Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Orman Yangınları

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Orman Yangınları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman Yangınları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi Haber

CHP’li Tamay’dan Türkiye’ye örnek “Yeşil Kalkan” projesi

CHP İzmir İl Başkan Yardımcısı mimar Erkut Tamay, Tarım ve Orman Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, orman yangınlarıyla mücadelede yalnızca yangın çıktıktan sonraki müdahaleye değil, yangından önce kurulacak su altyapısına yatırım yapılmasını istedi. Yanan her orman sadece ağaçları yakmıyor; geleceğimize, doğaya zarar veriyor, oradaki canlıların yok olmasına sebep oluyor. Ayrıca geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan vatandaşlarımızın ocağına ateş düşürüyor. Bugüne kadar alınan tüm önlemlere, uygulanan yasaklara ve yangınla mücadeledeki yoğun çalışmalara rağmen orman yangınlarında yaşanan kayıpların önüne geçilemediğine dikkat çeken Tamay, yangınla mücadelede mevcut tedbirlerin yanı sıra ormanların içerisinde yangın anında kullanılabilecek sürekli ve güvenilir bir su altyapısının oluşturulmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Tamay, “Yangın çıktıktan sonra suyu kilometrelerce uzaktan taşımaya çalışmak yerine, suyu yangının çıkabileceği alanlara önceden ulaştırmamız gerekiyor. Ormanların içerisinde oluşturulacak yangın suyu hatları ve stratejik hidrant noktaları, ilk müdahalenin hızını ve etkinliğini önemli ölçüde artırabilir” dedi. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI İzmir’de yüksek yangın riski taşıyan ormanlık alanlardan seçilecek 100 kilometrekarelik pilot bölgede ortak bir “Mobil Orman Yangın Suyu Ağı” kurulmasını öneren CHP'li Tamay, projenin başta Tarım ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimlerin ortak çalışmasıyla hayata geçirilebileceğini belirtti. Tamay, “Bu proje bir kurumun tek başına yapacağı bir iş değil. Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Orman Genel Müdürlüğümüzü ve Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde tüm yerel yönetimlerimizi aynı masada buluşmaya çağırıyorum. Orman yangınları siyaset üstü bir meseledir.” dedi. Tamay’ın önerisine göre ilk etapta İzmir’in yangın riski yüksek bölgelerinden 100 km²’lik bir alan seçilecek. Bu bölgede yaklaşık 50 kilometre basınçlı yangın suyu hattı, 150 stratejik yangın hidrantı, 10 adet 500 metreküplük su rezervuarı ve 30 hızlı su alma noktası oluşturulacak. Hidrantlar, yani yangın su muslukları, itfaiye ve orman araçlarının ulaşabileceği noktalara yerleştirilecek. İZMİR’İN DENİZİ DE SİSTEME DAHİL EDİLECEK Tamay’ın projesinin en dikkat çekici unsurlarından biri ise deniz suyunun yangınla mücadelede kullanılması. İzmir’in uzun kıyı şeridi ve denize yakın orman alanlarının önemli bir avantaj olduğunu belirten Tamay, “Denize yakın ormanlarımızda deniz suyundan yararlanabiliriz. İç kesimlerde ise gölet, rezervuar ve diğer uygun su kaynaklarını kullanabiliriz. İzmir’in coğrafyasına göre çözüm üretmeliyiz" dedi. Kıyıya yakın bölgelerde denizden su alma ve pompalama istasyonları kurulması, suyun yangın rezervuarlarına ve hidrant sistemine aktarılması planlayan Tamay, yangın sırasında arazözlerin su ikmali için uzun mesafeler kat etmesinin zaman kaybına neden olduğunu belirterek, “Bir yangının ilk dakikaları çok önemli. Arazözün suyu bittiğinde kilometrelerce gidip su aramasını beklemek yerine, suyu önceden stratejik noktalara taşımalıyız” görüşünde bulundu. Projede hidrantların yalnızca vana olarak değil, akıllı sistemin parçası olarak çalışması hedefleniyor. Her hidrantın konumu, su basıncı ve kullanılabilirliği merkezi sistemden takip edilecek. Yangın çıktığında ekipler en yakın su noktasını dijital sistem üzerinden görebilecek. 100 kilometrekarelik pilot uygulamanın yaklaşık 250 milyon TL’lik bir yatırım gerektireceği öngörülüyor. CHP'li Tamay, kesin maliyetin saha etütleri, teknik projeler ve ihale sürecinin ardından belirlenebileceğini belirterek, pilot uygulamanın başarılı olması halinde sistemin İzmir’in diğer yüksek riskli orman alanlarına ve Türkiye’deki diğer orman yangını riski yüksek kentlere yaygınlaştırılabileceğini söyledi ve ekledi: "Bir orman yüz yılda oluşuyor, birkaç saatte yanıyor. Yangın çıktıktan sonra müdahale etmek zorundayız ama asıl görevimiz yangından önce hazırlanmaktır. Gelin, İzmir’de 100 kilometrekarelik bir pilot alan belirleyelim. Suyu ormana götürelim. Başarılı olursa ki mutlaka başarılı olacaktır. Sonrasında da bu projeyi Türkiye’ye yayalım. Yangın çıktığında su aramayalım; suyu yangından önce hazır edelim".

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Haber

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: Ülkemiz genelinde 138’i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi.

Açılış törenine katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hem yeni tesisin önemine dikkat çekti hem de Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadelesine ilişkin güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakan Yumaklı, yangınlarda en kritik unsurun erken müdahale olduğunu vurgulayarak, hedeflerinin Türkiye genelindeki ortalama müdahale süresini 11 dakikadan 10 dakikaya düşürmek olduğunu açıkladı. "Bir dakika bile binlerce hektarı kurtarabilir" Konuşmasında yangınlarda geçen her saniyenin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bakan Yumaklı, ilk müdahale ekiplerinin sahadaki başarısının yangının büyümesini önlediğini belirtti. Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün yangınlara ortalama 11 dakikada müdahale ediyoruz. Bunu 10 dakikaya indirebilmek bile çok büyük bir kazanım anlamına geliyor. Belki dışarıdan bakıldığında bir dakika önemsiz gibi görülebilir ancak yangınla mücadelede o bir dakika, binlerce ağacın, doğal yaşamın ve yerleşim alanlarının kurtarılması anlamına gelebilir." Bakan, açılışı yapılan yeni müdahale merkezinin de bu hedef doğrultusunda önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi Türkiye'nin birçok bölgesinde etkili olan sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarlar nedeniyle son günlerde yangın riskinin ciddi şekilde arttığını belirten Yumaklı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile AFAD'ın günler öncesinden vatandaşları uyardığını hatırlattı. Paylaşılan verilere göre; Son 3 günde Türkiye genelinde 218 yangın çıktı. Bunların 138'i orman dışı alanlarda meydana geldi. 213 yangın tamamen kontrol altına alındı. Halen 5 bölgede çalışmalar sürüyor. Bakan Yumaklı, devam eden yangınların büyük bölümünde riskin önemli ölçüde azaldığını belirterek şu bilgileri verdi: "Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya ve Mersin Gülnar başta olmak üzere devam eden yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda yalnızca doğal süreç gereği devam eden küçük tütmeler bulunuyor. Genel anlamda ciddi bir risk görünmüyor." Türkiye'nin yangın müdahale ağı büyüyor Orman Genel Müdürlüğü son yıllarda özellikle ilk müdahale kapasitesini artırmaya yönelik yatırımlarını hızlandırdı. Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgilere göre Türkiye genelinde: 1.600 ilk müdahale noktası 882 orman yangınları ilk müdahale ekip binası Binlerce personel Kara ve hava araçlarından oluşan geniş bir filo aktif olarak görev yapıyor. Bu yaygın ağ sayesinde ekiplerin yangın ihbarı almasının ardından olay yerine ulaşma süresi her geçen yıl daha da kısalıyor. Uzmanlara göre yangınların ilk 10-15 dakika içerisinde kontrol altına alınması, büyük felaketlerin önüne geçilmesinde belirleyici rol oynuyor. Yeni merkez üç ile aynı anda hizmet verecek Takmak mevkiinde açılan yeni tesis yalnızca Eskişehir'e değil, aynı zamanda Kütahya ve Bilecik illerine de hizmet verecek stratejik bir noktada bulunuyor. Bu sayede olası yangınlarda ekiplerin olay yerine daha kısa sürede ulaşması hedefleniyor. Yetkililer, bölgenin özellikle yaz aylarında yüksek risk taşıyan ormanlık alanlara yakın olması nedeniyle merkezin önemli bir görev üstleneceğini belirtiyor. İklim değişikliği yangın riskini artırıyor Uzmanlar, son yıllarda artan sıcaklıklar, kuraklık ve düzensiz yağış rejiminin Türkiye'de orman yangını sezonunu uzattığına dikkat çekiyor. Özellikle düşük nem oranı ve kuvvetli rüzgarın aynı anda görüldüğü günlerde küçük bir kıvılcımın bile kısa sürede büyük yangınlara dönüşebildiği belirtiliyor. Bu nedenle yalnızca söndürme kapasitesinin artırılması değil, vatandaşların da daha dikkatli davranması büyük önem taşıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaz boyunca özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, sigara izmaritlerinin doğaya atılmaması, anız yakılmaması ve kaynak gibi kıvılcım oluşturabilecek çalışmaların gerekli tedbirler alınmadan yapılmaması konusunda uyarılarını sürdürüyor. Erken müdahale, büyük felaketleri önlüyor Son yıllarda yapılan yatırımlar sayesinde Türkiye'nin yangınla mücadele altyapısı önemli ölçüde güçlendirilirken, erken müdahale sistemleri de geliştiriliyor. Yeni ilk müdahale ekip binaları, hava araçlarının koordinasyonu, teknolojik takip sistemleri ve eğitimli personel sayesinde yangınların büyümeden kontrol altına alınması hedefleniyor. Yetkililer, özellikle yaz sezonunun en sıcak dönemine girildiği bu günlerde vatandaşların yapacağı küçük ihmallerin büyük felaketlere yol açabileceğini hatırlatarak, herkesin orman yangınlarına karşı azami hassasiyet göstermesi çağrısında bulunuyor.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar Haber

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman, yaptığı açıklamada, “Son yıllarda ülkemizde ve dünyada artarak devam eden orman yangınları, artık basit bir doğa olayı olmaktan çıkıp, insanlığın ve gezegenimizin karşı karşıya kaldığı varoluşsal bir krize dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Seyitgazi’de alevlerin arasında kalarak şehit düşen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü olmak üzere toplam 10 canımızın acısı hala yüreklerimizde tazeliğini korumaktadır. Bu kayıpların önüne geçmek ve yeşil vatanımızın küle dönmesini engellemek ancak iklim krizinin temel nedenlerine inmekle mümkündür. Bilimsel veriler net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; bu yangınların arkasındaki en temel tetikleyici küresel ısınmadır. Küresel ısınmayı hızlandıran ana unsur ise atmosferi bir battaniye gibi saran kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kontrolsüzce tüketilmesidir. Dünyamızı yaşanabilir tutmak ve yangın felaketlerini durdurmak adına fosil yakıtlardan ivedilikle uzaklaşmalı ve şu radikal adımları uygulamaya koymalıyız: FOSİL YAKITLARDAN UZAKLAŞMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Yenilenebilir Enerji Dönüşümü: Enerji üretim sürecinde kömürlü termik santraller kapatılmalı; rüzgar, güneş ve hidrolik enerji yatırımları sistemin ana omurgası haline getirilmelidir. Ulaşımda Elektrifikasyon: İçten yanmalı motorlu araç üretimi ve kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı, toplu taşıma ve bireysel araç kullanımında tamamen elektrikli sistemlere geçiş sağlanmalıdır. Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar: Sanayi tesislerinde ve konutlarda enerji tasarrufu sağlayan, kendi enerjisini üretebilen yalıtımlı yeşil bina teknolojileri zorunlu hale getirilmelidir. ORMANLARIMIZI VE DÜNYAMIZI KORUMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Bütçe ve Erken Müdahale: Orman Genel Müdürlüğü bütçeleri artırılmalı, yangın emniyet şeritleri ve bakım çalışmaları yangın mevsimi başlamadan önce eksiksiz şekilde tamamlanmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Koruma: Ormanlık alanlarda yangına yol açan ihmal ve kasıtlı eylemlere yönelik yasal yaptırımlar en üst düzeye çıkarılmalıdır. Küresel İklim Anlaşmalarına Uyum: Paris İklim Anlaşması ve karbon nötr hedefleri sadece kağıt üzerinde kalmamalı, bir devlet politikası olarak kararlılıkla yürütülmelidir. Yeni Seyitgaziler yaşanmaması, daha fazla şehit verilmemesi ve gelecek nesillere çölleşmiş bir dünya bırakmamak adına hükümetleri, yerel yönetimleri ve tüm insanlığı fosil yakıt bağımlılığına karşı acil önlemler almaya davet ediyor ve bu konunun COP 31 gündemine gelmesini arzuluyoruz. Unutmayalım ki; iklim kriziyle mücadele etmek, orman yangınlarını önlemenin tek kalıcı yoludur.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla Ankara'da düzenlenen 2. İletişim Şûrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla başladı. Şûranın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital çağda dezenformasyon ve manipülasyonun giderek arttığını belirterek, "Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor." dedi. Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında hem içeriden hem de dışarıdan yoğun iletişim saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Erdoğan, "Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı çevrelerin hükümeti yıpratmak amacıyla devlet ile milleti karşı karşıya getirmeye çalıştığını savunarak, sosyal medya fenomenlerinden sanatçılara, gazetecilerden siyasetçilere kadar farklı kesimlerin bu süreçte yürütülen algı çalışmalarına dâhil olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2’nci İletişim Şûrası’nda konuştu: "Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek, devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte; sosyal medya fenomeni,… pic.twitter.com/zrTs0sf8Wv — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 28, 2026 6 Şubat depremleri sırasında devletin bir yandan afetzedelere yardım ulaştırırken diğer yandan dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ortaya çıkan bilgi ve belgelerin deprem sürecinde yürütülen algı operasyonlarını gözler önüne serdiğini söyledi. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi; ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş; biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür" diyerek, iletişim alanında doğru bilgiye dayalı, güvenilir ve milli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti ve dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: 310 Bin Kişi Tahliye Edildi, Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi Haber

Avrupa'da Orman Yangını Felaketi Büyüyor: 310 Bin Kişi Tahliye Edildi, Türkiye İspanya'ya Destek Gönderdi

Avrupa'nın güneybatısında günlerdir etkisini sürdüren büyük orman yangınları, İspanya ve Fransa'da geniş alanları küle çevirirken yüz binlerce kişinin tahliye edilmesine neden oldu. Şiddetli rüzgar ve yüksek sıcaklıkların etkisiyle hızla yayılan alevler, yerleşim yerleri ile kritik ulaşım hatlarını tehdit ederken, iki ülkede tahliye edilenlerin sayısı yaklaşık 310 bine ulaştı. Yangınlarla mücadelede uluslararası dayanışma da devreye girerken, Türkiye, İspanya'nın yardım talebine iki yangın söndürme uçağı göndererek destek verdi. Türkiye'den İspanya'ya Yangın Söndürme Desteği Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İspanya'nın resmi yardım talebi üzerine iki yangın söndürme uçağının bölgeye sevk edildiğini açıkladı. Yumaklı, yaptığı değerlendirmede ormanların yalnızca ülkelerin değil, tüm insanlığın ortak mirası olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi bugün de ihtiyaç duyan dost ülkelerin yanında olmaya devam ettiğini belirtti. Bakan Yumaklı, uluslararası dayanışmanın doğal afetlerle mücadelede büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, yangınların en kısa sürede kontrol altına alınmasını temenni etti. Fransa'da Son Yılların En Büyük Yangını Fransa'nın güneybatısındaki Gironde bölgesinde etkili olan yangınlar, ülke tarihinin en büyük doğal afetlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bordeaux kenti çevresinde 42 bin hektardan fazla alanın kül olduğu belirtilirken, yetkililer bunun 1949 yılından bu yana yaşanan en büyük orman yangını olduğunu ifade ediyor. Yangının yerleşim alanlarına yaklaşması nedeniyle 220 binden fazla kişi güvenli bölgelere tahliye edildi. Alevlerin ulaşım ağlarını tehdit etmesi üzerine Bordeaux çevresindeki otoyollar ve demiryolu hatları da geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Fransa hükümeti, yangın söndürme çalışmalarına destek vermek ve boşaltılan bölgelerde güvenliği sağlamak amacıyla 1.500 askeri bölgeye sevk etti. Ayrıca yangınların sosyal yaşam üzerindeki etkisi nedeniyle Fransa Bisiklet Turu'nun son etabının rotasında değişikliğe gidildi. Öte yandan Gironde Cumhuriyet Savcılığı, yangın bölgesinde havai fişek patlattıkları iddiasıyla üç kişiyi gözaltına aldı. Olayın yangınların çıkışıyla bağlantısı olup olmadığına ilişkin soruşturma devam ediyor. İspanya'da Binlerce Kişi Evlerini Terk Etti İspanya'da ise yangınlar özellikle Madrid'in batısı ile Toledo çevresinde etkisini artırdı. Alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine Toledo yakınlarındaki sekiz belediye tamamen tahliye edildi. Ülke genelinde evlerinden ayrılmak zorunda kalanların sayısı 60 bini aşarken, Valencia bölgesinde alevlerin arasında kalan bir kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. İtfaiye ekipleri ve acil durum görevlileri, yangınların yeni yerleşim alanlarına ulaşmasını önlemek için yoğun mücadele yürütüyor. En Üst Düzey Alarm Devam Ediyor Meteoroloji uzmanları, sıcak hava dalgası ve kuvvetli rüzgarların önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirtiyor. Bu nedenle hem Fransa hem de İspanya'da en üst seviyedeki yangın alarmı yürürlükte kalmaya devam ediyor. Fransız yetkililer, yangınla mücadelenin uzun sürebileceğini belirterek önümüzdeki saatlerin kritik önem taşıdığı uyarısında bulundu. Uluslararası ekiplerin desteğiyle sürdürülen çalışmaların temel hedefi ise alevlerin yeni yerleşim yerlerine ulaşmasını engellemek ve can kayıplarının önüne geçmek. Avrupa'nın güneybatısında devam eden yangınlar, iklim değişikliği, uzun süreli kuraklık ve aşırı sıcaklıkların orman yangınları üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirirken, bölgedeki gelişmeler uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Yetkililer, vatandaşlara tahliye çağrılarına uymaları ve riskli bölgelere yaklaşmamaları konusunda uyarılarını sürdürüyor.

Cezayir'de Orman Yangını Felaketi: 6 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Hektar Alan Kül Oldu Haber

Cezayir'de Orman Yangını Felaketi: 6 Kişi Hayatını Kaybetti, Binlerce Hektar Alan Kül Oldu

Cezayir'de etkili olan aşırı sıcak hava dalgası ve peş peşe çıkan orman yangınları büyük bir felakete yol açtı. Ülkenin farklı bölgelerinde devam eden yangınlarda 6 kişi yaşamını yitirirken, 100'den fazla kişi dumandan etkilenerek hastanelerde tedavi altına alındı. Yetkililer, yüksek sıcaklıkların ve şiddetli rüzgarların yangınların hızla büyümesine neden olduğunu belirtirken, ekiplerin alevlerle mücadelesi devam ediyor. Cezayir'in kuzeydoğu, orta ve batı kesimlerindeki 19 vilayette etkili olan yangınlar, özellikle yoğun ormanlık alanların bulunduğu Kabiliye bölgesinde ciddi hasara neden oldu. 159 Yangından 141'i Kontrol Altına Alındı Cezayir Sivil Savunma ekiplerinden yapılan açıklamada, ülke genelinde çıkan 159 orman yangınından 141'inin kontrol altına alındığı bildirildi. Yetkililer, 18 noktadaki yangının ise tamamen söndürülebilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Yangın söndürme çalışmalarına çok sayıda ekip katılırken, bölgedeki zorlu hava koşulları müdahaleleri güçleştirdi. Hava sıcaklıklarının bazı bölgelerde 49 dereceye kadar yükselmesi ve kuvvetli rüzgarların etkili olması, alevlerin kısa sürede geniş alanlara yayılmasına neden oldu. Kabiliye Bölgesi En Fazla Etkilenen Yerlerden Biri Oldu Yangınlardan en büyük zararı gören bölgelerin başında başkentin doğusunda bulunan Kabiliye bölgesi geldi. Dağlık yapısı ve geniş ormanlık alanlarıyla bilinen bölgede çok sayıda yerleşim yeri yangın tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda yaşayan vatandaşların güvenli bölgelere tahliye edildiğini ve ekiplerin yerleşim alanlarına ulaşan alevleri kontrol altına almak için yoğun çaba harcadığını belirtti. 100'den Fazla Kişi Hastaneye Kaldırıldı İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Annaba vilayetine bağlı Seraidi beldesinde yalnızca bir gün içinde dumandan etkilenen 100'den fazla kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Yangınların etkili olduğu bölgede en az 150 evin kullanılamaz hale geldiği açıklandı. Can kayıplarının yanı sıra çok sayıda kişinin evlerinden ayrılmak zorunda kalması, felaketin boyutunu artırdı. Yangınlarda Büyük Çevresel Kayıp Yaşandı Resmi verilere göre, 1 Mayıs 2026'dan bu yana Cezayir genelinde 3 bin 719 yangına müdahale edildi. Bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 148 oranında arttığı belirtildi. Yangınlarda şimdiye kadar 1.666 hektardan fazla tarım arazisi, ormanlık alan ve meyve bahçesi zarar gördü. Yetkililer, yaşanan felaketin 2021 yılından bu yana ülkenin karşı karşıya kaldığı en büyük çevre felaketlerinden biri olduğunu ifade etti. Kundaklama İhtimali Araştırılıyor Cezayirli yetkililer, yangınların ortaya çıkmasında aşırı sıcaklıkların ve iklim değişikliğinin önemli rol oynadığını açıkladı. Bununla birlikte bazı yangın noktalarında kundaklama ihtimali üzerinde de duruluyor. Başkentteki bir mahkemenin, Konstantin vilayetinde "kasten orman yakma" suçlamasıyla 4 kişi hakkında işlem başlattığı bildirildi. Cezayir yasalarına göre bu suçun cezasının 30 yıla kadar hapis veya müebbet hapis olabileceği belirtildi. Binlerce Personel Yangınlarla Mücadele Ediyor Cezayir hükümeti, yangınları kontrol altına almak amacıyla kapsamlı bir seferberlik başlattı. Bu kapsamda 11 bin sivil savunma personeli, 500 itfaiye aracı ve 9 askeri uçağın mücadele çalışmalarında görevlendirildiği açıklandı. Ekipler, hem devam eden yangınları söndürmek hem de yeni yangınların çıkmasını önlemek için bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Irak'tan Cezayir'e Destek Mesajı Yaşanan felaketin ardından Irak Dışişleri Bakanlığı, Cezayir halkı ve hükümetine taziye mesajı gönderdi. Açıklamada, yangınlarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulunulurken, Cezayir'e destek mesajı verildi. Sıcak Hava Dalgası Bölge Ülkelerini Etkiliyor Cezayir'deki aşırı sıcak hava dalgası yalnızca bu ülkeyi değil, Kuzey Afrika'nın diğer ülkelerini de etkiliyor. Komşu ülkeler Tunus ve Fas'ta da yüksek sıcaklıklar nedeniyle orman yangınları ve enerji kesintileri yaşandığı bildirildi. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha uzun süreli hale geldiğine dikkat çekerken, Akdeniz havzasındaki ülkelerin orman yangınlarına karşı daha kapsamlı önlemler alması gerektiğini vurguluyor.

Dünya Aşırı Hava Olaylarıyla Mücadele Ediyor! ABD’de Yangın ve Sel, Avrupa’da Sıcaklık Alarmı Haber

Dünya Aşırı Hava Olaylarıyla Mücadele Ediyor! ABD’de Yangın ve Sel, Avrupa’da Sıcaklık Alarmı

Dünya Yeni Bir İklim Kriziyle Karşı Karşıya 2026 yazı, dünyanın birçok bölgesinde etkili olan aşırı hava olayları nedeniyle tarihin en zorlu dönemlerinden biri olarak değerlendiriliyor. ABD’de aynı anda orman yangınları, sel baskınları ve hava kirliliği sorunları yaşanırken, Avrupa’da aşırı sıcaklıkların ardından şiddetli fırtınalar ve yangın tehlikesi devam ediyor. Meteoroloji uzmanları, sıcaklık rekorları, kuraklık, yoğun yağış ve yangın riskindeki artışın küresel iklim sistemindeki değişimlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor. ABD’de Üçlü Tehlike: Yangın, Sel ve Duman ABD’nin farklı bölgeleri temmuz ayında aynı anda birçok doğal afet tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Ülkenin batı bölgelerinde çok sayıda orman yangını devam ederken, kuzeyden gelen yoğun duman tabakası bazı şehirlerde hava kalitesinin ciddi şekilde düşmesine neden oldu. Yetkililer, özellikle hassas grupların açık hava aktivitelerini sınırlandırması konusunda uyarılarda bulundu. Yangınlarla mücadele eden ekipler, kuraklık ve yüksek sıcaklıkların bitki örtüsünü kolay yanıcı hale getirdiğini belirtiyor. ABD genelinde çok sayıda büyük yangına binlerce itfaiyeci müdahale ediyor. Öte yandan bazı bölgelerde aşırı yağışların yol açtığı seller hayatı olumsuz etkiliyor. Özellikle Teksas gibi eyaletlerde yoğun yağışlar nedeniyle nehir seviyelerinde yükselmeler yaşanırken, birçok bölgede acil durum ekipleri görev yapıyor. Avrupa’da Sıcak Hava Sonrası Fırtına ve Yangın Riski Avrupa’da yaz aylarının başından itibaren etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, kıtanın birçok bölgesinde yeni riskleri beraberinde getirdi. Fransa, Almanya ve Polonya gibi ülkelerde sıcak hava dalgasının ardından şiddetli fırtınalar ve dolu yağışları görüldü. Bazı bölgelerde ulaşım aksarken, yerel su baskınları yaşandı. Akdeniz ülkelerinde ise yüksek sıcaklıklar ve kuraklık nedeniyle orman yangını riski devam ediyor. İspanya ve Fransa başta olmak üzere bazı bölgelerde ekipler yangınlara karşı yoğun mücadele yürütüyor. Uzmanlardan Kritik İklim Uyarısı Bilim insanları, aşırı hava olaylarının artık daha sık ve daha şiddetli yaşandığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre yüksek sıcaklıklar yalnızca doğrudan sağlık riskleri oluşturmuyor; aynı zamanda kuraklık, tarımsal üretim kaybı, su kaynaklarında azalma ve yangın sezonlarının uzaması gibi birçok soruna neden oluyor. Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgalarının sağlık üzerindeki etkileri de tartışma konusu olurken, yaşlılar ve kronik rahatsızlığı bulunan kişiler için daha yüksek risk oluştuğu belirtiliyor. Şehirler Yeni İklim Koşullarına Hazırlanıyor Dünya genelinde hükümetler ve yerel yönetimler, değişen iklim koşullarına uyum sağlamak için yeni önlemler üzerinde çalışıyor. Yangın erken uyarı sistemleri, su yönetimi projeleri, şehirlerde yeşil alanların artırılması ve aşırı hava olaylarına karşı altyapının güçlendirilmesi gündemdeki başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, gelecekte yalnızca afet sonrası müdahalenin değil, afet öncesi hazırlık çalışmalarının da büyük önem taşıyacağını ifade ediyor. Küresel Gündemin İlk Sırasında İklim Krizi Var ABD ve Avrupa’da yaşanan son gelişmeler, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve sağlık açısından da küresel bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yangınlar, seller ve aşırı sıcaklıklarla mücadele eden ülkeler, önümüzdeki dönemde daha kapsamlı iklim politikaları geliştirmek zorunda kalacak. Dünya genelinde uzmanların ortak mesajı ise aynı: Aşırı hava olaylarına karşı hazırlık ve erken önlem hayati önem taşıyor.

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi Haber

Dünyada hava kirliliğinn en yoğun olduğu ülkelerinin listesi

Rapor ayrıca, süregelen sağlık risklerine, ortaya çıkan bölgesel eğilimlere ve dünyanın hava kalitesi izleme sistemlerindeki önemli eksikliklere de dikkat çekiyor. Veriler, 143 ülke ve bölgedeki 9.400'den fazla şehirden derlenmiştir; bu, bir önceki yıla göre 12 ülke artışı anlamına gelmektedir ve bunlardan 7'si ilk kez listeye dahil edilmiştir. Yıllık karşılaştırmaya göre, 54 ülkede PM2.5 seviyelerinde artış, 75 ülkede azalma kaydedilmiş ve 2 ülkede ise değişiklik olmamıştır. 2025 yılı için şehirlere göre PM2.5 konsantrasyonlarını gösteren harita. Kaynak: IQAir Dünya genelindeki şehirlerin yalnızca %14'ü, DSÖ'nün PM2.5 ince partikül madde konsantrasyonu kılavuzunda belirtilen (5 µg/m³) güvenli eşiği karşılıyor; bu oran 2024'te %17 idi. 143 ülke ve bölgenin 130'u bu güvenli eşiği aşıyor. En kirli ülkeler listesinde Pakistan (67,3 µg/m³), Bangladeş, Tacikistan, Çad ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti yer alıyor. Kentsel düzeyde ise Loni (Hindistan) dünyanın en yüksek kirlilik seviyelerini kaydederken, Nieuwoudtville (Güney Afrika) en temiz şehir oldu. Dikkat çekici bir şekilde, dünyanın en kirli 25 şehrinin tamamı Hindistan, Pakistan ve Çin'de yoğunlaşmış durumda. En kirli şehirlerin dörtte üçü yalnızca Hindistan'da bulunuyor. ABD'de ortalama PM2.5 konsantrasyonunun 2025 yılına kadar 7,3 µg/m³'e yükselmesi bekleniyor. El Paso en kirli büyük şehir olurken, Los Angeles'ın güneydoğu bölgesi en ağır kirliliğe maruz kalan bölge olacak. Buna karşılık, Seattle ikinci yıl üst üste en temiz büyük şehir unvanını koruyacak. Bölgesel ölçekte, Doğu Asya'da ikinci yıldır Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarını karşılayan hiçbir şehir bulunmuyor. Avrupa'da ise karışık bir eğilim gözlendi; 23 ülkede kirlilik artışı, 18 ülkede ise sınır ötesi orman yangınları ve Sahra çölü tozunun etkisiyle kirlilik azalması yaşandı. Bu arada, Latin Amerika ve Karayipler nispeten olumlu gelişmeler gösterirken, Okyanusya %61'lik şehir oranıyla en temiz bölge olmaya devam ediyor. İklim değişikliği nedeniyle orman yangınları giderek daha şiddetli hale geliyor ve küresel hava kalitesinin düşmesinde de önemli bir faktör olarak belirleniyor. Yalnızca Kanada, tarihindeki en kötü ikinci orman yangını sezonunu yaşadı ve bu yıl Kuzey Amerika'nın en kirli bölgesi oldu. Rapor ayrıca izleme eksikliklerine de dikkat çekerek, bazı hava kalitesi izleme programlarının kapatılmasının 44 ülkede izlemeyi zayıflattığını ve altı ülkenin ise hiçbir izleme sistemine sahip olmadığını belirtti. 2025 raporu, dünya çapında hava kalitesini iyileştirme yolunda politika yapıcıları ve toplulukları desteklemede açık verilerin ve izleme ağlarının rolünü vurgulayan küresel bir ölçüt olarak görülmeye devam ediyor. IQAir'in 2025 raporundaki verilere göre Vietnam'da hava kalitesi hala DSÖ güvenlik standartlarını karşılamıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.