Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Millî Mücadele

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Millî Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" Haber

Devlet Bahçeli'den 9 Eylül mesajı: "İzmir ilelebet Türk yurdu olsun"

"9 Eylül kutlu bir zafer günüdür" Bahçeli, mesajında İzmir'in üç yılı aşkın süren işgalinin 9 Eylül 1922'de sona ermesini, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirdi. İşgal kuvvetlerinin 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayan sürecin, Hasan Tahsin'in direnişi, Kuvayımilliye hareketi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğindeki Büyük Taarruz ile zafere ulaştığını ifade eden Bahçeli, Milli Mücadele'nin milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi. Bahçeli, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz'un 30 Ağustos Zaferi'nin ardından 9 Eylül'de İzmir'in kurtuluşuyla sonuçlandığını belirtti. "İstiklalimizin hangi bedellerle kazanıldığını unutmamalıyız" İzmir'in kurtuluşunun Türk milletinin bağımsız yaşama iradesinin göstergesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Yüzbaşı Şerafettin Bey'in İzmir Hükümet Konağı'na Türk bayrağını çekmesini de bu tarihi sürecin sembol anlarından biri olarak değerlendirdi. Bahçeli, Türk milletinin geçmişte yaşanan mücadeleleri ve bağımsızlığın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını unutmaması gerektiğini belirterek, Milli Mücadele'nin kahramanlarının gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarını andı Mesajının sonunda İzmir'in kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele'nin tüm kahramanlarını, şehitleri ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andı. Bahçeli, mesajını "9 Eylül kutlu, İzmir ilelebet Türk yurdu olsun" ifadeleriyle tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye Cumhuriyeti’ni Birilerinin Lütfuyla Değil, Fedakarlıklarla Kurduk

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katıldığı program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un duasıyla başladı. Programda farklı bölgelerde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının selamlama mesajları da izletildi. Erdoğan konuşmasında, Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını andı. “Tarihiyle ve zaferleriyle büyük bir milletiz” Büyük Taarruz’un Milli Mücadele’nin belirleyici aşaması olduğunu belirten Erdoğan, 26 Ağustos 1922’de başlayan harekatın Dumlupınar’da kesin zaferle sonuçlandığını ifade etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin büyük bedeller ödenerek gerçekleştiğini söyleyen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: “Biz tarihiyle büyük, zaferleriyle büyük, mücadelesiyle büyük bir milletiz. Geçmişteki bütün devletlerimiz gibi son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’ni de birilerinin lütfuyla değil, her evden bir yiğidi toprağa vererek kurduk.” Erdoğan, Türk milletinin bağımsızlığını başka güçlere dayanarak değil, kendi iradesi ve fedakarlığıyla kazandığını vurguladı. “Bizi tanımak isteyenler Malazgirt’e, Çanakkale’ye baksın” Konuşmasında Türkiye’nin tarihindeki önemli dönüm noktalarına dikkat çeken Erdoğan, Türk milletinin karakterinin Malazgirt, Çanakkale ve Milli Mücadele üzerinden anlaşılabileceğini söyledi. Erdoğan, Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı, Şahin Bey ve Sütçü İmam gibi Milli Mücadele kahramanlarını anarak, milletin bağımsızlık konusundaki kararlılığının tarih boyunca sürdüğünü ifade etti. Türkiye’nin komşuları ve geniş gönül coğrafyasıyla ilişkilerini geliştirmeye devam edeceğini belirten Erdoğan, sınırların insanlar arasındaki gönül bağlarını ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Girne açıklarındaki feribot kazası için başsağlığı mesajı Erdoğan, Girne açıklarında meydana gelen feribot kazasına da değindi. Hayatını kaybedenler için başsağlığı dileyen Erdoğan, kazanın nedenlerinin belirlenmesi ve ihmali bulunanların tespit edilmesi için KKTC makamlarıyla iş birliği yapılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kazadan sağ kurtulanlara da geçmiş olsun dileklerini iletti. “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” Konuşmasının önemli bölümünü birlik ve beraberlik çağrısına ayıran Erdoğan, iki yıl önce yaptığı “iç cepheyi tahkim etme” çağrısının ardından terör meselesinin kalıcı şekilde çözülmesi konusunda mesafe alındığını savundu. Erdoğan, terörsüz bölge hedefi doğrultusunda yeni bir dönemin başladığını belirterek, Türkiye’nin önündeki fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Siyasi görüş ve köken farklılıklarının birlik duygusunun önüne geçmemesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “İhtiyacımız olan Büyük Türkiye mutabakatıdır” dedi. Erdoğan, Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe ilerleyeceğine inandığını belirterek konuşmasını tamamladı. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kabine üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve davetliler katıldı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama Haber

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında yer alan, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak TBMM Genel Kurulu’na getirildiği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtildi. “TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR” Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi. TBMM’nin, Sevr Antlaşması dayatmasını reddeden ve Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran millet iradesinin tecelligahı olduğu vurgulanan açıklamada, yasama süreçlerinin tarihsel semboller üzerinden farklı anlamlarla ilişkilendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür sembolik eşleştirmelerin “toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyon” niteliğinde olduğunu belirtti. Açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin amacının ise Türkiye’nin iç bütünlüğünü ve milli dayanışmayı güçlendirmek olduğu savunuldu. Merkez, yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı birlik olan Türk milletinin bugün de “Terörsüz Türkiye” hedefi etrafında kenetlendiğini belirterek, söz konusu kanun teklifinin milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olma çağrısında bulunan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi,bin yıllık kardeşliği, ortak geleceği ve milli birlikteliği hedef alan iddialara itibar edilmemesi, kamuoyunun bilgi edinirken yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığının altı çizildi.

Devlet Bahçeli: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır Haber

Devlet Bahçeli: Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın teminatıdır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen “Türk Gençliği Büyük Kurultayı”nda yaptığı konuşmada, 19 Mayıs 1919’un Türk milletinin yeniden dirilişinin sembolü olduğunu söyledi. "19 MAYIS ESARETE KARŞI YENİDEN DOĞUŞTUR” Bahçeli, 19 Mayıs’ın milletin esarete karşı ayağa kalktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Millî Mücadele’nin Samsun’da başlayan sürecinin Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas üzerinden bağımsızlığa uzandığını ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını “tarihi bir iradenin başlangıcı” olarak nitelendiren Bahçeli, bu sürecin Türk milletinin kaderini yeniden yazdığını vurguladı. “TÜRK GENÇLİĞİ ÇAĞIN ÖZNESİ OLMALI” Konuşmasında gençlere geniş yer ayıran Bahçeli, Türk gençliğinin yalnızca tarihini bilen değil, aynı zamanda teknoloji üreten ve geleceği şekillendiren bir nesil olması gerektiğini söyledi. Savunma sanayii, yapay zekâ, yazılım ve teknoloji alanlarında gelişen gençliğin Türkiye’nin geleceğinde belirleyici rol oynadığını belirten Bahçeli, “Türk gençliği Türkiye Yüzyılı’nın en büyük güvencesidir” dedi. Gençlere birlik ve dayanışma çağrısı yapan Bahçeli, ayrışma ve fitneye karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Bu dava sizlere emanettir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında şehitleri, gazileri ve Millî Mücadele kahramanlarını da anan Bahçeli, Türk milletinin birliği ve devletin bekasının korunması gerektiğini vurgularken, konuşmasını 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayarak ve Türk gençliğine olan inancını yineleyerek noktaladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.