Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Muhalefet

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Muhalefet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muhalefet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İzmir'de  tutuklu Tunç Soyer’in tahliye edilmesini istedi Haber

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İzmir'de tutuklu Tunç Soyer’in tahliye edilmesini istedi

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP İzmir İl Başkanlığında basın mensuplarına gündemi değerlendirdi. İzmir’deki muhtarların sorunlarına ilişkin hazırlanan raporun kendisine sunulduğunu belirten CHP'li Sarı, raporu Ankara’ya taşıyacaklarını ve muhtarların taleplerini parlamentoda gündeme getireceklerini söyledi. OPERASYONLARIN SİYASİ AMAÇ TAŞIDIĞINI ÖNE SÜRDÜ Çukurova Belediyesine yönelik operasyonla ilgili konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, ilk bilgilere göre 52 kişilik bir gözaltı listesi bulunduğunu, gözaltına alınanlar arasında belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ve belediye yöneticilerinin yer aldığını söyledi. Sarı, önceki dönem belediye başkanı Soner Çetin’in de gözaltına alındığı bilgisini aldıklarını aktardı. Son dönemde muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların arttığını savunan CHP'li Sarı, bu adımların kamuoyunda “fon yolsuzluğu” olarak anılan dosyanın gündemini gölgelemeyi amaçladığını ileri sürdü. Bu iddiasını kendi siyasi değerlendirmesi olarak dile getiren Sarı, suç şüphesi bulunan herkesin yargılanması gerektiğini, ancak soruşturmaların siyasi algı oluşturmak için kullanılmasını kabul etmediklerini söyledi. Tutuklu yargılamaya da tepki gösteren Sarı, kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmadığı durumlarda seçilmiş yerel yöneticilerin tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu. “BELEDİYELERİN CUMHUR İTTİFAKI’NA GEÇMEMESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ” Belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması sonrasında yapılan başkan vekilliği seçimlerine değinen Müslim Sarı, CHP’nin bu süreçlerde muhalefet partileriyle iş birliği aradığını söyledi. Sarı, belediyelerin Cumhur İttifakı yönetimine geçmemesini partilerinin “kırmızı çizgisi” olarak tanımladı. Üsküdar’da yapılacak başkan vekilliği seçimine ilişkin de değerlendirmede bulunan Sarı, muhalefet partilerine ortak hareket etme çağrısı yaptı. Türkiye Belediyeler Birliği ve bazı belediyelerdeki seçimlerde CHP’nin uzlaşma için fedakârlık yaptığını belirten Sarı, muhalefet dayanışmasının gündelik siyasi ayrışmaların önüne geçmesi gerektiğini ifade etti. CHP seçmeninin oyuyla seçilen belediye başkanlarının başka partilere geçmesini eleştiren Sarı, özellikle iktidar partisine geçişlerin seçmen iradesine zarar verdiğini savundu. Sarı, bu geçişlerin olağanlaştırılmaması gerektiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın aday gösterilme sürecini de eleştiren Sarı, adaylık kararının gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bu kararın sorumluluğunu üstlenerek İzmir halkına açıklama yapması gerektiğini öne sürdü. TUNÇ SOYER İÇİN TAHLİYE ÇAĞRISI Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in 18 Kasım’da yeniden hâkim karşısına çıkacağını belirten Sarı, Soyer’in tutuklu yargılanmasını gerektirecek güçlü maddi delil bulunmadığını savundu. Sarı, Soyer’in tahliye edilmesini beklediklerini ve talep ettiklerini söyledi. Partinin kongre takvimine ilişkin de bilgi veren Müslim Sarı, üyeliklerin 28 Ekim’de askıya çıkacağını, mahalle seçimlerinin 11 Kasım’da başlayacağını ve kongrelerin 14 Şubat’a kadar tamamlanmasının planlandığını aktardı. Milletvekili ve belediye başkanı adaylarının belirlenmesinde örgütlerin etkisinin artırılmasının gündemlerinde olduğunu da kaydetti.

CHP Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçiminde Ayşe Ünlüce'yi destekleyecek Haber

CHP Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçiminde Ayşe Ünlüce'yi destekleyecek

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Sarı, Cumhur İttifakı’na karşı olan siyasi yapıda en fazla delegeye sahip parti olmalarına rağmen muhalefetin ortak hareket etmesi amacıyla aday çıkarmama kararı aldıklarını bildirdi. Muhalefetin ortak hareket etmesi için iş birliği çağrısında bulunduklarını belirten Sarı, çağrılarının karşılık bulmadığını ifade etti. Buna rağmen TBB’nin AK Parti ve Cumhur İttifakı’na geçmemesi için YENİ Parti’nin adayı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi destekleyeceklerini kaydetti. “ÖNCELİĞİMİZ HALKIN İRADESİNİ KORUMAK” CHP'li Sarı, açıklamasında siyasi hesaplardan ziyade halkın iradesini korumayı öncelik olarak gördüklerini vurguladı. Sarı’nın açıklaması, TBB seçiminde muhalefet cephesindeki adaylık ve iş birliği sürecine ilişkin önemli bir karar olarak değerlendirildi. TBB’NİN CUMHUR İTTİFAKI’NA GEÇMEMESİ İÇİN SORUMLULUK ALIYORUZ! Cumhur İttifakı karşısındaki yapıda en fazla delegeye sahip parti olmamıza rağmen, ortak aday konusunda tüm seçenekleri zorladık. Türkiye Belediyeler Birliği’nin Cumhur İttifakı’nın kontrolüne geçmemesi için aday çıkarmama ve Yeni Parti’nin önerdiği Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’yi destekleme kararı aldık. Bizim için mesele koltuk değil; muhalefetin ortak iradesini korumaktır. — Müslim Sarı (@muslimsarichp) October 14, 2026

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı Haber

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ: Türkiye'de sandıktan başka yol kalmadı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özdağ, Özcan’ı geçen ziyarete göre daha sağlıklı ve moralli gördüğünü belirterek, önümüzdeki günlerde görülecek karar duruşmasında beraat beklediğini söyledi. Türkiye’de muhalefete yönelik baskıların arttığını savunan Özdağ, “Türkiye artık bir hukuk devleti değildir” dedi. “DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANIYOR” Muhalefet, basın ve sosyal medyaya yönelik uygulamaları eleştiren Özdağ, ceza yasasındaki bazı maddelerin siyasi amaçlarla araçsallaştırıldığını öne sürdü. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirten Özdağ, adalete güvenin zedelendiğini ifade etti. Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’de baskılara son vermenin, hukuk devletini ve özgür basını yeniden tesis etmenin yolunun sandık olduğunu vurgulayarak, “Sandıktan başka bir şey değildir” ifadesini kullandı. HALK TV’YE KAYYUM VE GÖZALTI KARARINA TEPKİ Halk TV’ye yönelik operasyon ve kayyum kararını da değerlendiren Özdağ, bunun şaşırtıcı olmadığını ancak üzücü olduğunu söyledi. Kararın, Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının başladığı güne denk gelmesine dikkat çeken Özdağ, bunun bir mesaj niteliği taşıdığını savundu. Özdağ, suç varsa soruşturma yapılması gerektiğini, yayınların kapatılmasının ise “düşman ceza hukuku” uygulaması olduğunu dile getirdi. “FON YOLSUZLUĞUNDA İKTİDARA AYRICALIK VAR” Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, iktidar partisinden bir isme yönelik uygulamanın muhalefet mensubu olsaydı çok daha ağır olacağını savundu. Özdağ, yolsuzluk iddialarında şeffaflık çağrısı yaparken, sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon soruşturmasına ilişkin şeffaflık çağrısını da yorumlayan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Bahçeli’nin iktidar üzerindeki etkisinin büyük olduğunu belirterek, bunun samimiyetinin önümüzdeki günlerde görüleceğini ifade etti. Yemen ve Suudi Arabistan konusundaki sorulara da cevap veren Özdağ, Türk askerinin Suudi Arabistan’ın menfaatleri için görev yapmasına karşı olduğunu söyledi. Türkiye’nin Asya ticaretinin büyük bölümünün Kızıldeniz üzerinden gerçekleştiğini hatırlatan Özdağ, bu hattın hedef alınmasının ekonomik riskler doğurabileceğini dile getirdi. Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Türk askerinin kanı Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez” dedi.

Adalet Bakanlığı, on soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü bildirdi Haber

Adalet Bakanlığı, on soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü bildirdi

Adalet Bakanlığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketlere ilişkin yürütülen soruşturmaya dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19 Ağustos’ta Sermaye Piyasası Kurulu’ndan bilgi ve belge talep ederek soruşturmayı başlattığı, fonlara ilişkin tasfiye kararlarının ise 17 Eylül’de alındığı belirtildi. Bakanlık, söz konusu kronolojinin soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini vurguladı. “DEVLET KURUMLARI GÜÇLÜ KOORDİNASYON İÇİNDE” Açıklamada, sürecin Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu kararlı irade ve ilgili kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonla yürütüldüğü ifade edildi. Adalet Bakanlığı’nın, iyi niyetli yatırımcıların ve vatandaşların haklarının korunması ile sorumluluğu bulunanlar hakkında adli sürecin etkin biçimde işletilmesi için görevini yerine getirdiği kaydedildi. MUHALEFETE “MESNETSİZ İFTİRA” TEPKİSİ Bakanlık, ana muhalefet liderinin soruşturmaya ilişkin bazı bilgilerin Adalet Bakanlığı’ndan “sızdırıldığı” yönündeki sözlerine de tepki gösterdi. Bu iddianın Bakanlığı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftira olduğu belirtildi. Açıklamada, teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, yanlış olduğu anlaşılan bu içeriklerin oluşturduğu soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı savunuldu. “SORUŞTURMA KARARLILIKLA SÜRÜYOR” Adalet Bakanlığı, fon soruşturmasının spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette sürdürüldüğünü vurguladı. Açıklamada, vatandaşların haklarının korunması ve adli sürecin etkin şekilde işletilmesi için kurumsal sorumluluğun yerine getirildiği ifade edildi. *BASIN AÇIKLAMASI* İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketleri tespit ederek harekete geçmiş, 19 Ağustos tarihinde Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi ve belge talep ederek soruşturma sürecini başlatmış, fonlara ilişkin tasfiye kararları ise 17 Eylül tarihinde alınmıştır. Bu kronoloji, soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. Süreç, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı irade ve yakın takibi doğrultusunda, devletimizin ilgili kurumlarının güçlü koordinasyonu ile yürütülmektedir. Adalet Bakanlığımız iyi niyetli yatırımcıların ve vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluluğu bulunanlar hakkında adli sürecin etkin biçimde işletilmesi amacıyla üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmektedir. Tam da bu nedenle, soruşturma sürecini gölgelemeye, adli makamların kararlılığını tartışmalı hâle getirmeye, devlet kurumları arasında güvensizlik oluşturmaya ve vatandaşlarımızın devlete güvenini sarsmaya yönelik girişimler söz konusudur. Ana muhalefet liderinin, fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgilerin kendilerine Adalet Bakanlığından “sızdırıldığı” beyanı da Bakanlığımızı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftiradır. Teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, -Sayın Bakanımızı da hedef alan- içeriklerin yanlış ve manipülatif olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkan soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu içeriklerin arkasındaki odaklara ilişkin tartışmaları perdeleyerek, kararlılıkla ilerleyen adli soruşturmayı siyasi polemiklerin içine çekme çabası açıktır. Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon doğrultusunda, vatandaşlarımızın haklarının korunması ve adli sürecin etkin biçimde işlemesi için kurumsal sorumluluğunun gereğini yerine getirmektedir. Fon soruşturması, spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) October 8, 2026

İsveç'ten göçmenlere 350 bin kron teşvik: Sadece 171 kişi kabul etti Haber

İsveç'ten göçmenlere 350 bin kron teşvik: Sadece 171 kişi kabul etti

Yaklaşık 10,6 milyon kişinin yaşadığı İsveç'te hükümet, özellikle koruma temelli oturum iznine sahip bazı yabancıların ülkelerine veya yasal olarak yerleşebilecekleri başka bir ülkeye gönüllü olarak dönmelerini teşvik ediyor. Uygulama kapsamında yetişkin başına 350 bin kron, çocuk başına ise 25 bin kron ödeme yapılabiliyor. Hane başına toplam destek 600 bin kronla sınırlandırılıyor. Teşvik 2026'da artırıldı İsveç'teki gönüllü geri dönüş desteğinin miktarı 1 Ocak 2026 itibarıyla önemli ölçüde yükseltildi. Yeni düzenlemeyle yetişkinler için ödeme 350 bin krona çıkarılırken, eş veya birlikte yaşayan çiftler için üst sınır 500 bin, bir hane için ise 600 bin kron olarak belirlendi. Ancak destekten yararlanabilmek için belirli şartların karşılanması gerekiyor. İsveç Göçmenlik Dairesi'ne göre uygulama, belirli koruma gerekçeleriyle oturum izni bulunan ve söz konusu izni 12 Eylül 2024 veya daha önce almış kişiler için geçerli. Ayrıca kişinin İsveç dışında kalıcı olarak yerleşmeyi planlaması gerekiyor. Ödemeler de tek seferde yapılmıyor. Başvuru sahibine toplam tutarın yüzde 20'si karar aşamasında, yüzde 40'ı gidilen ülkeye ulaştıktan sonra veriliyor. Kalan yüzde 60'lık bölüm ise en erken 15 ay sonra, İsveç'teki oturum izninin sona ermesi veya iptal edilmesi şartıyla ödeniyor. Hükümet göç politikalarını sıkılaştırdı İsveç hükümeti gönüllü geri dönüş desteğinin yanı sıra göç ve vatandaşlık alanındaki kuralları da sıkılaştırdı. Hükümet, kalıcı oturum sisteminin kaldırılması ve oturum izinlerinin daha sık yenilenmesi gibi düzenlemeleri göç politikasının bir parçası olarak uygulamaya koydu. Göç Bakanı Johan Forssell, hükümetin gönüllü geri dönüş programını, İsveç toplumuna yeterince entegre olamadığını düşünen kişilere ülkelerine dönerek yeni bir başlangıç yapma imkanı sağlamak amacıyla savunuyor. Muhalefetten tepki Hükümetin politikası muhalefet ve göçmen temsilcileri tarafından eleştiriliyor. Eleştirilerin odağında, yüksek miktardaki maddi teşvikin göçmenlere yönelik ayrımcılığı artırabileceği ve İsveç'te yaşayan yabancıların önemli bölümünün ülkeden ayrılmak istemediği görüşü bulunuyor. Uygulamanın sınırlı sayıda kişi tarafından tercih edilmesi de tartışmaları beraberinde getirirken, hükümet gönüllü geri dönüş politikasını İsveç'in daha sıkı göç stratejisinin önemli unsurlarından biri olarak sürdürüyor. İsveç'te genel seçimler yaklaşırken göç politikası, siyasi tartışmaların öne çıkan başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Özgür Özel: “Yeni Parti’yi muhalefet için değil, iktidar olmak için kurduk” Haber

Özgür Özel: “Yeni Parti’yi muhalefet için değil, iktidar olmak için kurduk”

Özel, Yeni Parti’nin kuruluş sürecinin toplumun talepleri doğrultusunda şekillendiğini belirterek, parti teşkilatlarına seçim hedefi üzerinden mesajlar verdi. “18 günde 600 bin üyeye ulaştık” Yeni bir siyasi anlayış oluşturmak amacıyla yola çıktıklarını ifade eden Özel, partinin örgütlenme çalışmalarının hızlı ilerlediğini söyledi. Özel, Yeni Parti’nin 18 gün içerisinde 600 bin üyeye ulaştığını öne sürerek, bunun Türkiye siyasi tarihinde dikkat çekici bir örgütlenme başarısı olduğunu savundu. Bağış kampanyasının da devam ettiğini belirten Özel, vatandaşların partiye gösterdiği ilgiyi sürdürmek istediklerini dile getirdi. Partinin hedefinin yalnızca büyümek olmadığını belirten Özel, iktidara yürürken toplumun kendilerine yüklediği sorumluluğun farkında olduklarını söyledi. “Muhalefet partisi kurmadık” Konuşmasında parti teşkilatının çalışma anlayışına da değinen Özel, Yeni Parti içerisinde herkesin eşit olduğunu belirtti. Teşkilat mensuplarının dayanışma içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Özel, parti örgütünün temel görevinin seçimleri kazanmak olduğunu söyledi. Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biz bir muhalefet partisi kurmadık, biz Yeni Parti’yi iktidar partisi olarak kurduk. Biz seçim geceleri birbirimizi teselli etmek için bir parti kurmadık, kazanmak ve milletimize hizmet etmek için bir parti kurduk. Biz Yeni Parti’yi Türkiye’yi yönetmek için kurduk.” “Kaybetmeyi kabul etmiyoruz” Siyasi mücadelelerinde yenilgiyi kabullenmeyeceklerini belirten Özel, geçmişte çeşitli siyasi süreçlerde mücadele eden kadroların Yeni Parti çatısı altında bir araya geldiğini söyledi. Özel, parti teşkilatına yönelik konuşmasında kazanma hedefinin en önemli görev olduğunu vurgulayarak, “Kazanacağız, kazanacaksınız, Türkiye kazanacak” ifadelerini kullandı. Yeni Parti’nin yalnızca siyasi bir oluşum olarak değil, iktidar hedefiyle kurulduğunu yineleyen Özel, teşkilatın bu hedef doğrultusunda çalışmasını istedi. Özgür Özel’den vatandaşlara üyelik çağrısı Özel, konuşmasının son bölümünde vatandaşları Yeni Parti’ye katılmaya davet etti. Partinin hedefleri arasında iktidar değişikliğinin gerçekleştirilmesi, toplumun farklı kesimlerinin bir araya getirilmesi ve ekonomik refahın artırılması olduğunu belirten Özel; eşitlik, özgürlük, refah ve toplumsal bütünlük vurgusu yaptı. Türkiye’nin geleceğine ilişkin hedeflerini de anlatan Özel, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında yeni bir gelecek inşa etmek istediklerini belirterek vatandaşlara parti çalışmalarına katılma çağrısında bulundu. Özel, “Gelin, bizimle birlikte yürüyün, sizinle birlikte Türkiye yürüsün ve Türkiye’nin yüzü gülsün” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi Haber

Üç Partinin Meclis Buluşması: Seçim İttifakı Sinyali Geldi

Babacan, Arıkan ve Erbakan Meclis’te buluştu Çerçeve yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sırasında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan bir araya geldi. Muhalefet kulisinde gerçekleşen buluşmada üç lider birlikte akşam yemeği yedi. Yemek sonrasında görüşme çay ve kahve sohbetiyle devam etti. Ali Babacan, buluşmanın ardından yaptığı değerlendirmede üç partinin Türkiye'nin sorunlarının çözümü konusunda çalışma yürüttüğünü belirterek, “Türkiye’yi seven, bu güzel ülke için çalışan, bir an önce sorunlarını çözsün, hak ettiği standartlara ulaşsın diye çabalayan siyasi partileriz” ifadelerini kullandı. Arıkan: Sürece şartlı “evet” dedik Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, görüşmede Türkiye'nin gündemindeki siyasi gelişmelerin yanı sıra yürütülen sürecin de değerlendirildiğini söyledi. Arıkan, Saadet Partisi olarak terörün sona ermesi ve Türkiye'de kan dökülmemesi konusunda geçmişten bu yana olumlu bir tutum sergilediklerini belirtti. Ancak sürecin yalnızca tek bir başlık üzerinden yürütülmesini eleştiren Arıkan, daha geniş kapsamlı bir toplumsal mutabakat gerektiğini savundu. Arıkan, iktidarın geçmişteki uygulamalarından dolayı bazı soru işaretleri taşıdıklarını belirterek, buna rağmen kutuplaşma yerine çözüm odaklı bir yaklaşımı tercih ettiklerini ve sürece “şartlı evet” dediklerini ifade etti. Erbakan'dan dikkat çeken ittifak açıklaması Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise üç parti arasındaki görüşmelerin fikir alışverişi ve istişare açısından önemli olduğunu söyledi. Erbakan, Türkiye'nin mevcut sorunlardan kurtulması ve “yaşanabilir bir Türkiye” hedefi doğrultusunda iktidar değişimine ihtiyaç olduğunu düşündüklerini belirtti. Üç parti arasında seçim ittifakı yapılıp yapılmayacağı yönündeki soruya ise Erbakan'ın verdiği yanıt dikkat çekti. Erbakan, siyasi partiler arasındaki fikir alışverişinin ve ilişkilerin güçlü şekilde devam etmesi gerektiğini belirterek, “Gerekirse birtakım somut adımlar atmamız gerekebilir” dedi. Bu açıklama, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi arasında ilerleyen süreçte daha kapsamlı bir siyasi iş birliği ihtimalinin gündemde olabileceği şeklinde değerlendirildi. Arıkan: Yeni yol arkadaşlarımızın sayısını artıracağız Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da seçim ittifakı konusunda kapıyı tamamen kapatmadı. Arıkan, Türkiye'deki seçim sistemine ve siyasi dengelere dikkat çekerek, iktidar olma hedefi doğrultusunda çalışmalar yürütmeleri gerektiğini söyledi. Üç parti arasındaki istişarelerin yoğunlaştırılacağını belirten Arıkan, “Aramıza katılacak yeni yol arkadaşlarımızın sayısını çoğaltmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı. Üç parti arasında yeni dönem mi başlıyor? Babacan, Arıkan ve Erbakan'ın TBMM'deki buluşması, muhalefet cephesindeki olası siyasi iş birlikleri açısından dikkat çekici bir gelişme oldu. Tarafların açıklamalarında henüz resmen kurulmuş bir seçim ittifakından söz edilmezken, özellikle Erbakan'ın “somut adımlar” vurgusu ve Arıkan'ın yeni yol arkadaşlarına ilişkin açıklaması, üç parti arasındaki temasların önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşabileceğine işaret etti. Parti liderlerinin önümüzdeki süreçte gerçekleştireceği görüşmelerin, olası seçim iş birliklerinin kapsamı ve niteliği açısından belirleyici olması bekleniyor.

Kosova Meclisi’nde Gerilim! Başbakan Kurti’ye Yumurtalı Protesto Haber

Kosova Meclisi’nde Gerilim! Başbakan Kurti’ye Yumurtalı Protesto

Kosova Meclisi’nde yeni Meclis Başkanı seçimi için düzenlenen oturum, muhalefet milletvekilinin Başbakan Albin Kurti’yi yumurta atarak protesto etmesiyle yarıda kaldı. Yaşanan gerginliğin ardından oturum ertelendi. Kosova’da siyasi kriz Meclis çatısı altında da etkisini göstermeye devam ediyor. 7 Haziran’da gerçekleştirilen erken genel seçimlerin sonuçlarının kesinleşmesinin ardından yeni Meclis Başkanı ve yardımcılarının belirlenmesi amacıyla Genel Kurul toplandı. Oturumda Başbakan ve Kendin Karar Al (Vetevendosje) Hareketi Genel Başkanı Albin Kurti’nin yaptığı konuşma sırasında tansiyon yükseldi. Muhalefetten Kurti’ye sert tepki Seçimlerden birinci parti olarak çıkan Vetevendosje’nin lideri Kurti, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmada hükümet kurumlarının oluşturulması için diğer siyasi partilerle görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Kurti’nin yeni Meclis Başkanı adayını sunmaması ve siyasi partilerle görüşmeler için daha fazla süre istemesi muhalefetin tepkisini çekti. Muhalefet partileri, Kurti’nin tutumunun anayasal sürece aykırı olduğunu savunarak hükümeti eleştirdi. Milletvekili yumurtaları Kurti’ye fırlattı Gerilimin yükseldiği sırada Kosova’nın Geleceği İçin İttifak (AAK) Milletvekili Time Kadrijaj, kürsüye gelerek çantasından çıkardığı yumurtaları Başbakan Albin Kurti’ye doğru fırlattı. Yumurtalı protestonun ardından Meclis salonunda milletvekilleri arasında kısa süreli arbede ve gerginlik yaşandı. Yaşanan olay nedeniyle yeni Meclis Başkanı seçiminin yapılması amacıyla gerçekleştirilen oturuma ara verildi ve toplantı ertelendi. Kurti: Bedel ödemeye hazırım Başbakan Albin Kurti, kendisine yönelik yumurtalı protestonun ardından yaptığı değerlendirmede, diğer siyasi partilerle görüşebilmek için bunun ödenmesi gereken bir bedel olması halinde söz konusu bedeli ödemeye hazır olduğunu ifade etti. Kosova’da yeni hükümetin ve Meclis yönetiminin oluşturulmasına ilişkin siyasi belirsizlik sürerken, partiler arasındaki görüşmelerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Kosova 18 ayda üçüncü kez sandığa gitti Ülkedeki siyasi kriz son dönemde art arda seçimlerin yapılmasına neden oldu. Kosova’da 9 Şubat 2025’te genel seçim gerçekleştirildi. Ardından siyasi gelişmeler nedeniyle 28 Aralık 2025’te erken genel seçime gidildi. Albin Kurti liderliğindeki hükümet, 11 Şubat’ta Meclis’ten güvenoyu aldı. Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’nin görev süresinin sona ermesinin ardından yaşanan siyasi süreçte de yeni cumhurbaşkanının belirlenmesi konusunda sorunlar ortaya çıktı. Kosova Meclisi, anayasal süre içerisinde yeni cumhurbaşkanını seçememesi üzerine 29 Nisan’da feshedildi. Bunun ardından ülkede 7 Haziran’da yeniden erken genel seçim yapıldı. Ancak seçimlerin ardından oluşan yeni Meclis’te de yönetimin belirlenmesi konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı. Kosova Meclisi’nin yeni cumhurbaşkanını belirleyememesi halinde ülkede yeniden erken genel seçime gidilmesi ihtimali bulunuyor.

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil” Haber

Suat Kılıç’tan “çerçeve yasa” eleştirisi: “Belirsizliğe imza atmamız mümkün değil”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, partisinin Kağıthane İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen MYK toplantısı sırasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç’ın açıklamalarında en önemli başlık, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı süreç kapsamında TBMM’ye getirilmesi beklenen çerçeve yasa teklifi oldu. Teklifin içeriğinin kamuoyundan gizlendiğini öne süren Kılıç, yalnızca sürecin taraflarının yasa hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia etti. “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor” Çerçeve yasa teklifine ilişkin eleştirilerini sürdüren Suat Kılıç, Meclis’te imzaya açılan metnin içeriğinin belirsiz olduğunu savundu. Kılıç açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “‘Yasa’ diyoruz ama çerçeve var, yasa yok. İktidarın Meclis gruplarında çerçeve için imza açıldı. Sayın milletvekilleri şimdilik boş kâğıda imza atıyor. Bu imzalar, teklifin komisyona sevkinde kullanılacak.” Kılıç, milletvekillerinin ve kamuoyunun teklifin detaylarını bilmediğini öne sürerek, “Milletvekilleri neye imza attığını bilmiyor, millet de neye imza atıldığını bilmiyor” dedi. “Çerçeve var ama içi boş” Sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Kılıç, muhalefet partilerinin de teklifin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını iddia etti. Kılıç şöyle konuştu: “Çözüm süreci var, çerçevesi var ama yasası yok. Millet bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Ancak DEM Parti biliyor, Abdullah Öcalan biliyor ama biz bilmiyoruz. Meclis’teki muhalefet partileri bilmiyor.” Çerçeve metninin içeriğinin açıklanması gerektiğini belirten Kılıç, “Altına imza atılan, duvara asılan bu çerçevenin içi boştur. Bu muammaya destek vermemiz, belirsizliğe imza atmamız mümkün değildir” ifadelerini kullandı. “Milletin desteği için referandum yapılmalı” Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, söz konusu düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiğini de dile getirdi. Kılıç, hem muhalefetin hem de vatandaşların bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Hem çerçeve hem de yasa hakkında millet ve muhalefet acilen bilgilendirilmelidir. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın ilk günden itibaren ifade ettiği üzere bu yasa, anayasa değişikliklerinde olduğu gibi referanduma götürülmeli ve aziz milletimizin desteği istenmelidir.” TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin detayları ve Meclis’teki görüşme süreci önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.