Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Vadeli Program

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Orta Vadeli Program haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Vadeli Program haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Işıkhan açıkladı: Yeni nesil çalışma modelleri için düğmeye basıldı Haber

Bakan Işıkhan açıkladı: Yeni nesil çalışma modelleri için düğmeye basıldı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, yeni nesil çalışma modellerine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek, işverenlerin değişen ihtiyaçları ile çalışanların hak ve güvencelerinin birlikte korunacağı bir çalışma hayatı hedeflediklerini söyledi. Üçlü Danışma Kurulu'nda yeni çalışma modelleri masada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan başkanlığında, Bakanlığın Reşat Moralı Toplantı Salonu'nda “Çalışma Hayatında Yeni Çalışma Yöntemleri” gündemiyle Üçlü Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK ve TİSK temsilcileri katıldı. Görüşmelerde, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'da da yer alan yeni nesil çalışma modelleri ele alındı. Bakan Işıkhan: İşsizliği daha aşağı çekmek için yeni politikalar devrede Toplantıda konuşan Işıkhan, Türkiye'nin iş gücü piyasasında son dönemde önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. İşsizlik oranının yaklaşık 40 aydır tek haneli seviyelerde seyrettiğini ifade eden Işıkhan, son açıklanan ağustos verisinde işsizlik oranının yüzde 7,8'e gerilediğini söyledi. Genç işsizlik oranının ise yüzde 13 seviyesine düştüğünü belirten Işıkhan, mevcut olumlu tablonun daha ileri taşınması için yeni politika araçlarının devreye alındığını kaydetti. Işıkhan, özellikle çalışma hayatına katılım konusunda güçlük yaşayan kesimlerin iş gücü piyasasına kazandırılmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. “Amacımız daha kapsayıcı bir çalışma hayatı” Merkez Bankası'nın 2025 yılı 3. Enflasyon Raporu'nda iş gücüne katılım konusunda önemli değerlendirmeler bulunduğunu belirten Işıkhan, farklı demografik grupların ihtiyaçlarına göre şekillendirilecek politikaların iş gücüne katılımı artırabileceğini ifade etti. Kadın istihdamına yönelik İş Pozitif ve genç istihdamını destekleyen Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) programlarına değinen Işıkhan, aktif iş gücü hizmetleri kapsamında çalışanlara yönelik politikaların sürdürüleceğini belirtti. Işıkhan, yeni nesil çalışma modellerinin amacının herkese tek tip bir çalışma biçimi dayatmak olmadığını belirterek, farklı çalışan grupları ve işletmelerin değişen ihtiyaçlarına yanıt veren, çalışanların hak ve güvencelerini koruyan daha kapsayıcı bir çalışma hayatı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Avrupa'daki çalışma modelleri inceleniyor Yeni çalışma modellerine ilişkin hazırlıkların Orta Vadeli Program'daki hedeflerle uyumlu olduğunu belirten Işıkhan, iş-yaşam dengesi ile kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımının artırılmasının öncelikli alanlar arasında bulunduğunu ifade etti. Işıkhan, Türkiye'deki düzenlemeler hazırlanırken uluslararası uygulamaların da dikkate alındığını belirterek özellikle Avrupa ülkelerindeki çalışma modellerinin incelendiğini söyledi. Bakan Işıkhan, Türkiye'nin ihtiyaçları ile uluslararası uygulamalar arasında dengeli bir çerçeve oluşturulması için çalışıldığını kaydetti. Çalışan hakları ve işverenlerin ihtiyaçları birlikte değerlendirilecek İşverenlerin değişen koşullara uyum sağlaması ile çalışanların hak ve güvencelerinin korunmasının birbirine alternatif olmadığını vurgulayan Işıkhan, çalışma hayatının güncel ihtiyaçları doğrultusunda bazı mevzuat düzenlemelerinin daha açık, öngörülebilir ve uygulanabilir hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Işıkhan, güçlü bir iş gücü piyasasının çalışan haklarını koruyan, istihdamı artıran, üretkenliği ve rekabet gücünü destekleyen ve sosyal diyaloğu güçlendiren bir anlayışla oluşturulabileceğini ifade etti. Toplantının farklı görüş ve önerilerin değerlendirilmesine imkan sağladığını belirten Işıkhan, çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerin sosyal taraflarla istişare edilerek şekillendirileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BTSO’nun konuğu olarak Bursa'da iş dünyasıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meclis ve komite üyelerinin yoğun katılımıyla düzenlenen toplantıda, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Ahmet Kılıç, Refik Özen, Emine Yavuz Gözgeç, Muhammet Müfit Aydın, Emel Gözükara Durmaz, Mustafa Yavuz ve Denizli Milletvekili Şahin Tin, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile iş dünyası temsilcileri yer aldı. “BURSA GURUR DUYDUĞUMUZ BİR ŞEHİR” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’nın Türkiye’nin kalkınma hikâyesinde ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bursa gerçekten gurur duyduğumuz, üreten, ihraç eden, girişimci ve yenilikçi bir şehir. Bunu TEKNOSAB’da bir kez daha gördük. Lojistik Teknopark’ın temellerini attık. Yeni nesil bir OSB. Yer altındaki modern altyapısı, mimarisi ve arkasındaki zihniyet, bütüncül planlama yaklaşımı beni çok etkiledi. Türkiye’nin ilk OSB Bursa’da kuruldu. İnşallah yeni nesil ilk OSB de Bursa’dan çıkacak, tüm Türkiye’ye ve bölgemize yayılacak. Buna inanıyorum.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB ve Lojistik Park projelerinin hayırlı olmasını dileyen Yılmaz, Bursa iş dünyasının vizyonunun bu anlayışla devam etmesini temenni etti. İLK 8 AYDA MAL VE HİZMET İHRACATI 405 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Cevdet Yılmaz, dünya genelinde jeopolitik gerilimlerin arttığı, rekabetin yoğunlaştığı, savaşların, sıcak çatışmaların yükseldiği bir dönemin yaşandığını ifade ederek, "Enerji ve ulaşım maliyetleri arttı. Sigortacılıktan finansa pek çok alanı etkilediğini görüyoruz. Diğer taraftan yeni bir korumacı dalga yükseliyor dünyada. ABD ile Çin arasındaki tarife savaşlarına hep birlikte şahit oluyoruz." dedi. Yılmaz, bu yıl küresel büyümenin yüzde 3 civarında beklendiğini aktararak, şöyle konuştu: "Türkiye'nin pazarlarındaki büyüme ise yüzde 1,6 seviyesinde. Bu ister istemez ihracatımız üzerinde bir baskı oluşturuyor. ABD'nin bu sene büyüme beklentisi yüzde 1,2. Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da ise daralma bekleniyor. Böyle bir ortamdayız. Buna rağmen bu küresel ortama, jeopolitik gerilimlere, pazarlarımızdaki daralmaya rağmen ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aştı. Hizmet ihracatı ile birlikte 405 milyar dolara ulaşan bir ihracatımız var bugün. İhracatımız içinde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı 2024'te yüzde 40'tı, 2026'da yüzde 44'e çıktı. Hem ihracatımızı artırıyoruz hem de ihracatın niteliğini artırıyoruz. İhracatımızın değeri artıyor. Bu zorlu şartlara rağmen doğru istikamette devam ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim." “ENFLASYONDA YIL SONUNDA DAHA İYİ BİR NOKTADA OLACAĞIZ” Yılmaz, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarına yönelik adımları ve hükümetin mali disipline yönelik tedbirlerinin sonuç vermeye başladığını ve enflasyonda düşüş eğilimine girdiğini vurguladı. Yıl sonunda çok daha iyi bir noktaya gelineceğini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu: "Orta vadede enflasyonu tek haneli rakamlara düşürme kararlılığımızdan taviz vermiyoruz. Sadece enflasyonu düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm gibi alanlarda da yapısal reformları hızla hayata geçireceğiz. Enflasyonda son dönemde yataylaşma var, yüzde 31,5'e geldi. Bunun analizini yaptığınız zaman büyük oranda savaş kaynaklı kalemlerden geldiğini görüyoruz. İnşallah bu etkiler kalktıkça enflasyon aşağı doğru inmeye devam edecektir." Efkan Ala: “BTSO’yu Vizyonundan Dolayı Yürekten Kutluyorum” AK Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala, Bursa’nın pek çok ülkeden daha yüksek düzeyde ihracat yapan bir kent olduğuna işaret etti. Kentin bu başarısında BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin önemli bir payı olduğunu vurgulayan Efkan Ala, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı yürekten tebrik ediyorum, ortaya koyduğu vizyoner projelerle ilgili olarak. Sizleri de dünyanın her ülkesine ihracat yapabildiğiniz için tebrik ediyorum. Bursa benim için bir dünya şehridir, dünyadaki şehirlerle rekabet eden bir şehirdir. Biz Türkiye'de vizyon ortaya koyduğumuzda, bir proje, bir hedef ortaya koyduğumuzda Ankara'da ilk aklıma gelen şehir Bursa'dır.” ifadelerini kullandı. Bursa iş dünyasının dünyada yaşanan bilgi ekonomisi dönüşümde de merkezde yer alması gerektiğini dile getiren Efkan Ala, “Bu salondan dünyanın ilk 50 şirketi arasına girecek çok uluslu bir veya birden fazla şirket çıkmalı. Yakın coğrafyamıza bakın, buranın üretim ve teknoloji merkezi Türkiye olmalıdır. Biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, böyle bir dünyanın eşiğindeyken tüm programlarımızı ve hedeflerimizi buna yönelik hazırlıyoruz.” dedi. 16 PROJEDEN 60 MAKRO PROJEYE Toplantının açılış konuşmasını yapan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı BTSO Meclisi’nde ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ı 12 yıl önce BTSO’nun 125’inci kuruluş yıl dönümünü gerçekleştirdikleri Ekonomiye Değer Katanlar Ödül Töreni’nde Bursa’da ağırladıklarını hatırlatan Burkay, “O törende Bursa iş dünyasının hedeflerini ve 16 makro projemizi sizlerle paylaşmıştık. O tarihlerde henüz işin başındaydık. Geride kalan 12 yıllık zaman zarfında ‘Bursa büyürse Türkiye büyür’ vizyonuyla hareket ettik; 16 makro projeyi 60’tan fazla dev esere taşıdık.” dedi. “İŞ DÜNYAMIZI KÜRESEL PAZARLARA TAŞIDIK” Hayata geçirilen her projenin Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna da önemli katkılar sunduğunu ifade eden Burkay, “Bugün nitelikli üretim dediğinizde BUTEKOM, yüksek teknolojili üretim ve küresel ihracat dediğinizde TEKNOSAB, yaşam boyu eğitim modeli dediğimizde Bursa Business School karşınıza çıkıyor. Uzay ve havacılık vizyonumuzun sembolü GUHEM ve GUHEM Fen Lisemiz, mesleki standartların yükselmesinin adresi MESYEB, nitelikli istihdama doğrudan yanıt veren BUTGEM bu topraklarda yükseldi. Küresel Fuar Acentesi ile 50’den fazla UR-GE projemiz, şehrimizin küresel vizyonunu tescilledi. Dünyanın dört bir yanından on binlerce nitelikli alıcıyı Bursa iş dünyamızla iş birliği masasına taşıdık; üyelerimizi dünyanın en stratejik pazarlarıyla buluşturduk. Devletimizin sağladığı destekleri üyelerimizin kullanımına sunarken, kaynaklarımızı her zaman en etkili ve en verimli şekilde kullandık.” ifadelerini kullandı. ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE İSTİKRAR VURGUSU Ekonomide öngörülebilirlik ve istikrarın güçlendirilmesinin iş dünyasının geleceğe güvenle bakması açısından büyük önem taşıdığını belirten Burkay, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan Orta Vadeli Program’ın enflasyonla mücadele ederken üretim ve istihdamı koruma hedefini kıymetli bulduklarını söyledi. Artan maliyetler ve finansman yükünün başta KOBİ’ler olmak üzere firmalar üzerinde önemli bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Burkay, “Bir üretim hattını kapatmak kolay; onu yeniden kurmak, kaybedilen müşteriyi geri kazanmak yıllar alıyor.” dedi. Programda öngörülen finansman imkânlarının üretimini sürdüren, çalışanını koruyan ve ihracat yapan işletmelere ulaşmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, firmaların bu dönemi güçlü bir şekilde atlatabilmesi için finansmana erişim imkânlarının güçlendirilmesinin kritik olduğunu belirtti. Bursa’nın girişimcisinin üretmeye, işini büyütmeye ve gelecek nesillere daha güçlü işletmeler bırakmaya odaklandığını ifade eden Burkay, BTSO olarak görevlerinin firmaların önünü açmak olduğunu söyledi. Geride bıraktıkları 13 yılı, verdikleri sözleri yerine getirmenin huzuruyla tamamladıklarını belirten Burkay, “Bu yola çıktığımız ilk günden itibaren kulağımızı suni gündemlere kapattık. Kim ne söylerse söylesin, biz Bursa’ya ne kazandırabiliriz diye düşündük. İnsanımıza nasıl yeni iş kapıları açabiliriz diye çalıştık.” ifadelerini kullandı. Bugün bu iradeye ve ortak akla her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Burkay, son üç ayda Meclis ve Komite üyeleriyle birlikte yaklaşık 30 bin üyeyi ziyaret ettiklerini söyledi. Burkay, “Ellerini sıktık, dertlerini dinledik, yeni dönem için hazırladığımız projeleri anlattık. Gittiğimiz her yerde büyük bir teveccühle karşılaştık. Bu güven bizlere hem büyük bir güç hem de büyük bir sorumluluk yüklüyor.” dedi. TEKNOSAB’DA TARİHİ DÖNÜŞÜM HAMLESİ Bu sorumluluğun gereği olarak Bursa ekonomisinde tarihi bir dönüşüm hamlesi başlattıklarını belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim ve ihracat üssü TEKNOSAB’da, Türkiye Yüzyılı’na Bursa imzası atacak büyük bir ekosistem inşa ettiklerini ifade etti. Burkay, dönüşümün merkezine ise Bursa ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ’leri yerleştirdiklerini kaydederek, “Bugün 20 milyar dolarlık ihracatımızla 118 ülkeden daha yüksek bir ihracat performansı gösteriyorsak, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine ulaştıysak, bu başarıda KOBİ’lerimizin alın teri var.” diye konuştu. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış durumda olduğunu belirten Burkay, yaşam alanlarıyla iç içe geçmiş atölyelerde ve dar sokaklarda üretim yapan firmaların yeni yatırımlar için alan bulmakta zorlandığına işaret ederek, şöyle devam etti: “Siparişi hazır, pazarı hazır; ama yeni bir tezgâh koyacak yeri yok. Bu firmalarımıza ‘Daha fazla üretin, rekabetçiliğinizi artırın, daha çok ihracat yapın’ derken, önce onların önünü açmalıyız. İşte TEKNOSAB KOBİ OSB projemiz tam da bu ihtiyaca yanıt vermektedir.” “FİRMALAR TÜM ENERJİSİNİ ÜRETİME HARCAYACAK” KOBİ OSB projesi için 8 yıl önce başlattıkları çalışmaların, 2022 yılında Bakan Efkan Ala’nın liderliğinde daha somut bir sürece taşındığını belirten Burkay, “Şimdi ise Sayın Valimizin koordinasyonunda Büyükşehir Belediyemizle birlikte KOBİ’lerimizi planlı üretim alanlarına, güçlü altyapıya ve lojistik imkânlara kavuşturuyoruz. Bu bölgede birbirini tamamlayan firmaları buluşturarak iş birliğinin, verimliliğin ve büyümenin önünü açtık.” dedi. Bursa’da üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü taşıyan işletmelerin enerjisini üretim alanı arayarak tüketmemesi gerektiğini vurgulayan Burkay, “Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimse artık enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba etmeyecek. Çünkü bizim işimiz yer kovalamak değil; üretmektir. Bizim işimiz yatırım yapmaktır. Bizim işimiz dünyaya mal satıp bu kentin ve bu ülkenin bereketine bereket katmaktır.” ifadelerini kullandı. TEKNOSAB EKOSİSTEMİYLE ÜRETİM VE TİCARETTE YENİ DÖNEM İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ ekosistemiyle birlikte 4 yıl içerisinde Bursa’ya ticaret ve sanayinin coğrafyadaki en güçlü ve entegre altyapılarından birini kazandıracaklarını belirterek, “Bu tarihi dönüşüm hamlesinde büyük destekleri ve emekleri olan Sayın Bakanlarımız Efkan Ala ve Mehmet Fatih Kacır’a, Sayın Valimize ve tüm bürokratlarımıza şükranlarımızı sunuyorum.” dedi. Üretim ve ticaret kültürüyle bugünlere ulaşan Bursa’nın önünü açmanın, üreten insanın önünü açmaktan geçtiğini vurgulayan Burkay, “KOBİ’lerimizin ve gençlerimizin yolunu açarak Bursa’nın yeni üretim hikâyesini inşallah hep birlikte yazacağız.” diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi, girişimci ruhu ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirtti. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen kalkınma çalışmalarında Bursa olarak üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getireceklerini ifade eden Ayyıldız, kamu ve özel sektör iş birliğinin geliştirilmesinin Bursa’nın ekonomik ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. BTSO’nun 2022-2026 çalışma döneminin son meclis toplantısı olan Eylül Ayı Meclis Toplantısı ve 70 Meslek Komitesini bir araya getiren Müşterek Meslek Komiteler Toplantısı da gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı İsmail Kuş ve Meclis Başkanı Ali Uğur dört yıllık görev dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının sonunda en deneyimli Meclis Üyesi Faik Çelik’e tüm meclis üyelerini temsilen teşekkür plaketi takdim edildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yok Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yok

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize’de kullandığı “yaklaşan seçimler” ifadesi sonrası gündeme gelen erken seçim iddialarına açıklık getirdi. AK Partili Çelik, söz konusu ifadelerin erken seçim sinyali olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin gündeminde şu anda bir seçim yoktur” dedi. “CUMHURBAŞKANIMIZIN SİYASET TARZINI BİLENLER İÇİN BU AÇIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşkilat toplantılarında kullandığı “önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz” sözlerinin olağan siyasi çalışma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı’nın siyaset anlayışında teşkilatların merkezde yer aldığını vurguladı. Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanımızın siyaset yapma tarzını bilenler açısından, ‘önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz’ değerlendirmesi erken seçim anlamına gelmez” ifadelerini kullandı. https://t.co/a24A8ByELB — Ömer Çelik (@omerrcelik) September 15, 2026 AK Parti teşkilatçılığının sürekli bir çalışma anlayışına dayandığını belirten Ömer Çelik, seçimlerden hemen sonra bile teşkilat çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Çelik, konut politikalarına ilişkin soruları da yanıtlayarak, çalışmaların orta ve uzun vadeli planlar çerçevesinde yürütüldüğünü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın bu alana önemli kaynak ayırdığını ifade etti. Orta Vadeli Program’da da konut başlığının yer aldığını anımsattı.

2027-2029 bütçe hazırlık rehberi Resmi Gazete’de yayımlandı: Kamu taşıtlarında tasarruf vurgusu Haber

2027-2029 bütçe hazırlık rehberi Resmi Gazete’de yayımlandı: Kamu taşıtlarında tasarruf vurgusu

Bütçe hazırlıklarında temel hedefler belirlendi “2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Eki Bütçe Hazırlama Rehberi”nde, merkezi yönetim bütçesinin hazırlanmasına ilişkin temel politika ve önceliklere yer verildi. Düzenlemede, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın bütçe çalışmalarına yön vereceği belirtildi. Bu dönemde On İkinci Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi, mali disiplinin korunması ve fiyat istikrarına katkı sağlanması temel amaçlar arasında gösterildi. Bunun yanında verimlilik artışının desteklenmesi, Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesinin geliştirilmesi, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve yeşil ile dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması hedeflendi. Kamu harcamalarında tasarruf ve verimlilik vurgusu Bütçe çağrısında kamu idarelerinin kendilerine tahsis edilen ödenekleri aşmadan kaynaklarını etkili, ekonomik ve verimli kullanmaları gerektiği belirtildi. Kamu kaynaklarının kullanımında etkinliğin artırılması amacıyla harcamaların düzenli olarak gözden geçirileceği ve verimsiz harcama alanlarının tasfiye edileceği ifade edildi. Kamu harcamalarında tasarrufu artırmaya yönelik denetim ve izleme çalışmalarının da devam edeceği kaydedildi. Kamu yatırım programında ise rasyonelleştirme çalışmalarının sürdürüleceği, ekonomik ve sosyal fayda sağlayacak yatırımlara öncelik verileceği bildirildi. Kamu taşıtlarında ihtiyaç fazlası araçlar tasfiye edilecek Düzenlemede kamu taşıtlarının kullanımına ilişkin de yeni dönemin yaklaşımı ortaya konuldu. Buna göre kamu taşıtlarının kullanımı, ihtiyaç analizleri ve tasarruf anlayışı doğrultusunda sistematik biçimde yeniden değerlendirilecek. İhtiyaç fazlası olduğu belirlenen veya ekonomik ömrünü tamamlayan taşıtların tasfiye edilmesiöngörüldü. Zorunlu durumlarla sınırlı tutulacağı belirtilen yeni taşıt alımlarında ise ekonomiklik kriterinin gözetileceği, yerli üretim ve çevreci araçlara öncelik verilmeye devam edileceği belirtildi. Geçici gelirlere karşı kalıcı harcama yapılmayacak Bütçe hazırlama esasları kapsamında, sürekliliği bulunmayan ve ekonomik konjonktüre bağlı gelirlerden elde edilen geçici kaynaklara dayanılarak kalıcı nitelikte harcamalar oluşturulmaması kararlaştırıldı. Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin 2027, 2028 ve 2029 yıllarına ilişkin bütçe tekliflerini hazırlarken Orta Vadeli Program, Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberi ile yatırım programına ilişkin düzenlemelerde belirlenen politika ve öncelikleri esas alacağı bildirildi. Kamu idarelerinin bütçe tekliflerinde ödenek teklif tavanları, genel ilkeler, ekonomik göstergeler ve çok yıllı bütçeleme anlayışının dikkate alınacağı belirtildi. Kayıt dışılıkla mücadele ve vergi adaleti hedefi 2027-2029 döneminde maliye politikasının öncelikleri arasında mali disiplinin korunması ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi de yer aldı. Para ve maliye politikalarının eş güdüm içerisinde uygulanarak makroekonomik dengelenmenin desteklenmesi hedeflenirken, vergilemede adalet ve etkinliğin artırılması, kayıt dışılıkla mücadele ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi de öncelikler arasında gösterildi. Bütçe hazırlık sürecinin kamu idareleri açısından yoğun çalışma gerektirdiği belirtilen düzenlemede, 2027-2029 dönemi bütçe çalışmalarına katılacak kurum ve personele başarı dileğinde bulunuldu. Tebliğ ekinde, 2027-2029 dönemine ilişkin bütçe hazırlama esaslarının ayrıntılı şekilde yer aldığı Bütçe Hazırlama Rehberi de yayımlandı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur Haber

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmede bulundu. OVP’nin Türkiye ve iş dünyası açısından hayırlı olmasını dileyen Hisarcıklıoğlu, programda yer alan enflasyonun kalıcı olarak tek haneye indirilmesi, mali disiplinin korunması ve üretim odaklı büyüme hedeflerini önemsediklerini belirtti. İŞ DÜNYASININ ÖNCELİKLERİ SIRALANDI Hisarcıklıoğlu, özellikle dış kaynaklı haksız rekabetle mücadele, ticaret politikası araçlarının etkin kullanılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve reel sektörle düzenli istişarenin kurumsallaştırılmasının iş dünyası açısından önem taşıdığını ifade etti. Küresel ve bölgesel belirsizliklerin yanı sıra korumacılık ve ticaret savaşlarının arttığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, bu dönemde Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının kritik olduğunu vurguladı. “KAPSAMLI SANAYİ KORUMA STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI” Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının OVP dönemindeki temel beklentilerini de sıraladı. Buna göre özel sektör, üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini koruyacak adımların hızla atılmasını, finansal istikrarın güçlendirilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bekliyor. İhracatçıların desteklenmesi gerektiğini belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ayrıca kapsamlı bir Sanayi Koruma Stratejisi oluşturulması çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğini belirterek mesajını, “Özel sektör güçlü olursa, Türkiye güçlü olur” ifadeleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yeni ekonomik hedefleri açıkladı, enflasyon tek haneye inecek

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) sunumunda ekonomiye ilişkin hedef ve politikaları açıkladı. Yılmaz, programın temel önceliklerinden birinin enflasyonla mücadele olduğunu belirterek, 2024 yılı Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini söyledi. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde olduğunu belirten Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 olmasının beklendiğini ifade etti. Yılmaz, savaş kaynaklı arz baskılarının enflasyonun düşüşünü geçici olarak yavaşlattığını belirterek, arz şoklarının etkisinin azalmasıyla birlikte enflasyondaki düşüşün yeniden hızlanmasının beklendiğini kaydetti. 2,1 MİLYON YENİ İSTİHDAM HEDEFİ “Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda program döneminde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulması planlanıyor. Yılmaz, dönem sonunda işsizlik oranının yüzde 8’in altına çekilmesinin hedeflendiğini belirtti. Ekonomik büyüklüğün artırılması kapsamında ise milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara taşınması öngörülüyor. Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine çıkarılması hedeflenirken, uzun vadeli amaçlardan birinin enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere indirmek olduğu vurgulandı. DEPREM BÖLGESİNE 116 MİLYAR DOLARI AŞAN KAYNAK OVP sunumunda deprem bölgesine yönelik harcamalar da önemli başlıklardan biri oldu. Yılmaz, 2023-2026 döneminde depremin yarattığı kayıp ve zararların telafisi ile afet risklerinin azaltılması amacıyla 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon lira, yaklaşık 104 milyar dolar harcama yapılmış olacağını açıkladı. Bu tutarın 2027 sonunda 116 milyar doları aşmasının beklendiğini belirten Yılmaz, deprem bölgesinde yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılmadığını, daha güvenli ve dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulduğunu söyledi. Hak sahipleri için 455 bin bağımsız bölümün inşasının tamamlandığını belirten Yılmaz, bölgede ilave sosyal konut çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) "İlk defa açtığımız bir başlık olarak, program döneminde ekonomik güvenlik ve dayanıklılığı önceleyerek kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltan ve ekonomimizin çoklu… pic.twitter.com/yatl9aLUIW — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DÖRT ALANDA EKONOMİK GÜVENLİK HEDEFİ OVP kapsamında ilk kez ayrı bir başlık olarak “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” yaklaşımının öne çıkarıldığı belirtildi. Bu kapsamda dört kritik alana odaklanılacak: Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması, Gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın güçlendirilmesi, Savunma sanayii, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere kritik teknolojilerde yerli kapasitenin artırılması, Ailenin ve demografik yapının güçlendirilmesi ile şehirlerin afetlere karşı daha dayanıklı hale getirilmesi. Kritik mineraller, nükleer ve hidrojen teknolojileri ile enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanlarda yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında yer alacak. SAVUNMA HARCAMALARI YÜZDE 229 ARTIRILACAK Bütçe önceliklerine ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını açıkladı. Gıda arz güvenliği kapsamında sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının ise yüzde 103 artırılması planlanıyor. Madencilik alanında MTA yatırımları yüzde 139, sanayi altyapı yatırımları ise yüzde 54 artırılacak. Dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak amacıyla sosyal konut yatırımlarına ayrılan bütçenin yüzde 150 artırılması hedefleniyor. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut uygulamasının da önümüzdeki dönemde farklı illere yaygınlaştırılması planlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program (2027-2029) Sunumu’nda konuştu: (Güçlü Türkiye) “Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe kat ettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız… pic.twitter.com/mWMDit4yen — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 6, 2026 DEMİRYOLLARINA DAHA FAZLA KAYNAK AYRILACAK Ulaştırma yatırımlarında ise demiryolları öncelikli alanlardan biri olacak. Yılmaz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın demiryolu projelerine ayrılan kaynağın yüzde 49 artırıldığını belirterek, sanayi ve ticaretin gelişmesi ile ulaşım imkanlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. OVP ile birlikte hükümetin önümüzdeki üç yıllık dönemde enflasyonun düşürülmesi, istihdamın artırılması, üretim ve ihracat kapasitesinin genişletilmesi, enerji ve teknoloji alanlarında dışa bağımlılığın azaltılması ve sosyal konut yatırımlarının artırılması hedeflerine odaklanması bekleniyor.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama Haber

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine ilişkin yapılan değerlendirmeler dolayısıyla açıklama yaptı. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmadığı vurgulanırken "Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır" denildi. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olmasının, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılırken şunlar kaydedildi: "Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla Ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır." Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte, faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine dikkat çekilirken, göstergelerin, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmediği belirtildi. Faiz giderlerinin milli gelire oranının, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğinin altı çizilirken "Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken; 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir" açıklaması yapıldı. Ayrıca, kamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edildiği ifade edilirken, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltıldığı ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verildiği hatırlatıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.