Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Meclis

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir Haber

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir

Geçmiş dönem Adalet Bakanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’de seçim takvimi ve ara seçimlere ilişkin anayasal düzenlemeleri değerlendirdi. Milletvekili Bozdağ, Anayasa’ya göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beş yılda bir aynı gün yapıldığını hatırlatarak, ara seçimlerin ise belirli şartlara bağlı olduğunu ifade etti. Ara seçimlerin her seçim döneminde yalnızca bir kez yapılabileceğini belirten Bozdağ, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmeden ve seçimlere bir yıl kala ara seçime gidilemeyeceğini kaydetti. Bu süreler arasında ara seçim yapılmasının ise zorunlu olmadığını, Meclis Genel Kurulu’nun takdirine bağlı olduğunu vurguladı. Bozdağ, anayasal istisnalara da dikkat çekerek, bir ilin Meclis’te temsilcisinin kalmaması ya da milletvekili sayısının yüzde 5 oranında azalması durumunda ara seçim yapılabileceğini ifade etti. Ancak milletvekili istifalarının geçerli sayılabilmesi için Meclis Genel Kurulu tarafından kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamasında güncel tartışmalara da değinen AK Partili Bekir Bozdağ, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere işaret ederek, böyle bir dönemde ara seçim tartışmalarının ülke gündemine katkı sağlamayacağını savundu. Milletvekili Bozdağ, paylaşımında, halkın büyük çoğunluğunun da bu yönde bir talebinin bulunmadığını ifade ederek, mevcut şartlar altında ara seçim konusunun öncelikli bir gündem olmadığını belirtti. https://twitter.com/bybekirbozdag/status/2042205760965239061

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek Haber

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki rolüne vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gelişiminde kadınların büyük katkısı olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle farklı ülkelerdeki kadınları da tebrik ederek savaşlar, terör olayları ve şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlar için rahmet diledi. Kadınların tüm zorluklara rağmen çalışkanlıkları ve üretkenlikleriyle Türkiye’nin bugün geldiği seviyede önemli pay sahibi olduğunu belirten Erdoğan, “Ülkemizdeki tüm kadınlara Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına ve demokrasimizin güçlenmesine yaptıkları katkılar için teşekkür ediyorum.” dedi. Kadınların iş gücüne katılımında önemli artışlar yaşandığını belirten Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 34,7’ye yükseldiğini söyledi. Kadın istihdam oranının ise yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye çıktığını ifade etti. Siyasette de kadın temsilinin arttığını belirten Erdoğan, 2002 yılında 24 olan kadın milletvekili sayısının son seçimlerde 119’a yükseldiğini ve Meclis’teki temsil oranının yüzde 19,83’e ulaştığını kaydetti. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini vurguladı. Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler, 6284 sayılı kanun, kadın konuk evleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri gibi uygulamalarla önemli adımlar atıldığını belirten Erdoğan, kadınların ihtiyaç duyduklarında Alo 183 hattı ve KADES uygulaması üzerinden 7 gün 24 saat destek alabileceğini ifade etti. Bugün sadece ikna odalarında ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil; onların çocukları da her kurumda çalışıyor, iş ve siyasette başarılarıyla temayüz ediyor. Artık kadınlar, inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği yapmak arasında tercihte bulunmaya zorlanmıyor.… pic.twitter.com/q9mbF45bYY — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 7, 2026 Öte yandan aile ve çalışma hayatına ilişkin yeni bir düzenlemeyi de duyuran Erdoğan, doğum izni ve babalık izni sürelerinin artırılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis’e sunduğumuz kanun teklifiyle kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Ayrıca özel sektörde çalışan babaların babalık iznini de 5 günden 10 güne yükseltmeyi amaçlıyoruz. Bayramdan sonra yasalaşmasını ümit ediyoruz” dedi.

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor Haber

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına şehit pilot Binbaşı İbrahim Bolat için rahmet dileyerek başlayan Davutoğlu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da vefat yıl dönümü dolayısıyla andı. Davutoğlu, Ramazan programlarına ve emeklilerle yapılan buluşmaya ilişkin “Ramazan ayı vatandaşlarımızla birlikte samimi ortamlarda iftarlar ve sahurlarla geçiyor. Geçtiğimiz hafta ilk Ramazan iftarını emeklilerimizle yaptık. Emekliler iftarımız çok duygusal bir ortamda geçti. Bugünkü şartlarda emekliler gördükleri o belli bir hayat standardının gerisine düşmenin onur çilesini yaşıyorlar. Dertleri bir değil, iki değil. ‘Ben bu dünyadan torun sahibi olmadan gitmekten korkuyorum’ diyen bir emekliyle konuştuk. Evlenemiyorlar çünkü işleri yok. Evlenemiyorlar çünkü evlenecekleri eşlerine iyi bir hayat kuracaklarına inanmıyorlar” dedi. Bayram ikramiyesi tartışmasına değinen Davutoğlu, ikramiyelerin değer kaybına ilişkin şu öneriyi yaptı: “Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor. Bayram ikramiyesinde bir maaş ek zam verilmezse adil bir bayram ikramiyesi verilmiş sayılmaz. Buna bayram ikramiyesi de denmez.” Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesinde Davutoğlu, raporun içeriğini yeterli bulmadığını belirtirken, iyi niyet gerekçesiyle raporu engellememeyi tercih ettiklerini söyledi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, Meclis’in devreye girmesi ve diplomatik adımlar atılması gerektiğini savunarak “Türkiye’den gür bir ses çıkmadı. Meclis’te bir genel görüşme, ortak bir açıklama olmadı. Büyükelçiler sıradan insanlar değildir, Amerikan Büyükelçisini Ankara’da Dışişleri’ne çağırmak gerekiyor. Sayın Erdoğan, Trump’a bir mektup yazmalı. Bu büyükelçi orada durdukça ilişkiler gözden geçirilmeli. Gazze Barış Kurulu toplantılarına katılmayacağız denmesi lazım.” açıklamasını yaptı.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Ekmen: Herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir Haber

Ekmen: Herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Meclis tarihinde nadir görülen talihsiz bir gün yaşandığını ifade etti. Meclis'in mehabetinin ve saygınlığının aşındığını belirten Ekmen, "Dün dünya kamuoyuna ve Türk seçmenine yansıyan görüntüler, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin mehabeti ve saygınlığı olmak üzere siyasete olan güveni aşındırmıştır. Bugün kimin ne ölçüde kusurlu olduğu tartışmasına girmeden önce, ortaya çıkan bu tablonun hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu kabul etmek zorundayız" dedi. Meclis'teki kürsü güvenliğinin sağlanamadığı ortamda gerçekleştirilen yemin sürecini "büyük bir yanlış" olarak niteleyen Ekmen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Mikrofonlar kapalıyken yemin töreninin yapıldığı, tutanakların sağlıklı bir şekilde tutulmadığı ve yine o fotoğrafın; her iki Bakan'ın ayrı ayrı 25-30 vekilin arasında bu yemini yapmak zorunda kalması yeminin sağlığı, sıhhati ve Türk siyasetinin görünümü açısından büyük bir hata, büyük bir yanlış ve affedilemez bir tablo olarak karşımıza çıkmıştır. Her hal ve şartta merdivenlerin kanlandığı, kürsü güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda gerçekleştirilen bir yemin töreninin Anayasa'ya ve İç Tüzük'e uygun bir işlem olduğunu ileri sürmek mümkün değildir." Ekmen, yemin ısrarının sürdürülmesinin anayasal süreçlerin sıhhati açısından hatalı olduğunu belirterek, sürecin bu şekilde tamamlanmasının Türk siyasi tarihine bir hata olarak geçtiğini kaydetti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'a ziyaret Haber

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'a ziyaret

Basın toplantısında konuşan Mahmut Arıkan, ziyaretin siyasi diyalog açısından önem taşıdığını belirterek, iki parti arasında iletişim ve istişarenin sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldığını söyledi. Türkiye’de siyasete ilişkin değerlendirmelerde yapan Arıkan, “Türkiye’de net olan bir şey var: Siyasi bir tıkanıklık söz konusu. Siyasetin tıkanması nedeniyle birçok problem kronik ve çözümsüz hâle geldi” ifadelerini kullandı. Arıkan, ekonomik sorunların, siyasi çıkmazların ve toplumsal alandaki tahribatın derinleştiğini belirterek, “Sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, çözüm üretecek olan mekanizma yine siyasettir. Siyasetin yeni bir nefese ve heyecana ihtiyacı vardır” dedi. Kararsız seçmen oranına da değinen Arıkan, “Kamuoyu yoklamalarındaki kararsız seçmen oranı bugün Türkiye'de en büyük parti konumundadır. Bu kesim, iktidar ve ana muhalefette aradığını bulamadığı için bir arayış içerisindedir” sözlerini aktardı. Yeniden Refah Partisi ile birçok başlıkta benzer siyasi anlayışa sahip olduklarını ifade eden Arıkan, bu temasların devam edeceğini ifade etti. Ekonomi ve emeklilere ilişkin açıklamalarda da yapan Arıkan, “En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması yönünde bir kanun teklifi verdik. Bu teklif şu anda TBMM’de beklemektedir” dedi. Başlatılan imza kampanyasına 1 milyon 214 binin üzerinde destek verildiğini belirten Arıkan, Meclis’te emekli maaşlarıyla ilgili yapılan görüşmeleri eleştirdi. Arıkan, meclis çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerinde ise,“Bugün Meclis’e getirilen önerilerle sahadaki gerçekler birbiriyle örtüşmemektedir. İnsanlar artık Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açık olmasını istemeyecek noktaya gelmiştir” ifadelerini kullandı. Dış politika konusuna da dile getiren Arıkan, “Milli Görüş’ün temel prensiplerinden biri şahsiyetli dış politikadır. Maalesef iktidar, dış politika noktasında bu imtihanı verememiştir” dedi. İran ve Suriye’deki gelişmelere dikkat çeken Arıkan, “Eğer bölgede kurulan denge korunmazsa sıradaki hedefin Türkiye olacağı açıktır” değerlendirmesini yaptı. Seçim sürecine ilişkin açıklamasında ise Arıkan, “Bizim beklentimiz erken seçim değil, baskın seçim olacaktır. Muhalefet partileri olarak önümüzdeki pazar seçim olacakmış gibi hazır vaziyette beklememiz gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.