Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Mahkeme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin'de belediyelere yolsuzluk operasyonu: 60 şüpheli adliyede Haber

Mersin'de belediyelere yolsuzluk operasyonu: 60 şüpheli adliyede

Mersin'de Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 63 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyonun ardından gözaltına alınan 60 şüpheli adliyeye sevk edilirken, Yenişehir ve Mezitli belediyelerinden toplam 16 kişi tutuklandı. 1 Ekim'de operasyon düzenlendi Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 Ekim'de sabah saatlerinde belirlenen çok sayıda adrese operasyon düzenledi. Şüphelilerin evleri ile belediye binalarında arama yapıldı. Soruşturma dosyasında yer alan 4 kişinin daha önce tutuklandığı belirlenirken, operasyon kapsamında 59 şüpheli gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildiği sırada soruşturma kapsamında bir kişi daha gözaltına alındı. Böylece adliyeye sevk edilen şüpheli sayısı 60'a yükseldi. Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit tutuklandı Savcılıkta işlemleri tamamlanan 60 şüpheliden 50'si tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diğer 10 şüpheli hakkında ise adli kontrol uygulanması talep edildi. Mahkeme, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ile aynı belediyeden 5 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi. Bir şüpheli hakkında ise ev hapsi uygulanmasına hükmedildi. Mezitli Belediye Başkanı Tuncer de tutuklandı Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ile aynı belediyeden 9 şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Mahkeme 6 şüpheli hakkında ev hapsi kararı verirken, 1 şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Vahap Seçer'in işlemleri sürüyor Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in de aralarında bulunduğu 36 şüphelinin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Soruşturma kapsamında mahkeme süreçleri devam ederken, gözaltı ve adli işlemlerin tamamlanmasının ardından dosyanın kapsamına ilişkin yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

İmamoğlu davasında sanık Alican Akün: “Herhangi bir ürün almadan BYZAG’a ödeme yaptım” Haber

İmamoğlu davasında sanık Alican Akün: “Herhangi bir ürün almadan BYZAG’a ödeme yaptım”

Akün, söz konusu ödemenin ardından işlerinin yeniden yoluna girdiğini ifade ederken, İBB iştiraklerinden herhangi bir ihale almadığını ve şirketine bu kapsamda para girişi olmadığını savundu. Duruşmadaki beyanlarının kendi savunması olduğu, suçlamalara ilişkin nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtildi. Duruşmaya ilişkin haber ve savunma kayıtlarında da Akün’ün Emrah Bağdatlı üzerinden gönderildiğini belirttiği faturalarla ilgili beyanda bulunduğu görülüyor. “Radara takıldım, reklam alanlarım indirildi” Davanın ikinci duruşmasının 17’nci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Reklam sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Alican Akün, sahibi olduğu As Reklam ve Temsil A.Ş.’nin özel mülklerde bulunan reklam alanlarını kiralayarak bunları kurumsal şirketlere pazarladığını anlattı. Reklam alanları için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nden izin aldıklarını söyleyen Akün, 2024 yılında Kızıltoprak'ta bir duvar reklam alanı aldığını belirtti. İzin başvurusunu yaptığını ancak izinlerin gecikmesi nedeniyle sorun yaşadığını ifade eden Akün, zabıta ekiplerinin izinsiz reklam alanlarının kaldırılmasını istediğini söyledi. Akün, bu süreçte reklamlarının indirildiğini ve ayrıca kaçak asım bedeli uygulandığını belirterek, “Tabiri caizse radara takıldım” ifadesini kullandı. “Faturayı ödersem izin sorunu yaşamayacağım söylendi” Akün, 2024 yılında firari sanık Emrah Bağdatlı'nın bir kişi aracılığıyla kendisine ulaştığını ileri sürdü. Kendisine bir fatura kesileceğinin ve bu faturanın ödenmesi halinde reklam izinleri konusunda sorun yaşamayacağının söylendiğini aktaran Akün, söz konusu ödemelerin karşılığında herhangi bir ürün veya hizmet almadığını savundu. Akün, yaşanan süreç nedeniyle şirketinin mağdur edildiğini belirterek mahkemeden beraat talebinde bulundu. BYZAG’a ödeme yaptığını söyledi Savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçilen Akün'e, Emrah Bağdatlı kanalıyla bazı firmalar üzerinden kendisine fatura gönderildiği yönündeki beyanları soruldu. Akün, bu kapsamda Murat Ongun’un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun’un firması BYZAG üzerinden kendisine fatura gönderildiğini söyledi. Reklam alanlarının kaldırılması nedeniyle zor durumda kaldığını belirten Akün, Medya A.Ş. ile görüşmek istediğini ancak sonuç alamadığını ifade etti. Akün, sektörde bu tür ödemelerle ilgili duyumlar aldığını belirterek, Emrah Bağdatlı üzerinden kendisine ulaşıldığını ve faturaların ödenmesi halinde izinlerinin geleceğinin söylendiğini öne sürdü. “Herhangi bir ürün almadan ödeme yaptım” Mahkeme başkanının firmalara para gönderdiğini hatırlatması üzerine Akün, yalnızca BYZAG firmasına ödeme yaptığını belirtti. Akün, herhangi bir ürün almadan ödeme yaptığını ifade ederek savunmasını şöyle sürdürdü: “Benim suçum rüşvet verme diye geçiyor. Ben Kültür A.Ş. olsun, Medya A.Ş. olsun herhangi bir ihale almadım, şirketime giren bir para yok. Tamamıyla şirketimin varlığını, izinli olan yerlerimi devam ettirebilmek adına mağdur edildim.” Mahkeme başkanının ödemenin ardından işlerinin düzelip düzelmediğini sorması üzerine Akün, “Mecburen. BYZAG firması sadece. Ondan sonra da işlerim yoluna girdi” yanıtını verdi. Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilirken, mahkemenin dosyadaki deliller ve tarafların beyanları üzerinden yargılamayı sürdürmesi bekleniyor.

Çağla Boz’a uyuşturucu soruşturmasında ev hapsi: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Çağla Boz’a uyuşturucu soruşturmasında ev hapsi: 2 şüpheli tutuklandı

3 şüpheli adliyeye sevk edildi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında 5 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin çalışmasıyla oyuncu Çağla Boz, Emek Emre ve Ünal Demir gözaltına alındı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından üç isim adli makamlara sevk edildi. Emek Emre ve Ünal Demir tutuklandı Savcılık işlemlerinin ardından Emek Emre ve Ünal Demir, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçlaması kapsamında tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikte yapılan değerlendirme sonucunda Emek Emre ve Ünal Demir’in tutuklanmasına karar verildi. İki şüpheli, işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi. Çağla Boz’a ev hapsi kararı Oyuncu Çağla Boz hakkında ise savcılık tarafından konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol uygulanması talep edildi. Mahkeme, Boz'un ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi. Böylece soruşturma kapsamında gözaltına alınan üç şüpheliden ikisi tutuklanırken, Çağla Boz hakkında tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanmış oldu. Soruşturma devam ediyor Soruşturma kapsamında daha önce şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 tabanca, 334 fişek ve 1 hassas teraziele geçirildiği bildirilmişti. Dosya kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan diğer şüphelilere yönelik işlemlerin ise sürdüğü belirtildi. Soruşturmanın, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma ile uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma iddiaları kapsamında yürütüldüğü bildirildi. Şüphelilerin hukuki durumları, devam eden adli süreç sonucunda netleşecek.

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi Haber

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi

19 sanık hakim karşısına çıktı Davanın ilk duruşması İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra, silahlı saldırının hedefi olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş da müşteki sıfatıyla katıldı. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmezken, bazı sanıklar Aktaş ile herhangi bir tanışıklıklarının bulunmadığını ve olayla bağlantılarının olmadığını savundu. Emekli polis memuru tutuklu sanık Adem Kuru, Aktaş’ı daha önce hiç görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü. Tutuklu sanık Cem Çebi de herhangi bir suç örgütüne dahil olmadığını, dava konusu olayla ilgili emir veya talimat almadığını belirterek Aktaş’ı tanımadığını savundu. Aktaş: "Bana ve aileme saldırı yapılacağı söylendi" Duruşmada müşteki olarak beyanda bulunan Aziz İhsan Aktaş ise etkin pişmanlık kapsamında adli makamlara bilgi verdiğini ve bildiklerini anlattığını söyledi. Bu ifadeleri nedeniyle hedef haline getirildiğinin kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirileceği yönünde bilgi aldığını ve bu nedenle koruma altında olduğunu ifade etti. Aktaş, davaya konu kişilerle kişisel bir tanışıklığı veya husumeti bulunmadığını savunarak, buna rağmen adının bazı mesajlarda geçmesinin araştırılması gerektiğini söyledi. Özellikle "Aziz İhsan Aktaş" ifadesinin bazı mesajlarda "Opet" kelimesiyle birlikte kullanılmasına dikkat çeken Aktaş, mesajların yalnızca isminin değil, şirketine ait akaryakıt istasyonunun adresinin de bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü. Aktaş, kendisini ve ailesini hedef alan eylem iddiasıyla ilgili sorumluluğu bulunan kişilerden şikayetçi olduğunu belirterek, davaya konu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesini talep etti. Selahattin Yılmaz: Mesaj saldırı hazırlığıyla ilgili değil Tutuklu sanık Selahattin Yılmaz ise dosyada yer alan "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklindeki mesajın silahlı saldırı hazırlığıyla ilgisinin bulunmadığını savundu. Mesajın, Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık üç ay önce gönderildiğini belirten Yılmaz, bu nedenle Aktaş’ın ilerleyen süreçte itirafçı olacağını önceden bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü. Yılmaz, söz konusu akaryakıt istasyonundan yaklaşık 25 yıldır alışveriş yaptığını ve istasyonun bulunduğu bölgenin kendi yaşam alanına yakın olduğunu ifade etti. İstasyonun kapalı olduğunu görünce nedenini merak ederek bir arkadaşına sorduğunu söyleyen Yılmaz, bu mesajın saldırı hazırlığı olarak değerlendirilmesini kabul etmedi. 6 sanık tahliye edildi Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi. Heyet, Selahattin Yılmaz ile Cem Duman’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi. Yargılama, dosyadaki deliller ve sanıkların savunmalarının değerlendirilmesiyle devam edecek.

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım" Haber

Serkan Kurtuluş 53. duruşmada ilk kez savunma yaptı: "Suç örgütü kurmadım"

Arjantin'den Türkiye'ye iade edildi İzmir'deki dosya kapsamında tasarlayarak öldürme, kasten öldürme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tehdit, nitelikli yağma, silahla yağma ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma gibi suçlamalarla aranan Serkan Kurtuluş, 2020 yılında Arjantin'de yakalandı. Yaklaşık 6 yıl süren iade sürecinin ardından Kurtuluş, Ağustos 2026'da Türkiye'ye getirildi. Türkiye'ye ulaşmasının ardından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne SEGBİS üzerinden bağlanan Kurtuluş, 15 Ağustos'taki duruşmada tutuklandı. 53'üncü duruşmada ilk kez savunma yaptı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında devam eden davanın 53'üncü duruşmasında Kurtuluş'un savunması SEGBİS aracılığıyla alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş'un yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Savunmasına hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını ve 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandığını belirterek başlayan Kurtuluş, iade sürecinde kendisi hakkında farklı dosyaların da gündeme geldiğini söyledi. Kurtuluş, yalnızca iade kapsamına giren suçlamalar yönünden savunma yapacağını ifade etti. "Suç örgütü kurmadım" Mahkeme başkanının yönelttiği suç örgütü kurma suçlamasına ilişkin savunma yapan Kurtuluş, kendisine yöneltilen suçlamayı reddederek, "Suç örgütü kurmadım" dedi. Kurtuluş, sosyal medya hesaplarıyla ilgili sorular üzerine de kendisine ait aktif bir sosyal medya hesabı bulunmadığını savundu. Adına farklı amaçlarla hesaplar açıldığını belirten Kurtuluş, söz konusu hesapların kendisine ait olmadığını öne sürdü. Haraç suçlamasını da kabul etmedi Duruşmada Kurtuluş'a, bir aileden haraç istediği yönündeki suçlama da soruldu. Bu iddiayı da reddeden Kurtuluş, dosyada haraç talebinde bulunduğunu gösteren somut bir ayrıntı, kanıt veya delil bulunmadığını savundu. Söz konusu ailenin başka kişilerle husumetleri olduğunu öne süren Kurtuluş, bu yöndeki iddiaların yeterince araştırılmadığını ileri sürdü. Tutukluluk halinin devamına karar verildi Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere kısa süreliğine duruşmaya ara verdi. Yapılan değerlendirmenin ardından Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunduğu gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verildi. Mahkeme ayrıca dosyadaki eksikliklerin tamamlanmasına hükmederek duruşmayı 20 Kasım 2026 tarihine erteledi. Serkan Kurtuluş hakkındaki yargılama, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi Haber

17 yıllık Semih Dizbay davasında yeni gelişme: Müebbet hapis kararı bozuldu, sanık tahliye edildi

Semih Dizbay 2006 yılında kayboldu İzmir’de yaşayan Semih Dizbay, 24 Ekim 2006’da bayram günü ekmek almak için evinden çıktıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusu üzerine bölgede arama çalışması başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren aramalar sırasında 21 Ocak 2008’de Bornova’daki ormanlık alanda bir ceset bulundu. Yapılan incelemeler sonucunda cesedin Semih Dizbay’a ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında Dizbay ile aynı mahallede yaşayan ve cesedin bulunduğu bölgeye yaklaşık 760 metre uzaklıktaki bir at çiftliğinde çalışan Muharrem H. ile akrabası Hakan H. gözaltına alındı. Sanıklar daha önce iki kez beraat etti Semih Dizbay’ın ölümüyle ilgili açılan davada Muharrem H. ve Hakan H. daha önce iki kez delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Yargıtay’ın bozma kararlarının ardından dosya yeniden yerel mahkemede görüldü. İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Mart 2023’te yapılan karar duruşmasında Muharrem H. müebbet hapis cezasına çarptırılırken, Hakan H. hakkında beraat kararı verildi. Yerel mahkemenin kararı istinaf incelemesinin ardından Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, 5 Şubat 2024’te kararı 3’e karşı 2 oyla onadı. Böylece Muharrem H. hakkındaki müebbet hapis cezası kesinleşti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı bozdu Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kesinleşen hükme karşı olağanüstü kanun yoluna başvurdu. Savunma makamı, Semih Dizbay’ın kaybolduğu gün öldürüldüğünü ortaya koyan kesin bir delil bulunmadığını ileri sürdü. Başvuruyu değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dosyayı yeniden ele aldı. Kurul, Muharrem H.’nin suçu işlediğinin her türlü şüpheden uzak biçimde kanıtlanamadığı sonucuna vardı ve sanığın beraat etmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararın ardından Muharrem H.’nin söz konusu dosyadan aldığı cezanın infazı durduruldu ve sanık tahliye edildi. Dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi vurgulandı Muharrem H.’nin avukatı Ozan Dora, kararın “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi kapsamında verildiğini belirtti. Dora, kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı olağanüstü kanun yollarının önemine dikkat çekerek, bu dosyada söz konusu hukuki yolun işletilmesi sonucunda müvekkilinin tahliye edildiğini ifade etti. Dosyanın yeniden görülmesi bekleniyor Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bozma kararının ardından Semih Dizbay dosyası yeniden yerel mahkemenin gündemine gelecek. Böylece yaklaşık 20 yıldır devam eden dava sürecinde yeni bir yargılama aşaması başlayacak. Muharrem H. hakkındaki önceki mahkumiyet kararının bozulması, sanığın kesin olarak suçsuz bulunduğu yönündeki nihai bir yerel mahkeme kararı anlamına gelmiyor; dosya yeniden İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ele alınacak.

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet Haber

Ümraniye’de iki Özbek kadının cinayetinde karar: Sanıklara 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme ayrıca her iki sanık hakkında, “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası verdi. Sayyora’nın kaybolmasıyla soruşturma başladı Özbekistan’dan 28 Aralık’ta Türkiye’ye gelen Sayyora Ergashaliyeva’dan 23 Ocak’tan itibaren haber alınamaması üzerine ailesinin ihbarıyla soruşturma başlatıldı. Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada, Sayyora’nın daha önce Durdona Khakımova’nın öldürüldüğü Ümraniye’deki evde bulunduğu belirlendi. Güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesiyle Sayyora’nın 23 Ocak’ta eve girdiği, kısa süre sonra Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in de aynı adrese geldiği tespit edildi. Görüntülerde iki sanığın ertesi gün evden çok sayıda siyah çöp poşetiyle çıktığı, daha sonra beyaz bir valizle adresten ayrıldığı belirlendi. Sanıkların ticari taksiyle Fatih’e gittikleri, valizde bulunan parçaları bir çöp konteynerine bıraktıkları ve ardından Yenikapı Marmaray İstasyonu’na yürüdükleri tespit edildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamasında, Sayyora Ergashaliyeva’nın da aynı evde öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak İstanbul’un farklı ilçelerindeki çöp konteynerlerine bırakıldığı ortaya çıkarıldı. Sanıklar cinayetlerle ilgili farklı savunmalar yaptı Anadolu 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar, avukatları ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı hazır bulundu. Gofurjon Kamalkhodjaev savunmasında Sayyora Ergashaliyeva’nın dini nikahlı eşi olduğunu ileri sürdü. Sayyora’yı “namus” gerekçesiyle kendisinin öldürdüğünü savunan Kamalkhodjaev, cinayeti tek başına işlediğini ve Dilshod Turdimurotov’un olay sırasında kendisine yardım etmediğini iddia etti. Kamalkhodjaev, Sayyora’nın ölümünün ardından evde bulunan kanlı battaniye ve kıyafetleri poşetlerle dışarı çıkardığını, ancak cesedi kendisinin parçalamadığını öne sürdü. Durdona Khakımova’nın öldürülmesiyle ilgisinin bulunmadığını ve diğer sanığın kendisinden yardım istediğini belirterek valizi birlikte taşıdıklarını söyledi. Dilshod Turdimurotov ise Durdona Khakımova’yı “namus meselesi” nedeniyle öldürdüğünü kabul etti. Cesedi parçaladığını söyleyen Turdimurotov, yaptığı eylemlerden dolayı pişman olduğunu ve en ağır cezayı hak ettiğini ifade etti. Sanıkların duruşmadaki beyanları birbirleriyle örtüşmezken, mahkeme heyeti dosyadaki delilleri ve savcılığın esas hakkındaki mütalaasını değerlendirdi. Savcı iki sanık için de ağırlaştırılmış müebbet istedi Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, Dilshod Turdimurotov ile Gofurjon Kamalkhodjaev’in “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca sanıkların “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan da ikişer kez 7’şer yıl hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, yargılamanın sonunda her iki sanığı da iki ayrı cinayet nedeniyle 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar ayrıca “kişinin ölmesinden yararlanarak konutta hırsızlık” suçundan 2’şer kez 7’şer yıl hapis cezası aldı. İddianamede cinayetlerin ayrıntıları yer aldı Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların birlikte hareket ederek önce Sayyora Ergashaliyeva’yı bıçakla öldürdükleri ve cesedini parçaladıkları belirtildi. İddianamede, cesedin baş, ayak ve kollarının çöp poşetleri içerisinde olayın yakınındaki konteynerlere, ana gövdenin ise Fatih’te bir caminin yakınındaki çöp kutusuna bırakıldığı aktarıldı. Daha sonra aynı eve dönen sanıkların Durdona Khakımova’yı da bıçakla öldürdükleri, cesedini parçaladıktan sonra çöp poşeti ve valizle farklı bir noktadaki konteynere bıraktıkları ifade edildi. Savcılık iddianamesinde iki sanığın eylemleri birlikte gerçekleştirdiği değerlendirilirken, her iki sanık hakkında iki ayrı cinayetten ağırlaştırılmış müebbet ve hırsızlık suçundan ayrıca hapis cezası talep edilmişti.

Girne'deki gemi faciasında 9 şüphelinin tutukluluğu uzatıldı Haber

Girne'deki gemi faciasında 9 şüphelinin tutukluluğu uzatıldı

Şüpheliler, "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme" suçlaması kapsamında yeniden mahkemeye çıkarıldı. Mahkemede soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin bilgi veren tahkikat memuru, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 5 kişinin daha arandığını bildirdi. 239 kişi kurtarıldı, 14 kişinin aranmasına devam ediliyor Tahkikat memuru, kazanın ardından gemide bulunan 239 kişinin kurtarıldığını, 14 kişinin cansız bedenine ulaşıldığını ve 14 kayıp kişinin bulunması için arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Otopsi işlemleri tamamlanan cenazelerde ölüm nedeninin suda boğulma olarak tespit edildiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında bugüne kadar 294 kişinin ifadesinin alındığı belirtildi. Ayrıca geminin 2003 yılında karıştığı kazaya ilişkin hazırlanan raporların tercüme edilerek incelenmesinin planlandığı kaydedildi. Kayıp yolcunun gönderdiği görüntü soruşturmaya girdi Mahkemede verilen bilgiler arasında, kayıp yolculardan birinin kaza sırasında ailesine gönderdiği görüntüler de yer aldı. Tahkikat memuru, söz konusu videoda geminin sol kızağının koptuğunun açık şekilde görüldüğünü ve geminin bu duruma rağmen seyrine devam ettiğinin tespit edildiğini söyledi. Görüntünün yanı sıra kazanın meydana geliş şekli, geminin teknik durumu ve sefer sırasında alınan kararların da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Kaptan ve mürettebatın belgeleri Türkiye'den bekleniyor Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de gemi kaptanı ve mürettebatın sahip olduğu belgeler oldu. Tahkikat memuru, kaptan ve mürettebata ilişkin Türkiye'den talep edilen resmi evrakın henüz ulaşmadığını ifade etti. Belgelerin teslim alınmasının ardından mevcut bilgilerle karşılaştırmalı inceleme yapılacağı bildirildi. Soruşturma kapsamında geminin geçmişine ilişkin belgelerin de incelenmesiyle kazaya neden olan şartların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Şüpheli avukatları suçlamaları kabul etmedi Duruşmada savunma yapan şüpheli avukatları ise kazanın müvekkillerinin tedbirsizliği veya dikkatsizliğinden kaynaklanmadığını ileri sürdü. İkinci kaptanın avukatı, müvekkilinin kendisine verilen görevleri yerine getirdiğini savunarak, ikinci kaptanın olay kapsamında şüpheli yerine tanık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 9 şüphelinin tutukluluğu 7 gün daha sürecek Mahkeme, soruşturmanın selameti ve devam eden adli işlemleri gerekçe göstererek 9 şüphelinin tutukluluk halinin 7 gün daha sürmesine karar verdi. Soruşturma kapsamında 5 kişinin daha arandığı bildirilirken, Türkiye'den beklenen resmi belgelerin ulaştırılması ve geminin geçmişine ilişkin raporların incelenmesinin ardından soruşturmanın kapsamının genişlemesi bekleniyor. Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasında hayatını kaybedenlerin ve kayıp kişilerin yakınlarının bekleyişi sürerken, arama-kurtarma faaliyetleri ile adli soruşturmanın eş zamanlı olarak devam ettiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.