Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#New York

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - New York haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, New York haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu Haber

San Diego’da camiye saldırı: 3 kişi yaşamını yitirdi, 2 saldırgan ölü bulundu

Olay, pazartesi günü San Diego saatiyle öğle saatlerinde, Türkiye saatiyle ise gece geç saatlerde meydana geldi. Scott Wahl, saldırının “nefret suçu” kapsamında soruşturulduğunu belirterek, olay yerinde nefret içerikli sembol ve işaretlerin tespit edildiğini söyledi. Olay nasıl gerçekleşti? Polis yetkililerinin verdiği bilgiye göre, saldırıdan yaklaşık iki saat önce şüphelilerden birinin annesi polise ulaşarak oğlunun intihar etmek istediğini, yanında birkaç silah ile otomobil bulunduğunu bildirdi. Polis ekipleri ilk olarak gencin okul çevresinde arama çalışması başlattı. Ancak kısa süre sonra “San Diego İslam Merkezi”nden silah sesleri geldiği ihbarı yapıldı. Polisin yalnızca 4 dakika içinde olay yerine ulaştığı ve caminin önünde 3 kişinin cansız bedenini bulduğu belirtildi. Güvenlik görevlisinin “kahramanca” müdahalesi Hayatını kaybedenlerden birinin, İslam merkezinin güvenlik görevlisi olduğu açıklandı. Polis, güvenlik görevlisinin saldırganlara karşı koyarak daha büyük bir katliamı önlediğini ve çok sayıda kişinin hayatını kurtardığını belirterek davranışını “kahramanca” olarak nitelendirdi. Diğer iki kişinin kimlikleri ise henüz resmi olarak açıklanmadı. Saldırganlar araçta ölü bulundu Saldırının ardından kaçan iki genç, camiden birkaç sokak uzaklıkta bir aracın içinde ölü bulundu. Polis, saldırganlarla güvenlik güçleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığını, gençlerin kendi silahlarıyla yaşamlarına son verdiğini açıkladı. Tepkiler peş peşe geldi Cami imamı: İbadethanelerin hedef alınması iğrenç bir saldırı Taha Hassan, camide bulunan tüm öğretmen ve çocukların güvende olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bir ibadethanenin hedef alınması son derece iğrenç bir saldırıdır. Dualarımız kurbanların aileleriyle birlikte.” Trump: Çok korkunç bir durum ABD Başkanı Donald Trump, saldırıyı “çok korkunç ve kötü bir durum” olarak değerlendirdi. New York Belediye Başkanı: Müslüman karşıtı şiddet Zohran Mamdani, saldırıyı “Müslümanlara yönelik şiddet” olarak nitelendirdi. ABD’nin büyük şehirlerinden birinin ilk Müslüman belediye başkanı olan Mamdani, New York’taki camilerin çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu. California Valisi: Nefrete yer yok Gavin Newsom ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Nefretin California’da yeri yoktur. İnananlara yönelik terör saldırılarını asla kabul etmeyeceğiz. San Diego’daki Müslüman toplumunun yanındayız.”

Epstein dosyasında Fransa’da 10 yeni mağdur ortaya çıktı Haber

Epstein dosyasında Fransa’da 10 yeni mağdur ortaya çıktı

"Sessiz kalmayın" çağrısı yanıt buldu RTL radyosuna açıklamalarda bulunan Paris Başsavcısı Laure Beccuau, şubat ayında mağdurlara yönelik yaptıkları "konuşma ve şikayetçi olma" çağrısının ardından yaklaşık 20 kişinin başvuru yaptığını belirtti. Başsavcı Beccuau, "Bu başvuruların bir kısmı zaten bildiğimiz isimlerdi ancak yaklaşık 10 kişi daha önce dosyalarımızda hiç yer almayan, tamamen yeni mağdurlar" ifadelerini kullandı. Dijital veriler ve telefon kayıtları mercek altında Fransız müfettişler, Ocak ayında ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan yeni soruşturma dosyalarının ardından çalışmalarını derinleştirdi. Başsavcı Beccuau, Epstein’a ait bilgisayarların, telefon kayıtlarının ve adres defterlerinin titizlikle incelendiğini vurguladı. Mağdurların ifadelerinde geçen her ismin tek tek araştırıldığını belirten Beccuau, davanın çözümü için "uluslararası adli işbirliğinin" hayati önem taşıdığını söyledi. Henüz hiçbir şüpheli sorgulanmadı 2019 yılında New York’taki hücresinde ölü bulunan Epstein’ın Paris’teki lüks dairesi, ölümünden kısa bir süre sonra Fransız polisi tarafından mühürlenmiş ve aranmıştı. Soruşturmanın insan ticareti boyutuna odaklandığını belirten Başsavcılık, mağdurların bir kısmının yurt dışında olması nedeniyle ifade alma süreçlerinin uluslararası koordinasyonla yürütüldüğünü bildirdi. Öte yandan Beccuau, şu ana kadar şebeke ile bağlantılı olduğu düşünülen olası şüphelilerden hiçbirinin henüz resmi olarak sorgulanmadığını açıkladı.

New York’ta Türk bayraklarıyla coşkulu yürüyüş Haber

New York’ta Türk bayraklarıyla coşkulu yürüyüş

ABD’de Türk diplomatların Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmesine tepki amacıyla 1981 yılında başlatılan Türk Günü Yürüyüşü, bu yıl 43’üncü kez New York’ta düzenlendi. Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, Türk-Amerikan toplumunun yanı sıra KKTC, Azerbaycan ve Türk dünyasından katılımcıları da bir araya getirdi. Madison 38. Sokak’tan başlayarak Madison Meydanı Parkı’na kadar devam eden yürüyüşte Türk bayrakları Manhattan sokaklarını kırmızı beyaza bürüdü. Etkinliğe Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye’nin BM Daimî Temsilcisi Ahmet Yıldız ve New York Başkonsolosu Muhittin Ahmet Yazal’ın yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Yürüyüş boyunca dernekler, okullar ve kültürel kuruluşlar korteji selamlarken, festival alanında Türk marşları ve ezgileri yankılandı. Süper Lig şampiyonu Galatasaray başta olmak üzere Türk spor kulüplerine yönelik tezahüratlar da etkinliğe renk kattı. Kutlamalar kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk-Amerikan toplumuna gönderdiği video mesaj festival alanında yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da video mesajında, “Manhattan sokaklarını kırmızı beyaza boyayan bu coşku yalnız bir yürüyüşün değil, köklü bir tarihin, güçlü bir kimliğin ve sarsılmaz bir birlik ruhunun ifadesidir” ifadelerini kullandı. Etkinlikte Türkiye’nin tarihi, kültürel ve turistik değerleri de tanıtıldı. New York sokaklarında dolaşan dijital tanıtım kamyonlarında Afyon, Gaziantep, Hatay, Bursa, Şanlıurfa ve Kütahya gibi şehirlerin gastronomi, müzik ve el sanatları öne çıkarıldı. Ayrıca Türkiye’nin çevre politikaları, Sıfır Atık vizyonu ve 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne ilişkin mesajlar paylaşıldı. Festival kapsamında Mehteran Birliği’nin gösterisi büyük ilgi görürken, Türk sanatçılar ve folklor ekiplerinin performanslarıyla kutlamalar gün boyu devam etti.

Dünya Kupası 'na 1 ay kaldı Haber

Dünya Kupası 'na 1 ay kaldı

ABD, Meksika ve Kanada'nın ev sahipliği yapacağı turnuva için son 30 güne girilirken organizasyon tarihte ilk kez 3 ülkede 48 takımla düzenlenecek. 11 Haziran Perşembe günü Mexico City Stadı'nda Meksika ile Güney Afrika arasında oynanacak açılış maçıyla başlayacak turnuva, 6 haftalık heyecanın ardından 19 Temmuz Pazar günü, New York New Jersey Stadı'ndaki final maçıyla sona erecek. 2026 FIFA Dünya Kupası'nda 16 farklı statta, 4 farklı saat diliminde, toplam 104 maç oynanacak. Karşılaşmaların 78'ine ABD ev sahipliği yapacak. 16 stat arasında en büyüğü 94 bin kişiyle Dallas Stadı olurken, en az kapasiteye sahip stat ise 45 bin kişiyle Toronto'da yer alıyor. Bilet fiyatları, konaklama giderleri ve seyahat masrafları Yüksek bilet fiyatları, konaklama giderleri ile uzun uçuş süreleri ve seyahat masrafları nedeniyle bu yaz düzenlenecek Dünya Kupası, taraftarlar için zorlu bir turnuvaya dönüştü. FIFA'nın Dünya Kupası'nı Kuzey Amerika'daki üç ülkede organize etmesi, taraftarların potansiyel olarak binlerce kilometrelik uçak yolculuğu yapmasına neden olacak. İran'ın katılımı ABD ile savaş halindeki İran'ın Dünya Kupası'na katılımı da gündemdeki yerini koruyor. FIFA, İran'ın grup maçlarını Meksika veya Kanada'ya taşıma taleplerini reddetti ve maçların planlandığı gibi ABD şehirlerinde oynanması gerektiğini bildirdi. Türkiye D Grubu'nda yer alıyor Türkiye, D Grubu'nda ev sahibi ABD, Paraguay ve Avustralya ile karşılaşacak. 1930'daki ilk Dünya Kupası'ndan bu yana toplamda 11 kez organizasyonda boy gösteren ABD, 2026 FIFA Dünya Kupası'na turnuvanın üç ev sahibinden biri olması nedeniyle doğrudan katılım hakkı elde etti. Güney Amerika (CONMEBOL) elemelerini başarıyla tamamlayan ve 18 maçta 28 puanla 6. sırada yer alarak doğrudan katılım hakkı elde eden Paraguay, tarihindeki dokuzuncu Dünya Kupası'na katılacak. FIFA Dünya Kupası'na 7 defa katılım hakkı elde eden Avustralya, organizasyonun 48 takıma çıkarılmasıyla Asya kıtasına (AFC) verilen kontenjan artışından faydalanan ekiplerden biri oldu. Avustralya, 3. Tur C Grubu'nu 19 puanla ikinci sırada bitirerek 2026 FIFA Dünya Kupası biletini cebine koydu. Üç ülke ilk kez katılacak Dünya Kupası, geçmiş yıllardaki turnuvalara kıyasla 32 yerine 48 takım ile düzenlenecek. Katılımcı sayısının artmasıyla Yeşil Burun Adaları, Curaçao, Ürdün ve Özbekistan, tarihinde ilk kez Dünya Kupası finallerinde mücadele edecek. Mexico City Stadı tarihe geçecek Meksika'nın başkentiyle aynı adı taşıyan 83 bin kişi kapasiteli Mexico City Stadı, Dünya Kupası tarihinde 3 kez açılış maçına ev sahipliği yapan ilk stat olarak tarihe geçecek. Mexico City Stadı'nda daha önce 1970 Dünya Kupası'nın açılışında Meksika-Sovyetler Birliği (0-0), 1986 Dünya Kupası'nın açılışında ise İtalya-Bulgaristan (1-1) maçları oynanmıştı. Futbol tarihinin efsanelerinden Brezilyalı Pele'nin 1970'te kupayı kaldırdığı, Arjantinli Maradona'nın 1986'da "yüzyılın golü"nü attığı Mexico City Stadı, 2026 Dünya Kupası'nın açılışında Meksika-Güney Afrika maçına ev sahipliği yapacak.

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti. Haber

Kral Charles, iki ülke arasındaki ilişkileri düzeltmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etti.

Bu ziyaret, Kral III. Charles'ın saltanatı sırasında, Amerika'nın İngiliz egemenliğinden bağımsızlığını ilanının 250. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle özellikle önemliydi. Daha da önemlisi, bu ziyaret, yirmi yıl sonra bir İngiliz hükümdarının ülkeye yaptığı ilk ziyaret olup, iki uzun süreli müttefik arasında önemli bir diplomatik dönüm noktası anlamına geliyordu. Ziyaret, iki ülke arasındaki "özel ilişkinin" 1956'daki Süveyş Kanalı krizinden bu yana en düşük seviyesinde olduğu bir dönemde gerçekleşti. ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşla ilgili derin anlaşmazlıklar, Başkan Donald Trump'ın İngiliz hükümetinin saldırıyı desteklememesinden duyduğu hoşnutsuzluğu dile getirmesine yol açmıştı. Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump, Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla'yı karşıladı. ABD'nin İran meselesinde İngiltere'ye destek vermemesine karşılık olarak Falkland Adaları üzerindeki İngiltere'nin hak iddiasına verdiği desteği yeniden gözden geçirebileceğini açıklayan bir Pentagon iç yazışmasıyla bu anlaşmazlık daha da belirginleşti. Ancak, İngiliz Başbakanı Keir Starmer hükümeti, ittifakın geleceğini güçlendirmek için bu ziyarete büyük umutlar bağlıyor. İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Christian Turner, ziyaretin iki ülke arasındaki ortak tarihi, fedakarlıkları ve ortak değerleri vurgulayacağını ve özünde İngilizlere özgü "Sakin kal ve ilerlemeye devam et" sloganını teyit edeceğini belirtti. Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla, Washington'a varır varmaz Başkan Donald Trump ve First Lady Melania Trump ile özel bir çay partisi verecekler. Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly şunları söyledi: "Başkan Trump, Kral Charles'a her zaman büyük saygı duymuştur ve ilişkileri, Başkanın geçen yıl Birleşik Krallık'a yaptığı tarihi ziyaretin ardından daha da güçlenmiştir." Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla Beyaz Saray'ı ziyaret etti. Başkan Trump bizzat kralın ziyaretinin transatlantik ilişkilerin onarılmasına "kesinlikle" yardımcı olabileceğini iddia etti. Geçtiğimiz hafta sonu Beyaz Saray Muhabirleri Derneği resepsiyonunda yaşanan silahlı saldırı, etkinliğin üzerine karanlık bir gölge düşürmüştü. Ancak Buckingham Sarayı, güvenlik endişelerini gözden geçirdikten sonra gezinin planlandığı gibi devam edeceğini doğruladı. Olayla ilgili olarak Saray, Kral'ın "Başkanın, First Lady'nin ve tüm konukların zarar görmediğini öğrenmekten son derece rahatladığını" belirtti. Kral III. Charles'ın ziyareti sırasında ABD Kongresi'ne hitap etmesi bekleniyor ve bu, tarihte bunu yapan ikinci İngiliz hükümdarı olacak. Heyetin programında ayrıca Beyaz Saray'da bir akşam yemeği ve 11 Eylül 2001 saldırılarının kurbanlarını anmak için New York'a bir ziyaret de yer alıyor.

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli Haber

Melania Trump: Epstein ile ilgili yalanlar bugün sona ermeli

ABD First Lady’si Melania Trump, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada, kendisini Jeffrey Epstein ile ilişkilendiren iddiaları sert sözlerle reddederek, bu yöndeki “yalanların bugün sona ermesi gerektiğini” söyledi. Melania Trump açıklamasında, hakkında ortaya atılan iddiaların itibarını zedelemeye yönelik olduğunu belirterek, “Benimle Epstein arasında bağ kuran yalanlar bugün sona ermeli. Hakkımda yalan söyleyen kişiler etik standartlardan, tevazudan ve saygıdan yoksundur” ifadelerini kullandı. Trump, Epstein ile hiçbir zaman arkadaş olmadığını vurgulayarak, eşi Donald Trump ile birlikte zaman zaman aynı sosyal davetlerde bulunmuş olabileceklerini ancak bunun New York ve Palm Beach’te sosyal çevrelerin örtüşmesinden kaynaklandığını belirtti. Açıklamasında, Epstein ya da Ghislaine Maxwell ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Trump, Maxwell’e gönderdiği e-postanın yalnızca sıradan bir nezaket mesajı olduğunu kaydetti. Trump, söz konusu yazışmanın “önemsiz bir nottan ibaret” olduğunu söyledi. Melania Trump ayrıca Epstein’ın mağdurlarından biri olmadığını, Epstein’ın kendisini Donald Trump ile tanıştırmadığını ve eşiyle 1998 yılında New York’ta düzenlenen bir partide tesadüfen tanıştığını belirtti. Bu tanışmanın kendi kitabı MELANIA’da ayrıntılı şekilde yer aldığını ifade etti. Trump, Epstein ile ilk kez 2000 yılında eşiyle birlikte katıldığı bir etkinlikte karşılaştığını ve o dönemde Epstein’ın suç faaliyetlerinden haberdar olmadığını vurguladı. Sosyal medyada dolaşan fotoğraf ve iddiaların sahte olduğunu belirten Trump, kamuoyuna “inandığınız bilgileri dikkatle değerlendirin” çağrısında bulundu. Melania Trump, adının Epstein soruşturmaları kapsamında hiçbir mahkeme belgesinde, mağdur ifadesinde veya FBI kayıtlarında yer almadığını da belirterek, Epstein’ın özel uçağına binmediğini ve özel adasını ziyaret etmediğini söyledi. Hakkındaki iddiaların siyasi ve maddi kazanç elde etmek isteyen kişiler tarafından yayıldığını savunan Trump, avukatlarıyla birlikte bu iddialara karşı hukuki mücadele yürüttüğünü belirtti. Trump, bu kapsamda bazı kişi ve kuruluşların kamuoyu önünde özür dilemek ve iddiaları geri çekmek zorunda kaldığını ifade etti. Melania Trump açıklamasının sonunda ABD Kongresi’ne çağrıda bulunarak, Epstein mağdurlarına yönelik kamuya açık bir oturum düzenlenmesini istedi. Trump, “Her kadının, isterse, kamuoyu önünde yeminli şekilde hikayesini anlatma fırsatı olmalı. Ancak o zaman gerçeğe ulaşabiliriz” ifadelerini kullandı.

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi. Haber

Trump karşıtı 'No Kings' protestoları Amerika Birleşik Devletleri genelinde yeniden alevlendi.

ABD’de Donald Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen milyonlarca kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” . Yaklaşık 9 milyon kişinin katıldığı tahmin edilen gösteriler, ABD tarihindeki en kitlesel eylemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Etkinliğe katılan Senatör Bernie Sanders da vatandaşların ülkenin geleceğini şekillendirmedeki rolünü vurgulayarak demokratik ilkelerin korunması çağrısında bulundu. Büyük çaplı gösteriler yalnızca Minnesota ile sınırlı kalmadı; New York, Los Angeles, Philadelphia, Dallas ve Washington, D.C. dahil olmak üzere birçok şehirde de kaydedildi. Dikkat çekici bir şekilde, bu etkinliklerin yaklaşık üçte ikisi büyük şehirlerin dışında gerçekleşti ve bu da hareketin giderek artan etkisini gösterdi. Dallas'ta protestocular ve karşı protesto grupları arasında çeşitli çatışmalar yaşandı. Güvenlik ve düzeni sağlamak amacıyla kolluk kuvvetleri çok sayıda tutuklama gerçekleştirdi. Reuters/Ipsos anketine göre, Başkan Donald Trump'ın onay oranı şu anda %36 seviyesinde olup, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviyesinde bulunuyor. Bu arada, Cumhuriyetçiler protestoları eleştirerek, bazı aşırı görüşlerin güçlendirildiğini savundular ve muhalif politikacıların hareketi açıkça desteklemesinden endişe duyduklarını dile getirdiler. Gözlemciler, protesto dalgasının, Amerika Birleşik Devletleri'nin yıl sonundaki ara seçimlere hazırlık dönemine girdiği ve geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti'nin kalesi olarak kabul edilen bölgeler de dahil olmak üzere birçok eyalette siyasi kampanyaların arttığı işaretlerinin görüldüğü bir dönemde gerçekleştiğine inanıyor. Washington'da protesto gösterisine katılan 45 yaşındaki Morgan Taylor, Trump'ın İran'daki askeriharekatına öfkelendiğini belirterek, bunu "anlamsız bir savaş" olarak nitelendirdi. "Kimse bize saldırmadı. Orada olmamıza gerek yoktu" dedi. “Kral Yok” hareketi Haziran 2025'te başlatıldı ve hızla ülke geneline yayıldı. Protestolar, organizatörlerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarına karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunduğu bir ortamda gerçekleşti; bu çatışma dördüncü haftasına girmişti. Hollywood’un efsane aktörü Robert De Niro, New York’taki eylemlerin sembol ismi oldu. Ünlü oluncu meydanları dolduran yüz binlere, şu sözlerle hitap etti: ABD’de Trump yönetimini ikinci yılına girilirken, ülke tarihini sarsan dev bir protesto dalgası yaşandı. 50 eyaletin tamamında eş zamanlı olarak sokağa dökülen Yaklaşık 9 milyon kişi, Beyaz Saray’a bu sloganla seslendi: “No Kings” Robert De Niro, eylemlerin sembol ismi oldu. pic.twitter.com/FW5sl59ICC — 724.guncelhaber (@724guncelhaber) March 30, 2026 “Her lanet olası günde yeni ve çılgın bir şey oluyor. Ama bugün farklı! Çünkü ülke genelinde; şehirlerde, kasabalarda, fabrikalarda ve çiftliklerde milyonlarca insan bir araya gelip tek bir ağızdan haykırıyor: KRALA HAYIR!”

New York 'taki LaGuardia Havalimanı'nda yolcu uçağı ile itfaiye aracı çarpıştı, 2 ölü var Haber

New York 'taki LaGuardia Havalimanı'nda yolcu uçağı ile itfaiye aracı çarpıştı, 2 ölü var

New York İtfaiye Teşkilatı (FDNY), New York’un en yoğun havalimanlarından biri olan LaGuardia'nın pistinde pazar gecesi geç saatlerde bir kaza meydana geldiğini duyurdu. Montreal-New York seferini yapan yolcu uçağı, iniş sırasında pistteki uçak bir yer aracıyla çarpıştı. Faciada uçağın kaptan pilotu ve yardımcı pilotu olmak üzere 2 kişi hayatını kaybederken, havalimanı uçuşlara kapatıldı. Yetkililer, olayda en az 2 kişinin de yaralandığını bildirdi. ABD medyasının soruşturmaya yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre kaza, Jazz Aviation (Air Canada Express) tarafından işletilen Bombardier CRJ-900 tipi yolcu uçağı, yerel saatle 23:40 sıralarında 4 numaralı piste inişini tamamlamak üzereyken meydana geldi. Uçak, o sırada pistte başka bir acil duruma müdahale etmek için seyir halinde olan New York ve New Jersey Liman İşletmesi'ne (Port Authority) ait bir yer aracına çarptı. Liman İşletmesi, kazaya karışan aracın polis memurları tarafından kullanılan bir "uçak kurtarma ve yangın söndürme aracı" (ARFF) olduğunu teyit etti. Air Canada yolcu uçağı kaza sonrası pistte duruyor, 23 Mart 2026. İlk belirlemelere göre, araçta bulunan bir çavuş ve bir polis memurunun vücutlarında kırıklar olduğu ancak durumlarının stabil olduğu öğrenildi. Uçaktaki diğer yolcular arasında başka bir ciddi yaralanma bildirilmedi. Kaynaklar, çarpışma anında uçağın inişini tamamlamak üzere olduğunu ve yaklaşık 48 km/sa (30 mph) hızla ilerlediğini belirtti. Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), çarpışmayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatmak üzere bölgeye bir uzman ekip (go team) gönderildiğini duyurdu. Jazz Aviation, 8646 sefer sayılı uçakta ön yolcu listesine göre 72 yolcu ve 4 mürettebat bulunduğunu açıkladı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, yolcu uçağının kokpit kısmının havada kaldığı ve ön gövde alt kısmının paramparça olduğu görülüyor. FAA, acil durum nedeniyle LaGuardia Havalimanı'nın uçuşlara kapatıldığını ve tüm seferlerin durdurulduğunu bildirdi.

New York Belediye Başkanlığı binası önündeki Müslüman karşıtı gösteri yakınında patlayıcı madde atıldı. Haber

New York Belediye Başkanlığı binası önündeki Müslüman karşıtı gösteri yakınında patlayıcı madde atıldı.

New York polisi dün yaptığı açıklamada, Belediye Başkanlığı binası önünde düzenlenen Müslüman karşıtı gösterinin yakınında atılan yanıcı maddenin, "ciddi yaralanmalara veya ölümlere neden olabilecek" ev yapımı bir patlayıcı olduğunu duyurdu. NYPD'nin açıklamasında, "NYPD Patlayıcılar Ekibi, dünkü gösteride yakılan ve atılan cihaz üzerinde ön analiz yaptı ve bunun sahte veya duman bombası olmadığını belirledi. Aslında, ev yapımı bir patlayıcı cihazdı" denildi. New York'un terörle mücadele birimi, cumartesi günü bir protesto gösterisinin yakınında bir adamın yanıcı maddeler atmasının ardından soruşturma başlattı. New York Polis Komiseri Jessica Tisch, cihazların çivi, vida ve fitil içerdiğini açıkladı. FBI'ın New York şubesi, terörle mücadele biriminin NYPD ile birlikte olayı soruşturduğunu belirtti. Polis dün, Molotof kokteylinin atıldığı yere yakın bir araçta arama yaparken "şüpheli bir cihaz" buldu. Tisch'in verdiği bilgiye göre ana şüpheli 18 yaşındaki Amir Balat, bir suç ortağı ve olaya karışmakla suçlanan dört kişi daha gözaltına alındı. Tisch, şu anda olayın Ortadoğu'daki savaşla bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti. Aşırı sağcı ve Müslüman karşıtı görüşleriyle tanınan etkili isim Jake Lang, 1 Ocak'ta göreve başlayan Müslüman Belediye Başkanı Zahran Mamdani'nin ofisi önünde, "İslamlaşma" olarak adlandırdığı duruma karşı protesto gösterisi düzenlenmesi ve New York'ta halka açık Müslüman namazlarının durdurulması talebiyle çağrıda bulundu. Tisch, polisin açıklamasına göre gösteriye 20 kişinin katıldığını, karşı gösteride ise 125 kişinin olduğunu belirterek, belediye başkanının gösteri sırasında konutunda olmadığına inanıldığını kaydetti. Protestoculara karşı olan genç bir adam, başka bir aktivistten bantla sarılmış ve duman çıkaran bir cihaz aldı ve güvenlik bariyerini geçmeden önce iki polis memurunun yakınına fırlattı. Genç adam daha önce de Lang dahil olmak üzere protestocuların yakınına benzer bir cihaz fırlatmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.