Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Likidite

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Likidite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Likidite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatıyla “Fon Koordinasyon Kurulu” kuruldu Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatıyla “Fon Koordinasyon Kurulu” kuruldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında ekonomi kurmayları ve ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katılımıyla bir eşgüdüm toplantısı yapıldı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre toplantıda, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği, ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar ve alınan/alınacak tedbirler hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verildiği bildirildi. YATIRIMCI HAKLARI VE HIZLI ÖDEME ÖNCELİĞİ Açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirterek, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yatırımcıların haklarının korunmasının ve ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yapılmasının temel öncelik olduğunu vurguladı. “FON KOORDİNASYON KURULU” OLUŞTURULDU Toplantı sonrası yapılan bilgilendirmede, tasfiye sürecinin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek hızlı biçimde yürütülmesi için, genel koordinasyonu sağlamak üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında “Fon Koordinasyon Kurulu” oluşturulduğu belirtildi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) da sermaye piyasalarında son dönemde meydana gelen yatırım fonu işlemlerine yönelik inceleme ve denetim sürecini başlattığı aktarıldı. ŞİRKET DEVİRLERİ VE ÖDEME YOL HARİTASI GÜNDEMDE Toplantıda, Katılımevim ve Birevim Tasarruf Finansman Şirketleri ile İktisat Katılım Bankası’nın Türkiye Emlak Katılım Bankası’na devrine ilişkin yürütülen süreç hakkında da bilgi verildi. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu’nun, tasfiye kapsamındaki fonlarda mal varlığı ve likidite durumuna göre, hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sunduğu kaydedildi. Açıklamada, yalnızca mevcut sorunun çözülmesinin değil, benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek ilave idari ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda da kararlılık ortaya konulduğu ifade edildi.

Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında hükümete destek verdi Haber

Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında hükümete destek verdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sermaye piyasalarına ilişkin yürütülen soruşturma ve son gelişmeler hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, finansal piyasalarda istikrarın korunması ve piyasa bozucu işlemlere karışanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. “HÜKÜMETİMİZİN ARKASINDAYIZ” İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada çok sayıda gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığını hatırlatan Bahçeli, ekonominin sınırlı bir bölümünde meydana gelen gelişmelerin finansal sisteme sirayet eden bir risk oluşturmadığı yönündeki değerlendirmelere dikkat çekti. Finansal İstikrar Komitesi’nin piyasaların ihtiyaç duyduğu likidite başta olmak üzere gerekli tedbirleri aldığını belirten MHP lideri Bahçeli, sürecin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için gereken adımların atıldığını ifade etti. Bahçeli, yazılı açıklamasında, “Hükümetimizce olayın üzerine kararlılıkla gidilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Alınan kararları destekliyoruz. Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız" dedi. “KAMU MALINA EL UZATAN HESAP VERMELİ” Piyasa manipülasyonu, borsa oyunları ya da belediyelerdeki yolsuzluklar üzerinden milletin hakkına el uzatan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin kararlı tavrını desteklediklerini belirterek, devletin ekonomik güvenliği konusunda tereddüde yer olmadığını vurguladı. “TÜRKİYE’Yİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYA FIRSAT VERİLMEYECEK” Türkiye’nin ekonomi, diplomasi ve siyasette önemli bir ivme kazandığı bir dönemde, ülkenin huzurunu hedef alan girişimlere izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, açıklamasında, yaşananların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı yıpratmaya dönük bir kampanyaya dönüştürülmek istendiğini savundu. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi milletimizin hak ve hukukunu sonuna kadar korumaya kararlıdır. Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır ve endişeye de gerek bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu Haber

TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı sabit tutarken, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabitledi. “ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDE GERİLEME VAR” TCMB açıklamasında, aylık dalgalanmalara karşın son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergelerin, enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin veriler ile arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının, iç talepteki zayıf seyri teyit ettiği ifade edildi. Buna karşın, jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı. Fatih Karahan başkanlığındaki toplantı sonrası Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini bildirdi. Açıklamada, politika faizine ilişkin adımların; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceği kaydedildi. Kurul, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılacağını bildirdi. LİKİDİTE VE KREDİ PİYASALARI YAKINDAN İZLENECEK Açıklamada, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi. Likidite koşullarının yakından izlenmeye devam edileceği de ifade edildi. Banka, politika kararlarının enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde alınacağını kaydetti.

Borsa İstanbul’da açığa satış işlemleri yasaklandı Haber

Borsa İstanbul’da açığa satış işlemleri yasaklandı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son dönemde bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin sermaye piyasaları üzerindeki olası olumsuz etkilerini en aza indirmek için bir dizi ihtiyati tedbir kararı aldı. SPK tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi “Bu sebeple, 02.03.2026 tarihinden 06.03.2026 tarihi seans sonuna kadan, Borsa İstanbul AS pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına, kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına karar verilmiştir” Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Borsa İstanbul pay piyasasında açığa satış işlemlerini geçici olarak yasaklama kararını değerlendirdi. Işıl, söz konusu kararın genel nitelikte bir açığa satış yasağı olduğunu ve SPK tarafından alınan bir tedbir olarak Borsa İstanbul pay piyasalarında uygulanacağını belirtti. Karar kapsamında, 2 Mart 2026’dan 6 Mart 2026 seans sonuna kadar açığa satış işlemlerinin yasaklandığını hatırlatan Işıl, düzenlemenin jeopolitik risklerin arttığı ve piyasalarda volatilitenin yükseldiği bir dönemde devreye alındığına dikkat çekti. Doç. Dr. Işıl’a göre bu adım, piyasalarda satış baskısını artırabilecek mekanizmaları geçici olarak yavaşlatmayı hedefliyor. Açığa satış işlemlerinin yüksek oynaklık dönemlerinde negatif geri besleme etkisi yaratabildiğini belirten Işıl, “Fiyat düşerken teminat baskısı artabilir, zorunlu satışlar devreye girebilir ve bu da düşüşü hızlandırabilir. SPK’nın amacı fiyat hareketlerini ortadan kaldırmak değil, paniğe dönüşebilecek mikro yapı dinamiklerini kısa süreliğine frenlemek.” dedi. Kararın yalnızca klasik açığa satış işlemlerini değil, gün içinde sahip olunmadan satılıp aynı gün kapatılan ve açığa satışa benzeyen işlemleri de kapsadığına işaret eden Işıl, bu tür işlemlerin takibinin yatırım kuruluşlarının sorumluluğunda olduğunun vurgulandığını ifade etti. Kredili işlemlerde esneklik vurgusu Işıl, aynı düzenleme paketi içinde kredili işlemlerde özkaynak oranına ilişkin esneklik sağlandığını da belirtti. Bu adımın sert düşüş anlarında teminat kaynaklı zorunlu satışları azaltmaya yönelik bir tampon işlevi görebileceğini kaydeden Işıl, böylece piyasadaki zincirleme satış riskinin sınırlandırılmasının amaçlandığını dile getirdi. TCMB Adımlarıyla Birlikte Okunmalı Işıl, kararın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son dönemde attığı adımlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. TCMB’nin daha çok kur, likidite ve enflasyon beklentileri kanalını yönetmeye odaklandığını ifade eden Işıl, SPK’nın ise pay piyasasında oynaklığı ve satış ivmesini sınırlamaya dönük bir piyasa düzeni tedbiri aldığını belirtti. “Bir tarafta TL’nin taşıma maliyeti ve döviz piyasası dengesi, diğer tarafta hisse piyasasında güven ve istikrar hedefleniyor” diyen Işıl, düzenleyici kurumların eş zamanlı adımlarının piyasa bütünlüğünü korumaya yönelik olduğunu vurguladı. Marmara Üniversitesi Finansal Bilimler Fakültesi Bankacılık Bölümü Öğretim Üyesi Gökhan Işıl, açığa satış yasağının kısa vadede düşüşü frenleyebileceğini ancak likiditeyi azaltma ve alış-satış farklarını (spread) genişletme riski taşıdığını da dile getirdi. Hedge ihtiyacı bulunan yatırımcıların bir kısmının türev piyasalara yönelebileceğini belirten Işıl, bu tür yasakların genellikle kısa süreli uygulandığını hatırlattı. Işıl, “Bu tür tedbirler genellikle yangın anında piyasanın aşırı tepkisini sınırlamak için devreye alınır” açıklamasını yaptı.

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış Haber

Asgari Ücrette İş Dünyası’nın Beklentisi Yüzde 25-30’luk Artış

Asgari ücret görüşmeleri başlıyor. 2026 için asgari ücretin ne kadar artırılacağı merak edilirken, yılda iki defa artış yapılması da gündemde. Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. 2026 yılı için asgari ücretin belirleneceği görüşmeler tartışmaların odağında başlıyor. İş dünyası temsilcileri artış oranının sadece büyüklüğünden değil, zamanlaması ve mali yapılar üzerindeki etkisinden de endişe ediyor. Kurumsal hizmet yönetimi sektöründe geniş bir iş gücünü yöneten Allservice’in Yönetim Kurulu Başkanı ve İK Yöneticisi Ebru Akyüz, asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerinde hem büyüklük hem de süreç vurgusu yaptı. Kasım 2025 enflasyonu: yıllık %31,07 Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı Kasım 2025 TÜFE verilerine göre yıllık enflasyon %31,07, aylık artış %0,87 olarak gerçekleşti. Özel hesaplama yapan bağımsız enflasyon göstergeleri TÜİK verisinin üzerinde rakamlar verirken (ENAG gibi), resmi veri enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini teyit ediyor. Bu enflasyon ortamı, hane halklarının reel gelirini baskılarken, şirketlerin ücret maliyetlerini de artırıyor; dolayısıyla asgari ücrette yapılacak düzenlemeler hem sosyal koruma hem de istihdam dinamikleri için belirleyici olacak. İŞVEREN DESTEK BEKLİYOR Hükümet ve ilgili kurumlarca açıklanan 2025 yılı için uygulanan asgari ücret tutarı brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak kayıtlarda yer alıyor. İşverene maliyet hesaplamalarında ise sektör ve prim yüklerine göre farklılıklar olmakla birlikte PwC ve ilgili kurumların hesaplarına göre işverene toplam maliyet örnekleri yıllık bazda yaklaşık 30–31 bin TL civarında hesaplanıyor. Bu rakamlar, 2026 için planlanacak artışların işverene getireceği ilave yükün büyüklüğünü göstermesi açısından önem taşıyor. “2026 İÇİN RASYONEL ARTIŞ YÜZDE 25–30 BANDI” Asgari ücret artış oranı sorulduğunda Akyüz, üç temel kriterin—enflasyon, şirket maliyetleri ve çalışan yaşam koşulları—birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti: “2026 için en rasyonel artış yüzde 25–30 bandı. Bu oran çalışanı kısmen korur, işverenin maliyet yapısını bir anda bozmaz. Önemli olan tüm tarafların sürdürülebilir bir zeminde buluşması.” Akyüz’e göre bu bant, hem reel ücretleri toparlamaya yönelik bir adım anlamına gelecek hem de şirketlerin ani nakit baskısı ile karşılaşmasını sınırlayacak. İŞVERENLERİN ÖNCELİĞİ: ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Akyüz, iş dünyasının sadece “yüzde” ile ilgilenmediğini; artışın önceden duyurulması, takvime bağlanması ve planlanabilir olması gerektiğini vurguladı: “Bugün işverenlerin en büyük beklentisi öngörülebilirlik. Şirketler ani ve yüksek artışlara hazırlanmakta zorlanıyor. Rakamdan çok sürecin planlanabilir olması önemli.” Geçmiş yıllarda tek seferlik büyük artışların KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı hatırlatılırken, orta yolun bulunmasının istihdamı koruyacağı belirtiliyor. YILDA İKİ ZAM TARTIŞMASI: UYGULANABİLİR AMA MEKANİZMA GEREKLİ Akyüz, enflasyonist dönemlerde yılda iki zammın çalışanları koruyabileceğini ancak bunun şeffaf, önceden belirlenmiş bir takvime bağlanması gerektiğini söyledi: “Yıl içinde güncelleme yapılabilir; ancak bunun mutlaka öngörülebilir bir mekanizmaya bağlanması gerekir. Belirsizliği azaltan her adım hem işçiyi hem işvereni rahatlatır.” Uzmanlar, geçmiş uygulamalardan hareketle çift zammın kısa vadede alım gücünü desteklediğini, ancak işletmelerin likidite planlamasında öngörülemeyen dalgalanmalar yaratabileceğini belirtiyor. DEVLETE İŞVEREN TALEPLERİ: SGK VE VERGİ YÜKÜNDE HAFİFLEME Akyüz, işverenlerin artışla birlikte toplam işçilik maliyetinin paylaşılmasına yönelik taleplerini şu sözlerle özetledi: “İşverenler, SGK primleri ve vergi yüklerinde bir miktar hafifleme talep ediyor. Bu sadece işverenin rahatlaması için değil; istihdamın korunması, kayıt dışılığın önlenmesi ve şirketlerin büyüme kapasitesinin devamı için de önemli.” Resmi veriler ve işletme hesaplamaları, işçiden ve işverenden kaynaklanan sosyal güvenlik maliyetlerinin toplam işçilik maliyetinde belirleyici olduğunu gösteriyor; bu nedenle kamu destek mekanizmalarının kapsamı tartışmanın merkezinde olacak. Akyüz şirket politikalarını anlatırken, ücret belirlerken yalnızca yasal asgari normların değil; motivasyon, verimlilik, sektör ortalamaları ve müşteri memnuniyetinin de göz önünde bulundurulduğunu ifade etti: “Doğru ücret politikası, çalışanın emeğinin karşılığını aldığı; işverenin de sürdürülebilir bir yapıyı koruyabildiği sistemdir. Bu denge sağlandığında hem hizmet kalitesi hem şirket performansı güçlenir.” 2026’DA BELİRLEYİCİ KRİTERLER — ENFLASYON, ÖNGÖRÜ VE KAMU DESTEĞİ Ekonomistler ve sektör temsilcileri, 2026 asgari ücret kararının enflasyonun seyri, kamu maliyesinin destek kapasitesi ve işverenlerin mali dayanıklılığı çerçevesinde alınacağını belirtiyor. Akyüz’ün vurguladığı gibi, izlenecek yol “denge” olacak: çalışan korunacak; ancak işverenlerin iflas, istihdam daralması veya kayıt dışına yönelme risklerine karşı korunması da benzer ölçüde değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.