Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Netanyahu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail, hava saldırısında 300 kişinin ölmesinin ardından Lübnan ile müzakereye başlayacağını açıkladı. Haber

İsrail, hava saldırısında 300 kişinin ölmesinin ardından Lübnan ile müzakereye başlayacağını açıkladı.

Bu hamle, İsrail'in Lübnan'da 300'den fazla kişinin ölümüne yol açan yıkıcı hava saldırısını gerçekleştirmesinden sadece bir gün sonra geldi ve Başkan Donald Trump'ın arabuluculuğuyla sağlanan ABD-İran arasındaki ateşkesi tehlikeye attı. Daha önce, ABD Başkanı, İran'ın tüm medeniyetini yok etme tehdidinde bulunduğu son tarihten sadece birkaç saat önce, 8 Nisan sabahı (Vietnam saatiyle) İran'la altı haftadır süren çatışmada ateşkes ilan etmişti. Hava saldırıları, Lübnan'daki Hristiyan topluluğunun Paskalya bayramını kutladığı döneme denk geldi. Geçtiğimiz ay Lübnan ile doğrudan görüşme teklifini reddeden Başbakan Netanyahu, İran destekli Hizbullah militan grubunun silahsızlandırılması da dahil olmak üzere barış görüşmelerinin mümkün olan en kısa sürede başlatılması talimatını verdiğini söyledi. "Görüşmeler, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ile Lübnan arasında barışçıl ilişkilerin kurulması üzerine odaklanacak" dedi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da uluslararası toplumdan olumlu geri bildirimler alan diplomatik bir yol haritasını ilerletmek için çalıştığını doğruladı. Lübnanlı üst düzey bir yetkili, ülkenin İsrail ile daha kapsamlı görüşmelere olanak sağlamak için geçici bir ateşkes için aktif olarak lobi faaliyeti yürüttüğünü açıkladı ve bu çabayı ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşmasına "ayrı ama benzer bir yol haritası" olarak nitelendirdi. İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine ve diğer bölgelere düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından Lübnan'daki insani durum vahim. Lübnan, 8 Nisan'da yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerinde yaşanan ve "katliam" olarak nitelendirdiği olayların ardından ulusal yas ilan etti. Rafik Hariri Üniversitesi Hastanesi'ndeki kurtarma ekipleri, sürekli olarak parçalanmış cesetler almanın yürek burkan manzarasını anlattı. İsmini vermek istemeyen bir kurtarma görevlisi şunları söyledi: "Biz çoğunlukla vücut parçaları topluyoruz. Sağlam bir ceset bulmak çok nadir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar... Birilerinin çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar... Birilerinin çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Trafik güvenliği başta olmak üzere enerji, dış politika ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, özellikle araç sahiplerinin tepkisine neden olan plaka, görüntü, ses ve multimedya sistemlerine yönelik uygulamalar konusunda dikkatli olunması talimatı verdi. İçişleri Bakanlığı’nın süreci titizlikle yönetmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, yeni düzenlemelerin vatandaşlarda mağduriyet oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi. Ramazan etkinliklerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programlara çoğu çocuk ve genç olmak üzere 592 bin kişinin katıldığını açıkladı. 12 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen etkinliklerde çocukların hem eğlendiğini hem de öğrendiğini belirtti. Külliye’de 8 bini aşkın etkinliğin düzenlendiğini ifade eden Erdoğan, programın önemli bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Terörle mücadele ve bölgesel gelişmelere de dikkat çeken Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye yönelik girişimlerin karşılıksız kalmayacağını vurguladı. Bu sürecin, yarım asırlık çatışma ortamını sona erdirmeyi amaçladığını belirten Erdoğan, “Terörsüz Bölge” vizyonunun da Ortadoğu’da ayrışmayı körüklemek isteyen planlara engel olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Suriye’nin kuzeyi ve İran’a yönelik gelişmelerin, Türkiye’nin ortaya koyduğu stratejinin önemini bir kez daha gösterdiğini sözlerine ekledi. "BİRİLERİNİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMÜYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihlerinin hiçbir döneminde oyuna gelmediklerine dikkati çekerek, "Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükûneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Tekrar ediyorum, ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Şurası bir gerçek ki savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla derin izler bırakmaktadır. Özellikle Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir." Savaş uzadıkça başka komplikasyonların da ortaya çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır." diye konuştu. Bunun üzerine bazı ülkelerin, yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir, savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkânlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." diye konuştu.

Savaş 'ın  25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı Haber

Savaş 'ın 25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı

ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle: Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü. Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Baqer Qalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Qalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Qalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti. İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi. Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi. İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu. CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı. Kaynak : ndependent Türkçe, Reuters, AA, ANKA

İran, İsrail 'in Dimona ve Arad kentlerine büyük bir saldırı düzenledi. Haber

İran, İsrail 'in Dimona ve Arad kentlerine büyük bir saldırı düzenledi.

İran 'ın Dimona ve Arad kentine saldırılar yapıldı. Bu saldırı savaşın başından bu yana İsrail ' e yapılan en büyük miisllemelerden biri olduğu bildirildi. Özellikle Arad kentinde yapılan füze saldıırısında binaların arasına düşen füzenin bir mahalleyi yok ettiği bildirldi. Yapılan saldırıda 60 'ın üzerinde binanın hasarlı olduğu 4 binannın tamamen yıkıldığı bilgisi alındı. Tüm kentte acil durum oluşturuldu. 200 civarında ölü-yaralı bulunduğunu şu ana kadar 6 kesinlemiş ölen İsrail'li bildirildi. Onlarca ambulans ve 1300 civarında itfaiyecinin çalıştığı kentte teyakkuz halinde olduğu bildirildi. Yapılan saldırının hipersonik füzelerle yapıldığı 450 Kg başlık taşıdığı öğrenildi. İran yetkileri, Savaşın başka bir aşamaya geçtiğini bildirdi. Netanyahu : Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zort bir gece yaşıyoruz operasyonlarımız devam edecek. Düşmanlara karşı çok sert bir şekilde saldırmaya devam edeceğiz. Kısa bir süre önce Aras Belediye başkanı ile görüştüm. Sahadaki ekiplere kolaylıklar diliyorum. Arad Belediye Başkanı : Bölge halkı geneelikle sığınaktaydı fakat tahliye edilemeyen aileler de vardı..Saldırıya uğrayan Aras 'ta 150 aileyi tahliye ediyoruz. İran füzesi, İsrail'in nükleer programına ev sahipliği yapan Dimona'daki savunmal sistemlerini yendi İsrail'in İç Cephe Komutanlığı, bölgedeki İran füze saldırılarının ardından Salı gününe kadar ülkenin güneyinde okulları kapattı ve 50'den fazla kişinin toplanmasını yasakladı. Kan, kısıtlamaların Negev, Lachish ve Ölü Deniz bölgelerini kapsadığını bildirdi. Büyük toplantıların ancak gelen bir füze uyarısı durumunda katılımcılar korunan bir alana ulaşabilirlerse yapılabileceğini de sözlerine ekledi. Daha önce Eğitim Bakanlığı, Pazartesi günü ülke genelinde ders olmayacağını duyurdu. Dimona 'da , ülkenin güneyindeki Negev Çölü'ndeki İsrail'in nükleer programının hemen hemen evidir. Görünüşe göre bir balistik füze savunmasından geçti ve doğrudan bir saldırı oldu. Ayrıca şehir etrafında bildirilen birkaç başka etki olduğunu da anlıyoruz. Zayiat sayısı şu anda 50'nin üzerine çıkarıldı, çoğu hastane tedavisi gerektiriyor ve 12 yaşındaki bir çocuğun şarapnel yaralanmaları nedeniyle çok ciddi bir durumda olduğu söyleniyor. Dimona Cumartesi günü boyunca saldırılara maruz kaldı. Füzeler geçmeye çalışırken şehirde toplam yedi hava saldırısı uyarısı yapıldı. Bu şehrin stratejik önemi ve İsrail'in gelen füzelerin yüksek oranını durdurmakla gurur duyduğu gerçeği göz önüne alındığında, bu füzenin nasıl geçtiğine dair bir soruşturma yapılacak.

ABD’li senatör Sanders, İsrail’e yapılacak yeni silah satışını engellemek için tasarı sundu Haber

ABD’li senatör Sanders, İsrail’e yapılacak yeni silah satışını engellemek için tasarı sundu

ABD Senatörü Bernie Sanders, ABD yönetiminin İsrail’e satılmasına onay verdiği yaklaşık 660 milyon dolarlık bomba satışını engellemek için bir tasarı sundu. ABD’li bağımsız senatör Sanders, senatörler Chris Van Hollen, Jeff Merkley ve Peter Welch ile birlikte, İsrail’e yapılması planlanan silah satışını engellemek amacıyla ortak adım attı. Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Sanders, (ABD Başkanı Donald) Trump yönetiminin kısa süre önce satışına onay verdiği 20 binden fazla bombanın İsrail'e sevk edilmesini engellemek amacıyla diğer senatörlerden destek istediklerini belirtti. Sanders, açıklamasında, "İsrail'in aşırılıkçı hükümetinin Gazze, İran ve Lübnan'da yol açtığı korkunç yıkım göz önüne alındığında, Amerikan vergi mükelleflerinin şu anda yapması gereken en son şeyin, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetine 22 bin yeni bomba sağlamaktır. Yasadışı bir savaşı desteklemek için artık silah yok" ifadelerini kullandı. ABD yönetiminin onayıyla İsrail’e gönderilecek silah paketinin, 5 bin küçük çaplı bomba, 10 bin adet 250 kiloluk bomba ve 12 bin adet 500 kiloluk bomba olmak üzere toplam 22 bin bomba içerdiği, değeri yaklaşık 660 milyon dolar olarak açıklandı. Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senato’da tasarının kabul edilmesi beklenmezken, İsrail’e yapılacak yeni silah satışlarına yönelik Kongre tepkisi açısından bu tür tasarıların önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Dışişleri Bakanı  Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi Haber

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi

TBMM Genel Kurulu, İran gündemiyle toplandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasını yapmasının ardından “Hükümet Bilgilendirmesi” gündemine geçildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları, Orta Doğu’da savaş riski ve çatışmaların yayılması ile Türkiye’nin aldığı tedbirlere ilişkin Genel Kurul’u bilgilendirmek üzere Meclis’e geldi. Kurtulmuş, her bir bakana 30’ar dakika, takip eden konuşmalarda siyasi parti gruplarına 20’şer dakika, grubu bulunmayan partilerden iki milletvekiline de beşer dakika söz verileceğini belirtti. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl açıklanamayacak Hakan Fidan ile Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’un çalışmaya kapalı oturumla devam etmesi için oylama yapıldı. Kapalı oturuma geçilmesinin ardından basın mensuplarının salondan çıkması ve Genel Kurul Salonu’nun yanında bulunan odaların boşaltılması için oturuma ara verildi. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl süreyle kamuoyuna açılmayacak ve oturumda bulunan milletvekilleri de konuşulanlarla ilgili bilgi veremeyecek. Numan Kurtulmuş’tan “sistem bunalımı” değerlendirmesi Kurtulmuş, Genel Kurul başında yaptığı konuşmasında bölgede zaten kırılgan olan dengeleri daha hassas hale getirdiğini belirtti. “Kuralsızlığın normalleştirildiği, güç kullanımının hukukun yerine geçirildiği ve uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bunalımı” olarak tariflediği gelişmelerle ilgili Kurtulmuş, uluslararası düzenin meşruiyet ve işlev kaybına uğradığını söyledi. Yaşananların “geçici kriz” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş en ağır bedeli sivillerin ödediğini vurguladı. ABD’nin doğrudan savaşın içine çekilmesinin bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabileceğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir” dedi. “‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına müsaade edilmeyecek” Saldırıların derhal durdurulmasının ve çatışmanın engellenmesinin herkes için zorunluluk olduğunu kaydeden Kurtulmuş “Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil, insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündeme almaktadır” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş “Terörsüz Türkiye” sürecine de şu sözlerle değindi: “Barış için en ileri çabayı gösterirken kendi güvenliğimiz, sınırlarımızın emniyeti ve milletimizin huzuru konusunda tereddüt göstermeyecek kudrete, iradeye, dirayete ve tecrübeye sahibiz. Bölgemizde yaşanan her sarsıntının terör örgütleri ve vekalet unsurları eliyle yeni bir istikrarsızlık zeminine dönüştürülmesine ve ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına da asla müsaade edilmeyecektir. Kardeşi kardeşe kırdırmaya, bölgedeki halkları karşı karşıya getirmeye ve ülkeleri içeriden zayıflatmaya dönük hiçbir girişime de izin verilmeyecektir.” “Netanyahu ile ikinci bir Hitler karanlığı” Kurtulmuş, diplomasi yürürlükteyken saldırının başlamasının müzakere zemininin güvenilirliğini zedelediğine de dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofisindeki dualarla savaş siyasetine destek verildiğini söyleyen Kurtulmuş, meselenin güvenlik eksenli olmadığını, ideolojik ve fanatik zeminden kaynaklandığını savundu. Asıl sorunun “ İsrail yönetimini elinde bulunduran saldırgan ve hukuk tanımaz siyonist anlayış” olduğunu ifade eden Kurtulmuş “Netanyahu’ya ikinci Davut rolü biçmeye çalışanların, aslında insanlığı ikinci bir Hitler karanlığına sürükleyen bir barbarlık ürettiklerini görmelerini isteriz. Tarihten ibret almayanlar, tarihin en ağır hükümleriyle yüzleşmek zorundadır” dedi. " “Milli güvenlik” toplantıları kapalı oturumla görüşüldü." Meclis’te yakın dönemde milli güvenlik konularında yapılan toplantıların kapalı oturumla gerçekleştirildiği örnekler de oldu. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki “Aksa Tufanı Operasyonu”nun ardından İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına ve bölgesel gelişmelere dair bilgi vermek üzere 12 Ekim 2023’te Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yine Meclis’teydi. Fidan’ın katıldığı toplantı kapalı oturumla yapıldı. Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit olmasının ardından Fidan ile birlikte Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 16 Ocak 2024’te Genel Kurul’u bilgilendirdi. Fidan ve Güler, 8 Ekim 2024’t CHP’nin talebi üzerine düzenlenen kapalı oturum için Meclis’teydi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te İsrail saldırganlığının Türkiye’yi de içine aldığına yönelik sözlerinin ardından CHP bakanlardan bilgi istedi. Ancak kapalı oturumun ardından CHP lideri Özgür Özel “Bilmediğimiz hiçbir şey söylemediler ve sorun tam olarak budur. Türkiye Erdoğan’ın söylediği sözden endişe etmesin, altını dolduracak bir kelime yok” diyerek tepki gösterdi. 29 Ağustos 2025’te Meclis tatildeyken muhalefet “Gazze’deki insanlık dışı katliamı durdurmak ve insani yardım ulaştırabilmek için yapılması gerekenleri konuşmak üzere” Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırdı. Hakan Fidan’ın bölgeden bilgileri aktardığı toplantı da kapalı gerçekleştirildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da yeni çözüm sürecine ilişkin Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ile bakanların katıldığı toplantıları yine kapalı oturumlarla yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.