Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milli Dayanışma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Milli Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi Haber

Yaşar Güler: Terörsüz Türkiye süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve bakan yardımcılarıyla birlikte Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Bakan Güler, Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla ülkenin hak ve menfaatlerinin korunduğunu ifade etti. “ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE KATKI SUNUYORUZ” Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik politikalarının öncelikli başlıkları olduğunu belirten Güler, Türkiye’nin krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimleri ve uluslararası görevleriyle küresel barış ve güvenliğe katkı sunduğunu söyledi. Karadeniz’de savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini aktaran Güler, Kafkasya’da ise kalıcı barış ve bölgesel istikrarın tesis edilmesini desteklediklerini kaydetti. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları ile Millî Savunma Üniversitesinin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, özetle şunları söyledi: ULUSLARARASI BARIŞ VE GÜVENLİĞE ÖNEMLİ KATKILAR SUNUYORUZ Türkiye, sahip olduğu stratejik konum itibarıyla tüm dünyayı doğrudan etkileyen gelişmelerin yaşandığı bir coğrafyanın merkezindedir. Bu nedenle risk ve tehditleri yakından takip ediyor, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla hak ve menfaatlerimizi kararlılıkla koruyoruz. Krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerimiz, üstlendiğimiz uluslararası görev ve sorumluluklar ve sahadaki etkinliğimizle uluslararası barış ve güvenliğe önemli katkılar sunuyoruz. Bu stratejik yaklaşımımızın önemi, özellikle yakın coğrafyamızda yaşanan gelişmeler dikkate alındığında çok daha açık bir şekilde görülmektedir. Karadeniz’de devam eden savaş ve güvenlik riskleri, Kafkasya’da şekillenen yeni dengeler, Orta Doğu’daki gelişmeler, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerimiz, güvenlik politikamızın öncelikli meseleleridir. Bu çerçevede Karadeniz’de, savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkilerini yakından takip ederek, istikrarın korunmasına yönelik sorumlu ve dengeli yaklaşımımızı sürdürüyoruz. Kafkasya’da da kalıcı barışın tesis edilmesini, bölgesel istikrarın güçlendirilmesini ve iş birliği imkânlarının geliştirilmesini destekliyoruz. KIBRIS TÜRKÜ’NE YÖNELİK HAZIMSIZLIK POLİTİKASI DEVAM EDİYOR Bölgemizi en çok etkileyen Orta Doğu’da ise yaşanan krizlere sessiz kalmadığımız gibi kurduğumuz ittifaklarla da bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik önemli adımlar atıyoruz. En son Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması da bu politikamızın etkin ve güçlü bir yansıması olmuştur. Yine bu politikalarımız kapsamında Kıbrıs Türkü’nün güvenliğinin ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılığımızı muhafaza ediyor, Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini hassasiyetle gözetiyoruz. Bu çerçevede Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askerî kapasitesini geliştirme adımlarını yakından takip ediyor, millî güvenliğimiz doğrultusunda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla alıyoruz. Yeri gelmişken belirtmek isterim ki Kıbrıs Türkü’ne yönelik 1960’lardan süregelen sindirme ve hazımsızlık politikası hâlâ en güçlü şekilde devam etmektedir. Öyle ki Barcelona Futbol Akademisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Eylül ayında düzenlemeyi planladığı kampa karşı UEFA nezdinde girişimde bulunulması daha önce de bir müzik festivaline karşı yapılan benzer girişimler, Rum tarafının içinde bulunduğu hezeyanın ve uzlaşmazlığın bir yansımasıdır. Uluslararası nitelikteki eğitim, sportif, kültürel ve gençlik faaliyetlerine dahi tahammül edemeyip bunları engellemek için çaba içerisine girenlerle hangi önemli konuda uzlaşılabileceği hususunu da bu kapsamda üçüncü taraf ülkelerin dikkatine sunmak isteriz. Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır. GÜVENLİK KAZANIMLARININ KALICI HALE GETİRİLMESİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUZ Stratejik bakış, güvenliği yalnızca askerî tehditler üzerinden değerlendirmemeyi bir ülkenin iç huzurunu, millî birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak görmeyi gerektirir. Bu bakımdan kırk yılı aşkın süredir asil milletimizin huzuruna ve ülkemizin bütünlüğüne kasteden teröre karşı yürüttüğümüz mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hâle getirilmesine büyük önem veriyoruz. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreciyle terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmayı, bin yıllık kardeşliğimizi daha da tahkim etmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Gazi Meclisimiz tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen ilgili Kanun çerçevesinde oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulumuz da çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. Kurul bünyesinde oluşturulan Alt Komisyonlarla birlikte Kanunun uygulanmasına yönelik yürütülen faaliyetler ile önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar, ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir. Bu sürecin taşıdığı anlamı, siz silah ve mesai arkadaşlarımın da çok iyi idrak etmesi gerekiyor. Zira güvenlik, tehdidi bertaraf etmekle tamamlanan bir faaliyet değildir. Aynı zamanda elde edilen kazanımları korumayı ve tehdidin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek sosyolojik şartların oluşturulmasını da gerektirir. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) October 7, 2026 KIBRIS MESAJI: “GEREKLİ TÜM TEDBİRLERİ ALIYORUZ” Kıbrıs Türkü’nün güvenliği ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılıklarının sürdüğünü belirten Güler, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerinin gözetildiğini söyledi. Bakan Güler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askerî kapasitesini artırmaya yönelik adımlarını yakından takip ettiklerini ve millî güvenlik doğrultusunda gerekli tedbirlerin alındığını belirtti. Kıbrıs Türkü’ne yönelik politikaların devam ettiğini savunan Güler, Rum tarafının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki uluslararası eğitim, spor ve kültür faaliyetlerine yönelik girişimlerini de eleştirdi. Konuşmasının önemli bölümünü terörle mücadeleye ayıran Güler, güvenliğin yalnızca askerî tehditlerin ortadan kaldırılmasıyla sınırlı olmadığını, toplumsal huzur ve millî birlik ile bütünlüğün de güvenliğin parçası olduğunu söyledi. Güler, 40 yılı aşkın süredir terörle mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesinin önemine dikkat çekerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: Bu kapsamda oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yeni çalışmalar yürütüldüğünü belirten Bakan Güler, güvenlik anlayışının yalnızca mevcut tehditleri ortadan kaldırmakla sınırlı olmadığını vurgulayarak, elde edilen kazanımların korunması ve tehditlerin yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek şartların oluşturulması gerektiğini söyledi. Silah ve mesai arkadaşlarına da seslenen Bakan Güler, “Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli Dayanışma Kanunu tarihi bir mutabakat örneğidir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milli Dayanışma Kanunu tarihi bir mutabakat örneğidir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 467 milletvekilinin desteğiyle TBMM’de kabul edilen ve bugün yürürlüğe giren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin paylaşım yaptı. Erdoğan, düzenlemenin Türkiye’nin “huzurlu, müreffeh ve güvenli geleceği” için önemli bir adım olduğunu belirterek emeği geçen siyasi parti ve devlet kurumlarına teşekkür etti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un 467 milletvekilinin desteğiyle kabul edilmesini değerlendirdi. Kanunun yürürlüğe girmesinin hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, düzenlemeyi “Gazi Meclisimizde tarihî bir mutabakat örneği” olarak nitelendirdi. Mesajında sürece katkı sunan isim ve siyasi gruplara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP Grubu ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanı sıra AK Parti Grubu’ndaki milletvekillerini de andı. “Farklı kulvarda yer almakla birlikte yapıcı bir tutum sergileyen tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin bugüne kadar gelmesinde katkısı bulunan devlet kurumları ve görevlilerini de tebrik etti. “AYNI SAMİMİYET VE TİTİZLİKLE YÖNETMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin de mesaj verdi. Başta şehit yakınları ve gaziler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin hassasiyetlerinin dikkate alınacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kanun’un belirlediği zeminde, ilgili kurum ve kurullarımızın riyasetinde aynı samimiyet ve titizlikle yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Erdoğan paylaşımın, TBMM’de kabul edilen düzenlemenin ardından sürecin bundan sonraki uygulama aşamasının ilgili kurum ve kurullar tarafından yürütüleceğine vurgu yaptı. Gazi Meclisimizde tarihî bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edilen ve bugün itibarıyla yürürlüğe giren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye’nin huzurlu, müreffeh ve… — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) August 17, 2026

Numan Kurtulmuş’tan çerçeve yasa sonrası dikkat çeken mesaj: “Bu başarı bütün Türkiye’nin” Haber

Numan Kurtulmuş’tan çerçeve yasa sonrası dikkat çeken mesaj: “Bu başarı bütün Türkiye’nin”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasa teklifinin Genel Kurul’da kabul edilmesinin ardından değerlendirmelerde bulundu. Yasanın kabul edilmesiyle önemli bir aşamanın geride bırakıldığını belirten Kurtulmuş, sürece katkı sunan siyasi partilere ve parti genel başkanlarına teşekkür etti. Kurtulmuş, sürecin titiz bir çalışma sonucunda bu noktaya geldiğini belirterek, teklif hazırlanırken her ayrıntının üzerinde dikkatle durulduğunu söyledi. “Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi” Siyasi açıdan zor dönemlerden geçildiğini ifade eden Kurtulmuş, farklı siyasi aktörlerin aynı rota ve istikamette buluşması için yoğun çaba harcandığını belirtti. Kurtulmuş, “Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi. Sadece bir yasa teklifi hazırlanmadı, kelime kelime her bir detayın üzerinde duruldu. Zaman zaman siyaseten çok zor virajlardan geçtik” ifadelerini kullandı. TBMM Başkanı, süreç içerisinde yürütülen temasların da siyasi partilerin ortak bir zeminde buluşmasına katkı sağladığını dile getirdi. “Bu başarı bütün Türkiye’nin başarısıdır” Çerçeve yasanın kabul edilmesinin herhangi bir siyasi partinin tek başına başarısı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, sürece katkı veren tüm siyasi partileri ve genel başkanlarını tebrik etti. Kurtulmuş, “Bu sürece katkı sunan tüm siyasi partilerimizi ve genel başkanlarını tebrik ediyorum. Bu başarı tek bir partinin değil, bütün Türkiye’nin başarısıdır” dedi. Bundan sonraki sürecin de aynı hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, çalışmanın millet tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Medya kuruluşlarına teşekkür etti TBMM Başkanı Kurtulmuş, sürece yayınlarıyla katkı sağlayan medya kuruluşlarını da unutmadı. Kurtulmuş, yapıcı ve sorumlu yayın politikası izleyen medya kuruluşlarına teşekkür ederek, sürecin kamuoyuna aktarılmasında medyanın önemli bir rol üstlendiğini belirtti. “Barışın ve kardeşliğin hakim olacağı yeni bir dönem” Kurtulmuş, çerçeve yasanın kabul edilmesiyle Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin bulunduğunu söyledi. Geçen yıl 5 Ağustos'ta başlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına dikkat çeken Kurtulmuş, bu çalışmaların “Terörsüz Türkiye” hedefi açısından önemli bir başlangıç olduğunu ifade etti. Kurtulmuş, “Geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları Terörsüz Türkiye yolunda kapının aralanmasıydı, bugün alınan sonuçla bu kapı açılmıştır” diye konuştu. Sürecin yalnızca terörün sona erdirilmesine yönelik olmadığını belirten Kurtulmuş, bunun aynı zamanda yeni bir Türkiye modelinin inşasına yönelik olduğunu söyledi. “Yerli ve milli bir model inşa ediyoruz” Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının Türkiye'nin kendi siyasi iradesiyle yürüttüğü tarihi bir süreç olduğunu belirten Kurtulmuş, dışarıdan bir aktörün yönlendirmesine ihtiyaç duyulmadığını ifade etti. Kurtulmuş, “Dünyadaki diğer uygulamalardan farklı olarak, hiçbir üçüncü göze ihtiyaç duymadan; tamamen yerli, milli ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gücü ile kendi siyasi kararlılığı doğrultusunda ortaya konulmuş tarihi bir çalışmadır” dedi. Kurtulmuş’tan yeni dönem mesajı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bundan sonraki aşamada örgütün silahlarını tamamen bırakması ve kendisini feshetmesiyle Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. Kurtulmuş, “Artık Türkiye'nin önünde sadece kabul edilen bir yasa değil; örgütün silahlarını tamamen bırakıp kendisini feshetmesiyle, barışın ve kardeşliğin hakim olacağı yeni bir dönem var” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, sürecin Türkiye tarafından sahiplenilerek yürütüleceğini belirterek, nihai hedefin barışın ve kardeşliğin hakim olduğu yeni bir dönemin inşa edilmesi olduğunu vurguladı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama Haber

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden “Sevr’in yıl dönümünde Meclis’e getirildi” iddiasına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesapları ve basın yayın organlarında yer alan, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Sevr Antlaşması’nın yıl dönümünde kasıtlı olarak TBMM Genel Kurulu’na getirildiği” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Merkez tarafından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların asılsız olduğu ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı belirtildi. “TBMM’NİN ÇALIŞMA TAKVİMİ ANAYASAL USULLER ÇERÇEVESİNDE YÜRÜTÜLÜYOR” Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takviminin anayasal usuller ve yasama süreçleri doğrultusunda belirlendiğine dikkat çekildi. TBMM’nin, Sevr Antlaşması dayatmasını reddeden ve Milli Mücadele’yi zafere ulaştıran millet iradesinin tecelligahı olduğu vurgulanan açıklamada, yasama süreçlerinin tarihsel semboller üzerinden farklı anlamlarla ilişkilendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğu ifade edildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bu tür sembolik eşleştirmelerin “toplumun sarsılmaz bütünleşmesini ve kamuoyunu yanıltmayı hedefleyen açık bir provokasyon” niteliğinde olduğunu belirtti. Açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin amacının ise Türkiye’nin iç bütünlüğünü ve milli dayanışmayı güçlendirmek olduğu savunuldu. Merkez, yüz yıl önce emperyalist dayatmalara karşı birlik olan Türk milletinin bugün de “Terörsüz Türkiye” hedefi etrafında kenetlendiğini belirterek, söz konusu kanun teklifinin milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi bir adım olduğunu ifade etti. Vatandaşlara asılsız iddialara karşı dikkatli olma çağrısında bulunan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi,bin yıllık kardeşliği, ortak geleceği ve milli birlikteliği hedef alan iddialara itibar edilmemesi, kamuoyunun bilgi edinirken yalnızca resmi açıklamaları dikkate almasının önem taşıdığının altı çizildi.

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım" Haber

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'dan çerçeve yasa açıklaması: "Teklifi imzalayacağım"

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi konusunda partisinin tutumunu açıkladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde basın toplantısı düzenleyen Aksakal, partisinin yetkili kurullarında teklif metnini ayrıntılı biçimde değerlendirdiklerini belirterek, genel anlamda düzenlemeyi olumlu bulduklarını söyledi. Aksakal, kendisinin de DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili sıfatıyla yasa teklifine imza atacağını açıkladı. "Teklifi genel olarak olumlu buluyoruz" DSP lideri Aksakal, teklifin parti içerisinde kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, düzenlemenin temel hedefleri açısından olumlu bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. Aksakal'ın açıklamasında öne çıkan noktalardan biri ise teklifin eksikliklerine rağmen desteklenmesi oldu. DSP Genel Başkanı, metinde bazı demokratik eksiklikler bulunduğunu ve hukuk devleti açısından risk oluşturabilecek noktalar tespit ettiklerini belirtti. Ancak bu eleştirilerin, teklifin temel amacına yönelik desteklerini değiştirmeyeceğini söyledi. Aksakal, partisinin teklif üzerindeki değerlendirmesini iki farklı zeminde ele aldıklarını ortaya koydu. Bir tarafta kanun metnindeki hukuki ve demokratik eksiklikler bulunurken, diğer tarafta Türkiye'nin terör sorununu sona erdirme hedefinin yer aldığını vurguladı. "Onayımız yasanın kusurlarına değil" Aksakal, DSP'nin teklif konusunda vereceği desteğin doğrudan metindeki bütün hükümlerin kabul edildiği anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. DSP lideri, demokratik eksiklikleri ve hukuk devleti idealinden uzaklaşma riski gördükleri noktaları tarihe ve kamuoyunun vicdanına bir şerh olarak kaydettiklerini ifade etti. Buna rağmen teklifin desteklenmesinin temel gerekçesinin Türkiye'nin terörle mücadelesinde yeni bir aşamaya geçme hedefi olduğunu belirtti. Aksakal, "Bizim verdiğimiz onay, yasanın kusurlarına değil, devletimizin terörü bitirme iradesine verilmiş bir destektir" değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, DSP'nin yasa teklifine yönelik desteğini koşulsuz bir siyasi ittifak olarak değil, Türkiye'nin terör sorununu çözme iradesine verilen destek şeklinde konumlandırdığını ortaya koydu. "Bir tek evladımızın dahi burnu kanamasın" Aksakal'ın açıklamasında güvenlik ve toplumsal barış vurgusu da öne çıktı. Terörün Türkiye ve bölge topraklarından tamamen ortadan kaldırılmasının önemine dikkat çeken DSP lideri, hiçbir vatandaşın zarar görmemesi ve ülkenin uzun süredir devam eden güvenlik sorunlarından kurtulması gerektiğini belirtti. Aksakal, DSP'nin bu nedenle yasa teklifine "evet" diyeceğini ifade etti. Bu yaklaşım, partisinin yasa teklifine ilişkin değerlendirmesinde güvenlik ve toplumsal barış hedeflerini öncelikli gördüğünü gösterdi. Erdoğan ve devlet kurumlarına güven mesajı DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis'teki açıklamasında Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin devlet kurumlarına güven mesajı da verdi. Barış sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün kurum ve kuruluşlarına güvendiklerini söyleyen Aksakal, sürecin devlet mekanizmaları içerisinde yürütülmesinin önemine işaret etti. Bu açıklamayla DSP, çerçeve yasa teklifine yönelik desteğini yalnızca Meclis'teki bir yasal düzenlemeye değil, Türkiye'nin terör sorununu çözmeye yönelik devlet politikasına verilen destek olarak tanımladı. "Yarın görevimiz demokratik boşlukları doldurmak" Aksakal'ın açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise yasa teklifinin kabul edilmesinin ardından atılması gerektiğini düşündüğü adımlar oldu. DSP Genel Başkanı, silahların susması için sorumluluk aldıklarını belirterek, bundan sonraki süreçte teklif içerisinde gördükleri demokratik eksikliklerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Aksakal, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. DSP liderine göre Terörsüz Türkiye hedefi yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmamalı; süreç, bütün vatandaşların eşit kabul edildiği ve demokratik mekanizmaların güçlendirildiği bir Türkiye hedefiyle tamamlanmalı. DSP'nin tutumu Meclis dengeleri açısından önemli Çerçeve yasa teklifine ilişkin siyasi partilerin tutumları, düzenlemenin TBMM'deki görüşme süreci açısından önem taşıyor. DSP'nin destek açıklaması, teklif lehine oluşabilecek siyasi zemini güçlendiren adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak Aksakal'ın açıklamalarında, desteğin metindeki tüm hükümlerin eksiksiz biçimde kabul edildiği anlamına gelmediği de açıkça görülüyor. DSP'nin bundan sonraki süreçte komisyonda ve Genel Kurul aşamasında teklifin demokratik ve hukuki yönlerine ilişkin değişiklik önerileri getirmesi bekleniyor. Önder Aksakal'ın açıklaması, partisinin temel yaklaşımını "terörün sona erdirilmesine destek, ancak demokratik ve hukuki eksikliklerin giderilmesi" şeklinde ortaya koydu. Türkiye'de Terörsüz Türkiye hedefi etrafında siyasi tartışmalar sürerken, çerçeve yasa teklifinin TBMM'deki görüşmeleri de sürecin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürecek.

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz" Haber

Özgür Özel'den çerçeve yasa mesajı: "İmza atma niyetimiz yok, görüşlerimizi komisyonda ifade edeceğiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyunda "çerçeve yasa teklifi" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi hakkında partisinin yol haritasını açıkladı. TBMM'de parti komisyon üyeleriyle yaklaşık 3,5 saat süren bir toplantı gerçekleştiren Özel, teklifin hazırlanma sürecine yönelik eleştirilerini dile getirirken, çözüm sürecinin Meclis çatısı altında yürütülmesi gerektiği yönündeki tutumlarının devam ettiğini belirtti. Özel, YENİ Parti'nin teklifin mevcut haline imza atmayacağını ancak komisyonda ve Genel Kurul aşamasında görüşlerini açık şekilde ortaya koyacağını ifade etti. "Teklifin hazırlanma sürecinde özensizlik var" Özgür Özel, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, kanun teklifinin yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu hatırlattı. Teklifin partiye ulaştırılmasının ardından kısa süre içinde Meclis Başkanlığı'na teslim edildiğini belirten Özel, bu süreçte yeterli değerlendirme imkanı oluşmadığını savundu. Özel, özellikle böylesine kritik bir konuda hazırlık sürecinin daha şeffaf ve kapsamlı yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, teklif metninin kamuoyundan ve siyasi partilerden yeterince tartışılmadan gündeme getirildiğini ileri sürdü. YENİ Parti'nin hukukçu milletvekilleri ve akademisyenlerle kapsamlı değerlendirmeler yaptığını belirten Özel, metnin teknik açıdan eleştiriye açık noktaları bulunduğunu söyledi. Hukukçular ve akademisyenlerle değerlendirme yapıldı Özel, teklifin değerlendirilmesi kapsamında ceza hukuku alanında uzman akademisyenlerin katıldığı toplantılar gerçekleştirildiğini aktardı. Toplantılarda teklifin hukuki boyutunun yanı sıra siyasi sonuçlarının da ele alındığını belirten Özel, partisinin sürece yalnızca teknik açıdan değil, toplumsal ve siyasi etkileri bakımından da baktığını ifade etti. Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin teklif konusunda tamamen dışarıda kalmayacağını ancak mevcut metne doğrudan destek vermeden değişiklik önerileri sunacağını gösterdi. "Kanun teklifine imza atma gibi bir niyetimiz yok" YENİ Parti'nin bundan sonraki süreçte izleyeceği politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, teklifin mevcut haline sonradan imza verme gibi bir yaklaşım içinde olmadıklarını açık şekilde ifade etti. Özel, parti üyelerinin komisyonda eleştirilerini, önerilerini ve katkılarını ortaya koyacağını belirterek, Genel Kurul aşamasında da süreci takip edeceklerini söyledi. "İlk günden beri takındığımız ilkesel tutumumuza uygun davranacağız" diyen Özel, partisinin kararının Meclis görüşmeleri sırasında netleşeceğini ifade etti. "Sorunu ortaya çıkaran nedenler ortadan kaldırılmalı" Özgür Özel, partisinin teklif hakkındaki temel yaklaşımının yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurguladı. Kalıcı bir çözüm için öncelikle mevcut sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin ele alınması gerektiğini belirten Özel, demokratikleşme adımlarının sürecin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Özel, YENİ Parti'nin komisyonda özellikle demokratikleşme başlığı altında değerlendirmeler yapacağını, öneriler sunacağını ve gerekli gördüğü noktalarda değişiklik teklifleri hazırlayacağını açıkladı. Meclis vurgusu: "Çözüm parlamento zemininde olmalı" YENİ Parti liderinin açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de çözüm adresinin Meclis olması gerektiği yönündeki mesaj oldu. Özel, geçmişten bu yana savundukları yaklaşımın, toplumsal sorunların demokratik temsil mekanizmaları içerisinde ve parlamento çatısı altında çözülmesi olduğunu ifade etti. Bu açıklama, partisinin sürece tamamen karşı çıkmadığını ancak yöntemin, içeriğin ve uygulama biçiminin önemli olduğunu düşündüğünü ortaya koydu. Çerçeve yasa teklifinde kritik süreç başlıyor Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin önümüzdeki süreçte TBMM komisyonlarında ve Genel Kurul aşamasında görüşülmesi bekleniyor. Siyasi partilerin teklif üzerindeki değerlendirmeleri, önerileri ve olası değişiklik talepleri Meclis sürecinin belirleyici unsurları olacak. YENİ Parti'nin de komisyon aşamasında vereceği katkılar ve yapacağı eleştiriler, teklifin nihai şeklinin oluşmasında etkili olabilecek başlıklar arasında gösteriliyor. Siyasi dengeler açısından önemli mesaj Özgür Özel'in açıklamaları, YENİ Parti'nin hem toplumsal uzlaşı vurgusunu koruduğunu hem de yasa teklifinin mevcut haliyle bazı çekinceler taşıdığını ortaya koydu. Önümüzdeki günlerde Meclis'teki görüşmeler sırasında partilerin tavrı ve yapılacak değişiklik önerileri, teklifin geleceği açısından kritik rol oynayacak.

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza" Haber

DEM Parti'den Çerçeve Yasa Teklifine Destek: "Ortak Geleceğimiz İçin Atılmış Bir İmza"

TBMM gündemine taşınan çerçeve yasa teklifi siyasetin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürürken, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında teklifi değerlendirdi. Doğan, DEM Parti'nin tarihinde ilk kez bir kanun teklifine imza attığını belirterek, düzenlemenin Türkiye'nin demokratik geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. "İlk kez bir kanun teklifine imza attık" DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti olarak ilk kez bir kanun teklifinin altında imzalarının bulunduğunu belirtti. Teklifin yalnızca belirli bir kesimi değil, Türkiye'nin tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "86 milyon için önemli bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız. Bu atılmış alelade sıradan bir imza değil, ortak geleceğimiz için atılmış bir imzadır. Hepimize, tüm Türkiye'ye, ortak yaşam için mücadele edenlere hayırlı olsun. Uğurlar getirsin, barışı kalıcı bir hale getirsin." "Yeni dönemin ilk adımı" Doğan, söz konusu imzanın silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişi simgelediğini söyledi. Sürecin kolay olmayacağını dile getiren DEM Parti Sözcüsü, demokratikleşme ve kalıcı barış için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. "Aylar süren istişarelerin ürünü" Yasa teklifinin uzun süren görüşmeler ve istişareler sonucunda hazırlandığını ifade eden Doğan, sürece katkı sunan siyasi partilere teşekkür etti. Doğan açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi: "Neticede karşımıza çıkan yasa teklifi ve teklife yaklaşımla ilgili yapıcı katkı gösteren, çaba sarf eden tüm siyasi partilere partimiz adına teşekkür etmek isteriz." "Ortak geleceğin hukuki zemini" Teklifin birlikte inşa edilecek ortak geleceğin ilk hukuki adımı olduğunu söyleyen Doğan, düzenlemenin toplumsal barış açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Yasa teklifinin "eve dönüş" için de hukuki bir yol açacağını dile getiren Doğan, herkesin barış içerisinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. "Türkiye bölgeye örnek olabilir" Ayşegül Doğan, Türkiye'nin kalıcı barışı sağlayabilmesi halinde yalnızca ülke içinde değil, bölge ve dünya açısından da örnek bir model oluşturabileceğini söyledi. Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede örnek bir Türkiye modelini geliştirmek, dünya çatışma çözümü literatürüne başarabilmiş, barışı kalıcı hale getirebilmiş, demokratikleşmenin yolunu açmış ve bunu sağlayabilmiş bir ülke hep vurgulandı. Temennimiz, beklentimiz ve mücadelemiz bunun gerçekleşmesi içindir. Çünkü buna hem Türkiye'nin hem Ortadoğu'nun hem de dünyanın ihtiyacı var." TBMM'ye sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", siyasi partiler arasında farklı değerlendirmelere konu olurken, teklifin komisyon ve Genel Kurul sürecinde kapsamlı şekilde ele alınması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.