Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nato

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Nato haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Haber

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye ve Kanada arasındaki ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldı. Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin yıl sonundan önce başlatılması hedeflenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önce 5 milyar, ardından 10 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor. Savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarında da yeni işbirliği adımları atılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerde Türkiye-Kanada ilişkilerinin yanı sıra ticaret, savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirliği fırsatları ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Carney’i Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını söyledi. İlişkilerin stratejik ortaklık seviyesine çıkarılması kararının ziyaretin en somut sonuçlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, işbirliğinin farklı alanlarda hayata geçirilecek projelerle güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımları artırmak amacıyla Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dahil mevcut mekanizmaların daha etkin kullanılacağını belirten Erdoğan, komitenin bir sonraki toplantısının 2027 yılında özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirileceğini bildirdi. Türkiye ile Kanada arasındaki mevcut ticaret hacminin yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Erdoğan, hedefin önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara ulaşmak olduğunu söyledi. İki ülkenin üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdiğini belirten Erdoğan, Afrika, Latin Amerika, Orta Asya ve Uzak Doğu'da işbirliği imkanları bulunduğunu ifade etti. Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanması planlanan mutabakat zaptının bu alandaki ortak projelere katkı sağlaması bekleniyor. Doğrudan uçuşlar yaklaşık iki katına çıkarılacak Türkiye ile Kanada arasında hava ulaşımının geliştirilmesi konusunda da adım atıldı. Erdoğan, güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması kapsamında iki ülke arasındaki doğrudan uçuşların yaklaşık iki katına çıkarılacağını açıkladı. Ulaştırma alanındaki bu gelişmenin yanı sıra savunma sanayisi ve enerji sektörleri de stratejik ortaklığın öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Savunma sanayisi ve nükleer enerjide işbirliği Erdoğan, Türkiye ve Kanada'nın savunma sanayisi alanında işbirliğinin önemini bilen iki NATO müttefiki olduğunu belirtti. Ortak basın toplantısında, savunma sektörü ortaklıklarına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığını duyurdu. Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'nın da iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğine destek sağlamasının beklendiğini ifade etti. Enerji alanında ise madencilik, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), kritik mineraller ve nükleer enerji başlıklarında geniş işbirliği imkanları bulunduğunu söyleyen Erdoğan, iki ülkenin enerji bakanlıkları arasında kabul edilen ortak bildirinin bu potansiyele işaret ettiğini kaydetti. Carney: Türkiye, NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye'nin Kanada açısından önemli bir ortak olduğunu vurgulayarak ülkenin NATO içindeki askeri kapasitesine ve savunma sanayisindeki gelişimine dikkat çekti. Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip olduğunu ve yenilikçi savunma sanayisiyle öne çıktığını belirten Carney, iki ülke arasındaki ticaretin son yıllarda yüzde 50 arttığını söyledi. Ancak mevcut ticaret seviyesinin potansiyelin küçük bir bölümünü yansıttığını ifade etti. Carney, yeni savunma sanayisi işbirliği anlaşmasının Türk ve Kanadalı şirketleri bir araya getirmesini, istihdamı artırmasını ve yeni ihracat fırsatları oluşturmasını beklediklerini dile getirdi. Türkiye'nin G20 ve NATO içindeki konumuna da değinen Carney, iki ülkenin güvenlik, enerji ve uluslararası sorunların çözümü gibi alanlarda birlikte yapabileceği çok şey bulunduğunu söyledi. Gazze ve Ukrayna gündemdeydi Erdoğan, görüşmelerde Gazze, Ukrayna ve Körfez bölgesi başta olmak üzere bölgesel gelişmelerin de değerlendirildiğini bildirdi. Ukrayna ve Körfez'de kalıcı barışa ulaşılması için diplomatik yöntemlerin öncelik taşıdığını belirtti. Gazze konusunda ise Kanada'nın bazı müttefikleriyle birlikte İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerini caydırma açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Carney de Türkiye'nin Gazze'den Ukrayna'ya, İran'dan Orta Doğu'ya kadar farklı bölgelerde önemli roller üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü anan Carney, Türkiye-Kanada ortaklığının gelecek nesiller boyunca güçlenerek sürmesini temenni etti. Türkiye ile Kanada arasında üç anlaşma imzalandı Görüşmeler kapsamında savunma sanayisi, hava ulaşımı ve enerji alanlarında üç ayrı belge imzalandı. Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı: Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Hava Ulaştırma Antlaşması: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson tarafından imzalandı. Erdoğan, Carney'e teşekkür ederek iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını söyledi. Kanada'ya yapacağı ilk ziyarette iş insanlarını bir araya getirerek ekonomik işbirliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmayı hedeflediklerini belirtti.

Hakan Fidan, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Türkiye-Belçika Zirvesi Brüksel’de Haber

Hakan Fidan, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Türkiye-Belçika Zirvesi Brüksel’de

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Belçika arasındaki Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı’na ilişkin açıklama yaptı. Açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 19-21 Ekim 2026 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de temaslarda bulunacak. Gündemde güvenlik ve adli iş birliği var Toplantıda Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra terörle mücadele, adli ve polis iş birliği, konsolosluk hizmetleri, vize ve göç konuları değerlendirilecek. Görüşmelerde ayrıca bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunulacak. Belçika tarafını toplantıda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Adalet Bakanı Annelies Verlinden ile İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt temsil edecek. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Brüksel ziyareti kapsamında NATO ve Avrupa Birliği’nden üst düzey yetkililerle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanırken, temasların, Türkiye’nin uluslararası ilişkileri ve güvenlik başlıklarındaki diplomatik görüşmelerinin bir parçası olması bekleniyor. Hatırlanacağı gibi, Türkiye-Belçika bakanlar toplantısının önceki turu 2016 yılında Ankara’da gerçekleştirilmişti.

Yerli savunma sanayinden TSK’ya göreve hazır Denizhan-76 Haber

Yerli savunma sanayinden TSK’ya göreve hazır Denizhan-76

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirildi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantıda yerli ve millî savunma sanayisi ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimatları ile Türkiye-Fransa savunma ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. TSK’YA YENİ TESLİMATLAR Tuğamiral Aktürk, son bir hafta içinde MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na çeşitli miktarlarda; Milli Piyade Tüfeği (MPT-76 MH), 120 mm havan tahrip mühimmatı, 155 mm beton delici topçu tapası, 2,75 inç roket motoru ile birlikte savunma sanayisi paydaşlarına çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmat teslim edildiğini duyurdu. MKE’nin yerli ve millî imkânlarla geliştirdiği Millî Deniz Topu “Denizhan-76”nın 9’uncusunun da atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen 11’inci gemiye entegre edilmek üzere teslim edildiği bildirildi. ???? 9'UNCU MİLLÎ DENİZ TOPU DENİZHAN-76 GÖREVE HAZIR! Millî gemilerimiz çok az sayıda ülkenin üretim kabiliyetine sahip olduğu Millî Deniz Topumuz DENİZHAN-76 ile donatılıyor. ???????? 9’uncu DENİZHAN-76 Millî Deniz Topu, MİLGEM Projesi kapsamında kullanılmak üzere atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak teslim edildi. Mühendislerimizin tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirdiği DENİZHAN-76: ???? Yakın ve orta menzilli hedeflere karşı etkili ateş gücü ???? Dakikada 80 atım kapasitesi ???? 16 km etkili menzil ????️ Hava savunma, su üstü harbi ve kara bombardımanı görev kabiliyeti ????️‍????️ Düşük radar izi ve çoklu görev performansı sunuyor. Ülkemize hayırlı olsun! ⚓ @tcsavunma #MillîGüçMKE ???????????????? — MKE (@MKEgovtr) October 8, 2026 ASELSAN’DAN ÜÇ KUVVETE FARKLI SİSTEMLER ASELSAN tarafından da Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarına çeşitli sistemlerin teslimatı yapıldı. Buna göre; Kara Kuvvetleri’ne 35 mm Hava Savunma Sistemi Modernizasyonu kapsamında Ateş İdare Cihazı ve Modern Çekili Top, ayrıca MİLKAR-3A4 Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi, Deniz Kuvvetleri’ne ASTELA 4931 Sabit Merkez ve ASTELA 3711 El Telsizi Setleri, Hava Kuvvetleri’ne ise LGK-84 Lazer Güdüm Kiti ve HGK-84 Hassas Güdüm Kiti teslim edildi. Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, 100 yıldır Türk donanmasının gücüne güç katan Gölcük Tersanesi Komutanlığında gerçekleştirildi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda, basın mensupları ile şu bilgiler paylaşıldı: GELENEK İLE TEKNOLOJİNİN KESİŞTİĞİ NOKTA: GÖLCÜK TERSANESİ KOMUTANLIĞI 100’üncü kuruluş yıl dönümü münasebetiyle, Türk denizciliğinin ve savunma sanayimizin köklü merkezlerinden biri olan Gölcük Tersanesi Komutanlığımızda gerçekleştirdiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda, Birinci Dünya Savaşı’nda mayın hasarı alan Yavuz Zırhlısı’nın onarımı amacıyla inşa edilen Havuz-1 ile temelleri atılan Gölcük Tersanesi Komutanlığımız; aradan geçen bir asırda Berk ve Peyk refakat muhriplerinden Yıldıray denizaltısına, TCG Fatih fırkateyninden günümüzün modern deniz platformlarına uzanan süreçte önemli yetkinlikler kazanmış; muharip su üstü ve denizaltı platformlarının yanı sıra farklı tip ve sınıflarda toplam 512 platformun inşasını gerçekleştirmiştir. Türkiye’de denizaltı inşa edebilen tek, dünyada ise sayılı tersanelerden biri olan Tersanemizde, ‘‘Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi’’ kapsamında projenin 9’uncu gemisi Pınarhisar ile reis sınıfı ve millî denizaltımız MİLDEN’in inşa çalışmaları devam etmektedir. Gelenek ile teknolojinin kesiştiği Komutanlığımızda, geçmişten gelen tecrübe günümüzün vazgeçilmezi olan teknolojiyle birleşerek modern ve yüksek teknolojiyi haiz savaş platformlarına dönüşmektedir. Bunun yanı sıra, Preveze ve Gür sınıfı denizaltılar ile Barbaros sınıfı fırkateynlerin yarı ömür modernizasyonları gerçekleştirilmekte, Deniz Kuvvetlerimizin envanterinde yer alan 86 platformun kapsamlı bakım ve onarımları yapılmaktadır. Geçmişten gelen köklü bilgi ve tecrübesini ileri teknoloji ve yüksek mühendislik gücüyle buluşturan Komutanlığımız; askerî gemi ve denizaltıların inşa, bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetlerini başarıyla sürdürerek Deniz Kuvvetlerimizin gücüne ve savunma sanayimizin gelişimine önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Bu vesileyle, Gölcük Tersanesi Komutanlığımızın 100’üncü kuruluş yıl dönümünü kutluyor; bugüne kadar Tersanemize emek veren tüm mensuplarımızı şükranla yâd ediyor, görevlerini büyük bir özveriyle sürdüren personelimize başarılar diliyoruz. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE GİRDİ Ulusal güvenliğimizin ayrılmaz parçası olan yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği harp araç, gereç ve mühimmatla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğini daha da artırma çalışmalarımız kapsamında, son bir hafta içerisinde; MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza muhtelif miktarda; - Millî Piyade Tüfeği (MPT-76 MH), - 120 mm havan tahrip mühimmatı, - 155 mm beton delici topçu tapası, - 2,75 inç roket motoru ile - Savunma sanayisi paydaşlarımıza çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiştir. Yine MKE tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Millî Deniz Topumuz ‘‘Denizhan-76’’nın 9’uncusu, atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak MİLGEM Projesi kapsamında inşa edilen 11’inci gemiye entegre edilmek üzere teslim edilmiştir. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza; - “35 mm Hava Savunma Sistemi Modernizasyonu çerçevesinde” Ateş İdare Cihazı ve Modern Çekili Top ile , - MİLKAR-3A4 Taşınabilir Elektronik Taarruz Sistemi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza; - ASTELA 4931 Sabit Merkez ve ASTELA 3711 El Telsizi Setleri, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ise; - Lazer Güdüm Kiti (LGK-84) ve Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) teslimatları gerçekleştirilmiştir. 1 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, ülkemizin ve milletimizin güvenliği ile devletimizin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı sürdürdüğü mücadele kapsamında son bir hafta içerisinde; - 1 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur. HUDUTLARDA MÜCADELE SÜRÜYOR Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarımızda ise; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 660 şahıs yakalanmış, 1.383 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 366, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 53 bin 870 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan; sınırlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlamak ve ülkemizin güneyinde oluşturulmak istenen terör koridorunu engellemek amacıyla 9 Ekim 2019’da başlatılan Barış Pınarı Harekâtı’nın 7’nci yıl dönümünde; canları pahasına mücadele eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve NATO başta olmak üzere uluslararası görevler kapsamında; bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sunmaya devam etmektedir. Bu kapsamda; - 3 Ekim’de Fransa’da, Savunma ve Güvenlik Genel Müdürümüz tarafından Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Nezdinde Delege Bakanı, Fransa Cumhurbaşkanı Askerî Özel Kalem Başkanı ve Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü ile ikili savunma ve askerî ilişkiler, stratejik diyalog ile mevcut iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirilmiş, bu çerçevede “Türkiye-Fransa Savunma İş Birliği Yol Haritası” imzalanmıştır. - Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler 2026 Yılı Uygulama Planı kapsamında Millî Savunma Üniversitemizden bir heyet 7-9 Ekim tarihleri arasında Atina’da Yunanistan Savunma Kolejinde temaslarda bulunmakta, - Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları’nın yeni turunun yarın (9 Ekim) Girit’te yapılması, 13-15 Ekim tarihleri arasında ise Yunanistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmesi planlanmaktadır. Diğer yandan, 15-16 Ekim’de Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız tarafından Ankara’da, alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar ile 35 ülkeden 114 katılımcının iştirakiyle “Terörizm Uzmanları Konferansı ve Üst Düzey Terörle Mücadele Semineri” icra edilecektir. SAYIN BAKANIMIZ BUGÜN ARNAVUTLUK SAVUNMA BAKANI İLE BİR ARAYA GELECEK Sayın Bakanımız, - 1 Ekim’de Azerbaycan’da icra edilen Birliğin Gücü-2026 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’ne, - 2 Ekim’de 13’üncü Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Savunma Bakanları Toplantısı ile “ADEX Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı”na, - 3 Ekim’de Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcımız Sayın Salih Ayhan ile birlikte Şanlıurfa’da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’ya, - 5 Ekim’de Sayın Dışişleri Bakanımız ve Sayın Genelkurmay Başkanımızla birlikte Mekke Anlaşması kapsamında Riyad’da düzenlenen “Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi Toplantısı”na, - 7 Ekim’de Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katılmıştır. - Sayın Bakanımız bugün de (8 Ekim) Arnavutluk Savunma Bakanı ve beraberindeki heyeti ağırlayacak, Katar Büyükelçisini kabul edecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız 6 Ekim’de, Kuveyt Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş; aynı gün Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Polonya Kara Kuvvetleri Müfettişi’ni kabul etmiştir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız, 6-8 Ekim tarihleri arasında İtalya’da düzenlenen “15’inci Bölgeler Ötesi Deniz Gücü Sempozyumu”na katılmış; sempozyum kapsamında mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmiştir. ULUSLARARASI TOPLUMU, İSRAİL’E KARŞI SOMUT ADIMLAR ATMAYA DAVET EDİYORUZ Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; İsrail; Suriye’nin güneyindeki yerleşim yerlerinde ev baskınlarına, keyfi gözaltılara, kara sınırı ihlallerine ve hava/topçu atışları ile bölgede gerilimi tırmandıran saldırgan tutumuna devam etmektedir. “Sözde Sufa-53 Hattı Projesi” kapsamında hendek kazma ve yol genişletme faaliyetlerine tekrar başlaması, “1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması”nın açık bir ihlali ve yayılmacı politikalarına devam ettiğinin bir göstergesidir. Ayrıca, İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin ve aşırılık yanlısı Yahudilerin kutsal mekânları hedef alan ihlal ve provokasyonlarına göz yumması da bölgedeki gerilimi tırmandırmaktadır. İsrail Hükûmetinin bölgede barış ve istikrarın sağlanmasını engelleyen bu politikalarına ve eylemlerine karşı, uluslararası toplumu somut ve kararlı adımlar atmaya bir kez daha davet ediyoruz. TSK, EĞİTİM-TATBİKAT FAALİYETLERİ İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetleriyle harekât kabiliyetini geliştirmeye, modern harp yeteneklerini ileri seviyeye taşıyarak etkinlik ve caydırıcılığını artırmaya devam etmektedir. Bu kapsamda; - 3-9 Ekim tarihleri arasında Amasya’da Şehit Hava Uçak Bakım Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan Yıldırım Seferberlik, - 6-16 Ekim tarih aralığında İzmir Körfezi ve Karadeniz Ereğli’nde Nusret-2026 tatbikatları devam etmekte, - 12-16 Ekim tarihleri arasında ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası Tatbikatı icra edilecektir. Ayrıca; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ateş gücünü göstermek ve kuvvetler arası ateş desteğinin koordinasyonunu geliştirmek maksadıyla Polatlı’da icra edilen ‘‘Ateş Serbest-2026 Faaliyeti’’nin Seçkin Gözlemci Günü’nün 15 Ekim’de gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Söz konusu faaliyette, 95 farklı cins ve çapta silah ve silah sistemiyle atış görevleri icra edilecek, 104 farklı cins ve çapta silah ve silah sistemi ise sergilenecektir. Ayrıca, Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşu gerçekleştirilmesi ve Mehteran Birlik Komutanlığımız tarafından konser icra edilmesi planlanmaktadır. Diğer yandan katılım sağladığımız; - Romanya’da Carpathian Arc Kolektif Savunma, - İtalya, İngiltere ve Norveç’te Steadfast Duel, - İstanbul’da On Guard Komuta Yeri ile - Kore Cumhuriyeti’nde Çok Uluslu Mayın Harekâtı (Multinational Mine Warfare Exercise) tatbikatları devam etmektedir. Yine, 13-25 Ekim tarihleri arasında İtalya’da düzenlenecek Mare Aperto Amfibi Harekât Tatbikatı’na iştirak edilecektir. Ayrıca, - 5-9 Ekim tarihleri arasında Romanya Sahil Güvenlik unsuru Mai 0201 tarafından İstanbul’a, - 6-8 Ekim tarih aralığında; Millî Savunma Üniversitesi Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu öğrencilerimizin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında TCG Sancaktar tarafından Çanakkale’ye, - Nusret-2026 Tatbikatı kapsamında NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2)’de görevli İspanya Deniz Kuvvetleri unsuru Turia, İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Numana ve Almanya Deniz Kuvvetleri unsuru Fulda tarafından 6-18 Ekim tarihleri arasında İzmir’e liman ziyaretleri yapılmakta, - NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2)’de görevli TCG Burgazada tarafından 10-12 Ekim tarihleri arasında İtalya’ya, - Batı Karadeniz’de icra edilen Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubunun 12’nci Aktivasyon Faaliyeti kapsamında, TCG Akçay, Bulgaristan Deniz Kuvvetleri’ne ait Struma ve Captain Dimitar Dobrev ile Romanya Deniz Kuvvetleri’ne ait Dumitrescu tarafından 11 Ekim’de Karadeniz/Ereğli’ye liman ziyaretleri icra edilecektir. TCG Alemdar kurtarma gemimiz; Bakanlığımız, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi arasında imzalanan protokoller kapsamında, 8-18 Ekim tarihleri arasında Ege Denizi Koyun Adaları ve Didim bölgesinde, Osmanlı Dönemi batıklarının tespit ve teşhisi ile bu batıklardaki arkeolojik kalıntıların ve askerî kültür varlıklarının çıkarılmasına yönelik faaliyetlere iştirak etmektedir. Diğer yandan; - Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla 9 Ekim’de Karadeniz’de eğitim uçuşu, “Mudanya Mütarekesi’nin 104’üncü Yılı” kapsamında 11 Ekim’de SOLOTÜRK tarafından Mudanya’da gösteri uçuşu icra edilecektir. 5-9 Ekim tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen Uluslararası Uzay Kongresi’ne (IAC 2026 Antalya) Hava Kuvvetleri Uzay Komutanımız katılmaktadır. 25-27 Eylül tarihleri arasında Mersin’de düzenlenen “Olimpik Branşlar Ateşli Silahlar Federasyon Kupası”nda; 50 metre ateşli tüfek ve 25 metre ateşli tabanca branşlarında dört birincilik ve iki ikincilik elde eden TSK Spor Gücü Atış Takımımız ile 50 metre ateşli tüfek kategorisinde yurt dışı baraj puanını geçerek millî takımımız adına yarışmaya hak kazanan sporcumuzu tebrik ediyoruz. Öte yandan vatan ve bayrak sevgisini her şeyin üzerinde tutan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu köklü değerleri ve millî ruhu gelecek nesillere aktarmaya devam etmektedir. Bu anlayışla, Özel Kuvvetler Komutanlığımız tarafından gerçekleştirilen atlayışta, 3 bin 37 buçuk metrekarelik (3.037,5 m²) şanlı Türk bayrağımız gökyüzünde dalgalandırılarak yeni bir rekora imza atılmıştır. Millî ve manevi değerlerimize olan bağlılığımızın güçlü bir göstergesi olan bu anlamlı faaliyeti başarıyla gerçekleştiren Özel Kuvvetler Komutanlığımız personelini tebrik ediyoruz. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri kapsamında; - 22 Eylül’de başlayan ve e-Devlet üzerinden yürütülen Türk Silahlı Kuvvetlerinde yedi hizmet yılını tamamlayarak görevlerinden ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlerin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına ilişkin ön başvuru süreci 12 Ekim’de sona erecektir. “2026 yılı Tabip ve Diş Tabibi Sınıfı Sözleşmeli/Muvazzaf Subay, Özel Nitelikli Beden Eğitimi Öğretmeni Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı” ile “Millî Savunma Üniversitesine Öğretmen/Mühendis Sınıfı Muvazzaf Subay Adayı Temini Başvuruları” 20 Ekim’e kadar devam edecek, “Türk Silahlı Kuvvetlerine En Az Dört Yıl Süreli Fakülte veya Yüksekokul Mezunlarından 2026 Yılı Muvazzaf Subay Adayı Temini” başvuruları ise 12 Ekim’de başlayacaktır. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Gölcük Tersanemiz gibi köklü askerî tersanelerimizin sahip olduğu bilgi, tecrübe ve mühendislik kabiliyetlerini sürekli geliştirmeye, - Yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirdiği modern harp araç, gereç ve sistemleriyle gücünü ve caydırıcılığını daha da artırmaya, - Mavi Vatanımız başta olmak üzere ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya, - Karada, denizde ve havada ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için kendisine tevdi edilen tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ ÜZERİNE YOL HARİTASI Türkiye ile Fransa arasında, karşılıklı çıkarlar temelinde savunma ve güvenlik alanındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve mevcut iş birliğinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması amacıyla bir Yol Haritası imzalanmıştır. Yol Haritası kapsamında; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişarelerde bulunulması, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, üçüncü ülkelerde bölgesel istikrara katkı sağlayacak eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin koordineli şekilde yürütülmesi planlanmaktadır. Askerî alanda; ortak eğitim faaliyetlerinin artırılması, harp akademileri arasında karşılıklı personel değişim programlarının geliştirilmesi, liman ziyaretleri ile kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek eğitim ve tatbikatların icra edilmesi hedeflenmektedir. Savunma sanayi alanında ortak proje ve iş fırsatlarının geliştirilmesi, bilgi ve teknoloji paylaşımının teşvik edilmesi ve iki ülke savunma sanayi kuruluşları arasındaki temasların artırılması amaçlanmaktadır. Yol Haritası ile iki ülkenin savunma makamları arasındaki temasların düzenli hâle getirilmesi ve iş birliğinin kurumsallaştırılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda toplantıların sırasıyla Paris ve Ankara’da dönüşümlü olarak gerçekleştirilmesi, ilk toplantının ise tarafların mutabakatıyla 2026 yılının son çeyreğinde yapılması planlanmaktadır. Söz konusu Yol Haritası’nın iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasına, karşılıklı güvenin güçlendirilmesine ve bölgesel barış ile istikrara katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir. MEKKE SAVUNMA İTTİFAKI Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, 5 Ekim 2026 tarihinde Riyad’da toplanmıştır. Toplantıda; bölgesel gelişmeler ve kolektif savunma tedbirleri ele alınmış, Sekretaryanın başlangıç yapılanması belirlenmiş, savunma sanayi iş birliğinin geliştirilmesine yönelik çerçeve görüşülmüş ve İttifakın kurumsallaşması yönünde önemli ilerleme sağlanmıştır. Diğer siyasi, idari, askerî ve savunma sanayi mekanizmalarına ilişkin çalışmaların, tarafların mutabakatı ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Öte yandan, üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve yeteneklerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve konuşlandırılması için gerekli tedbirler görüşülmüştür. Ülkemiz tarafından sağlanabilecek askerî kuvvet ve yeteneklere ilişkin süreç, Anayasamız ve ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülecektir. #MillîSavunmaBakanlığı — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) October 8, 2026 TÜRKİYE-FRANSA SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ İÇİN YOL HARİTASI Toplantıda ayrıca, Türkiye ile Fransa arasında savunma ve güvenlik alanındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla bir Yol Haritası imzalandığı açıklandı. Bu kapsamda; savunma ve güvenlik konularında düzenli istişare, hibrit tehditlerle mücadele, istihbarat paylaşımı, hava savunma alanında daha yakın iş birliği, sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yol haritasında ayrıca ortak eğitim faaliyetleri, harp akademileri arasında personel değişimi, liman ziyaretleri ve kara, deniz ve hava unsurlarının katılımıyla müşterek tatbikatlar da yer alıyor. Savunma sanayisinde ortak proje ve teknoloji paylaşımının artırılması amaçlanırken, iki ülke savunma makamları arasındaki temasların düzenli hale getirilmesi planlanıyor. İlk toplantının ise 2026 yılının son çeyreğinde yapılması öngörülüyor.

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti Haber

Atina’da Rubio protestosu: Binlerce kişi ABD ve NATO politikalarını protesto etti

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki günlük resmi temaslarda bulunmak üzere Yunanistan’ın başkenti Atina’ya geldi. Rubio’nun ziyareti öncesinde kentte ABD ve NATO karşıtı protesto düzenlendi. Yerel saatle 19.00 sıralarında Propylaea ve Syntagma meydanlarında başlayan gösterilere yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı bildirildi. Filistin’e destek mesajları Göstericiler, ABD, NATO ve İsrail karşıtı sloganlar atarken savaş karşıtı mesajlar verdi. Protestoda Filistin’e destek amacıyla Filistin bayrakları da taşındı. Bazı göstericilerin ellerinde “Rubio Yunanistan’a hoş gelmedi” ve “ABD ve İsrail’in savaş planlarında Yunanistan’ın katılımına hayır” yazılı pankartlar taşıdığı görüldü. Polis büyükelçiliklere yürüyüşe izin vermedi Protestoyu düzenleyenler, gösterinin ardından ABD ve İsrail büyükelçiliklerine yürümek istediklerini açıkladı. Ancak Yunan polisi, Rubio’nun ziyareti öncesinde alınan güvenlik önlemleri kapsamında büyükelçiliklere giden güzergahları barikatlarla kapattı. Göstericilerin bu bölgelere ilerlemesine izin verilmedi. Önemli idari ve diplomatik merkezlerin çevresindeki sivil alanlarda da toplantı ve gösterilere yönelik kısıtlamalar uygulandı. Rubio’nun gündeminde stratejik diyalog var Yunan kaynaklarına göre Rubio, ABD-Yunanistan Stratejik Diyaloğu’nun 6. turu kapsamında Yunanistan’ı ziyaret ediyor. Yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel güvenlik, enerji ve ikili iş birliğinin ele alınması bekleniyor. Rubio’nun Atina temaslarının iki gün sürmesi planlanıyor.

Almanya Başbakanı Merz: Moskova bizi test ediyor Haber

Almanya Başbakanı Merz: Moskova bizi test ediyor

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin'de Litvanya Başbakanı Mindaugas Sinkevičius ile bir araya geldi. İki liderin görüşmesinde Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa'nın güvenliği ve Rusya kaynaklı olduğu belirtilen hibrit tehditler ele alındı. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. "Moskova bizi test ediyor" Rusya'nın son dönemdeki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Merz, Moskova'nın yayılmacı ve revizyonist politikasını yoğunlaştırdığını söyledi. Rusya'nın saldırılarının uzun süredir Ukrayna sınırlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Merz, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin de farklı biçimlerde bu saldırıların hedefi olduğunu ifade etti. Merz, Moskova'nın yalnızca hibrit saldırılarla değil, Avrupa'da yaydığı propaganda yoluyla da kendilerini test ettiğini söyledi. Almanya Başbakanı, Rusya'nın amacının Avrupa ülkelerini Ukrayna'ya verdikleri destek konusunda tedirgin etmek ve bölmek olduğunu savundu. Almanya'dan Ukrayna'ya destek mesajı Merz, Almanya'nın Ukrayna'ya yönelik desteğinin devam edeceğini vurguladı. Bu desteğin Avrupa'da kalıcı bir özgürlük ve barış düzeninin korunması açısından önemli olduğunu belirten Merz, Rusya'nın baskı ve tehditleri karşısında Avrupa'nın bölünmesine izin vermeyeceklerini ifade etti. Almanya Başbakanı, “Hedefimiz güvenli bir Avrupa'da egemen bir Ukrayna'dır” diyerek Berlin'in Kiev'e yönelik politikasını sürdürme kararlılığını ortaya koydu. Merz ayrıca Ukrayna'ya verilen desteğin savaşın uzatılması amacı taşımadığını, Moskova'nın müzakere masasına oturmasını sağlamak için sürdürüldüğünü belirtti. Baltık ülkelerinin güvenliği vurgulandı Merz ve Sinkevičius'un görüşmesinde Baltık bölgesinin güvenliği de gündeme geldi. Almanya Başbakanı, Baltık ülkelerinin güvenliğinin Almanya'nın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Almanya'nın Litvanya'daki askeri varlığının NATO'nun doğu kanadının güvenliğine verilen önemin göstergesi olduğunu belirten Merz, hibrit tehditlere karşı siber savunma, silahlı kuvvetler ve savunma sanayisinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Litvanya Başbakanı Sinkevičius da Almanya'nın ülkesine verdiği desteğe teşekkür ederken, Vilnius yönetiminin savunma kapasitesini artırmaya devam ettiğini belirtti. SEO başlığı: Merz'den Rusya açıklaması: "Moskova bizi test ediyor" Meta açıklaması: Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya'nın Avrupa'yı hibrit saldırılar ve propaganda yoluyla test ettiğini söyledi. Merz, Ukrayna'ya desteğin süreceğini açıkladı. Etiketler: Friedrich Merz, Almanya, Rusya, Ukrayna, Litvanya, Sinkevičius, Avrupa, NATO, hibrit saldırı

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder” Haber

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’ya yönelik olası bir saldırının ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Peskov, Moskova’nın Donetsk’teki taleplerinden geri adım atmayacağını ve Kaliningrad’a yönelik bir tehdit durumunda Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna savaşı, Donetsk’in geleceği ve Kaliningrad’ın güvenliği konusunda Batı ülkelerine yönelik sert mesajlar verdi. Rus gazeteci Pavel Zarubin’e konuşan Peskov, diplomasi ve müzakere imkanlarının ortadan kalkması halinde Moskova’nın kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı sürdüreceğini belirtti. Peskov ayrıca Rusya’ya “ölümcül bir saldırı” planlayanların, Ukrayna’nın bugün ödediğini söylediği bedelle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Peskov: “Barış mümkün değilse savaşacağız” Rusya’nın savaşın içine tamamen sürüklendiğini savunan Peskov, Moskova’nın önceliğinin barışçıl yollarla çözüm olduğunu öne sürdü. Peskov, müzakere imkanlarının tükenmesi halinde Rusya’nın mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Rusya’ya karşı ölümcül bir saldırı planı hazırlayabileceklerini düşünenler de bunun bedelini, bugün Ukrayna’nın ödediği gibi ödeyecek” dedi. Kremlin Sözcüsü, bu açıklamasıyla Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırının Moskova tarafından ağır bir karşılıkla yanıtlanacağı mesajını verdi. Kaliningrad için “tüm cephanelik” mesajı Peskov’un açıklamalarında Kaliningrad da önemli bir yer tuttu. Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen bazı açıklamalara işaret eden Peskov, Kaliningrad’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu savundu. Bölgeye yönelik herhangi bir tehdit oluşması halinde Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Peskov, bunun nükleer silah kullanma tehdidi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın açıklamalarının bir “uyarı” niteliğinde olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1 Ekim’de Kaliningrad’ın doğrudan saldırıya uğraması halinde Rusya’nın elindeki tüm silah türlerinin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından geldi. “Donetsk’te tek bir karıştan bile vazgeçmeyeceğiz” Donetsk bölgesinde Rusya’nın kontrolü dışında kalan alanlara ilişkin soruya da yanıt veren Peskov, Moskova’nın toprak taleplerinden geri adım atmayacağını söyledi. Peskov, bölgenin çok küçük bir bölümünün dahi söz konusu olması halinde bunun Rusya açısından müzakere edilebilir bir konu olmadığını savundu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Donetsk konusundaki pozisyonunun değişmediğini belirterek, bölgenin Rusya topraklarının parçası olduğu yönündeki Moskova tezini yineledi. Askeri tatbikatlara “savunma” açıklaması Peskov ayrıca Rusya ve müttefikleri tarafından gerçekleştirilen askeri tatbikatların Avrupa’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Tatbikatların dışarıdan gelebilecek saldırılara karşılık verme kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu savunan Peskov, çalışmaların kolektif güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kaliningrad çevresindeki askeri hareketlilik ise son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi. Rusya, bölgenin güvenliğine yönelik tehdit gördüğü durumda askeri kapasitesini kullanacağını belirtirken, NATO ise ittifakın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Putin-Trump-Şi Cinping görüşmesi gündemde Öte yandan Kremlin, Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmeye ilişkin de açıklamada bulundu. Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı Yuri Uşakov, Putin ile Trump arasında şu aşamada herhangi bir ön görüşmenin başlamadığını söyledi. Uşakov ayrıca Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne dikkat çekerek, Trump’ın da zirvede bulunması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ev sahibi sıfatıyla Putin, Trump ve kendisinin katılacağı üçlü bir görüşme için girişimde bulunabileceğini belirtti. Böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz netleşmiş değil. Moskova’dan Batı’ya art arda mesajlar Peskov’un açıklamaları, Ukrayna savaşı, Kaliningrad’ın güvenliği ve NATO ile Rusya arasındaki askeri gerilimin yeniden öne çıktığı bir dönemde geldi. Moskova bir yandan Donetsk konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, diğer yandan Kaliningrad’a yönelik olası bir tehdit karşısında tüm mevcut askeri imkanlarını kullanabileceği mesajını yineliyor. Kremlin’in açıklamalarında diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmadığı belirtilse de, Rusya’nın savaşın sürmesi halinde askeri mücadeleyi devam ettirme yönündeki tutumu da öne çıkıyor.

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir” Haber

ABD’li siyasetçiden Mekke Savunma İttifakı yorumu: “Ortadoğu’nun NATO’su olabilir”

ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın Ortadoğu’da NATO benzeri bir ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığını söyledi. Wilson, ittifakın Yemen’deki gelişmeler karşısında harekete geçirilmesini de desteklediğini belirtti. ABD Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Joe Wilson, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında değerlendirmede bulundu. Wilson, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından önemli bir yapıya dönüşebileceğini ifade etti. “Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” Wilson, paylaşımında Mekke Savunma İttifakı’nın gelecekte bölgesel bir savunma mekanizması olarak şekillenebileceğini belirterek, “Mekke Savunma İttifakı, Ortadoğu’nun NATO’su olma potansiyeline sahip” ifadelerini kullandı. ABD’li siyasetçi ayrıca Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a yönelik desteğini dile getirdi. Wilson, Yemen’de Husilerin gerçekleştirdiği saldırılara atıfta bulunarak üç ülkenin ittifakı harekete geçirmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üç ülkeden ortak açıklama Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan Dışişleri Bakanlıkları da Mekke Savunma İttifakı Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi’nin Riyad’da gerçekleştirilen olağanüstü toplantısının ardından ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, tarafların kolektif savunma taahhütlerinin uygulanmasına hız verilmesi konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Bu kapsamda, ülkelerin ulusal mevzuatları doğrultusunda, üzerinde anlaşmaya varılan askeri kuvvet ve kabiliyetlerin Suudi Arabistan’a sağlanması ve hızlı şekilde konuşlandırılması için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtildi. Askeri entegrasyon ve ortak kapasite vurgusu Üç ülkenin ortak açıklamasında, alınan kararların tehditlere karşı hazırlık seviyesini yükseltmeyi, askeri entegrasyonu geliştirmeyi ve ortak savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığı ifade edildi. Açıklamada, tarafların üzerinde mutabık kaldığı düzenlemeler çerçevesinde yürütülecek çalışmaların kolektif savunma mekanizmasının uygulanmasına yönelik önemli bir adım olduğu vurgulandı. The Mecca Defense Alliance has the potential to be the NATO of the Middle East. I am grateful to our allies Türkiye, Pakistan, and Saudi Arabia for activating the alliance in the face of Houthi Iranian-backed aggression. — Joe Wilson (@RepJoeWilson) October 5, 2026

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok” Haber

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir savaş hazırlığında olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Avrupa’daki bazı ülkelerin Rusya kaynaklı olası tehditlere ilişkin açıklamalarını “provokasyon” olarak nitelendiren Putin, Rusya’nın Avrupa ile herhangi bir askeri çatışma planının bulunmadığını söyledi. “Avrupa ile herhangi bir savaş planımız yok” Putin, Avrupa’da Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin tartışmalara yanıt verirken, Moskova’nın böyle bir hazırlık içerisinde olmadığını savundu. Rus lider, Avrupa ülkelerinin Rusya’dan saldırı bekledikleri yönündeki açıklamalarını gerilimi artıran girişimler olarak değerlendirdi. Putin, Avrupa ile ilişkilerde mevcut durumun daha da kötüleşmesini gerektirecek gerçek bir neden bulunmadığını ifade etti. Baltık ülkelerindeki Rusça konuşanlar gündemde Putin açıklamasında Estonya, Letonya ve Litvanya’daki Rusça konuşan nüfusun durumuna da değindi. Bu ülkelerde Rusça konuşanların haklarının ihlal edildiğini öne süren Putin, Moskova’nın söz konusu kişilerin haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde savunacağını söyledi. Rus lider, bu konuda askeri yöntemlere başvurma niyetlerinin bulunmadığını belirtti. Putin’in açıklamalarındaki bu iddialar, Baltık ülkelerinde Rusya’nın müdahale gerekçesi oluşturabileceğine ilişkin güvenlik tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. “Ukrayna yaptıklarının bedelini ödeyecek” Putin ayrıca Ukrayna’nın Rusya’daki enerji altyapısına ve sınır bölgelerine yönelik saldırılarına ilişkin sert mesajlar verdi. Kiev yönetiminin eylemlerinin karşılıksız kalmayacağını belirten Putin, Rusya’nın buna karşılık vereceğini söyledi. Putin’in açıklamaları, Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken Moskova ile Avrupa ülkeleri arasındaki güvenlik geriliminin de yüksek olduğu bir dönemde geldi. Avrupa istihbaratından Rusya uyarısı Putin’in açıklamalarının öncesinde Danimarka Savunma İstihbarat Servisi (DDIS), Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin yeni bir değerlendirme yayımlamıştı. DDIS, Rusya’nın önümüzdeki aylarda NATO ve Batı’ya yönelik hibrit faaliyetlerini artırabileceğini belirtti. Kurum ayrıca NATO üyesi bir ülkeye yönelik sınırlı bir askeri saldırı riskinin “düşük ancak arttığını” değerlendirdi. Buna karşın Rusya’nın NATO ülkesini geniş çaplı işgal etmesinin yüksek ihtimal taşımadığını, ancak tamamen göz ardı edilemeyeceğini açıkladı. Danimarka istihbaratı, olası sınırlı saldırı senaryoları arasında Ukrayna’yı destekleyen altyapıya yönelik saldırılar, küçük çaplı askeri operasyonlar ve hibrit saldırıları sıraladı. Kurum ayrıca Rusya’nın NATO’nun ortak savunma mekanizması olan 5’inci madde kapsamındaki kararlılığını test etmeye çalışabileceği riskine dikkat çekti. Putin’in son açıklamaları ile Avrupa’daki bu güvenlik değerlendirmeleri, Rusya ile NATO ülkeleri arasındaki karşılıklı tehdit algısının gündemde kalmaya devam ettiği bir dönemde geldi.

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz” Haber

Erdoğan’dan dış politika mesajı: “Türkiye’ye Doğu mu Batı mı tercihi dayatılmasını doğru bulmuyoruz”

Erdoğan, Türkiye’nin milli çıkarları, bölgesel istikrar ve küresel barış arasında denge gözeten çok yönlü bir dış politika izlediğini belirterek, “Köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz” ifadelerini kullandı. BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki önceliklerine ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, dünyanın önemli jeopolitik kırılmalar yaşadığını, Rusya-Ukrayna Savaşı başta olmak üzere farklı bölgelerdeki çatışmaların güvenlik ve ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların daha geniş bölgelere yayılmasını önlemek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere zeminine dönmesine katkı sağlamak olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin farklı ihtilaflarda taraflarla temas kurabilmesinin önemli bir diplomatik imkan olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca BM Güvenlik Konseyi’nin daha temsili ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek reform sürecinin ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Hürmüz Boğazı için gerilimin düşürülmesi mesajı ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, Türkiye’nin hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Diplomasinin mümkün olduğunca kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticaret açısından doğrudan sonuçlar doğurduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmanın yayılmasını engellemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması açıklaması Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Erdoğan, anlaşmanın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı oluşturulmuş bir ittifak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, herhangi bir tarafın silahlı saldırıya uğraması halinde diğer tarafların desteğinin gündeme gelebileceğini ifade etti. Erdoğan, verilecek desteğin saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçlarına göre şekillenebileceğini belirterek, istihbarat, lojistik ve mühimmat desteğinin yanı sıra koşullara bağlı olarak daha ileri askeri desteğin de değerlendirilebileceğini söyledi. Ancak Irak, Yemen veya başka bir bölgede yaşanabilecek gelişmeler için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını vurguladı. “Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü ülke üzerinden tarif etmiyorum” ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim yürüttüğünü belirten Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü ülkeler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu ifade eden Erdoğan, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının doğrudan iletişim yoluyla yönetilebileceğini kaydetti. İsrail yönetimiyle Türkiye arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu da belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkına karşı bir husumet taşımadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördüğü politikalara ve bölgesel istikrarsızlığı artıran adımlara yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan’dan Suriye mesajı Suriye’deki gelişmeler ve İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dış politikasını kaçınılmaz savaş senaryoları üzerinden oluşturmadığını belirtti. Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının ülkenin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştırdığını savundu. Türkiye’nin NATO içerisindeki konumuna da değinen Erdoğan, farklı ülkeler arasındaki ilişkileri otomatik olarak Türkiye’ye yönelik tehdit şeklinde değerlendirmediklerini, ancak milli güvenlik ve çıkarlarına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi. “Terörsüz Türkiye stratejik bir hedef” Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinin de röportajdaki başlıklardan biri olduğunu belirterek PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki kararlarının önemli bir eşik olduğunu, ancak sürecin sahada uygulanmasının belirleyici olduğunu söyledi. Örgütün tüm unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, gelişmelerin devletin ilgili kurumları tarafından tespit ve teyit edilmesinin önemine dikkat çekti. Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin de Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli olduğunu belirten Erdoğan, sürecin eşit vatandaşlık temelinde ilerlemesini desteklediklerini söyledi. Erdoğan, Kürtler, Araplar ve Türklerin bölgenin ortak geleceğinde bir arada yaşaması gerektiğini belirterek Türkiye’nin yaklaşımında etnik kimlikten ziyade terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehditlerin esas alındığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı için müzakere vurgusu Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yayılma riskine de değinen Erdoğan, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin hem Rusya hem Ukrayna ile doğrudan temas kurabilmesinin arabuluculuk açısından önemli olduğunu söyleyen Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını bu temasların somut sonuçları arasında gösterdi. Karadeniz’de sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının korunması gerektiğini belirten Erdoğan, savaşın uzamasının insani, ekonomik ve siyasi maliyetleri artırdığını söyledi. Türkiye’nin gerekli siyasi iradenin oluşması halinde yeniden müzakere sürecinin kurulmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti. “Türkiye’nin istikameti açıktır” Türkiye’nin dış politikadaki çok yönlü yaklaşımına ilişkin mesajlarını sürdüren Erdoğan, Ankara’nın NATO’daki konumunu güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İş Birliği Teşkilatı, Şanghay İş Birliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi farklı platformlardaki ilişkilerini de geliştirdiğini belirtti. Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltilmesini ve Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösterdi. Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallık alanlarında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun küresel lojistik ve ticarette daha etkin hale gelmesini önemsediklerini söyledi. Kalkınma Yolu Projesi ile Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a yönelik ulaşım bağlantılarının da bölgesel iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok yönlü bir dış politika yürütmesini gerekli kıldığını belirterek, “Milli menfaatlerimizi, bölgesel istikrarı ve küresel barışı birlikte gözetiyor, köklü ittifaklarımızı muhafaza ederken yeni ortaklıklar kuruyor, gerektiğinde farklı güç merkezlerini aynı masa etrafında buluşturuyoruz. Türkiye’nin istikameti açıktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.