Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Vadeli Program

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Orta Vadeli Program haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Vadeli Program haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur Haber

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmede bulundu. OVP’nin Türkiye ve iş dünyası açısından hayırlı olmasını dileyen Hisarcıklıoğlu, programda yer alan enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi, mali disiplinin korunması ve üretim odaklı büyüme hedeflerini önemsediklerini belirtti. İŞ DÜNYASININ ÖNCELİKLERİ SIRALANDI Hisarcıklıoğlu, özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadele, ticaret politikası araçlarının etkin kullanılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaştırılmasının iş dünyası açısından önem taşıdığını ifade etti. Küresel ve bölgesel belirsizliklerin yanı sıra korumacılık ve ticaret savaşlarının arttığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu dönemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının kritik olduğunu vurguladı. “KAPSAMLI SANAYİ KORUMA STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI” Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının OVP dönemindeki temel beklentilerini de sıraladı. Buna göre özel sektör, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini koruyacak adımların hızla atılmasını, finansal istikrarın güçlendirilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyor. İhracatçıların desteklenmesi gerektiğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ayrıca kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisi oluşturulması çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini belirterek mesajını, “Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur” ifadeleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) sunumunda ekonomiye ilişkin hedef ve politikaları açıkladı. Yılmaz, programın temel önceliklerinden birinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini söyledi. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olmasının beklendiğini ifade etti. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskılarının enflasyonun düşüşünü geçici olarak yavaşlattığını belirterek, arz şoklarının etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüşün yeniden hızlanmasının beklendiğini kaydetti. 2,1 MİLYON YENİ İSTİHDAM HEDEFİ “Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması planlanıyor. Yılmaz, dönem sonunda işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ekonomik büyüklüğün artırılması kapsamında ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması öngörülüyor. Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine çıkarılması hedeflenirken, uzun vadeli amaçlardan birinin enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olduğu vurgulandı. DEPREM BÖLGESİNE 116 MİLYAR DOLARI AŞAN KAYNAK OVP sunumunda deprem bölgesine yönelik harcamalar da önemli başlıklardan biri oldu. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yarattığı kayıp ve zararların telafisi ile afet risklerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını açıkladı. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, deprem bölgesinde yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılmadığını, daha güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi. Hak sahipleri için 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DÖRT ALANDA EKONOMİK GÜVENLİK HEDEFİ OVP kapsamında ilk kez ayrı bir başlık olarak “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” yaklaşımının öne çıkarıldığı belirtildi. Bu kapsamda dört kritik alana odaklanılacak: Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması, Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli kapasitenin artırılması, Ailenin ve demografik yapının güçlendirilmesi ile şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında yer alacak. SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK Bütçe önceliklerine ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor. Madencilik alanında MTA yatırımları yüzde 139, sanayi altyapı yatırımları ise yüzde 54 artırılacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılması hedefleniyor. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının da önümüzdeki dönemde farklı illere yaygınlaştırılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) “Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DEMİRYOLLARINA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILACAK Ulaştırma yatırımlarında ise demiryolları öncelikli alanlardan biri olacak. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayrılan kaynağın yüzde 49 artırıldığını belirterek, sanayi ve ticaretin gelişmesi ile ulaşım imkanlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. OVP ile birlikte hükümetin önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun düşürülmesi, istihdamın artırılması, üretim ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi, enerji ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması ve sosyal konut yatırımlarının artırılması hedeflerine odaklanması bekleniyor.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama Haber

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine ilişkin yapılan değerlendirmeler dolayısıyla açıklama yaptı. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmadığı vurgulanırken "Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır" denildi. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olmasının, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılırken şunlar kaydedildi: "Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla Ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır." Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte, faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine dikkat çekilirken, göstergelerin, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmediği belirtildi. Faiz giderlerinin milli gelire oranının, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğinin altı çizilirken "Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken; 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir" açıklaması yapıldı. Ayrıca, kamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edildiği ifade edilirken, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltıldığı ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verildiği hatırlatıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İşsizlik 31 aydır tek haneli seviyelerde Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: İşsizlik 31 aydır tek haneli seviyelerde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, işgücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Türkiye’de istihdam görünümünün güçlü seyrini sürdürdüğünü bildirdi. Yılmaz, işsizlik oranının 31 aydır tek haneli seviyelerde gerçekleştiğine dikkat çekti. Kasım ayına ait mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yılmaz, istihdam edilen kişi sayısının bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32,7 milyonun üzerine çıktığını ifade etti. İşgücüne katılımı artırmaya yönelik politikaların öncelikli olduğunu vurgulayan Yılmaz, özellikle gençler, kadınlar ve nitelikli işgücüne yönelik aktif işgücü programları, mesleki eğitim çalışmaları, girişimcilik destekleri ve stratejik sektörlerde ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesine odaklandıklarını kaydetti. Yılmaz, emek yoğun sektörlerde istihdamın daha güçlü şekilde desteklenmeye devam edildiğini de belirtti. Cevdet Yılmaz, işgücü piyasasına yönelik yapısal reformlarla birlikte hem istihdam artışının güçlendirilmesinin hem de atıl işgücünün azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti. Yılmaz bu kapsamda 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Program’da istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasının öngörüldüğünü, işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine düşmesinin hedeflendiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, önümüzdeki dönemde dezenflasyonla uyumlu, istihdamı destekleyen sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme anlayışıyla vatandaşların alım gücünü artırmayı ve gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.