Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Menenjit

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Menenjit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menenjit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC'de Batı Nil virüsü alarmı: 3 kişide test pozitif çıktı Haber

KKTC'de Batı Nil virüsü alarmı: 3 kişide test pozitif çıktı

İki hasta hastanede tedavi görüyor KKTC Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, çeşitli şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran 2 hastaya yapılan tetkiklerde Batı Nil virüsü tespit edildi. Hastanede tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumlarının bir önceki güne göre daha iyi olduğu, hayati tehlikelerinin bulunmadığı ve sağlık ekipleri tarafından yakından takip edildikleri bildirildi. Bakanlık, herhangi bir sağlık şikayeti olmayan üçüncü kişinin ise rutin kan tetkikleri sırasında yapılan incelemelerde Batı Nil virüsü testinin pozitif çıktığını açıkladı. Bu kişinin sağlık durumunda da olumsuz bir gelişme bulunmadığı belirtildi. Batı Nil virüsü sivrisineklerle bulaşıyor Sağlık Bakanlığı, Batı Nil Ateşi'nin Culex türü sivrisineklerin ısırması yoluyla insanlara bulaşan viral bir hastalık olduğunu bildirdi. Virüsü alan kişilerin önemli bölümünde herhangi bir belirti görülmeyebiliyor. Belirti ortaya çıkan kişilerde ise yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, kusma, ciltte döküntü ve lenf bezlerinde şişme görülebiliyor. Nadir vakalarda virüs merkezi sinir sistemini etkileyerek ensefalit veya menenjit gibi ciddi hastalıklara yol açabiliyor. Bu tür komplikasyonların özellikle ileri yaştaki kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olanlarda görülme riskinin daha yüksek olduğu belirtildi. Aşı ve özel ilaç bulunmuyor Bakanlık açıklamasında, insanlarda Batı Nil Ateşi'ne karşı kullanılabilecek onaylı bir aşı veya virüse doğrudan etki eden özel bir ilaç bulunmadığı, tedavide destekleyici yöntemlerin uygulandığı ifade edildi. Hastalığa karşı en etkili korunma yönteminin sivrisinek ısırıklarını önlemek olduğu vurgulandı. Vatandaşlara şu önlemleri almaları tavsiye edildi: Evlerde sineklik kullanılması, Birikmiş suların düzenli olarak boşaltılması, Sivrisineklerin yoğun olduğu saatlerde uzun kollu ve açık renkli kıyafetler giyilmesi, Sivrisinek kovucu ürünlerden yararlanılması. Sağlık Bakanlığı, vatandaşların özellikle sivrisinek temasını azaltacak önlemlere dikkat etmesi çağrısında bulundu.

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da Haber

DSÖ Alarm Verdi: Avrupa'da Batı Nil Virüsü Vakaları Artıyor! En Fazla Vaka Yunanistan ve İtalya'da

Avrupa'da yaz mevsimiyle birlikte sivrisinek kaynaklı hastalıklar yeniden gündeme gelirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 26 Temmuz'da yaptığı açıklamayla Batı Nil virüsü vakalarındaki artış nedeniyle kıta ülkelerine önemli uyarılarda bulundu. Kuruluş, özellikle sivrisinek popülasyonunun yakından takip edilmesi, erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Son verilere göre, Yunanistan ve İtalya salgından en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alırken, İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da da yeni vakalar tespit edildi. Yunanistan ve İtalya en fazla vaka görülen ülkeler DSÖ'nün paylaştığı güncel verilere göre, Yunanistan'da 21 Batı Nil virüsü vakası doğrulandı. Bu hastaların 20'sinde beyin iltihabı (ensefalit) veya menenjit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi komplikasyonlar gelişti. İtalya ise virüsün en geniş coğrafi yayılım gösterdiği ülke konumunda bulunuyor. Ülkede 17 farklı bölgede toplam 21 vaka kaydedildi. Bu durum, virüsün yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmayıp geniş alanlara yayıldığını ortaya koyuyor. Öte yandan İspanya, Romanya ve Kuzey Makedonya'da ise şu ana kadar ikişer vaka bildirildi. Sağlık otoriteleri, yaz aylarının ilerlemesiyle birlikte vaka sayılarında yeni artışlar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. DSÖ: İklim değişikliği riski büyütüyor DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, Batı Nil virüsündeki artışın iklim değişikliğiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Kluge'ye göre yükselen hava sıcaklıkları ve yaz mevsiminin daha uzun sürmesi, sivrisineklerin yaşam süresini uzatırken virüsün çoğalmasını ve farklı bölgelere yayılmasını kolaylaştırıyor. Daha sıcak ve nemli hava koşulları, virüsü taşıyan sivrisineklerin üreme alanlarını genişletiyor ve bulaşma riskini artırıyor. Uzmanlar, Avrupa'nın birçok bölgesinde geçmiş yıllara göre daha erken başlayan sıcak hava dalgalarının, sivrisinek popülasyonunu önemli ölçüde artırdığına işaret ediyor. Batı Nil virüsü nasıl bulaşıyor? Batı Nil virüsü, çoğunlukla virüsü taşıyan enfekte kuşlardan beslenen sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşıyor. İnsanlar arasında doğrudan temas yoluyla bulaşma ise son derece nadir görülüyor. Virüsün dolaşımı özellikle Temmuz ile Eylül ayları arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Bu nedenle yaz sonuna kadar vaka sayılarında artış yaşanabileceği değerlendiriliyor. Sağlık uzmanları, sulak alanların, göletlerin ve durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalması için uygun ortam oluşturduğunu belirtiyor. Vakaların büyük bölümü belirti göstermiyor DSÖ verilerine göre Batı Nil virüsüyle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 70 ila 80'i herhangi bir belirti göstermiyor. Bu durum, virüsün toplum içinde fark edilmeden yayılmasına neden olabiliyor. Belirti gösteren hastalarda ise genellikle yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi şikâyetler görülüyor. Ancak yaklaşık her 150 enfeksiyondan birinde çok daha ciddi bir tablo gelişebiliyor. Bu hastalarda beyin iltihabı (ensefalit), menenjit veya merkezi sinir sistemini etkileyen diğer nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle ileri yaştaki bireyler ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ağır hastalık açısından daha yüksek risk taşıyor. Aşı ve özel tedavi henüz bulunmuyor Batı Nil virüsüne karşı insanlar için onaylanmış bir aşı veya doğrudan virüsü hedef alan özel bir tedavi yöntemi henüz bulunmuyor. Tedavi süreci, hastanın belirtilerini hafifletmeye ve gelişebilecek komplikasyonları kontrol altına almaya yönelik destekleyici uygulamalardan oluşuyor. Ağır vakalarda hastanede yakın takip ve yoğun bakım desteği gerekebiliyor. DSÖ'den vatandaşlara korunma çağrısı Artan vaka sayıları üzerine DSÖ, vatandaşlara sivrisinek ısırıklarından korunmak için günlük yaşamda basit ancak etkili önlemler almaları çağrısında bulundu. Uzmanlar, özellikle akşam saatlerinde dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih edilmesini, cilde uygun böcek kovucu ürünlerin kullanılmasını ve ev çevresinde sivrisineklerin üreyebileceği durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılmasını öneriyor. Pencere ve kapılarda sineklik kullanılması ile açık alanlarda uzun süre korunmasız kalınmaması da alınabilecek önlemler arasında gösteriliyor. Sağlık otoriteleri, Avrupa'da yaz sezonu boyunca sivrisinek kaynaklı hastalıkların yakından izlenmeye devam edileceğini belirtirken, vatandaşların yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirtiler yaşamaları halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiğini vurguluyor.

Grip Tedavi Edilmezse Ciddi Hastalıklara Neden Olabilir Haber

Grip Tedavi Edilmezse Ciddi Hastalıklara Neden Olabilir

Hava sıcaklığındaki değişimlerle birlikte grip vakaları artıyor. Atabay Medikal Direktörü Uzman Dr. Murat Yaycı, özellikle hassas grupların ağır seyir riski altında olduğunu belirterek toplumda yaygın olan ‘İlaç alsan da almasan da grip aynı sürede geçer’ inanışının doğru olmadığını vurguladı. Dr. Yaycı, “Grip tedavisiz bırakıldığında zatürre veya menenjit gibi hayatı tehdit eden durumlara ilerleyebilir. Zatürreye yakalanan hastaların bir kısmında kalp ile ilgili sorunlar da ortaya çıkabiliyor” dedi. Özellikle yaşlılar, çocuklar, gebeler, obez bireyler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde tablonun çok daha ağır ilerleyebildiğine dikkat çeken Dr. Yaycı, gribe yakalanıldığında dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle paylaştı: “Evde dinlenmek hem bağışıklığı destekler hem de virüsün yayılımını azaltır” Grip, belirtiler ortaya çıkmadan önce de bulaşıcı olduğu için hastalığın ilk günlerinde evde kalmak oldukça önemlidir. Vücudun dinlenmeye ihtiyacı vardır ve bu süreçte istirahat etmek hem iyileşmeyi hızlandırır hem de çevrenizdeki kişilere hastalığın geçmesini engeller. Ateş tamamen düştükten sonra en az bir gün daha evde kalmak, tam toparlanma için tavsiye edilir. “Şikâyetler ortaya çıktığında gecikmeden doktora görünmelisiniz” Grip, uygun şekilde yönetildiğinde daha kısa sürede kontrol altına alınabilir. İlk belirtileri fark ettiğiniz anda bir sağlık profesyoneline başvurmanız, antiviral ilaçların doğru zamanda başlanmasını sağlar. Erken kullanılan antiviral tedavinin, zatürre gibi ilerleyebilecek ciddi durumların ortaya çıkmasını önemli ölçüde azalttığı bilinmektedir. “Bol sıvı almak solunum sistemine destek olur” Hastalık dönemi boyunca su içmek, bitki çayları tüketmek veya C vitamini içeren içecekler tercih etmek oldukça yararlıdır. Yeterli sıvı alımı, solunum yollarında biriken yoğun mukusu incelterek nefes almayı kolaylaştırır ve balgamın rahat şekilde temizlenmesini sağlar. Bu nedenle düzenli sıvı tüketimi, hastalığın ağırlaşmasını engelleyen basit ama etkili bir adımdır. “Beslenmenizi güçlendirici gıdalarla destekleyin” Bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için vitamin yönünden zengin bir beslenme düzeni önem taşır. Turunçgiller, taze sebzeler ve özellikle koyu yeşil yapraklı yiyecekler bu dönemde daha sık tüketilebilir. “Ağrı ve yüksek ateş için uygun ilaçlar tercih edilebilir” Ateş, vücudun enfeksiyonla savaşırken gösterdiği doğal bir tepkidir. Bu süreçte ağrı kesici veya ateş düşürücüler kullanmak, kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardım eder. Tabii ki bu ilaçların kullanımında doktor önerisi dikkate alınmalıdır. “Burun tıkanıklığını azaltan pratik yöntemler” Burundaki tıkanıklığı hafifletmek için tuzlu suyla temizlik yapmak oldukça etkili olabilir. Ilık suyun içine az miktarda tuz ekleyerek hazırlanan karışım burun içine uygulanabilir. Evde sıcak bir duş almak, buhar solumak veya mentollü buğu kullanmak da burun yollarının açılmasına katkı sağlar ve rahat nefes almayı kolaylaştırır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.