Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Merkez Bankası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fransa’da akaryakıt krizi: Sürücüler kolza ve kızartma yağıyla tasarruf arıyor Haber

Fransa’da akaryakıt krizi: Sürücüler kolza ve kızartma yağıyla tasarruf arıyor

Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler akaryakıt fiyatları üzerindeki baskıyı artırırken, yüksek pompa fiyatları özellikle eski dizel araç kullanan sürücülerin alternatif arayışlarını yeniden gündeme taşıdı. Kolza yağıyla yakıt maliyetini düşürmeye çalışıyorlar Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin ardından bazı sürücüler, motorin tüketimini azaltmak için marketlerde satılan kolza yağını kullanmaya başladı. Bu yöntemi yaklaşık iki yıldır uyguladığını belirten Lucas adlı sürücü, aracının deposunu tamamen kolza yağıyla doldurmadığını, belirli miktarda motorinle karıştırarak kullandığını söyledi. Lucas, kolza yağını litre başına yaklaşık 1,45 avrodan satın aldığını ve bu yöntem sayesinde yakıt giderinde litre başına yaklaşık 70 sent tasarruf ettiğini savundu. Aracında şimdiye kadar belirgin bir sorun yaşamadığını öne süren Lucas, uygulamanın yasal olmadığını bildiğini ancak yüksek akaryakıt fiyatları nedeniyle bu riski aldığını ifade etti. Kullanılmış kızartma yağı da alternatif olarak görülüyor Bazı sürücüler ise restoranlardan ve yemek işletmelerinden temin edilen kullanılmış kızartma yağlarını alternatif yakıt olarak değerlendiriyor. Bu yağların eski dizel motorlarda kullanılabilmesi için belirli işlemlerden geçirilmesi ve filtrelenmesi gerektiği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, yemeklik yağın doğrudan motorin yerine kullanılmasının her araç açısından uygun olmadığını vurguluyor. Özellikle yeni nesil dizel motorlarda yakıt enjeksiyon sistemlerinin daha hassas olması nedeniyle ham veya uygun şekilde işlenmemiş bitkisel yağ kullanımı çeşitli teknik sorunlara yol açabiliyor. Motor ve yakıt sistemi zarar görebilir Yemeklik yağın motorine kıyasla daha yoğun olması; yakıtın püskürtülmesi, yanması ve sistemden geçirilmesi sırasında sorunlara neden olabiliyor. Uzun süreli kullanımda enjektörlerin kirlenmesi, yakıt filtresinin daha kısa sürede tıkanması ve özellikle düşük sıcaklıklarda motorun çalıştırılmasında güçlük yaşanması ihtimaller arasında gösteriliyor. Bu nedenle kısa vadede yakıt masrafını azaltmayı amaçlayan sürücülerin, ilerleyen dönemde daha yüksek bakım ve onarım giderleriyle karşılaşabileceği belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca marketlerde satılan kolza yağı ile biyodizelin aynı ürün olmadığının altını çiziyor. Biyodizel, motorlarda kullanılmak üzere belirli teknik ve endüstriyel işlemlerden geçirilen bir yakıt türü. Ham yemeklik yağın doğrudan araç deposuna konulması ise aynı anlama gelmiyor. Yemeklik yağ kullanımı hukuki risk de taşıyor Fransa’da karayolu araçlarında kullanılan yakıtlar teknik özelliklerin yanı sıra vergilendirme ve çevre mevzuatına ilişkin kurallara tabi. Bu nedenle yemeklik yağın doğrudan yakıt olarak kullanılması sürücüler açısından yalnızca mekanik risk oluşturmuyor. Uygulamanın tespit edilmesi halinde para cezası ve aracın garanti, sigorta veya teknik uygunluk süreçleri bakımından çeşitli sorunlar ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Sürücülerin akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle başvurduğu bu yöntemin, yasal olarak satılan biyoyakıtlarla karıştırılmaması gerektiği de vurgulanıyor. Fransa ekonomisinde enerji baskısı sürüyor Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, Fransa ekonomisinin enerji maliyetlerindeki değişimlere karşı hassasiyetini de yeniden gündeme getirdi. Fransa Merkez Bankası'nın Haziran 2026 projeksiyonuna göre ülke ekonomisinin 2026'da yüzde 0,5 büyümesi bekleniyor. Kurum, enerji fiyatlarındaki yükselişin ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturduğunu ve hanehalkı tüketiminin de bu durumdan olumsuz etkilenebileceğini belirtiyor. Merkez Bankası'nın baz senaryosunda 2026 yılı enflasyonunun yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülürken, daha olumsuz senaryoda enerji fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalması halinde enflasyonun yüzde 4'e çıkabileceği hesaplanıyor. Kamu borcu da ekonomik baskıyı artırıyor Fransa'nın kamu maliyesindeki tablo da ekonomik hareket alanını sınırlayan unsurlar arasında bulunuyor. INSEE verilerine göre ülkenin Maastricht kriterlerine göre kamu borcu, 2026'nın ilk çeyreği sonunda 3 trilyon 536,1 milyar avroya yükseldi ve milli gelire oranı yüzde 117,5 oldu. Fransa Merkez Bankası ise mevcut koşullar altında kamu borcunun milli gelire oranının 2028 sonunda yüzde 122 seviyesine yaklaşabileceğini öngörüyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, zayıf büyüme ve yüksek kamu borcu birlikte değerlendirildiğinde, akaryakıt fiyatlarının hanehalkı bütçesi üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Fransa’da bazı sürücülerin kolza yağı ve filtrelenmiş kızartma yağı gibi alternatiflere yönelmesi de bu ekonomik baskının günlük yaşamda ortaya çıkan dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz arttırdı Haber

Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz arttırdı

ECB faiz oranlarını 25 baz puan artırdı ECB Yönetim Konseyi’nin aldığı kararla üç temel faiz oranında 25 baz puanlık artış gerçekleştirildi. Yeni oranların 16 Eylül itibarıyla uygulanması bekleniyor. Buna göre bankanın para politikasında temel gösterge olarak kullandığı mevduat faiz oranı yüzde 2,50, ana refinansman faiz oranı yüzde 2,65 ve marjinal borç verme faiz oranı yüzde 2,90 seviyesine çıkarıldı. Faiz artışının temel gerekçeleri arasında enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bunun Avro Bölgesi enflasyonu üzerindeki etkisi öne çıktı. Enflasyon beklentileri yukarı yönlü ECB’nin yeni projeksiyonlarında Avro Bölgesi'nde enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Enflasyon tahmini 2027 için yüzde 2,5 olarak açıklanırken, 2028'de yüzde 2,1 seviyesinde olması öngörülüyor. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji maliyetleri üzerinden fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam ettiği belirtilirken, ECB’nin yüzde 2’lik orta vadeli enflasyon hedefinin üzerinde kalınabileceği değerlendiriliyor. Büyüme tahminleri de revize edildi ECB, Avro Bölgesi ekonomisine ilişkin büyüme beklentilerini de güncelledi. Buna göre ekonominin 2026 yılında yüzde 0,9, 2027 yılında ise yüzde 1,4 büyümesi bekleniyor. 2028 yılı için büyüme tahmini ise yüzde 1,5 seviyesinde tutuldu. Merkez bankası, enerji fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon ve ekonomik aktivite üzerindeki etkisini yakından izlerken, gelecek dönemdeki faiz kararlarının ekonomik veriler ve enflasyon görünümüne bağlı olarak şekilleneceğini belirtiyor.

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu Haber

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı sabit tutarken, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabitledi. “ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME VAR” TCMB açıklamasında, aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin, enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ile arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının, iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Buna karşın, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı. Fatih Karahan başkanlığındaki toplantı sonrası Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi. Açıklamada, politika faizine ilişkin adımların; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceği kaydedildi. Kurul, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılacağını bildirdi. LİKİDİTE VE KREDİ PİYASALARI YAKINDAN İZLENECEK Açıklamada, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi. Likidite koşullarının yakından izlenmeye devam edileceği de ifade edildi. Banka, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde alınacağını kaydetti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Dijital Türk Lirası’nda 85 proje arasından 23’ü üçüncü aşamaya geçmeye hak kazandı. Haber

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Dijital Türk Lirası’nda 85 proje arasından 23’ü üçüncü aşamaya geçmeye hak kazandı.

Dijital Türk lirasıyla uyumlu yenilikçi ürün ve senaryolar geliştirilmesi amacıyla başlatılan katılım çağrısında değerlendirme süreci tamamlandı. Merkez Bankası'nın açıklamasına göre, 4 Eylül-15 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ilk aşamada 85 proje başvurusu yapıldı. Başvuruların 16’sı bankalardan, 25’i ise ödeme ve elektronik para kuruluşlarından geldi. Değerlendirmeler sonucunda 51 proje ikinci aşamaya geçerken, ikinci aşama incelemelerinin ardından 12 banka ve 6 ödeme ve elektronik para kuruluşuna ait toplam 23 projenin üçüncü aşamaya alınmasına karar verildi. Ayrıca 6 proje ilerleyen dönemlerde üçüncü aşamaya dahil edilmek üzere beklemeye alındı. PROJELER 5 BAŞLIKTA YOĞUNLAŞIYOR Üçüncü aşamaya geçen 23 proje; jetonlaştırma, programlanabilir ödemeler, kullanıcı egemen kimlik, mevcut sistemlerle birlikte çalışabilirlik ve makineler arası ödemeler alanlarında geliştirilecek. Projelerin 15’i jetonlaştırma, 17’si programlanabilir ödemeler, 7’si kullanıcı egemen kimlik, 15’i mevcut sistemlerle birlikte çalışabilirlik ve 1’i makineler arası ödemeler kategorisinde yer alıyor. Projelerin birden fazla kategoriyle ilişkilendirilebildiği belirtildi. Üçüncü aşamada projelerin geliştirme faaliyetleri ve deney alanı testleri gerçekleştirilecek. TCMB, dijital Türk lirası ve finansal teknolojiler alanında kamu-özel sektör iş birliğini geliştirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini bildirdi.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi

Kayseri Sanayi Odası'nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya idaresinde, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmeleri analiz ederek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz kararında reel sektörün beklediği faiz indirimi adımının atılmadığını belirtti. Özkaya, bu kararın düşük kur ve yüksek faiz döneminin bir süre daha süreceğine dair kuvvetli mesajlar verdiğini ifade etti. Mevcut ekonomik yaklaşımın kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyici nitelikte olduğunu kaydeden Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak ihtiyaç duyulan kaynağın; yatırıma, üretime, istihdama ve katma değer yaratan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini vurguladı. Yüksek faiz ve düşük kur kıskacının en ağır yükünün üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan reel sektör tarafından taşındığını belirten Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek getiri sunan mevduat hesaplarında toplandığını ve yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerini aştığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi sınırları nedeniyle finansmana ulaşmakta zorlandığını dile getiren Özkaya, bu durumun sanayiciyi yeni yatırımlardan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme savaşına ittiğini kaydetti. İstihdam verilerinin de üretimdeki sıkışmışlığı kanıtladığını söyleyen Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik bir artış olduğunu belirtti. Bu tablonun sanayinin ve üretimin ekonomi içindeki payının gerilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının üretim üzerindeki etkilerini derinden hissettiğini belirtti. Enflasyonla mücadelenin kritik önemine değinen Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele kuşkusuz hepimizin ortak gayesidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta tutulması da aynı derecede kritiktir. Çünkü üretimin olmadığı bir yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı bir refahtan bahsedebiliriz" dedi. Günümüzde sanayicinin sadece yüksek faizle değil; finansmana erişim zorlukları, artan üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile düşen kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan iflas ve konkordato haberlerinin üretim dünyası için ciddi bir uyarı olduğu şeklinde konuştu. Sanayicinin üzerindeki finansman yüküne işaret eden Büyüksimitci, "Bugün pek çok işletmemiz elde ettiği kârı yatırımına, üretimine veya ihracatına ayırmak yerine finansman giderlerine harcamak zorunda kalıyor. Sanayicimiz alın teriyle kazanıp, kazandığını faize ödüyor" ifadelerini kullandı. "Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" İSO 500 araştırması sonuçlarının da bu durumu teyit ettiğini belirten Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının düştüğünü, finansman giderlerinin ise rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önünde en büyük bariyer haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir" diye konuştu. Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecine destek verdiklerini belirten Büyüksimitci, bu süreçte üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Sanayicinin temel sorununun talep yetersizliği değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim kapasitemiz, sipariş alma tecrübemiz ve ihracat gücümüz mevcut. Ancak uygun maliyetli finansmana erişemeyen işletmelerimizin bu potansiyeli hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi. Üretim ekonomisini canlandıracak ek adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, özellikle üretim yapan firmalar için kredi kanallarının daha erişilebilir hale getirilmesinin ve finansman yükünün hafifletilmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi

İhracatta bir önceki aya kıyasla yüzde 11,75'lik bir artış kaydedildiğini belirten Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yılın ilk yarısındaki ihracat verilerini analiz etti. Büyüksimitci, Kayseri'nin 2026 yılı ilk altı aylık ihracat rakamlarının, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,62 artışla 1 milyar 928 milyon 817 bin 268 dolara ulaştığını aktardı. Haziran ayında Kayseri'den toplam 151 ülkeye ihracat yapıldığını kaydeden Büyüksimitci, ihracatta lider sektörün kablo olduğunu, mobilya ve elektrikli ev aletleri sektörlerinin ise hemen ardından geldiğini ifade etti. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara rağmen üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdüren tüm sanayici ve ihracatçılara şükranlarını sunan Büyüksimitci, ihracatın sürekliliği için finansman imkanlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Büyüksimitci, "Güncel ihracat hacmimiz göz önüne alındığında, ülkemizin üç aylık ihracat bedeli yaklaşık 70 milyar dolar civarındadır. Bu sebeple reeskont kredilerinin toplam hacminin, en az üç aylık ihracat bedelimize denk gelen 70 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini istiyoruz. Bu kaynağın yıl boyu öngörülebilir, kesintisiz ve ulaşılabilir olması, ihracatçılarımızın rekabet kapasitesini güçlendirecektir." şeklinde konuştu. Döviz dönüşüm desteğinin de ihracatçılar için kritik bir mekanizma olduğunu dile getiren Büyüksimitci, Merkez Bankası'nın uyguladığı yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğine ek olarak 5 puanlık daha destek verilerek toplam oranın yüzde 8'e çıkarılmasının, ihracatçının finansal yükünü azaltacağını, ihracat gelirlerinin ülkeye daha hızlı dönmesini sağlayacağını ve makroekonomik istikrara katkıda bulunacağını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yaparak, istihdam yaratarak ve ihracat gerçekleştirerek ülkemizin kalkınmasına destek olan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür eder, başarılarının artarak sürmesini dilerim." dedi.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor Haber

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), sektör temsilcilerinin finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak ve mevcut destek paketleri hakkında bilgi vermek amacıyla “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında düzenlenen buluşmada; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri, ihracatçılara yönelik kredi, sigorta ve finansman fırsatlarını detaylandırdı. Toplantıda ayrıca zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansal gereksinimleri ile çözüm bekleyen sorunlar kurum temsilcilerine doğrudan iletildi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katılım sağladı. Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı” Zeytin ve zeytinyağı sektörünün üretim süreçlerinin tamamen yerli girdilerle yürütüldüğünün altını çizen EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, finansman ihtiyacının özellikle ham madde tedarik dönemlerinde arttığını belirtti. Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz, ithal girdilere ihtiyaç duymadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat yapmaktadır. Eylül ve ocak ayları arasındaki dönemde ham madde alımları yoğunlaşmakta ve üreticilerimize Türk lirası ile peşin ödemeler gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple, finansman imkânlarının sektörün dönemsel yapısı ve üretim takvimiyle uyumlu şekilde yapılandırılması kritik önem arz etmektedir. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde yükseltilmesi ve tahsis işlemlerinin hızlandırılması, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artıracaktır.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.