halil tarafından imzalanan protokol ile iş yeri ruhsatlandırma süreçlerinde yaşanan zaman ve iş gücü kayıplarının önüne geçilmesi, vatandaşların ve meslek mensuplarının en doğru şekilde yönlendirilmesi hedefleniyor. Nilüfer Belediyesi Halk Evi Başkanlık makamında gerçekleşen imza törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa SMMMO Başkanı Hüseyin Halil ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve odanın Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. “BU KENTİ ORTAK AKILLA YÖNETİYORUZ” İmza töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent yönetiminde katılımcılığın ve akademik odalarla iş birliğinin önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bizim temel amacımız, akıllarımızı birleştirip ortaklaştırmak. Nilüfer’i, herkesin sesinin yansıdığı, herkesin kendini iyi hissettiği bir kent haline getirmek istiyoruz. Bu kapsamda mahalle komitelerinden akademik odalara kadar tüm paydaşlarımızın objektif değerlendirmelerine ve görüşlerine büyük önem veriyoruz. Göreve geldiğimizden beri akademik odalarla ve organize sanayi bölgeleriyle düzenli aralıklarla bir araya geliyoruz. Bu birlikteliklerde hem kendimizi değerlendiriyoruz hem de kentin özel gündemlerini ortak akılla konuşuyoruz.” Başkan Şadi Özdemir, hizmet anlayışında vatandaşı merkeze koyduklarını belirterek, “Biz vatandaşın parasıyla iş yapıyoruz ve temel görevimiz onları mutlu etmek, hayatlarını kolaylaştırmak. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışıyla, halkın kaynaklarını yine halk için; adil, demokratik ve ihtiyaç analizlerini doğru yaparak kullanıyoruz. Bu süreçte akademik odalarımızın da paydaş olarak akıllarından yararlanmak, hizmetlerimizi daha verimli ve kolay hale getirecektir” dedi. RUHSAT SÜREÇLERİNDE PROFESYONEL DESTEK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM Protokol ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı süreçlerinde daha doğru yönlendirme yapılması, eksik veya hatalı evrak nedeniyle yaşanan zaman ve iş gücü kayıplarının azaltılması, vergi açılışı ile ruhsat zorunluluğunun karıştırılmasından doğan mağduriyetlerin önlenmesi ve başvuru öncesi bilgilendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. BSMMMO Başkanı Hüseyin Halil, mali müşavirlerin Türkiye’de ruhsat süreçlerini takip etmek durumunda kaldığını belirterek, bu sürecin profesyonel bir danışmanlık hizmeti olarak, ‘korsan’ faaliyetlere izin vermeden, yetkin ellerle yürütülmesinin önemine değindi. İmzalanan protokol kapsamında; her iki kurumdan temsilcilerin yer alacağı kurul, uygulamadaki sorunları tespit ederek süreç iyileştirme önerileri geliştirecek. Meslek mensuplarına yönelik ruhsat mevzuatı eğitimleri düzenlenecek. Online ruhsat başvurusu ve QR kodlu ruhsat gibi dijitalleşme adımları hızlandırılacak. Yatırımcıların ve esnafın, iş yeri kiralamadan önce belediyeden mekanın uygunluğuna dair ön bilgilendirme alması teşvik edilerek hatalı yatırımların önüne geçilecek.

Sosyal Etki Zirvesi 3. kez sahneye çıkıyor Haber

Sosyal Etki Zirvesi 3. kez sahneye çıkıyor

Toplumsal dönüşümün en güçlü buluşmalarından biri olan Sosyal Etki Zirvesi, bu yıl üçüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. “Eşitlik için Söz–Eylem İlişkisinde Şeffaflık, Kapsayıcılık ve Dayanışma Kültürü” mottosuyla 12 Mayıs’ta gerçekleşecek zirve, yalnızca bir etkinlik değil; eşitlik arayışının somut bir karşılığı olarak öne çıkıyor. İlk kez 2024 yılında “Eşitsizliklerden Eşitlik Arıyoruz” ve “Birliktelik Zamanı” diyerek yola çıkan zirve, daha ilk yılında dikkat çeken katılımcı profili ve güçlü mesajlarıyla toplumsal dönüşümün önemli adreslerinden biri haline geldi. Kısa sürede büyüyen ve etkisini artıran zirve, yüzlerce paydaşı ve binlerce katılımcıyı bir araya getirerek adeta bir “ortak akıl platformu”na dönüştü. Sivil toplumdan iş dünyasına, akademiden kamuya uzanan geniş bir yelpazede katılımın sağlandığı organizasyon; toplumsal cinsiyet eşitliğinden ekonomik adaletsizliklere, önyargılardan sürdürülebilirliğe kadar pek çok kritik başlığı masaya yatırdı. Her geçen yıl artan katılımcı sayısı ve çeşitliliği, zirvenin kapsayıcılık hedefinde somut bir ilerleme kaydettiğini ortaya koyarken, özellikle erkek katılımındaki artış dikkat çekici bir dönüşümün sinyalini verdi. 29 Mayıs 2025’te gerçekleştirilen ikinci zirve, “Eşitlik Önyargıları Kırmakla Başlar” mesajıyla daha geniş bir etki alanına ulaştı. Binlerce kişinin buluştuğu zirvede, yalnızca sorunlar değil; çözüm yolları, iş birlikleri ve yeni bakış açıları da üretildi. Önyargılarla yüzleşmenin, eşitlik yolculuğunun en kritik eşiği olduğu vurgulanırken, toplumsal farkındalık yaratmaya yönelik güçlü bir zemin oluşturuldu. Şimdi ise gözler 12 Mayıs’ta gerçekleşecek üçüncü zirvede. Bu yılın odağında ise artık ertelenemez iki kritik kavram var: “şeffaflık” ve “kapsayıcılık”. Çünkü eşitlikten söz ediliyorsa, bu kavramlar yalnızca birer ideal değil; sözün eyleme dönüşmesinin ve dayanışmanın gerçek anlam kazanmasının temel koşulu. Zirve, konuşulmayanı konuşmak, görünmeyeni görünür kılmak ve eşitliği söylemden çıkarıp somut bir pratiğe dönüştürmek için tüm paydaşları yeniden aynı çatı altında buluşturacak. Sosyal Fabrika Toplumsal Dönüşüm Platformu Kurucusu ve Organizasyon Lideri Münteha Adalı, zirvenin yolculuğunu “eşitlik arayışının kolektif bir hikâyesi” olarak tanımlıyor. İlk yıldan bu yana giderek büyüyen bu hareketin, toplumda karşılık bulduğunu vurgulayan Adalı, 2025’te önyargılarla yüzleşildiğini, bu yıl ise odağın daha derine indiğini ifade ediyor. Mor renkle simgelenen yeni dönemde, kadın ve erkek katılımcıların birlikte “şeffaflık, kapsayıcılık ve dayanışma kültürü”nü tartışacağını belirten Adalı, hedeflerinin yalnızca konuşmak değil, iz bırakmak olduğunu vurguluyor. Adalı’nın altını çizdiği en kritik nokta ise net: Bu bir eğitim zirvesi değil, bir farkındalık hareketi. Kısa ama etkili cümlelerle zihni sarsmayı hedefleyen zirve, katılımcılara hazır cevaplar sunmak yerine sorular sordurmayı amaçlıyor. Çünkü gerçek değişim, dayatılan bilgilerle değil, sorgulamayla başlıyor. Bugün Türkiye için eşitlik, her zamankinden daha kritik bir başlık. Şeffaflığın güçlenmediği, kapsayıcılığın derinleşmediği bir zeminde eşitlik iddiasının kalıcı olması mümkün görünmüyor. Tam da bu nedenle Sosyal Etki Zirvesi, yalnızca bir etkinlik değil; daha adil, daha güvenilir ve daha dayanışmacı bir toplumun inşası için atılan güçlü bir adım olarak öne çıkıyor. Çünkü artık söz yeterli değil, eşitlik için eylem zamanı.

AK Parti Marmara Bölge Strateji Toplantısı sona erdi Haber

AK Parti Marmara Bölge Strateji Toplantısı sona erdi

BURSA (İGFA) - AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı tarafından 1-2-3 Mayıs 2026 tarihlerinde Bursa’da düzenlenen “Marmara Bölge Strateji Toplantısı” tamamlandı. Üç gün süren programın ardından AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının teşkilat çalışmaları açısından büyük önem taşıdığını belirten Başkan Tever, Marmara Bölgesi’ndeki il ve ilçe teşkilatlarının katılımıyla gerçekleştirilen kampın verimli geçtiğini ifade etti. Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı İl Koordinatörü Hüseyin Altınsoy ile birlikte ilçe başkanlarının katılımıyla oturumlara başladıklarını dile getiren Tever, sürecin teşkilatın gücünü artırmaya yönelik önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Toplantının ikinci gününde ise üst düzey isimlerin katılımıyla kapsamlı sunumlar gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Selman Özboyacı, MKYK Üyesi Haydar Ali Yıldız ve Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank’ın hitaplarının yol gösterici olduğunu belirten Tever, “Teşkilat çalışmalarımızın mevcut durumu, sahadaki yansımaları ve önümüzdeki dönem yol haritamız üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Ortak akıl ve güçlü istişare kültürümüzle kararlılığımızı pekiştirdik” dedi. Program kapsamında düzenlenen çalıştaylarda teşkilat mensuplarıyla fikir alışverişi yapıldığını ifade eden Tever, bu oturumların sahadaki çalışmaların daha etkin hale getirilmesi açısından önemli çıktılar sunduğunu kaydetti. Toplantının son bölümünde ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın sunumunu dinlediklerini belirten Tever, Türkiye’nin dış politikadaki vizyonunun detaylı şekilde ele alındığını söyledi. Tever, “Sayın Bakanımızın değerlendirmeleri, ülkemizin küresel gelişmeler karşısındaki stratejik duruşunu daha iyi anlamamıza katkı sağladı” ifadelerini kullandı. Üç Günlük Programın, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün kapanış konuşması ve yapılan müzakerelerle tamamlandığını belirten Tever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “AK Parti kadroları olarak ortak akıl ve güçlü istişare kültürüyle çalışmalarımızı daha ileriye taşıma kararlılığımızı bir kez daha yineledik. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, katkı sunan tüm teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca ev sahipliği dolayısıyla Bursa İl Başkanlığımıza da şükranlarımı sunuyorum.”

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş Haber

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş

Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında hem yolcu sayıları hem de operasyonel kapasite açısından son yılların en güçlü dönemlerinden birini yaşadı. Artan sefer sayıları, yeni rota planlamaları ve Türkiye limanlarına olan uluslararası ilgi, sektörün 2026 yılına daha sağlam ve sürdürülebilir bir zeminde girmesini sağladı. 2025 sezonunu değerlendiren Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer sektöründe nicelik kadar nitelik odaklı bir büyümenin önemine dikkat çekti. Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı büyüme ivmesiyle Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Sektörde artan sefer sayıları, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanlarına ilgisi ve operasyonel kapasitedeki gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir geçiş sürecini beraberinde getirdi. Bu büyümenin en çarpıcı göstergelerinden biri Galataport İstanbul oldu. Galataport, 2025 yılında geçtiğimiz yıla göre yüzde 48 artışla 595 bin yolcuya ulaşarak, Doğu Akdeniz’in ana kruvaziyer limanı olma hedefinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Kruvaziyer Sektörü Artık Ekosistem Yönetimi Gerektiriyor Uzun yıllardır cruise ve ticari denizcilik sektöründe; teknik yönetim, operasyon, klas ve dry-dock süreçlerinde aktif görev aldığını belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “2026’ya girerken sektörün bizden duymak istediği en temel kavramlar; istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme. Cruise sektörü artık yalnızca gemi işletmekten ibaret değil. Güvenli operasyon, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir ekosistem yönetimi gerektiriyor.” diyerek sektörün dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz İçin Güçlü Bir Merkez Adayı Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sahip olduğu potansiyelin altını çizen Çavuşoğlu, coğrafi avantajlar ve teknik altyapının doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ederek, “Türkiye, coğrafi konumu, tersanelerimizin kabiliyeti, teknik insan kaynağımız ve operasyonel esnekliğimiz sayesinde Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de güçlü bir cruise merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Ancak bunun sürdürülebilir olması için sektör olarak ortak bir dil konuşmamız, aynı hedeflere odaklanmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı. “Güvenilir operasyon ortağı” yaklaşımı öne çıkıyor Teknik yeterliliğin sahaya doğru şekilde yansıtılması, karar alma süreçlerinde gerçek operasyonel deneyimin dikkate alınması ve paydaşlarla şeffaf iletişim kurulması bugün sektörün en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ‘güvenilir operasyon ortağı’ olarak konumlandırılması bu anlayışla mümkün olduğunu ifade etti. 2025’te Yakalanan İvme Tesadüf Değil Sektörün ortak akıl ve iş birliğiyle büyümesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “2025’te yakalanan bu ivme tesadüf değil. Doğru planlama, operasyonel disiplin ve şeffaf yönetimle 2026’da bu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.’’ diyerek 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Çavuşoğlu, “Türk denizcilerinin kruvaziyer sektöründe daha görünür olması, yerli teknik kadroların uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Türkiye’nin global ölçekte güvenilen bir merkez haline gelmesi temel hedeflerimiz arasında.” dedi.

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü Haber

Bursa Sürdürülebilirlikte Türkiye’ye Öncü

Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir kalkınma kültürünün güçlenmesi, kurumsal dönüşümün hızlanması ve iyi uygulamaların paylaşılması ile Türkiye’ye öncü olmaya devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin KalDer ve BUSİAD iş birliğiyle düzenlediği 2. Bursa Sürdürülebilirlik Konferansı, kamu, üniversite, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini buluşturarak kentin ortak geleceğine ışık tuttu. Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Konferansı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar’ın da yer aldığı toplantıya alanında uzman kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşu ve özel sektör temsilcileri katıldı. “SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM VE BİR KÜLTÜR MESELESİDİR” Bursa’da kaliteli işleri her zaman takdir ettiklerini belirterek, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesini kente kazandıran eski dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Hikmet Şahin’e rahmet dileyerek konuşmasına başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kalite yolculuğuyla 2000’de tanıştıklarını, daha sonra EFQM Mükemmellik Modeli’ne geçtiklerini hatırlattı. Tüm sürecin hem kendilerinin gelişimine hem de Nilüfer’in gelişimine katkı sağladığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Şimdi de Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde aynı yolculuğa çıktık. Güvenli, dirençli ve yaşam kalitesi yüksek bir gelecek, ancak birlikte uyguladığımız sürdürülebilir adımlarla mümkün olabilir. Sürdürülebilirlik bir yaşam ve bir kültür meselesidir. 20 yılı aşkın yerel yönetim deneyimimde, sürdürülebilirliğin bir tercih değil; kaliteli ve nitelikli bir yaşamın ön koşulu olduğunu gördüm” dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, BÜYÜKŞEHİR ÇALIŞMALARINA YÖN VERİYOR Sürdürülebilirliğin yalnızca bir kent yönetimi prensibi olmadığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bazen bir yöresel ürünün üretilmesinde, bazen de bir kültürel mirasın korunmasında ilk adımı belirleyen temel etken olduğunu anlattı. Bu anlayışın Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirilen tüm çalışmalara yön verdiğini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Geçtiğimiz aylarda, önce Büyükşehir Belediyemiz, ardından BUSKİ ve KalDer Bursa Şubesi arasında kalite ve sürdürülebilirlik konusunda ‘Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladık. Tüm iştiraklerimiz dahil olmak üzere bu yolculuğa imza attık. Bu adım; Bursamızın geleceğini planlarken kaliteyi, verimliliği, şeffaflığı ve sürdürülebilirliği ortak bir kurumsal kültür haline getirmemiz için önemli bir başlangıç oldu” diye konuştu. “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, ORTAK AKIL VE DAYANIŞMA İLE HAYAT BULABİLİR” “Hedefimiz; daha yaşanabilir, daha dirençli ve gülümseyen bir Bursa’dır” diyen Başkan Mustafa Bozbey, bu hedef doğrultusunda projeler geliştirdiklerini, bilimsel verilerle ilerlediklerini, yeni iş birlikleri kurduklarını anlattı. Sivil toplum kuruluşlarını, özel sektör temsilcilerini ve kent gönüllülerini, sürdürülebilir bir gelecek için atılan adımlara eşlik etmeye davet eden Başkan Mustafa Bozbey, “Sürdürülebilirlik ancak ortak akıl, dayanışma ve kentlilik bilinci ile hayat bulabilir. Konferansa katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Ödül alan tüm kurumlarımızın projelerini gönülden tebrik ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar da sürdürülebilirliği sosyal sorumluluk sahibi bir kuruluş olma yolunda yapılan sonsuz bir yolculuk olarak tanımladı. Küçükkayalar, aşırı tüketim ve hedefsiz büyüme yerine, ihtiyaçların doğru belirlenmesinin ve gelişmenin odağa alınması gerektiğini ifade etti. KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez ise Bursa’da sürdürülebilirlik bilincinin hızla yükseldiğini dile getirdi. Kurumların bugün vereceği kararların, yarının yaşam kalitesini, ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyeceğinin altını çizen Ürkmez, “Kalder Bursa Şubesi olarak bu dönüşümdeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ve Başkanımız Mustafa Bozbey’in güçlü vizyonuyla bizlere önemli katkılar sağlıyorlar. Başkanımızın liderliğinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde, bağlı kuruluşlarda ve iştiraklerde EFQM Mükemmellik Modeli’nin yaygınlaştırılması, süreçlerin iyileştirilmesi ve veri temelli yönetimin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı hızla yürütüyoruz. Bu işbirliğini sürdürülebilirlik alanında da genişlettik. Bunun, Bursa’nın örnek bir şehir olmasına katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından ana sponsor firmalara plaket verildi. Program, alanında uzman konuşmacıların yer aldığı oturumlarla devam etti. SEMTRIO Ceo’su İlker Turan ‘Stratejik İş Modeli Sürdürülebilirlik’, TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ‘Sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve iş dünyasına etkileri’ konularında bilgiler verdi. 'Özel sektör deneyim paylaşımı’ oturumlarında ise ŞÜTAŞ Grubu Yönetim Kurulu üyesi Duygu Yılmaz, Arçelik Pazarlama Kıdemli Pazarlama Direktörü Mehmet Tüfekçi, Kastamonu Entegre Global Ar-Ge ve İnovasyon Direktörü Dr. Hüseyin Güler ve Polisan Holding ve Grup Şirketleri Yönetim Sistemleri ve Sürdürülebilirlik Müdürü Dilek Sarıaslan, deneyimlerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kamu çalışanları ve emeklilerden ek zam tepkisi! Adalet istiyoruz, ayrıcalık değil Haber

Kamu çalışanları ve emeklilerden ek zam tepkisi! Adalet istiyoruz, ayrıcalık değil

Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ek zam düzenlemesi, yalnızca belirli unvanları kapsaması nedeniyle sahada görev yapan kamu çalışanları ve emekliler arasında tepkilere yol açtı. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, maaş iyileştirmelerinin bütüncül ve adil bir şekilde yapılması gerektiğini vurguladı. Kamu yönetiminde ücret dengelerini değiştirecek nitelikteki ek zam teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda hızlıca kabul edildi. Ancak karar, sahada görev yapan ve emekli memurlar arasında şaşkınlık ve tepki oluşturdu. SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, düzenlemenin yalnızca belirli unvanları kapsamasının kamu çalışanları ve emekliler arasında haklı bir rahatsızlık doğurduğunu belirtti. “Geçim sıkıntısı her geçen gün artarken, maaş iyileştirmeleri bütüncül bir anlayışla yapılmalı. Kamu hizmetinin yükünü omuzlayan ve yıllarca omuzlayıp emekli olan herkesin emeği eşit değerdedir” diyen Akarken, yaşam maliyetleri, yüksek kira giderleri, yetersiz fazla mesai ve nöbet ücretleri ile emekli maaşlarındaki kayıpların çalışanların gündeminde öncelikli konular olduğunu vurguladı. Akarken, “Bu kadar temel sorun ortadayken yalnızca belirli bir kesimi kapsayan iyileştirme, doğal olarak soru işaretleri yaratıyor. Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin beklentisi ayrıştırılmadan herkes için adaletin tesis edilmesidir” ifadelerini kullandı. Öte yandan yönetici ve memur maaş farklarının makul seviyelerde tutulması gerektiğini vurgulayan Başkan Akarken, “Biz ayrışma değil, adil bir denge istiyoruz. Kamu yönetimine yakışan ayrıcalık yaratmak değil, herkesin emeğini eşit bir zeminde gözetmektir” dedi. SAHİM-SEN olarak yapıcı bir çözüm çağrısı yaptıklarını belirten Akarken, “Tüm sendikalarla birlikte ortak akıl etrafında buluşmaya hazırız. Yeter ki çalışanların refahını önceleyen adil bir düzenleme yapılsın. Talebimiz basit: Adalet istiyoruz, ayrıcalık değil. Her çalışan ve emekli için bütüncül bir iyileştirme sağlandığında, kamu hizmeti ve toplum kazanacaktır” diye konuştu.

Kocaeli Büyükşehir’de öncelik iş sağlığı ve güvenliği Haber

Kocaeli Büyükşehir’de öncelik iş sağlığı ve güvenliği

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bünyesindeki bütün birimlerde İş Sağlığı ve Güvenliği alanında yürütülen çalışmaları güçlendirmek amacıyla toplantılar düzenliyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İş Sağlığı ve Güvenliği eğitimlerine aralıksız bir şekilde devam ediyor. İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanı Bayram Bayram, Belde A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Bolat, ilgili birimlerin İş Sağlığı ve Güvenliği profesyonelleri “Önce İnsan” yaklaşımını esas alan kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. ÇALIŞAN GÜVENLİĞİNDE ORTAK AKIL İş Sağlığı ve Güvenliği politikasıyla düzenlenen toplantıda, iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinde ortak çalışma kültürünün, koordinasyonun ve eşgüdümlü hizmet anlayışının güçlendirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Ayrıca revirlerde sunulan sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, saha gözetimlerinin ortak planlarla yürütülmesi, iş ekipmanları ve koruyucu donanımlarda standartlaşmanın sağlanması, hem çalışanların güvenliğini artıracak hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması iş sağlığına katkı sağlayacağı belirtildi. İSG POLİTİKASIYLA GÜVENLİ ÇALIŞMA Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki tüm birimlerde aynı standartlarla yürütülen İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin, çalışan sağlığını önceleyen daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Bu amaçla gerçekleştirilen toplantıda, İş Sağlığı ve Güvenliği süreçlerinin belediyenin tüm birimlerinde aynı anlayışla uygulanması, risklerin kaynağında azaltılmasına, çalışma ortamlarının iyileştirilmesine ve güvenlik kültürünün kurumsal düzeyde güçlenmesine destek olacak şekilde iş sağlığı ve güvenliği politikası oluşturulduğundan bahsedildi. “ÇALIŞANLARIMIZIN GÜVENLİĞİ HER ŞEYDEN ÖNEMLİ” Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan tüm personellere verilen eğitimler personellerin bilgilendirilmesi amacıyla belli aralıklarla devam edecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarının yalnızca yasal bir zorunluluk değil, kurum kültürünün vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurgulayarak, “Çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği her şeyin önündedir. Güçlü koordinasyon ve ortak hareket etme bilinciyle daha güvenli bir Kocaeli için çalışmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.