Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mısır

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den Avrupa Parlamentosu kararına sert tepki: "Mesnetsiz iddiaları reddediyoruz" Haber

MSB'den Avrupa Parlamentosu kararına sert tepki: "Mesnetsiz iddiaları reddediyoruz"

MSB Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, İstanbul'daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında Bakanlığın faaliyetleri ve gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. MSB'den Avrupa Parlamentosu'nun kararına tepki Toplantının ardından Bakanlık tarafından Avrupa Parlamentosu'nda alınan karara ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik "mesnetsiz" iddiaların reddedildiği belirtildi. MSB, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu'nun GKRY tarafından önerilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hedef alan söz konusu projeye kaynak ayrılmasını tavsiye etmesini, tarihi gerçekleri çarpıtan taraflı bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Bakanlık açıklamasında, Kıbrıs Türklerine yönelik 1963-1974 dönemindeki saldırıların ve EOKA'nın eylemlerinin göz ardı edilmesinin Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamayacağı savunuldu. MSB, üçüncü taraflara tarihi gerçekler dikkate alınarak adil ve tarafsız bir yaklaşım sergileme çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adadaki barış ve istikrarın teminatı olmaya devam ettiği vurgulandı. Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi'nin faaliyetleri Tuğamiral Zeki Aktürk, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nın NATO standartlarında faaliyet gösterdiğini belirtti. Komutanlığın gelişmiş simülasyon, komuta-kontrol, haberleşme ve bilgi sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin harekat kabiliyetine katkı sağladığını aktaran Aktürk, bilgisayar destekli tatbikatlarla personelin karar verme, planlama ve sevk-idare yeteneklerinin geliştirildiğini söyledi. NATO İletişimciler Konferansı'na 42 ülkeden 542 uzman katıldı Aktürk, Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığı'nın 7-10 Eylül tarihleri arasında NATO İletişimciler Konferansı'na ev sahipliği yaptığını açıkladı. 42 ülkeden 542 iletişim uzmanının katıldığı konferansta NATO'nun stratejik iletişim kapasitesinin geliştirilmesi, dezenformasyonla mücadele, müttefikler arasındaki koordinasyon, yapay zeka araçlarının kullanımı ve değişen iletişim ortamının ortaya çıkardığı fırsat ve risklerin ele alındığı bildirildi. Son bir haftada 2 PKK'lı teslim oldu MSB Sözcüsü Aktürk, son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğunu açıkladı. Hudutlarda yasa dışı yollarla geçiş girişiminde bulunan 790 kişinin yakalandığını belirten Aktürk, yılbaşından bu yana yakalananların sayısının 10 bin 445'e ulaştığını söyledi. Engellenen 887 kişiyle birlikte yıl içerisinde hudutlardan yasa dışı geçişi engellenen kişi sayısının 49 bin 394 olduğunu aktardı. Aktürk ayrıca Iğdır ve Hakkari hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde yaklaşık 7 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi. Libya'da "Tek Libya, Tek Ordu" hedefi Libya'nın doğu ve batısındaki silahlı kuvvetler mensuplarından oluşan 362 askeri personelin katıldığı Komando Temel Eğitimi'nin başarıyla tamamlandığını açıklayan Aktürk, Türkiye'nin Libya'nın birlik ve bütünlüğüne verdiği öneme dikkat çekti. Aktürk, Türkiye'nin "Tek Libya, Tek Ordu" hedefi doğrultusunda Libya'nın doğusu ve batısıyla ilişkilerini geliştirmeyi ve askeri eğitim ile iş birliği faaliyetlerini sürdürmeyi planladığını söyledi. MSB'den Gazze ve Lübnan açıklaması İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, saldırıların sürdüğünü ve bölge halkının göçe zorlandığını savundu. Aktürk, Lübnan'da 2 Mart 2026'dan bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 300'ü, yaralıların sayısının ise 12 bin 300'ü aştığını ifade etti. Gazze'de ise ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra 1.300'den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini, Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybının yaklaşık 75 bine ulaştığını söyledi. MSB, uluslararası toplumun İsrail'in bölgedeki politikalarına karşı somut ve etkili tedbirler alması gerektiğini belirtti. Altay tankının ana silah sistemi teslim edildi Savunma sanayisine ilişkin gelişmeleri de paylaşan Aktürk, son bir hafta içerisinde çeşitli silah ve mühimmat sistemlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine teslim edildiğini açıkladı. Bu kapsamda MKE tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na çeşitli silah ve mühimmatların yanı sıra savunma sanayi paydaşlarına orta menzilli füze yakıt çubuğu ve Altay tankının ana silah sisteminin teslim edildiği belirtildi. ASELSAN tarafından ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na HGK-84 Hassas Güdüm Kiti ile LGK-82 Lazer Güdüm Kiti teslimatlarının gerçekleştirildiği bildirildi. MKE'nin ayrıca Mısır'daki El-Alameyn Hava Fuarı ile Polonya'daki MSPO Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'na katıldığı, MSPO kapsamında Polonya'nın savunma sanayisi kuruluşlarından PGZ ile hava savunma sistemleri alanında iş birliği için mutabakat zaptı imzalandığı açıklandı. Girne ve Silivri'deki kazalar için arama kurtarma çalışmaları sürüyor MSB Sözcüsü Aktürk, Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen yolcu gemisi kazası ile 2 Eylül'de Marmara Denizi Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpışması sonucu meydana gelen kazaya ilişkin arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Deniz Kuvvetleri unsurlarının her iki olayda kayıp kişilerin bulunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Aktürk, kazalarda hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı verdi. MSB'den SDG'nin fesih ve entegrasyon sürecine ilişkin açıklama Bakanlık, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) fesih sürecine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Açıklamada, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve "tek devlet, tek ordu" anlayışı çerçevesinde yürütülen fesih ve entegrasyon sürecinin yakından takip edildiği belirtildi.

TSK'ya MKE ve ASELSAN tarafından yeni silah ve mühimmat teslimatları yapıldığını açıklandı Haber

TSK'ya MKE ve ASELSAN tarafından yeni silah ve mühimmat teslimatları yapıldığını açıklandı

Milli Savunma Bakanlığı’nın Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, NATO İletişimciler Konferansı’na ev sahipliği yapan İstanbul’daki Çok Uluslu Müşterek Harp Merkezi Komutanlığında gerçekleştirildi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantıda Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve millî savunma sanayii ürünleriyle imkân ve kabiliyetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. TSK’YA YENİ SİLAH VE MÜHİMMAT TESLİMATLARI Son bir haftada Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından Kara Kuvvetleri Komutanlığına çeşitli adet ve çaplarda silah ve mühimmat teslim edildi. MKE ayrıca savunma sanayii paydaşlarına orta menzilli füze yakıt çubuğu ile Altay Tankı ana silah sistemi teslimatlarını gerçekleştirdi. ASELSAN tarafından ise Hava Kuvvetleri Komutanlığına Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) ve Lazer Güdüm Kiti (LGK-82) teslim edildi. 8-11 Eylül tarihleri arasında Polonya’da gerçekleştirilen “MSPO Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı”na katılım sağlayan MKE, Polonya’nın savunma sanayi kuruluşlarından PGZ ile hava savunma sistemleri alanında iş birliğine yönelik Mutabakat Zaptı imzaladı.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/5EEHS2O2r4 — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) September 10, 2026 MKE’DEN ULUSLARARASI FUARLARDA İŞ BİRLİĞİ Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk'ün aktardığı bilgiye göre MKE, 8-10 Eylül tarihleri arasında Mısır’da düzenlenen 2’nci El-Alameyn Hava Fuarı ile 8-11 Eylül tarihleri arasında Polonya’da gerçekleştirilen MSPO Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’na katılım sağlayacağı öğrenildi. MSPO kapsamında MKE ile Polonya’nın savunma sanayii kuruluşlarından PGZ arasında, hava savunma sistemleri alanında iş birliğini geliştirmeye yönelik Mutabakat Zaptı imzalandığını da duyuran Tuğamiral Aktürk, söz konusu çalışmaların Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve millî sistemlerle donatılması ve savunma sanayii alanındaki uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağladığını açıkladı.

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem Haber

HAVELSAN ve Mısır arasında HAMZA-1 anlaşması: İHA satışında yeni dönem

Anlaşma, HAVELSAN ile AOI arasında daha önce imzalanan ve dikey kalkış ve iniş kabiliyetine sahip insansız hava araçlarının Mısır’da ortak üretimini öngören iş birliğinin devamı niteliğini taşıyor. HAMZA-1 ortak üretim sürecinin ardından satış aşamasına geçti HAVELSAN ile AOI arasındaki iş birliği kapsamında geliştirilen HAMZA-1, otonom sistemler alanındaki teknolojik birikimin Mısır’daki yerel üretim imkanlarıyla bir araya getirilmesiyle ortaya çıktı. İki kuruluşun Ağustos 2025'te imzaladığı stratejik anlaşma sonrasında çalışmalar hız kazanırken, HAMZA-1 ilk kez Aralık 2025'te Kahire'de düzenlenen EDEX 2025 Savunma Fuarı'nda kamuoyuna tanıtıldı. Platform, AOI standında sergilenerek Türkiye-Mısır savunma sanayisi iş birliğinin öne çıkan ürünlerinden biri oldu. HAMZA-1'in, HAVELSAN'ın BAHA platformu üzerinden geliştirdiği dikey kalkış ve iniş yapabilen insansız hava aracı teknolojisinin Mısır'ın ihtiyaçlarına göre uyarlanmasıyla ortaya çıktığı bildiriliyor. HAVELSAN'ın otonom sistemlerdeki deneyimi Mısır'a taşınıyor HAMZA-1 projesi, HAVELSAN'ın insansız hava, kara ve deniz platformlarının yanı sıra yapay zeka, otonomi ve komuta-kontrol alanlarında geliştirdiği teknolojilerin uluslararası ortaklıklarla kullanılmasına örnek oluşturuyor. İş birliği kapsamında HAVELSAN'ın mühendislik ve yazılım kabiliyetleri, AOI'nin Mısır'daki üretim altyapısıyla birleştiriliyor. Daha önceki üretim planlarında HAMZA-1'in gövdesinin Mısır'da imal edilmesi ve son entegrasyon işlemlerinin de ülkede gerçekleştirilmesi öngörülmüştü. Bu modelle iki ülke arasında yalnızca ürün tedarikine dayalı bir ilişki yerine, ortak üretim ve yerelleştirme odaklı bir savunma sanayisi iş birliği oluşturulması hedefleniyor. HAMZA-1 için teslimat süreci başlayacak El Alamein'de imzalanan satış anlaşmasıyla birlikte HAMZA-1 programı, ortak geliştirme ve üretim aşamalarının ardından ticari bir boyut kazandı. Anlaşma kapsamında insansız hava araçlarının önümüzdeki dönemde Mısır'a teslim edilmesi bekleniyor. HAMZA-1 projesi, Türkiye ile Mısır arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinde son dönemde yaşanan gelişmelerin de yeni bir örneğini oluşturuyor. İki ülkenin ortak üretim modeliyle geliştirdiği insansız sistemlerin, ilerleyen süreçte bölgesel pazarlara sunulması da iş birliğinin olası sonuçları arasında değerlendiriliyor.

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor Haber

Manş Denizi'ndeki göçmen faciası davası Paris'te başladı: 14 kaçakçı yargılanıyor

23 Kasım'ı 24 Kasım 2021'e bağlayan gece meydana gelen olayda, Fransa'dan İngiltere'ye geçmeye çalışan göçmenleri taşıyan tekne Manş Denizi'nde battı. Facia sonucunda 28 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı, 4 kişinin ise kayıp olduğu bildirildi. Hayatını kaybeden ve kayıp olan göçmenlerin önemli bölümünün Irak bölgesinden geldiği belirtildi. Diğer kurbanların ise Afganistan, Mısır, Etiyopya ve Vietnam uyruklu olduğu kaydedildi. Olaydan yalnızca iki kişi sağ kurtuldu. 14 sanık insan kaçakçılığıyla suçlanıyor Savcılık, sanıkların göçmenleri kapasitesinin üzerinde taşıyan, denize elverişsiz ve güvenlik ekipmanlarından yoksun bir tekneyle Manş Denizi'ne çıkarmakla suçlandığını belirtiyor. Soruşturma kapsamında, facianın arkasında Afgan ve Irak bağlantılı iki ayrı insan kaçakçılığı yapılanmasının bulunduğu yönünde tespitler yapıldığı aktarıldı. Sağ kurtulan göçmenlerin ifadelerine göre, İngiltere'ye geçiş için kaçakçılara kişi başı 1.500 ila 2.750 euro arasında ödeme yapıldı. Facia öncesi en az 10 yardım çağrısı Davada öne çıkan başlıklardan biri de göçmenlerin teknenin batmasından önce yaptıkları yardım çağrıları oldu. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre göçmenler, denizde zor durumda kaldıkları sırada Fransız ve İngiliz kurtarma ekipleriyle en az 10 kez iletişim kurarak yardım istedi. Ancak kurtarma ekiplerinin müdahale etmediği iddiası da dosyada yer aldı. Bu konuya ilişkin olarak yedi Fransız askeri hakkında ayrıca "tehlikedeki kişilere yardım etmeme" suçlamasıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi. Söz konusu soruşturmanın devam ettiği belirtildi. Kurban yakınları Paris'te Davaya 114 sivil taraf ve kurban yakınının katıldığı öğrenildi. Irak Kürdistan Bölgesi'nden dokuz kurbanın ailesinin de duruşmayı takip etmek üzere Paris'e gittiği belirtildi. Kurban yakınları arasında Erbil'den iki, Haciava'dan üç, Ranya'dan iki ve Pışder'den iki kişinin bulunduğu aktarıldı. "Ağır cezalar verilmesini bekliyoruz" Organize Suç Mağdurları için (MERD) Örgütü Başkanı ve faciada hayatını kaybedenlerden birinin kardeşi Zana Memend Muhammed, davaya ilişkin yaptığı açıklamada hem kaçakçılardan hem de polis tarafından yapılan müdahaleden şikayetçi olduklarını söyledi. Muhammed, sanıklardan bazılarının tutuklu bulunduğunu, bazılarının ise kefaletle serbest bırakıldığını belirterek, mahkemede o gün yedi sanığın hazır bulunduğunu ifade etti. Kurbanların sayısına ilişkin ise 28 kişinin boğularak yaşamını yitirdiğini, dört kişinin de halen kayıp olduğunu belirten Muhammed, hayatını kaybedenlerden 17'sinin, kayıp dört kişiden üçünün Kürt olduğunu söyledi. Kararın 30 Eylül'de açıklanması bekleniyor Zana Memend Muhammed, mahkemenin kararını 30 Eylül'de açıklamasının beklendiğini belirtti. Sanıklar açısından bir yıldan 10 yıla kadar hapis cezalarının gündeme gelebileceğini ifade eden Muhammed, faciada sorumluluğu veya ihmali bulunan herkes hakkında ağır yaptırımlar uygulanmasını beklediklerini söyledi. Dava, Manş Denizi'ndeki en ağır göçmen facialarından biriyle ilgili olarak hem insan kaçakçılığı ağlarının sorumluluğunun hem de facia öncesindeki kurtarma sürecinin ele alınması açısından önem taşıyor.

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım” Haber

Trump’tan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek: “Büyük ve cesur bir ilk adım”

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan memnuniyet duyduğunu açıkladı. Trump, anlaşmanın Orta Doğu ülkeleri arasındaki birlikteliği güçlendireceğini ve tarafların kendilerini daha etkili savunmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda üç ülkenin liderlerini tebrik ederek anlaşmayı “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” olarak nitelendirdi. “Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamış olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Bu durum Orta Doğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini nasıl daha etkili bir şekilde savunabileceklerini gösteriyor. Adı geçen üç ülkenin büyük liderlerini tebrik ediyorum. Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. İnanılmaz” “Orta Doğu’nun nasıl bir araya geldiğini gösteriyor” Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın anlaşmayı imzalamasının bölgesel açıdan önemli bir gelişme olduğunu belirterek, bunun Orta Doğu’daki ülkelerin daha güçlü bir savunma iş birliği kurduğunu gösterdiğini ifade etti. 7 Ağustos’ta imzalanan anlaşma, üç ülke arasında ortak savunma ve askeri koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlıyor. Anlaşmanın temel unsurlarından biri, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yönelik saldırı olarak değerlendirilmesi. Anlaşma genişlemeye açık Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca üç ülkeyle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Türkiye, anlaşmanın yeni katılımlara açık olduğunu daha önce açıklamış ve Mısır'ın ilerleyen dönemde olası katılımını gündeme getirmişti. Trump’ın açıklaması, Washington’ın söz konusu savunma iş birliğine yönelik olumlu yaklaşımını ortaya koyması açısından dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mısır, Mekke Paktı’na dahil olabilir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mısır, Mekke Paktı’na dahil olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına Mısır’ın da katılabileceğini söyledi. El Cezire Arapça kanalına özel mülakat veren Erdoğan, bölgesel güvenlik ve savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Mekke Paktı’nın yeni ülkelerin katılımına açık olduğunu belirterek Mısır’ın ilerleyen dönemde anlaşmaya dahil olmasının mümkün olduğunu ifade etti. “Mekke Paktı dünyaya önemli bir mesaj verdi” 7 Ağustos’ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve kamuoyunda “Mekke Paktı” olarak adlandırılan anlaşmaya göre, taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılması öngörülüyor. Anlaşmanın bölgesel güvenlik açısından önemli bir mesaj taşıdığını belirten Erdoğan, Mısır’ın da gelecekteki genişleme seçenekleri arasında bulunduğunu söyledi. Erdoğan, anlaşmanın “Sünni Paktı” veya “Müslüman NATO’su” şeklinde tanımlanmasına da karşı çıkarak, oluşumun herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurguladı. Paktın bölgenin huzur, refah ve istikrarını hedefleyen ülkelere açıkolduğunu ifade etti. Hakan Fidan da Mısır için “doğal ortak” demişti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce yaptığı açıklamada, Mısır’ın stratejik konumu ve bölgesel ağırlığı nedeniyle Mekke Paktı’nın doğal ortaklarından biri olduğunu belirtmişti. Fidan’ın açıklamalarında da Kahire’nin ilerleyen süreçte iş birliğine dahil olabileceğine yönelik mesajlar verilmişti. Erdoğan’ın son açıklamasıyla birlikte Mısır’ın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğine olası katılımı yeniden gündeme geldi.

Erdoğan’dan barış süreci mesajı: “Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan payını alacak” Haber

Erdoğan’dan barış süreci mesajı: “Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan payını alacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Al Jazeera’ya verdiği özel röportajda bölgesel gelişmelerden Türkiye’nin dış politikasına, Gazze’deki savaştan ABD ile savunma ilişkilerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. Barış sürecinin bölgesel boyutuna ilişkin mesajlar veren Erdoğan, Türkiye’nin Kürtlerle ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini ifade etti. Erdoğan, “Kürtlerle ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz ve bölgedeki çeşitli ülkelerde haklarını koruyacağız. Suriye Kürtleri de barış ve istikrardan paylarını alacak” dedi. Erdoğan’dan Suriye vurgusu Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi istikrarına özel önem verdiklerini belirtti. Türkiye’nin Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanmasını istediğini ifade eden Erdoğan, önümüzdeki dönemde Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirmeyi planladığını da açıkladı. Ankara’nın Suriye politikasında ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasının temel unsurlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, bölgedeki farklı toplulukların güvenlik ve refah içerisinde yaşamasının önemine işaret etti. Mekke Anlaşması'na dikkat çekti Erdoğan’ın açıklamalarında bölgesel iş birliği konusunda Mekke Anlaşması da önemli bir başlık olarak öne çıktı. Anlaşmanın bölgedeki ülkeler açısından ortak bir güvenlik anlayışı ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, taraflardan birinin dış saldırıya uğraması halinde ortak adımlar atılmasını öngören bir mekanizma bulunduğunu söyledi. Erdoğan, anlaşmanın gelecekte başka ülkelerin katılımına da açık olduğunu belirterek Mısır’ın olası katılımının önemine dikkat çekti. F-35 mesajı: “Trump’ın sözünü yerine getirmesini bekliyoruz” Türkiye ile ABD arasındaki savunma sanayii ilişkilerine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusundaki beklentisini yineledi. Türkiye’nin F-35 programına ilişkin sürecin çözülmesini beklediğini belirten Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’tan bu konuda bir söz aldıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trump’tan F-35 savaş uçakları konusunda bir söz aldık ve bunu yerine getirmesini bekliyoruz” sözleriyle Washington yönetimine yönelik beklentisini dile getirdi. Gazze için “Türkiye yalnız bırakmayacak” mesajı Röportajda Gazze’deki gelişmeler de gündeme geldi. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin Filistinlilere yönelik desteğinin devam edeceğini söyledi. Türkiye’nin Gazze’yi yalnız bırakmayacağını vurgulayan Erdoğan, bölgedeki insani krizin hafifletilmesi ve Filistinlilere yardım ulaştırılması için mevcut imkanların kullanılacağını belirtti. Erdoğan’ın açıklamaları, Ankara’nın Gazze konusunda insani yardım ve diplomatik girişimlerini sürdürme kararlılığının devam ettiğini ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne mesaj: “Türkiye’nin katılmaması Avrupa’nın kaybı” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerindeki mevcut tabloya ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. Türkiye’nin uzun süredir AB üyeliği konusunda beklediği adımların atılmadığını belirten Erdoğan, Avrupa’nın Türkiye’yi Birliğe dahil etme konusunda yeterince istekli görünmediğini söyledi. Erdoğan, “Avrupa Birliği’ne katılmak önceliğimiz değil ve Türkiye’nin katılmaması Avrupa’nın kaybı” diyerek Ankara’nın AB üyeliği konusundaki yaklaşımını ortaya koydu. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarında Suriye, Kürtlerle ilişkiler, Gazze, ABD ile savunma iş birliği ve Avrupa Birliği başlıkları öne çıkarken, Türkiye’nin bölgesel gelişmelerde daha etkin bir diplomasi yürütme hedefi de dikkat çekti. Erdoğan’ın özellikle Suriye Kürtlerine ilişkin mesajı, barış ve istikrar sürecinin yalnızca Türkiye sınırları içerisinde değil, bölgesel gelişmeler çerçevesinde de ele alındığını gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendirildi.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.