Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzakereler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Müzakereler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakereler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Mudanya Mütarekesi'nin 104. yıl dönümünde Mudanya Barış Sempozyumu başladı Haber

Uluslararası Mudanya Mütarekesi'nin 104. yıl dönümünde Mudanya Barış Sempozyumu başladı

Mudanya Belediyesi’nin, Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu, Mudanya'nın Tirilye Mahallesi'ndeki Kültür Merkezi’nde başladı. İki gün sürecek sempozyumda tarihçiler, akademisyenler, diplomatlar, gazeteciler ve siyasetçiler bir araya gelerek barış, diplomasi ve kentlerin savaş sonrası dönüşümünü tartışacak. Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel ve diplomatik önemi ile günümüz dünyasında barışın nasıl mümkün olabileceği farklı başlıklarda ele alınacak programın oturumlarında ayrıca savaşlardan diplomasiye geçiş, savaşların kentler ve toplumlar üzerindeki etkileri ile barışın geleceği değerlendirilecek. DALGIÇ: “MUDANYA’NIN BARIŞ MİRASINI GELECEĞE TAŞIMAK İSTİYORUZ” Sempozyumun açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, etkinliğin Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödül Kurulu ile birlikte hazırlandığını belirterek, Mudanya’nın barış mirasını araştırmalar ve kalıcı iş birlikleriyle geleceğe taşımayı hedeflediklerini söyledi. Sempozyumla Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel deneyimini günümüzün barış arayışlarıyla buluşturmak istediklerini ifade eden Başkan Dalgıç, akademi, diplomasi, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında ortak projeler için zemin oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı. “MÜTAREKE MİRASI BARIŞA KATKI SAĞLAYACAK” Mudanya’nın, askeri başarının diplomatik yetkinlikle birleştiği ve savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı özel bir tarihsel deneyime sahip olduğunu söyleyen Dalgıç, “Mudanya, tarihte savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı en önemli kentlerden biridir. 104 yıl önce Mudanya’da yürütülen müzakereler, yalnızca dönemin savaş koşullarını değil, barışın nasıl kurulabileceğini de bizlere miras bıraktı” diye konuştu. Barışın yalnızca devletler ve diplomasi çevreleri arasında değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla konuşulması gerektiğini belirten Dalgıç, kadınların, gençlerin ve farklı toplumsal grupların deneyimlerinin de tartışmalara dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Dalgıç, “Barışı konuştuğumuz masalar büyümeli. Kadınların, gençlerin, farklı toplumsal grupların ve hayatı doğrudan etkilenen insanların deneyimleri, tartışmaların içeriğini değiştirebilmeli” dedi. İKİ GÜN BOYUNCA BARIŞ VE DİPLOMASİ TARTIŞILACAK Daha sonra Prof. Dr. Suha Atatüre’nin moderatörlüğündeki “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlıklı ilk oturumda, eski bakan Murat Karayalçın ile emekli büyükelçi Onur Öymen “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum; “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” ile “Mudanya’dan Yeni Dünya Düzenine: Savaştan Diplomasiye Geçiş” başlıklarıyla devam edecek. Programda 1918–1923 dönemi, günümüzün barış arayışları ve geleceğin barışı ele alınacak. Katılımcılar, tarihsel deneyimler ve güncel gelişmeler ışığında diplomasinin rolünü ve kalıcı barışın koşullarını tartışacak.

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’ Haber

Pezeşkiyan’dan ABD ile müzakereler için mesaj: ‘Amerikan tarafına güvenimiz yok’

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin Tahran’ın Washington yönetimine güvenmediğini söyledi. Katar basınına konuşan Pezeşkiyan, iki ülke arasındaki görüşmelerin haziran ayında varılan mutabakat zaptı temelinde yürütüldüğünü belirterek, Katar ve Pakistan’ın İran’ın mesajlarını ABD’ye ilettiğini ifade etti. “Hangi temelde anlaşma yapılabileceğini bilmiyoruz” Pezeşkiyan, ABD ile müzakereler konusunda İran’ın yaklaşımını değerlendirirken, “Amerikan tarafına güvenimiz yok ve hangi temelde bir anlaşmaya varılabileceğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı, Katar ve Pakistan’ın arabulucu olarak Tahran’ın mesajlarını Washington’a aktardığını belirtti. Görüşmelerin ise haziran ayında iki taraf arasında imzalanan mutabakat zaptına dayandığını kaydetti. Mekke Savunma Anlaşması yorumu Pezeşkiyan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Anlaşmanın Müslüman ülkelerin birleşmesi açısından olumlu bir adım olabileceğini belirten Pezeşkiyan, ülkelerin çatışmak yerine bir araya gelmesine ve İslami birlik arayışına katkı sağlayabileceğini söyledi. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmanın ardından üç ülke, ağustos ayındaki ortak açıklamada mekanizmanın kurumsallaştırılması ve bölgesel güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi yönünde adımlar atılacağını bildirmişti. Hürmüz Boğazı için müzakere mesajı Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahlarının İran'a karşı kapatıldığını savundu. Savaşın müzakereler yoluyla sona erdirilmesi halinde boğazın ticari gemilere yeniden açılabileceğini ifade etti. İran yönetimi son dönemde Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, ABD ile yürütülen diplomatik sürecin koşulları arasında değerlendiriyor. Reuters da 22 Eylül'de İranlı üst düzey bir yetkilinin, ABD'nin askeri baskıyı azaltması ve İran limanlarına yönelik ablukayı kaldırması halinde boğazın bir hafta içinde yeniden açılabileceğini söylediğini aktarmıştı.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı Haber

Trump'tan Türkiye'ye 'İbrahim Anlaşması' çağrısı

İran savaşını bitirmeye yönelik diplomatik girişimler sürerken ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından yeni bir mesaj gönderdi. Trump, İran'la olası anlaşmayı İbrahim Anlaşması'na bağladı ve Türkiye dahil bölgeülkelerinden sürece katılmalarını istedi. "İran İslam Cumhuriyeti ile müzakereler iyi ilerliyor! Ya herkes için harika bir anlaşma olacak yada hiç anlaşma olmayacak ve çatışmalara eskisinden daha büyük ve güçlü şekilde dönülecek"diyen Trump, Truth Social hesabından paylaştığı mesajın devamında İbrahim Anlaşması'nadikkat çekti. İran'la bir anlaşma hâlinde Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Katar ve Ürdün'ün İbrahimAnlaşması'na katılmasının "zorunlu olması gerektiğini" belirten Trump, bunu yapmamanın"kötü niyet göstergesi olacağını" söyledi. İbrahim Anlaşması nedir? Trump'ın ilk döneminde, damadı Jared Kushner'in arabuluculuğunda varılan uzlaşı, öncelikleArap ülkeleri ile İsrail arasında diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurulmasını öngörüyor. Anlaşmaya şu ana dek Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas, Sudan ve Kazakistan taraf oldu. Suudi Arabistan ve Suriye "şartlar oluşursa" anlaşmaya taraf olabileceklerini ilan etmişlerdi. Trump: Zaman bizim lehimize ABD Başkanı Donald Trump gün içinde yaptığı bir başka açıklamada da İran'la ya anlamlı biranlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını belirtti. Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasınınsüreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşmaolacak" ifadesini kullandı. Trump, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda aceleetmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söyledi.

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti Haber

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti

Petrol fiyatlarında düşüş Asya piyasalarının açılmasının ardından Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 2 gerileyerek 109-110 dolar bandına indi. ABD ham petrolü olan Batı Teksas türü petrolün fiyatı da düşüş kaydetti. Petrol fiyatları gerilemesine rağmen yıl başına göre halen yaklaşık yüzde 80 daha yüksek seviyede bulunuyor. Bunun başlıca nedeni ise Ortadoğu’daki savaş nedeniyle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki kriz. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, küresel enerji piyasalarında arz kesintisi endişelerini artırıyor. Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah elde etmesini önleyecek bir anlaşmaya ulaşılması için “çok iyi bir fırsat” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, askeri operasyonların durdurulduğunun duyurulmasının ardından geldi. Petrol fiyatları ise pazartesi günü son iki haftanın en yüksek seviyesine çıkmıştı. Trump’ın diplomatik çözüm ihtimaline işaret eden açıklamaları piyasadaki tansiyonu kısmen düşürdü. Tahvil piyasalarında baskı artıyor Yüksek petrol fiyatları ve artan enflasyon endişeleri, küresel tahvil piyasalarında da baskıya neden oldu. ABD’nin 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi 1 baz puan yükselerek yüzde 5,13’e çıktı. Tahvil getirileri önceki işlem gününde 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi de pazartesi günü, bu tahvillerin 1999’da piyasaya sürülmesinden bu yana ilk kez rekor seviyeye yükseldi. “Piyasalar bunun gerçek bir yumuşama olup olmadığını izliyor” KCM Trade şirketinde piyasa analisti olarak çalışan Tim Waterer, Trump’ın açıklamalarının kısa vadeli baskıyı azalttığını ancak temel risklerin sürdüğünü söyledi. Waterer, piyasaların Trump’ın sözlerinin gerçek bir gerilim düşüşüne mi işaret ettiğini yoksa bunun yalnızca taktiksel bir duraklama mı olduğunu anlamaya çalıştığını belirtti. Analiste göre İran’ın son gelişmelere nasıl yanıt vereceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker hareketliliğinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. İran-ABD hattında diplomasi trafiği İsmail Bekayi, Tahran’ın tutumunun Pakistan üzerinden ABD’ye iletildiğini doğruladı ancak ayrıntı paylaşmadı. Adının açıklanmasını istemeyen bir Pakistanlı yetkili ise İslamabad’ın iki taraf arasında yeni bir öneri sunduğunu ancak görüşmelerde ilerlemenin yavaş olduğunu ifade etti. Öte yandan İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Washington’un müzakereler sırasında İran petrol ihracatına yönelik yaptırımları kaldırmayı kabul ettiğini öne sürdü. Ancak ABD’li bir yetkili bu iddiayı reddetti. Altın fiyatları yatay seyrediyor Altın fiyatları ise salı günü büyük ölçüde yatay hareket etti. Yatırımcılar bir yandan İran savaşına ilişkin gelişmeleri takip ederken diğer yandan ABD Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin mesajlarını bekliyor. Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte altının ons fiyatı yüzde 0,1 gerileyerek yaklaşık 4 bin 550 dolara düştü. Altın pazartesi günü ise 4 bin 482 dolara kadar gerileyerek 30 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Taste Live danışmanlık şirketinden piyasa uzmanı İlya Spivak, piyasaların özellikle İran’daki savaşın hangi yöne evrileceğini anlamaya çalıştığını söyledi. Spivak ayrıca yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın önceki toplantısına ait tutanakların yayımlanmasını beklediğini belirterek, piyasaların bu belgelerde para politikasına ilişkin yeni mesajlar aradığını ifade etti. Fed toplantı tutanaklarının çarşamba günü yayımlanması bekleniyor.

Putin ile Trump arasında 1 buçuk saatlik görüşme Haber

Putin ile Trump arasında 1 buçuk saatlik görüşme

Uşakov, başkent Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Rus tarafının talebi üzerine Putin ile Trump arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtti. Görüşmenin 1,5 saatten fazla saat sürdüğünü, iş odaklı ve yapıcı olduğunu aktaran Uşakov, Putin'in, gerçekleştirilen suikast girişimiyle ilgili olarak Trump'ı desteklediğini söyleyerek "Rus lider, bu girişimi şiddetle kınayarak, her türlü siyasi amaçla uygulanan şiddetin kabul edilemez olduğunu vurguladı" dedi. Uçakov, iki liderin uluslararası konulardan daha fazla İran ve Basra Körfezi'ndeki duruma odaklandığını aktararak, şu ifadeleri kullandı: "Putin, Trump'ın İran'la ateşkesi uzatma kararının doğru olduğunu düşünüyor. Bu, müzakereler için fırsat sağlayacak ve genel olarak durumun istikrara kavuşmasına yardımcı olacak. Putin, ABD ve İsrail'in yeniden askeri güç kullanmaya başlaması durumunda, bunun sadece İran ve komşu ülkeleri için değil, tüm uluslararası toplum için de kaçınılmaz ve son derece yıkıcı sonuçlar doğuracağına belirtti. Elbette, İran'a karşı karadan operasyon düzenleme seçeneğinin kesinlikle kabul edilemez ve tehlikeli olduğu görülüyor." Rusya'nın durumun barışçıl çözümünden yana olduğuna dikkati çeken Uşakov, "Rusya, krize barışçıl çözümün bulunması amacıyla yürütülen diplomatik girişimlere destek sağlanması konusunda kararlı ve İran nükleer programıyla ilgili anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin bazı önerilerde bulundu. Bu amaçla, İran temsilcileri, Basra Körfezi ülke liderleri, İsrail ve elbette Amerikan müzakereciler ile temaslar sürdürülecek" dedi. Uşakov, Trump'ın da "sonlanan çatışma aşamasının sonuçlarıyla ilgili" değerlendirmelerde bulunduğunu, "İran yönetiminin bulunduğu zor duruma dair" görüşlerini aktardığını söyledi. "Trump, Ukrayna'daki çatışmaları sona erdirecek anlaşmaya yakın olunduğuna inanıyor" Görüşmede, Ukrayna krizinin de ele alındığını bildiren Uşakov, ABD Başkanı'nın, çatışmaların acilen sona erdirilmesi önemini vurguladığını ve buna her türlü şekilde katkıda bulunmaya hazır olduğunu dile getirerek, "Donald Trump, Ukrayna'daki çatışmaları sona erdirecek anlaşmaya yakın olunduğuna inanıyor" ifadesini kullandı. Yuriy Uşakov, Putin'in Trump'a Ukrayna cephesindeki durum hakkında bilgi verdiğini aktararak, şunları kaydetti: "Görüşmede, Rusya'nın yılın başından bu yana Ukrayna'ya 20 binden fazla ölen asker cenazesini teslim ettiği, Rusya'ya ise sadece 500'ü aşkın asker cenazesinin verildiği belirtildi. Putin ve Trump, Avrupalıların kışkırtması ve desteğiyle çatışmaların uzatılmasına yönelik yaklaşım sergileyen (Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir) Zelenskiy liderliğindeki Kiev yönetiminin davranışlarına ilişkin benzer değerlendirmelerde bulundu." "Putin'in, Kiev'in terör yöntemlere başvurarak, Rusya'daki sivil unsurlara saldırıları düzenlediğini belirttiğini" aktaran Uşakov, "Başkanımız, (Ukrayna'da) yürütülen özel askeri operasyonun hedeflerine her koşulda ulaşılacağını yeniden teyit etti. Elbette, bu hedeflere müzakere sürecinin sonucunda ulaşılması tercih edilir. Bunun için Zelenskiy'nin defalarca iletilen tekliflere olumlu yanıt vermesi gerekiyor. Bu teklifleri Amerikan tarafı da sundu" diye konuştu. Uşakov, Trump'ın, Rusya'nın Paskalya Bayramı vesilesiyle ateşkesi ilan etme kararını olumlu karşıladığını söyleyerek, "Putin, bu bağlamda, 9 Mayıs Zafer Günü dolayısıyla ateşkes ilan etmeye hazır olduğunu dile getirdi. Trump da bu inisiyatifi destekleyerek İkinci Dünya Savaşı'nda Nazizm'e karşı kazanılan zaferin ortak olduğunu vurguladı" dedi. İki liderin, görüşmede Rusya ile ABD arasındaki ilişkilerdeki durumun, ekonomi ve enerji alanlarında karşılıklı çıkar sağlayacak ortak projelerin ele alındığını kaydeden Uşakov, bunların iki ülke temsilcileri tarafından istişare edildiğine dikkati çekti. Kremlin Dış Politika Danışmanı Uşakov, Putin ile Trump'ın temasları sürdürme konusunda mutabık kaldığını söyledi.

Senatör Lindsey Graham: İran'a yönelik deniz ablukası küresel hale gelecek Haber

Senatör Lindsey Graham: İran'a yönelik deniz ablukası küresel hale gelecek

ABD'li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Washington yönetiminin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının genişleyerek yakında tüm dünyayı kapsamasını beklediğini söyledi. Bugün (22 Nisan 2026 Çarşamba) X hesabı üzerinden bir açıklama yapan Cumhuriyetçi Partinin önde gelen isimlerinden Senatör Lindsey Graham, sabah saatlerinde ABD Başkanı Donald Trump ve ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşmenin ardından İran'a yönelik ambargolara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Graham, Tahran yönetimine baskıların artacağının sinyalini verdi. "Sadece kalmayacak, büyüyecek" Graham paylaşımında, "İran'ın davranışlarını değiştirme taahhüdünü gösterene kadar bu ablukanın sadece yerinde kalmasını beklemiyorum, aynı zamanda ablukanın daha da büyümesini ve yakında küresel hale gelmesini öngörüyorum" ifadelerini kullandı. İran petrolünü taşıyanlara uyarı İran'ın petrol ticaretine yardımcı olan ülke ve şirketlere de sert bir uyarı yönelten Graham, "Terörün finansman kaynağı olan petrolünün dağıtımında İran rejimine yardım eden veya yardım etmeyi düşünen herkes, bunun riskini de kendisi üstlenmiş olur" dedi. Tahran ablukanın kaldırılmasını şart koşuyor Washington'dan gelen bu sert mesajlar, İran cephesinin müzakereler için öne sürdüğü şartın hemen ardından geldi. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi, Tahran yönetiminin ancak ABD'nin mevcut deniz ablukasına son vermesi durumunda müzakere masasına oturmaya hazır olacağını açıklamıştı.a

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.