Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Merkez Bankası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından kritik bir dönem oluşturduğunu belirten Erdoğan, toplantıda özellikle İran krizi ve bunun bölgesel etkilerini ele aldıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye kadar birçok başlıkta krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade etti. Çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması ihtimallerinin de analiz edildiğini dile getiren Erdoğan, “Hükûmet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız.” dedi. Türkiye’nin önceliğinin ülkeyi bölgedeki çatışma ortamından uzak tutmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz ülkemizi bu yangından uzakta tutmak, Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyonun huzurunu temin etmektir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin krizin büyümesini önlemek için diplomasi trafiğini yoğun şekilde sürdürdüğünü de belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ilk gününden itibaren yoğun bir diplomasi yürüttüklerini belirterek şimdiye kadar 16 liderle görüşme yaptığını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Samimi uyarılarımıza rağmen, Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza… pic.twitter.com/5DRGApBDJ2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 50’den fazla telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da muhataplarıyla temas hâlinde olduğunu söyledi. Ekonomik etkilerin sınırlı tutulması için gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış şoklara karşı direncinin güçlü olduğunu dile getirdi. Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar dolar civarında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal sistemin güçlü sermaye yapısı ve likiditesi sayesinde riskleri absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışlara karşı vatandaşları korumak amacıyla geçici olarak eşel mobil sistemini devreye aldıklarını açıklayan Erdoğan, enerji arz güvenliği konusunda herhangi bir risk bulunmadığını söyledi. Tarım alanında da gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu ifade eden Erdoğan, üre gübresinde gümrük vergisinin sıfıra indirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran sınırındaki gümrük kapılarında herhangi bir yoğunluk ya da sorun yaşanmadığını belirterek ticaretin olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti. Konuşmasında ana muhalefeti de eleştiren Erdoğan, muhalefetin dış politika konusunda vizyon ortaya koyamadığını savundu. Erdoğan, “Türkiye diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür ve her türlü tehdidi bertaraf edecek kapasiteye sahiptir.” dedi.

Öztrak: Enflasyonun yükünü dar gelirli vatandaşlar taşıyor Haber

Öztrak: Enflasyonun yükünü dar gelirli vatandaşlar taşıyor

NATO-PA Ekonomi Komitesi Başkanı Öztrak, Şubat 2026 enflasyon verilerini değerlendirerek Türkiye’deki ekonomik tabloya ilişkin eleştiriler yöneltti. TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 2,96, yıllık yüzde 31,53 olurken; İTO’ya göre aylık yüzde 3,85, yıllık yüzde 37,88; EN-AG verilerine göre ise aylık yüzde 4,01, yıllık yüzde 54,14 olarak kaydedildi. Öztrak, “TÜİK’in makyajıyla bile dünyada en yüksek enflasyon yaşanan 5 ülkeden biriyiz. Gıda enflasyonunda ise ilk üçteyiz” dedi. Finans haberleri Başkan Öztrak, aylık yüzde 2,96’lık enflasyonun yüzde 1,71’inin gıda fiyatlarından kaynaklandığını, gıda fiyatlarının son iki ay üst üste yüzde 6’nın üzerinde arttığını belirtti. Dar ve sabit gelirli vatandaşların temel harcamalarının gıda, barınma ve ulaştırma olduğunu vurgulayan Öztrak, “Tabelaya yazılan enflasyon yüzde 3’ün altında, ama mutfaktaki ateş emeklinin, emekçinin, dar gelirli milyonların cebini yakmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Öztrak, hükümetin emekli ikramiyelerine zam yapmamak için çeşitli gerekçeler öne sürdüğünü, Hazine ve Maliye Bakanı’nın ise gıda fiyatlarındaki artışların hava şartlarına bağlı olarak telafi edileceğini belirttiğini aktardı. Ayrıca, Merkez Bankası’nın 2026 için enflasyon tahmininin yüzde 21’in üst bandında olduğunu, ancak bu tahminlerin brent petrol fiyatı ve jeopolitik belirsizlikler gibi gerçekçi olmayan öngörülere dayandığını söyledi. Başkan Öztrak, yaklaşan ekonomik riskler karşısında “Talih sadece hazırlıklı zihinlere güler” diyerek, hükümetin günübirlik popülizmle hareket ettiğini, milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine iyimser tahminlerle yetindiğini eleştirdi. Öztrak, çözümün güven veren bir yönetim, program, öngörüler ve kadrolardan geçtiğini belirterek, “Sorunun sebebi haline gelenleri sandıkla evine göndermek, milletin derdine derman olacak kadroları iş başına getirmek gerekir” ifadelerini kullandı.

DEVA Partili Şahin: Bu revizyonun anlamı nettir; enflasyon hala yüksek seyrediyor Haber

DEVA Partili Şahin: Bu revizyonun anlamı nettir; enflasyon hala yüksek seyrediyor

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Şahin, TCMB'nin açıkladığı Enflasyon Raporu’nu değerlendirdi. Merkez Bankası’nın 2026 yılı enflasyon tahmin aralığını yüzde 15-21 bandına yükseltmesine tepki gösteren Şahin, revizyonun ekonomik gidişata dair önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Şahin, “Bu revizyonun anlamı nettir; enflasyon hala yüksek seyrediyor, vatandaşın cebi hala yanıyor. Ekonomi uzun süre düşük büyüme, baskılı istihdam ve eriyen alım gücüyle devam edecek. Bu revizyon bir başarı değil; günü kurtarma politikalarının ve bağımsız kurumları yıpratmanın faturasıdır.” dedi. Hayat pahalılığına ilişkin verileri de paylaşan Şahin, Şubat 2026 kira artış oranının yüzde 33,98 seviyesine ulaştığını belirtti. Asgari ücretin net 28 bin lira, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olduğunu kaydeden Şahin, açlık sınırının 31 bin 224 liraya, yoksulluk sınırının ise 101 bin 706 liraya yükseldiğini ifade etti. Vatandaşların yaşadığı ekonomik zorluklara dikkat çeken Şahin, “Çocuklarını okutamayan anne-baba, kira yüzünden taşınan aile, poşetini dolduramayan emekli… Bunlar rakam değil, yorgun iktidarın görmezden geldiği, bu ülkenin her gün yaşadığı acı gerçeklerdir.” ifadelerini kullandı. İktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Şahin, sosyal adaletsizlik vurgusu yaparak, “Siz fakir sofrasından geldiniz, şimdi zengin sofrasından kalkmıyorsunuz. Vatandaşın sofrasından, cebinden, umudundan kesip zenginlerin cebine aktarmayı artık bırakın. Emekliye 20 bin lira reva görmek yokluk değil, bir tercihtir.” dedi. Şahin, açıklamasında fakir ve dar gelirli vatandaşların haklarını savunmaya devam edeceklerini belirtti.

Powell, faiz indirimleri konusunda uzun süreli duraklama imaları var, ancak Trump saldırılarına sessiz kalıyor Haber

Powell, faiz indirimleri konusunda uzun süreli duraklama imaları var, ancak Trump saldırılarına sessiz kalıyor

Washington—Merkez Bankası siyasi müdahale olmadan faiz oranlarını belirleme yeteneğini korumak için mücadele ederken, Çarşamba günü Federal Rezerv faiz oranlarını değişmeden tuttu. Yetkililer, geçen yılın sonlarında art arda üç faiz indiriminin ardından referans borç verme oranlarını %3,5-3,75 aralığında tuttular. Başkan Jerome Powell, toplantı sonrası basın toplantısında bunun bir süre devam edebilecek bir duraklama olduğunu ima etti. Fed başkanı, bu ayın başlarında Başkan Donald Trump'ı çağıran çarpıcı videosunda kafa kafaya hitap ettiği Beyaz Saray ile çatışması hakkında daha az açıktı. Her ikisi de Trump tarafından atanan Fed valileri Stephen Miran ve Christopher Waller'ın çeyrek puanlık bir kesinti lehine muhalif oy kullanmasıyla, ayakta durma kararı oybirliğiyle değildi. Waller, Powell'ın görev süresi Mayıs ayında sona erdikten sonra Fed başkanlığı için dört yarışmacıdan biridir. Geçmişte, Waller'ın daha düşük oranları destekleyen muhalefetleri Trump yönetimi tarafından olumlu görüldü. Powell 'sağlam' ekonomik görünüm üzerine Başkan Donald Trump bu hafta Fed başkanı adayını "çok yakında" açıklamayı planladığını söyledi. Uzun zamandır beklenen karar, bir noktada küresel finansta en etkili rol için yaklaşık bir düzine adayı dikkate alan aylar süren bir arama sürecini sonlandıracak. Trump'ın Fed başkanı seçimi belki de Wall Street için en acil sorudur, çünkü Powell'ın sadece iki toplantısı kaldı ve piyasalar yaza kadar faiz indiriminde fiyatlandırmadı. Ancak Powell, komitenin para politikası görünümünde genel olarak nerede durduğuna dair bir fikir verdi ve yakın faiz indirimlerine gerek olmadığını öne sürdü. Powell gazetecilere verdiği demeçte, "Bence ve meslektaşlarımın çoğu, gelen verilere bakmanın ve politikanın şu anda önemli ölçüde kısıtlayıcı olduğunu söylemenin zor olduğunu düşünüyor." dedi. Başka bir deyişle, şu anda oranları düşürmenin bir anlamı yok çünkü ekonomi ayakta duruyor gibi görünüyor. Fed'in son politika açıklaması, ekonomik büyümeyi Aralık ayında "ılımlı" olarak adlandırıldığı zamana göre bir gelişme olan "sağlam" olarak nitelendirerek esasen en son duraklamayı savundu. Yetkililer ayrıca işsizlik oranının "bazı istikrar belirtileri" gösterdiğini yazdı. Geçen yıl, işgücü piyasasının zayıfladığına dair işaretler olduğu için Fed oranları düşürdü ve merkez bankacıları olası bir bozulmayı önlemek istiyor. Powell'ın bir sonraki Fed başkanı için tavsiyesi Wall Street, 2026'da iki kesinti bekliyor ve bunun büyük bir nedeni, Fed'in bir sonraki liderinin faizleri düşürmeye uyum sağlaması. Bank of America'da kıdemli ABD ekonomisti Aditya Bhave, CNN'e verdiği demeçte, "Bu yıl kesilecek net bir durum yok, ancak bir sonraki Fed başkanının güvercin gibi geleceğini biliyoruz, bu nedenle komitede birkaç kesinti ile birlikte olmak için yeterli sayıda insan almaları için iyi bir şans var." dedi. "Ama o kişinin bir fikir birliği oluşturması zor olacak." Merkez bankasının yeni lideri, başkanın önerdiği herhangi bir eylemle körü körüne birlikte gitmeyen bölünmüş, 12 kişilik bir oran belirleme komitesine başkanlık edecek. Bu yıl, komitede Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan gibi enflasyondan hala endişe duyduklarını söyleyen yeni sesler var. Wells Fargo'nun baş ekonomisti Tom Porcelli, "Bu bir komite değil, birçok komiteden oluşan bir komite ve birçoğunun oranları düşürmenin ekonomik bir gerekçesi olduğuna karar vermesi gerekiyor" dedi. CNN'den Matt Egan'ın sorduğu bir soruya yanıt olarak Powell'ın halefine verdiği tavsiye: "Seçilmiş siyasetten uzak durun." "Demokratik hesap verebilirliğe açılan penceremiz Kongre'dir ve Kongre'ye gidip insanlarla konuşmak bizim için pasif bir yük değildir" dedi. "Bu olumlu, düzenli bir yükümlülüktür. Bunu seçilmiş gözetmenlerle kazanıyorsunuz, bu yüzden çok çalışmanız gereken bir şey ve ben de bunun için çok çalıştım." Powell, Fed'in bağımsızlığının önemini yineledi Powell, muhabirlerin federal soruşturma ve siyasetle ilgili herhangi bir şey hakkında birkaç soruyu reddetti - esasen tarafsız kalma oyun kitabına karşı geldi. Ancak, Trump'ın kanıtlanmamış ipotek sahtekarlığı iddiaları nedeniyle onu merkez bankasının güçlü Kurulundaki görevinden çıkarma girişimine meydan okuyan Fed Başkanı Lisa Cook davasında bu ayki sözlü argümanlara katılma gerekçesini destekledi. Powell, "Neden katılmadığımı açıklamanın zor olabileceğini düşündüm," dedi. "Buna ek olarak, (Eski Fed Başkanı) Paul Volcker, 1985'te ünlü bir Yüksek Mahkeme davasına gitti, bu yüzden emsal olarak anılıyor, bunun uygun bir şey olduğunu düşündüm." Cook'a karşı bir karar, Powell'ın son yorumlarında "halka iyi hizmet ettiğini" söyleyerek tekrar savunduğu Fed'in siyasi bağımsızlığına ölümcül bir darbe olarak görülecektir. Ancak ülkenin en yüksek mahkemesindeki muhafazakar Yargıçlar, yönetimin Cook'u kovma ve dava devam ederken onu görevinden uzak tutmak isteme argümanlarına şüpheyle yaklaşıyorlardı. Bu, Trump'ın yüksek mahkemedeki ikinci adayı olan Adalet Brett Kavanaugh da içeriyordu. Gelecekteki başkanların, Trump v. Aşçı çantası bu emsal oluşturur. Kavanaugh, ABD'li Başsavcı D.'ye verdiği demeçte, "Ne dönerse döner." dedi. John Sauer, gelecekteki bir Demokrat başkanın Trump'ın atadığı kişileri zorlamak için "çürütülmesi çok zor olan önemsiz veya önemsiz veya eski iddiaları" nasıl kullanabileceğine dikkat çekiyor. Kavanaugh, "Bu araçlar serbest bırakıldıktan sonra her iki taraf tarafından da kullanılırlar" dedi.

Trump Powell'a yeniden saldırdı: “O ahmak yakında gidecek” Haber

Trump Powell'a yeniden saldırdı: “O ahmak yakında gidecek”

Trump, Michigan'a gidip Ford otomobil fabrikasını gezip Detroit Ekonomi Kulübü'nde konuşma yaptıktan sonra Powell hakkında “O ahmak yakında gidecek” dedi. Trump, benzeri görülmemiş bu adımın, uzun süredir yürütme organından bağımsızlığını koruyan Fed'e olan güveni sarsıp sarsmadığının sorulmasının ardından Powell'a son saldırısını gerçekleştirdi. Trump, “Bütçeyi milyarlarca dolar aştı” diyerek, Adalet Bakanlığı'nın soruşturmasının merkezinde yer alan Fed'in Washington merkezindeki milyarlarca dolarlık yenileme çalışmalarıyla ilgili maliyetlere atıfta bulundu. Trump, Beyaz Saray'ın dışında gazetecilere “Yani, ya yetersiz ya da sahtekar” dedi. “Ne olduğunu bilmiyorum. Ama yaptığı iş... Kesinlikle çok iyi bir iş yapmıyor.” Trump'ın yorumları, soruşturmaya yönelik iki partili eleştirilerin ve Fed'in bağımsızlığına verilen desteğin artmaya devam ettiği bir dönemde geldi. Powell, Pazar gecesi, Adalet Bakanlığı'nın büyük jüri celbi gönderdiğini ve merkez bankası ofis binalarının devam eden yenileme çalışmaları hakkında daha önce Senato'da verdiği ifadeye dayanarak “ceza davası” açmakla tehdit ettiğini söyledi. Powell, soruşturmayı Trump'ın Fed'in faiz oranlarını çok yavaş düşürdüğüne dair sık sık yaptığı şikayetlerle doğrudan ilişkilendirdi. Video açıklamasında, “Ceza davası tehdidi, Federal Rezerv'in faiz oranlarını başkanın tercihlerini takip etmek yerine, kamu yararına olacak en iyi değerlendirmeye göre belirlemesinin bir sonucudur” dedi ve ekledi: “Hiç kimse, elbette Federal Rezerv başkanı da dahil, kanunların üstünde değildir. Ancak bu eşi görülmemiş eylem, yönetimin tehditleri ve devam eden baskısı bağlamında daha geniş bir perspektiften değerlendirilmelidir.”

Avrupa’da ve ABD’de PMI verileri takip edilecek Haber

Avrupa’da ve ABD’de PMI verileri takip edilecek

Marbaş Menkul Değerler’in raporunda “İç tarafta Aralık ayının son iki haftasını yıl sonu etkisiyle beraber 11.000-11.500 seviyesi arasında dar bantta geçirdiğini izlerken yeni yılın ilk işlem günü için haber akışlarına baktığımızda TUFE öncesi sinyal etkisi yaratan İTO Aralık enflasyon verisinin aylık yüzde 1,23 yılık ise yüzde 37,68 olarak açıklandığını izledik.” denildi. Verinin detayına bakıldığında en yüksek artışın lokanta ve otellerde gerçekleştiği izlenirken, ulaştırma harcamaları grubunda ise aşağı yönlü değişimler olduğunun görüldüğü belirtilen raporda şunlar aktarıldı: “Gelen verinin ardından Aralık TÜFE beklentisinin yüzde 1,03 olduğunu izlemekteyiz ve piyasadaki faiz indirim fiyatlamasının ise güncel koşullar dahilinde 250-275bp seviyesinde olduğunu görmekteyiz. Beklentinin altında gelecek TUFE, beklentilere paralel faiz indirimi, sağlıklı Merkez Bankası iletişimi ve ertesi gün olası kredi notu güncellemesi potansiyeliyle beraber yılın ilk ayında hikaye oluşturulma ihtimalini yüksek görmekteyiz. Şok haber akışının olmadığı koşullar altında yukarı yönlü hareketin gecikmeli de olsa geleceğini düşünmekteyiz. ABD piyasalarında 2025’in son haftasında yıl sonu etkisiyle katılım eksikliğiyle sınırlı fiyatlama izlerken, yeni yıl için ana gündemin ABD’den gelecek makro veriler, FED’in tutumunun değişimi ve jeopolitik gelişmeler çerçevesinde şekilleneceğini düşünmekteyiz. İlk iki maddenin pozitif seyri halinde teknolojide güçlü temanın sürmesini beklerken jeopolitik gelişmelerin ise 2025 yılında da olduğu gibi şok etkisi yaratma ihtimalini yüksek görmekteyiz. Jeopolitik anlamda en büyük etkiyi Rusya-Ukrayna’nın ardından ABD-Tayvan-Çin denkleminin oluşturmasını beklemekteyiz. Özetle 2025’in ardından 2026’da değişim yılı olduğunu izlerken, ödüllerin olduğu kadar risklerin de hala masada olduğunu düşünmekteyiz. Asya-Pasifik’te piyasalarda yeni yıl tatili nedeniyle ticaret ve döviz piyasalarında hacimlerin belirgin şekilde daraldığı, yatırımcıların ise tam anlamıyla işlemlere 5 Ocak itibarıyla dönmeyi beklediği görülüyor. Düşük likidite ortamı fiyat hareketlerini sınırlarken, bölge genelinde temkinli bir seyir öne çıkıyor. Şirketler cephesinde teknoloji ve yarı iletken sektörü dikkat çekiyor. Çinli teknoloji devi Baidu’nun yapay zeka çip birimi Kunlunxin’in Hong Kong’da gizli halka arz başvurusu yapması, bölgedeki teknoloji yatırımları açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Öte yandan Samsung Electronics, yeni nesil HBM4 bellek çiplerine yönelik müşterilerden güçlü talep aldığını açıklayarak, yarı iletken sektöründe rekabetin ve kapasite yatırımlarının süreceğine işaret etti. Jeopolitik tarafta ise Çin’in Tayvan çevresindeki askeri faaliyetleri bölgesel endişeleri artırıyor. Avustralya yönetimi, söz konusu tatbikatların bölgesel barış ve güvenliği tehdit ettiğini vurgularken, ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya’dan oluşan Quad ülkelerinin büyükelçileri de özgür ve açık bir Hint-Pasifik vizyonuna bağlılıklarını yineleyerek diplomatik koordinasyonu güçlendirme mesajı verdi. Para politikası cephesinde, Japonya Merkez Bankası’na ilişkin beklentiler temkinli kalmaya devam ediyor. ING ekonomisti Min Joo Kang, BoJ’un olası faiz artırımlarının oldukça kademeli bir patikada ilerlemesinin muhtemel olduğunu belirterek, sıkılaşma sürecinin piyasalar üzerinde ani bir baskı yaratmasının beklenmediğini ifade etti. Avrupa Bulgaristan’ın euro bölgesine katılarak 21. üye olması öne çıkarken, euroya geçiş ülkede kamuoyunu ikiye bölmüş durumda ve siyasi tartışmalar sürüyor. Doğu Avrupa’da ise Rusya ve Ukrayna karşılıklı drone saldırılarına devam ederken sahadaki gerginlik korunuyor; buna karşın diplomatik kanallardan gelen açıklamalar barış ihtimaline dair sinyallerin önceki döneme kıyasla güçlendiğine işaret ediyor. Ekonomi cephesinde İtalya parlamentosu 2026 bütçesini onaylayarak kamu açığını azaltmayı hedeflerken vergi indirimleri ve harcama artışlarını birlikte içeren bir çerçeve benimsedi. Almanya’da Başbakan Merz, Avrupa’nın barış ve refahını koruyabilmesi için kendi çıkarlarını daha net ve güçlü şekilde savunması gerektiğini vurgularken, Rusya tehdidi, artan küresel korumacılık ve ABD ile ilişkilerin Avrupa gündeminde belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti. Emtialar üzerinde altın ve gümüşte 4500 dolar bandından geri çekilmeyle beraber 4300 dolar seviyesinde konsolide olma çabalarını izlerken, Brent petrole baktığımızda 60 dolar üzeri kalıcılık görürken, jeopolitik riskler ve OPEC+ toplantısı beklentisiyle aşağı yönlü hareketlerin sınırlandığını izlemekteyiz. Ekonomik takvimde iç tarafta önemli bir veri bulunmamaktadır. Küresel tarafta ise Avrupa’da ve ABD’de PMI verilerini takip edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.