Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Meşruiyet

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Meşruiyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meşruiyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde Haber

Gazze İçin 15 Maddelik Yol Haritası Açıklandı: Ateşkes, Silahsızlanma ve Uluslararası Güç Planı Gündemde

Gazze İçin Yeni Dönem Planı Açıklandı Gazze'de devam eden savaşın sona erdirilmesi ve bölgede kalıcı bir yönetim mekanizması oluşturulması amacıyla hazırlanan kapsamlı yol haritası yayımlandı. Barış Kurulu (Board of Peace) tarafından açıklanan 15 maddelik plan, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planının uygulanmasına yönelik son aşamaları içeriyor. 31 Temmuz'da duyurulan plana göre, İsrail, Hamas ve diğer Filistinli grupların tüm askeri faaliyetlerini durdurması hedefleniyor. Tarafların planı kabul etmesinin ardından 14 gün içinde uygulama takviminin ve sahadaki mekanizmaların belirlenmesi öngörülüyor. Gazze Yönetimi Yeni Bir Komiteye Devredilecek Yol haritasının en dikkat çeken maddelerinden biri Gazze'nin gelecekteki yönetim modeli oldu. Plana göre bölgede "Ulusal Gazze Yönetim Komitesi" adıyla yeni bir yapı kurulacak. Bu komitenin, Gazze'deki sivil yönetimin temel otoritesi olması ve "tek yönetim, tek hukuk ve tek silah" ilkesi doğrultusunda hareket etmesi planlanıyor. Yeni yönetim modelinde Gazze polis teşkilatının yeniden yapılandırılması da yer alıyor. Kriterleri karşılamayan güvenlik personelinin başka görevlere aktarılması, polis teşkilatındaki silahların ise yeni yönetim mekanizmasının denetimine verilmesi öngörülüyor. Hamas'ın Silahsızlandırılması Planın Merkezinde Barış Kurulu'nun açıkladığı yol haritasında Hamas'ın askeri kapasitesinin sona erdirilmesi önemli bir başlık olarak yer alıyor. Plana göre; Ağır silahların aşamalı şekilde devre dışı bırakılması, Askeri üretim altyapısının kaldırılması, Tünel sistemlerinin imha edilmesi hedefleniyor. Silahsızlanma sürecinin İsrail ordusunun Gazze'den aşamalı çekilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi planlanıyor. Yol haritasında, Gazze'deki silahların İsrail'e veya başka bir dış aktöre teslim edilmeyeceği, yalnızca Ulusal Gazze Yönetim Komitesi'nin kontrolünde tutulacağı ifade ediliyor. İsrail'in Çekilmesi Aşamalı Olacak Plan kapsamında İsrail güçlerinin Gazze'den kademeli olarak çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu sürecin Hamas'ın silahsızlandırılması ve güvenlik mekanizmalarının oluşturulmasıyla bağlantılı şekilde ilerlemesi hedefleniyor. İsrail tarafı ise daha önce yaptığı açıklamalarda Hamas'ın askeri kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmadan Gazze'den çekilmeyeceğini savunmuştu. Bu nedenle planın uygulanabilirliği konusunda en önemli belirsizliklerden biri İsrail'in güvenlik talepleri ile Filistin tarafının beklentileri arasındaki fark olarak görülüyor. Gazze'ye Uluslararası İstikrar Gücü Gönderilecek 15 maddelik yol haritasında Gazze'de geçici süreyle görev yapacak uluslararası bir istikrar gücü kurulması da bulunuyor. Bu gücün; Ateşkesi takip etmesi, Filistin polis güçlerine eğitim vermesi, İnsani yardımların güvenli şekilde ulaştırılmasını sağlaması bekleniyor. Ancak uluslararası gücün doğrudan sivil yönetim veya klasik güvenlik görevlerini üstlenmeyeceği belirtiliyor. Hamas ve İsrail'den Farklı Yaklaşımlar Planın açıklanmasının ardından taraflardan farklı açıklamalar geldi. Hamas, bazı şartlarla öneriye olumlu yaklaştığını ancak İsrail'in tüm askeri operasyonlarını durdurması ve Gazze'den tamamen çekilmesi gerektiğini bildirdi. Örgüt, bu şartlar gerçekleşmeden ağır silahların teslim edilmesine sıcak bakmadığını açıkladı. İsrail tarafında ise plana ilişkin resmi destek açıklaması yapılmadı. İsrailli yetkililer, Hamas'ın tamamen silahsızlandırılmasının temel şart olduğunu vurgularken, hükümet içindeki bazı sağ kanat temsilciler operasyonların devam etmesi gerektiğini savundu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da geçmişte yapılan anlaşmaların Hamas tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek temkinli açıklamalarda bulundu. Türkiye, Katar ve Mısır'dan Destek Mesajı Gazze'deki ateşkes sürecinde arabulucu rol üstlenen Türkiye, Katar ve Mısır ise planı kalıcı çözüm açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Üç ülke, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların artırılması ve bölgede siyasi çözüm zemininin oluşturulması gerektiğini vurguluyor. Barış Kurulu Tartışmaları Sürüyor Barış Kurulu, Gazze'de ateşkesin uygulanması ve yeniden yapılanma sürecini yönetmek amacıyla oluşturulan uluslararası bir yapı olarak tanımlanıyor. Yaklaşık 28 ülkenin temsil edildiği belirtilen kurulun, Donald Trump tarafından "daimi başkan" sıfatıyla yönetildiği ifade ediliyor. Kurulun Gazze konusunda merkezi karar mekanizması olma hedefi bulunurken, bazı ülkelerin yapıya mesafeli yaklaşması uluslararası meşruiyet tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özellikle Batılı bazı ülkeler ile Çin ve Rusya'nın yaklaşımı, kurulun geleceği açısından belirleyici faktörler arasında gösteriliyor. Diplomatik Sürecin En Kritik Aşaması Gazze için açıklanan 15 maddelik yol haritası, savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceğine ilişkin en kapsamlı planlardan biri olarak değerlendiriliyor. Ancak planın hayata geçebilmesi için İsrail, Hamas ve bölgesel aktörler arasında ciddi görüş ayrılıklarının aşılması gerekiyor. Uzmanlara göre, ateşkesin kalıcı hale gelmesi, güvenlik mekanizmasının kurulması ve Gazze'nin gelecekteki yönetim modelinin belirlenmesi, sürecin başarısını belirleyecek temel unsurlar olacak.

Kemal Kılıçtaroğlu: Delegenin iradesi satın alındı, hesap soracağım Haber

Kemal Kılıçtaroğlu: Delegenin iradesi satın alındı, hesap soracağım

"Öfkeyle değil, gerçekle konuşacağım" Kılıçdaroğlu konuşmasının başında tutumunu netleştirdi: "Bugün çok açık konuşacağım. Amaöfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. Gerçeği söyleyeceğim ama kimseyiaşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimizbudur, biz CHP'liyiz." Hesaplaşmanın kişisel değil ahlaki olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bizim kitabımızdaintikam, iftira, kin yoktur; mertçe helalleşme, hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişiseldeğil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma! Ama bu arınma, tasfiye değil; yenidenbir doğuştur" dedi. FETÖ özrü: "Koynumda besledim, fark edemedim" Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının en dikkat çeken bölümü, FETÖ'ye yönelik sözleri oldu. 78yaşındaki eski genel başkan, partisine sızan FETÖ unsurlarını zamanında fark edemediği içinkamuoyu önünde özür diledi: "Bu aziz millete bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adalet ve aydınlık geleceği içinbaşlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarınızamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçekapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım uman o gafillerikoynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum." Kılıçdaroğlu, ardından kendisine yöneltilen "hain" nitelendirmelerine de sert tepki gösterdi:"FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütüyle, hiçbir yurtdışı yapıyla en ufakbağlantısı olmamış bir adam duruyor karşınızda! Bize çamur atmaya kalkanların çamurlarıkendi ellerinde kalmıştır." "Rüşvet poşetleri, kutular, haram sofraları…" Kılıçdaroğlu, partisinin içinde yaşandığını ileri sürdüğü yolsuzlukları da doğrudan dile getirdi."Baba ocağı" söylemini kullananları hedef alarak şunları söyledi: "O baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi'nde yetimin hakkını peşkeş çekmek babaocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram para olur mu?Kutularda rüşvet verilir mi? FETÖ'cü hesaplarla kumpaslar kurulur mu?" Belediye başkanlarına da sert çıkan Kılıçdaroğlu, "Halkın belediyesinde yetimin hakkına gözdikip rüşvete, talana başvuran belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım içinsizlerden, tarih önünde hak deryasından özür diliyorum" dedi ve ekledi: "Gazi Meclis'in çatısıaltında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclis'imize veCHP'mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz; biz değil, siz karar vereceksiniz." "Delegenin iradesi satın alındı, hesap soracağım" Kurultay'ı "Türkiye siyasetinde bir milat" olarak tanımlayan Kılıçdaroğlu, kurultay sürecindekiusulsüzlük iddialarını da gündeme taşıdı: "O günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derinkuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir: Bir siyasi partinin içdemokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesişaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır." Kılıçdaroğlu, "Bana soruyorlar, ne yapacaksın? Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunuböyle bilsin" diyerek kararlılığını vurguladı. Kurultay Sözü: Temiz, tertemiz bir sandık Kılıçdaroğlu, meşruiyet sorununu seçimle çözme iradesini de netleştirdi: "Kurultay sandığını enkısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. O sandıktan kimçıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır; başımızın tacı olacaktır." İstinaf mahkemesinin verdiği "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na tedbiren iadeedilen Kılıçdaroğlu, bugün ilk kez Genel Merkez'e gelerek vatandaşlarla bayramlaştı. Aynıkararla görevine tedbiren son verilen Özgür Özel ise aynı saatte Ankara'da ayrı bir etkinlikdüzenledi. Kılıçdaroğlu'nun buluşması için Türkiye'nin birçok ilinden partililer başkente akınetti; sosyal medyada "ücretsiz ulaşım" çağrıları yoğun ilgi gördü.

Çelik: Özgür Özel siyasi tarihimizin en çirkin iftiralarını üretiyor Haber

Çelik: Özgür Özel siyasi tarihimizin en çirkin iftiralarını üretiyor

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarının bir kere daha siyasi alanın dışına çıktığını belirterek, “Özgür Özel siyaset yapmıyor, iftira üretim merkezi olarak çalışıyor. Her gün ‘yalan siyaseti’nde yeni bir rekor kırıyor.” ifadesini kullandı. “Özgür Özel siyasi tarihimizin en çirkin iftiralarını üretiyor.” diyen Çelik, şunları kaydetti: “Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanımızın yabancı bir devlet başkanıyla pazarlık yaparak meşruiyet arayışı içinde olduğunu ya da icazet almaya çalıştığını söylemesi siyasi tarihimizin en büyük yalanıdır. Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanımızın yabancı bir devlet başkanı tarafından tehdit edildiğini, bu nedenle pazarlık yaptığını söylemesi, siyasi akıldan ve ahlaktan tamamen yoksun sözlerdir. Türkiye’de ve dünyada Özgür Özel’in sözlerini ciddiye alacak tek bir kişi yoktur.” Çelik, Özgür Özel’in Türkiye hakkında gerçek bir siyasi perspektifinin olmadığını savunarak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin etrafındaki gelişmeleri anlamıyor. Dünyadaki gelişmelerden haberi yok. Cumhurbaşkanımızın iradesini, bölgesel ve küresel karşısındaki yaklaşımını anlaması mümkün olmadığı için yaptığı tek iş iftira kampanyasıdır. Cumhurbaşkanımızın bölgesel ve küresel gelişmelerde nasıl bir yol izleyeceğini tüm dünya takip etmektedir. Özgür Özel’in bu dinamikleri iyi takip edip, öğrenme sürecine girmesinde fayda vardır.”

Bakan Tunç’tan sert dış politika mesajı Haber

Bakan Tunç’tan sert dış politika mesajı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye’nin dış politikasının güç odaklarına göre değil, uluslararası hukuk ve millet iradesi temelinde şekillendiğini vurgulayarak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını "sorumsuzluk" olarak nitelendirdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’nin dış politika anlayışına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tunç, Türkiye’nin uluslararası alandaki tutumunun güç dengelerine göre değil; uluslararası hukuk, siyasi meşruiyet ve millet iradesi esas alınarak belirlendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, adalet, hakkaniyet ve vicdan temelli bir uluslararası sistem ihtiyacını her platformda dile getirdiğini belirten Tunç, Türkiye’nin küresel krizlerde devlet aklı ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket eden ilkeli bir duruş sergilediğini vurguladı. https://twitter.com/yilmaztunc/status/2007842717607264622 Bu çizginin açık ve tutarlı olduğuna dikkat çeken Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamaları eleştirerek, söz konusu ifadelerin diplomatik hassasiyetlerden uzak olduğunu ve hukuki gerçekleri çarpıttığını belirtti. Tunç, bu yaklaşımı “nezaketsizlik ve açık bir sorumsuzluk örneği” olarak değerlendirdi. Türkiye’nin dış politikasının köklü bir medeniyet birikimine dayandığını ve sorumlu devlet anlayışını yansıttığını ifade eden Bakan Tunç, dış politikanın günlük polemiklere malzeme yapılmaması gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin bundan sonra da meşruiyet ve uluslararası hukuk temelinde hareket etmeyi sürdüreceğini, krizlerin çözümünde yapıcı ve ilkeli tutumundan taviz vermeyeceğini kaydetti.

Çelik: Bir ülkenin siyasi tapusu sadece o ülkenin halkına aittir Haber

Çelik: Bir ülkenin siyasi tapusu sadece o ülkenin halkına aittir

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, dış politikada meşruiyet ve halk iradesi ilkelerine dair partisinin duruşunu belirtti. Venezuela'daki olaylara ilişkin temel prensiplerini açıklayan Çelik, "Yönetimlerin meşruiyetinin halk iradesine dayandığı ve bir ülkede meşru yönetim değişiminin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve AK Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bir ülkenin siyasi tapusu sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir" dedi. Dışarıdan dayatmaların kabul edilemez olduğunu belirten Çelik, siyasi meşruiyetin güç odaklarının bakışıyla değil, demokratik ilkelerle ölçülmesi gerektiğini vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer muhalefet liderlerinin eleştirilerine değinen Çelik, "Dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır. Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmektir” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kriz yönetme ustalığına dikkat çeken Çelik, "Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerede söyleyeceği siyasi tecrübesinin bir parçasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Cumhurbaşkanımız kendi sözüne hakimdir" diyerek Erdoğan'ın siyasi meşruiyete zıt bir gelişmeyi onaylamadığını belirtti. Dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini hatırlatan Ömer Çelik, açıklamasını "Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.