Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küresel Ticaret

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Küresel Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nı açtı. Halkalı-Kapıkule arası yolcu süresi 1,5 saate indi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı'nı açtı. Halkalı-Kapıkule arası yolcu süresi 1,5 saate indi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’ne katıldı. Törende konuşan Erdoğan, projenin yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa ile bağlantısını güçlendiren stratejik bir hamle olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hattın hizmete girmesiyle birlikte Halkalı–Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresinin 4 saatten 1 saat 30 dakikaya, yük taşıma süresinin ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya düşeceğini söyledi. Demiryolu hattının kapasitesinin de yaklaşık 4 kat artacağını ifade eden Erdoğan, yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona çıkmasının beklendiğini açıkladı. “DEMİRYOLU KAPASİTEMİZİ ARTIRIYORUZ” Kapıkule’nin Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, gar sahasında yol sayısının 23’ten 42’ye, toplam hat uzunluğunun ise 15 bin 675 metreden 51 bin metreye çıkarıldığını belirtti. Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran’da yeni istasyon binaları inşa edildiğini, Kapıkule ve Edirne Gar binalarının yeniden yapıldığını aktaran Erdoğan, Çerkezköy’de de yük istasyonu personel binası ve lokomotif bakım atölyesinin projeye dahil olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni’nde (#TürkiyeHızlanıyor) konuştu: "Ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demiryolu yatırımı olmaktan çıkmış; küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür. Halkalı–Kapıkule hattı; İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere, sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat; inşallah Anadolu’nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye’nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır. Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığım bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını diliyorum." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 9, 2026 “KÜRESEL TİCARET YOLLARININ STRATEJİK HALKALARINA DÖNÜŞTÜ” Ulaştırma yatırımlarının artık yalnızca yol, köprü ve demiryolu projesi olmaktan çıktığını belirten Erdoğan, bu yatırımların küresel ticaret açısından kritik öneme sahip hale geldiğini ifade etti. Halkalı–Kapıkule hattının, İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya’daki organize sanayi bölgeleri ile limanların Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracağını kaydeden Erdoğan, hattın Anadolu’nun üretimini Avrupa’ya bağlayan bir lojistik omurga olacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, projenin Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunacağına inandığını belirterek, hattın hayırlı olmasını diledi.

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor Haber

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor

Sektör temsilcileri, ticari gemilerin çatışmaların hedefi haline gelmesinin deniz taşımacılığı, lojistik maliyetleri ve küresel tedarik zinciri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Karadeniz’de son dönemde ticari gemilere yönelik saldırıların arttığı ve Türk sahipli gemilerin de risk altında olduğu daha önce de gündeme gelmişti. Gemiler Marmara’da beklemek zorunda kalıyor Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının Marmara’daki gemi yoğunluğunu artırdığını belirtti. Can, Türkiye’nin gemi trafiğini takip edebilecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ancak Karadeniz tarafındaki güvenlik koşullarının ticari seferleri ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Normal şartlarda yaklaşık 72 saat içerisinde tamamlanan giriş kontrollerinin ardından gemilerin Karadeniz’e yöneldiğini belirten Can, demirleme alanlarının dolması nedeniyle çok sayıda geminin Marmara açıklarında beklemek zorunda kaldığını ifade etti. Türk sahipli gemiler için risk uyarısı Mustafa Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen gemilere yönelik saldırıların Türk denizcilik sektörünü de etkilediğini savundu. Can’ın verdiği bilgilere göre, son dört aylık dönemde bölgede 206 gemi saldırıya uğradı. Bunların yaklaşık 40'ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğu öne sürüldü. Türk denizcilik sektöründe nehir-deniz tipi olarak kullanılan yaklaşık 150 geminin mevcut koşullar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediğini belirten Can, krizin birkaç ay daha devam etmesi halinde bu filonun ekonomik açıdan ciddi zarar görebileceği uyarısında bulundu. Ancak farklı kaynaklarda Karadeniz’de hedef alınan gemilerin sayısı ve saldırıların taraflara göre dağılımına ilişkin farklı veriler yer alıyor. Bu nedenle söz konusu rakamların sektör temsilcilerinin değerlendirmesi olarak ele alınması gerekiyor. Tanker saldırıları çevre felaketi riski taşıyor Can, özellikle ham petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğramasının yalnızca deniz taşımacılığını değil, çevre güvenliğini de tehdit edebileceğini belirtti. Bir tankerin hasar alması veya batması halinde petrol sızıntısı yaşanabileceğini ifade eden Can, böyle bir durumda Karadeniz’den Türk Boğazları'na uzanabilecek olası kirliliğin ciddi bir ekolojik risk oluşturacağını savundu. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle güvenlik endişelerinin arttığı, daha önce Türk şirketlerine ait gemilerin de çeşitli olaylarda saldırılardan etkilendiği bildirilmişti. Navlun maliyetleri ve enflasyon riski Deniz taşımacılığında güvenli rotaların daralmasının lojistik maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Can, gemilerin daha uzun ve maliyetli alternatif güzergahlara yönelmesinin navlun fiyatlarını yükseltebileceğini, bunun da ithalat ve ihracat maliyetleri üzerinden enflasyonist baskı oluşturabileceğini ifade etti. Ukrayna'nın Karadeniz limanlarındaki ticari trafiğin de güvenlik gerekçeleriyle dönem dönem durma noktasına geldiği daha önce açıklanmıştı. Temmuz ayında Odessa, Çernomorsk ve Yujnıy limanlarında ticari gemi trafiğinin geçici olarak durdurulduğu bildirilmişti. Boğazlardan geçen gemi sayısında düşüş iddiası Mustafa Can, Karadeniz’deki krizin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi sayısını da etkilediğini belirterek, günlük geçişlerin önceki dönemlere göre önemli ölçüde azaldığını öne sürdü. Can, bu durumun Türkiye'nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade etti ve yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceği tahmininde bulundu. Söz konusu gelir tahmininin sektör temsilcisinin öngörüsü olduğu, gerçekleşecek rakamların gemi trafiğinin seyri ve bölgedeki güvenlik koşullarına bağlı olarak değişebileceği belirtildi. “Yeni ticaret koridoru” önerisi Karadeniz’deki ticari hareketliliğin yeniden güvenli hale getirilmesi için çözüm önerisinde bulunan Can, Türkiye öncülüğünde yeni bir ticaret koridoru oluşturulmasını istedi. Daha önce uygulanan Tahıl Koridoru modelinin benzeri bir mekanizmanın ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayabileceğini savunan Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sürece ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Can ayrıca İstanbul Ticaret Odası’nın da denizcilik sektörünün yaşadığı sorunların çözümü konusunda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’deki güvenlik risklerinin devam etmesi halinde deniz taşımacılığındaki aksamanın yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ticaret ve tedarik zincirlerini de etkilemesi bekleniyor.

Trump  yüzde 10'luk yeni bir küresel gümrük vergisi'ni uygulamaya koydu. Haber

Trump yüzde 10'luk yeni bir küresel gümrük vergisi'ni uygulamaya koydu.

Trump yeni gümrük planını, yargıçların Beyaz Saray'ın geçen yıl açıkladığı küresel gümrük vergilerinin çoğunu yasaklamasının hemen ardından açıkladı. Mahkeme, 6-3'lük bir kararla, başkanın yetkilerini aştığına hükmetmişti. Karar, vergilere itiraz eden işletmeler ve ABD eyaletleri için büyük bir zafer oldu ve potansiyel olarak milyarlarca dolarlık gümrük vergisi iadesinin önünü açarken, küresel ticaret ortamına yeni bir belirsizlik de getirdi. Trump, 1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi uyarınca küresel olarak gümrük vergilerini yüzde 10 artıracak bir emri derhal imzalayacağını ve daha fazla gümrük vergisine izin veren haksız ticaret uygulamaları hakkında soruşturma başlatacağını söyledi. Mevcut yasalar uyarınca, Kongre onayına gerek kalmadan ek gümrük vergileri uygulama yetkisine sahip olduğunu iddia etti. Cuma akşamı Trump, Truth Social'da şu paylaşımı yaptı: "Oval Ofis'ten, neredeyse hemen yürürlüğe girecek olan tüm ülkelere yönelik küresel yüzde 10'luk gümrük vergisini imzalamış olmaktan büyük onur duyuyorum." Dakikalar sonra Beyaz Saray, Trump'ın "1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi uyarınca yetkisini kullanarak" "geçici bir ithalat vergisi" uygulama kararı aldığını açıklayan bir bilgi notu yayınladı. Yasama organlarına yasama araştırması ve analizi sağlayan Kongre Araştırma Servisi şunları açıkladı: "1974 Ticaret Yasası'nın 122. maddesi, Başkan'a, 'büyük ve ciddi ABD ödemeler dengesi açıkları' veya 'temel uluslararası ödeme sorunları' yaratan diğer bazı durumları ele almak için gerektiğinde geçici bir ithalat ek vergisi (tarife) de içerebilecek önlemler alma yetkisi vermektedir. 122. madde hiçbir zaman kullanılmamıştır ve bu nedenle mahkemelerin dilini yorumlama fırsatı olmamıştır. Bazı haberlerde bu hükmün, Başkan'a bazı durumlarda ithalata genel tarifeler uygulama yetkisi verdiği belirtilmiştir." Ancak yasa, bu tür gümrük vergilerine sınırlar getiriyor; bu vergiler cumhurbaşkanı tarafından "150 günü geçmeyen bir süre için" uygulanabilir ve "yüzde 15'i aşamaz."

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan: 2026’da enflasyonun yüzde 15-21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz Haber

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan: 2026’da enflasyonun yüzde 15-21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz

TCMB Başkanı Dr. Karahan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir demekte. Nitekim 2025 yılının ilk 3 çeyreğinde, 2023 yılına kıyasla tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise arttığını görüyoruz. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracata katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Yılın son çeyreğine dair göstergelere bakacak olursak sanayi üretimi, son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini, son çeyrekte sürdürdü. 2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Cari açık, üçüncü çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümüyle uyumlu bir şekilde ılımlı seyretti. Bu dönemde cari açığın milli gelire oranı ise ikinci çeyrekteki yüzde 1,3 olan seviyesini korudu. Oranın, son çeyrekte sınırlı ölçüde artsa da yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında ise cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte cari denge üzerinde altın ve enerji fiyatları ile ticaret belirsizlikleri kaynaklı riskler canlılığını koruyor. Dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamını sağlamak için sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Yıl içinde kademeli alımlarımızla APİ portföyünü desteklemeye devam edeceğiz. Son verilere göre basit faiz olarak mevduat, ticari kredi ve ihtiyaç kredisi faizleri sırasıyla yüzde 37,3, yüzde 38,5 ve yüzde 48,2 düzeyindedir. Bu veriler, politika faizi adımlarımızın mevduat ve kredi fiyatlamalarına önemli ölçüde yansıdığını gösteriyor. Altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin etkisini yabancı para mevduat gelişmelerinde de izliyoruz. Bildiğiniz gibi KKM’den çıkış sürecinde yabancı para mevduatta bir miktar artış öngörüyorduk. Bununla birlikte 2025’teki artışın temel belirleyicisinin altın fiyat hareketleri ve bunu takiben Euro-ABD doları paritesindeki yükseliş olduğu görülüyor. 2026 yılında enflasyonun yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğini işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz. 2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarının yanı sıra TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.