Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Meclis

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan 'ın 2026 sonbaharında seçim’ iddiası Haber

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan 'ın 2026 sonbaharında seçim’ iddiası

Bir televizyon kanalında gündeme dair açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye’nin ekonomi ve siyaset gündemine ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Arıkan, Meclis gündemine gelmesi beklenen yeni varlık barışı düzenlemelerinin, 2026 sonbaharında yapılması planlanan bir baskın seçimin altyapısını oluşturduğunu savundu. “Gidişat baskın seçimi gösteriyor" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde verilen "erken seçim tartışmaları bitecek" vaadinin tutulmadığını hatırlatan Arıkan, Türkiye'de ciddi bir yönetim krizi yaşandığını vurguladı. Muhalefetin olası bir seçimden kaçmayacağını belirten Arıkan, iktidarın "seçime ihtiyaç yok" söylemlerine rağmen, gelişmelerin bir "baskın seçime" işaret ettiğini dile getirdi. "Kayıt dışı sermaye ile seçim ekonomisi hazırlığı" Varlık barışı düzenlemesini sert bir dille eleştiren Arıkan, yurt dışından gelecek kaynağın denetimsiz biçimde sisteme dahil edilmek istendiğini söyledi. Düzenlemenin içeriğine dair endişelerini paylaşan Arıkan, şu değerlendirmede bulundu: “Yurt dışından gelecek olan paranın, altının nereden aldın diye sorulmadan kayıt altına alınması ve uzun bir dönem gelir vergisinden muaf tutulması planlanıyor. Bu düzenlemeyle dışarıdan gelecek parayla Türkiye'de bir sıcak para bolluğu oluşacağı ve ülkenin paraya boğulacağı hesabı yapılıyor." "Larry Fink’in talepleri anında karşılık buldu" Sürecin "işaret fişeğinin" BlackRock CEO’su Larry Fink’in Türkiye ziyaretinde ateşlendiğini iddia eden Mahmut Arıkan, yerli esnafın ve çalışanların taleplerinin yıllardır görmezden gelindiğini savundu. Arıkan, "Fink'in Cumhurbaşkanı ile gerçekleştirdiği görüşme sonrası talepleri anında yerine getirilerek Meclis'e taşındı. Çıkacak bu uygulamayla piyasada sağlanacak geçici rahatlama, seçim ekonomisinin bir parçasıdır” görüşünü svundu.

DEM Parti’den Dersim Katliamı önergesi: Arşivler açılsın, geçmişle yüzleşilsin Haber

DEM Parti’den Dersim Katliamı önergesi: Arşivler açılsın, geçmişle yüzleşilsin

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ile Dersim Milletvekili Ayten Kordu tarafından sunulan önergede, geçmişle yüzleşilmediği sürece benzer hak ihlallerini üreten zihniyetin engellenemeyeceği vurgulandı. Kürt Aleviliği hedef alındı Önergenin gerekçesinde, Dersim’in Osmanlı’nın son döneminden itibaren merkezi otorite tarafından “eşkıyanın yurdu” olarak damgalandığı ve siyasi itaat politikalarının hedefi haline getirildiği belirtildi. Kürt Aleviliğinin merkezi bir “mesele” olarak görülmesinin 1937-38 sürecinde topyekun bir tasfiye kararına dönüştüğü ifade edilen önergede; bölge halkının dili, inancı, kültürü ve toplumsal hafızasıyla birlikte hedef alındığı kaydedildi. Seyit Rıza’nın mezar yeri ve kayıp çocuklar Dersim Tertele’sinin Türkiye’de demokratik bir gelecek ve toplumsal barışın inşası için belirleyici bir nokta olduğu ifade edilen önergede, şu talepler öne çıkarıldı: Devlet arşivlerinin eksiksiz ve denetlenmeye açık bir şekilde kamuoyuna sunulması. Seyit Rıza ve yol arkadaşlarının mezar yerlerinin tespit edilip açıklanması. Ailelerinden koparılarak verilen “Dersim’in kayıp kızları” ve diğer çocukların akıbetinin aydınlatılması. Toplu mezarların bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve toplumsal yüzleşme için somut adımların atılması. Önergede son olarak, “Geçmişle yüzleşilmediği sürece bu ihlalleri mümkün kılan zihniyetin yeniden üretilmesinin önüne geçilemez” denilerek Meclis bünyesinde bir araştırma komisyonu kurulması talep edildi.

TBMM'den 'egemenlik milletindir' vurgusu Haber

TBMM'den 'egemenlik milletindir' vurgusu

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki devlet erkanı, TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'de düzenlenen törene katıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 106. yıl dönümü dolayısıyla Meclis'teki Atatürk Anıtı önünde tören düzenlendi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, Atatürk Anıtı'na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile devlet erkanın da hazır bulunduğu törende Kurtulmuş, Misak-ı Milli Kulesi'nde Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, bu özel günün hem milli egemenliğin ilanı hem de çocuklara armağan edilen eşsiz bir bayram olduğunu ifade etti. Çocuklara seslenen Kurtulmuş, “Bayram sizindir, Meclis sizindir, memleket sizindir. Geleceğimiz sizlerin omuzlarında yükselecektir” dedi. Mesajında egemenliğin millete ait olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, siyasetin ve Meclis’in de millet iradesiyle anlam kazandığını belirtti. Kurtulmuş ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106’ncı kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Birinci Meclis’in kurucu kadrolarını, şehitleri, gazileri ve geçmişten bugüne tüm milletvekillerini saygı ve minnetle andı. #CANLIYAYIN TBMM Başkanımız @NumanKurtulmus, TBMM’nin kuruluşunun 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla I. Meclis Binası’nda düzenlenen törende konuşuyor #23Nisan #TBMM106Yaşında https://t.co/4YU5LYID6A — TBMM (@TBMMresmi) April 23, 2026 106. YIL RESEPSİYONU SAAT 18.00'DE Öte yandan 23 Nisan programı kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve beraberindeki çocukları kabul edecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek TRT 48’inci Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı’na katılacak. Günün ilerleyen saatlerinde ise TBMM’nin 106’ncı açılış yıl dönümü dolayısıyla Meclis’te resepsiyon düzenlenecek. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katılması bekleniyor.

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir Haber

Bekir Bozdağ’dan 'ara seçim' değerlendirmesi: Meclis’in takdirindedir

Geçmiş dönem Adalet Bakanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’de seçim takvimi ve ara seçimlere ilişkin anayasal düzenlemeleri değerlendirdi. Milletvekili Bozdağ, Anayasa’ya göre Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin beş yılda bir aynı gün yapıldığını hatırlatarak, ara seçimlerin ise belirli şartlara bağlı olduğunu ifade etti. Ara seçimlerin her seçim döneminde yalnızca bir kez yapılabileceğini belirten Bozdağ, genel seçimlerin üzerinden 30 ay geçmeden ve seçimlere bir yıl kala ara seçime gidilemeyeceğini kaydetti. Bu süreler arasında ara seçim yapılmasının ise zorunlu olmadığını, Meclis Genel Kurulu’nun takdirine bağlı olduğunu vurguladı. Bozdağ, anayasal istisnalara da dikkat çekerek, bir ilin Meclis’te temsilcisinin kalmaması ya da milletvekili sayısının yüzde 5 oranında azalması durumunda ara seçim yapılabileceğini ifade etti. Ancak milletvekili istifalarının geçerli sayılabilmesi için Meclis Genel Kurulu tarafından kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamasında güncel tartışmalara da değinen AK Partili Bekir Bozdağ, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada yaşanan gelişmelere işaret ederek, böyle bir dönemde ara seçim tartışmalarının ülke gündemine katkı sağlamayacağını savundu. Milletvekili Bozdağ, paylaşımında, halkın büyük çoğunluğunun da bu yönde bir talebinin bulunmadığını ifade ederek, mevcut şartlar altında ara seçim konusunun öncelikli bir gündem olmadığını belirtti. https://twitter.com/bybekirbozdag/status/2042205760965239061

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek Haber

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki rolüne vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gelişiminde kadınların büyük katkısı olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle farklı ülkelerdeki kadınları da tebrik ederek savaşlar, terör olayları ve şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlar için rahmet diledi. Kadınların tüm zorluklara rağmen çalışkanlıkları ve üretkenlikleriyle Türkiye’nin bugün geldiği seviyede önemli pay sahibi olduğunu belirten Erdoğan, “Ülkemizdeki tüm kadınlara Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına ve demokrasimizin güçlenmesine yaptıkları katkılar için teşekkür ediyorum.” dedi. Kadınların iş gücüne katılımında önemli artışlar yaşandığını belirten Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 34,7’ye yükseldiğini söyledi. Kadın istihdam oranının ise yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye çıktığını ifade etti. Siyasette de kadın temsilinin arttığını belirten Erdoğan, 2002 yılında 24 olan kadın milletvekili sayısının son seçimlerde 119’a yükseldiğini ve Meclis’teki temsil oranının yüzde 19,83’e ulaştığını kaydetti. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini vurguladı. Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler, 6284 sayılı kanun, kadın konuk evleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri gibi uygulamalarla önemli adımlar atıldığını belirten Erdoğan, kadınların ihtiyaç duyduklarında Alo 183 hattı ve KADES uygulaması üzerinden 7 gün 24 saat destek alabileceğini ifade etti. Bugün sadece ikna odalarında ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil; onların çocukları da her kurumda çalışıyor, iş ve siyasette başarılarıyla temayüz ediyor. Artık kadınlar, inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği yapmak arasında tercihte bulunmaya zorlanmıyor.… pic.twitter.com/q9mbF45bYY — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 7, 2026 Öte yandan aile ve çalışma hayatına ilişkin yeni bir düzenlemeyi de duyuran Erdoğan, doğum izni ve babalık izni sürelerinin artırılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis’e sunduğumuz kanun teklifiyle kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Ayrıca özel sektörde çalışan babaların babalık iznini de 5 günden 10 güne yükseltmeyi amaçlıyoruz. Bayramdan sonra yasalaşmasını ümit ediyoruz” dedi.

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor Haber

Davutoğlu: Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına şehit pilot Binbaşı İbrahim Bolat için rahmet dileyerek başlayan Davutoğlu, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da vefat yıl dönümü dolayısıyla andı. Davutoğlu, Ramazan programlarına ve emeklilerle yapılan buluşmaya ilişkin “Ramazan ayı vatandaşlarımızla birlikte samimi ortamlarda iftarlar ve sahurlarla geçiyor. Geçtiğimiz hafta ilk Ramazan iftarını emeklilerimizle yaptık. Emekliler iftarımız çok duygusal bir ortamda geçti. Bugünkü şartlarda emekliler gördükleri o belli bir hayat standardının gerisine düşmenin onur çilesini yaşıyorlar. Dertleri bir değil, iki değil. ‘Ben bu dünyadan torun sahibi olmadan gitmekten korkuyorum’ diyen bir emekliyle konuştuk. Evlenemiyorlar çünkü işleri yok. Evlenemiyorlar çünkü evlenecekleri eşlerine iyi bir hayat kuracaklarına inanmıyorlar” dedi. Bayram ikramiyesi tartışmasına değinen Davutoğlu, ikramiyelerin değer kaybına ilişkin şu öneriyi yaptı: “Bayram ikramiyeleri her geçen yıl eriyor. Bayram ikramiyesinde bir maaş ek zam verilmezse adil bir bayram ikramiyesi verilmiş sayılmaz. Buna bayram ikramiyesi de denmez.” Komisyon raporuna ilişkin değerlendirmesinde Davutoğlu, raporun içeriğini yeterli bulmadığını belirtirken, iyi niyet gerekçesiyle raporu engellememeyi tercih ettiklerini söyledi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin sözleri üzerinden değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, Meclis’in devreye girmesi ve diplomatik adımlar atılması gerektiğini savunarak “Türkiye’den gür bir ses çıkmadı. Meclis’te bir genel görüşme, ortak bir açıklama olmadı. Büyükelçiler sıradan insanlar değildir, Amerikan Büyükelçisini Ankara’da Dışişleri’ne çağırmak gerekiyor. Sayın Erdoğan, Trump’a bir mektup yazmalı. Bu büyükelçi orada durdukça ilişkiler gözden geçirilmeli. Gazze Barış Kurulu toplantılarına katılmayacağız denmesi lazım.” açıklamasını yaptı.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.