Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Operasyonel Verimlilik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Operasyonel Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyonel Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAV Havalimanları 2026’nın ilk yarısında 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi Haber

TAV Havalimanları 2026’nın ilk yarısında 48,2 Milyon Yolcuya Hizmet Verdi

TAV Havalimanları, 2026’nın ilk yarısında 48,2 milyon yolcuya ulaştı. Şirketin cirosu 867,3 milyon avro, net kârı 8 milyon avro oldu. TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk yarısında yolcu sayısını yüzde 1 artırarak 48,2 milyona çıkardı. Şirketin konsolide cirosu 867,3 milyon avroya, FAVÖK’ü 244,8 milyon avroya ulaşırken geçen yıl zarar açıklayan TAV, bu dönemde yeniden net kâra geçti. TAV Havalimanları, 2026 yılının ilk altı ayına ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Şirketin işlettiği havalimanlarını kullanan toplam yolcu sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1 artarak 48,2 milyona yükseldi. Yılın ilk yarısında TAV Havalimanları’nın dış hat yolcu sayısı yüzde 1 gerileyerek 29,9 milyon olurken, iç hat yolcu trafiği yüzde 5 artışla 18,3 milyona çıktı. Yolcu trafiğindeki sınırlı büyümeye karşın şirketin gelirleri daha güçlü bir performans sergiledi. Konsolide ciro yıllık bazda yüzde 5 artarak 823,5 milyon avrodan 867,3 milyon avroya yükseldi. TAV Havalimanları yeniden net kâra geçti Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı olarak takip edilen FAVÖK göstergesi, 2026’nın ilk yarısında yüzde 3 artışla 244,8 milyon avroya ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde FAVÖK 236,7 milyon avro seviyesindeydi. FAVÖK marjı ise yüzde 28,7’den yüzde 28,2’ye geriledi. TAV Havalimanları, 2025 yılının ilk yarısında kaydettiği 50 milyon avroluk net zararın ardından 2026’nın aynı döneminde 8 milyon avro net kâr açıkladı. İkinci çeyrekte ciro ve FAVÖK’ün yıllık bazda yüzde 14 artması, şirketin ilk yarı performansına önemli katkı sağladı. Serkan Kaptan: Yolcu trafiğinin üzerinde gelir büyümesi sağladık TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Serkan Kaptan, 2026’nın ilk yarısında küresel ekonomik belirsizlikler ile jeopolitik risklerin havacılık sektörü üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Türk lirasının reel olarak güçlü seyrinin, Orta Doğu’daki gerilimlerin ve yükselen jet yakıtı fiyatlarının sektörü zorladığını belirten Kaptan, şirketin çeşitlendirilmiş havalimanı portföyü ve operasyonel esnekliği sayesinde yolcu trafiğinin üzerinde ciro ve FAVÖK büyümesi elde ettiğini vurguladı. Kaptan, Ankara, İzmir ve Kuzey Makedonya’daki havalimanlarının güçlü performansını sürdürdüğünü, Almatı Havalimanı’nda ise dış hat yolcu trafiğinin dikkat çekici bir büyüme kaydettiğini bildirdi. AJet’in Milas-Bodrum Havalimanı’nda ilave uçak konuşlandırma kararının da önümüzdeki dönemde şirketin yolcu trafiğini desteklemesi bekleniyor. Antalya’daki yeni ticari alanlar gelirlere katkı sağladı Antalya Havalimanı’nda kullanıma açılan yeni ticari alanlar, şirketin havacılık dışı gelirlerini destekledi. Yiyecek-içecek ve gümrüksüz satış alanlarındaki genişleme sayesinde yolcu başına elde edilen ticari gelirde artış kaydedildi. Serkan Kaptan, geçen yıl net kârlılığı olumsuz etkileyen ertelenmiş vergi ve kur çevrim giderlerinin nakit çıkışı yaratmadığını hatırlatarak, 2026’nın ilk yarısında net kârın yeniden pozitif seviyeye ulaştığını ifade etti. Almatı Havalimanı’nın tamamı TAV’ın olacak TAV Havalimanları, Almatı Havalimanı’ndaki ortaklık yapısını değiştirecek önemli bir anlaşmaya da imza attı. Havalimanının azınlık hissedarı KIF’in, 2021 tarihli hissedarlar sözleşmesi kapsamındaki satım opsiyonunu kullanması üzerine kalan yüzde 15 payın satın alınması konusunda anlaşmaya varıldı. TAV, söz konusu yüzde 15’lik pay için 133 milyon dolar ödeyecek. İşlemin tamamlanmasının ardından şirket, Almatı Havalimanı’nın yüzde 100’üne sahip olacak. Orta Asya’nın önemli havacılık merkezlerinden biri olarak değerlendirilen Almatı Havalimanı’ndaki yatırımların planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi. Şirket, yılın geri kalanında yolcu başına uygulanan tarifelerde beklenen kademeli artışların, jet yakıtı satış hacmindeki düşüşün gelirler üzerindeki etkisini büyük ölçüde dengelemesini öngörüyor. Tiflis Havalimanı’nda terminal ve apron yatırımları başladı TAV Havalimanları, Tiflis Havalimanı’nın işletme imtiyazının beş yıl uzatılmasının ardından terminal ve apron yatırımlarını da başlattı. Yatırım programının 2028 IATA yaz sezonu başlamadan önce tamamlanması planlanıyor. Gürcistan’daki havalimanı trafiği, Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle yaşanan hava sahası kapanışlarından olumsuz etkilendi. Bölgesel koşulların iyileşmeye başlamasıyla birlikte yolcu büyümesinin haziran ayında yeniden ivme kazandığı belirtildi. Mevcut şartların korunması durumunda toparlanmanın yılın ikinci yarısında da devam etmesi bekleniyor. TAV Havalimanları’nın ilk yarı sonuçları Finansal ve operasyonel gösterge 2025 ilk yarı 2026 ilk yarı Değişim Konsolide ciro 823,5 milyon avro 867,3 milyon avro %5 FAVÖK 236,7 milyon avro 244,8 milyon avro %3 FAVÖK marjı %28,7 %28,2 -0,5 puan Net kâr/zarar -50 milyon avro 8 milyon avro Pozitife döndü Toplam yolcu 47,6 milyon 48,2 milyon %1 Dış hat yolcusu 30,2 milyon 29,9 milyon -%1 İç hat yolcusu 17,3 milyon 18,3 milyon %5 TAV Havalimanları, yılın geri kalanında yatırımlar, operasyonel verimlilik ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmayı planlıyor. Şirket yönetimi, çeşitlendirilmiş portföy yapısının değişken piyasa koşulları karşısında önemli bir avantaj sağladığını değerlendiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü Haber

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü

Şirket geçen yıllarda da olduğu gibi sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. CEO Murat Pınar’ın 2026 yatırım hedeflerinin korunduğunu vurguladığı ilk çeyrekte, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) 100 milyar TL’nin üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, Elektrik Dağıtım ve Perakende alanlarındaki lider konumunun yanı sıra Müşteri Çözümleri ve E-mobilite iş kollarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, geçtiğimiz yıl sürdürülebilir ve dayanıklı bir sistemin inşası için enerji altyapısına 23,5 milyar TL’lik yatırım yapmıştı. Hedeflerine ulaşan Enerjisa Enerji, hisse başına brüt 5,08 TL temettü ödemesini ise 15 Nisan’da gerçekleştirdi. Dünyada hızla değişen jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklere rağmen, 2026 yılında da yatırım kararlılığını sürmeye devam etti. Türkiye’nin güvenilir enerji arzı için de katkı sunan bu yatırımlar, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme odaklı oldu. Paylaşılan ilk çeyrek sonuçlarında dikkat çeken noktalardan biri ise faaliyet gelirleri oldu. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı Elektrik Dağıtım iş kolu sağlarken, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Tüm iş kollarında denge ve verim ön planda Perakende iş kolunda ise zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletildi. Serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme ile birlikte, Perakende iş kolu bu çeyrekte dengeli bir performans sergilemiş oldu. Enerjisa’nın liderliğini koruduğu perakende sektöründe öncü olan müşteri deneyimi ve dijital çözümler yaklaşımı ise portföy genişletmede önemli bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları ve enerji verimliliği çözümlerinin kurumsal müşterilere sunulduğu Müşteri Çözümleri iş kolunda ise Güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaştı. E-mobilite alanında da faaliyet gösteren şirket, Eşarj markası ile operasyonel verimlilik odağı ile şarjlanma hacmini artırmayı başardı. Pınar: “30 ila 35 milyar TL aralığındaki yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; “Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil; jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada da yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağı. Güçlü ve disiplinli bir iş modelimiz var. Bu alandaki uzmanlığımızı, sektör lideri olarak öncülük ettiğimiz uygulamaları kamuoyuyla da paylaşıyoruz. Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonu ile 22 milyonu aşkın kullanıcımıza en kaliteli hizmeti vermeye devam edeceğiz. Yine elimizi taşın altına koyacak, toplumsal yatırımlar yapmayı da altyapı yatırımları ya da finansallar kadar önemseyeceğiz. Dördüncü tarife dönemini başarıyla tamamlayıp beşinci tarife dönemine başlamışken, yine aynı kararlılıkla ilerliyoruz. Altyapı yatırımlarımız 2026’da da devam edecek. Toplamda 30-35 Milyar TL yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” dedi. Ulbrich:“Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich; “Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Bununla birlikte, mevcut ekonomik ortamda artan operasyonel ve yatırım maliyetlerinin, Nisan ayı başında olduğu gibi, ilgili tarife çerçeveleri kapsamında dengeli ve süreklilik arz edecek şekilde yansıtılmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz” dedi.

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na yakın konumuyla İstanbul’un Tuzla ilçesinde yer alan yeni tesis, farklı sektörlerin değişen ve artan tedarik zinciri ihtiyaçlarına özelleştirilmiş, esnek ve uçtan uca lojistik çözümler sunmak üzere hayata geçirilen stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor. Asya 1 tesisi, DHL Supply Chain’in çok sektörlü uzmanlığı ve müşteri odaklı çözüm yaklaşımıyla; operasyonel verimlilik, hizmet kalitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor. Asya 1 tesisinin açılışını, Türkiye’de tedarik zinciri yönetiminin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Özellikle Sağlık Hizmetleri Lojistiği alanındaki uzmanlığımızı daha da ileri taşırken, çok sektörlü yapımız sayesinde farklı endüstrilerin hızla değişen ihtiyaçlarına yüksek çeviklikle yanıt verebiliyoruz. Enerji verimliliği ve teknoloji odaklı altyapımız, hem müşterilerimizin beklentilerini hem de DHL Group 2030 vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir operasyon modeli sunuyor.” Geniş depolama kapasitesi, güçlü taşıma ağı ve kapsamlı katma değerli hizmetleriyle Asya 1, yüksek hacimli hızlı tüketim ürünleri operasyonları ile mevzuat ve kalite gereklilikleri yüksek sağlık sektörü operasyonlarını tek bir entegre yapı altında etkin ve güvenilir bir şekilde yönetme kabiliyeti sağlıyor. Sağlık lojistiğinde uçtan uca entegre ve yüksek standartlı çözümler DHL Supply Chain Türkiye Asya 1 tesisi, GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları) ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarıyla uyumlu operasyon yaklaşımıyla sağlık lojistiği alanında yüksek katma değerli ve güvenilir çözümler sunan stratejik altyapısıyla öne çıkıyor. Tesis; 36.000 m² depo alanı,7/24 operasyon modeliyle görev yapan uzman ekipleri,Tıbbi cihazlar, sağlık ürünleri ve hassas ürünler için yüksek kalite ve güvenlik standartlarına sahip altyapısı,Sıcaklık kontrollü depolama çözümleri,Uçtan uca izlenebilirlik (GPS takibi, sıcaklık izleme, eğim sensörleri) ile tedarik zinciri boyunca şeffaflık ve güven sunması,Ulusal ve uluslararası mevzuatlara tam uyum sağlayan süreç ve kalite yönetimi,Kesintisiz, çevik ve esnek operasyonları destekleyen teknoloji odaklı sistemleri sayesinde DHL Supply Chain Türkiye’nin küresel sağlık lojistiği uzmanlığını yerel pazara başarıyla entegre etmesine olanak tanıyor. Müşteriye özel kurgulanan çözümler ve küresel lojistik ağı ise değişen ihtiyaçlara etkin ve sürdürülebilir şekilde yanıt verilmesini sağlıyor. GoGreen yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistik uygulamaları DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 tesisini DHL Group GoGreen yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirlik odağıyla hayata geçirdi. Güneş paneli altyapısı, otomasyonlu aydınlatma sistemleri, enerji kullanımının anlık takibi ve düşük emisyonlu lojistik ekipmanları sayesinde tesiste enerji verimliliği üst seviyeye taşınıyor. Dijitalleşme odaklı operasyon süreçleri ve sürdürülebilir taşımacılık uygulamalarıyla karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut adımlar atan şirket, çevresel sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde konumlandırmaya devam ediyor.

Sungrow Avrupa’daki 3. Servis Merkezini Türkiye’de Açtı Haber

Sungrow Avrupa’daki 3. Servis Merkezini Türkiye’de Açtı

BloombergNEF tarafından “dünyanın en güvenilir fotovoltaik (PV) invertör ve enerji depolama sistemleri (ESS) markası” olarak derecelendirilen Sungrow, satış sonrası hizmetlerini güçlendirmeye yönelik uzun vadeli stratejisinin bir parçası olarak Avrupa’daki üçüncü servis merkezini Türkiye’de devreye aldı. Bu yatırım, şirketin bölgesel hizmet kapasitesini artırırken Türkiye’nin artan temiz enerji yatırımlarında önemli bir ihtiyaca karşılık veriyor. Türkiye’nin hızla artan güneş enerjisi kurulu gücü, güçlü bir bakım ve serv is altyapısına duyulan ihtiyacı her geçen yıl artırıyor. Orta Doğu ve Avrupa bölgesindeki stratejik servis merkezleri zincirinin bir parçası olarak İzmir’de Türk mühendis ve teknisyenlerin görev aldığı Sungrow Türkiye Servis Merkezi, operasyonel verimlilik açısından sektöre önemli bir kapasite kazandıracak. Daha önce yurt dışından yürütülen ve haftalar alan servis süreci, bu yatırımla birlikte birkaç güne düşürülerek ürünlerin yeniden üretime kazandırılmasını sağlıyor. Sungrow’u satış sonrası hizmetler alanında Türkiye’de en hızlı servis veren güneş invertör üreticilerinden biri konumuna getiren bu merkez, yatırımcılar ve mühendislik firmaları için enerji kaybının azaltılması, üretim sürekliliğinin korunması ve daha düşük operasyonel maliyetler anlamına gelirken, aynı zamanda şirketin küresel Ar-Ge ve teknoloji kapasitesinin Türkiye’ye taşınmasına da imkân tanıyor. Merkez, temiz ene rji alanında yerli istihdama katkı sunduğu gibi arızalı ürünlerin tekrar üretim döngüsüne kazandırılmasını mümkün kılarak sürdürülebilirlik açısından da ülke ekonomisine önemli fayda sağlıyor. “Bu Tesis Türkiye’nin Temiz Enerji Kapasitesine Önemli Katkılar Sunacak” Sungrow Türkiye Genel Müdürü Candaş Gültekin, merkezin önemini şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye, güneş enerjisinde bölgenin yükselen merkezi. Sungrow’un Avrupa operasyonları içinde önemli bir yere sahip. Avrupa’daki üçüncü servis merkezi olarak Türkiye’ye bu yatırımın yapılmasından dolayı gururluyuz. Bu yatırım yalnızca servis süresini kısaltarak iş ortaklarımıza önemli bir avantaj sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’ye teknoloji ve birikim transferine de imkân tanıyor. Bu yapı yalnızca hızlı servis değil; yerel mühendislik yetkinliğinin artması, know-how transferi ve sürdürülebilir teknik k apasitenin gelişmesi açısından da önemli. Sungrow’un küresel güven anlayışını Türkiye’deki hizmet ekosistemine taşıdığımız için mutluyuz.” Global Standartlarda Kapsamlı Hizmetler Toplam 1500 m² alanda faaliyet gösteren Sungrow Türkiye Servis Merkezi; invertör servisi, yük altında test hatları, kalite kontrol ve lojistik süreçlerini bir araya getiren kapsamlı bir mühendislik altyapısına sahip. Merkez, aylık ortalama 50 invertör servisi kapasitesi ile Türkiye’nin büyüyen güneş enerjisi pazarındaki talebe hızlı ve yüksek standartlarda yanıt veriyor. Merkezde Sungrow’un global kalite standartlarına uygun şekilde arıza tespiti, komponent değişimi, izolasyon testleri, MPPT doğrulama, termal izleme ve yük altında fonksiyonel test işlemleri uygulanıyor. Sungrow Türkiye Servis Merkezi, şirketin küresel ölçekte sürdürdüğü güven, hizmet kalitesi ve sürdürülebilirlik stratejisinin Türkiye’ deki en önemli halkalarından biri olarak konumlanıyor. Sungrow’un servis ekosistemi yalnızca fiziksel müdahaleye dayanmıyor. Uzaktan izleme, online teşhis ve yerinde bakım ekipleriyle entegre çalışan sistem sayesinde birçok arıza sahaya gidilmeden tespit edilebiliyor; fiziksel müdahale gerektiğinde ise tüm işlemler Türkiye içinde tamamlanarak üretim kaybı minimuma indiriliyor. Sungrow, 2026 ve sonrasında PV invertör ve enerji depolama sistemleri alanındaki yatırımlarını Türkiye’de büyütmeyi hedefliyor.

Siemens Türkiye, Binaların Dijitalleşmesindeki Uzmanlığını Avrupa’ya Taşıyor Haber

Siemens Türkiye, Binaların Dijitalleşmesindeki Uzmanlığını Avrupa’ya Taşıyor

Siemens Türkiye, Binalar Dijital Servis ekibini Avrupa genelinde Yetkinlik Merkezi hâline getirerek dijital bina yönetimi alanındaki kapasitesini artırdı. Yeni merkez, Avrupa’daki ülkelerin Building X projelerinde, proje tasarımı veya uyarlama gerektiğinde başvuru noktası olacak ve Sustainability Manager, Energy Manager ile Operation Manager ile uygulamalarında dijitalleşme hizmetleri sunacak. Türk ekibinin alanında yetkinliği ve dinamik yapısı, merkezin Türkiye’de konumlanmasında belirleyici oldu. Siemens Türkiye, Binalar Dijital Servis bölümü ile dijital bina yönetimindeki uzmanlığını Avrupa çapında Yetkinlik Merkezi seviyesine taşıdı. Bu merkez, Avrupa ülkelerinin Building X projelerinde tasarım ve uygulama süreçlerinde başvuru noktası olacak. Building X, binaların operasyonlarını dijitalleştirip optimize eden entegre bir platform olarak öne çıkıyor. Yazılım, donanım ve dijital hizmetleri bir araya getiren platform, Siemens Xcelerator prensipleriyle uyumlu çalışıyor, esnekliği ve açıklığı ön plana çıkarıyor. Böylece tüm kullanıcılar için güvenli, çok yönlü ve verimli bir ortam sunuyor. Platform; sürdürülebilirliği, operasyonel verimliliği ve bina değerini artırmayı hedefliyor; yatırımcıların sürdürülebilir, otonom ve kârlı binalar oluşturmasını sağlıyor. Siemens Building X, veriye dayalı içgörüler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla operasyonel verimliliği artırırken enerji tüketimini optimize ediyor ve net işletme gelirinde %10’a varan artış elde edilmesine de olanak sunuyor. Building X, sağlık kuruluşları, veri merkezleri, ilaç sektörü, ticari gayrimenkuller, üniversiteler ve üretim tesisleri gibi pek çok sektörde uygulanabiliyor. Platform, cihazlardan uç birimlere ve buluta kadar tüm BT ve OT sistemlerini tek bir yapı altında entegre ederek bina sahipleri ve işletmecilere veriye dayalı karar alma gücü kazandırıyor. Yapay zekâ destekli uygulamalar ve veri odaklı hizmetler sayesinde operasyonel verimlilik artarken, süreçler sadeleşiyor, kolaylaşıyor ve enerji tüketiminde %30’a varan tasarruf sağlanıyor. Bu yapının önemli bileşenlerinden Building X Operations Manager, operasyonel mükemmelliği hedefleyen bir çözüm olarak bina yönetiminde şeffaflığı artırıyor; 7/24 gerçek zamanlı izleme ve merkezi denetim ile yanıt sürelerini hızlandırarak operasyonel ve seyahat maliyetlerinde önemli düşüşler sağlıyor. Sürdürülebilirlik odağında ise Building X Energy & Sustainability, yapay zekâ destekli enerji optimizasyonu ve kapsamlı ESG raporlaması ile binaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı oluyor. Bu kapsamlı yaklaşım, %30’a varan enerji tasarrufu sunarken net işletme gelirinin artırılmasına da katkı sunuyor. Platformun sunduğu dijitalleşme, her ölçekte ve her tür bina için uyumlu çalışıyor; günlük bina yönetimini kolaylaştırıyor, ekipman ve alanların kesintisiz çalışmasını güvence altına alıyor. Ayrıca enerji kullanımını akıllı biçimde yöneterek sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda bulunuyor ve konfor seviyesini yükseltirken kullanıcıların güvenliğini garanti ediyor. Siemens Türkiye’nin kurulumu tamamlanan Yetkinlik Merkezi, Avrupa çapında yüksek kaliteli, verimli ve ölçeklenebilir dijital bina çözümlerinin geliştirilmesine öncülük edecek. Building X projelerinin devreye alınmasında kritik bir rol üstlenen merkez, Siemens Türkiye’nin dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanındaki küresel katkısını güçlendirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.