Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mi̇t

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mi̇t haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mi̇t haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da aranan suç örgütü lideri İslam Yakut yakalandı: 2 ton uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutuluyor Haber

İstanbul’da aranan suç örgütü lideri İslam Yakut yakalandı: 2 ton uyuşturucu sevkiyatından sorumlu tutuluyor

İslam Yakut Sarıyer’de yakalandı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte yürüttüğü çalışmalar kapsamında hakkında arama kararı bulunan İslam Yakut’un izini sürdü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın desteğiyle yürütülen soruşturmada, Yakut’un yurt içinde ve yurt dışında bulunduğu adreslerden örgütsel faaliyetlerini sürdürdüğü tespit edildi. “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “uyuşturucu madde ticareti” suçlarından aranan Yakut’un, örgüt üyeleriyle kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden iletişim kurduğu ve talimatlar verdiği belirlendi. Yakut’un liderliğini yaptığı öne sürülen yapılanmanın uluslararası uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği ve toplam 2 ton uyuşturucunun ele geçirilmesiyle bağlantılı olduğu tespit edildi. Sahte kimlikle saklandığı ortaya çıktı Uzun süredir firari olarak aranan İslam Yakut’un İstanbul’da bulunduğu bilgisine ulaşan ekipler, şüphelinin Sarıyer’de bir adreste saklandığını belirledi. 10 Eylül’de düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Yakut’un bulunduğu adreste arama yapıldı. Aramada, D.G. adına düzenlenmiş sahte bir yurt dışı kimlik belgesi ele geçirildi. Yakut’un, hakkında bulunan arama kararına rağmen farklı kimlik bilgileri kullanarak izini kaybettirmeye çalıştığı değerlendirildi. Örgütün diğer yöneticileri daha önce tutuklanmıştı Soruşturma kapsamında, suç örgütüne yönelik 2024 yılında da operasyon düzenlendiği belirtildi. Bu operasyonda örgütün diğer yöneticilerinden olduğu tespit edilen E.Y. ile birlikte çok sayıda örgüt yöneticisi ve üyesi yakalanarak tutuklanmıştı. Örgütün suç faaliyetlerinden elde edildiği değerlendirilen mal varlıklarına da operasyon kapsamında el konulduğu bildirildi. İslam Yakut’un yakalanmasıyla birlikte, söz konusu suç örgütünün tamamen etkisiz hale getirildiği belirtildi. Bakan Gürlek: Uyuşturucu baronlarına karşı mücadele sürecek Adalet Bakanı Akın Gürlek de operasyonun ardından yaptığı açıklamada, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelenin devletin ilgili kurumlarının koordinasyonuyla sürdürüldüğünü belirtti. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gerçekleştirilen çalışma sonucunda uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı öne sürülen suç örgütünün lideri İslam Yakut’un İstanbul’da yakalandığını açıkladı. Bakan Gürlek, 2017 yılından bu yana firari olarak aranan Yakut’un uzun süre Türkiye’de ve yurt dışında saklandığı adreslerden örgütü yönetmeye devam ettiğinin tespit edildiğini bildirdi. Gürlek ayrıca, Yakut’un ANOM ve SKY ECC isimli kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verdiğinin belirlendiğini ifade etti. İran ve Afganistan’dan Avrupa’ya uyuşturucu sevkiyatı iddiası Soruşturma kapsamında elde edilen bilgilere göre, örgütün İran ve Afganistan’dan Avrupa ülkelerine eroin, Avrupa’dan Türkiye’ye ise sentetik uyuşturucu sevkiyatlarını organize ettiği öne sürüldü. Yapılan çalışmalar sonucunda örgütün Türkiye ve Avrupa ülkelerinde ele geçirilen toplam 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğunun tespit edildiği belirtildi. Bakan Gürlek, uyuşturucu ve organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgularken, operasyonun farklı ülkeleri kapsayan uyuşturucu trafiğinin ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığı mesajını verdi. Yakalanan İslam Yakut’un emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden soruşturuluyor Haber

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden soruşturuluyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre, Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelendi. Soruşturma sonucunda 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. TAKİPSİZLİK KARARI KALDIRILDI Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından dosyanın yeniden incelenmesinin ardından, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının değerlendirmeleri doğrultusunda Silivri Sulh Ceza Hâkimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırıldı. Bunun üzerine soruşturma yeniden başlatılırken, dosyaya gizlilik kararı getirildi ve olayın tüm yönleriyle araştırılması için özel bir soruşturma ekibi oluşturuldu. 10 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA Yeniden yürütülen soruşturma kapsamında, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. 10 şüpheli gözaltına alındı. Bir şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ve ilgili kurumların koordinasyonunda yürütülen soruşturmayla Kozinoğlu’nun ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa sorumluların tespit edilerek adalet önüne çıkarılması amaçlanıyor. Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. Kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, aradan geçen zamana bakmaksızın yeniden ele alıyor; ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 7, 2026 Adalet Bakanı Akın Gürlek, şüpheli ölümler ve faili meçhul dosyaların üzerinden yıllar geçse dahi yeniden incelenmeye devam edileceğini belirterek, hiçbir dosyanın unutulmasına ve hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade edilmeyeceğini ifade etti.

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki Haber

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a sert tepki

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisine yönelik eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi. Soylu, Turan’ın terörle mücadele kapsamında daha önce açıklanan rakamları eleştirmesine tepki göstererek, devlet kurumlarının terör örgütlerine ilişkin verileri düzenli şekilde takip ettiğini savundu. Rahmi Turan’ın yazısında Soylu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde açıkladığı terörist sayılarını ve çerçeve yasa tartışmalarını eleştirmesi üzerine açıklama yapan Soylu, Turan’ın kendisi hakkında son yıllarda çok sayıda “iftira” ortaya attığını öne sürdü. “Devlet kurumları verileri düzenli olarak güncelliyor” Türkiye’nin terörle mücadelede güvenlik güçlerinin yanı sıra ilgili devlet kurumlarının koordinasyonuyla hareket ettiğini belirten Soylu, terör örgütlerine ilişkin sayı ve tespitlerin İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT tarafından takip edildiğini ifade etti. Soylu, söz konusu verilerin belirli aralıklarla güncellendiğini ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında yurt içi ve yurt dışındaki güvenlik tehditleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi. Turan’ın bu verileri eleştirmesine tepki gösteren Soylu, değerlendirmelerin “devletin ilgili kurumlarının tespitlerini çarpıttığını” savundu. “Terörle mücadeleye fitne sokmayın” Soylu açıklamasında, Türkiye’nin terörle mücadelede ağır bedeller ödediğini belirterek, güvenlik güçlerinin mücadelesinin küçümsenmemesi gerektiğini söyledi. “Terörsüz Türkiye” sürecine de atıfta bulunan Soylu, terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin, şehitlerin ve gazilerin mücadelesine yönelik eleştirilerin dikkatli yapılması gerektiğini savundu. Soylu, Rahmi Turan’a yönelik açıklamasında Sözcü hakkında da ağır ifadeler kullanarak, gazetenin sahipliği ve finansmanına ilişkin çeşitli iddialar ortaya attı. Bu iddialar Soylu’nun açıklamalarındaki değerlendirmeler olup, haber metninde bağımsız olarak doğrulanmış bilgiler olarak sunulmamalıdır. Soylu, açıklamasının sonunda Turan’a yönelik sert eleştirilerini sürdürerek, kendisinin ve gazetenin yayın politikalarının devlet kurumlarıyla karıştırılmaması gerektiğini savundu.

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı Haber

MİT Arşivinden 1933 Tarihli Gizli Belge: İstihbaratın Görünmez Yazıları Ortaya Çıkarma Yöntemleri İlk Kez Paylaşıldı

27 Ağustos 1933 tarihli belge, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti (MAH) bünyesinde faaliyet gösteren D (Teknik Destek) Şubesi'nin çalışmalarına ilişkin bilgiler barındırıyor. "Bizzat açılacaktır" ibaresiyle hazırlanan gizli yazışmada, dönemin istihbarat görevlilerinin posta yoluyla gönderilen mektupları incelemek için kullandığı teknik yöntemler ve kimyasal işlemler anlatılıyor. 1933 Tarihli MAH Belgesi Arşive Açıldı MİT tarafından yayımlanan belgede, İstanbul B Amirliği'ne gönderilen bir yazışmanın detayları yer alıyor. Belgede, 230 numaralı posta kutusundan alınan bir mektubun teknik yöntemlerle açıldığı belirtiliyor. İstihbarat görevlileri tarafından yapılan inceleme sırasında, mektubun ilk sayfasında gerçekleştirilen deneme işlemi nedeniyle bazı yazıların zarar gördüğü ve bir bölümünün silindiği ifade ediliyor. Belgede, okunabilen kısımların anlamlarının çıkarıldığı ve ikinci sayfanın tercümesinin de ek olarak gönderildiği bilgisi bulunuyor. Bu detaylar, dönemin istihbarat birimlerinin yalnızca bilgi toplamakla kalmayıp, teknik inceleme yöntemleri konusunda da özel çalışmalar yürüttüğünü ortaya koyuyor. Mektuptaki İmza İçin Değerlendirme Yapıldı Belgede dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise mektubun sonunda bulunan imzaya ilişkin değerlendirme oldu. Mektupta yer alan "Lüsi" imzası nedeniyle, yazının sahibinin Lucci Vidman olabileceği yönünde bir ihtimal üzerinde durulduğu görülüyor. Dönemin istihbarat görevlileri, elde edilen belgelerde yer alan isim, imza ve içerik bilgilerini analiz ederek mektubun kaynağını belirlemeye çalıştı. Görünmez Yazılar İçin Kimyasal Yöntem Kullanıldı Belgenin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise gizli yazıların ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan kimyasal yöntemlere ilişkin bilgiler oldu. Belgenin "Not" bölümünde, ilerleyen süreçte aynı posta kutusundan elde edilecek mektupların incelenmesi sırasında uygulanabilecek kimyasal işlem hakkında ayrıntılı bir formüle yer veriliyor. Buna göre, 10 gram demir klorür (perchlorür de fer) ile 90 gram damıtılmış suyun (maimukattar) karıştırılmasıylabir çözelti hazırlanması öneriliyor. Hazırlanan karışımın, kâğıt üzerinde bulunan gizli yazıları veya silinmiş izleri ortaya çıkarmak amacıyla kullanılabileceği belirtiliyor. Fırça Yerine Daldırma Yöntemi Önerildi Belgede yalnızca kimyasal karışımın hazırlanışı değil, uygulama yöntemiyle ilgili teknik bilgiler de yer alıyor. İstihbarat görevlilerinin notunda, hazırlanan sıvının bir küvete konularak mektubun bu çözelti içine fotoğraf banyosu yapılır gibi daldırılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca fırça ile yapılan uygulamaların istenilen sonucu vermediği, daha etkili sonuç almak için kâğıdın doğrudan çözeltiye temas ettirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu ayrıntılar, 1930'lu yıllarda istihbarat faaliyetlerinde kullanılan teknik destek yöntemlerinin dönemin şartlarına göre ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor. MİT Tarihi Belgeleri Kamuoyuyla Paylaşmayı Sürdürüyor MİT'in "Özel Koleksiyon" kapsamında yayımladığı tarihi belgeler, Türkiye'nin istihbarat geçmişine ilişkin önemli bilgiler sunuyor. Daha önce de farklı dönemlere ait belge ve materyalleri erişime açan MİT, bu çalışmalarla geçmişte kullanılan yöntemlerin, kurumların işleyişinin ve istihbarat faaliyetlerinin daha iyi anlaşılmasını amaçlıyor. 1933 yılına ait son belge ise özellikle teknik istihbarat faaliyetleri, gizli yazışmaların incelenmesi ve dönemin belge analiz yöntemleri açısından dikkat çekici bir kaynak olarak değerlendiriliyor. Tarihi belge, geçmişte istihbarat birimlerinin kullandığı yöntemleri ortaya koyarken, aynı zamanda Türkiye'nin erken dönem güvenlik yapılanmasına dair önemli ipuçları sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.