Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orta Doğu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rusya: İsrail'in Hazar bölgesine yönelik tehditleri kabul edilemez Haber

Rusya: İsrail'in Hazar bölgesine yönelik tehditleri kabul edilemez

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, İsrail'in Hazar bölgesi için oluşturduğu tehditlerin kabul edilemez olduğunu ve kınanmayı hak ettiğini söyledi. Zaharova, başkent Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu. "ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü uluslararası bir konsorsiyuma devretmeyi teklif ettiği" yönündeki iddiaları değerlendiren Zaharova, bu tür girişimlerin, bölge ülkelerinin ortak kararıyla uygulanması gerektiğini vurguladı. Zaharova, "Stratejik öneme sahip bu boğazın kontrolünün, bölge ülkelerinin rızası olmadan üçüncü ülkelere devredilmesi, bölgedeki gerginliğin düşürülmesine katkıda bulunmayacak. Bu türlü eylemler, uluslararası deniz hukukuna aykırı." ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın İran’ın kontrolünde ve bunun bir gerçek olduğuna dikkati çeken Zaharova, "ABD, bunu inkar edemez." dedi. Zaharova, İsrail’in Hazar bölgesindeki eylemlerine ilişkin ise "Bu bölge, her türlü askeri çatışmadan uzak, barışçıl ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliği için güvenli bir alan. İsrail'in ticaret ve lojistik dahil denizde oluşturduğu tehditler kabul edilemez ve tüm bölge devletleri tarafından kınanmayı hak ediyor." diye konuştu. İran’ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerine bağlı kaldığını belirten Zaharova, Avrupa Birliği’nin (AB) İran’a yönelik uyguladığı yaptırımların, Orta Doğu’daki durumun iyileşmesine katkıda bulunmadığını vurguladı. "NATO, Rusya ile savaşa hazırlık yapıyor" NATO’nun eylemlerini de değerlendiren Zaharova, İttifakın askeri tatbikatları yoğunlaştırdığını, bu tatbikatlara katılan ülke sayısının da arttığını dile getirdi. Zaharova, NATO’nun askeri savunma alanındaki harcamalarını artırdığına dikkati çekerek, "NATO’nun raporlarına göre, İttifak ülkelerinin 2025’teki askeri harcamaları yaklaşık 1,64 trilyon dolara ulaştı. NATO’nun 32 üyesinin askeri harcamaları, dünyadaki tüm askeri harcamaların yaklaşık yüzde 62'sini oluşturuyor. Bizi mi tehdit olarak görüyorsunuz? Bu rakamlar, her şeyi açıklıyor. İttifak, gelecek yıllarda Rusya ile doğrudan savaş için hazırlık yapıyor." diye konuştu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin, Rusya'ya Paskalya Bayramı vesilesiyle geçici ateşkes sağlama yönündeki teklifini değerlendiren Zaharova, Ukrayna’nın daha önce ateşkeslere uymadığına işaret etti. Sözcü Zaharova, "bunun uzun vadeli barış arzusu olmadığını, Ukrayna ordusunun kayıplarını telafi etmesi, toparlanması ve çatışmalara hazırlanması amacıyla atılan adım olduğunu" kaydetti.

İran, ABD ordusunun gelişine hazır olduklarını bildirdi.  Petrol fiyatları varil başına 116 dolara yükseldi. Haber

İran, ABD ordusunun gelişine hazır olduklarını bildirdi. Petrol fiyatları varil başına 116 dolara yükseldi.

Küresel gösterge petrol olan Brent petrol, Pazartesi sabahı %3'ten fazla artarak varil başına 116 doları aştı. Bu son yükseliş, küresel gösterge petrol fiyatını, fiyatların kısa süreliğine varil başına 119 dolara ulaştığı 19 Mart'tan bu yana en yüksek seviyesine taşıdı. İran, ABD ordusunun gelişini beklediklerini hazır olduğunu söylüyor. Bu artış, İran'ın ABD'nin kara işgaline hazır olduğunu açıklamasının ardından geldi; Parlamento Başkanı, Tahran'ın bölgesel müttefiklerini "yakmak" ve "cezalandırmak" için ABD birliklerinin gelişini beklediği uyarısında bulunmuştu. ABD ordusunun İran'a saldırı düzenlemeye hazırlandığı bildiriliyor. Fotoğraf: CENTCOM ABD ordusunun açıklamasına göre, ABD Ortadoğu'ya binlerce deniz piyadesi konuşlandırdı ve iki dalgadan ilki geçen Cuma günü bir amfibi hücum gemisiyle bölgeye ulaştı. Washington Post, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, Pentagon'un İran'da haftalarca sürecek kara operasyonlarına hazırlandığını, ancak Başkan Donald Trump'ın planı onaylayıp onaylamayacağının henüz belirsiz olduğunu bildirdi. Reuters ayrıca Pentagon'un kara kuvvetlerini de içerebilecek askeri seçenekleri değerlendirdiğini bildirdi. Kızıldeniz'den gelen ek bir tehdit. Yemen'deki Husi isyancılarının son dönemde çatışmalara dahil olması da petrol fiyatlarındaki artışa katkıda bulundu; zira çatışmalar Kızıldeniz üzerinden bölgedeki diğer su yollarını da etkilemeye devam edebilir. Bilindiği üzere, ABD ve İsrail ile yapılan önceki savaşlarda Husi milisleri, özellikle Orta Doğu ve çevresindeki bölgelerden dünyaya petrol ve diğer malların taşınmasında Hürmüz Boğazı kadar önemli bir rol oynayan Bab el-Mandeb Boğazı başta olmak üzere, bu deniz bölgesinden geçen birçok gemiye saldırmıştı. Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz'deki Bab el-Mandeb Boğazı da Orta Doğu çatışması nedeniyle tıkanma riskiyle karşı karşıya. Fotoğraf: GI Daha önce de bilindiği gibi, İran'ın ABD-İsrail savaşına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birini sekteye uğratarak dünyayı son on yılların en büyük enerji krizine sürükledi. Savaşın başlamasından bu yana petrol fiyatları yaklaşık %60 arttı; bu durum dünya çapında yakıt fiyatlarını yükseltti ve birçok ülkeyi enerji tasarrufu için acil önlemler almaya zorladı. Çatışmalar önemli ölçüde tırmandı. Çatışma ikinci ayına girerken, azalma belirtisi göstermedi. İsrail ordusu, Pazar akşamına kadar geçen 24 saat içinde, aralarında Tahran'ın da bulunduğu İran'ın orta ve batı bölgelerine 140'tan fazla hava saldırısı düzenlediğini ve balistik füze fırlatma rampaları ve füze depolama tesislerinin de bulunduğu hedefleri vurduğunu açıkladı. İran devlet medyası, saldırıların Mehrabad havaalanını ve kuzeydeki Tebriz şehrindeki bir petrokimya tesisini hedef aldığını bildirdi. 29 Mart'ta ABD ve İsrail'in saldırısının ardından Tebriz petrokimya tesisinde büyük bir yangın çıktı. Dünya Sağlık Örgütü direktörü, İsrail'in güney Lübnan'daki genişletilmiş askeri operasyonlarının, daha önce 51 sağlık çalışanının hayatını kaybetmesinin ardından "bir" sağlık çalışanının daha ölümüne yol açtığını söyledi. Yarı resmi Mehr haber ajansına göre, Pazar günü Tahran'da Katar'ın Al-Araby televizyon kanalının bulunduğu bir binaya saldırı düzenlendi. "Füze bize isabet etti. Tavan ve her şey üzerimize çöktü... Burada askeri hedef yoktu," dedi Al-Araby'nin kameramanı Mohammadreza Shademan. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'ın Cuma günü saldırıya uğradığını duyurduğu Hondab'daki ağır su tesisinin ağır hasar gördüğünü ve artık faaliyette olmadığını Pazar günü açıkladı. BM nükleer gözlem kuruluşuna göre, tesiste kamuoyuna açıklanan herhangi bir nükleer madde bulunmuyordu. Cephenin diğer tarafında ise, İsrail'in güneyinde, Beer Şeva kenti yakınlarındaki bir kimya fabrikası da İran'dan gelen çok sayıda saldırıyı püskürtmeye devam eden İsrail'in saldırılarında füze veya füze parçalarıyla vuruldu. Bunun üzerine yetkililer, bölgede "tehlikeli maddeler" bulunması nedeniyle sakinleri bölgeden uzak durmaları konusunda uyardı. Bir başka füze de, birçok askeri üsse yakın bir bölge olan Beer Şeva'daki yerleşim alanlarının yakınındaki açık bir alana isabet ederek 11 kişiyi yaraladı. İsrailli bir yetkili, İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına devam edeceğini ve bu harekatı azaltma niyetinde olmadığını söyledi. Bu arada ABD'de, giderek daha da popülerliğini kaybeden savaş, Trump'ın Cumhuriyetçi partisi üzerinde baskı oluşturdu. Hafta sonu boyunca, ülke genelindeki birçok şehirde milyonlarca insan "Kral Yok" sloganıyla çatışmayı protesto etmek için sokaklara döküldü. Pakistan, çatışmayı sona erdirmek için görüşmeler yürütüyor. Artan gerilimler arasında Pakistan, Pazar günü yaptığı açıklamada, İran'daki çatışmayı sona erdirmek için önümüzdeki günlerde "anlamlı görüşmeler" yapmaya hazırlandığını belirtti. Bölge dışişleri bakanları arasındaki görüşmelerin ardından konuşan Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, bölgedeki çatışmaya hızlı ve kesin bir son verilmesi için olası seçeneklerin yanı sıra ABD ve İran arasında İslamabad'da yapılabilecek potansiyel görüşmeleri ele aldıklarını söyledi. "Pakistan, önümüzdeki günlerde iki taraf arasında devam eden çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan anlamlı görüşmelere ev sahipliği yapmaktan ve bu görüşmeleri kolaylaştırmaktan onur duyacaktır," dedi. ABD ve İran'ın görüşmelere katılmayı kabul edip etmediği ise henüz belirsizliğini koruyor.

Petrol  krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti Haber

Petrol krizi Tayland 'ıda vurdu halk istasyonlara akın etti

Orta Doğu’da devam eden savaşın yol açtığı petrol krizinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Güneydoğu Asya’da kriz derinleşiyor. Hindistan , Filifpinler gibi ülkelerden sonra Tayland hükümetinin dün akaryakıta uyguladığı 6 bahtlık zammın ardından ülke genelinde sürücüler akaryakıt istasyonlarına akın etti. Başkent Bangkok ve çevresindeki bazı istasyonlarda kilometrelerce uzunlukta araç kuyrukları oluştu. Araçların istasyonlara kontrollü şekilde alınması nedeniyle vatandaşlar binek araç, motosiklet ve hatta yaya olarak yüksek sıcaklık altında saatlerce bekledi. Birçok istasyonda ise yakıtın kısa sürede tükenmesi nedeniyle satışlar durdu. Akaryakıt krizinin ulaşım sektörüne de doğrudan yansıdığı ülkede, başkentteki Suvarnabhumi Havalimanı’nda hizmet veren taksilerin büyük bölümü faaliyetlerini azalttı ya da durdurdu. Havalimanına kayıtlı 5 binden fazla taksiden yaklaşık yarısının aktif olarak çalışmadığı, sürücülerin yakıt bulamama riski nedeniyle özellikle uzun mesafeli seferlerden kaçındığı öğrenildi. Tayland genelinde devam eden kriz, tarım, hayvancılık ve gıda sektörlerini de olumsuz etkiledi. Ülke genelinde birçok tarım kooperatifi, dernekler ve sivil toplum kuruluşları, üreticilerin yaşadığı sıkıntıları dile getirirken, tarım sektöründe üretimin yavaşladığı konusunda uyarılarda bulundu. Ayrıca ülkede gıda sektörünün önemli bir parçası olan balıkçılıkta da kriz yaşanıyor. Balıkçılık sektörü temsilcileri, artan maliyetler nedeniyle teknelerin limandan ayrılamadığını belirterek destek sağlanmaması halinde sektörün durma noktasına gelebileceği uyarısında bulundu. Tayland hükümeti ise çiftçilere destek amacıyla piyasanın üzerinde fiyatla pirinç alımı ve gübre sübvansiyonu gibi önlemler açıkladı. Ancak uzmanlar, akaryakıt fiyatlarındaki artışın ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden geniş çaplı ekonomik baskı oluşturmaya devam edebileceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü söz konusu gelişmeleri küresel gıda sistemleri açısından ciddi risk olarak değerlendirirken, Dünya Gıda Programı ise krizin uzaması halinde dünya genelinde gıda güvensizliği yaşayan kişi sayısının rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor Haber

ABD Başkanı Trump,: İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor

ABD Başkanı Donald Trump, basına açık olarak gerçekleştirdiği kabine toplantısı sırasında Orta Doğu’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Destansı Öfke Operasyonu ile İran’ın askeri kabiliyetlerini görülmemiş bir şekilde vurduklarını söyleyen Trump, "Venezuela’da yaptığımız bunun daha küçük bir versiyonuydu. İran’ın füze ve insansız hava aracı stoklarını yok ediyoruz, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. Donanmalarını tamamen ortadan kaldırdık, hava kuvvetlerini tamamen sildik. Füzelerinin ve füze rampalarının büyük bir kısmını yok ettik. Rampaların muhtemelen yüzde 90’ına yakınını yok ettik ve füzeler, fırlatma rampaları olmadan atılamaz" dedi. "İran, anlaşma yapmak için yalvarıyor" ABD basınında kendisinin İran’la anlaşma yapmaya çalıştığına ilişkin haberleri "yalan haber" olarak nitelendiren Trump, "Anlaşma yapmak için yalvaran ben değilim, onlar. İran benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor. Olanları gören herkes neden anlaşma yapmak istediklerini anlar. Onlar aptal değil, aslında bir bakıma çok zekiler. Onlar harika müzakereciler" dedi. Trump, "Savaş konusunda kötü olduklarını söyleyebilirim ama müzakere konusunda çok iyiler. Ve anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Bunu yapabilecek miyiz bilmiyorum. Bunu yapmaya istekli miyiz, onu da bilmiyorum. Bunu dört hafta önce yapmaları gerekiyordu. İki yıl önce yapmaları gerekiyordu. Ya da biz göreve ilk geldiğimizde yapmalıydılar" ifadelerini kullandı. "Muhatap olduğumuz insanlar, başka kimseyle iletişim kuramıyor" ABD’nin İran’ın iletişim sistemlerini tamamen imha ettiğini ifade eden Trump, "Yaşadıkları sorunlardan biri de bizim muhatap olduğumuz insanların başka kimseyle iletişim kuramıyor olmaları. Çünkü tüm liderleri ortadan kaldırıldı. Birinci kademe gitti. Yeni liderleri seçmek istediler ama onlar da gitti. Hepsi gitti. Çünkü anlaşma yapmadılar. Bunlar hasta ruhlu insanlar" dedi. "Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı" ABD’nin saldırıları öncesinde İran’ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı söylemini tekrarlayan Trump, "Ama nükleer silahları olacaktı ve bunu kuşkusuz kullanacaklardı. Biliyorsunuz, kendileriyle bir alıp veremediği olmayan ülkelere saldırdılar. Bunlar savaşa dahil değillerdi, İran ile büyük sorunları yoktu. Bunlar gerçekten hasta ruhlu insanlar. Sadece İsrail’i değil, Orta Doğu’yu ele geçirmek istiyorlardı. Elbette listelerinde ilk sırada İsrail olurdu" ifadelerini kullandı. "NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık" İngiltere’den destek istediklerinde savaşa sürüklenmek istemedikleri cevabı aldıklarını söyleyen ABD Başkanı Trump, NATO’nun İran’a yönelik saldırılarda ABD’ye yardım etmediği için hayal kırıklığına uğradığını belirterek, "Açıkça söyleyeyim, NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradık. Çünkü NATO hiçbir şey yapmadı" dedi. Trump, "25 yıl önce NATO kağıttan bir kaplan dedim, ama daha da önemlisi biz onların yardımına koşarız ama onlar bizim yardımımıza gelmez dedim ve yardımımıza gelmediler" ifadelerini kullandı. "İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" Trump, İran konusunda İngiltere’nin tavrına ilişkin olarak, "İngiltere bu işe karışmak istemedi. Biz de onların savaşlarına karışmak istemiyoruz. İngiltere'nin uçak gemileri, bizim sahip olduklarımızla kıyaslandığında oyuncak kalıyor" dedi. İngiltere’nin "savaş bittikten sonra" yardım teklif ettiğini söyleyen Trump, "’Teşekkürler, zahmet etmeyin, ihtiyacımız yok’ dedim. Onlara ihtiyacımız yok. Görevimizi başarmanın dört ila altı hafta süreceğini tahmin etmiştik ve programın çok ilerisindeyiz. İran’a verilen tahribat açısından ne yapıldığına bakarsanız, gerçekten çok ilerideyiz" ifadelerini kullandı. "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor" Trump, "İran rejimi artık kesin bir şekilde yenildiklerini kabul ediyor. Bunun bir felaket olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden bizimle konuşuyorlar. Aksi takdirde konuşmazlardı" dedi. İran yönetimine ilişkin açıklamalarında Trump, "Şimdi anlaşma yapmak için bir şansları var ama bu onlara kalmış. Çıkıp ‘müzakere etmiyoruz, müzakere etmeyeceğiz’ diyorlar ama elbette müzakere ediyorlar. Paramparça oldular. Yerlerinde kim olsa müzakere etmezdi ki? Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. İyi bir anlaşma yapabilir miyiz göreceğiz. Eğer iyi bir anlaşma yaparlarsa, boğaz açılacak. Hürmüz Boğazı açılacak. Şu an dahi, orada mayın var mı bilmiyoruz" dedi. "NATO için bir sınamaydı" ABD’nin İran konusunda yapmakta olduğu şeyi yapmaya devam edeceğini söyleyen Trump, "Bunlar küçük meseleler. Bu nedenle de NATO konusunda çok hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bu NATO için bir sınamaydı. Bir testti. Bize yardım etmek zorunda değilsiniz ama bunu hatırlayacağız" ifadelerini kullandı. "Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor" Basın mensuplarının sorusu üzerine Trump, Ukrayna’daki savaşa ilişkin olarak, "Ukrayna meselesi zor bir durum. Çözmek için çok uğraşıyoruz. Bizi etkileyen bir yönü neredeyse hiç yok, hatta bir bakıma o talihsiz savaş nedeniyle daha fazla askeri ekipman satışı gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz ay 25 bin kişi öldü. Çoğu asker 25 bin kişi" dedi. Ukrayna’daki savaşın yakında çözüme kavuşacağını umduğunu söyleyen Trump, "Bana kalırsa Ukrayna’daki savaş biraz sakinleşiyor. Bence bunu çözme şansımız var" dedi. Ukrayna’daki savaşın kendilerini etkilemediğini kaydeden Trump, "Almanya’nın başındaki kişi" ifadesiyle andığı Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile olan bir temasını anlattı. Trump, "İran konusunda ‘Bu bizim savaşımız değil’ dediğini duyduk. Ben de ‘Ukrayna’daki de bizim savaşımız değil ama biz yardım ettik’ dedim. Böyle bir şey söylemesini çok uygunsuz buldum. Ama söyledi, artık geri alınabilecek bir şey değil" dedi. Trump, "Ukrayna bizim savaşımız değil ama yine de bütün o genç insanların öldürülmesinin durmasını isterim. Sanki mezbahada gibi öldürülüyorlar. Orada korkunç şeyler oluyor" ifadelerini kullandı. İran’dan 10 tanker petrol hediye aldıklarını açıkladı ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'ye 10 tanker petrol hediye ettiğini söyledi. İran’ın öncelikle kendilerine 8 tanker hediye ettiğini söylediği açıklamasında Trump, "Sonra söyledikleri bir şey nedeniyle özür dilediklerini ifade ederek, iki tanker daha göndereceklerini açıkladılar. Nihayetinde 10 tanker oldu" dedi. "Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamasında Trump, "Onları askeri olarak ezip geçtik. Hava kuvvetleri yok, donanmaları yok ve çok az füzeleri kaldı. Çok büyük bölümünü patlattık. Üretmeleri zor. Dronlar konusunda da aynı şey geçerli. Liderleri yok. Fakat sorun şu; harika bir iş çıkarıp yüzde 99 oranında imha etsek dahi, geriye kalan yüzde 1’lik tehdit kabul edilemez. Çünkü bu, milyar dolarlık bir geminin gövdesine füze atılması demek olabilir. Fakat çok hızlı bir şekilde temizlenecek. Çünkü anlaşma istiyorlar" dedi. Trump, "Dün bizimle müzakere etmediklerini söylüyorlardı, bugün müzakerelerde bulunduğumuzu kabul ediyorlar. Anlaşma yapmak istiyorlar ve bunu yapmak istemelerinin nedeni ağır bir şekilde yenilmiş olmaları" ifadelerini kullandı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti aldığına ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Geçiş ücreti almaması gerekiyor ama bir miktar alıyorlar. Kabiliyetleri iki hafta öncesine göre çok az ve açıkçası her hafta ve her gün azalıyor. Size söyleyebileceğim tek şey, bir anlaşma yapmak için adeta yalvarmakta oldukları. Bakalım ne olacak, belki bir anlaşma yapabiliriz" dedi. ABD İran petrolünü kontrol edebilir Trump, İran’ın petrollerini kontrol altına alma ihtimaline ilişkin olarak, "Bu bir seçenek. Bu konuda konuşmak istemem ama bu bir seçenek. Venezuela’da çok iyi bir iş çıkardık. Venezeula ile birlikte çalışarak milyarlarca dolar elde ettik" dedi. Körfez ülkelerinin savaşın hızlı bir şekilde bitmesi ve İran’ın yeniden güç kazanması ve ABD’nin bölgede olmaması durumuna ilişkin endişeleri olduğuna dair soru üzerine Trump, "Bölgede kalmasak bile onları koruyor olacağız. Çok iyi davrandılar. Özellikle Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri. Ayrıca Kuveyt ve Bahreyn. Yüzde yüz destek oldular" dedi. ABD’nin tankerleri korumak için savaş gemilerinden oluşan bir koalisyon kurması ihtimaline dair soruya Trump, "Bir koalisyonumuz var ve çoktan orada olmaları gerekirdi" yanıtını verdi. "Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok" Trump, "Bizim Hürmüz Boğazı’na ihtiyacımız yok. Çok petrolümüz var ve ülkemiz bu durumdan etkilenmiyor. Suudi Arabistan veya Rusya’dan iki kat fazla petrolümüz var. Yakında üç kat olacak" dedi. "Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor" ABD’nin İran’a saldırıları konusunda Orta Doğu’daki beş ülke dışında kimsenin iyi bir sınav vermediğini söyleyen Trump, "Neredeyse hiç destek almadık. Trilyonlarca dolar harcayıp ülkeleri koruduk. Bu bizim için küçük bir işti ve neredeyse ilk hafta zaten iş bitmişti. Eğer büyük bir savaş olursa, ki umarım olmaz, onların yanımızda olacağını sanmıyorum. Ve bu adil değil. Avrupa’yı Rusya’dan koruyoruz ama onlar bizi korumuyor. Bu saçmalık" dedi. ABD Başkanı Trump, Avrupalı müttefiklerin İran konusunda ABD’nin yardım çağrısına cevap vermemelerine ilişkin, "İhtiyaç duyduklarında her zaman yanlarında olduk. Dürüst olmak gerekirse, artık öyle olur mu bilmiyorum" dedi. "Artık daha fazla askeri seçenek mevcut" Kabine toplantısında söz alan Başkan Yardımcısı James David Vance ise, açıklamalarına İran’ın konvansiyonel ordusunun fiilen yok edildiği sözleri ile başladı. Vance, "Donanmaları artık yok. Birkaç hafta önce yapabilecekleri gibi bize vurabilecek durumda değiller. Bu ise bize seçenekler sunuyor. Diplomatik seçenekler ve müzakereler konusunda çok haber yapıldı ama artık daha fazla askeri seçenek de mevcut" dedi. Vance, "Şu anda elimizde başkan görevi bir yıldan biraz fazla süre önce devraldığında elimizde olmayan bir şey var. Elimizde, İran’ın nükleer silah edinmemesini sağlamak için her aracı kullanabilme imkanı var" dedi. "Tüm ülkelerin minnettar olmaları gerekiyor" Kabine toplantısında Dışişleri Bakanı Marco Rubio da, İran’ın ABD ile 47 yıldır savaş halinde olduğunu ve Trump’ın diğer başkanların görmezden geldiği bir tehdidi ortadan kaldırma yönünde adım attığını söyledi. Rubio, "İran şu anda en zayıf anlarında bulunuyor. Şu ana kadarki en zayıf anlarında neler yaptıklarına bir bakın. Elçiliklere, otellere saldırıyorlar. Bu insanların nükleer silahları olsa ne yapacaklarını bir düşünün. Bu, dünya için kabul edilemez bir risktir" dedi. Rubio, "Dünya genelinde, şikayet eden ülkeler de dahil, tüm ülkelerin ABD böyle bir tehditle yüzleşmeye istekli bir başkana sahip olduğu için minnettar olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı. "15 maddelik eylem planı sunduk" Kabine toplantısında ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, savaş öncesinde İran ile yapılan müzakerelerin başarısız olmasına değindiği konuşmasında, "Müzakereler sırasında İranlılardan uranyum zenginleştirme konusundaki haklarından vazgeçemeyeceklerini duyduk. Ardından 11 nükleer bomba yapmaya yetecek kadar olan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 460 kg malzemeye sahip olduklarını duyduk" dedi. İran'a sunulan 15 maddelik plana da değinen Witkoff, "Çatışmanın barışçıl bir şekilde sona erdirilmesinde rol almak isteyenler bizimle temas kurdu. Dış politika ekibiyle birlikte bir barış anlaşmasının çerçevesini oluşturan 15 maddelik bir eylem planı sunduk. Bu, İran’a arabulucu olarak hareket eden Pakistan hükümeti tarafından iletildi" dedi. Witkoff, "Gelişmelerin nereye varacağını göreceğiz. İran’ın bunun onlar için bir dönüm noktası olduğuna ve bunun dışında daha fazla ölüm ve yıkım dışında bir alternatif bulunmadığına ikna olup olmayacağını göreceğiz. Bunun mümkün olacağına ilişkin güçlü işaretler var" ifadelerini kullandı. Witkoff, "Nihayeti İran’a bir mesaj ilettik. Bir kez daha bizim hakkımızda yanlış bir hesabın içine düşmeyin" ifadelerini kullandı. "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz" Kabine toplantısında Savunma Bakanı Hegseth, 27 gün önce modern bir orduya sahip olan İran’ın tarihte görülmemiş kadar etkili ve hızlı bir şekilde etkisiz hale getirildiğini söyledi. ABD’nin İran’da 10 binden fazla hedefi yok ettiğini ve 150’den fazla deniz aracını batırdığını söyleyen Hegseth, "Bir gecede donanmalarını kaybetmekle kalmadılar. Donanma komutanları da artık yok. Devrim Muhafızları’nın donanma komutanı, gece yapılan bir operasyonla öldürüldü" dedi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "Bombalarla müzakereye devam edeceğiz. Savaş, başka yöntemlerle yapılan bir müzakeredir" dedi. "Gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" Kabine toplantısında Hazine Bakanı Bessent, İran’ın oluşturduğu tehditlerin ortadan kalkmasıyla birlikte gelecekte enerji fiyatları ve enflasyonun daha düşük olacağını savundu. ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’ın tüm finansal can damarlarını kesmek için geçtiğimiz mart ayında verilen emri uyguladığını söyleyen Bessent, "Bu bir gecede olan bir şey değildi. Neredeyse bir yıl düşünülen bir şeydi. İran’ın finans sistemi aralık ayında çöktü. İran’ın savaşı finanse etme ve silah tedarik etme kapasitesini sistemli bir şekilde azalttık. Bu, aylarca süren bir hazırlık gerektirdi. ABD ulusal güvenliğine yönelik tehditlerin küresel ekonomik sistemde yeri yoktur" dedi. Körfez bölgesinde gemi hareketliliğinin de arttığını söyleyen Bessent, "Bu daha başlangıç. Boğazı tamamen güvence altına almadan önce gemi trafiğinin her gün artmaya devam edeceğinden eminim" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'barışçı dış politika' vurgusu...Çatışma iklimine teslim olmayacağız Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'barışçı dış politika' vurgusu...Çatışma iklimine teslim olmayacağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, teşkilatların Ramazan boyunca yürüttüğü sosyal dayanışma çalışmalarını övdü. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşa ulaşıldığını belirten Erdoğan, iftar programları, yardım faaliyetleri ve depremzedelere yönelik desteklerle “dayanışma ruhunun güçlendirildiğini” ifade etti. Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Orta Doğu’da artan gerilim ve çatışmalara dikkat çekerek, sivillerin hedef alındığını ve büyük bir insani kriz yaşandığını söyledi. Türkiye’nin komşu halklar arasında ayrım yapmadan barıştan yana tavır aldığını vurgulayan Erdoğan, “Aynı coğrafyanın insanları olarak acımız da kaderimiz de ortaktır” dedi. İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştiren Erdoğan, özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalara tepki göstererek, ibadet özgürlüğünün engellenmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin dış politikada dengeli ve soğukkanlı bir çizgi izlediğini belirten Erdoğan, “Devlet olarak nefret söylemlerine ve savaş çığırtkanlıklarına asla teslim olmayacağız. Herkes için barış ve istikrar hedefiyle hareket etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Muhalefete de eleştiriler yönelten Erdoğan, Türkiye’nin mevcut süreçte doğru bir politika izlediğini savunarak, hükümetin önceliğinin küresel dalgalanmalara karşı ekonomiyi korumak olduğunu dile getirdi. Ekonomide yaşanan zorlukların geçici olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacak” dedi.

Bahçeli: Birlikten güç doğacak Haber

Bahçeli: Birlikten güç doğacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında yaptığı konuşmada, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaparak “Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir öncelik olduğunu söyledi. Ramazan Bayramı ve Nevruz’un birlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin iç huzurunun en büyük güvence olduğunu ifade etti. “Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını göstereceğiz” diyen Bahçeli, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere de geniş yer ayıran Bahçeli, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel barışı tehdit ettiğini söyledi. Artan gerilimin küresel bir savaşa dönüşme riskine işaret eden Bahçeli, “Savaş durmalı, silahlar susmalı, diplomasi öne çıkmalıdır” çağrısında bulundu. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/dyOxOH9IXm — MHP (@MHP_Bilgi) March 24, 2026 İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Filistin’de yaşananlara dikkat çekerek uluslararası toplumun daha etkin rol alması gerektiğini vurguladı. Birleşmiş Milletler’in mevcut krizler karşısında yetersiz kaldığını savundu. “Terörsüz Türkiye” hedefinin sadece güvenlik değil, toplumsal birlik projesi olduğunu ifade eden Bahçeli, Türk ve Kürt vatandaşların ortak kaderde buluşmasının önemine değindi. Bu süreçte demokratik ve hukuki adımların aşamalı şekilde atılacağını belirtti. Türkiye’nin küresel ölçekte daha güçlü bir aktör olma fırsatıyla karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” vizyonunun bu sürecin yol haritası olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı ve Nevruz’u kutlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Katar’da meydana gelen helikopter kazasında şehit olan askerler ve hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini iletti.

Trump, İran'la olan savaştan Savunma Bakanı Hegseth'i sorumlu tutuyor. Haber

Trump, İran'la olan savaştan Savunma Bakanı Hegseth'i sorumlu tutuyor.

ABD Başkanı, Memphis'teki Tennessee Ulusal Muhafız Hava Kuvvetleri Üssü'nde düzenlenen bir kamu güvenliği tartışması sırasında, Epic Fury Operasyonu hakkında bilgi verdi ve İran'a yönelik saldırı kararını savundu. Karar alma sürecini anlatan Başkan Trump, harekete geçmeden önce birçok üst düzey yetkiliyle görüştüğünü söyledi. Şunları paylaştı: “Pete’i aradım, General Dan Caine’i aradım. Birçok harika insanımızı aradım. Harika insanlarımız var. Ve dedim ki, ‘Konuşalım. Orta Doğu’da sorunlarımız var.’” ABD Başkanı Donald Trump ve Savaş Bakanı Pete Hegseth. ABD Başkanı, başından beri güçlü askeri harekât için baskı yapanın Savunma Bakanı Hegseth olduğunu iddia etti. Hegseth'e dönerek Başkan Trump şunları söyledi: "Pete, sanırım ilk konuşan sen oldun ve 'Hadi yapalım, çünkü onların nükleer silahlara sahip olmasına izin veremeyiz' dedin." Devam eden saldırılara rağmen, Başkan Trump, İran devlet televizyonu iki ülke arasında herhangi bir görüşme olduğunu reddetmeye devam etse de, ABD'nin İran ile "çok iyi" görüşmeler yaptığını söyledi. Diplomasiye alan açmak için, savaşı sona erdirecek bir çözüm bulma konusunda yapılan görüşmelerin ardından, 23 Mart'ta İran'daki enerji santrallerine yönelik saldırıyı ertelemeye karar verdi. Beyaz Saray lideri, barışçıl bir sonuca dair iyimserliğini dile getirdi: "Ne olacağını göreceğiz. Bir anlaşmaya varmamızın çok yüksek bir ihtimali olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden beş gün daha bekleyeceğiz ve sonra bunun bizi nereye götüreceğini göreceğiz." Ancak ABD Başkanı, müzakerelerin başarısız olması durumunda sert bir uyarıda da bulundu. 23 Mart sabahı gazetecilere yaptığı açıklamada, kısa süre içinde bir anlaşmaya varılmaması halinde ABD'nin askeri operasyonlara devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.