Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mhp

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak Haber

Devlet Bahçeli,: Mazlumların ahı yerde kalmayacak

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında birlik, kardeşlik ve dayanışma vurgusu yaparken, Gazze ve İslam coğrafyasında yaşanan insanlık dramlarına dikkat çekti. Kurban Bayramı’nın manevi anlamına değinen MHP lideri Bahçeli, kurban ibadetinin teslimiyet, takva, paylaşma ve fedakârlığın en önemli sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Bayramların yalnızca sevinç günleri olmadığını belirten Bahçeli, bu özel günlerin aynı zamanda yardımlaşma, gönül alma ve toplumsal dayanışma zamanı olduğunu kaydetti. Mesajında, “Bayram yalnızca gülen yüzlerin değil; yüzü gülsün diye bekleyenlerin de bayramıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, ihtiyaç sahiplerinin, yetimlerin, yaşlıların ve kimsesizlerin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Gazze, Tahran ve İslam coğrafyasındaki çatışma ve acılara da değinen Bahçeli, masum sivillerin hedef alınmasının insanlığın en ağır imtihanlarından biri olduğunu belirtti. Bombalar altında yaşam mücadelesi veren çocukların, evlat acısı yaşayan anne ve babaların dramının tüm insanlığın vicdanını yaraladığını ifade eden Bahçeli, zulmün sonsuza kadar sürmeyeceğine inandıklarını söyledi. Türkiye’nin bölgesel krizler karşısında sağduyu, diplomasi ve kalıcı barış anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini belirten Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihi sorumluluğunu kararlılıkla sürdüreceğini kaydetti. Bahçeli, mesajının sonunda şehit aileleri, gaziler, Türk milleti ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutlayarak, bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşlara güvenli seyahat temennisinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'den Batı uyarısı Haber

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'den Batı uyarısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu Sertifika Töreni’nde yaptığı konuşmada, şu ifadelere yer verdi: “Siyaset ve Liderlik Okulu’muzun 23’üncü dönem programına katılan ve sertifika almaya hak kazanan kardeşlerimi huzurlarınızda gönülden kutluyor, başarılar diliyorum. Milliyetçi Hareket Partisi Siyaset ve Liderlik Okulu ortaya koyduğu faaliyetler açısından adından sıkça söz ettiren bir konumdadır. Türklerde bilginin ana dayanağı Türk Töresi’dir. Töre, bir toplumun kolektif tecrübesiyle şekillenen; hayat tarzı, insan anlayışı ve evren algısının toplamını temsil eden bilgelik manzumesidir. Bilgece kararlar alabilmek için bir meşruluk zemini gerekir ve Türk Töresi bu zemini sağlar. Türk düşünce mirasında bilgi, ancak erdem ve ahlakla birleştiğinde gerçek değerini bulur. Bilgelik bir kibir değil, aksine bir tevazu pratiğidir. Bilge kişi, bilgisini toplumun yararına kullanan ve olaylar karşısında dirayetli davranan bir rehberdir. Diyebiliriz ki Türklerde bilgi, hayattan kopuk bir malumat yığını değil; töre ile şekillenen, bilgelik ile uygulanan ve dil ile kuşaktan kuşağa aktarılan canlı bir kültürel mirastır. Bütün politikalarımızı; güçlü devlet, huzurlu millet anlayışı çerçevesinde şekillendiriyoruz. Elbette ki zihin ve değer dünyası karışık olanların, fikrî tutarlılıktan yoksun bulunanların, ilkeleri belirsiz siyaset cambazlarının bizi anlayabilmelerine imkân yoktur. Milletin derdiyle dertlenmeyen, menfaatiyle sevinmeyen, acısıyla kederlenmeyenlerin bizimle olmaları mümkün değildir. Devletin temel yapısını hedef alanların, devlet ile kavgaya tutuşanların, yaptıkları siyaset değil, olsa olsa faydacı bir etkinlik, anlamsız bir meşguliyettir. 21. yüzyılda dünya farklı bir yöne gitmekte, dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. Dünya düzeni yeniden şekillenirken Batı ve Doğu’nun değerler sistemi çatışmakta, bu gidişat bütün milletleri büyük bir öngörülemezliğin içine doğru sürüklemektedir. Bugün teknolojik ve bilimsel bağlamda geliştiği somut olan batılı sistemin çöküşünden bahsedilmektedir. Bu çöküşün belli nedenlerle ve belirli koşullarda gerçekleştiği kesindir. Rusya-Ukrayna çatışması ve Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olması, İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesi ve ortaklaşa katliamlara imza atmaları, dünyayı istikrarsızlaştırmış ve güvensizliğin parantezine almıştır. Bütün bu olanlarla birlikte Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bugünkü dünya sisteminin aktörlerinin, idealize ederek batı dışı dünyaya dayatmaya çalıştıkları değerleri sömürü düzenlerini devam ettirmenin bir aracı olarak kullanmaları, bu değerleri içi boş, sadece kavramsal gerçekliği olan ama ameli karşılığı bulunmayan retoriğe dönüştürmüştür. Batı, “ötekisi” olarak gördüğü bütün toplumları daha fazla sömürmek için “kültürel ve moral değerler” ile oynamıştır. Onları tarihsel bağlarından koparmış ve kendi zenginliklerini devam ettirmeye hizmet edecek bir yaşam biçimine mahkûm etmiştir. Batı, batı dışı milletleri kendi çıkarları doğrultusunda kategorize etmekten, tanımlamaktan da geri kalmamıştır. Bugün, az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler şeklinde kalıplaşan tanımlamalar tam anlamıyla batılı akılla yapılan sınıflandırmanın ürünüdür. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır. Soğuk savaş döneminde bu tanımlamalar Batı açısından oldukça düşük maliyetle sürdürülebilen bir düzen üretmiş iken bugün astarı yüzünden pahalı gelmiş ve çok maliyetli bir sürece dönüşmüştür. 21. yüzyılın belirsizliğe tutsak olmuş dünya durumu, henüz çökmese de derin bir krizde olduğu aşikar olan Batı hegemonyasının eski alışkanlıklarını devam ettirme çabasının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Günümüzde Batı Avrupa ve ABD’nin temsil ettiği klasik sanayileşmiş ülkelerin küresel sermayeden aldığı pay düşmekte, dolayısıyla bu durum dünyanın ekonomik pastasından alınan payı da batı dışı dünya lehine değiştirmektedir. Batının halen özellikle “düşünce ve dil” üretimi noktasında hegemonyasını devam ettirme çabaları görülse de iktisadi gelişmelerin bu dil ve düşünceyi havada bırakacağı muhakkaktır. Bugün küresel hegemonik güçlerin İran’a karşı sarf ettiği sözler yarın Türkiye’ye yönelecektir. Nitekim bazı platformlar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran’dan sonraki hedefin Türkiye olduğu beyan edilmektedir. Kuşkusuz söz önce zihne, sonra dile ve son olarak eyleme dönüşür. Bu beyanlar derin bir yanılgı, rasyonel olmayan bir tutum, denenmemesi gereken bir hamle, boşa düşürülecek bir çabadır. Unutulmamalıdır ki burada var olan milli irade modern bir inşa değildir. Bu irade tarihin derinliklerinden gelmektedir. İlhamını köklerinden almakta, nerede ve hangi şartlarda olursa olsun varoluş bilincini gelecek kuşaklara aktarma amaç ve gayretindedir. Dünyanın medeniyet kuşağı ve milletlerin tarihsel hikâyesi buradadır. İnsanlığın ortak kaderi buraya bağlıdır, bu coğrafya dünyanın kalbidir. Yaşadığımız coğrafya ve tarihimizin sırtımıza yüklediği sorumlulukla biz; dünya, bölge ve ülkemizde cereyan eden hadiselere, “çözümsüz”, “imkânsız”, gibi kavramlarla bakmıyoruz. Bizim siyaset anlayışımızda “imkânsızlığın diline teslim olmak” yoktur. Biz, iman varsa imkân da vardır diyenleriz. İman varsa her engelin aşılacağına inananlarız. Akıl varsa, bilgi varsa çözüm bulanacağını bilenleriz. Kendilerini çıkmaz içinde görenler, sürekli olarak içinde bulunduğumuz çağda zamanın hızla aktığından ve böylesi koşullarda çeşitli sorunlara kalıcı çözümler üretilemeyeceğinden bahsediyorlar. Zamanın hızlı aktığı kuşkusuz bir gerçekliktir. Lakin zamanın hızlı akması başka, yönsüz ve hedefsiz akması bambaşka bir şeydir. Yön ve hedefin tayini hamasetten uzak değerlendirmelerin konusu kılınmalı, tarihte birçok defa başarıldığı gibi tekrar “Türkçe bir dünya kurumanın eşiğinde olduğumuz bilinmelidir”. Bunun adı “Türk ve Türkiye Yüzyılıdır” ve tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır. Unutulmamalıdır ki; bu coğrafyada gerçekleşen her olay sonuçları itibariyle sadece bölge ile sınırlı kalmayacak ve bütün dünyayı etkileyecektir. Bu coğrafya yüzlerce devletin beşiğini sallamış ve salasını vermiştir. Bu tarihin herkese tembihi, şüphe götürmez bir gerçekliğidir. Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparatorluklar coğrafyasıdır, anılar ve tarih burada çok güçlüdür. Bunun aksini iddia edenler, tarihle ve Türk ile kavga etmeyi göze almalıdır.”

MHP'li Semih Yalçın: Terörsüz Türkiye, Türk milletinden gerekli desteği aldı Haber

MHP'li Semih Yalçın: Terörsüz Türkiye, Türk milletinden gerekli desteği aldı

Yalçın, MHP Samsun İl Başkanlığı'nın yeni hizmet binasının 19 Mayıs'ta düzenlenen açılış töreninde konuştu. Atatürk'ün Samsun'a çıkışının yıl dönümüne denk gelen bu açılışın ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Yalçın, şunları söyledi: "Milliyetçi Hareket Partisi Terörsüz Türkiye çıkışı ile birlikte çok ciddi manada mesafe aldı. Cumhur İttifakı anlayışı içinde bu gidişatı sağlam adımlarla yürüttüğünü sizlere buradan alenen ifade etmek isterim. Terörsüz Türkiye gerçeği Türk halkından, Türk milletinden gerekli desteği almaktadır. Bu nedenle artık bitme noktasına gelmiş, inşallah son çıkışlarla birlikte de terör belasından ilelebet kurtulmamız sağlanacaktır. Buna inanıyoruz. Bunu inançla birlikte de kongrelerimizi gerçekleştireceğiz." Yalçın ayrıca 81 ilde 973 ilçede kongre yapacaklarını belirterek yeni hizmet binalarının açılmasının partiyi memnun ettiğini söyledi. Törende konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal ise Samsun'u Türkiye Cumhuriyeti'nin "başlangıç şehri" olarak nitelendirdi. Topsakal, MHP'nin 57 yıllık bir siyasi hareket değil, 5 bin yıllık Türk tarihinin değerlerini taşıyan bir dava olduğunu vurguladı. MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur'un da katılımcılara hitap ettiği törende, konuşmaların ardından bina açılışı gerçekleştirildi.

Bülent Arınç kendisine ‘fosil siyasetçi’ diyen MHP'li Yalçın'a sert yanır verdi Haber

Bülent Arınç kendisine ‘fosil siyasetçi’ diyen MHP'li Yalçın'a sert yanır verdi

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın arasındaki polemik büyüdü. Arınç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Yalçın’ın kendisine yönelik kullandığı, "Fosil siyasetçi, FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik(!) kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor" ifadelerine yanıt verdi. Arınç, Yalçın’ın iki yıldır kendisi hakkında yazdıklarını okuduğunu ancak bugüne kadar cevap verme ihtiyacı hissetmediğini belirtti. Bunun nedenlerinden birinin bu tür polemiklere karşılık verildiğinde hakaret dozunun daha da artması olduğunu söyleyen Arınç, asıl gerekçesinin ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye duyduğu saygı olduğunu ifade etti. Arınç, Yalçın'a şu ifadelerle yanıt verdi: "Anadolu’da insanlar evlatlarına isim koyarken “adıyla yaşasın” diye dua ederler ki çocuklar onlara verilen isimlerin anlamı gibi bir karaktere sahip olsun. Sana da edep sahibi olasın diye Edip; cömert ve hoşgörü sahibi olasın diye de Semih adını vermişler lâkin heyhat! Olamamışsın… Her eline kalemi aldığında kime yakası açılmadık hangi hakareti etsem diye düşünen isminin anlamlarından uzak bu kişinin iki yıldır hakkımda yazdıklarını okuyor lâkin cevap verme ihtiyacı hissetmiyordum. Bunun iki nedeni var. Birincisi bu gibi isimlere karşılık verdiğinizde gemi azıya alırlar ve daha da hakaretamiz ifadelere sarılırlar. İkincisi ve daha önemli olan ise MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı olan saygımdı. Sayın Bahçeli bana karşı olan eleştirilerinde çoğu zaman sert olmuştur ama 12 Eylül Darbesi’nin ardından ülkücülerin davalarını üstlenmem sebebiyle bütün ülkücülerin bana karşı sevgi ve saygısı olduğunu, kendisinin de bunu çok iyi bildiğini ifade etmiştir. Lâkin geldiğimiz noktada had aşıldı, sabır taşı çatladı… Geçtiğimiz cumartesi günü yaptığım bir konuşmada ifade ettiğim fikirler üzerine senin o irin damlayan kaleminden bana doğru akıttığın ifadeler bende tutmaz. 40 yıldır siyasetin içindeyim, tek rehberim de vicdan ve ahlâk oldu. Bugüne kadar bana karşı çemkirdiğin tüm ifadeleri temerrüt faizi ile sana iade ediyorum. “Bu hakaretlere karşı artık sesimi kısmak niyetinde değilim” Senin için 'kimdir bu?' diye sorduğumda ne diyorlar biliyor musun? 'Şaribül leyli ven nehar' Tarih alanında profesörmüşsün, sen anlarsın ne demektir bu… Seninle ortak bir acımız var; evlat acısı. Dünyanın en büyük acısıdır yalnız onu yaşayanlar bilir derler. İnan benim bir gecede saçlarım kırardı. Böylesine bir acıyı yaşayan insanlarda gözlemlediğim bir şey var. İnsanın vicdan terazisi hassaslaşır, merhamet kapıları ve gönül gözü ardına kadar açılır. Senin ise merhamet kapılarına zincir vurulmuş, vicdan terazin tartmaz gönül gözün kör olmuş. Ezcümle diyeceğim şudur. Bu insan artık bunlara son vermelidir. Aksi takdirde kendisini bizzat Sayın Bahçeliye şikâyet edecek ve kendisinin yardımcısı sıfatını taşıyan bu kişinin hakaretlerine son vermesini isteyeceğim. Bu hakaretlere karşı artık sesimi kısmak niyetinde değilim." Anadolu’da insanlar evlatlarına isim koyarken “adıyla yaşasın” diye dua ederler ki çocuklar onlara verilen isimlerin anlamı gibi bir karaktere sahip olsun. Sana da edep sahibi olasın diye Edip; cömert ve hoşgörü sahibi olasın diye de Semih adını vermişler lâkin heyhat!… — Bülent Arınç (@bulent_arinc) May 14, 2026

MHP’li Mustafa Kalaycı: Esnaf vergi affı değil, uygun yapılandırma istiyor Haber

MHP’li Mustafa Kalaycı: Esnaf vergi affı değil, uygun yapılandırma istiyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, esnafın “vergi affı” talep etmediğini, bunun yerine uygun şartlarda yapılandırma beklentisi içinde olduğunu belirtti. TBMM’de görüşülen düzenlemeye değinen MHP'li Kalaycı, kamu alacaklarının tecilinde azami taksit süresinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını ve teminatsız tecil tutarının 250 bin liradan 1 milyon liraya yükseltilmesini olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ancak esnafın özellikle tecil faizleri ve borçların yeniden yapılandırılması konusunda daha kapsamlı düzenleme beklediğini ifade etti. Aynı zamanda Konya Milletvekili olan Kalaycı, daha önce uygulanan 7440 sayılı kanun benzeri bir yapılandırmanın yeniden hayata geçirilmesinin beklendiğini aktararak, sık yapılandırma uygulamalarının vergi sistemine güveni zedelediğini ancak mevcut ekonomik koşulların da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Vergi adaletinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Kalaycı, herkesin mali gücüne göre vergi ödemesini sağlayacak bir vergi reformu yapılması gerektiğini belirtti. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekilimiz Mustafa Kalaycı: Esnaf vergi affı değil, uygun şartlarda yapılandırma talep ediyor. ????????@MKalayci42: Kanun teklifiyle kamu alacaklarının tecilinde azami taksitlendirme süresi otuz altı aydan yetmiş iki aya çıkarılmakta ve… pic.twitter.com/QLyaYVZsur — MHP TBMM Grubu #MHP (@MhpTbmmGrubu) May 13, 2026 Basit usul vergi uygulamasına da değinen Mustafa Kalaycı, yaklaşık 850 bin esnafın bu kapsamda olduğunu hatırlatarak, bazı düzenlemelerin küçük esnaf üzerinde ek yük oluşturduğunu ve sistemin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederken, Bağ-Kur prim gün sayısının 7200’e düşürülmesinin küçük esnaf ve çiftçilerin vergi ve prim yüklerinin azaltılması, sübvansiyonlu krediye erişimin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti. Perakende sektöründe AVM ve zincir marketlerin şehir merkezlerindeki faaliyetlerinin düzenlenmesi gerektiğini dile getiren MHP'li Kalaycı, e-ticaret platformlarının yüksek komisyon oranlarının da esnafı zorladığını belirtti. Bankaların POS komisyonlarının düşürülmesi gerektiğini ifade eden Kalaycı, esnafın rekabet gücünün korunması için kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki Haber

MHP'li Semih Yalçın 'dan Bülent Arınç 'a sert tepki

AK Parti’nin kurucularından olan Bülent Arınç, Ankara’da Tam Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi” konferansında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından bazı KHK’lilerin mağdur olduğunu savunmuştu. Arınç, “Bugün Apo’ya statü peşinde koşanlar önce bunu halletsinler. Apo’nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum” demişti. Arınç’ın bu sözlerinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son grup toplantısında Abdullah Öcalan’ın “statü açığının giderilmesi” yönündeki açıklamalarına gönderme olduğu yorumları yapıldı. Semih Yalçın’dan sosyal medya paylaşımı MHP’li Semih Yalçın ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Arınç’ı hedef aldı. Yalçın, “Fosil siyasetçi Bülent Arınç’ın derdi ne?” ifadelerini kullanarak, Arınç’ın gündemde kalmaya çalıştığını savundu. Paylaşımında sert ifadeler kullanan Yalçın, Arınç için şu değerlendirmede bulundu: “FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor.” “KHK’liler” açıklaması Semih Yalçın, paylaşımında KHK’lileri de “terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler” olarak tanımladı.

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2051611053222465938 Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.