Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Müzakere

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Müzakere haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müzakere haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin’den sert yanıt: “Nasıl karşılık vereceğimizi buluruz, Bundan kimsenin şüphesi olmasın” Haber

Putin’den sert yanıt: “Nasıl karşılık vereceğimizi buluruz, Bundan kimsenin şüphesi olmasın”

Putin, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleştirilen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’nin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Zelenskiy’nin Rusya hava sahasına yönelik açıklamaları hatırlatılan Putin, söz konusu ifadelerden henüz haberdar olmadığını söyledi. Ancak açıklamanın aktarıldığı şekilde yapılmış olması halinde bunun doğrudan devlet terörüne yönelik bir girişim anlamına geleceğini savundu. Rus lider, Ukrayna tehdidi nedeniyle Rusya’da sivil havacılığa yönelik bir trajedi yaşanması halinde bunun karşılıksız bırakılmayacağını vurgulayarak, “Nasıl karşılık vereceğimizi buluruz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. “Teröristlerle müzakere yapılmaz” Putin, Ukrayna yönetiminin yeniden müzakere sürecine dönülmesi ve liderler arasında görüşme gerçekleştirilmesi yönünde talepte bulunduğunu belirtti. Rusya Devlet Başkanı, bu konuda, “Teröristlerle müzakere yapılmaz” ifadelerini kullandı. Putin ayrıca Rusya’nın Ukrayna yönetimine yönelik doğrudan saldırı gerçekleştirmemesinin nedenine ilişkin soruya da yanıt verdi. Sorunların çözümü için ilerleyen süreçte muhatap alınabilecek kişilere ihtiyaç duyduklarını belirten Putin, Ukrayna tarafının sorunları askeri yöntemler yerine barışçıl yollarla çözmeyi tercih etmesi halinde müzakerecilerin gerekli olacağını ifade etti. Putin’den Almanya’nın İHA suçlamalarına tepki Putin, Almanya’nın Leipzig Havalimanı’nda geçen ay meydana gelen İHA saldırısından Rusya’yı sorumlu tutmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ülkesinin ekonomik ve siyasi sorunları nedeniyle zor durumda olduğunu ileri süren Putin, Berlin’in Rusya’ya yönelik suçlamalarını siyasi gerekçelerle ortaya attığını savundu. Rus lider, Almanya makamlarının daha önce de Moskova’yı Kuzey Akım boru hatlarına yönelik sabotajla suçladığını hatırlatarak, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Putin, Rusya’nın Avrupa’ya yeniden doğal gaz tedarik etmeye hazır olduğunu belirterek, bunun önündeki temel engelin ABD yaptırımları olduğunu söyledi. “Onlar enerji altyapımızı hedef alıyor, biz de karşılık veriyoruz” Ukrayna’nın Rusya’nın enerji altyapısına yönelik saldırılarına da değinen Putin, Rus ordusuna misilleme yapılması yönünde talimat verdiğini açıkladı. Putin, “Onlar bizim enerji altyapımızı hedef alıyor. Biz de aynı şekilde karşılık veriyoruz” dedi. Bazı Rus petrol rafinerilerinin Ukrayna saldırılarında zarar gördüğünü doğrulayan Putin, son olarak üç rafineriye yönelik saldırı girişiminin başarısız olduğunu belirtti. Rusya’daki enerji tesislerinde güvenlik önlemlerinin artırıldığını kaydeden Putin, hasar gören altyapının onarım çalışmalarının da büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Rusya, Donetsk’te 270 kilometrekarelik alanı kontrol ettiğini açıkladı Rusya’nın cephedeki durumuna ilişkin de bilgi veren Putin, Ağustos ayında Donetsk bölgesinde 270 kilometrekarelik alanın ve 15 yerleşim biriminin Rus güçlerinin kontrolüne geçtiğini söyledi. Ukrayna ile yürütülen müzakerelerin büyük ölçüde durduğunu belirten Putin, buna rağmen barış sürecine katkı sağlayabilecek girişimlere Moskova’nın kapıyı kapatmadığını dile getirdi.

ABD-Kanada ticaret gerilimi tırmanıyor: Trump yönetiminden sert mesaj Haber

ABD-Kanada ticaret gerilimi tırmanıyor: Trump yönetiminden sert mesaj

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Kanada arasındaki ticaret gerilimi yeni bir aşamaya taşındı. Washington, Kanada’yı ticaret savaşını büyütmemesi konusunda uyarırken, iki ülke karşılıklı gümrük vergileri üzerinden yeniden karşı karşıya geldi. ABD ile Kanada arasında yürütülen müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından Washington, Kanada’dan ithal edilen bazı ürünlere yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulamaya başladı. Söz konusu tarifelerin yaklaşık 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürününü kapsadığı ve bunların Kanada’nın ABD’ye yaptığı toplam ihracatın yaklaşık yüzde 5,5’ine karşılık geldiği belirtildi. Kanada yönetimi ise ABD’nin kararına karşılık verme hazırlığında olduğunu duyurdu. Ottawa, 8 Eylül’den itibaren ABD menşeli çelik ve süt ürünlerine yeni gümrük vergileri uygulanacağını açıkladı. ABD'den Kanada'ya "ticaret savaşı" uyarısı ABD Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Kanada'nın Washington ile ticaret savaşını tırmandırması halinde ekonomik açıdan daha fazla zarar göreceğini savundu. Duffy, Kanada'nın ABD ile ticaretten elde ettiği ekonomik faydanın, ABD'nin Kanada ile ticaretinden sağladığı kazanımdan daha yüksek olduğunu öne sürerek Ottawa'nın bu mücadelede Washington'a karşı üstünlük sağlayabileceğini düşünmesini eleştirdi. ABD'li Bakan ayrıca Kanada Başbakanı Mark Carney'nin kısa süre içerisinde yeniden müzakere masasına dönmesini beklediğini söyledi ve mevcut tablonun Kanada ekonomisi açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Carney: "Bize saldırıldı" Kanada Başbakanı Mark Carney ise ABD'nin yeni tarifelerine sert tepki gösterdi. Carney, Washington'ın kararını bir saldırı olarak nitelendirerek Kanada'nın buna karşılık vermek zorunda olduğunu belirtti. Kanada yönetimi bu kapsamda ABD ürünlerine yönelik yeni vergileri devreye sokmaya hazırlanırken, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığının daha da büyümesi ihtimali gündeme geldi. Trump'tan Kanada'ya sert eleştiri ABD Başkanı Donald Trump da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Kanada'nın ABD ile ilişkilerinden önemli ekonomik kazanımlar elde ettiğini savundu. Trump, Kanada'nın ABD'nin bir eyaleti olmadan Washington'dan faydalanmak istediğini ileri sürerken, Kanada'nın uzun süredir ABD'li çiftçilere yüksek vergiler uyguladığını belirtti. Karşılıklı tarife kararları, ABD ile Kanada arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir gerilim başlatırken, gözler iki ülkenin yeniden müzakere masasına dönüp dönmeyeceğine çevrildi.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

ABD-İran Krizi Büyüyor! Bölgedeki Askeri Hareketlilik Dünyayı Endişelendiriyor Haber

ABD-İran Krizi Büyüyor! Bölgedeki Askeri Hareketlilik Dünyayı Endişelendiriyor

ABD-İran Gerilimi Yeni Bir Döneme Giriyor Ortadoğu’da tansiyon yeniden yükselirken, ABD ile İran arasındaki gelişmeler uluslararası kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. İki ülke arasında devam eden askeri ve diplomatik gerilim, bölgesel güvenlik dengeleri üzerinde yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. ABD ordusu, İran’a yönelik yeni operasyonların gerçekleştirildiğini açıklarken, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiği bildirildi. Washington yönetimi operasyonların askeri kapasiteyi azaltmaya yönelik olduğunu belirtirken, İran cephesinden gelen açıklamalar da krizin devam ettiğine işaret ediyor. Uzmanlar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yalnızca iki ülke arasındaki bir anlaşmazlık olmadığını, Ortadoğu’daki birçok ülkeyi ve küresel ekonomiyi etkileyebilecek geniş kapsamlı sonuçlar doğurabileceğini değerlendiriyor. Hürmüz Boğazı ve Enerji Güvenliği Endişesi ABD-İran krizinde en kritik başlıklardan biri enerji güvenliği olarak öne çıkıyor. Dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler, küresel piyasalar tarafından yakından izleniyor. Bölgede yaşanabilecek olası bir istikrarsızlığın petrol arzı üzerinde baskı oluşturabileceği ve enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor. Ekonomi uzmanları, Ortadoğu’daki askeri gerilimlerin yalnızca enerji piyasalarını değil; ulaşım maliyetleri, enflasyon ve küresel ticaret dengelerini de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Son dönemde piyasalarda jeopolitik risklerin yeniden fiyatlamalara yansıdığı belirtiliyor. Diplomasi Trafiği Devam Ediyor Askeri gelişmelerin yanı sıra diplomatik temaslar da sürüyor. Uluslararası aktörler, krizin daha fazla büyümemesi için taraflara müzakere çağrıları yapıyor. Rusya gibi bölgesel ve küresel aktörler de ABD ile İran arasındaki gerilimin azaltılması gerektiğini belirterek diplomatik çözüm yollarının önemine vurgu yaptı. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler tarafından yapılan açıklamalarda, bölgedeki istikrarın korunmasının küresel güvenlik açısından kritik olduğu ifade ediliyor. Bölge Ülkeleri Gelişmeleri Yakından İzliyor Ortadoğu ülkeleri, ABD-İran arasındaki gelişmeler nedeniyle güvenlik politikalarını yeniden değerlendiriyor. Özellikle Körfez ülkeleri, hava sahası güvenliği, enerji tesislerinin korunması ve ticari ulaşım hatlarının güvenliği konusunda gelişmeleri takip ediyor. Uzmanlara göre, bölgede yaşanabilecek yeni bir tırmanış; askeri dengeler kadar ekonomik ilişkileri ve diplomatik ittifakları da etkileyebilir. Küresel Piyasalar Krizin Etkilerini Hesaplıyor ABD-İran gerilimi finans piyasalarında da yakından takip edilen başlıklardan biri oldu. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte enerji fiyatları, döviz hareketleri ve borsa performanslarını dikkatle izliyor. Piyasa analistleri, uzun süre devam edecek bir kriz ortamının küresel ekonomide yeni belirsizliklere yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki hareketlilik, birçok ülkenin ekonomik planlamasında önemli bir faktör olarak görülüyor. Dünya Yeni Gelişmelere Odaklandı ABD ile İran arasındaki gerilimin önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği, uluslararası siyasetin en kritik sorularından biri olarak öne çıkıyor. Askeri hareketlilik devam ederken diplomatik girişimlerin sonuç verip vermeyeceği merak ediliyor. Uzmanlar, tarafların atacağı adımların yalnızca bölgeyi değil, küresel güvenlik ve ekonomi dengelerini de etkileyebileceğini ifade ediyor. Ortadoğu’daki gelişmeler, önümüzdeki dönemde dünya gündeminin en yakından takip edilen başlıklarından biri olmaya devam edecek.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz Haber

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz

19 Mayıs 2026 Salı günü Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’a saldırıya ne kadar yaklaşıldığı ve kırılgan ateşkesin sona erip ermeyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Bugün gidip saldırı düzenleme kararını vermeme bir an kalmıştı. Gemilerin hepsi silahlarla doluydu.” Trump, planlanan saldırının “gerçekleşmek üzere olduğunu” ifade etti. ABD Başkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada ise “savaşın sona erdirilmesi için ciddi müzakereler yürütüldüğünü” belirterek askeri saldırıyı durdurduğunu duyurmuştu. Demokratlara sert eleştiri Trump, açıklamalarında Demokrat Parti’ye de sert sözlerle yüklendi. Demokratları “aptal” olarak nitelendiren Trump, kendisi İran’la müzakere yürütürken onların süreci engellemeye çalıştığını savundu. Trump, temel hedeflerinin “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek” olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı yok etmek için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” Trump’ın açıklamalarından öne çıkanlar “Güvenli bir ülkeye sahip olmalıyız. Büyük bir ülkeye sahip olmalıyız. İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağından emin olmalıyız. Gördüğünüz bütün bu zor meseleler için mücadele ediyorum. İran’la müzakere halindeyiz, sonra Demokratlar çıkıp Trump’ın durdurulması gerektiğini söylüyor. Tam anlamıyla üstün geldiğiniz bir ülkeyle nasıl müzakere yürütüleceğini biliyorsunuz; masaya geliyorlar, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Umarım savaşmak zorunda kalmayız ama belki de onlara bir büyük darbe daha vurmak zorunda kalacağız. Bundan henüz emin değilim. Yakında göreceğiz. Müzakere yürütürken bütün kozları topluyorsunuz ama onlar sizi durdurmak istiyor. Bu tamamen siyasi bir mesele. Bunlar Demokratlar. Aptallar. Ben müzakerenin ortasındayım ve diyorum ki: Nükleer silahınız olamaz. Demokratlar ise Trump’ın daha fazla müzakere etmesini engellemek istiyor. Gerekirse yeni bir darbe vurmasını engellemek istiyorlar. Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı havaya uçurmak için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” “Saldırıya başlamaya hazırdık” Bir gazetecinin “İran’a saldırmaya ne kadar yaklaşmıştınız?” sorusuna Trump şu yanıtı verdi: “Bir an kalmıştı. Hepimiz saldırı için hazırdık. Dünden bahsediyorsunuz. Şu anda gerçekleşmiş olması gerekiyordu. Her şey tamamlanmıştı. Tekneler, gemiler tamamen yüklenmişti, ağzına kadar doluydu ve hepimiz başlamaya hazırdık. İran 47 yıldır Ortadoğu’nun kabadayısı oldu. Gerçekten Ortadoğu’nun kabadayısıydı. Pisler, çok pis ve çok tehlikeliler.”

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor Haber

Almanya Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyor

Merz, başkent Berlin’de İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Bir gazetecinin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yapacağı görüşmeden ne beklediğini sorması üzerine Merz, Başkan Putin’in Pekin ziyaretini çok yakından takip ettiklerini belirtti. Merz, Şi ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen önceki görüşmeden yapılan çeşitli açıklamaları da dikkatle takip ettiklerini dile getirerek, "Şimdi, Rusya ile Çin arasındaki stratejik ilişkide temel bir değişim beklemiyoruz. Ancak elbette bu ziyaretle, Başkan Şi'nin de Ukrayna’daki savaşı sona erdirmesi için Başkan Putin’in üzerinde etkide bulunması umudunu taşıyoruz." dedi. Bunun Putin’in kazanamayacağı bir savaş olduğunu savunan Merz, Rusya'nın her gün yüksek can kayıpları yaşadığını kaydetti. Şansölye Merz, Almanya ve İsviçre’nin büyük ölçüde ihracata bağımlı iki ülke olduğuna işaret ederek, “Bu yüzden İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması ikimiz için de büyük bir zarardır." diye konuştu. Ortaklarla birlikte deniz yollarındaki seyrüsefer özgürlüğünün mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmeye çalıştıklarını aktaran Merz, İran’ın müzakere masasına gelmesi, zamana oynamaması, bölgeyi ve dünyayı rehin almaması ve özellikle nükleer programını sonlandırması gerektiğini yineledi.

Zelenskiy’den, Putin'in ‘görüşebiliriz’ teklifine ‘uygun format bulmalıyız’ yanıtı Haber

Zelenskiy’den, Putin'in ‘görüşebiliriz’ teklifine ‘uygun format bulmalıyız’ yanıtı

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Zelenskiy görüntülü mesaj paylaşarak, Putin'in, kendisi ile uzun vadeli nihai anlaşmayı imzalamak üzere görüşebileceğine yönelik açıklamasını değerlendirdi. Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi ve güvenliğin sağlanması gerektiğini belirten Zelenskiy, "Artık Putin kendisi nihayet gerçek görüşmelere hazır olduğunu söylüyor, onu biraz biz zorladık ve biz zaten uzun zamandır görüşmelere hazırlanıyorduk. Şimdi uygun bir format bulmak lazım" ifadelerini kullandı. Putin, Zelenskiy ile uzun vadeli anlaşma imzalamak için görüşebileceğini söylemişti Rusya Devlet Başkanı Putin, 9 Mayıs Zafer Günü etkinlikleri sonrasında Kremlin Sarayı'nda gazetecilere açıklamalarda bulunmuştu. Putin buradaki konuşmasında, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede, müzakere amacıyla değil, uzun vadeli nihai anlaşmayı imzalamak için görüşebileceğini ifade etmişti. “Zelenskiy ile görüşmeyi hiçbir zaman reddetmedim” Zelenskiy'nin "9 Mayıs Zafer Günü kutlamalarında Moskova'ya Ukrayna insansız hava araçlarını göndereceği" yönündeki açıklamaları hakkında değerlendirmede bulunan Putin, "Görüyorsunuz ki ben buradayım. Rusya Savunma Bakanlığı provokasyon yapıldığına dair henüz bir rapor sunmadı” demşti. Zafer Günü kapsamında Moskova'da düzenlenen askeri geçit töreninin silahlar ve askeri araçlar olmadan gerçekleştirilmesine ilişkin bilgi veren Putin, bu kararın yalnızca güvenlik gerekçesiyle değil, öncelikle Rus ordusunun Ukrayna ordusunu nihai olarak yenilgiye uğratmaya odaklanması gerektiği düşüncesiyle alındığını ifade etmişti. Zelenskiy ile görüşmeyi hiçbir zaman reddetmediğinin altını çizen Putin, Moskova'da ya da üçüncü bir ülkede görüşebileceklerini yinelemişti. Uzun vadeli bir perspektif için tasarlanmış bir barış anlaşması konusunda nihai anlaşmalara varılması durumunda görüşme yapabileceğini dile getiren Putin, "Bu görüşmede bir şeyler imzalanmalı ve nihai bir nokta konulmalı. Müzakere yapılmamalı" demişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.