Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Nakliye Maliyetleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Nakliye Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nakliye Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor Haber

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye'ye yakın kaynak kullanımını hızlandırıyor

Batı Asya'daki çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'nın kapanması, dünyanın en kritik deniz yollarından birini felç etti. Kızıldeniz'deki istikrarsızlıkla birleşince, iki büyük geçiş noktası aynı anda devre dışı kaldı. Asya–Avrupa hattındaki konteyner navlun ücretleri yüzde 70 ila 160'ın üzerinde artarken, transit süreleri 10 ila 18 gün uzadı ve sefer güvenilirliği yüzde 60'ın altına geriledi. Bu deniz yollarına bağımlı olan Güney Asya ve Körfez ülkelerindeki üreticiler için tablo giderek ağırlaşıyor. Bangladeş'in hazır giyim ihracatı yedi aydır üst üste düşüş gösterirken, bölgedeki nakliye maliyetleri yüzde 140'ın üzerine çıktı. Buna karşılık Avrupalı alıcılar, kendilerine daha yakın ve güvenilir alternatifleri aktif biçimde araştırıyor. TÜRKİYE YAKIN KAYNAK ALTERNATİFİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Kızıldeniz'deki kriz, küresel tedarik anlayışında köklü bir dönüşümü tetikledi. 2024'ün başlarında Avrupa'nın Asya'dan ithal ettiği hazır giyim ürünlerinin yaklaşık yüzde 75'i, gemilerin Afrika'nın çevresinden geçen daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmesi nedeniyle aksadı. Bu durum, Avrupalı alıcıları tedarikçilerini daha yakın coğrafyalarda aramaya yönlendirdi ve Türk ürünlerine olan talepte yüzde 50'nin üzerinde artış yaşandı. Türkiye bu noktada güçlü bir alternatif sunuyor. Ürünler, Avrupa'daki dağıtım merkezlerine karayoluyla yalnızca üç ila beş gün içinde ulaşabiliyor ve böylece kritik deniz geçiş noktalarına bağımlılık ortadan kalkıyor. Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde sanayi ürünleri gümrüksüz erişim avantajına sahip. 2025 yılında 273 milyar dolarlık rekor ihracat gerçekleştiren Türkiye, yön değiştiren talebi karşılayabilecek kapasiteye fazlasıyla sahip. 26 milyar doları aşan ihracat hacmiyle tekstil ve hazır giyim sektörü bu dönüşümden en fazla fayda sağlayan alanların başında geliyor. Mart 2026'da düzenlenen Texhibition İstanbul fuarında Avrupalı alıcılar, yakın kaynak avantajını ve nakliye belirsizliğini Türk üreticilerle iş birliklerini genişletmenin başlıca gerekçeleri olarak vurguladı. H&M ve Inditex gibi küresel markalar da uzun rotalardaki riskler nedeniyle Türkiye'den yaptıkları tedariki artırmış durumda. İHRACAT FAKTORİNGİ BÜYÜMEYİ NASIL DESTEKLER? Artan ihracat hacmi, beraberinde daha yüksek işletme sermayesi ihtiyacını getirir. Avrupalı alıcıların talep ettiği uzun vadeli ödeme koşulları, üretimini büyütmek isteyen firmalar üzerinde ciddi bir finansman baskısı oluşturur. İhracat faktoringi bu noktada kritik bir çözüm sunar: ihracatçılar, sevkiyatın ardından 48 saat içinde faturalarını nakde çevirerek likidite sağlar ve bunu bilançolarına ek borç yükü getirmeden gerçekleştirir. Tradewind Faktoring A.Ş., Türkiye'de güçlü bir yerel ekip ile faaliyet göstermekte ve 14'ten fazla ülkede 25 yılı aşkın deneyime sahip küresel Tradewind ağının bir parçası olarak hizmet vermektedir. Geri dönülemez (non-recourse) modeli sayesinde ihracatçılar, alıcı ödeme riskine karşı da korunur. YAKIN KAYNAK EĞİLİMİ KALICI MI? Türkiye, en düşük maliyetli tedarik seçeneği olmayabilir. Ancak art arda yaşanan lojistik krizler, alıcıların toplam maliyet yaklaşımını yeniden şekillendiriyor. Artan navlun ücretleri işçilik maliyeti avantajını azaltırken, teslimat gecikmeleri perakende sezonlarını riske atıyor. Bu nedenle coğrafi yakınlık, giderek daha kritik bir rekabet unsuru haline geliyor. Türk ihracatçıları için bu dönüm noktası, mevcut fırsatları kalıcı ve stratejik iş ortaklıklarına dönüştürmek adına önemli bir fırsat sunuyor. TRADEWİND FAKTORİNG A.Ş. HAKKINDA Tradewind Faktoring A.Ş., küresel Tradewind Finance grubunun Türkiye'deki iştirakidir ve genel merkezi İstanbul Maslak'ta bulunmaktadır. 2019 yılından bu yana BDDK lisansıyla faaliyet gösteren şirket; finansman, uluslararası kredi risk sigortası ve alacak yönetimini tek çatı altında sunan bütüncül bir ihracat faktoringi çözümü sağlar. Ticaret finansmanı alanında uzman yerel ekibi ve 14'ten fazla ülkeye yayılan küresel ağı sayesinde Tradewind Faktoring A.Ş., Türk ihracatçılarının işletme sermayesini güçlendirmesine, alıcı riskini azaltmasına ve uluslararası satışlarını güvenle büyütmesine destek olur. TRADEWİND FİNANCE HAKKINDA Tradewind Finance, genel merkezi Almanya'da bulunan ve 14'ten fazla ülkede yerel ekiplerle hizmet veren küresel bir ticaret finansmanı sağlayıcısıdır. İhracatçı ve ithalatçıların nakit akışını hızlandırmalarına, alıcı riskini azaltmalarına ve uluslararası ticaretlerini büyütmelerine; ihracat faktoringi, tedarik zinciri finansmanı ve kredi koruması gibi özel çözümlerle destek veriyoruz. İletişim: tradewindfaktoring.com.tr | tradewindfinance.com Video: https://youtu.be/bTXpyarshaA

Karal: Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor Haber

Karal: Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık alım fiyatlarının kısa süre içinde 340–350 TL bandından 220 TL seviyelerine kadar gerilemesine tepki gösterdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen fiyat belirleme gücüne sahip olamadığını vurgulayan Karal, yaşanan tabloyu “piyasayı düzenlemesi gereken kamunun seyirci kalmasının sonucu” olarak değerlendirdi. Karal, açıklamasında Türkiye’de yaşanan fiyat düşüşünün, Karadeniz’de binlerce üreticiyi doğrudan etkilediğini ve ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi. Üreticilerin, fiyatların yeniden artacağı beklentisiyle ürününü elinde tuttuğunu hatırlatan Karal, “Fiyatların bu kadar kısa sürede dibe vurması, zaten artan girdi maliyetleri altında ezilen üreticiyi bir kez daha kaygıya sürüklemiştir. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri her geçen gün artarken, ürün fiyatlarının bu seviyelere düşmesi kabul edilebilir değildir." ifadelerini kullandı. DEVA Partili Karal, fındık piyasasında yaşanan dalgalanmanın doğal piyasa koşullarıyla açıklanamayacağını belirterek, ortada adil ve sağlıklı işleyen bir piyasa bulunmadığını kaydetti. Karal, “Fiyatlar belirli dönemlerde baskılanmakta, üretici çaresiz bırakılmaktadır. Bunun bedelini alın teriyle üretim yapan çiftçi ödemektedir” dedi. Karal ayrıca şunları aktardı: "Piyasayı düzenlemesi gereken kamu, ne yazık ki bugün seyirci konumundadır. Fındık üreticisi her yıl aynı döngüye mahkum ediliyor. Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor. Geçtiğimiz yıl rekoltenin son derece düşük olmasına rağmen hükümetin bu tabloya kayıtsız kalması kabul edilemez. Üretici emeğinin karşılığını alamazken, kazanan hep büyük alıcılar oluyor. Türkiye’nin tarımda geldiği nokta budur: Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada etkin ve yönlendirici bir alım politikası yürütmemesi, fiyat düşüşlerini daha da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kamu otoritesinin, güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir taban fiyat politikasıyla üreticinin arkasında durması şarttır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.