Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Romanya Bükreş Rus Konsolosluğunu kapattı Haber

Romanya Bükreş Rus Konsolosluğunu kapattı

Ukrayna-Rusya savaşının etkileri NATO topraklarına sıçradı. Bugün Romanya'nın doğusunda,Ukrayna sınırına yakın konumdaki Galati şehrinde bir insansız hava aracı (İHA) yerleşimbölgesine düştü. Bir konuta isabet eden İHA, 53 yaşında bir kadın ile 14 yaşında bir çocuğun ağır yanıklarlahastaneye kaldırılmasına neden oldu. Romanya’dan sert tepki: "Sorumsuzca bir tırmanma" Olayın ardından Romanya hükümeti, İHA’nın Rusya tarafından fırlatıldığını belirterek Moskova’yı"sorumsuz ve ciddi bir gerilimi tetiklemekle" suçladı. Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan,Ulusal Savunma Yüksek Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Toplantı sonrası açıklama yapan Dan, "Rusya Federasyonu’na karşı aynı sertlikte karşılıkverilmesi talimatını verdik" diyerek, Rusya’nın Köstence şehrindeki konsolosluğununkapatılmasına ve Rus konsolosun istenmeyen kişi (persona non grata) ilan edilerek sınır dışıedilmesine karar verildiğini duyurdu. Putin: Belge yok, Ukrayna’ya ait olabilir Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise suçlamaları reddetti. Putin, İHA’nın Rusya’ya aitolduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını savunarak, "Hiç kimse bu İHA'nın kaynağını kesinolarak söyleyemez. Rotasından sapan bir Ukrayna İHA’sı olması muhtemeldir. Eğer parçalartarafımıza teslim edilirse inceleme yapmaya hazırız" dedi. Putin ayrıca Rusya’nın Avrupa ülkelerini hiçbir zaman tehdit etmediğini öne sürdü. Medvedev: "Çenenizi kapatın" Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise her zamanki sert üslubuylaAvrupa'yı hedef aldı. Medvedev, AB ülkelerini savaşın "doğrudan katılımcıları" olarak nitelendirerek, "Çenenizikapatın. Bu tür olayların tekrarlanabileceği konusunda uyarıyoruz" ifadelerini kullandı. NATO ve ABD’den "Her karış toprak" vurgusu NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Rusya’nın pervasız davranışlarının herkes için riskoluşturduğunu belirtirken; ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker saldırıyı kınadı.Whitaker, "ABD, NATO toprağının her bir karışını savunacaktır" diyerek Bükreş yönetimine tamdestek mesajı verdi. Madde 4 gündemde Romanya’nın yaşanan bu "en ciddi olay" sonrası NATO Antlaşması’nın 4. maddesini işletipişletmeyeceği merak konusu. Söz konusu madde, bir müttefikin toprak bütünlüğü veyagüvenliğinin tehdit altında olduğunu hissetmesi durumunda tüm müttefikleri acil danışmatoplantısına çağırmasına olanak tanıyor.

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı Haber

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı

İngiliz hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Keir Starmer, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı artan güvenlik tehditleri ortamında, yeni bir anlaşma imzalamak üzere 27 Mayıs'ta Londra'da Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk ile bir araya gelecek. Yeni anlaşma, Başbakan Starmer'ın Avrupa ile ilişkileri iyileştirme ve AB ile güvenlik ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirme çabalarının ardından geldi. Daha önce İngiltere, Fransa ve Almanya ile de benzer anlaşmalar imzalamıştı. Toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Starmer şunları vurguladı: " Britanya ve Polonya uzun zamandır yakın müttefik ve dost ülkelerdir, ancak Avrupa'nın şu anda karşı karşıya olduğu zorluklar daha da güçlü bir ortaklığı gerektiriyor." Liderin açıklamasına göre, yeni savunma anlaşması "iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinde son bir nesilde atılan en büyük adım" olup, Londra ve Varşova'nın modern güvenlik tehditleriyle başa çıkmasına ve hem İngiltere'nin hem de Polonya'nın gelecek yıllardaki güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. Savunma açısından bakıldığında, anlaşmanın yeni nesil silahların koordineli geliştirilmesi ve üretimine zemin hazırlaması, bağımsız savunma tedarik zincirlerini güçlendirmesi ve hem İngiltere'de hem de Polonya'da daha fazla nitelikli iş imkanı yaratması bekleniyor. İş birliği, yeni hava savunma önleme sistemlerinin tasarlanması ve geliştirilmesi, füze ve hava savunma yeteneklerinin artırılması ve iki ülkenin kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesini içermektedir. İki taraf ayrıca yeni nesil orta menzilli hava savunma füzelerinin üretiminde de iş birliği yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, İngiltere ve Polonya, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için insansız sistemlerin kullanımını artıracak. İki ülkenin kara kuvvetleri, insansız hava araçlarına karşı savaş, elektronik savaş ve mühendislik desteği konularında koordinasyonu artırmak için geniş çaplı tatbikatlar gerçekleştirecek. İki taraf ayrıca, uzmanlık paylaşımı, tatbikatlar düzenleme ve gerçek zamanlı müdahale koordinasyonu yoluyla siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları gibi gelecekteki tehditlerle mücadelede işbirliğini geliştirme konusunda da anlaştı. Göç konusunda ise İngiltere ve Polonya, sınır güvenliğini güçlendirmek ve insan kaçakçılığı ağlarını ortadan kaldırmak için yeni bir Ortak Eylem Planı uygulamayı planlıyor. Bu plan kapsamında, iki ülke istihbarat paylaşımını artıracak, sosyal medyayı kullanarak göçmenleri tuzağa düşüren insan kaçakçılığı şebekelerine karşı mücadele çabalarını koordine edecek ve sınır kontrolünü güçlendirmek için modern gözetim ve takip teknolojilerini uygulayacak. Varşova'da konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İngiltere ile imzalanan yeni savunma anlaşmasını "tarihi bir an" olarak nitelendirdi. Polonya hükümetine göre, yeni güvenlik ve savunma anlaşması ortak askeri tatbikatlar için zemin oluşturacak, istihbarat paylaşımını artıracak ve siber güvenlik ile sağlık güvenliği alanlarında işbirliğini genişletecektir. Polonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) doğu kanadında yer alan ve Rusya, Belarus ve Ukrayna ile sınır komşusu olan bir AB üyesidir. Başbakan Tusk'a göre, bu coğrafi konum Varşova için güvenlik istikrarsızlığını "uzun vadeli bir gerçeklik" haline getirmiştir. Polonyalı lider, ABD ile stratejik ittifaka ek olarak Avrupa ülkeleriyle savunma anlaşmalarının güçlendirilmesinin, ülke için "kapsamlı güvenlik" sağlamayı amaçladığını belirtti. Polonya şu anda NATO ülkeleri arasında GSYİH'ye oranla en yüksek savunma harcamasına sahip ülke olup, bu yıl GSYİH'nin %4,8'ini aşmıştır. Mayıs ayı başlarında ülke, askeri modernizasyon programını ve savunma sanayisini finanse etmek için Avrupa Komisyonu ile bir kredi anlaşması imzalamış ve yaklaşık 44 milyar euro (yaklaşık 51 milyar ABD doları) destek almayı beklemektedir. 2025 yılında Polonya ve Fransa, savunma ve karşılıklı yardımlaşmayı da içeren, dostluk ve iş birliğini güçlendirme anlaşması imzaladı. Bu, nükleer bir güç olan Fransa'nın yalnızca en yakın müttefikleri için saklı tuttuğu bir taahhüt düzeyidir.

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu Haber

Rus istihbaratı : ABD ve İsrail, İranlı liderleri kendi takip sistemleriyle vurdu

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi ülkelerin güvenlik ve istihbarat teşkilatları başkanlarının bugün gerçekleştirdiği toplantıda konuşan FSB Başkanı Alexander Bortnikov, İran-ABD savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bortnikov, İranlı yetkililerin hedef alınma yöntemine değinerek, "İranlı üst düzey yetkililerin ABD-İsrail koalisyonu tarafından öldürülmesi, çok net ve endişe verici bir uyarıdır. Kurbanların anlık konum bilgileri, Tahran’daki mevcut gözetleme kamera sistemleri üzerinden elde edilmiştir" dedi. "Batı teknolojisi zayıflık yaratıyor" Herhangi bir kanıt sunmadan iddialarını sürdüren Bortnikov, Batılı teknoloji platformlarına güvenmenin, NATO ülkeleri ve müttefiklerinin siber saldırılarına karşı "belirgin bir zayıflık" oluşturduğunu vurguladı. Rus istihbarat şefi, bu sistemlerin istihbarat faaliyetleri için birer açık kapı haline geldiğini öne sürdü. "Suriyeli militanlar vekalet gücü olarak kullanılıyor" Bortnikov ayrıca, Batılı istihbarat servislerinin Suriye’deki silahlı grupları İran’a karşı birer "vekalet gücü" (proxy) olarak kullandığını iddia etti. Bu grupların Irak’taki özel kamplarda eğitildiğini savunan Bortnikov, şunları söyledi: "Elimizdeki bilgilere göre Batılı istihbarat birimleri, Suriyeli teröristleri İran'a karşı savaştırma çabalarından vazgeçmiyor. Irak’ta konuşlandırılan bu gruplar, özel kamplarda tutuluyor. Bu militanlar arasında BDT ülkeleri vatandaşlarının da bulunması tehlikenin boyutunu artırıyor." Güney sınırı uyarısı İran krizinin derinleşmesinin radikal grupları daha da cesaretlendirebileceği uyarısında bulunan Bortnikov, bu tehdidin sadece Ortadoğu ile sınırlı kalmayacağını, militanların kendi ülkelerine dönerek BDT’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabileceğini ifade etti. 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kurulan BDT; Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'ı kapsıyor.

NATO: ABD askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi güvenlik planlarımızı etkilemeyecek Haber

NATO: ABD askerlerinin Avrupa'dan çekilmesi güvenlik planlarımızı etkilemeyecek

General Grynkewich, Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "Şu ana kadar açıklananlar, yakın zamanda çekilmesini öngördüğümüz yegâne güçlerdir" dedi. Amerikan askerlerinin yeniden konuşlandırılmasının dinamik bir süreç olduğuna dikkat çeken Grynkewich, Avrupa ülkelerinin kendi savunma kapasitelerini ve caydırıcılıklarını inşa etmelerinin uzun yıllar alabileceğini vurguladı. Almanya'dan çekilme kararı ve ortadoğu etkisi NATO komutanının bu teminatı, Avrupalı müttefiklerin Trump'ın asker çekme kararı sonrası oluşan güvenlik açığını kapatmak için kapalı kapılar ardında yoğun bir diplomasi yürüttüğü bir döneme denk geldi. Trump yönetimi, Almanya'da konuşlu en az 5 bin ABD askerini çekme kararı almıştı. Washington'un bu hamlesi, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in İran'a yönelik savaş politikalarına getirdiği eleştiriler ve Avrupa'nın Hürmüz Boğazı'nın güvenliği konusunda ABD'yi yalnız bırakmasına yönelik bir misilleme olarak değerlendiriliyor. Özellikle 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırısı ve Tahran'ın buna hem doğrudan hem de komşu ülkeler üzerinden verdiği karşılık, bölgesel tansiyonu zirveye taşımıştı. İran'ın 2 Mart'ta Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapatması ve ABD'nin boğazı açma girişimlerinin sonuçsuz kalması, Transatlantik ilişkilerindeki çatlağı daha da derinleştirdi. Ağır teçhizat açığı ve Polonya sürprizi ABD'nin Avrupa'dan çekeceği güçlerin yerini doldurmak ciddi bir meydan okuma barındırıyor. NATO diplomatlarından edinilen bilgilere göre, ittifakın 32 üyesi, çekilecek Amerikan askeri kapasitesine Avrupalı alternatifler bulma görevini General Grynkewich'e devretti. Askeri uzmanlara göre asıl kriz personel eksikliğinden ziyade ağır silah kapasitesinde yaşanacak. Almanya'da konuşlu Amerikan uzun menzilli füze birliğinin çekilmesinin yarattığı boşluğun bir Avrupa gücüyle doldurulmasının en az 5 yıl alacağı öngörülüyor. Uzmanlar, tank ve zırhlı araç gibi ağır teçhizatların kısa sürede telafi edilmesinin "imkansız" olduğu konusunda uyarıyor. Öte yandan, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Polonya'ya ilave 4 bin asker gönderme planını iptal etmesi Varşova'da soğuk duş etkisi yarattı. Ancak Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Washington'da Hegseth ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada endişeleri yatıştırdı. Kosiniak-Kamysz, bu iptalin stratejik ortaklıklarına zarar vermediğini ve Pentagon'un Avrupa'daki kuvvet dağılımı için yeni bir plan üzerinde çalıştığını ifade etti.

Almanya, Türkiye'ye Patriot bataryası ve 150 asker gönderiyor Haber

Almanya, Türkiye'ye Patriot bataryası ve 150 asker gönderiyor

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre görev gücü; bir Patriot ateşleme birimi ile Schleswig Holstein eyaletinin Husum kentindeki 1. Hava Savunma Alayı'ndan 150 askerden oluşacak. ABD'nin yerini Almanya alıyor NATO, İran ile yaşanan gerilim sürecinde Türkiye'deki hava savunmasını güçlendirmişti. Mart ayı ortasında, İran'ın Türkiye'ye yönelik balistik füze saldırılarının ardından Malatya'daki Kürecik Radar Üssü bölgesine ABD'ye ait Patriot bataryası konuşlandırılmıştı. Alman Savunma Bakanlığı, Türkiye'ye gönderilecek kuvvetlerin ABD birliklerinin yerini alacağını belirtti. Bu adımla Almanya'nın NATO hava sahasının korunmasında "adil yük paylaşımı"na önemli katkı sunacağı vurgulandı. Savunma Bakanı Boris Pistorius, Almanya'nın NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlendiğini belirterek şunları söyledi: "Askerlerimizin Türk ve ABD'li ortaklarımızla çok yakın koordinasyon içinde çalışması, müttefiklerimizle iş birliğimizin ne denli güvenilir işlediğini bir kez daha ortaya koymaktadır." Büyükelçi: NATO'nun gücü birlikte savunmaktan geliyor Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg da sosyal medya hesabından Türkçe açıklama yaparak Alman ordusunun "önemli bir NATO müttefiki olan" Türkiye'ye destek verdiğini ve "NATO'nun güneydoğu kanadının hava ve füze savunmasına değerli bir katkı" sağladığını ifade etti. Sorg, "NATO'nun gücü birbirimizi korumamızdan ve savunmamızı ittifak olarak birlikte şekillendirmemizden gelmektedir. Bunu, Türkiye'nin İran tarafından balistik füzelerle defalarca hedef alındığı ve bu füzelerin tamamının NATO tarafından imha edildiği son haftalar da açıkça göstermiştir" dedi. Alman Patriot'ları Türkiye'de ilk kez değil Alman ordusuna ait Patriot bataryaları daha önce 2013-2015 yılları arasında NATO misyonu kapsamında Kahramanmaraş'ta konuşlandırılmış ve yaklaşık üç yıl boyunca Suriye sınırında NATO hava sahasını korumaya almıştı. Alman hava savunma kuvvetleri geçen yıl Polonya'da, önceki yıllarda ise Slovakya ve Litvanya'da görev üstlenmişti.

Almanya ile aynı fikirde olmayan Trump, Almanya'dan Polonya'ya asker kaydırma olasılığını açık bıraktı. Haber

Almanya ile aynı fikirde olmayan Trump, Almanya'dan Polonya'ya asker kaydırma olasılığını açık bıraktı.

Beyaz Saray'da gazetecilere konuşan Trump, ABD yönetiminin Almanya'dan çekilen bazı birlikleri Polonya'ya transfer etmeyi düşündüğünü kabul etti. Bu açıklama, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) içindeki güç dengesinin Orta ve Doğu Avrupa'da yeniden düzenlenmesine ilişkin daha geniş tartışmaların ortasında geldi. Trump, Polonya'ya asker gönderme olasılığı sorulduğunda, bunun "mümkün" olduğunu söylerken, Washington ile Varşova arasındaki ilişkinin çok iyi olduğunu vurguladı. Bay Trump, Polonya'nın bu senaryoyu istediğini söyledi ve iki ülke arasındaki çok iyi ilişkiye vurgu yaptı. Amerikalı lider ayrıca, seçimde açıkça desteklediği ve dezavantajlı durumda olduğu düşünülmesine rağmen seçimi kazanan Başkan Nawrocki ile yakın bir kişisel ilişkisi olduğunu da doğruladı. Medya haberlerine göre, ABD hükümeti önümüzdeki 6-12 ay içinde Almanya'dan yaklaşık 5.000 askeri çekmeyi planlıyor. Ancak lider, azaltımın ölçeğinin daha da büyük olabileceğini belirtti. Şu anda Almanya'da yaklaşık 35.000-37.000 ABD askeri personeli konuşlandırılmış durumda. Birkaç gün önce Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ülkesinin Almanya'dan çekilen ABD birliklerini karşılamaya hazır olduğunu ve gerekli askeri altyapıya sahip olduğunu açıkladı. Varşova, ABD'nin artan askeri varlığını bölgesel güvenliği artırmak ve NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için bir önlem olarak görüyor. Bu kararlar, Trump yönetimi ile Berlin arasındaki gerilimler ortamında alındı. Başkan Trump, ilk döneminde bile Almanya'yı savunmaya çok az harcama yapmakla eleştirmiş ve daha önce ülkedeki ABD askeri varlığını azaltacağını belirtmişti. Ancak, 2020'de birliklerin kısmen geri çekilmesine yönelik benzer bir plan nihayetinde gerçekleşmedi. Uzmanlar, kilit faktörün sadece asker sayısı değil, aynı zamanda kuvvetlerin konuşlandırıldığı yer olduğuna inanıyor. Eski Polonya'nın NATO Büyükelçisi Tomasz Szatkowski, Euronews'e verdiği son röportajda, Almanya'daki ABD güçlerinin sadece askeri öneme sahip olmadığını, aynı zamanda önemli siyasi ve tarihi değer taşıdığını savundu. "Bizim bakış açımızdan, Almanya'daki Amerikan askeri varlığının sürdürülmesi gerektiği açık. Ancak, asker sayısında azalma olursa, Polonya'nın bu askerlerin kendi topraklarına transferi için güçlü bir şekilde baskı yapması gerekiyor. Bu bizim çıkarımıza ve Polonya'nın bu konuda net bir sinyal göndermesi gerekiyor," dedi.

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi Haber

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi

DW’de Nina Werkhäuser’in haberine göre Baltık Denizi kıyısındaki Kiel-Wik deniz üssünden hareket eden "Fulda" mayın avlama gemisinin yakında Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor. Geminin ilk etapta bir NATO antimayın birliğine entegre edilmesi planlanıyor. "Fulda", Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarını tespit edip imha etme konusunda en üst seviyede donanım ve kabiliyete sahip. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana Tahran yönetimi, uluslararası ticaret açısından kritik önemdeki bu dar deniz geçidini bloke ediyor. İran'ın buraya deniz mayını döşediği tahmin ediliyor. Bu abluka nedeniyle küresel piyasalarda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Abluka Alman ekonomisini vurdu Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bir barış düzenlemesinin güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak bunun, İran savaşının sona ermesinden sonra mümkün olacağını vurguladı. Alman birinci televizyon kanalı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" adlı siyasi söyleşi programına katılan Merz, bu mesajı ABD Başkanı Donald Trump’a da ilettiğini belirtti: "Son ziyaretimde ve telefon görüşmelerimizde kendisine bu savaşın artık bizim üzerimizde de ciddi etkileri olduğunu, sona ermesini istediğimizi ve yardım sunmaya hazır olduğumuzu söyledim." Alman donanması, mayın temizleme konusunda geniş bir deneyime sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana özellikle Baltık Denizi’nde eski mühimmatın temizlenmesi kesintisiz sürdürülüyor. Modern insansız sistemler ve yüksek eğitimli mayın dalgıçlarıyla donatılmış on mayın avlama gemisi, bu alanda Almanya’ya uluslararası itibar kazandırdı. NATO içinde mayın temizleme kapasitesi ise sınırlı kabul ediliyor. Son söz Federal Meclis'te Alman ordusu Bundeswehr'in her silahlı yurtdışı görevi gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir deniz misyonu da belirli şartlara bağlı. Bu şartlar Almanya Anayasası ve Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirleniyor. Buna göre böyle bir görev, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği (AB) gibi bir "kolektif güvenlik sistemi" çerçevesinde yürütülmeli. Ayrıca Federal Meclis (Bundestag), görevlendirme hakkında bilgilendirilmeli, konuyu görüşmeli ve nihai olarak onay vermeli. Bu yetki belgesinde Bundeswehr’in görevi, kullanılacak askeri kapasite, görev bölgesi, azami asker sayısı ve görev süresi ayrıntılı şekilde belirleniyor. Donanmanın tüm unsurları çeşitli görevlerde Meclis onayı günler, hatta haftalar sürebileceği için donanma şimdiden hazırlık yapıyor. Ancak bunun için mevcut görevlerde değişiklik yapılması gerekiyor. Mayın Avlama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, Kiel’de düzenlenen bir basın toplantısında şöyle konuştu: "Elimizdeki tüm unsurlar halihazırda zaten çeşitli görevlerde. Bu özellikle mayın avlama filosu için geçerli. Yeni bir görev her zaman mevcut bir görevin aleyhine olur." Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da belirttiği gibi, Alman donanması, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler görevleri kapsamında zaten yoğun şekilde konuşlandırılmış durumda. Von Puttkamer, mayın temizleme gibi riskli operasyonların ancak koruma altında yapılabileceğini vurguladı: "Mayın karşı tedbir birlikleri, su üstü ve hava tehditleri bertaraf edilmeden görev yapamaz. Bir fırkateyn mayın bulamaz, bir mayın avlama gemisi de hava muharebesi yapamaz. Bu nedenle her zaman fırkateyn veya korvetlerle birlikte görev yaparız." Yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçakları da böyle bir operasyonda kullanılabilir. Pistorius: ABD olmadan görev yok Savunma Bakanı Pistorius’a göre, böyle bir görev ancak müttefiklerle ve özellikle ABD ile birlikte yürütülebilir. ABD'nin bölgede "en kapsamlı durumsal farkındalığa" sahip olduğunu belirten Pistorius, Nisan ayında ARD’de yayımlanan "Bericht aus Berlin" (Berlin Raporu) programında şunları söyledi: "Bu savaşı Amerikalılar İsrail ile birlikte yürütüyor. Dolayısıyla sonuçlarıyla ilgili operasyonlarda da birlikte hareket etmemiz gerekiyor." Hürmüz Boğazı’nın ne ölçüde mayınlandığıise bilinmiyor. Aynı şekilde Alman ordusunun göreve katılmasının ön koşulu olan İran savaşının kalıcı biçimde sona erip ermeyeceği de belirsiz. Şu an için böyle bir sona dair işaretler yok; aksine son dönemde bölgede gerilim yeniden tırmanmış durumda.

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek Haber

Trump-Merz gerilimi tırmanıyor: ABD, Almanya'dan 5 bin askerini çekecek

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Amerikan güçlerinin Avrupa'dan ve dolayısıyla Almanya'dan çekilmesi öngördüğümüz bir durumdu. Biz Avrupalılar olarak kendi güvenliğimizi sağlama konusunda artık daha büyük bir sorumluluk üstlenmeliyiz" ifadelerini kullandı. Gerilimin merkezinde "İran" var Washington'ın bu kararının perde arkasında, ABD Başkanı Donald Trump ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz arasında İran savaşı konusunda yaşanan derin görüş ayrılıkları yatıyor. Şubat ayı sonunda İran'a karşı başlatılan savaşta diplomatik çabaların çıkmaza girmesinin ardından Trump, Avrupalı müttefiklerine yönelik eleştirilerinin dozunu artırmıştı. ABD Başkanı, Avrupa ülkelerini savaşta ülkesine yeterli desteği vermemekle suçluyor. Pazartesi günü Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in, "Amerikalıların İran'a karşı net bir stratejisi yok" diyerek Tahran'ın dünyanın bir numaralı süper gücünü "köşeye sıkıştırdığını" söylemesi ipleri iyice germişti. Merz'e Salı günü yanıt veren Trump, Şansölye'yi hedef alarak, "İran'ın nükleer silaha sahip olmasını normal karşılıyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor" ifadelerini kullanmıştı. Merz ise bu sert sözlere doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, Perşembe günü "Avrupa ile ABD arasında güvenilir bir ortaklık" çağrısı yaptı. Kısmi çekilme 1 yıl içinde tamamlanacak Washington'ın, Almanya'daki toplam 36 bin askerinin yaklaşık yüzde 15'ini çekmeyi planladığı bu adım NATO'yu da harekete geçirdi. Cumartesi günü bir açıklama yapan NATO Sözcüsü, ABD askerlerinin Almanya'daki varlığına ilişkin kararın ayrıntılarını netleştirmek üzere ABD makamlarıyla koordinasyon halinde olduklarını bildirdi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise askeri çekilme işleminin "önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde" tamamlanabileceğini öngördüklerini aktardı. Ticaret savaşı kapıda: Hedef Alman otomotiv sektörü İran meselesiyle tırmanan diplomatik kriz, ticari bir boyut da kazandı. ABD Başkanı Trump, Cuma günü dolaylı yoldan Almanya'yı hedef alarak Avrupa Birliği'nden (AB) ithal edilen otomobillere uygulanan gümrük vergisini "önümüzdeki hafta" yüzde 25'e çıkaracağını duyurdu. 27 üyeli birlikte onay süreci henüz tamamlanmamış olsa da Trump, AB'yi geçen yaz varılan ticaret anlaşmasına sadık kalmamakla itham ediyor. Konuya ilişkin AFP'ye konuşan AB'nin Washington Elçisi, birliğin olağan hukuki prosedürlere uygun hareket ettiğini ve Washington'a verilen taahhütlere bağlı kalındığını belirtti. Elçi ayrıca, ABD'nin anlaşma maddelerine uymaması halinde "AB'nin çıkarlarını korumak için tüm seçeneklerin masada olduğu" uyarısında bulundu. Trump'ın gümrük vergisi tehdidi hayata geçerse, bu durumdan en büyük zararı Alman otomotiv sektörünün devleri görecek. Cumhuriyetçi ABD Başkanı, daha önce de Mercedes ve BMW gibi şirketleri yıllardır Amerikalıları "sömürmekle" suçlamıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.