Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Lübnan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı' Haber

Macron, Körfez liderleriyle görüştü: 'Hürmüz Boğazı koşulsuz açılmalı, ABD ve İran uzlaşmalı'

Macron, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, bölge liderleriylegerçekleştirdiği temaslarda ortak bir mesaj verdiğini belirterek, "ABD ile İran arasında hızla biranlaşmaya varılması elzemdir. Bu fırsat derhal değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Önceliğin ateşkesin tamamlanması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olduğunukaydeden Macron, "Hürmüz Boğazı'nın hiçbir ön koşul olmaksızın, uluslararası hukuka uygunşekilde derhal yeniden açılması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Macron, ateşkesin ardından İran'ın nükleer ve balistik programları ile bölgesel istikrar konularınıkapsayan kapsamlı bir anlaşma için müzakerelerin sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Fransa'nın sürece katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulayan Macron, ülkesinin İngiltere ileoluşturduğu bağımsız çok uluslu misyon aracılığıyla deniz trafiğinin yeniden başlamasınadestek verebileceğini, ayrıca nükleer müzakerelere teknik katkı sağlamaya hazır olduğunuifade etti. Bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi için ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam edeceklerinikaydeden Macron, Fransa'nın gerekli bir bölgesel güvenlik çerçevesinin oluşturulmasına katkısunacağını belirtti. Lübnan'daki gelişmelere de değinen Macron, bölgesel istikrarın sağlanmasının Lübnan'danbaşlaması gerektiğini vurgulayarak, "Tüm silahların kalıcı olarak susması aciliyet arzetmektedir" dedi. Macron, Lübnan'da yaşanan gerilime ilişkin ise "Şu anda Lübnan’ın güneyinde yaşanmaktaolan büyük gerilimi hiçbir şey haklı çıkaramaz" ifadelerini kullanarak, Fransa'nın Lübnan'ınegemenliğini ve toprak bütünlüğünü güçlendirme çabalarına destek vermeyi sürdüreceğinikaydetti.

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın Haber

Hakan Fidan : ABD-İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın

Hürmüz Boğazı, nükleer müzakerelerin önüne geçti Türkiye'nin de destek verdiği arabuluculuk sürecine değinen Fidan, tarafların öncelikle HürmüzBoğazı'nın yeniden açılması meselesini çözüme kavuşturduğu takdirde nükleer görüşmeleregeçileceğini öngören bir yol haritası üzerinde mutabık kaldığını vurguladı. "Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi" diyen Fidan, boğazdakiablukanın hem ABD hem de İran üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, enerji ve gıda güvenliğibaşta olmak üzere uluslararası yansımalarının son derece ağır olduğunu söyledi. Fidan, ABD ileİran'ın çatışmayı sona erdirmesi halinde Gazze'ye yönelik barış görüşmelerinin de ivmekazanabileceğini ekledi. "İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" İsrailli siyasetçilerin Türkiye'yi "gelecekteki stratejik bir tehdit" olarak nitelendirmesine serttepki gösteren Fidan, Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan'daki işgal politikalarına dikkatçekerek şunları söyledi: "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaçduyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail'in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazlatoprak." Fidan, "Uluslararası toplumun İsrail'in yalnızca bölgesel değil, küresel düzeni deistikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor" diyerek uluslararası toplumu harekete geçmeyedavet etti. Ortadoğu için "bölgesel platform" önerisi Kalıcı istikrarın ancak iş birliğine dayalı bir bölgesel yapıyla sağlanabileceğini savunan Fidan,Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bir platformönerdi. Fidan, şartlar normalize oldukça İran'ın da bu yapıya dahil olabileceğini, İsrail'in 1967sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ise ileride platforma katılımının mümkünolabileceğini belirtti. "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılıkgöstermelidir. Devletlerin önlerinde gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsatbulunuyor" diyen Fidan, İsrail'in güvenliğinin de böyle bir çözüm sürecinde bölge ülkelerincebüyük ölçüde destekleneceğini vurguladı. "Tüm hazırlıklarımızı Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" Temmuz ayında Ankara'da düzenlenecek NATO zirvesine de değinen Fidan, Japonya, GüneyKore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik ortaklarının liderlerini de ağırlamakistediklerini, bu konuda NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte çalışıldığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı sorusuna iyimser yaklaşan Fidan,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğinive Trump'ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye gelmeyeceğine dair bir ifade kullanmadığınıaktardı. "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump'ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz"diye konuşan Fidan, zirve öncesinde Hint-Pasifik ülkelerine davetlerin gönderilmesinin degündemde olduğunu kaydetti.

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık Haber

Muhsin Rizai: ABD ve İsrail’in bölge planlarını hayata geçiremeyeceğini kanıtladık

İran’ın nüfuzlu askeri ve siyasi figürlerinden biri olan eski Devrim Muhafızları Komutanı MuhsinRizai, bir mülakatta ABD ve İsrail’in Ortadoğu stratejilerini değerlendirdi. Rizai, Washington ve Tel Aviv’in bölgesel çıkarlarının birbiriyle paralel olduğunu belirterek, heriki yönetimin de bölgede yeni bir sistem dayatmak için İran’ı saf dışı bırakmayı zorunlugördüğünü iddia etti. "İran var oldukça haritayı değiştiremezler" İran'ın mevcut konumunu koruduğu müddetçe bölge haritasının değiştirilmesinin "imkansız"olduğunu savunan Rizai, "Onlar, bölgede yeni bir düzen kurabilmek için öncelikle İran'ı ortadankaldırmaları gerektiğine inanıyorlar. Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik saldırılar, asıl büyükhedefleri olan İran'ı ele geçirmek için sadece birer başlangıçtı" ifadelerini kullandı. "Trump petrolün, Netanyahu toprağın peşinde" ABD ve İsrail’in çıkarlarının "petrol ve toprak" ekseninde birleştiğini öne süren Muhsin Rizai, şuiddialarda bulundu: "İsrail; Suriye'nin güneyi, Lübnan'ın güneyi ile Ürdün ve Irak'ın bir bölümünü kapsayan dahafazla toprağı işgal etme peşinde. Donald Trump ise öncelikle İran, Körfez ve Kafkasya'dakipetrol ve gaz kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Trump’ın bu yaklaşımı Venezuela stratejisinebenziyor; oraya da sadece petrol için odaklanmıştı." Bölgesel iş birliği çağrısı İran'ın bu planların uygulanmasına izin vermeyeceğini kanıtladığını belirten Rizai, bölgeülkelerine dış müdahalelerden bağımsız bir güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Rizai, "Bölge ülkeleri küresel barış ve güvenliği korumak için kendi aralarında bir birlikoluşturmalı. Ancak birlikte hareket ederek adil ve eşitlikçi bir barışı tesis edebiliriz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un Osmanlı İmparatorluğu tarafındanfethinin 573. yıl dönümünde Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda açıklamalardabulundu. “İstanbul'un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil,dünyanın göz bebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir” diyen Erdoğan, “İstanbul'unfethi can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllar sürecek bir huzur ve güvenlikortamının tesis edilmesidir. İstanbul'un fethi her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadargösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir” şeklinde konuştu. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “İstanbul'un fethi coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine kıyamete kadarsönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul'un fethi Ayasofya dahilmabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayatbulmasıdır. İstanbul'un fethi, iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan birgüneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul'un fethi, yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bununiçin hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin, dünya tarihinde örneği görülmeyenbir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul'un fethi bu topraklarda Malazgirt'lebaşlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır.” 1071'den bu yana bizim vatanımız İstanbul ise 1453'den bu yana Türk İstanbul olarakmilletimizin göz bebeği iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var.İstanbul'un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesindenbir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride, gerekse dışarıda ama buldukları herfırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Her kim 'zulüm1453'te başladı' diyorsa maskesini indirin altından 1453'te mücadele ettiğimiz karanlık yüzlerçıkacaktır." Her kim 'İstanbul'un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı'da okunan Kur'an'ı, Ayasofya'daokunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim, İstanbul'da inşa ettiğimiz yüksek medeniyetigörmezden gelerek 'göçebe barbarlar Anadolu'daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerininikaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Erdoğan, “Fatih Sultan Mehmet'in bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmayadevam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleriparçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız. İstanbul'ungeleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Dünyamız ve bölgemiz gereksiyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan Çok ciddi kırılmalar yaşıyor.Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze'den Sudan'a,Yemen'den Lübnan'a, yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim, aynı kirli oyunun farklısahnelerine tanık oluyoruz” diye konuştu.

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi Haber

ABD ile İran arasında ‘ateşkes’ krizi

İran ile ABD arasında 8 Nisan’dan bu yana Pakistan arabuluculuğunda yürütülen ateşkessüreci, son 48 saatte yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle kopma noktasına geldi. Tahran yönetimi, dün gece Hürmüzgan eyaletindeki füze depoları ve mayın gemilerinin hedefalınmasını "ateşkesin ağır ihlali" olarak nitelendirdi. Askeri hareketlilik: İHA düşürüldü, F-35’e ateş açıldı İran Devrim Muhafızları Ordusu, hava sahasını ihlal eden bir ABD insansız hava aracını (İHA)düşürdüklerini ve bir F-35 savaş uçağına ateş açtıklarını duyurdu. Öte yandan Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), Umman açıklarında birtankerde patlama yaşandığını ancak gemi ve mürettebatın güvende olduğunu rapor etti. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, saldırıları doğrulayarak, "ABDkuvvetleri, İran tehditlerine karşı güçlerimizi korumak amacıyla Güney İran’da meşru müdafaasaldırıları düzenlemiştir" açıklamasında bulundu. Mücteba Hamaney’den bölge ülkelerine uyarı İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney, Kurban Bayramı vesilesiyle yayımladığı mesajda bölgeülkelerine sert uyarılarda bulundu. Hamaney, komşu ülkelerin Washington’un askeri üslerine ev sahipliği yapmaktan vazgeçmesigerektiğini belirterek, "ABD’nin artık bu bölgede güvenli bir sığınağı kalmamıştır ve her geçengün eski nüfuzundan uzaklaşmaktadır" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı da Hürmüzgan bölgesindeki saldırılara sessiz kalmayacaklarını ve "ABDterör ordusunun" bu saldırılarının yanıtsız bırakılmayacağını vurguladı. Katar’da diplomatik trafik: 24 milyar dolarlık pazarlık Gerilim tırmanırken, diplomatik çözüm arayışları Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının uluslararası hukuka aykırıve kabul edilemez olduğunu yinelerken, "Katar’da görüşmeler devam ediyor. Sonucaulaşacağımıza inanıyorum ancak bu birkaç gün sürebilir" diyerek diplomasi kapısını açıkbıraktı. İran tarafı ise ateşkesin kalıcı hale gelmesi için dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlığınınserbest bırakılmasını şart koşuyor. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçı ve AbdülnasırHemmati ile birlikte 25 Mayıs’ta bu konuyu müzakere etmek üzere Katar’daydı. Anlaşma uyarınca Tahran, ilk aşamada 12 milyar doların derhal serbest bırakılmasını talepediyor. İsrail ve Lübnan faktörü Müzakerelerin önündeki en büyük engellerden biri de İsrail’in Lübnan’daki tutumu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun "Hizbullah’ı ezme" konusundaki kararlılığınıyinelemesi, Tahran’ın tepkisine neden oluyor. İran, varılacak herhangi bir barış anlaşmasının Lübnan’daki saldırıların durdurulmasını dakapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz Haber

Netanyahu: Lübnan’daki askeri operasyonları yoğunlaştırıyoruz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bugün yaptığı açıklamada, Lübnan cephesine ilişkin yeniaskeri talimatları paylaştı. Netanyahu, ordunun Lübnan’daki operasyon sahasınıgenişleteceğini ve saldırıların yoğunlaşacağını vurguladı. "Güvenli bölgeyi genişletiyoruz" İsrail güçlerinin halihazırda Lübnan toprakları içerisinde mevzilendiğini hatırlatan Netanyahu,"Kendi talimatım, Savunma Bakanı’nın talimatı ve Genelkurmay Başkanlığı ile varılanmutabakat çerçevesinde Lübnan’daki operasyonlarımızı yoğunlaştırıyoruz. Lübnantopraklarındaki güvenli bölgemizi daha da genişleteceğiz" ifadelerini kullandı. Barış müzakerelerine Lübnan engeli Netanyahu’nun bu çıkışı, bölgesel diplomasi trafiğinin en kritik aşamasında geldi. İran ile ABDarasında süregelen nükleer ve barış müzakerelerinde Tahran yönetiminin en temel şartlarındanbiri; Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın tamamen durdurulmasıydı. İsrail’in operasyonları tırmandırma kararı, Washington-Tahran hattındaki anlaşma umutlarınıgölgeleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hizbullah: İsrail mevzilerini vurduk Öte yandan Hizbullah, İsrail’in tırmandırma kararına saldırılarla yanıt verdiğini duyurdu. Örgütten yapılan açıklamada, Güney Lübnan sınır hattı boyunca konuşlu bulunan birçok İsrailaskeri noktasına yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) kapsamlı saldırılar düzenlendiğisavunuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı

Vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan Erdoğan, bayramın Türkiye, İslam dünyası ve insanlıkiçin barış, huzur ve dayanışmaya vesile olmasını diledi. “İsrail bölgedeki faaliyetlerini sürdürüyor” Erdoğan, mesajında Ortadoğu’daki gelişmelere de değinerek, İsrail’in ateşkese rağmen Gazze,Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan’da operasyonlarını ve yerleşim faaliyetlerini sürdürdüğünüsöyledi. Bölgedeki çatışma ve krizlerin etkilerinin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı kalmadığını belirtenErdoğan, enerji, tarım, ticaret, ulaşım ve ekonomi gibi birçok alanda sonuçlarının hissedildiğiniifade etti. “Türkiye istikrar adası olarak öne çıkıyor” Erdoğan, savaşlar ve krizlerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin ekonomi, altyapı, kurumsalkapasite ve iç siyasi bütünlüğüyle öne çıktığını savundu. 23 yıldır uygulanan politikaların sonuçlarının özellikle savunma sanayii başta olmak üzereçeşitli alanlarda görüldüğünü belirten Erdoğan, Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün 238milyar dolardan 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını, yıllık ihracatın 36 milyar dolardan 276 milyardolara yükseldiğini söyledi. Savunma ve havacılık ihracatının da 248 milyon dolardan 10 milyar dolar seviyesini aştığınıkaydeden Erdoğan, Türkiye’nin önemli bir ekonomik ve sanayi dönüşümü yaşadığını dilegetirdi. “Yeni dönemin parlayan yıldızlarından biri Türkiye olabilir” Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ve bölgesel belirsizliklerin azalmasının ardından Türkiye’ninyeni dönemde öne çıkan ülkelerden biri olabileceğini ifade etti. Bu çerçevede barış sürecine işaret eden Erdoğan, sürecin hem Türkiye’nin geleceği hem debölgesel istikrar açısından stratejik önem taşıdığını söyledi. Söz konusu sürecin, ülke içinde güvenlik ve huzurun güçlenmesine, ülke dışında ise“emperyalist oyunların bozulmasına” katkı sunduğunu belirten Erdoğan, sürecin dikkatlibiçimde sürdürüldüğünü kaydetti. “Türkiye’ye ekonomik maliyetinin 2 trilyon doları aştığını” söylediği terör sorununu sonaerdirme konusunda kararlı olduklarını belirten Erdoğan, “Yola devam ediyoruz” mesajı verdi. Trafik uyarısı ve hac mesajı Mesajının sonunda hac ibadeti için kutsal topraklarda bulunanlara iyi dileklerini ileten Erdoğan,bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşlara da trafik kurallarına ve hız limitlerine uyma çağrısıyaptı.

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti Haber

Lübnan: İsrail saldırısında 11 sivil hayatını kaybetti

Lübnan resmi medyası ve Sağlık Bakanlığı, ateşkesin yürürlükte olduğu bir dönemde İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü duyurdu. Özellikle ülkenin güneyindeki yerleşim birimlerini hedef alan bombardımanlar, büyük bir sivil can kaybına yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, cumartesi günü güneydeki Sir el-Garbiye köyüne düzenlenen hava saldırısı "katliam" olarak nitelendirildi. Bakanlık, saldırıda 1 çocuk ve 6 kadının dahil olduğu toplam 11 kişinin hayatını kaybettiğini, 4’ü çocuk olmak üzere 9 kişinin de yaralandığını bildirdi. Tahliye uyarıları ve yıkım Saldırıların şiddetlenmesiyle birlikte İsrail ordusu; Lübnan'ın güneyi ve Bekaa Vadisi'ndeki 10’dan fazla köy için acil tahliye uyarısı yayınladı. Yerel kaynaklar, Nabatiye şehrindeki Lübnan Sivil Savunma merkezinin de İsrail bombardımanı sonucu tamamen yıkıldığını aktardı. Siyasi cephe: İran şart koştu, büyük değişim kapıda Diplomatik cephede ise Hizbullah Milletvekili Hasan Fadlallah, bölgede "büyük değişimlerin" yaşandığını ifade etti. Fadlallah, İran’ın ABD ile yürüttüğü müzakerelerde, Lübnan’daki savaşın tamamen durdurulmasını anlaşmanın ana şartı haline getirdiğini belirtti. Hizbullah lideri Naim Kasım’ın, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’den bir mesaj aldığı ve İran’ın yeni önerisinin "Lübnan’ın bölgesel kapsamlı ateşkese dahil edilmesini" öngördüğü kaydedildi. Fadlallah, "Savaş sadece İran'da değil, başta Lübnan olmak üzere tüm bölgede duracak. Lübnan makamları bu bölgesel korumadan yararlanmalı" çağrısında bulundu.

Reuters : ABD ile İran taslak üzerine anlaştı Haber

Reuters : ABD ile İran taslak üzerine anlaştı

Cumartesi günü ABD, İran ve Pakistan, üç aydır süren savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerde önemli ilerleme kaydedildiğini açıkladı. İslamabad ise arabuluculuk rolü üstleniyor. Pakistan ordusu, Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in Tahran’da İranlı üst düzey yetkililerle görüşüp ülkesine dönmesinin ardından yapılan görüşmelerin “umut verici” sonuçlar verdiğini duyurdu. Reuters’a konuşan iki Pakistanlı kaynağa göre, şu anda üzerinde görüşülen anlaşma “savaşı sona erdirmeye yönelik kapsamlı ve iyi bir anlaşma.” ABD’de yayımlanan Washington Times gazetesi de bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran ile ABD’nin Cumartesi günü bir taslak üzerinde uzlaştığını ve anlaşmanın Pazar günü resmen duyurulmasının beklendiğini yazdı. Anlaşmanın detayları Reuters’ın aktardığı bilgilere göre anlaşma taslağı üç aşamadan oluşuyor: 1- Savaşı sona erdirme: Savaşın resmen sona erdiğinin ilan edilmesi ve taraflar arasındaki saldırıların durdurulması. 2- Hürmüz Boğazı krizinin çözülmesi: Stratejik su yolunun gemi trafiğine yeniden açılması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ambargoları kaldırması. 3- Yeni müzakerelerin başlatılması: Tarafların nükleer mesele gibi büyük sorunlar üzerine daha derin görüşmelere başlaması için 30 günlük bir sürenin belirlenmesi. Bu sürenin uzatılabileceği de belirtiliyor. Reuters, tarafların taslak üzerinde anlaşması halinde Kurban Bayramı’nın (Cuma günü sona eriyor) hemen ardından yeni görüşmelerin başlayacağını aktardı. Washington Times’a konuşan kaynak ise tarafların uzlaştığını ve yalnızca anlaşmanın duyurulmasının kaldığını söyledi. ABD ve İran’ın şartları ABD ne istiyor? ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ülkesinin şartlarını yineledi: İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalı.Zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmeli.Hürmüz Boğazı hiçbir vergi veya ücret alınmadan yeniden açılmalı. İran ne istiyor? Tahran ise barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirmenin kendi hakkı olduğunu ve nükleer silah üretme niyetinin bulunmadığını söylüyor. Buna karşılık İran: Hürmüz Boğazı üzerinde denetim hakkı talep ediyor.ABD’nin limanlara yönelik ambargoları kaldırmasını istiyor.Petrol satışına yönelik yaptırımların sona erdirilmesini talep ediyor. İran ayrıca Lübnan’da İsrail ile Hizbullah arasında süren savaşın da sona ermesini istiyor. Trump’ın tehditleri ve İran’ın hazırlıkları Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi nedeniyle ABD içinde eleştirilerle karşı karşıya kalan ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü savaşın yeniden başlayıp başlamayacağı ya da anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda nihai kararını verecek. Trump, “Ya iyi bir anlaşma yaparız ya da onları cehenneme gönderirim” dedi. Bu kapsamda Trump’ın Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Mısır, Türkiye ve Pakistan liderleriyle telefon görüşmeleri yaptığı belirtildi. Buna karşılık İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, İran müzakere heyetine başkanlık ettiğini belirterek ABD’ye hiçbir zaman güvenmediklerini söyledi. Galibaf, ABD’nin “akılsızlık yaparak” savaşı yeniden başlatması halinde İran’ın bu kez “çok daha sert ve acı” bir karşılık vereceği uyarısında bulundu. Savaşın haftalardır sürmesine rağmen İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını, füzelerini, insansız hava araçlarını ve Hizbullah gibi müttefik güçlerini korumayı başardığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.