Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Öğrenci

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Öğrenci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya’da okul saldırısı: 2 kişi hayatını kaybetti Haber

Almanya’da okul saldırısı: 2 kişi hayatını kaybetti

Saldırı, Brandenburg eyaletine bağlı Gosen-Neu Zittau kentinde bulunan bir okulda gerçekleşti. İlk belirlemelere göre saldırıda okulda görev yapan bir erkek ile 18 yaşındaki bir kız öğrenci hayatını kaybetti. Yaşamını yitiren öğrencinin, gözaltına alınan 19 yaşındaki şüphelinin eski kız arkadaşı olduğu öne sürüldü. Polis ekipleri olayın ardından bölgede geniş çaplı çalışma başlatırken, saldırının hangi nedenle gerçekleştirildiği ve olayda hangi silahın kullanıldığına ilişkin soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Brandenburg Başbakanı: Korkunç bir saldırı Brandenburg Başbakanı Dietmar Woidke, olayın ardından yaptığı açıklamada saldırıyı “korkunç bir saldırı” olarak nitelendirdi. Woidke, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunurken, saldırının Brandenburg genelinde büyük üzüntü ve sarsıntıya yol açtığını belirtti. Okulda öğrenci ve öğretmenlere psikolojik destek Brandenburg Eğitim Bakanlığı, saldırının öğrenciler ve okul çalışanları üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla psikolojik destek programı başlatıldığını açıkladı. Okul psikologlarının yanı sıra acil ruhani ve psikolojik destek ekiplerinin de bölgede görev yapacağı bildirildi. Olayın hemen ardından 8 ila 9 kişiden oluşan bir acil destek ekibinin okula giderek öğrenciler, öğretmenler ve diğer mağdurlarla görüştüğü belirtildi. Brandenburg Acil Destek Ekibi yetkililerinden Stefan Baier, ekiplerin temel amacının saldırıdan etkilenen kişiler için güvenli bir ortam oluşturmak olduğunu ifade etti. Saldırının gerçekleştiği kampüste özel bir okulun yanı sıra bir devlet ilkokulunun da bulunduğu öğrenildi. Eğitim Bakanlığı, özel okulun işletmecisine destek teklif edildiğini duyurdu. İlkokul öğrencileri için de psikolojik destek sağlanacağı belirtilirken, bazı çocukların aileleri tarafından teslim alınana kadar okulun spor salonunda destek ekiplerinin gözetiminde tutulduğu aktarıldı. Polisin saldırının tüm yönleriyle ilgili soruşturması devam ediyor.

Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğrenci affı çıktı Haber

Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğrenci affı çıktı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 7592 sayılı Kanun ile yükseköğretimde yeni bir öğrenci affı düzenlemesinin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Özvar’ın açıklamasına göre düzenleme, hazırlık ve intibak eğitimleri de dahil olmak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Bunun yanı sıra bir yükseköğretim programını kazanarak kayıt hakkı elde ettiği halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan gençlere de belirlenen şartlar çerçevesinde yeniden yükseköğretime dönme imkanı sağlanıyor. BAŞVURULAR İÇİN 4 AY SÜRE Düzenlemeden yararlanma hakkı bulunan öğrencilerin, kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde dört ay içerisinde ilgili yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine yeniden başlayabilecek. “HİÇBİR GENCİMİZİN HAYALİNİN YARIM KALMASINI İSTEMİYORUZ” YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının yalnızca akademik hayata dönüş imkanı sunmadığını, eğitim yolculuğu çeşitli nedenlerle yarıda kalan gençlerin hedeflerine yeniden ulaşabilmesi açısından da önemli olduğunu belirtti. Özvar, paylaşımında, “Eğitim yolculuğu beklenmedik sebeplerle kesintiye uğrayabilir; ancak hiçbir gencimizin hayalinin yarım kalmasını istemiyoruz” dedi. Düzenlemeden yararlanacak öğrencileri yeniden üniversitelerde görmekten mutluluk duyacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni öğrenci affının hayırlı olmasını diledi.

Milletvekili Mustafa Canbey gençleri Balıkesir Üniversitesi ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ne çağırdı Haber

Milletvekili Mustafa Canbey gençleri Balıkesir Üniversitesi ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ne çağırdı

Üniversite tercih sürecinin sadece bir okul veya bölüm seçimi olmadığını dile getiren Canbey, öğrencilerin aynı zamanda ikamet edecekleri şehre karar vererek geleceklerini şekillendiren kritik bir adım attıklarını belirtti. Balıkesir'in sunduğu güvenli ortam, öğrenci merkezli yaklaşımı ve yüksek yaşam standartlarıyla dikkat çeken kentlerden biri olduğunu vurgulayan Canbey, “Gençlerimizin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve bireysel gelişimlerini de besleyecek bir merkez olan Balıkesir, üniversite yılları için önemli fırsatlar sağlıyor.” şeklinde konuştu. Balıkesir Üniversitesi’nin sahip olduğu köklü akademik tecrübe ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin yenilikçi ve dinamik yapısının kaliteli eğitim olanakları sunduğunu kaydeden Canbey, her iki kurumun da yetkin akademik kadroları, modern kampüs alanları ve geniş sosyal imkânlarıyla öğrencilerin kariyer yolculuğuna değer kattığını ifade etti. İki denize kıyısı olan konumu, Kaz Dağları’nın büyüleyici doğası, tarihî ve kültürel mirasları, bereketli toprakları ve konuksever halkıyla Balıkesir’in öğrenciler için biçilmiş kaftan olduğuna işaret eden Canbey, tercih aşamasındaki gençlere şu çağrıda bulundu: “Tercih döneminde geleceğe emin adımlarla ilerlemek istiyorsanız, Balıkesir Üniversitesi’ni ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’ni mutlaka tercih listenize ekleyin. Güçlü eğitim altyapısı, huzurlu şehir yaşamı ve sağladığı sosyal imkânlarla Balıkesir, üniversite hayatınızı en verimli şekilde geçirebileceğiniz şehirlerin başında gelmektedir.” Açıklamalarını tamamlayan Canbey, tercih yapacak tüm öğrencilere başarılar dileyerek, “Genç kardeşlerimizin hedefledikleri üniversitelere yerleşmelerini temenni ediyor, hepsini güzel şehrimiz Balıkesir’de ağırlamaktan mutluluk duyacağımızı belirtmek istiyorum.” ifadelerini kullandı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var Haber

AK Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu : Bazı üniversitelerde organize istismar ağı var

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Ensarioğlu, bölgedeki bazı üniversitelerde“organize istismar ağı” bulunduğunu öne sürdü. Kameralar önünde konuşan Ensarioğlu,“İspatlarım” diyerek söz konusu yapılanmanın münferit olaylardan ibaret olmadığını savundu. “Bu tür olaylar bir polis, bir asker ya da bir iki öğrencinin işi değil. Bu organize bir olaydır” diyenEnsarioğlu, söz konusu ağın bölgedeki 5-6 üniversitede faaliyet gösterdiğini iddia etti. Ensarioğlu, Kars Kafkas Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve MunzurÜniversitesi’nin isimlerini verdi. “Yoksul ailelerin çocuklarını hedef alıyorlar” İddialarını sürdüren Ensarioğlu, söz konusu yapının özellikle ekonomik durumu zayıf ailelerinçocuklarını hedef aldığını söyledi. Öğrencilerin “örgütçüsünüz” denilerek tehdit edildiğini ve istismara maruz bırakıldığını önesüren Ensarioğlu, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile görüşmek istediğini ancak bunungerçekleşmediğini belirtti. Ensarioğlu, “O gün görüşseydik çok şey belki daha erken ortaya çıkabilirdi” ifadelerini kullandı. “Polisin desteğiyle ağlarına düşürüp istismar etmişler” Amida Haber’e konuşan Salim Ensarioğlu, iddialarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Yalnızca Nizamettin’den duyduklarım değil, daha önce de bölgesel çalışmalarımda bu olaysürekli karşıma çıktı. Burada bir polisin, bir askerin veya iki öğrencinin meselesinden sözetmiyoruz. Bu organize bir olaydır.” Ensarioğlu, söz konusu yapılanmanın belirli öğrenci gruplarını hedef aldığını öne sürerek şuifadeleri kullandı: “Eline düşürdüğü kitleler, puanları düşük olan, fakir aile çocukları… Özellikle 5-6 üniversitede;Kars’tır, Fırat Üniversitesi’dir, Munzur Üniversitesi’dir, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’dir… Buradamağdur olan, ekonomik durumu iyi olmayan çocukları tehdit edip ‘örgütçüsünüz’ diyerek,ahlaksız polislerin bir kısmı - her kurumda ahlaksız insanlar olur, askerde de aynı şekilde var -bunlar, üniversitedeki bazı kişilerin desteğiyle öğrencileri ağlarına düşürüp istismar etmişler.” “İspatlarım var” İddialarını kanıtlayabileceğini savunan Ensarioğlu, açıklamalarında “İspatlarım var” vurgusunuyaptı. Salim Ensarioğlu’nun açıklamaları, kamuoyunda tartışma yaratırken, söz konusu iddialarailişkin resmi kurumlardan henüz bir açıklama yapılmadı.

KahramanMaraş'taki okul saldırısı dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı Haber

KahramanMaraş'taki okul saldırısı dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı

İHA’nın haberine göre, kentteki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan araştırma komisyonu çalışmalarını sürdürüyor. Saldırıda 9 öğrenci ile 1 öğretmen hayatını kaybetmiş, saldırgan da olay sırasında yaşamını yitirmişti. Annesi emeklilik başvurusu yaptı Soruşturma kapsamında ilk aşamada tutuklanan saldırgan İsa Aras Mersinli’nin anne ve babasına yönelik adli süreç devam ediyor. Edinilen bilgilere göre, kamuda öğretmen olarak görev yapan anne Pınar Peyman Mersinli’nin herhangi bir özlük hakkı kaybı yaşamadığı, kendi isteğiyle emeklilik başvurusunda bulunduğu öğrenildi. Babanın tüm özlük hakları sonlandırıldı Saldırganın 1. Sınıf Emniyet Müdürü olan babası Uğur Mersinli’nin ise tüm özlük haklarının sonlandırıldığı belirtildi. Öte yandan TBMM’de kurulan araştırma komisyonundan bir heyetin bu hafta Maraş’a giderek incelemelerde bulunması bekleniyor. Heyetin olayın yaşandığı okul çevresinde inceleme yapacağı, ilgili kurum temsilcileriyle görüşeceği ve süreç hakkında bilgi alacağı kaydedildi. Komisyonun hazırlayacağı raporun daha sonra kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor. Ne olmuştu? Maraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırı Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştı. Okula giren saldırganın açtığı ateş sonucu 9 öğrenci ile 1 öğretmen yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Saldırının ardından bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, olayla ilgili çok yönlü soruşturma başlatılmıştı. Kamuoyunda okul güvenliği, bireysel silahlanma ve saldırganın aile geçmişiyle ilgili tartışmalar gündeme gelmişti. TBMM’de siyasi partilerin ortak kararıyla araştırma komisyonu kurulmuş, olayın tüm yönleriyle incelenmesi ve benzer saldırıların önlenmesine yönelik önerilerin hazırlanması kararlaştırılmıştı.

Başsavcılık okul saldırganının annesinin niye tutuklandığını açıkladı Haber

Başsavcılık okul saldırganının annesinin niye tutuklandığını açıkladı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, okuldaki silahlı saldırıyı gerçekleştiren fail hakkında iki psikoloğun olaydan önceki tarihlerde çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunduğunu, tutuklanan anne P.P.M'nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığının tespit edildiğini bildirdi. Başsavcılık’tan yapılan açıklamada, 15 Nisan 2026 tarihinde Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen silahlı saldırıyla ilgili yürütülen soruşturmaya yönelik olarak kamuoyu bilgilendirildi. Olayın faili İsa Aras Mersinli'nin dosyaya yansıyan sağlık sorunlarının tespitine yönelik tüm bilgi ve belgelerin sağlık kuruluşlarından temin edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bu evrakların yapılan incelenmesi neticesinde, resmi ve özel 2 kurumda görevli iki psikoloğun olay tarihinden önceki tarihlerde İsa Aras Mersinli'nin çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunmalarına rağmen anne P.P.M'nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığı tespit edilmişti. Bu şekilde failin ölüm ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmesine sebebiyet verdiği değerlendirilen psikolojik rahatsızlıklarının tedavisindeki sorumluluklarında ihmal gösterdiği tespit olunmuştur. Bu doğrultuda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca, şüpheli P.P.M'nin somut olaydaki ihmali eylemi ve bu ihmal neticesi oluşan neticenin vehameti hususları dikkate alınarak tutuklanması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevki yapılmıştır. Kahramanmaraş Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgu neticesi, P.P.M'nin CMK 100 maddesi gereğince tutuklanmasına karar verilerek şüphelinin Ceza İnfaz Kurumlarına teslimi sağlanmıştır. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle yürütülmektedir." Ayser Çalık Ortaokulu'na 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı. Olaydan sonra anne ve baba gözaltına alınmış, baba tutuklanmış, anne ise serbest bırakılmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz Haber

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi : İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır şekilde ödeteceğiz

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in İran’daki sanayi tesislerine yönelik saldırılarının ardından açıklamada bulundu. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail, İran’ın en büyük iki çelik fabrikası, bir elektrik santrali ve sivil nükleer tesisler de dahil olmak üzere çeşitli altyapı hedeflerini vurdu. İsrail, bu saldırıyı ABD ile koordinasyon içinde gerçekleştirdiğini iddia ediyor. Söz konusu saldırı, ABD Başkanı’nın diplomasi için tanıdığı uzatılmış süreyle çelişiyor. İran, İsrail’in işlediği suçların bedelini ağır bir şekilde ödetecek" ifadelerini kullandı. Trump dün saldırıların 10 gün ertelendiğini söylemişti ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılara ara verilen süreyi uzattığını belirtmişti. Trump, "İran hükümetinin talebi üzerine enerji tesislerine yönelik saldırıları 10 gün daha erteledim" ifadelerini kullanarak, saldırıların 6 Nisan’da yeniden başlayacağını açıklamıştı. İran ile görüşmelere değinen Trump, "Görüşmeler devam ediyor ve yalan haber medyası ile diğer kaynakların bunun aksini iddia eden yanlış açıklamalarına rağmen görüşmeler oldukça iyi bir şekilde ilerliyor" demişti. Trump, İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırıları daha önce 22 Mart’ta 2 gün, 23 Mart’ta ise 5 gün süreyle ertelemişti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Samsun 'da Freni patlayan tırın sebep olduğu kazada 7 araç birbirine girdi, 18 yaralı var Haber

Samsun 'da Freni patlayan tırın sebep olduğu kazada 7 araç birbirine girdi, 18 yaralı var

Edinilen bilgiye göre, saat 07.40’ta Vezirköprü-Havza karayolu üzerinde freni patladığı değerlendirilen bir tırın kontrolden çıkarak önündeki araçlara çarpması sonucu zincirleme kaza meydana geldi. Kazaya 1 kamyon, 1 öğrenci servisi, 1 minibüs, 1 karayolları aracı ve 2 özel otomobil olmak üzere toplam 7 araç karıştı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda 112 acil sağlık ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 10’u öğrenci, 8’i yetişkin olmak üzere toplam 18 kişi, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Durumu ağır olan 3 yaralı Samsun’a sevk edildi. Yaralılardan 1 öğrenci ile tır sürücüsünün Vezirköprü Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde kırmızı alanda tedavi altına alındığı, diğer yaralılara ise sarı alanda müdahale edildiği öğrenildi. Yaralıların sağlık durumlarının doktorlar tarafından yakından takip edildiği bildirildi. Kazanın ardından açıklama yapan Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya, "Saat 07.40 sıralarında Vezirköprü Havza yolu anayol üzerinde ilk belirlemelere göre freni patlayan tır aracının çarptığı 1 kamyon, 1 öğrenci servisi, 1 minibüs, 1 karayolları aracı, 2 özel araç olmak üzere toplam 7 aracın karıştığı trafik kazası meydana gelmiştir. 18 yaralı vatandaşımız (10 öğrenci ve 8 yetişkin) ivedi olarak kaza yerine intikal eden 112 ASİH ekiplerimiz tarafından hastaneye sevkleri sağlanmıştır. 1 öğrencimiz ve tır şoförüne Vezirköprü Devlet Hastanesi Acil Servisi kırmızı alanda, diğer yaralılarımıza ise sarı alanda müdahale edilmemiştir. Yaralılarımızın durumu doktorlarımız tarafından takip edilmektedir. Olay ile ilgili adli ve idari tahkikat başlatılmış olup gelişmelerden bilgi verilecektir" dedi. Kazayla ilgili adli ve idari tahkikat başlatıldı.

Ali  Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor Haber

Ali Babacan: Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan konuşmasına önceki gün vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Gülşah Durbay’ı anarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı. Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Babacan, kentin sanayi ve tarımdaki potansiyeline dikkat çekti. Özellikle Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin yüzlerce fabrikaya ev sahipliği yaptığını ve on binlerce kişiye istihdam sağladığını aktaran Babacan, mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi zorladığını belirterek, “Yüksek faizle boğuşan sanayici yatırım yapamıyor. Artan maliyetler ve bastırılan döviz kuru ile baş etmeye çalışan firmalar rekabet gücünü kaybediyor. Sanayi üretimi ve ihracat her geçen ay daha da zorlaşıyor." diye konuştu. Babacan, bugün emekli, öğrenci, asgari ücretli gibi çoğu kesimin çok zor durumda kaldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: “Çünkü hayat pahalı. Çünkü mutfakta yangın var. Çünkü geçim zor… Çok zor. Bakın, rakamlar da bunu söylüyor. OECD verilerine gıda enflasyonu en yüksek olan ülke Türkiye. Pandemiden bu yana ülkelerde kümülatif gıda enflasyonu ortalama yüzde 41. Bizde ise yüzde 710. Aradaki fark, kötü yönetimin farkı… Bugün dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması aylık 31 bin liranın üzerinde tutuyor. Daha kira yok, elektrik yok, doğalgaz yok, okul yok, sağlık yok, ilaç yok. Bir başka acı gerçek daha var: Türkiye’de çocukların yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında yaşıyor. Yani her üç çocuktan biri hayata ne yazık ki adil olmayan şartlarda başlıyor. Okula aç gidiyor veya öğün atlamak zorunda kalıyor. 15-34 yaş arası nüfus 24 milyon. 6,5 milyon genç ne işte ne de eğitimde. Yine 2025’te finans hesabı açığı 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış. Eskiden Türkiye yatırım çeken bir ülkeydi. Sermaye bu ülkeye gelirdi. Artık Türkiye’ye gelen yatırımdan daha fazlası yurt dışına gidiyor. Ülkemizden harıl harıl sermaye çıkışı yaşanıyor.” Genel Başkan Babacan, iş dünyasının başka ülkelere gitmesi ve sermaye çıkışının temel sebebinin “güven” olduğunun altını çizdi. Babacan, “Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız başka ülkelerde fabrika kuruyor. Başka ülkelerde üretim yapıyor. Başka ülkelerin insanlarına iş veriyor. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler altüst oldu… Hukuka güven zedelendi… Adalet duygusu sarsıldı… İnanın, pek çok iş insanıyla konuşuyoruz, hepsinde aynı endişe var. ‘Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu? Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF’ye devredilir mi?’ Böyle bir korku iklimi varsa, orada yatırım olmaz arkadaşlar. Böyle bir savruk düzen varsa, sermaye risk almaz. Böyle bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız ekonomiyi düzeltemezsiniz." ifadelerini kullandı. Manisa’nın üzüm, zeytin ve diğer tarım ürünleriyle Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu aktaran Babacan, artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığına işaret ederek, “Gübre pahalı, tohum pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı. Üretim maliyetleri sürekli artıyor ama çiftçinin sattığı ürün aynı hızda değer kazanmıyor. Bu nedenle bazı çiftçiler üretimden vazgeçiyor, gençler köyde kalmak istemiyor." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.