Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mürettebat

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mürettebat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mürettebat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Girne'deki gemi faciasında kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi: "Gemi çok su alıyor dedi" Haber

Girne'deki gemi faciasında kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi: "Gemi çok su alıyor dedi"

30 Ağustos'ta Girne Limanı'ndan Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden katamaran tipi yolcu gemisi, sefer sırasında alabora oldu. Gemide bulunan 267 kişiden bir bölümü kurtarılırken, kazada can kayıpları yaşandı ve kayıp yolcular için arama çalışmaları başlatıldı. Son açıklamalara göre hayatını kaybedenlerin sayısı 14'e yükselirken, 14 kişinin de halen kayıp olduğu bildirildi. Mehmet Bayhan kazadan hemen önce kardeşini aradı Kayıp Mehmet Bayhan'ın kardeşi Ahmet Bayhan, ağabeyinin 30 Ağustos günü kendisini telefonla aradığını belirtti. Görüşmenin saat 12.11 sıralarında gerçekleştiğini söyleyen Bayhan, ağabeyinin daha önce böyle bir gemiye binmediğini ve telefon görüşmesinde geminin su aldığını ifade ettiğini aktardı. Ahmet Bayhan, ağabeyinin kendisine yolcuların geminin geri dönmesini istediğini ancak kaptanın bu taleplere karşılık vermediğini söylediğini belirtti. Bayhan, yaklaşık bir dakika süren görüşmenin ardından ağabeyinin kendisine "Yukarı gitmem gerekiyor" dediğini ve telefonu kapattığını anlattı. Bu görüşmeden sonra Mehmet Bayhan'a ulaşmaya çalıştıklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını söyledi. "Bu olayın peşini bırakmayacağız" Ağabeyinin halen kayıp olmasının aile açısından büyük bir belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Ahmet Bayhan, kazada sorumluluğu bulunanların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Bayhan, yaşananların ardından çok sayıda ailenin acı içinde kaldığını belirterek, olayda ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesi için hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Aileler kayıp yakınlarından gelecek haberi bekliyor Mehmet Bayhan'ın ailesinin avukatı Gurbet Bilbay da kazaya ilişkin soruşturmanın tüm yönleriyle yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bilbay, geminin daha önce herhangi bir hasarının bulunup bulunmadığının, kazanın yaşandığı gün deniz ve hava koşullarının nasıl olduğunun ve gemide görev yapan personelin gerekli belge ve yeterliliklere sahip olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi. Ailelerin önceliğinin kayıp Mehmet Bayhan'a ulaşılması olduğunu vurgulayan Bilbay, belirsizliğin yakınları açısından en ağır süreçlerden biri olduğunu ifade etti. Avukat Bilbay ayrıca, olayın yalnızca bir tedbirsizlik veya dikkatsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, soruşturma ve hukuki sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Arama kurtarma çalışmaları sürüyor Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının ardından Türkiye ve KKTC'nin ilgili kurumları tarafından denizden ve havadan arama çalışmaları yürütülüyor. Kayıp kişilere ulaşılması için farklı arama kurtarma unsurlarının bölgede çalışmalarını sürdürdüğü bildiriliyor. Kazayla ilgili soruşturma kapsamında gemi kaptanı, mürettebat, şirket çalışanı ve liman görevlilerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında adli işlem başlatılmıştı. Soruşturmanın geminin sefer öncesi durumu, gerekli izin ve belgeleri ile kazanın meydana geliş koşullarını da kapsadığı bildirildi. Mehmet Bayhan'ın ailesi ise arama çalışmalarından gelecek haberi beklerken, kazanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve varsa sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyor.

Silivri açıklarındaki gemi kazasında 2 kaptan tutuklandı: Bilirkişi raporunda çarpıcı tespitler Haber

Silivri açıklarındaki gemi kazasında 2 kaptan tutuklandı: Bilirkişi raporunda çarpıcı tespitler

2 kaptan tutuklandı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kazanın ardından ALSU gemisinde bulunan 9 kişi şüpheli sıfatıyla sorgulandı. Aşçı dışındaki 9 kişinin ifadelerinin gemide alındığı, işlemleri tamamlanan 6 şüphelinin ise Silivri Adliyesi'ne sevk edildiği öğrenildi. Savcılıkta alınan ifadelerin ardından ALSU gemisinin kaptanı Ahmet Erarslan ile 3. kaptanı Murat Evciman, bilirkişi heyetinin hazırladığı ön rapordaki kusur değerlendirmeleri dikkate alınarak tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkeme, iki kaptanın tutuklanmasına karar verirken diğer 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına hükmetti. Kaza nasıl meydana geldi? Kaza, 2 Eylül günü saat 03.00 sıralarında Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde meydana geldi. Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan, metal ve inşaat demiri yüklü Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli rulosac gemi ile Türk bayraklı ALSU gemisi çarpıştı. Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu battı. Gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ise henüz ulaşılamadı. Bilirkişi raporunda ALSU gemisine ilişkin tespitler Kazanın nedenlerinin ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan ön bilirkişi raporunda, ALSU gemisinin köprüüstündeki seyir düzenine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Rapora göre kazanın meydana geldiği sırada köprüüstünde nöbetçi olan 2. zabit, gemiye kazadan yalnızca bir gün önce katıldı ve söz konusu seyir vardiyası, gemideki ilk vardiyası oldu. Yoğun deniz trafiğinin bulunduğu bölgede köprüüstünde görevli zabit dışında gözcü veya dümenci bulunmadığı da raporda belirtildi. Bu durumun, gemi personelinin çevredeki deniz trafiğine ilişkin durumsal farkındalığını olumsuz etkilediği değerlendirildi. Raporda ayrıca ALSU gemisinin kaptanının emniyet kurallarına aykırı biçimde köprüüstünden ayrıldığı ve çarpışmanın meydana gelmesinin ardından oluşan sarsıntıyla uyandığı iddiasına yer verildi. Kaptanın kazadan yaklaşık 7 ila 10 dakika sonra köprüüstüne çıktığı belirtildi. Tuğberk İmamoğlu için "hayalet gemi" değerlendirmesi Bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde Tuğberk İmamoğlu gemisine ilişkin bazı teknik tespitler de yer aldı. Geminin AIS olarak bilinen Otomatik Tanımlama Sistemi'nin kapalı veya arızalı olduğu değerlendirildi. Bu nedenle geminin diğer deniz araçları açısından tespit edilmesinin zorlaştığı ve adeta "hayalet gemi" gibi seyir yaptığı belirtildi. Rapora göre iki geminin mürettebatı arasında telsiz üzerinden yapılan görüşmede iskele tarafa doğru manevra yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Ancak Tuğberk İmamoğlu'nun son 0,5 deniz milinde bu mutabakata aykırı şekilde aniden sancağa yöneldiği ve ALSU'nun pruva hattına girdiği ifade edildi. Kazada "çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı" tespiti Bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği sıradaki hava ve deniz koşulları da değerlendirildi. Rapora göre olay sırasında görüş mesafesi yaklaşık 6 deniz miliydi. Deniz hafif çalkantılı olurken hava koşullarının güvenli seyir açısından uygun olduğu belirtildi. Kazaya neden olabilecek dış kaynaklı herhangi bir doğa olayına rastlanmadığı kaydedilen raporda, kazanın temelinde "çift taraflı ağır durumsal farkındalık kaybı" bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. ALSU gemisi dalgıçlar tarafından incelenecek Soruşturma kapsamında ALSU gemisinin su altında kalan bölümlerinin dalgıçlar tarafından inceleneceği öğrenildi. Yapılacak incelemeyle gemideki hasarın ve çarpışmaya ilişkin diğer teknik bulguların araştırılması bekleniyor. Şüphelilerin ifadelerinde, Tuğberk İmamoğlu'ndaki mürettebattan 2 veya 3 kişinin gemi batmadan önce güvertede bulunduğunun aktarıldığı belirtildi. Bu kişilerin kurtulduğuna yönelik herhangi bir delile henüz ulaşılamadığı, hayatlarını kaybetmiş olmaları durumunda ise arama çalışmalarının sonucunda cenazelerine ulaşılabileceği değerlendiriliyor. Ancak batan Tuğberk İmamoğlu'nun enkazının da henüz tespit edilemediği bildirildi. Kayıp 10 mürettebat için arama sürüyor Kazanın ardından kaybolan 10 mürettebatın bulunması amacıyla arama-kurtarma çalışmaları ilgili kurumların koordinasyonunda devam ediyor. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCSG GÜVEN gemisinde, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanı Tümamiral Serkan Tezel ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Mustafa Bankaoğlu'nun da çalışmaları yerinde takip ettiği belirtildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, kazanın oluş şeklinin ve nedenlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması, sorumluluğu bulunan kişilerin belirlenmesi ve maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla çalışmalar sürdürülüyor. Soruşturmada iki gemiye ait seyir, radar ve haberleşme kayıtlarının yanı sıra olayla ilgili bilgi, belge, görüntü ve diğer delillerin toplandığı bildirildi. Kazaya ilişkin idari soruşturmanın da devam ettiği belirtildi.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel: Sorumlular adalet önünde hesap verecek Haber

KKTC Başbakanı Ünal Üstel: Sorumlular adalet önünde hesap verecek

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından yürütülen arama-kurtarma ve soruşturma çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Kazayı, KKTC tarihinin en acı deniz felaketlerinden biri olarak nitelendiren Üstel, öncelikli hedeflerinin kayıp kişilere ulaşmak olduğunu ifade etti. Üstel, devletin tüm imkanlarının ilk andan itibaren seferber edildiğini ve Türkiye’nin desteğiyle çalışmaların koordinasyon içinde sürdürüldüğünü belirtti. Kriz ekibiyle birlikte Girne Limanı’ndaki çalışmaları yakından takip ettiklerini kaydetti. Denizde ve havada geniş çaplı arama Arama-kurtarma faaliyetleri kapsamında denizde 15 geminin görev yaptığını belirten Üstel, deniz akıntıları ve muhtemel sürüklenme bölgelerinin dikkate alınarak arama sahasının belirlendiğini aktardı. Bölgede 8 helikopterin dönüşümlü olarak görev yaptığı, insansız hava araçlarının da havadan tarama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Polis ekiplerinin Girne'nin doğu ve batı kıyı şeridinde karadan arama yaptığı belirtilirken, Türkiye’den gelen SAT komandolarının da çalışmalara katıldığı ifade edildi. Üstel, bölgeye ulaşması beklenen ek arama-kurtarma gemisiyle birlikte SAT komandolarının deniz altındaki çalışmalara da destek vereceğini kaydetti. “Hızlı müdahale daha ağır sonuçları önledi” Kazanın Girne açıklarında meydana gelmesinin ekiplerin olay yerine kısa sürede ulaşmasına imkan sağladığını vurgulayan Üstel, ilk andaki müdahalenin çok sayıda kişinin sağ olarak kurtarılmasında etkili olduğunu söyledi. Kazanın kıyıdan daha uzak bir noktada meydana gelmesi halinde müdahale süresinin uzayabileceğine dikkat çeken Üstel, hızlı müdahalenin daha ağır bir tablonun ortaya çıkmasını engellediğini değerlendirdiklerini ifade etti. “Hiçbir ihmal cezasız kalmayacak” Başbakan Üstel, kayıp kişilere ulaşılması için çalışmalar sürerken, kazanın neden meydana geldiğinin belirlenmesine yönelik adli ve idari süreçlerin de titizlikle yürütüldüğünü açıkladı. Üstel, ihmali veya kusuru bulunan herkesin tespit edileceğini belirterek, sorumluluğu bulunan kişilerin kim olduğuna bakılmaksızın adalet önünde hesap vereceğini vurguladı. Devletin tüm kurumlarının sahada olduğunu ve Türkiye ile tam koordinasyon içinde hareket edildiğini kaydeden Üstel, hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına ise başsağlığı diledi. Gemi kazasında 9 şüpheli tutuklandı Öte yandan Girne’den Mersin’in Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket ettikten kısa süre sonra alabora olarak batan gemiye ilişkin soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Kazada 8 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin ise kayıp olarak arandığı bildirildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden gemi şirketinin yetkili direktörü, kaptan, kaptan yardımcısı, makinist ve bazı mürettebat üyeleri Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, soruşturma kapsamında toplam 14 şüpheli hakkında işlem yapılmasına karar verdi. Duruşmanın devamında 9 şüpheli için 3 gün tutukluluk kararı verilirken, 2’si kamu görevlisi olmak üzere 5 kişi serbest bırakıldı. Gemi faciasına ilişkin arama-kurtarma çalışmalarının ve olayın nedenine yönelik soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Türkiye'den Girne'ye arama kurtarma desteği Haber

Türkiye'den Girne'ye arama kurtarma desteği

İçişleri Bakanlığı, 30 Ağustos 2026 tarihinde Girne Limanı’ndan Taşucu Limanı’na seyir halinde olan FİLOJET isimli yolcu gemisinin Girne Limanı’nın 4 mil açığında su almaya başlaması üzerine arama kurtarma çalışmalarının başlatıldığını açıkladı. Bakanlık açıklamasına göre, gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat bulunuyordu. İhbarın alınmasının ardından bölgeye çok sayıda deniz ve hava unsuru sevk edildi. ÇOK SAYIDA YÜZER UNSUR VE HELİKOPTER BÖLGEDE Arama kurtarma faaliyetleri kapsamında, K.K.T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 4 yüzer unsur ile AKGÜNLER 3 isimli yolcu gemisi bölgede görevlendirildi. Ayrıca Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından 5 yüzer unsur ve 2 Sahil Güvenlik helikopteri bölgeye sevk edildi. Girne Açıklarında Su Alan Yolcu Gemisine İlişkin Yürütülen Arama Kurtarma Çalışmaları Hakkında Basın Açıklaması 30 Ağustos 2026 tarihinde, Girne Limanı’ndan Taşucu Limanı’na seyir halinde bulunan, 259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu FİLOJET isimli yolcu gemisinin Girne… — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) August 30, 2026 DENİZ KUVVETLERİ DE DESTEK VERİYOR Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 6 deniz unsurunun da çalışmalara destek amacıyla görevlendirildiği bildirildi. Arama kurtarma çalışmalarının ilgili birimler arasında koordinasyon içinde ve titizlikle sürdürüldüğü vurgulandı

Karadeniz'de Dron Saldırısına Uğrayan Ro-Ro Gemisindeki Türk Mürettebat Tahliye Edildi Haber

Karadeniz'de Dron Saldırısına Uğrayan Ro-Ro Gemisindeki Türk Mürettebat Tahliye Edildi

Karadeniz'de seyir halindeki gemiye dron saldırısı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Karadeniz'de yaşanan saldırıya ilişkin bilgi verdi. Açıklamaya göre, Novorossiysk Limanı'ndan Samsun'a doğru seyir halinde bulunan "NADEZHDA" isimli Ro-Ro gemisi, Novorossiysk'e yaklaşık 20 deniz mili açıkta dron saldırısına uğradı. Gemide saldırı sırasında 13'ü Türk vatandaşı olmak üzere toplam 22 mürettebatın görev yaptığı bildirildi. Mürettebat güvenli şekilde tahliye edildi Denizcilik Genel Müdürlüğü, olayın ardından Rusya'daki Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (MRCC Novo) ile irtibat kurulduğunu açıkladı. Yapılan görüşmeler sonucunda gemide bulunan tüm mürettebatın Rusya'ya ait deniz unsurları tarafından güvenli şekilde Novorossiysk Limanı'na tahliye edildiği belirtildi. Yetkililer, denizcilerin güvenli bölgeye ulaştırıldığını ve gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade etti. 3 personelin durumu ağır Bakanlık açıklamasında, ilk belirlemelere göre saldırıda 3 personelin sağlık durumunun ağır olabileceği bilgisi paylaşıldı. Yaralı mürettebatın sağlık durumuna ilişkin resmi makamlar tarafından detaylı incelemelerin sürdüğü belirtilirken, kesin bilgilerin ilerleyen saatlerde netleşmesi bekleniyor. Gemide yangın sürüyor Saldırının ardından geminin yaşam mahallinde ve baş kısmında hasar oluştuğu bildirildi. Yetkililer, gemide çıkan yangının halen devam ettiğini açıkladı. Bununla birlikte bölgede dron saldırısı riskinin sürmesi nedeniyle yangına müdahale ve kurtarma çalışmalarının güvenlik gerekçesiyle gerçekleştirilemediği ifade edildi. Bakanlıktan geçmiş olsun mesajı Denizcilik Genel Müdürlüğü açıklamasında, olayın tüm yönleriyle takip edildiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Konuya ilişkin gelişmeler yakından takip edilmekte olup tüm denizcilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede sağlıkla ailelerine kavuşmalarını temenni ediyoruz." Yetkililer, gemideki yangının söndürülmesi ve hasar tespit çalışmalarına ilişkin sürecin, bölgedeki güvenlik koşullarının uygun hale gelmesinin ardından devam edeceğini bildirdi.

Hantavirüs görülen gemideki yolcular indirilip ülkelerine gönderildi Haber

Hantavirüs görülen gemideki yolcular indirilip ülkelerine gönderildi

Liman girişine demir atan gemideki 23 ulustan yaklaşık 150 kadar yolcu ve mürettebatın tahliye işlemleri devam ediyor. Yerel saat ile sabah 09.30'da (Ebil saati ile 11.30) başlayan tahliye işlemlerinde 14 İspanyol yolcu ile Capo Verde'de gemiye binen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) için çalışan bir epidemiyoloji uzmanı gemiden ayrılan ilk grup oldu. Gemi karara bağlanmadı MV Hondius karaya bağlanmadığından Liman Müdürlüğü’ne ait bir tekne ile gruplar halinde gemiden alınan 15 kişi limandan karaya çıkartılıp, Askeri Acil Müdahale (UCM) birimine bağlı otobüsle havalimanına götürüldü. İspanyollar ve DSÖ temsilcisi, Savunma Bakanlığı’na ait bir uçakla Madrid'deki askeri havalimanına oradan da otobüsle Gomez Ulla askeri hastanesine götürülerek karantinaya alındı. Sağlık Bakanlığı’ndan verilen bilgilerde, ilk grubun ardından gemideki Fransız (5) ve Kanadalı (4) yolcuların da uçakla ülkelerine gönderildikleri bildirildi. Hollanda bandralı "MV Hondius" gemisindeki yolcular karaya çıkartılarak uçakla ülkelerine gönderilmeye başlandı. Bakanlık yetkilileri, Hollandalı (11), Türk (3), İngiliz (23), İrlandalı (2) ve ABD'li (17) yolcuların da bu akşama kadar ülkelerine gitmek üzere uçaklarının Tenerife havalimanından ayrılacağını duyurdu. Yolcuların çok büyük bir bölümünün bugün Tenerife'den ayrılması öngörülürken, açıklanan program gereği yarın Avustralyalı ve Yeni Zelandalı yolcular için Avustralya'ya bir uçağın gideceği, uçuş bulamayan diğer yolcuların ise geminin Hollanda bandıralı olmasından dolayı bu ülkeden gelecek ikinci bir uçakla gönderileceği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca tahliye operasyonuna katılan tüm askeri, sivil personel ve yolculara olası bir virüs bulaşma riskine karşı koruma kıyafetleri giydiriliyor. Tahliye işlemlerinin bitmesinin ardından MV Hondius lüks yolcu gemisinin Tenerife'den ayrılarak, sınırlı bir mürettebat ile Hollanda'nın Rotterdam Limanı'na doğru hareket etmesi planlanıyor. “Benzeri görülmemiş, karışık bir operasyon" Diğer yandan Tenerife'de olan İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia, basına yaptığı açıklamada, "Operasyon devam ediyor. Karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen herhangi bir olay yaşanmadan ilerliyor ve bu tahliye operasyonunun başarısını sağlamak için çalışmaya devam etmekten bizi hiçbir şey alıkoyamaz. Bu, benzeri görülmemiş, karışık bir operasyon. İspanya'nın buna liderlik etmesinden gurur duyuyorum" dedi. Bölgede bulunan DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesu, gemideki yolcuların tahliyesinden olası bir hantavirüs bulaşma riskinin düşük olduğunu ve yolcuların gönderildiği tüm ülkelerin de önlemler aldığını vurguladı. Hollanda bandralı "MV Hondius" gemisindeki yolcular karaya çıkartılarak uçakla ülkelerine gönderilmeye başlandı. Gemideki 3 yolcu hayatını kaybetmişti Hollanda bandralı lüks yolcu gemisi MV Hondius, 1 Nisan'da Arjantin'in Ushuaia limanından hareket etmişti. Gemide, 11 Nisan'da 70 yaşındaki bir Hollandalı hayatını kaybetmiş, 13-16 Nisan'da Afrika'nın batısındaki Tristan da Cunha, Erişilmez Ada ve Bülbül Adası ziyaretlerinde 6 yolcunun daha gemiye binmesiyle bu tarihlerdeki kayıtlara göre toplamda 180 yolcu ve mürettebat olduğu belirtilmişti. Gemi Santa Elena'ya geldiğinde 30 kadar yolcu burada inmiş, hayatını kaybeden yolcunun cesedi ve semptomu bulunan Hollandalı eşi de gemiden ayrılmıştı. Johannesburg'a giden Hollandalı kadın 26 Nisan'da ölmüştü. İngiliz vatandaşı olan ve semptom gösteren bir erkek yolcu da yanındaki ABD'li arkadaşı ile birlikte 27 Nisan'da gemiden indirilmişti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2 Mayıs'ta MV Hondius'un Cabo Verde'de (Yeşil Burun Adaları) olduğu sırada hantavirüs vakalarının gemide görüldüğünü açıklamış ve 3 Mayıs'ta bir Alman kadın yolcunun hayatını kaybetmesiyle bu gemide seyahat edip virüsten ölenlerin sayısı 3'e çıkmıştı. Capo Verde yetkililerinin geminin yanaşmasına ve herhangi bir kişinin inmesine izin vermemesi üzerine DSÖ ve İspanya arasında yapılan görüşmeler sonrasında 5 Mayıs'ta yolcuların indirilmesi için MV Hondius'un Tenerife'ye getirilmesine karar verilmişti. Hantavirüs nedir, nasıl bulaşıyor? Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.

Hürmüz Boğazı'nda üç konteyner gemisine ateş açıldı. Haber

Hürmüz Boğazı'nda üç konteyner gemisine ateş açıldı.

Liberya bayraklı bir konteyner gemisi, Umman'ın kuzeydoğusunda topçu ateşi ve el bombası fırlatıcısından atılan el bombaları sonucu köprüüstünde hasar gördü. UKMTO, kaptanın saldırıya uğramadan önce İran İslam Devrim Muhafızları Birliği'nden üç üye taşıyan bir savaş gemisinin gemiye yaklaştığını bildirdiğini açıkladı. Tüm mürettebat üyeleri güvende ve herhangi bir yangın veya çevresel olay yaşanmadı. Kaptan, geminin boğazdan geçebileceği konusunda önceden bilgilendirilmiş olmasına rağmen, olaydan önce telsiz bağlantısı kurulmadığını belirtti. Ancak İran'ın Tasnim haber ajansı, geminin İran silahlı kuvvetlerinin yaptığı uyarıları dikkate almadığını bildirdi. Birleşik Krallık Denizcilik ve Ulaştırma Örgütü (UKMTO) daha sonra, İran kıyılarının yaklaşık sekiz deniz mili batısında Panama bayraklı ikinci bir konteyner gemisine ateş açıldığını bildirdi. Gemide herhangi bir hasar meydana gelmedi ve tüm mürettebat üyeleri güvende. Liberya bayrağı taşıyan üçüncü bir konteyner gemisi de Hürmüz Boğazı'ndan ayrılırken aynı bölgede saldırıya uğradı. Gemi hasar görmedi ancak denizde durmak zorunda kaldı. Tüm mürettebat üyeleri güvende. Olay, İran'ın bu güzergâh üzerinden yapılan gemi trafiğine kısıtlamalar getirdiği bir dönemde meydana geldi. Başlangıçta ABD ve İsrail'in hava saldırılarına yanıt olarak yapılan bu hamle, daha sonra ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka karşısında daha da şiddetlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.