Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Milletvekilleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Milletvekilleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milletvekilleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, tarafsız kalmayacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, tarafsız kalmayacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de düzenlenen milletvekilleriyle iftar programında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin uluslararası ve bölgesel krizlerde tarafsız kalmayacağını belirtti. Türkiye’nin hem bölgesel, hem de küresel meselelerde aktif bir diplomatik duruş sergileyeceğini ve hak, adalet ve insan odaklı politikaların öncelikli olacağını ortaya koyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “Biz, kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz” dedi. Türkiye’nin tutumunu da özetleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye; sulh ve sükûnun tarafında. Huzurun ve istikrarın tarafında. Dayanışmanın ve işbirliğinin tarafında. Evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafında. Sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin tarafında" diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Milletvekilleri ile İftar Programı’nda konuştu: “Biz, bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz, kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Biz, tüm dünyanın… pic.twitter.com/kKR6FcxZDK — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 3, 2026 Çatışma yerine müzakereyi, savaş yerine barışı, öldürme ve soykırım yerine insanı yaşatmayı savunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mazlumların göz yaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız. İnşallah bu çizgimizi ve duruşumuzu her daim koruyacağız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sizlerin ailelerinizin ve elbette sizlerin şahsında vekili bulunduğunuz aziz milletimizin Ramazn-ı Şerifini tebrik ediyor, rahmet, mağfiret ve bereket kapılarının açıldığı bu mübarek ayın başta mazlum coğrafyalar olmak üzere İslam coğrafyasına ve insanlığa hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Gazi Meclisimizde milletin emanetine layıkıyla sahip çıkmış, ancak artık aramızda olmayan milletvekillerimize yüce Allah'tan rahmet diliyorum. Milli mücadelenin en sancılı günlerinde İstiklal Harbimizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal'in 'ölmez bu vatan farzı muhal, ölse de hatta çekmez kürenin sırtı bu tabutu cesimi' mısralarında vücut bulan 'ya istiklal ya ölüm' davasını bir kez daha kemal-i hürmetle selamlıyorum. Bu vatan ölmez, ölmesi farzu muhaldir. O farzu muhal olsa dahi tüm dünya bu ağırlığın altında kalıp çökecektir. Türkiye Türkiye'den büyüktür sıradan bir söz değildir. Bu ifade kendi varlığının farkında olan milletin inancı, irade, aşkının tespit ve tescilidir. Asıl ve asil olan milletin vekilleri olarak bugün o inancı, o aşkı, o iradeyi sizler temsil ediyorsunuz. Şahsım, ülkem ve milletim adına her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İstiklalimiz, cumhuriyetimiz adına, milletçe yaşadığımız onurlu hayat adına minnettar olduğumuz TBMM mensupları olarak sizler de biliyorsunuz ki topyekün dünya kritik dönemlerden geçiyor. Uluslararası kurum ve kuruluşların etkisizleştiği, güç dengesinin giderek bozulduğu, uluslararası anlaşmaların yamalı bohçaya döndüğü, geleneksel diplomasi anlayışının terk edildiği bir eksen kaynamasını hep beraber tecrübe ediyoruz. II. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya sistemi tabiri caizse çatır çatır çatırdıyor, temelinden sarsılıyor. Dünya ısınıyor, ısıtılıyor. Küresel adaletsizlik daha da derinleşiyor, kronikleşiyor. Eski düzen yıkılırken yerine neyin konulacağı tam olarak bilinmiyor. Dünyanın kaba kuvvetin ve güçlünün hukukunun işletildiği kaotik döneme sürükleniyor. Komşumuz İran'a yönelik saldırılarla başlayan sürece şahitlik ediyoruz. BM sisteminin sembolize ettiği egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasiyle çözümü gibi prensipler bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda. Yıllardır bize hukuk, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bu değerleri yok sayıyor. Çiğnemekte hiçbir beis görmüyorlar. Belirsizlik, gerilim, çatışma ve hukuksuzluğun norm haline geldiği böyle hassas konjonktürde Türkiye'nin tavrı bellidir. Biz bölgemiz ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz. Biz kardeşlerimiz ve komşularımızın huzurunu bozan hadiselerde tarafsız değiliz. Tüm dünyanın geleceğini tehdit eden konularda tarafsız değiliz. Türkiye olarak sulhü sükunun tarafındayız. Huzurun ve istikrarın, dayanışmanın ve işbirliğin tarafındayız. Evrensel değerler, adalet ve kalkınmanın tarafındayız. Sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesinin tarafındayız. Savaş yerine barışın tarafındayız. Öldürmenin, katletmenin, haydutların, soykırımcıların değil hakkın, hakikatin, insanı yaşatmanın tarafındayız. Mazlumların gözyaşını dindirmenin, zulmü engellemenin tarafındayız. Bu çizgimizi, duruşumuzu her daim koruyacağız. Nasıl bugünlere oyunları bozarak geldiysek, bize insan ve demokrasi hakları dersi verenler susarken hakkı haykırdıysak, zalimlere boyun eğmediysek adaletsizlikler karşısında dik durmaya devam edeceğiz. Basiretli düşünmeye, soğukkanlı olmaya, sağduyulu davranmaya devam edeceğiz. Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin kılına dahi zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı, fakat haydutlar karşısında bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz. Dünyanın fırtınalı sularda seyrettiği günümüzde altyapı, ekonomi, diplomasi, ordu, savunma sanayimizi güçlendirerek, milli birliğimizi tahkim ederek Türkiye Yüzyılı'na hazırlanıyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefleriyle yürüttüğümüz çalışmalardır. 23 Nisan 1920'den bugüne Meclisimiz milli dertlere milli reçeteler yazma konusunda maharetini farklı vesilelerle göstermiştir. Bu gazi Meclis ülkenin ve milletin canını yakan her türlü soruna çözüm üretecek kapasiteye, demokratik olgunluğa hamdolsun bugün de ziyadesiyle sahiptir. 5 Ağustos'ta kurulan Mili Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarihi misyonunu başarıyla yerine getirdi. Komisyon nihai raporunu kabul etmiş, sürece olan inancını göstermiş, terörsüz Türkiye'ye giden yolda ufuk açıcı bir rol üstlenmiştir. Başta Meclis Başkanımız sayın Kurtulmuş olmak üzere komisyonda görev alan tüm milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum. Partimizi ve ittifakımızı komisyonda başarıyla temsil eden arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Önümüzdeki günlerde ülkemizi bu sorundan kurtarmak için gerekli özgüveni ve cesareti göstereceklerine inanıyorum. Türkiye'yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler olacaktır. Biz bunlara aldırmayacağız. Emin ve kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz. Bu fırsatı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak diğer siyasi partilerimizin de müspet katkıları ve sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz. Yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan, onbinlerce vatandaşımızın canını yakan, ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye'yi inşallah kurtaracağız. Bunu da kardeşlik hukuku içinde, vatandaşlık hukuku içinde şehitlerimizin ruhlarını muazzep etmeden, gazilerimizi ve şehit yakınlarımızı müteessir etmeden meşru ve makul zeminde gerçekleştireceğiz. Aynı hassasiyeti bu çatı altındaki her bir milletvekilinden, tüm siyasi partilerden beklediğimizi vurgulamak istiyorum. İnşallah Türkiye bu meseleyi kalıcı olarak geride bıraktığında ağır yüklerinden kurtulmuş aydınlık yarınlara doğru koşar adım gidecektir."

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza Haber

Son 5 Yılda İklim Krizi için 3 Milyon İmza

İklim krizi küresel ölçekte derinleşirken; aşırı sıcaklıklar, seller, orman yangınları ve kuraklık Türkiye’de de hayatın bir parçası haline geldi. Bilim insanları 1,5°C hedefinin risk altında olduğuna dikkat çekerken, toplumun iklim talepleri de büyüdü. Türetim Ekonomisi Derneği İklim Programı’nın 2021- 2025 Değerlendirme Raporu, vatandaşların iklim krizi mücadelesi için başlattıkları kampanyaların etkilerini ve toplanan imzaların karar alma süreçlerine yansımalarını ortaya koyuyor. 3 Milyon Vatandaş "İklim Adaleti" Dedi Rapora göre: Program süresince 550 yeni kampanya başlatıldı ve toplam 2,7 milyon imza toplandı.46 kampanya, somut etki yaratarak yerel yönetimler ve üniversitelerde politika değişikliklerine, yenilenebilir enerji çözümlerine ve afet yönetimine katkıda bulundu.Karar vericilerle yapılan 132 görüşme ve 28 imza teslimi sayesinde toplumsal talepler politika süreçlerine taşındı.700’den fazla kişi, 50’den fazla eğitimle kampanyacılık, savunuculuk ve iklim iletişimi alanlarında güçlendirildi.Sosyal medya ve iletişim çalışmalarıyla 81 milyondan fazla kişiye ulaşım sağlandı. İklim Politikalarında Toplumsal Katılımın Gücü 5 yıl boyunca bakanlıklar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile 100’den fazla doğrudan görüşme gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, yerel yönetimlerden üniversitelere kadar 46 farklı alanda somut politika değişikliklerini tetikledi. Kömürden çıkıştan adil dönüşüme, yerel ekoloji direnişlerinden gençlerin gelecek hakkına kadar pek çok başlıkta toplanan talepler, karar vericilerin masasına taşındı. Değişim Elçileri Programı ile Mücadele Tabana Yayılıyor İklim Programı’nın bir parçası olarak yürütülen Değişim Elçileri Programı, 2023 yılından bu yana Türkiye genelinde gençler ve kadınların iklim mücadelesinde aktif rol almasını sağladı. Program kapsamında 88 katılımcı, kampanya ve savunuculuk eğitimleri alarak kendi bölgelerinde 24 kampanya başlattı ve 100.000’den fazla imza topladı. Program, hem yerel halkın çevre taleplerinin görünür olmasına hem de Türkiye’nin iklim krizine karşı daha etkin mücadele etmesine tabandan katkı sundu. “COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor” Rapor, vatandaşların ve sivil toplumun iklim krizine karşı daha güçlü ve somut politikalar talep ettiğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin 2026’da ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı), bu toplumsal talebin ulusal ve uluslararası iklim müzakerelerde dikkate alınması açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Raporun önsözünde bu sürece dikkat çeken Türetim Ekonomisi Derneği YK Başkanı Dr. Uygar Özesmi ve İklim Programı Yöneticisi Yaz Güvendi, şu değerlendirmede bulundu: “Birleşmiş Milletler’in son Ulusal Katkı Beyanı (NDC) Sentez Raporu, mevcut planların 1,5°C hedefiyle uyumlu olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Aynı dönemde Türkiye’nin güncellediği ulusal katkı beyanı da bilimsel gerekliliklerin gerisinde kaldığı gerekçesiyle eleştirildi. Önümüzdeki yıl COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olması ise önemli bir sorumluluk ve fırsatı birlikte getiriyor: Daha iddialı hedefler, daha şeffaf politikalar ve adil bir dönüşüm iradesi.” İnsanlar, Hayvanlar Ve Tüm Canlılar için Eko Alan Türetim Ekonomisi Derneği çatısı altında yürütülen İklim Programı, yıllardır yürüttüğü kampanyacılık ve savunuculuk destek çalışmalarını, saha deneyimi ve dayanışmayı temel alarak artık Eko Alan adıyla sürdüreceğini duyurdu.. Program Yönetici Yaz Güvendi Eko Alan’ı şöyle tarifliyor: “Eko Alan; çevre ve iklim alanındaki gelişmeleri ve politika süreçlerini izleyen, yerel mücadeleleri görünür kılan ve güçlendiren, güvenilir bilgiye erişimi kolaylaştıran bir ortak alan olarak konumlanıyor. Yerelde yürütülen mücadelelere kampanyacılık ve savunuculuk desteği sunmayı, farklı aktörler arasında dayanışmayı artırarak dijital ve sahadaki etkiyi birlikte büyütmeyi hedefliyor. İnsanlar, hayvanlar ve tüm canlılar için adil, canlandıran ve yaşanabilir bir dünya adına bu yolculuğu birlikte sürdürmek istiyoruz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: AK Parti, bir vefa ve dava hareketidir Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: AK Parti, bir vefa ve dava hareketidir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, AK Parti Bingöl Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarıyla birlikte geniş bir katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiklerini bildirdi. AK Parti’nin, güçlü liderliği ve tecrübeli kadrolarıyla; köklü değerlere, medeniyet bilincine ve millet iradesine yaslanan bir vefa ve dava hareketi olduğunu belirten Yılmaz, şunları kaydetti: “24 yıldır bu büyük yürüyüşün omurgasını; hiçbir karşılık beklemeden emeğini, vaktini ve gönlünü davasına adayan fedakâr teşkilatlarımız oluşturuyor. Bugüne kadar ‘ben’ değil, ‘biz’ diyerek bu davaya emek vermiş tüm kardeşlerimize şükranlarımızı sunuyorum.” Yılmaz, “Toplantımızın Bingöl’ümüze, partimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; il başkanımıza, il yönetimimize ve gece gündüz demeden çalışan AK Parti’mizin kıymetli neferlerine yürekten teşekkür ediyorum.” dedi. Milli Eğitim Bakanı Tekin ise toplantıya ilişkin açıklamasında AK Parti olarak bir dava ve kadro hareketi olduklarını vurgulayarak, şunları ifade etti: “Davamız büyük Türkiye; tüm derdimiz, bu büyük millete daha iyi hizmet etme derdidir. Türkiye’nin inşası ve ihyası için elini taşın altına koyan, medeniyetimizi daha yükseklere taşıma gayretiyle özveriyle çalışan dava arkadaşlarımızla birlikte, ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşımak hedefiyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, toplantıya iştirak eden kıymetli dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.