Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzakere

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Müzakere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

ABD-İran Krizi Büyüyor! Bölgedeki Askeri Hareketlilik Dünyayı Endişelendiriyor Haber

ABD-İran Krizi Büyüyor! Bölgedeki Askeri Hareketlilik Dünyayı Endişelendiriyor

ABD-İran Gerilimi Yeni Bir Döneme Giriyor Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükselirken, ABD ile İran arasındaki gelişmeler uluslararası kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. İki ülke arasında devam eden askeri ve diplomatik gerilim, bölgesel güvenlik dengeleri üzerinde yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. ABD ordusu, İran’a yönelik yeni operasyonların gerçekleştirildiğini açıklarken, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi. Washington yönetimi operasyonların askeri kapasiteyi azaltmaya yönelik olduğunu belirtirken, İran cephesinden gelen açıklamalar da krizin devam ettiğine işaret ediyor. Uzmanlar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yalnızca iki ülke arasındaki bir anlaşmazlık olmadığını, Ortadoğu’daki birçok ülkeyi ve küresel ekonomiyi etkileyebilecek geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Endişesi ABD-İran krizinde en kritik başlıklardan biri enerji güvenliği olarak öne çıkıyor. Dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, küresel piyasalar tarafından yakından izleniyor. Bölgede yaşanabilecek olası bir istikrarsızlığın petrol arzı üzerinde baskı oluşturabileceği ve enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor. Ekonomi uzmanları, Ortadoğu’daki askeri gerilimlerin yalnızca enerji piyasalarını değil; ulaşım maliyetleri, enflasyon ve küresel ticaret dengelerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Son dönemde piyasalarda jeopolitik risklerin yeniden fiyatlamalara yansıdığı belirtiliyor. Diplomasi Trafiği Devam Ediyor Askeri gelişmelerin yanı sıra diplomatik temaslar da sürüyor. Uluslararası aktörler, krizin daha fazla büyümemesi için taraflara müzakere çağrıları yapıyor. Rusya gibi bölgesel ve küresel aktörler de ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılması gerektiğini belirterek diplomatik çözüm yollarının önemine vurgu yaptı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler tarafından yapılan açıklamalarda, bölgedeki istikrarın korunmasının küresel güvenlik açısından kritik olduğu ifade ediliyor. Bölge Ülkeleri Gelişmeleri Yakından İzliyor Ortadoğu ülkeleri, ABD-İran arasındaki gelişmeler nedeniyle güvenlik politikalarını yeniden değerlendiriyor. Özellikle Körfez ülkeleri, hava sahası güvenliği, enerji tesislerinin korunması ve ticari ulaşım hatlarının güvenliği konusunda gelişmeleri takip ediyor. Uzmanlara göre, bölgede yaşanabilecek yeni bir tırmanış; askeri dengeler kadar ekonomik ilişkileri ve diplomatik ittifakları da etkileyebilir. Küresel Piyasalar Krizin Etkilerini Hesaplıyor ABD-İran gerilimi finans piyasalarında da yakından takip edilen başlıklardan biri oldu. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte enerji fiyatları, döviz hareketleri ve borsa performanslarını dikkatle izliyor. Piyasa analistleri, uzun süre devam edecek bir kriz ortamının küresel ekonomide yeni belirsizliklere yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki hareketlilik, birçok ülkenin ekonomik planlamasında önemli bir faktör olarak görülüyor. Dünya Yeni Gelişmelere Odaklandı ABD ile İran arasındaki gerilimin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği, uluslararası siyasetin en kritik sorularından biri olarak öne çıkıyor. Askeri hareketlilik devam ederken diplomatik girişimlerin sonuç verip vermeyeceği merak ediliyor. Uzmanlar, tarafların atacağı adımların yalnızca bölgeyi değil, küresel güvenlik ve ekonomi dengelerini de etkileyebileceğini ifade ediyor. Ortadoğu’daki gelişmeler, önümüzdeki dönemde dünya gündeminin en yakından takip edilen başlıklarından biri olmaya devam edecek.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz Haber

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz

19 Mayıs 2026 Salı günü Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’a saldırıya ne kadar yaklaşıldığı ve kırılgan ateşkesin sona erip ermeyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Bugün gidip saldırı düzenleme kararını vermeme bir an kalmıştı. Gemilerin hepsi silahlarla doluydu.” Trump, planlanan saldırının “gerçekleşmek üzere olduğunu” ifade etti. ABD Başkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada ise “savaşın sona erdirilmesi için ciddi müzakereler yürütüldüğünü” belirterek askeri saldırıyı durdurduğunu duyurmuştu. Demokratlara sert eleştiri Trump, açıklamalarında Demokrat Parti’ye de sert sözlerle yüklendi. Demokratları “aptal” olarak nitelendiren Trump, kendisi İran’la müzakere yürütürken onların süreci engellemeye çalıştığını savundu. Trump, temel hedeflerinin “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek” olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı yok etmek için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” Trump’ın açıklamalarından öne çıkanlar “Güvenli bir ülkeye sahip olmalıyız. Büyük bir ülkeye sahip olmalıyız. İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağından emin olmalıyız. Gördüğünüz bütün bu zor meseleler için mücadele ediyorum. İran’la müzakere halindeyiz, sonra Demokratlar çıkıp Trump’ın durdurulması gerektiğini söylüyor. Tam anlamıyla üstün geldiğiniz bir ülkeyle nasıl müzakere yürütüleceğini biliyorsunuz; masaya geliyorlar, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Umarım savaşmak zorunda kalmayız ama belki de onlara bir büyük darbe daha vurmak zorunda kalacağız. Bundan henüz emin değilim. Yakında göreceğiz. Müzakere yürütürken bütün kozları topluyorsunuz ama onlar sizi durdurmak istiyor. Bu tamamen siyasi bir mesele. Bunlar Demokratlar. Aptallar. Ben müzakerenin ortasındayım ve diyorum ki: Nükleer silahınız olamaz. Demokratlar ise Trump’ın daha fazla müzakere etmesini engellemek istiyor. Gerekirse yeni bir darbe vurmasını engellemek istiyorlar. Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı havaya uçurmak için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” “Saldırıya başlamaya hazırdık” Bir gazetecinin “İran’a saldırmaya ne kadar yaklaşmıştınız?” sorusuna Trump şu yanıtı verdi: “Bir an kalmıştı. Hepimiz saldırı için hazırdık. Dünden bahsediyorsunuz. Şu anda gerçekleşmiş olması gerekiyordu. Her şey tamamlanmıştı. Tekneler, gemiler tamamen yüklenmişti, ağzına kadar doluydu ve hepimiz başlamaya hazırdık. İran 47 yıldır Ortadoğu’nun kabadayısı oldu. Gerçekten Ortadoğu’nun kabadayısıydı. Pisler, çok pis ve çok tehlikeliler.”

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor Haber

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor

Merz, başkent Berlin’de İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Bir gazetecinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yapacağı görüşmeden ne beklediğini sorması üzerine Merz, Başkan Putin’in Pekin ziyaretini çok yakından takip ettiklerini belirtti. Merz, Şi ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen önceki görüşmeden yapılan çeşitli açıklamaları da dikkatle takip ettiklerini dile getirerek, "Şimdi, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyoruz. Ancak elbette bu ziyaretle, Başkan Şi'nin de Ukrayna’daki savaşı sona erdirmesi için Başkan Putin’in üzerinde etkide bulunması umudunu taşıyoruz." dedi. Bunun Putin’in kazanamayacağı bir savaş olduğunu savunan Merz, Rusya'nın her gün yüksek can kayıpları yaşadığını kaydetti. Şansölye Merz, Almanya ve İsviçre’nin büyük ölçüde ihracata bağımlı iki ülke olduğuna işaret ederek, “Bu yüzden İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ikimiz için de büyük bir zarardır." diye konuştu. Ortaklarla birlikte deniz yollarındaki seyrüsefer özgürlüğünün mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmeye çalıştıklarını aktaran Merz, İran’ın müzakere masasına gelmesi, zamana oynamaması, bölgeyi ve dünyayı rehin almaması ve özellikle nükleer programını sonlandırması gerektiğini yineledi.

Zelenskiy’den, Putin'in ‘görüşebiliriz’ teklifine ‘uygun format bulmalıyız’ yanıtı Haber

Zelenskiy’den, Putin'in ‘görüşebiliriz’ teklifine ‘uygun format bulmalıyız’ yanıtı

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Zelenskiy görüntülü mesaj paylaşarak, Putin'in, kendisi ile uzun vadeli nihai anlaşmayı imzalamak üzere görüşebileceğine yönelik açıklamasını değerlendirdi. Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi ve güvenliğin sağlanması gerektiğini belirten Zelenskiy, "Artık Putin kendisi nihayet gerçek görüşmelere hazır olduğunu söylüyor, onu biraz biz zorladık ve biz zaten uzun zamandır görüşmelere hazırlanıyorduk. Şimdi uygun bir format bulmak lazım" ifadelerini kullandı. Putin, Zelenskiy ile uzun vadeli anlaşma imzalamak için görüşebileceğini söylemişti Rusya Devlet Başkanı Putin, 9 Mayıs Zafer Günü etkinlikleri sonrasında Kremlin Sarayı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunmuştu. Putin buradaki konuşmasında, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede, müzakere amacıyla değil, uzun vadeli nihai anlaşmayı imzalamak için görüşebileceğini ifade etmişti. “Zelenskiy ile görüşmeyi hiçbir zaman reddetmedim” Zelenskiy'nin "9 Mayıs Zafer Günü kutlamalarında Moskova'ya Ukrayna insansız hava araçlarını göndereceği" yönündeki açıklamaları hakkında değerlendirmede bulunan Putin, "Görüyorsunuz ki ben buradayım. Rusya Savunma Bakanlığı provokasyon yapıldığına dair henüz bir rapor sunmadı” demşti. Zafer Günü kapsamında Moskova'da düzenlenen askeri geçit töreninin silahlar ve askeri araçlar olmadan gerçekleştirilmesine ilişkin bilgi veren Putin, bu kararın yalnızca güvenlik gerekçesiyle değil, öncelikle Rus ordusunun Ukrayna ordusunu nihai olarak yenilgiye uğratmaya odaklanması gerektiği düşüncesiyle alındığını ifade etmişti. Zelenskiy ile görüşmeyi hiçbir zaman reddetmediğinin altını çizen Putin, Moskova'da ya da üçüncü bir ülkede görüşebileceklerini yinelemişti. Uzun vadeli bir perspektif için tasarlanmış bir barış anlaşması konusunda nihai anlaşmalara varılması durumunda görüşme yapabileceğini dile getiren Putin, "Bu görüşmede bir şeyler imzalanmalı ve nihai bir nokta konulmalı. Müzakere yapılmamalı" demişti.

Lübnan ve İsrail yeniden masada: Beyrut ateşkesin uzatılmasını istiyor Haber

Lübnan ve İsrail yeniden masada: Beyrut ateşkesin uzatılmasını istiyor

Lübnan ve İsrail heyetleri, iki ülke arasındaki savaşı sonlandırmak amacıyla bugün Washington’da yeni bir müzakere turu için bir araya geliyor. Pazar günü sona ermesi planlanan geçici ateşkesin geleceğinin ele alınacağı toplantıda, Beyrut yönetimi ateşkesin bir ay daha uzatılmasını talep edecek. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ev sahipliğinde gerçekleşecek olan kritik görüşmeye; Lübnan ve İsrail büyükelçilerinin yanı sıra ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de katılıyor. Bu zirve, 14 Nisan’da yapılan ilk temasın ardından, 1993 yılından bu yana iki ülke arasında gerçekleştirilen ikinci üst düzey yüz yüze görüşme olma özelliğini taşıyor. İsrail: "Lübnan devletiyle sorunumuz yok, engel Hizbullah" İsrail Dışişleri Bakanlığı, toplantı öncesi yaptığı açıklamada Lübnan devletiyle herhangi bir "ciddi anlaşmazlıkları" olmadığını belirtti. Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, barışın önündeki yegane engelin Hizbullah olduğunu savunarak, Lübnan hükümetine "Hizbullah’a karşı birlikte hareket etme" çağrısında bulundu. Hizbullah ise bu müzakerelere tamamen karşı olduğunu belirterek sürece dahil olmayı reddediyor. Ateşkes gölgesinde bombardıman Diplomatik çabalar sürerken sahadaki şiddet durmuyor. Çarşamba günü İsrail’in Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında, aralarında gazeteci Emel Halil’in de bulunduğu 5 kişi hayatını kaybetti. İsrail, ateşkes şartları gereği Hizbullah kaynaklı her türlü "yakın tehdit veya planlanmış saldırıya" karşı operasyon yapma hakkını saklı tuttuğunu savunuyor. AFP’ye konuşan Lübnanlı bir yetkili, masadaki önceliklerini şu sözlerle özetledi: "Lübnan, ateşkesin bir ay uzatılmasını, İsrail bombardımanlarının tamamen durdurulmasını ve kalıcı bir barış anlaşmasına bağlı kalınmasını talep ediyor." Savaşın ağır bilançosu İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, 2 Mart’ta Hizbullah’ın İran’ın eski lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine misilleme olarak İsrail’e füze fırlatmasıyla başlamıştı. O günden bu yana Lübnan’da 2 bin 454 kişi yaşamını yitirirken, 1 milyondan fazla insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Washington’daki bu diplomasi trafiği, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün Washington-Tahran arasındaki ateşkesi ucu açık şekilde uzattığını duyurmasının ardından gerçekleşiyor.

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama Haber

Trump’tan İran'uranyum zenginleştirmesi’ne ilişkin açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan ateşkesin ardından AFP’ye verdiği özel mülakatta iddialı açıklamalarda bulundu. Trump, ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını durdurmak için belirlediği mühletin dolmasına sadece bir saat kala gelen ateşkesi, Amerikan tarafı için büyük bir başarı olarak tanımladı. "Yüzde 100 zafer" AFP muhabirinin "Zafer mi ilan ediyorsunuz?" sorusuna Trump, "Tam ve mutlak bir zafer. Yüzde 100. Bu konuda hiçbir şüphe yok," yanıtını verdi. İran tarafının da ateşkesi kendi lehine bir kazanım olarak sunmasına ve anlaşmanın detaylarına ilişkin soru işaretlerine rağmen Trump, oldukça iyimser bir tablo çizdi. Uranyum ve 15 maddelik plan İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, nükleer malzemenin herhangi bir barış anlaşmasının parçası olacağını vurguladı. Detay vermekten kaçınan Trump, "Bu konu mükemmel bir şekilde halledilecek, aksi takdirde uzlaşmazdım" dedi. Trump, Truth Social üzerinden daha önce yaptığı açıklamada İran'ın 10 maddelik "uygulanabilir" bir teklif sunduğunu belirtmişti. AFP’ye yaptığı son açıklamada ise çıtayı yükselterek, "Şu an 15 maddelik bir işlem sürecimiz var ve bunların çoğunda uzlaşma sağlandı. Bakalım neler olacak, sonuca varacak mıyız göreceğiz" ifadelerini kullandı. Çin'in rolü ve Pekin ziyareti Trump, İran’ın masaya oturmasında Çin’in ikna edici bir rol oynadığına inandığını söyledi. Pekin’in Tahran üzerindeki etkisine değinen Trump, "Öyle olduğunu duyuyorum," diyerek Çin'in arabuluculuktaki payını teyit etti. Bu gelişme, Trump’ın Mayıs ayı ortasında Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı kritik zirve öncesine denk geliyor. Daha önce Nisan ayı başında yapılması planlanan bu ziyaret, Trump tarafından "İran savaşını yönetmek için Washington'da kalması gerektiği" gerekçesiyle ertelenmişti. Belirsizlikler sürüyor: “Bekleyip göreceksiniz” Ateşkes, ABD ve İsrail’in bir aydan fazla süren yıkıcı saldırılarının ve Pakistan’ın arabuluculuk çabalarının ardından geldi. Ancak özellikle Hürmüz Boğazı’nın petrol trafiğine yeniden açılması konusundaki düzenlemeler henüz netleşmiş değil. Trump, anlaşmanın bozulması durumunda İran'ın sivil enerji santralleri ve köprülerini hedef alma tehdidine geri dönüp dönmeyeceği sorusuna ise, "Bunu yaşayıp göreceksiniz" yanıtını vermekle yetindi. Pekin, İran'ın en büyük petrol alıcısı ve yakın müttefiki olmasının yanı sıra Körfez ülkeleriyle de güçlü ekonomik bağlara sahip. Uzmanlar, Çin’in bölgedeki gerilimi düşürme çabasının stratejik enerji çıkarlarıyla örtüştüğüne dikkat çekiyor. Donald Trump'ın AFP ile yaptığı soru-cevap röportajı: AFP: İran ile bugün varılan barış anlaşmasından sonra zafer ilan edebilir misiniz? TRUMP: Evet, tam ve kapsamlı bir zafer. Yüzde 100. Bundan en ufak bir şüphe yok. AFP: Birçok şey hala çözülmemiş gibi görünüyor, örneğin Hürmüz Boğazı ile ilgili durum nedir? TRUMP: Bilmiyorum. Birçok nokta var. Çoğu üzerinde anlaştığımız 15 maddelik bir anlaşmamız var. Bakalım ne olacak. Bakalım bu gerçekleşecek mi. AFP: Ya anlaşma olmazsa? Önceki tehditlerinize geri dönecek misiniz? TRUMP: Bunu öğrenmek için beklemeleri gerekecek. AFP: Bir sorum daha var, Sayın Başkan. Çin, İran'ı anlaşmaya katılmaya ikna etmede rol oynadı mı? TRUMP: Bunu duydum, evet. Evet, rol oynadılar. AFP: Peki ya uranyumun akıbeti? TRUMP: En iyi şekilde ele alınacak, aksi takdirde anlaşmayı kabul etmezdim. AFP: Çok iyi. Sorabilir miyim; bu nasıl olacak? TRUMP: Anlaşmayı kabul etmezdim.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.