Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marco Rubio

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Marco Rubio haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marco Rubio haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Reuters : ABD ile İran taslak üzerine anlaştı Haber

Reuters : ABD ile İran taslak üzerine anlaştı

Cumartesi günü ABD, İran ve Pakistan, üç aydır süren savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. İslamabad ise arabuluculuk rolü üstleniyor. Pakistan ordusu, Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran’da İranlı üst düzey yetkililerle görüşüp ülkesine dönmesinin ardından yapılan görüşmelerin “umut verici” sonuçlar verdiğini duyurdu. Reuters’a konuşan iki Pakistanlı kaynağa göre, şu anda üzerinde görüşülen anlaşma “savaşı sona erdirmeye yönelik kapsamlı ve iyi bir anlaşma.” ABD’de yayımlanan Washington Times gazetesi de bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD’nin Cumartesi günü bir taslak üzerinde uzlaştığını ve anlaşmanın Pazar günü resmen duyurulmasının beklendiğini yazdı. Anlaşmanın detayları Reuters’ın aktardığı bilgilere göre anlaşma taslağı üç aşamadan oluşuyor: 1- Savaşı sona erdirme: Savaşın resmen sona erdiğinin ilan edilmesi ve taraflar arasındaki saldırıların durdurulması. 2- Hürmüz Boğazı krizinin çözülmesi: Stratejik su yolunun gemi trafiğine yeniden açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ambargoları kaldırması. 3- Yeni müzakerelerin başlatılması: Tarafların nükleer mesele gibi büyük sorunlar üzerine daha derin görüşmelere başlaması için 30 günlük bir sürenin belirlenmesi. Bu sürenin uzatılabileceği de belirtiliyor. Reuters, tarafların taslak üzerinde anlaşması halinde Kurban Bayramı’nın (Cuma günü sona eriyor) hemen ardından yeni görüşmelerin başlayacağını aktardı. Washington Times’a konuşan kaynak ise tarafların uzlaştığını ve yalnızca anlaşmanın duyurulmasının kaldığını söyledi. ABD ve İran’ın şartları ABD ne istiyor? ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ülkesinin şartlarını yineledi: İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalı.Zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmeli.Hürmüz Boğazı hiçbir vergi veya ücret alınmadan yeniden açılmalı. İran ne istiyor? Tahran ise barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirmenin kendi hakkı olduğunu ve nükleer silah üretme niyetinin bulunmadığını söylüyor. Buna karşılık İran: Hürmüz Boğazı üzerinde denetim hakkı talep ediyor.ABD’nin limanlara yönelik ambargoları kaldırmasını istiyor.Petrol satışına yönelik yaptırımların sona erdirilmesini talep ediyor. İran ayrıca Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında süren savaşın da sona ermesini istiyor. Trump’ın tehditleri ve İran’ın hazırlıkları Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ABD içinde eleştirilerle karşı karşıya kalan ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü savaşın yeniden başlayıp başlamayacağı ya da anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda nihai kararını verecek. Trump, “Ya iyi bir anlaşma yaparız ya da onları cehenneme gönderirim” dedi. Bu kapsamda Trump’ın Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Mısır, Türkiye ve Pakistan liderleriyle telefon görüşmeleri yaptığı belirtildi. Buna karşılık İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, İran müzakere heyetine başkanlık ettiğini belirterek ABD’ye hiçbir zaman güvenmediklerini söyledi. Galibaf, ABD’nin “akılsızlık yaparak” savaşı yeniden başlatması halinde İran’ın bu kez “çok daha sert ve acı” bir karşılık vereceği uyarısında bulundu. Savaşın haftalardır sürmesine rağmen İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını, füzelerini, insansız hava araçlarını ve Hizbullah gibi müttefik güçlerini korumayı başardığı ifade edildi.

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu Haber

Reuters: Nükleer dosyada ABD yumuşadı, Tahran ise yeni koşullar sundu

Reuters’a konuşan İranlı üst düzey kaynaklar, Washington’ın bazı konularda "esneklik" gösterdiğini belirtirken; Beyaz Saray, Tahran’dan gelen ağırlaştırılmış şartlar karşısında askeri seçenekleri yeniden masaya yatırıyor. Reuters haber ajansına konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, ABD’nin özellikle nükleer programın sınırlandırılmasına ilişkin maddelerde yumuşama emaresi gösterdiğini ve dondurulmuş varlıkların yüzde 25’ini serbest bırakmayı teklif ettiğini açıkladı. Ancak Tahran’ın bu "kademeli" plana yanıtı çok daha sert oldu. Tahran’ın 3 ağır şartı İran, Washington’ın sunduğu esnekliğe karşılık taleplerini ağırlaştırarak yeni bir öneri paketi sundu. Habere göre Tahran’ın masadaki şartları şunlar: Varlıkların tamamı: Dondurulmuş varlıkların sadece bir kısmının değil, tamamının kayıtsız şartsız serbest bırakılması. Kalıcı barış ve açık Hürmüz Boğazı: Savaşın kalıcı olarak durdurulması, tüm yaptırımların kaldırılması ve Hürmüz Boğazı’nın eş zamanlı olarak trafiğe açılması. Nükleer erteleme: Nükleer dosyanın mevcut barış görüşmelerinden ayrıştırılarak daha ileri bir tarihe ertelenmesi. Trump’tan "yok oluş" uyarısı: Hiçbir şeyiniz kalmayacak Tahran’ın talepleri ağırlaştırmasına ABD Başkanı Donald Trump’tan tepki gecikmedi. Sosyal medya platformu Truth Social üzerinden sert bir uyarı yayınlayan Trump, İran’ı barış teklifini hemen kabul etmeye çağırarak, "Aksi takdirde onlardan geriye hiçbir şey kalmayacak" ifadelerini kullandı. Axios’a verdiği demeçte de "İran için zaman daralıyor" diyen Trump’ın; Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve CIA Direktörü John Ratcliffe ile bir araya gelerek askeri seçenekleri değerlendirdiği öğrenildi. ABD yönetiminin, Salı günü yapılacak üst düzey güvenlik toplantısında İran’a yönelik olası saldırı planlarını netleştirmesi bekleniyor. Bölge başkentlerinde mekik diplomasisi Savaşın durması için bölge ülkeleri de devrede. Pakistan İçişleri Bakanı hafta sonunu Tahran’da üst düzey temaslarla geçirirken; Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, hem Pakistan hem de İran tarafıyla yoğun bir telefon trafiği yürüttü.

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf Haber

Trump : İran ile ateşkes son derece zayıf

ABD ile İran arasında geçici ateşkes kırılgan biçimde sürerken, taraflar arasında kalıcı anlaşmaya yönelik müzakerelerde tansiyon yeniden yükseldi. Trump: İran’ın teklifini okumaya bile değmez buldum Donald Trump, İranlı yetkililerin sunduğu son teklifin yetersiz olduğunu savunarak sert açıklamalarda bulundu. İran’daki sertlik yanlısı çevrelerin geri adım atacağını öne süren Trump, “İran bize aptalca bir teklif sundu. Gönderilen boş teklifin tamamını okumadım bile. Sıkılacağımı ya da yorulacağımı sanıyorlar. Topyekün zafere ulaşacağız” dedi. Trump, Washington yönetiminin İran politikasının net olduğunu belirterek, “İran nükleer silaha sahip olamaz, olmayacak da” ifadelerini kullandı. “İranlı müzakereciler nükleer tozu çıkarmamızı istedi” Trump, İran’daki nükleer tesislerin durumuna ilişkin de dikkat çekici iddialarda bulundu. “İran’daki planımız basit” diyen Trump, İranlı müzakerecilerin imha edilen tesislerdeki “nükleer tozun” çıkarılması konusunda ABD’den yardım istediğini ileri sürdü. Trump, “İranlı yetkililer, enkaz altındaki nükleer materyalin çıkarılması için gerekli teknolojiye sahip olmadıklarını söyledi. Bunun ancak ABD ya da Çin tarafından yapılabileceğini ifade ettiler” dedi. Hürmüz için “Özgürlük Projesi” yeniden gündemde ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nda daha önce başlatılan “Özgürlük Projesi”nin yeniden devreye alınabileceğinin sinyalini verdi. Trump, “Hürmüz’de özgürlük projesini yeniden başlatmayı düşünüyoruz. Bu daha büyük bir askeri operasyonun parçası olacak” diye konuştu. Trump daha önce yaptığı açıklamada, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini güvence altına almak amacıyla yürütülen operasyonun devam etmesine “şimdilik gerek olmadığını” söylemişti. Ancak işlerin kötüleşmesi halinde yeniden aynı yönteme başvurabileceklerini belirterek, “O zaman Özgürlük Projesi ve ilave başka şeyler olur” demişti. Ateşkes görüşmelerinde kriz derinleşiyor İran, ABD’nin sunduğu 14 maddelik ateşkes planını “teslimiyet belgesi” olarak nitelendirirken, Washington’a kendi şartlarını içeren bir karşı teklif sundu. Tahran yönetiminin talepleri arasında Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukasının kaldırılması, savaşın tüm cephelerde sona ermesi, karşılıklı saldırmazlık garantisi verilmesi ve İran petrolüne yönelik yaptırımların 30 gün içinde kaldırılması yer alıyor. İran’ın teklifinde nükleer silah konusuna doğrudan değinilmemesi ise dikkat çekti. Trump ise İran’ın şartlarını reddederek, “Okudum, beğenmedim. Tamamen kabul edilemez” açıklamasında bulundu. Trump’ın sözlerinin ardından İran’a yakınlığıyla bilinen Tasnim Haber Ajansı’ndan yapılan açıklamada, “Trump’ın İran’ın yanıtı karşısındaki tepkisinin hiçbir önemi yok. Eğer Trump memnun değilse bu İran için daha iyidir” ifadeleri kullanıldı. ABD’nin taslağında hangi başlıklar vardı? ABD’nin yaklaşık bir hafta önce İran’a sunduğu taslakta ise İran’ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin azaltılması, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının başka bir ülkeye taşınması gibi başlıkların yer aldığı belirtiliyor. Ancak tarafların temel konularda henüz uzlaşma sağlayamadığı ifade ediliyor. “Özgürlük Projesi” nedir? Trump, 4 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda mahsur kalan ve Ortadoğu’daki krizle doğrudan bağlantısı bulunmayan “tarafsız ülkelere ait” gemilerin güvenli geçişini sağlamak amacıyla “Özgürlük Projesi” adlı girişimi başlattıklarını duyurmuştu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Beyaz Saray’daki açıklamasında, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından Körfez’de bulunan 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin tahliyesi için operasyon başlatıldığını savunmuştu. Trump, 6 Mayıs’ta yaptığı açıklamada ise operasyonun geçici olarak durdurulduğunu duyurmuştu.

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi Haber

Tahran, Washington'ın ciddiyetine kuşkuyla yaklaşıyor: Barış teklifine yanıt ertelendi

ABD Başkanı Donald Trump, kırılgan ateşkesin uzatılması ve barış görüşmelerinin başlaması hedefiyle Washington’ın sunduğu son teklife İran’dan "o gece" yanıt beklediğini cuma günü açıklamıştı. Ancak Tahran'ın Pakistanlı arabuluculara henüz bir geri dönüş yapmadığı görülüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise Türkiyeli mevkidaşı ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD yönetiminin güvenilirliğine dair şüphelerini açıkça dile getirdi. İranlı İSNA haber ajansının aktardığına göre Erakçi, "ABD güçlerinin Basra Körfezi'nde son günlerde gerilimi tırmandırması ve ateşkesi ihlal eden eylemleri, Amerikan tarafının diplomasi yolundaki niyetleri ve ciddiyeti konusundaki şüphelerimizi artırmıştır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nda tanker krizi ve çatışma Cuma günü yaşanan sıcak bir gelişmede, bir ABD savaş uçağı İran limanlarına yönelik ablukayı deldiği gerekçesiyle İran bayraklı iki petrol tankerine ateş açarak gemileri durdurdu. İranlı bir askeri yetkili ülke basınına yaptığı açıklamada, İran Deniz Kuvvetleri'nin bu "Amerikan terörüne" misilleme ile karşılık verdiğini ve çatışmaların şimdilik durduğunu belirtti. Söz konusu gerginlik, cuma gecesi Hürmüz Boğazı'nda patlak veren krizin hemen ardından geldi. Tahran'ın, yabancı gemilerden "geçiş ücreti" almak amacıyla boğazı kontrol etme girişimleri Washington'ın sert tepkisine neden oldu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, küresel petrol ticareti için hayati öneme sahip bu güzergahın Tahran tarafından kontrol edilmesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu vurguladı. Washington, 10 hafta önce başlayan çatışmalara kalıcı bir çözüm bulmak adına Pakistanlı arabulucular aracılığıyla ateşkesin uzatılması teklifini iletmişti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, teklifin şu an "değerlendirme aşamasında" olduğunu kaydetti. Hark Adası açıklarında devasa petrol sızıntısı Körfez'deki askeri hareketliliğin yanı sıra çevresel bir felaket de kapıda. Uydu görüntüleri, İran'ın petrol ihracatındaki can damarı olan Hark Adası açıklarında 52 kilometrekarelik bir alana yayılan devasa bir petrol sızıntısını ortaya çıkardı. (Orbital EOS) verilerine yansıyan sızıntının kaynağı henüz netleşmezken, İngiltere merkezli Çatışma ve Çevre Gözlemevi (CEOBS) sızıntının bölgedeki yıpranmış petrol altyapısındaki bir arızadan kaynaklanabileceğini belirtti. Riyad'dan ABD'nin askeri üs talebine ret Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak amacıyla geçen pazar günü bir deniz operasyonu duyuran, ancak müzakerelere şans tanımak için salı günü planı askıya alan Donald Trump'a bölgedeki müttefiklerinden de beklediği destek gelmedi. Suudi kaynaklara göre Riyad yönetimi, ABD'nin bu operasyon kapsamında Suudi Arabistan'daki askeri üsleri ve hava sahasını kullanma talebini geri çevirdi. Kaynaklar, Riyad'ın askeri bir müdahalenin durumu daha da karmaşıklaştıracağı ve çözüm getirmeyeceği görüşünde olduğunu aktardı. Lübnan'da ateşkese rağmen bombardıman Bölgedeki bir diğer kriz noktası olan İsrail-Hizbullah hattında da ateşkes pamuk ipliğine bağlı. Lübnan resmi medyası, üç haftadır yürürlükte olan ateşkese rağmen cumartesi günü başkent Beyrut'un güneyine İsrail tarafından üç hava saldırısı düzenlendiğini bildirdi. Saldırıların, gelecek hafta Washington'da Lübnan ile İsrail arasında ilk kez yapılması planlanan ve Hizbullah'ın şiddetle karşı çıktığı doğrudan müzakerelerin arifesinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

ABD açıkladı:  İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek Haber

ABD açıkladı: İsrail-Lübnan 3. tur görüşmeleri 14-15 Mayıs'ta düzenlenecek

Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, İsrail-Lübnan görüşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Pigott, "Amerika Birleşik Devletleri, 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde, İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında iki gün sürecek yoğun görüşmelere ev sahipliği yapacak." ifadesini kullandı. İki ülkenin endişelerinin somut bir şekilde ele alınacağına ve Lübnan'daki Hizbullah etkisinin sona erdirilmesine yönelik sürecin görüşüleceğine işaret eden Pigott, "Görüşmeler, kalıcı barış ve güvenlik düzenlemeleri, Lübnan topraklarında Lübnan egemenliğinin tam olarak yeniden tesis edilmesi, sınırların belirlenmesi ve Lübnan'da insani yardım ve yeniden inşa için somut yolların oluşturulması için bir çerçeve oluşturacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Pigott, ABD'nin her iki ülkeyle yakın temas halinde olmaya devam edeceğinin altı çizdi. İsrail ile Lübnan arasında başlayan görüşmeler İsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığında düzenlenen ilk toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti. Görüşmelere, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etmişti. Öte yandan Lübnan'da İsrail ile doğrudan müzakere başlığı, iç siyasette ve kamuoyunda en tartışmalı konuların başında geliyor. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Nevvaf Selam, müzakereleri "kanın durdurulması ve kalıcı çözüm" için zorunlu ve tek seçenek olarak değerlendirirken, Hizbullah ve ona yakın çevreler ise doğrudan temasları "teslimiyet" şeklinde nitelendirerek sürece karşı çıkıyor.

Lübnan basını: Cumhurbaşkanı Avn, Netanyahu ile görüşmeyi reddetti Haber

Lübnan basını: Cumhurbaşkanı Avn, Netanyahu ile görüşmeyi reddetti

Ed-Diyar gazetesinin resmi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Beyrut yönetimi, Netanyahu ile yapılacak bir görüşmenin ülkedeki mevcut “istikrar çabalarına zarar verebileceği” görüşünü ABD’li yetkililere iletti. Haberde, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın, İsrail Başbakanı Netanyahu ile doğrudan görüşme konusunda mesafeli tutumunu sürdürdüğü belirtildi. Lübnan tarafının Washington’a ilettiği mesajda, böyle bir görüşmenin iç siyasi dengeleri ve güvenlik ortamını olumsuz etkileyebileceği değerlendirmesine yer verildiği kaydedildi. ABD yönetiminin de Beyrut’un bu yaklaşımını anlayışla karşıladığı aktarıldı. Haberde ayrıca, Lübnan’ın İsrail ile bir barış anlaşması hedeflemediği, önceliğinin sınır güvenliği ile toprak bütünlüğünün korunması olduğu ifade edildi. ABD arabuluculuğunda görüşmeler sürüyor İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen temaslar kapsamında iki ülkenin Washington büyükelçileri 14 ve 23 Nisan’da bir araya gelmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan ilk toplantı, 1993’ten bu yana taraflar arasındaki “en üst düzey doğrudan görüşme” olarak kayıtlara geçmişti. Görüşmelere ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile İsrail ve Lübnan’ın Washington büyükelçileri katılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump da 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, yakın zamanda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Beyaz Saray’da ağırlamayı beklediğini söylemişti. ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi ise dün yaptığı açıklamada, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan müzakerelerin üçüncü turunun 14 veya 15 Mayıs’ta yapılmasının planlandığını bildirdi.

Trump:  Hürmüz Boğazı Özgürlük Projesi 'ni durdurduk Haber

Trump: Hürmüz Boğazı Özgürlük Projesi 'ni durdurduk

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulmasına karar verdiklerini bildirdi. Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı'ndaki Özgürlük Projesi'nin son durumuna dair açıklama yaptı. "İran'la görüşmelerde büyük ilerleme kaydedildi" ABD Başkanı Trump, şunları kaydetti: "Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine, İran'a karşı yürüttüğümüz harekatta elde ettiğimiz muazzam askeri başarılar ve ayrıca İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiş olması dolayısıyla, abluka tam olarak yürürlükte kalmakla birlikte, (taraflar arası) anlaşmanın nihai hale getirilip imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karşılıklı olarak karar verdik." İran'dan açıklama: Başarısızlık İran basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişine yönelik yardım girişimi olarak nitelendirilen Özgürlük Projesi'nin kısa süreliğine durdurulması yönündeki açıklamasını "başarısızlık" olarak nitelendirdi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, konuya ilişkin haberini "Trump geri adım attı, sözde 'Özgürlük Projesi' durduruldu" başlığıyla verdi. Özgürlük projesi nedir? Trump, 4 Mayıs itibarıyla, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin, boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamış ve buna "Özgürlük Projesi" adını vermişti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Beyaz Saray'da düzenlediği basın brifinginde, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasından ötürü Körfez bölgesinde 87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması için "Özgürlük Projesi" adlı operasyonu başlattıklarını savunmuştu.

FIFA, İran'ın 2026 Dünya Kupası'nda Amerika Birleşik Devletleri'nde oynayacağını doğruladı. Haber

FIFA, İran'ın 2026 Dünya Kupası'nda Amerika Birleşik Devletleri'nde oynayacağını doğruladı.

Bu açıklama, İran heyetinin yokluğunda yapıldı; bu durum, turnuvayı çevreleyen siyasi gerilimleri ve zorlukları bir kez daha gözler önüne seriyor. Konuşmasına başlarken Infantino şunları vurguladı: "Elbette İran, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak. Ve elbette İran, Amerika Birleşik Devletleri'nde yarışacak." Bu kararı açıklarken, örgütün misyonunun insanları birleştirmek olduğunu belirtti: "Ve bunun nedeni çok basit, birleşmeliyiz. Bu benim sorumluluğum, bizim sorumluluğumuz." FIFA Başkanı Gianni Infantino (solda), Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile el sıkışıyor. Fotoğraf: Instagram/gianni_infantino Bu konuya yanıt olarak ABD Başkanı Donald Trump, FIFA liderinin görüşüne saygı duyduğunu belirterek gazetecilere şunları söyledi: "Gianni öyle dediyse, katılıyorum... Gianni harika, arkadaşım... Ona ne isterse onu yapmasını söyledim. Katılmalarına izin verebilir." Tasnim haber ajansının 30 Nisan tarihli haberine göre, Toronto havaalanındaki göçmenlik yetkililerinin "uygunsuz davranışları" nedeniyle İran, bu yılki FIFA Kongresi'ne katılan 211 üye ülke arasında yer almayan tek ülke oldu. İran, 11 Haziran-19 Temmuz tarihleri ​​arasında düzenlenen turnuvaya katılmaya hak kazanmış olsa da, Tahran'ın ABD yerine başka bir yerde oynama talebinde bulunması katılımlarını sekteye uğrattı. Ancak FIFA bu talebi reddetti ve turnuva takviminin değişmeyeceğini teyit etti. 48 takımın katılacağı ve Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Meksika'nın ortak ev sahipliğinde düzenlenecek olan genişletilmiş 2026 Dünya Kupası, takımların, yetkililerin ve destek personelinin farklı yargı bölgeleri arasında sürekli seyahat etmesini gerektirecek. Bu durum, vize kısıtlamaları veya diplomatik sürtüşmelerin bazı ülkeler için planları karmaşık hale getirebileceği endişesini doğuruyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'un İranlı oyuncuların turnuvaya katılmasına itiraz etmediğini, ancak oyuncuların İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile bağlantısı olan herhangi birini getirmelerine izin verilmeyeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.