Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Merkez Bankası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirdi Haber

Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirdi

Merkez Bankası'nın bugünkü Para Politikası Kurulu (PPK) kararına göre, faiz oranlarında 100 baz puanlık indirime gidildi. Karar, Başkan Yaşar Fatih Karahan ile kurul üyeleri Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara, Yusuf Emre Akgündüz ve Elif Haykır Hobikoğlu’nun katılımıyla alındı. ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDEKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKİLDİ Karar metninde, aylık dalgalanmalara rağmen son dönem enflasyon verileri ve öncü göstergelerin ana eğilimdeki gerilemeyi teyit ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edilirken, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü risklerini koruduğu kaydedildi. Kurul, jeopolitik gelişmelerin maliyetler, iktisadi faaliyet ve beklentiler üzerinden enflasyona etkilerinin yakından izleneceğini bildirdi. “SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU SÜRDÜRÜLECEK” TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun dezenflasyon sürecini destekleyeceğini belirtti. Politika faizine ilişkin sonraki adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceği vurgulandı. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikasının sıkılaştırılabileceği ifade edilirken, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülmeyen gelişmeler görülmesi hâlinde ilave makroihtiyati adımların devreye alınabileceği kaydedildi. PPK toplantı özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı duyurdu.

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor Haber

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda sorunlu fonlara ilişkin tasfiye sürecinin yol haritasını açıkladı. Yılmaz, 7 şirket ve 131 fon için tasfiye sürecinin başlatılacağını, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde ekim ayında 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir" TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz almak üzere Genel Kurul’a davet edilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmaları hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik görünüme ilişkin sistemik bir sorun bulunmadığını ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını belirten Yılmaz, bankacılık sisteminin de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genel görünümünü temsil etmediğini vurgulayarak, "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır" dedi. "Haksız kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecek" Sorunlu fonlarla ilgili gerekli çalışmaların ilk günden itibaren başlatıldığını belirten Yılmaz, yatırımcıların ve kamunun haklarının korunmasının öncelikli olduğunu söyledi. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanların hukuk kuralları çerçevesinde hesap vereceğini ifade eden Yılmaz, hukuka aykırı işlemler ve usulsüzlüklerle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti. Yılmaz, soruşturma ve incelemelerde aceleci davranılmayacağını da belirterek, yeterli bilgiye dayanmadan kimsenin haksız yere töhmet altında bırakılmayacağını söyledi. Hazineden kaynak kullanılmayacak Tasfiye sürecinde özel zararların karşılanması için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, ödemelerin öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından yapılacağını bildirdi. Yılmaz, tasfiye sürecinde fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelirlerin de kullanılacağını söyledi. Ödemelerde yatırımcıların fondaki payları oranında dağılım yapılmasının esas olduğunu belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ana paranın ara ödeme yoluyla geri ödenmesinin planlandığını açıkladı. Küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının ödemelerde öncelikli olacağını belirten Yılmaz, sürecin şeffaf, adil ve mümkün olan en hızlı şekilde yürütüleceğini ifade etti. Devlet Denetleme Kurulu sahada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiğini hatırlatan Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalışma yürüttüğünü açıkladı. İhtiyaç halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini belirten Yılmaz, incelemeler sonucunda idari ve kişisel sorumlulukların ortaya çıkarılacağını söyledi. Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumluları belirlemekle kalmayacağını, sistemdeki açıkların tespit edilmesi ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemlere de ışık tutacağını kaydetti. 7 şirket ve 131 fon için tasfiye süreci Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonun durumuna ilişkin de bilgi verdi. Tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın belirlendiğini aktaran Yılmaz, daha önce İş Bankası ile çalışan Tera kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin İş Bankası tarafından, kalan 125 fonun tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini söyledi. Fonların yatırımcı payları, nakit varlıkları, borç ve alacakları ile mal varlıklarının mevcut durumunun tespit edildiğini belirten Yılmaz, ilgili bankaların saklama faaliyetlerini de resmi olarak devraldığını ifade etti. İlk tasfiye süreci yarın başlıyor Yılmaz'ın açıklamasına göre 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardüs olağan tasfiye sürecine tabi tutulacak. Bu kapsamda 17 fonun tasfiye edilmesi öngörülüyor. Yılmaz, bu fonlardaki yatırımcılara ödemelerin yapılacağını söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasının ardından kalan 4 şirket ve bunlara bağlı fonlar için olağanüstü tasfiye sürecinin başlatılması planlanıyor. Atlas şirketinin de olağan yöntemle tasfiye edilmesi üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, uzlaşma sağlanması halinde Atlas'ın da olağan tasfiye kapsamında yatırımcıların haklarını ödeyeceğini ifade etti. Nihai tasfiye 5-6 ay içinde tamamlanacak Yılmaz, olağanüstü tasfiyenin temelini 1 milyon liraya kadar ana para ödemesinin oluşturacağını belirtti. Fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini aktaran Yılmaz, nihai tasfiye bakiyesinin yaklaşık 5-6 aylık süreçte sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü söyledi. Hazırlanan kanun teklifinin Meclis'te yasalaşması halinde, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılabileceğini ifade etti. 455 bin 758 yatırımcı için ödeme planı Yılmaz, hak sahipliğinin fon ve hesap bazında belirleneceğini belirterek, olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayında gerçekleştirilmesiyle 455 bin 758 kişinin büyük bölümünün ödemelerinin tamamen yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. Hazırlanan kanun teklifinin teknik çalışmalarının tamamlandığını belirten Yılmaz, düzenlemenin Meclis tarafından kabul edilip yürürlüğe girmesi halinde ödemelerin en kısa sürede başlatılacağını söyledi. Kanun teklifi Meclis'in takdirine sunulacak Fon Koordinasyon Kurulu'nun son toplantısında ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlanan kanun teklifi taslağının kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Yılmaz, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından taslağın Meclis'in takdirine sunulacağını bildirdi. Yılmaz, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinden vazgeçilmeyeceğini belirterek, yatırımcıların haklarını koruyan ve piyasanın güven içinde işlemesini sağlayan düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Merkez Bankası, aylık enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya göre zayıfladığını bildirdi Haber

Merkez Bankası, aylık enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya göre zayıfladığını bildirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin fiyat gelişmeleri değerlendirmesini yayımladı. Buna göre tüketici fiyatları eylülde yüzde 1,84 oranında artarken, yıllık enflasyon 1,78 puan düşüşle yüzde 29,73 oldu. TCMB, mevsimsellikten arındırılmış verilerin tüketici fiyatlarının aylık artışının ağustosa kıyasla zayıfladığını gösterdiğini belirtti. Merkez Bankası bünyesinde takip edilen göstergelerin de eylülde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiği kaydedildi. GIDADA FİYATLAR GERİLEDİ Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde yüzde 0,20 geriledi. Grubun yıllık enflasyonu ise 6,17 puan azalarak yüzde 27,62 oldu. İşlenmemiş gıda fiyatları yüzde 2,33 düşerken, bu gerilemede taze meyve ve sebze fiyatlarındaki arz kaynaklı olumlu gelişmeler etkili oldu. İşlenmiş gıdada ise aylık fiyat artışı yüzde 1,40'a geriledi. ENERJİDE AKARYAKIT ETKİSİ Enerji fiyatları eylülde yüzde 6,25 arttı. Grubun yıllık enflasyonu 6,88 puan yükselerek yüzde 46,11 seviyesine çıktı. Küresel gelişmelerin etkisiyle akaryakıt fiyatları aylık bazda yüzde 10,91 yükseldi. Katı yakıt ve tüp gaz fiyatlarında da artış görülürken, konut elektriği fiyatları yatay seyretti. Hizmet fiyatları eylülde yüzde 2,15 arttı. Hizmet grubunun yıllık enflasyonu ise 2,63 puan gerileyerek yüzde 37,65 oldu. Eğitim hizmetlerinde fiyatlar yüzde 14,19 yükselirken, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte okul servis ücretlerindeki artış da dikkat çekti. Buna karşın hava yolu yolcu taşımacılığı fiyatlarındaki düşüş, ulaştırma hizmetlerindeki aylık artışı sınırladı. Kirada aylık fiyat artışı yüzde 3,10, yıllık kira enflasyonu ise yüzde 41,34 olarak gerçekleşti. Lokanta ve otel grubunda fiyatlar yüzde 1,41 artarken, yurt ücretlerindeki aylık artış yüzde 19,99 oldu. GİYİM VE DAYANIKLI MALLARDA ARTIŞ Temel mal fiyatları Eylül'de yüzde 2,11 arttı. Grubun yıllık enflasyonu yüzde 15,90 seviyesinde gerçekleşti. Yeni sezonun etkisiyle giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 4,01 yükseldi. Dayanıklı tüketim mallarında da fiyat artışı yüzde 2,02 ile hızlandı. Elektrikli aletler, beyaz eşya, mobilya ve otomobil fiyatlarında da artış kaydedildi. Yurt içi üretici fiyatları eylülde yüzde 2,07 arttı. Yıllık üretici enflasyonu ise 0,57 puan gerileyerek yüzde 27,38 oldu. Ana sanayi grupları arasında enerji fiyatları yüzde 3,55 artışla öne çıktı. Ara malı fiyatları yüzde 2,04 yükselirken, diğer ana sanayi gruplarındaki artışlar yüzde 1,5-1,6 aralığında gerçekleşti.

Eylül ayı enflasyonu belli oldu, %1.84 Haber

Eylül ayı enflasyonu belli oldu, %1.84

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 seviyesinde bulunuyordu. Eylül verileriyle birlikte yıllık enflasyonda gerileme kaydedildi. Eylül ayında enflasyon yüzde 1,84 oldu TÜİK'in açıkladığı verilere göre TÜFE, eylül ayında aylık bazda yüzde 1,84 yükseldi. Böylece tüketici fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 29,73 seviyesine geriledi. Piyasa beklentilerinde eylül ayı aylık enflasyonunun yüzde 2,18 civarında gerçekleşmesi öngörülüyordu. Açıklanan yüzde 1,84'lük artış, beklentilerin altında kaldı. Yıllık enflasyonda düşüş Ağustos ayında yüzde 31,51 olan yıllık TÜFE, eylül ayında yüzde 29,73'e geriledi. Böylece yıllık enflasyon yaklaşık 1,78 puanlık düşüş gösterdi. Enflasyon verileri, başta kira artışları, ücretler, emekli ve memur maaşları ile para politikası olmak üzere ekonomideki birçok gösterge açısından yakından takip ediliyor. Gözler kira ve maaş hesaplamalarında Eylül enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte 12 aylık ortalama TÜFE verisi de özellikle kira sözleşmelerindeki artış oranı açısından önem taşıyor. Aynı zamanda yılın ikinci yarısındaki enflasyon gerçekleşmeleri, memur ve emeklilerin maaş artışlarına ilişkin hesaplamalarda da belirleyici olacak. TÜİK'in resmi verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE yüzde 31,51 seviyesindeydi. Eylül verilerinin açıklanmasıyla birlikte piyasalar, yıl sonu enflasyon görünümü ve Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde izleyeceği politikaya ilişkin beklentilerini de yeniden şekillendirecek.

Irak ile ABD arasında dolar mutabakatı: Yeni nakit sevkiyatı geliyor Haber

Irak ile ABD arasında dolar mutabakatı: Yeni nakit sevkiyatı geliyor

Irak hükümeti, ABD ile ülkeye nakit dolar sevkiyatının devam etmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abbudi, yeni dolar sevkiyatının önümüzdeki günlerde gerçekleştirileceğini duyurdu. Irak ile ABD arasında nakit dolar akışının sürdürülmesi konusunda mutabakat sağlandı. Irak Hükümeti Sözcüsü Haydar el-Abbudi, anlaşmanın Başbakan Ali ez-Zeydi’nin ABD ziyareti sırasında yapıldığını açıkladı. Yeni sevkiyat için tarih verilmedi Irak Haber Ajansına konuşan Abbudi, anlaşma kapsamında Irak’a önümüzdeki günlerde yeni bir nakit dolar sevkiyatı yapılacağını belirtti. Ancak sevkiyatın kesin tarihi ve miktarına ilişkin bilgi paylaşılmadı. Mutabakatın, Irak’ın dolar dağıtımı üzerindeki denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve dolar kullanımını düzenlemeye yönelik adımlarının ardından sağlandığı bildirildi. Dolar akışı Irak ekonomisi için önem taşıyor Irak ekonomisinde nakit dolar, özellikle döviz talebinin karşılanması açısından önemli bir yer tutuyor. ABD’den yapılan sevkiyatlar, Irak Merkez Bankası’nın ülkedeki nakit dolar ihtiyacının karşılanmasında kullandığı kanallardan biri olarak öne çıkıyor. ABD’nin daha önce Irak’a yönelik nakit dolar sevkiyatlarını çeşitli dönemlerde geciktirdiği bildirilmişti. Yeni mutabakatla birlikte dolar sevkiyatlarının yeniden düzenli şekilde sürdürülmesi bekleniyor.

Reel sektörün net döviz açığı Temmuz’da 210,8 milyar dolara çıktı. Haber

Reel sektörün net döviz açığı Temmuz’da 210,8 milyar dolara çıktı.

Merkez Bankası’nın yayımladığı Temmuz 2026 Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri tablosuna göre, firmaların net döviz pozisyonu açığı bir önceki aya kıyasla arttı. Haziran 2026 verilerine göre temmuz ayında varlıklar 2 milyar 279 milyon dolar, yükümlülükler ise 7 milyar 306 milyon dolar yükseldi. Böylece net döviz pozisyonu açığı 210 milyar 802 milyon dolar olarak gerçekleşti ve Haziran ayına göre 5 milyar 27 milyon dolar arttı. VARLIKLARDA İHRACAT ALACAKLARI ÖNE ÇIKTI Temmuz döneminde varlık dağılımında en dikkat çeken artışlar; ihracat alacaklarında 2 milyar 175 milyon dolar, yurt içi bankalardaki mevduatta 1 milyar 74 milyon dolar, yurt dışına doğrudan sermaye yatırımlarında 607 milyon dolar oldu. Aynı dönemde ise Türev varlıklar 1 milyar 547 milyon dolar azalırken, menkul kıymetler de 29 milyon dolar geriledi. Bu değişimlerin etkisiyle toplam varlıklar 2 milyar 279 milyon dolar yükseldi. YÜKÜMLÜLÜKLERDE TÜREV KALEMLER VE KREDİLER ARTTI Yükümlülük tarafında artışlar; Türev yükümlülüklerde 3 milyar 472 milyon dolar, yurt içinden sağlanan nakdi kredilerde 2 milyar 80 milyon dolar, ithalat borçlarında 1 milyar 147 milyon dolar, yurt dışından sağlanan nakdi krediler ise 607 milyon dolar oldu. Buna bağlı olarak toplam yükümlülükler 7 milyar 306 milyon dolar arttı. KISA VADELİ POZİSYONDA DA AÇIK SÜRÜYOR Yükümlülüklerin vade yapısına bakıldığında, temmuz ayında yurt içinden sağlanan kısa vadeli krediler 220 milyon dolar, uzun vadeli krediler 1 milyar 861 milyon dolar arttı. Yurt dışından sağlanan kredilerde ise kısa vadeli krediler 807 milyon dolar, uzun vadeli krediler 947 milyon dolar artış gösterdi. Temmuz 2026 itibarıyla kısa vadeli varlıklar 151 milyar 772 milyon dolar, kısa vadeli yükümlülükler 147 milyar 397 milyon dolar oldu. Böylece kısa vadeli net döviz pozisyonu, Haziran ayına göre 2 milyar 168 milyon dolar azalarak 4 milyar 374 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı ise yüzde 37 olarak hesaplandı.

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav Haber

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav

Toplantının, Fed Başkanı Kevin Warsh açısından da ayrı bir önem taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre Warsh, bir yandan ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığını korumaya çalışırken diğer yandan faizlerin düşürülmesini isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın beklentileriyle karşı karşıya. ABD ekonomisinde enflasyon baskısı sürüyor ABD ekonomisi son yıllarda mal ve hizmet fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu baskıyla mücadele ediyor. Son dönemde ise İran’a yönelik savaşın etkileri, Trump yönetiminin ithal ürünlere uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri ve yapay zeka sektöründeki hızlı büyümenin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor. Son resmi verilere göre ABD’de enflasyon ağustos ayında yüzde 3,4 seviyesinde kaldı. Fed’in uzun vadeli hedefi ise enflasyonu yüzde 2 seviyesinde tutmak. Piyasaların faiz beklentisi ne? Piyasalarda Fed’in çarşamba günü faiz oranını 0,25 puan artırması yönünde beklenti öne çıkıyor. Yatırımcıların yüzde 85’inden fazlasının bu yönde pozisyon aldığı belirtiliyor. Halihazırda Fed’in politika faizi yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor. Faiz kararının yanı sıra Fed yetkililerinin ekonominin görünümüne ilişkin vereceği mesajların da piyasalar tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Trump faiz artışına neden karşı? ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana Fed’in para politikalarını ve faiz kararlarını sık sık eleştiriyor. Trump, ekonomik aktiviteyi ve piyasaları desteklemek amacıyla faiz oranlarının düşürülmesini savunuyor. Bu yaklaşımın, özellikle kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleri öncesinde daha fazla gündeme geldiği ifade ediliyor. Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett de CNN’e yaptığı açıklamada, kendisinin ve Trump’ın mevcut koşullarda faizlerin artırılması için bir gerekçe görmediğini söyledi. Fed Başkanı Kevin Warsh için kritik karar Trump tarafından Fed başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh’ın vereceği karar, bankanın bağımsızlığı açısından da yakından izlenecek. Faizlerin artırılmaması durumunda Warsh’ın finans piyasalarının güvenini zedeleme ve siyasi baskıya boyun eğdiği yönündeki eleştirilerle karşılaşma ihtimali bulunuyor. Buna karşılık enflasyonla mücadele amacıyla faizlerin artırılması halinde ise Trump yönetiminin sert tepkisini çekme riski ortaya çıkabilir. Brookings Enstitüsü uzmanı David Wessel, söz konusu kararın Warsh için önemli bir sınav olduğunu belirterek, Fed başkanının ya piyasaların beklentilerini karşılamama ya da Trump’ın tepkisini çekme arasında seçim yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti. Faiz artışı ekonomiyi yavaşlatabilir Fed’in eski ekonomistlerinden Claudia Sahm, olası faiz artışını ekonomi açısından “acı ve pahalı bir ilaç” olarak değerlendirdi. Sahm’a göre faiz oranlarının yükselmesi, vatandaşların ve şirketlerin krediye erişim maliyetini artırıyor. Bu durum tüketicilerin harcamalarını, şirketlerin ise yatırımlarını azaltmasına neden olabiliyor. Faiz artışlarının fiyat baskısını hafifletme ihtimali bulunurken, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve istihdam piyasasının olumsuz etkilenmesi gibi riskler de ortaya çıkabiliyor. Fed’in iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü açıklaması bekleniyor. Piyasalar, kararın yanı sıra Fed’in bundan sonraki döneme ilişkin para politikası sinyallerine de odaklanacak.

Fransa’da akaryakıt krizi: Sürücüler kolza ve kızartma yağıyla tasarruf arıyor Haber

Fransa’da akaryakıt krizi: Sürücüler kolza ve kızartma yağıyla tasarruf arıyor

Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı artırırken, yüksek pompa fiyatları özellikle eski dizel araç kullanan sürücülerin alternatif arayışlarını yeniden gündeme taşıdı. Kolza yağıyla yakıt maliyetini düşürmeye çalışıyorlar Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin ardından bazı sürücüler, motorin tüketimini azaltmak için marketlerde satılan kolza yağını kullanmaya başladı. Bu yöntemi yaklaşık iki yıldır uyguladığını belirten Lucas adlı sürücü, aracının deposunu tamamen kolza yağıyla doldurmadığını, belirli miktarda motorinle karıştırarak kullandığını söyledi. Lucas, kolza yağını litre başına yaklaşık 1,45 avrodan satın aldığını ve bu yöntem sayesinde yakıt giderinde litre başına yaklaşık 70 sent tasarruf ettiğini savundu. Aracında şimdiye kadar belirgin bir sorun yaşamadığını öne süren Lucas, uygulamanın yasal olmadığını bildiğini ancak yüksek akaryakıt fiyatları nedeniyle bu riski aldığını ifade etti. Kullanılmış kızartma yağı da alternatif olarak görülüyor Bazı sürücüler ise restoranlardan ve yemek işletmelerinden temin edilen kullanılmış kızartma yağlarını alternatif yakıt olarak değerlendiriyor. Bu yağların eski dizel motorlarda kullanılabilmesi için belirli işlemlerden geçirilmesi ve filtrelenmesi gerektiği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, yemeklik yağın doğrudan motorin yerine kullanılmasının her araç açısından uygun olmadığını vurguluyor. Özellikle yeni nesil dizel motorlarda yakıt enjeksiyon sistemlerinin daha hassas olması nedeniyle ham veya uygun şekilde işlenmemiş bitkisel yağ kullanımı çeşitli teknik sorunlara yol açabiliyor. Motor ve yakıt sistemi zarar görebilir Yemeklik yağın motorine kıyasla daha yoğun olması; yakıtın püskürtülmesi, yanması ve sistemden geçirilmesi sırasında sorunlara neden olabiliyor. Uzun süreli kullanımda enjektörlerin kirlenmesi, yakıt filtresinin daha kısa sürede tıkanması ve özellikle düşük sıcaklıklarda motorun çalıştırılmasında güçlük yaşanması ihtimaller arasında gösteriliyor. Bu nedenle kısa vadede yakıt masrafını azaltmayı amaçlayan sürücülerin, ilerleyen dönemde daha yüksek bakım ve onarım giderleriyle karşılaşabileceği belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca marketlerde satılan kolza yağı ile biyodizelin aynı ürün olmadığının altını çiziyor. Biyodizel, motorlarda kullanılmak üzere belirli teknik ve endüstriyel işlemlerden geçirilen bir yakıt türü. Ham yemeklik yağın doğrudan araç deposuna konulması ise aynı anlama gelmiyor. Yemeklik yağ kullanımı hukuki risk de taşıyor Fransa’da karayolu araçlarında kullanılan yakıtlar teknik özelliklerin yanı sıra vergilendirme ve çevre mevzuatına ilişkin kurallara tabi. Bu nedenle yemeklik yağın doğrudan yakıt olarak kullanılması sürücüler açısından yalnızca mekanik risk oluşturmuyor. Uygulamanın tespit edilmesi halinde para cezası ve aracın garanti, sigorta veya teknik uygunluk süreçleri bakımından çeşitli sorunlar ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Sürücülerin akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle başvurduğu bu yöntemin, yasal olarak satılan biyoyakıtlarla karıştırılmaması gerektiği de vurgulanıyor. Fransa ekonomisinde enerji baskısı sürüyor Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, Fransa ekonomisinin enerji maliyetlerindeki değişimlere karşı hassasiyetini de yeniden gündeme getirdi. Fransa Merkez Bankası'nın Haziran 2026 projeksiyonuna göre ülke ekonomisinin 2026'da yüzde 0,5 büyümesi bekleniyor. Kurum, enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturduğunu ve hanehalkı tüketiminin de bu durumdan olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor. Merkez Bankası'nın baz senaryosunda 2026 yılı enflasyonunun yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülürken, daha olumsuz senaryoda enerji fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalması halinde enflasyonun yüzde 4'e çıkabileceği hesaplanıyor. Kamu borcu da ekonomik baskıyı artırıyor Fransa'nın kamu maliyesindeki tablo da ekonomik hareket alanını sınırlayan unsurlar arasında bulunuyor. INSEE verilerine göre ülkenin Maastricht kriterlerine göre kamu borcu, 2026'nın ilk çeyreği sonunda 3 trilyon 536,1 milyar avroya yükseldi ve milli gelire oranı yüzde 117,5 oldu. Fransa Merkez Bankası ise mevcut koşullar altında kamu borcunun milli gelire oranının 2028 sonunda yüzde 122 seviyesine yaklaşabileceğini öngörüyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, zayıf büyüme ve yüksek kamu borcu birlikte değerlendirildiğinde, akaryakıt fiyatlarının hanehalkı bütçesi üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Fransa’da bazı sürücülerin kolza yağı ve filtrelenmiş kızartma yağı gibi alternatiflere yönelmesi de bu ekonomik baskının günlük yaşamda ortaya çıkan dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.