Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mustafa Kemal Atatürk

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mustafa Kemal Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Kemal Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" Haber

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun"

"9 Eylül kutlu bir zafer günüdür" Bahçeli, mesajında İzmir'in üç yılı aşkın süren işgalinin 9 Eylül 1922'de sona ermesini, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirdi. İşgal kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayan sürecin, Hasan Tahsin'in direnişi, Kuvayımilliye hareketi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Büyük Taarruz ile zafere ulaştığını ifade eden Bahçeli, Milli Mücadele'nin milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Bahçeli, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un 30 Ağustos Zaferi'nin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuyla sonuçlandığını belirtti. "İstiklalimizin hangi bedellerle kazanıldığını unutmamalıyız" İzmir'in kurtuluşunun Türk milletinin bağımsız yaşama iradesinin göstergesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Yüzbaşı Şerafettin Bey'in İzmir Hükümet Konağı'na Türk bayrağını çekmesini de bu tarihi sürecin sembol anlarından biri olarak değerlendirdi. Bahçeli, Türk milletinin geçmişte yaşanan mücadeleleri ve bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını unutmaması gerektiğini belirterek, Milli Mücadele'nin kahramanlarının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarını andı Mesajının sonunda İzmir'in kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele'nin tüm kahramanlarını, şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Bahçeli, mesajını "9 Eylül kutlu, İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" ifadeleriyle tamamladı.

Ümit Özdağ: Umarız bu düşman ceza hukuku uygulamalarından bu adli yılda ve önümüzdeki süreçte iktidar vazgeçme ferasetini gösterir Haber

Ümit Özdağ: Umarız bu düşman ceza hukuku uygulamalarından bu adli yılda ve önümüzdeki süreçte iktidar vazgeçme ferasetini gösterir

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye Barolar Birliği'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, geride kalan adli yıllarda yaşanan bazı uygulamaları eleştirdi. Özdağ, yeni adli yılda tüm yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunun güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve yöneticileriyle bir araya gelen Ümit Özdağ, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Adli yılın hayırlı olmasını diliyoruz" Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Türkiye Barolar Birliği'ni ziyaret ettiklerini belirten Özdağ, baroların hukuk mücadelesini önemsediklerini ifade etti. Geride kalan dönemde yaşanan bazı ceza hukuku uygulamalarının toplumda adalet duygusunu olumsuz etkilediğini savunan Özdağ, Anayasa'nın eşitlik ilkesinin herkes için aynı şekilde uygulanması gerektiğini söyledi. Özdağ, iktidarın eleştirdiği uygulamalardan vazgeçmesini temenni ederek, tüm vatandaşların yasalar karşısında eşit olduğunu fiilen görebileceği bir hukuk düzeninin önemine dikkat çekti. Yargıtay Başkanı'nın Atatürk vurgusuna dikkat çekti Ümit Özdağ, adli yılın açılışı dolayısıyla Yargıtay Başkanı'nın yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yer vermesini de değerlendirdi. Bu vurgunun önemli ve değerli olduğunu belirten Özdağ, yüksek yargı organının başkanının konuşmasını Atatürk'e atıf yaparak tamamlamasının Türkiye'nin mevcut koşullarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Anayasa değişikliği görüşüldü Türkiye Barolar Birliği yöneticileriyle anayasa değişikliği konusunu da kapsamlı şekilde ele aldıklarını aktaran Özdağ, Barolar Birliği'nin milli, üniter ve laik devlet anlayışı konusundaki tutumundan memnuniyet duyduğunu söyledi. Özdağ, Türkiye Barolar Birliği yönetiminin devletin kuruluş felsefesi ve Anayasa'nın değiştirilemeyecek maddeleri konusunda kararlı bir yaklaşım sergilediğini ifade etti. Bu tutumun, Anayasa'nın temel ilkelerini savunanlar açısından önemli olduğunu belirten Özdağ, Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve yöneticilerine ziyaret dolayısıyla teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un duasıyla başladı. Programda farklı bölgelerde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının selamlama mesajları da izletildi. Erdoğan konuşmasında, Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını andı. “Tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir milletiz” Büyük Taarruz’un Milli Mücadele’nin belirleyici aşaması olduğunu belirten Erdoğan, 26 Ağustos 1922’de başlayan harekatın Dumlupınar’da kesin zaferle sonuçlandığını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin büyük bedeller ödenerek gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk.” Erdoğan, Türk milletinin bağımsızlığını başka güçlere dayanarak değil, kendi iradesi ve fedakarlığıyla kazandığını vurguladı. “Bizi tanımak isteyenler Malazgirt’e, Çanakkale’ye baksın” Konuşmasında Türkiye’nin tarihindeki önemli dönüm noktalarına dikkat çeken Erdoğan, Türk milletinin karakterinin Malazgirt, Çanakkale ve Milli Mücadele üzerinden anlaşılabileceğini söyledi. Erdoğan, Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı, Şahin Bey ve Sütçü İmam gibi Milli Mücadele kahramanlarını anarak, milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığının tarih boyunca sürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin komşuları ve geniş gönül coğrafyasıyla ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini belirten Erdoğan, sınırların insanlar arasındaki gönül bağlarını ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Girne açıklarındaki feribot kazası için başsağlığı mesajı Erdoğan, Girne açıklarında meydana gelen feribot kazasına da değindi. Hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Erdoğan, kazanın nedenlerinin belirlenmesi ve ihmali bulunanların tespit edilmesi için KKTC makamlarıyla iş birliği yapılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazadan sağ kurtulanlara da geçmiş olsun dileklerini iletti. “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” Konuşmasının önemli bölümünü birlik ve beraberlik çağrısına ayıran Erdoğan, iki yıl önce yaptığı “iç cepheyi tahkim etme” çağrısının ardından terör meselesinin kalıcı şekilde çözülmesi konusunda mesafe alındığını savundu. Erdoğan, terörsüz bölge hedefi doğrultusunda yeni bir dönemin başladığını belirterek, Türkiye’nin önündeki fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Siyasi görüş ve köken farklılıklarının birlik duygusunun önüne geçmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe ilerleyeceğine inandığını belirterek konuşmasını tamamladı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kabine üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104’üncü yıl dönümünü kutladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104’üncü yıl dönümünü kutladı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlama mesajını yayınladı. Bugün, “Başkomutan Meydan Muharebesi” olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz. Aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum. Yurt dışı misyonlarımızda bayram sevincimize ve heyecanımıza ortak olan kıymetli misafirlerimize en samimi şükranlarımı iletiyorum. 30 Ağustos Zaferi’yle bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ezelî ve ebedî vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir. Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu da açan Büyük Zafer, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ederken, coğrafyamıza yönelik emperyalist kuşatmanın da kırılmasına vesile olmuştur. Bundan 104 yıl önce, türlü imkânsızlıklara rağmen milletçe gösterdiğimiz azim, cesaret ve kararlılık bugün de en güçlü motivasyon kaynağımızdır. Türkiye, şanlı tarihinden aldığı ilham ve öz güvenle enerjiden savunma sanayiine, bilim ve teknolojiden dış politikaya kadar her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Başta bölgemiz olmak üzere, dünyada savaşların, çatışmaların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye; ilkeli, dirayetli ve insani değerleri merkeze alan girişimci politikalarıyla öne çıkmaktadır. Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki; bugün, zulüm kimden gelirse gelsin engel olmaya, mazlum kim olursa olsun sahip çıkmaya çalışan, bu uğurda yeri geldiğinde bedel ödemekten çekinmeyen bir Türkiye vardır. “Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe” Türkiye’yi ve Türk Milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir. İstikrarsızlıktan beslenenlerin tüm kışkırtmalarına, tüm provokasyonlarına rağmen, devlet ve millet olarak, haktan yana, hukuktan yana, adaletten, barıştan, istikrardan yana olmaya devam edeceğiz. 104 sene evvel olduğu gibi bugün de birlik ve beraberlik içinde Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz veren tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi milletimizle çarpan, bizimle sevinip, bizimle üzülen bütün dost ve kardeşlerimizi de bu anlamlı günde muhabbetle kucaklıyorum. Bu vesileyle Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Bursa'da 20. Osmangazi Belediyesi Uluslararası NAKEM Balkan Festivali, geniş katılımla gerçekleştirildi. Haber

Bursa'da 20. Osmangazi Belediyesi Uluslararası NAKEM Balkan Festivali, geniş katılımla gerçekleştirildi.

Balkan kültürünün müziğini, danslarını ve ortak değerlerini Bursa’ya taşıyan festival, Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlendi. Yusuf Emini’nin sunumuyla gerçekleşen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Yeni Parti Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Namık Kemal Halk Oyunları Derneği (NAKEM) Başkanı Celal Yalçın, Tüm Rumeli Dernekleri Federasyonu (RUMELİFED) Genel Başkanı Sedat Şengül, belediye başkan yardımcıları, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım gösterdi. Yoğun ilgi gören gecede, Balkanların farklı bölgelerinden gelen kültürel zenginlikler aynı çatı altında buluştu. Balkanların Ortak Mirası Osmangazi’de Yaşatıldı Festivalde Kosova, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Bulgaristan ve Karadağ’ın da aralarında bulunduğu 6 ülkeden gelen dans grupları, Rumeli Halk Dansları ve NAKEM Halk Dansları topluluklarıyla birlikte sahne aldı. Yaklaşık 500 dansçının aynı gecede buluştuğu festivalde, Balkan coğrafyasının geleneksel dansları, müzikleri ve rengarenk kostümleri Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’na taşındı. Birbirinden etkileyici koreografileriyle izleyenlerin büyük beğenisini kazanan ekipler, Balkan kültürünün zenginliğini ve ortak mirasını sahneye yansıttı. “Balkanlar ve Rumeli ile Olan Kardeşlik Bağlarımızı Hiç Kaybetmedik” 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılını kutlayacaklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, bu vatan uğruna canını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Bundan 955 yıl önce Anadolu’yu bizlere yurt tutan Malazgirt Zaferi’nin mimarı Sultan Alparslan’ı ve o dönemde hayatını kaybeden aziz şehitlerimizi de aynı duygularla anıyorum. Sultan Alparslan’dan Fatih Sultan Mehmed’e, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e kadar Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde bizlere bu toprakları yurt kılan kültürümüzü, örf ve ananelerimizi yaşatıyoruz. Bu değerleri yaşatan folklorumuz ve halk danslarımız, oralarda doğup büyüyen, daha sonra buraya göç eden ve geldikleri topraklarla bağlarını asla kaybetmeyen değerli kardeşlerimiz için de büyük önem taşıyor. Balkanlar ve Rumeli ile olan kardeşlik bağlarımızı hiç kaybetmediğimizi göstermenin en güzel yollarından biri NAKEM Festivali’dir. NAKEM Festivali’ni üç yıldır düzenliyoruz. Aslında 20 yıl önce başlayan bu organizasyonu, ‘devlette devamlılık esastır’ diyerek biz de devam ettirdik. İnşallah nice 20 yıllar boyunca folklorumuz ve ananelerimiz yaşatılmaya devam eder. Başta NAKEM olmak üzere Balkanlar’dan gelen tüm kardeşlerimize ve bu festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Yalçın’dan Başkan Aydın’a Festival Teşekkürü Namık Kemal Halk Oyunları Derneği (NAKEM) Başkanı Celal Yalçın ise festivalin 20’nci yılına ulaşmasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Bu yıl bizim için gerçekten çok özel. Ben de festivalin ilk yılında onur başkanı olarak başlamıştım, bugün de aynı heyecanla karşınızdayım. Her yıl söylediğim gibi; biz birlikte oldukça, sizler de bizi destekledikçe bu festival devam edecek. Festivalin gerçekleşmesi için çok büyük bir emek ve mücadele ortaya konuldu. Erkan Başkan ve ekibiyle birlikte ciddi bir çalışma yürütüldü ve bugün hep beraber burada buluştuk. Bu organizasyonun en büyük mimarı ise sizlersiniz” diye konuştu. Konuşmaların ardından NAKEM Başkanı Celal Yalçın, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a günün anısına teşekkür plaketi takdim etti. Rumeli Semih’ten Coşku Dolu Konser Gecenin ilerleyen bölümünde Rumeli Semih, sevilen eserleriyle Bursalılarla buluştu. Balkan ve Rumeli ezgilerinin yankılandığı konserde vatandaşlar, sanatçının seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Enerjisi yüksek performansıyla büyük beğeni toplayan Rumeli Semih, festivalin coşkusunu zirveye çıkardı. Balkan kültürünün zenginliğini 20 yıldır yaşatmayı sürdüren Uluslararası NAKEM Balkan Festivali, müzikten halk danslarına uzanan programıyla kültürlerin buluşmasına ev sahipliği yaparken, Osmangazi’den Balkanlara uzanan dostluk ve kardeşlik bağlarını bir kez daha güçlendirdi.

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim Haber

CHP’li Canpolat’tan ‘Barış’ çıkışı: Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim

TBMM’de yasa aşamasına geçilen ikinci çözüm sürecine ilişkin CHP’nin yeni politikaları merak konusu olurken, CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat’tan önemli bir açıklama geldi. Barış sürecinde yurttaşların üzerine düşen sorumlulukları vurgulayan Canpolat, gerçek barışın kimlik ve inanç özgürlüğüyle mümkün olacağını ifade etti. Canpolat, “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir.” dedi. Açıklamasında “Bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim.” ifadelerini kullanan Canpolat, “Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim.” diye vurguladı. “BARIŞA HER ZAMANKİNDEN ÇOK İHTİYAÇ DUYUYORUZ” Canpolat’ın “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlığıyla paylaştığı metnin tamamı şöyle: Bu topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin, farklı inançların, farklı dillerin ve kültürlerin ortak yaşamına ev sahipliği yaptı. Sevinçlerimizi de acılarımızı da aynı gökyüzünün altında paylaştık. Tarih boyunca bizi ayrıştırmak, birbirimize düşürmek ve ortak geleceğimizi zayıflatmak isteyen pek çok girişim oldu. Ancak bu ülkenin en büyük gücü, farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilme iradesidir. Bugün, her zamankinden daha fazla birlik, kardeşlik, sağduyu ve barışa ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü çevremizde yaşanan savaşlar, çatışmalar ve insani trajediler sadece sınırların ötesinde kalmıyor; acısı, göçü, yoksulluğu ve şiddeti hepimizi etkiliyor. Suriye'de, Irak'ta ve dünyanın birçok bölgesinde yaşanan savaşlar, yüz binlerce insanın hayatını altüst etti. Bu acılar bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor: Savaşın kazananı yoktur; gerçek zafer, barışı inşa edebilmektir.” “SİLAHLARIN SUSMASI KADAR ÖNYARGILARIN SONA ERMESİ GEREKİR” “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta barış, dünyada barış" sözü, yalnızca bir dış politika ilkesi değil; insanlığın ortak vicdanına seslenen evrensel bir çağrıdır. Bu söz, ülke içinde huzurun, adaletin ve toplumsal dayanışmanın; dünyada ise karşılıklı saygının, diplomasinin ve barışın temel alınması gerektiğini anlatır. Dünyada yıllarca süren çatışmaların ardından barışın mümkün olduğunu gösteren örnekler vardır. Önemli olan geçmişin acılarını unutmadan, geleceği birlikte kurabilecek cesareti gösterebilmektir. Barış; silahların susması kadar, önyargıların sona ermesi, insanların birbirini anlamaya çalışması ve ortak bir gelecek için el ele vermesidir.” “GERÇEK BARIŞIN TEMELİ KİMLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜDÜR” “Bu ülkenin Kürtleri, Türkleri, Alevileri, Sünnileri, farklı etnik kökenlerden, inançlardan ve yaşam biçimlerinden tüm vatandaşları; eşit haklara sahip, aynı geleceği paylaşan insanlardır. Kimsenin kimliğinden, inancından ya da düşüncesinden dolayı dışlanmadığı; herkesin kendini özgürce ifade edebildiği, hukukun üstünlüğüne dayanan bir toplum, gerçek barışın en sağlam teminatıdır. Farklılıklarımız bizi zayıflatan değil, zenginleştiren değerlerdir. Birbirimizi dinleyerek, anlamaya çalışarak ve ortak insani değerlerde buluşarak daha güçlü bir toplum olabiliriz. Ayrıştıran değil birleştiren, nefret dili yerine sevgi ve saygıyı büyüten bir anlayış, geleceğe bırakabileceğimiz en değerli mirastır.” “GELİN, AYRIŞMAYA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM” “Bugün hepimize düşen görev; kin yerine empatiyi, öfke yerine sağduyuyu, çatışma yerine diyaloğu ve nefret yerine sevgiyi büyütmektir. Çünkü barış yalnızca devletlerin imzaladığı anlaşmalarla değil; insanların birbirine duyduğu güvenle, adaletle ve vicdanla kalıcı hâle gelir. Gelin, bizi ayrıştırmak isteyenlere karşı dayanışmayı büyütelim. Farklılıklarımızı bir tehdit değil, ortak zenginliğimiz olarak görelim. Birbirimizin acısını paylaşalım, sevincini çoğaltalım ve geleceğimizi birlikte inşa edelim. Barış; yalnızca savaşın olmaması değil, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün ve insan onurunun güvence altında olduğu bir yaşamdır. Hep birlikte daha huzurlu, daha adil ve daha umut dolu bir gelecek için tek yürek olalım.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.