Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin’de At Yılı’na girildi Haber

Çin’de At Yılı’na girildi

CGTN muhabiri Damla Wu'ya göre, Bayram kutlamalarının olmazsa olmazı Bayram Galası 1,4 milyar Çin vatandaşı için Bahar Bayramı tüm bayramlar arasında en önemli olanıdır. Farklı bölgelerde farklı kutlamalar yapılmasına rağmen, arife gecesinde Çin vatandaşlarının çoğunluğu ve yurt dışındaki çok sayıda Çinli göçmen, akşam saat 8’den önce televizyon başında toplanır, Çin Medya Grubu’nun (CMG) hazırladığı Bahar Bayramı Galası’nı bekler. Her gala, zengin programlar sunarak, izleyicilere yeni yıl neşesini yaşatır. CMG'nin At Yılı için hazırladığı 2026 Bahar Bayramı Galası, 16 Şubat akşamı saat 20.00'de CCTV’nin televizyon kanalları, dijital platformları ve CGTN’in çok dilli kanalları üzerinden dünya çapında canlı yayınlandı. Gala ayrıca, CMG'ye bağlı Çin Küresel Televizyon Ağı'nın (CGTN) İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça dahil olmak üzere 85 dilde yayın yapan uluslararası platformlarında da izleyicilere ulaştırıldı. CMG tarafından yapılan açıklamaya göre, galayı izleyenlerin sayısı 677 milyonu aştı. Bu yılki galanın teması “Neşe ve mutluluk”. Galada, Çin’in geleneksel kültüründen esinlenerek şarkı, dans, drama, sözel performanslar ve illüzyon gibi çeşitli türleri kapsayan programlar sahnelendi. Teknoloji kullanımında, sahne üzerinde insansı robotlar yer alırken, “CMG Medya GPT 2.0” uygulaması ilk kez içerik üretiminde kullanıldı. Ultra yüksek çözünürlüklü (8K) görüntüleme ve ses teknolojileri, tüm prodüksiyon ve yayın sürecine tam kapasite destek verdi. Bu yılın galası, içeriği bakımından sıradan insanlara odaklandı. Dünya yetenek yarışması şampiyonları ve çiftçi koroları gibi topluluklar sahne aldı. Geçen yıl dünyanın dikkatini çeken insansı robotlar bu yıl da izleyicileri büyüledi. İlki 1983 yılında gerçekleşen bayram galası, bu yıl 44 yaşında. O yıllarda Çin genelinde reform ve dışa açılma politikası yeni uygulanıyordu. Buna paralel olarak, televizyon Çin’de yaygınlaşmaya başladı. Bir TV formatı olan Bahar Bayramı Galası da televizyonun yaygınlaşmasıyla birlikte daha popüler oldu. Bu dönemde ulusal politikalar, kamuoyu ve kişisel psikoloji açısından sürekli değişimler yaşanıyordu. Bu belirsizlikler sürerken halk gelecek günlerdeki refaha dair büyük bir beklenti taşıyordu. Halkın Bahar Bayramı arifesinde toplumca eğlenebileceği, festival tadında bir televizyon programı olan Bahar Bayramı Galası bu görevi üstlendi. O zaman Çin’in yıllık TV üretimi 7 milyona bile ulaşmamıştı, hanelerin yüzde 80’inde televizyon yoktu. Bu nedenle komşular TV sahibi bir ailenin evinde toplanırdı. Zamanla gala, TV teknolojileri ve kültürel gelişimin harmanlandığı bir kültürel şenlik haline geldi. Bahar Bayramı Galası genellikle şarkı ve dans programıyla başlar, galada en çok dans ve şarkıların yanı sıra, geleneksel operalar ve Quyi adıyla bilinen folk sanat programları yer alır. Her gala “Bu Geceyi Unutamamak” şarkısıyla son bulur. CMG Bahar Bayramı Galası’ndan başka, CMG’nin diğer kanalları ve yerel TV kanalları da kendi bayram galalarını hazırladı. Bu galalar bugünden itibaren yayınlanacak. Örneğin, Hebei TV Kanalı’nda Bahar Bayramı için özel bir opera şenliği organize edildi ve bu akşam yayınlandı. Şenlikte Çin’deki 30 çeşit operanın seçkin türleri sahnelendi. Bahar Bayramı’nda Çin genelinde coşku hâkim olurken, insanlar aile buluşması yapmanın yanı sıra, kültürel ve turistik etkinliklere katılır. Ülke genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler düzenleniyor. Müze gezmeyi seven vatandaşlar hem rutin sergiler hem de at konulu özel sergileri izlemek için müzelere akın ediyorlar. Örneğin, başkent Beijing’deki Yasak Kent Müzesi’nin kuzeyinde yer alan Jingshan Parkı’nda At Yılı Saray Koleksiyonundan Seçme Eserler Sergisi bayramdan önce açıldı ve devam ediyor. Burada Beijing Emayesi, yeşim heykel tıraşlığı, Beijing Nakışı, saray halısı, kesme kağıt, enfiye şişe ve porselen gibi geleneksel eşyaları görmek mümkün. Ancak müze ziyareti için önceden rezervasyon yaptırmak lazım. Başkent Beijing’de bulunan Çin Seddi’nin Badaling Bölümü bugünden itibaren her akşam saat 6 ile 9 arasında ziyarete açılacak. Seddin bu bölümü binden fazla fenerle süslendi. Ejderha dansı ve aslan dansı gibi yöreye özgü programlar ve maddi olmayan kültür miraslarının tanıtım programları sahnelenecek. Güney Çin’deki Guangxi Zhuang Özerk Bölgesi’nin başkenti Nanning’de Zhuang etnik grubunun geleneksel desenlerini modern tasarımla harmanlayan Zhuang Brokarı ürünleri, özellikle at figürlü ürünler, bayram tüketiminde moda oldu. Zhuang Brokarı eskiden sadece müzede sergileniyordu. Serbest ticaret limanına evsahipliği yapan Hainan eyalet yönetimi, 35 gösteri organize etti. Hainan sadece yerel operaları sahnelemekle kalmayıp, ada dışından 7 eyaletten seçkin sanat topluluğundan sanatçıları davet edip, ada sakinlerine adadan çıkmadan ulusal kültürle tanışma fırsatı sunuyor. Tüm gösteriler ücretsiz. Tropikal iklime sahip Hainan, mavi göğü, denizi ve temiz plajlarıyla her Bahar Bayramı’nda sayısız turisti kendine çekiyor. Turistler ve yerel halk için 165 kültürel ve turistik program hazırlandı. Geleneksel bayram kutlamalarından spor yarışmalarına ve etkileşim programına kadar, turistlerin ve yerel halkın talepleri karşılanmaya çalışılıyor. Bahar Bayramı’ndaki insan hareketliliği Bugün, bayramın ilk günü. Çok fazla insan hareketliliği olmadı. Geleneklere göre, insanlar en geç bayram arifesinde ailelerine kavuşur, bayramın ilk gününde ise evde kalır, anne ve babalarının bayramını kutlar. Trafik hareketliliği normalde bayramdan 2 hafta önce başlar, bayram süresince pek fazla trafik yoğunluğu olmaz. Bayramın son iki gününde memleketlerine dönen vatandaşlar sebebiyle yollar tekrar hareketlenir. 1985 yılında Shanghai’dan başkent Beijing’e trenle 23 saatte ancak ulaşılırdı, bugün yüksek hızlı trenle bu mesafe sadece dört buçuk saatte katediliyor. Ancak Çin nüfusu kalabalık olduğu için bayram öncesinde tren bileti bulmak bazen zor oluyor. Bu problemin çözümü konusunda kentlerde çalışan köylüler için destekleyici politikalar çıkarıldı. Örneğin, en çok köylü işçilerin çalıştığı Guangdong eyaletinde 30 özel tren seferi organize edildi. 536 Guizhoulu köylü 5 Şubat’ta özel tren seferiyle memleketlerine döndü, hem de ücretsiz. Şimdi bu köylü işçiler kendi köylerinde aileleriyle birlikte bayramı kutluyorlar. 15 Şubat’ta başlayan bayram tatili 23 Şubat’a kadar toplam 9 gün sürecek. Hükümet kurumları ve şirketlerde çalışanlar 24 Şubat’ta mesaiye başlarlar veya izin alırlarsa tatillerini uzatıp biraz daha geç iş başı yapma imkanı bulurlar. Köylü işçiler ise genellikle bayramdan 15 gün sonra, yani bayramın son günü sayılan Yuanxiao Bayramı’nda tekrar kentlerdeki işlere döner. Bu yıl 2 Şubat’ta başlayan ve toplam 40 gün sürecek olan Bayram Trafiği’nde Çin vatandaşlarının toplam seyahat sayısı 9,5 milyara ulaşması ve tarihi rekoru kırması bekleniyor. Bu, büyük bir insan hareketliliğidir. Çin halkının giderek daha zenginleşmesiyle birlikte kendi araçlarıyla seyahat etmesi, en popüler yöntem olmaya devam ediyor. Bu arada tren ve uçak yolculuğunu tercih eden vatandaşların sayılarının sırasıyla 540 milyon ve 95 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bahar Bayramı sadece Çinliler tarafından kutlanan bir bayram değil. Dünya genelinde giderek daha çok insan bayram kutlamalarına katılarak Çinlilerin bayram neşesini paylaşıyor. Sizler Türkiye’de her hangi bir Bahar Bayram’ı kutlamasına katıldınız mı? Cevabınız “evet” ise, nasıl buldunuz?

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak Haber

‘Hisar Arkeopark’ Bursa’nın Turizmini Baştan Yazacak

Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izini taşıyan Osmangazi’de, tarih bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, kentin tarihsel belleğini güçlendirecek alanlardan biri olan Arkeopark’ta incelemelerde bulundu. Osmanlı’dan kalan eşsiz miras, gönül dünyasında iz bırakan manevi duraklar ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını yansıtan köklü mahalleleriyle Bursa; Bizans, Prusa ve Bitinya uygarlıklarına uzanan tarihsel birikimiyle çok katmanlı bir kültür hafızası sunuyor. Bu zengin geçmişe, milattan önce 3 bin yıl öncesine uzanan izleri gün yüzüne çıkaracak ‘Arkeopark’ ekleniyor. “Proje Yüzde 98 Bandına Ulaştı” ‘Zamanın Kapısı’ olarak tanımlanan ve Bursa’nın tarihini daha derin bir perspektifle ele alan Arkeopark’ı ziyaret eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, bu özel projenin yalnızca bir arkeoloji noktası değil; eğitim, kültür ve turizm açısından da önemli bir merkez olacağını söyledi. Hisar Arkeopark Projesi’nin çok kısa sürede önemli bir aşamaya geldiğini belirten Başkan Aydın, “Göreve geldiğimizde yüzde 5’ler seviyesinde olan proje, bugün yüzde 98 bandına ulaştı. İnşallah birkaç ay içerisinde yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açacağız” dedi. “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Açılacak” Arkeopark alanında yaklaşık 3 bin yıllık zodyak mozaiklerinin bulunduğunu ifade eden Başkan Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Buraya gelen ziyaretçiler, 3 bin yıl önce insanların nasıl yaşadığını ve bu alanın hangi amaçlarla kullanıldığını çok daha net hissedebilecek. Tanıtım merkezimiz, bilgilendirme alanlarımız, karekodlar ve broşürlerle bu tarih daha görünür hale gelecek. Bursa’nın kadim bir şehir olduğu duygusu burada çok daha güçlü yaşanacak. Proje kapsamında ‘Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ adını verdiğimiz bir kütüphane ile konferans salonu da yer alacak. Roma dönemine ait inanç ile yaşam kültürünü maketler ve anlatımlarla aktaracağız. Savaş öncesi askerlerin burada dua ettiği alanlara ilişkin hikayeleri ziyaretçilerle paylaşacağız. Hisar bölgesi yalnızca tarih anlatan bir alan değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da merkezi olacak. Gençlere yönelik kafe, yeme-içme noktaları ve dinlenme alanlarını projeye dahil ettik. Restoranları, butik otelleri, kafeteryaları ve el emeği ürünlerin sunulacağı alanlarıyla Hisar’ı, ‘Old City’ dediğimiz yaşayan bir merkez haline getirmek istiyoruz. Bu çalışmalar Bursa turizmine ciddi katkı sağlayacak.” “İpekyolu Aks Projesi’nin Kalbi Hisar’da Atacak” Bunun yanı sıra Başkan Aydın, “Panorama’dan başlayarak Kayhan, Hanlar Bölgesi, Alaaddin Camii, Üftade ve Ulu Camii ile kamuoyunda Kolsuz Faik İpek Fabrikası olarak bilinen tarihi Romangal Fabrikası’nı kapsayan; kültür, gastronomi ve inanç duraklarıyla entegre bir turizm rotası oluşturduk. İpekyolu Aks projemizin önemli bir ayağını burada hayata geçiriyoruz. Hedefimiz, Bursa’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin üç-dört gün boyunca kenti yaşayarak gezmesi. Bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimize, Anıtlar Kurulu’na ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Hisar Arkeopark’ın Osmangazi’nin kültürel belleğinde kalıcı ve güçlü bir yer edineceğine inanıyorum” açıklamalarında bulundu. Arkeoparkların temel amacının içerdiği kalıntıları insanlara doğru şekilde anlatmak olduğunun altını çizen Hisar Bölgesi Kentsel Tasarım Projesi’nin müellifi Prof. Dr. Nevzat Oğuz Özer ise, “Bu yapıların anlamını, fiziksel özelliklerini ve tarihsel gerekçelerini ortaya koymak gerekir. Biz Hisar Arkeopark’ı da tam olarak bu anlayışla tasarladık. Bu alanda yaklaşık iki, iki buçuk metrelik bir dolgu toprağı bulunuyor ve farklı kültürlere ait izler zaman içerisinde bu katmanların içine girip çıkmış durumda. Bu nedenle alanda ciddi bir tahribat söz konusu. Biz de parçalanmış bu bütünlüğü, burada ziyaretçilere anlatmaya çalışıyoruz. Zodyak mozaiği dünyada çok nadir bulunan bir örnek. Bizler, dört-beş adet tespit edebildik. Bu mozaik ilk olarak 2002 yılında müzede tespit ediliyor, daha sonra ortasındaki motifi çalınıyor ve mozaik müzeye taşınıyor. O dönemin ruhunu, anlamını ve yaşam biçimini bu alanda yeniden canlandırarak, bu mozaikleri gerçek hayatlarına döndürmeyi hedefliyoruz. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı Haber

Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı

Siemens Türkiye, kültür ve sanata verdiği desteği yeni iş birliğiyle daha geniş bir çerçeveye taşıyor. Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile hayata geçirdiği iş birliği kapsamında, 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayacak şekilde iki sezon boyunca üç önemli eserin prodüksiyon ve teknik bölümlerine destek verecek. Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayan yeni bir iş birliği başlattı. Bu iş birliği çerçevesinde Siemens Türkiye; Pinokyo.exe, Lucia di Lammermoor ve Sihirli Flüt eserlerinin teknolojik ihtiyaçları konusunda destek verecek. Bu kapsamda Siemens Türkiye, opera sanatına yönelik desteğinin kapsamını genişleterek yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürüyor. İki sezonu kapsayan iş birliğinin ilk eseri olan Pinokyo.exe, 23 Ocak’taki prömiyerinin ardından 26 Ocak, 3 Şubat ve 6 Şubat tarihlerinde yeniden sahnelenecek. Proje kapsamında yer alan Lucia di Lammermoor Mayıs ayında, Sihirli Flüt ise Kasım ayında izleyiciyle buluşacak. “Sanatı Yıl Boyunca Destekleyen Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz” Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Siemens Türkiye olarak, sadece teknoloji ve inovasyon alanında değil, aynı zamanda sanat ve kültür alanında da önemli projelere imza atarak topluma katkıda bulunuyoruz. 1998 yılından beri sürdürdüğümüz Siemens Türkiye Opera Yarışması, Türkiye'nin genç yeteneklerine ışık tutarak, opera sanatının ülkemizde gelişimine büyük katkı sağlıyor. Yarışmamız, Siemens’in kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, kültürel ve sanatsal gelişimi destekleme misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile hayata geçirdiğimiz iş birliği ile sanata yönelik desteğimizi opera yarışmamızın ötesine taşıyarak desteğimizin kapsamını daha da genişletiyoruz. İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’de opera alanının en önemli kurumlarından biriyle uzun vadeli ve sürdürülebilir bir destek modeli kuruyoruz. Bu iş birliği, kültür sanat yaklaşımımızı daha bütüncül bir yapıya taşırken; teknik unsurların sahne sanatının yaratıcı dünyasıyla buluşmasına da olanak sağlıyor. Siemens Türkiye olarak, teknolojinin sanatsal üretimi güçlendiren bir araç olduğuna inanıyor ve bu anlayışla sanat camiasına değer katmayı önemsiyoruz.” İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Caner Akgün ise Siemens Türkiye ile hayata geçirdikleri iş birliğine yönelik olarak şunları söyledi: “Opera ve bale sanat dallarının sürekliliği ve nitelik olarak yüksek seviyelere ulaşması, bu alana ciddiyetle yaklaşan iş birlikleriyle mümkün oluyor. Siemens Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, sanatın desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması açısından son derece kıymetli. Kültür sanat alanına verilen bu desteğin, önümüzdeki dönemde de kalıcı ve anlamlı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gençlerimizi hedef alan saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfı’mıza, Milli Türk Talebe Birliği’mize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfı’mız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun cehdi de, emeği de, gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerliğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfı’mızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum. Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardır. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’mız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 29 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi Olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında hakkın ve hakikatin tepesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum. Çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon, geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme, eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef, insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla faklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız çok açık söylüyorum: Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz, daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış rüşvetsiz selam dahi olmayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir, ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi, eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Birlik Vakfı’mızın 40. yaşını bir kez daha tebrik ediyorum.”

Xi Jinping, İrlanda Başbakanı Martin’i kabul etti Haber

Xi Jinping, İrlanda Başbakanı Martin’i kabul etti

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping bugün, başkent Beijing’deki Büyük Halk Toplantı Sarayı’nda, Çin’e resmi ziyarette bulunan İrlanda Başbakanı Micheál Martin’i kabul etti. Xi Jinping, karşılıklı saygı, eşitlik ve karşılıklı yarar ilkelerinin Çin-İrlanda ilişkilerinin uzun vadeli ve istikrarlı gelişiminin temelini oluşturan değerli bir deneyim olduğunu ve her iki tarafın da bunu ortaklaşa koruması ve ileriye taşıması gerektiğini vurguladı. Xi Jinping, Çin ve İrlanda'nın birçok düzeyde ve alanda dostane ilişkilerini sürdürmesi gerektiğini ifade etti. Xi, Çin’in İrlanda ile ekonomik ve ticari işbirliğini güçlendirmeye, yapay zeka, dijital ekonomi, ilaç ve sağlık gibi alanlarda kalkınma stratejilerini uyumlu hale getirmeye hazır olduğunu dile getirdi. İki yönlü yatırımların teşvik edilmesi ve ortak kalkınmanın sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Xi, eğitim, kültür ve turizm alanlarında işbirliğinin güçlendirilmesinin önemine değinerek, daha fazla İrlandalı gencin Çin'de eğitim görmesini beklediğini belirtti. Xi, Çin ve İrlanda'nın çok taraflılığı desteklediğini, uluslararası adalet ve hakkaniyeti savunduğunu söyledi. Xi, iki ülkenin uluslararası meselelerde koordinasyonu güçlendirmesi, Birleşmiş Milletler'in (BM) otoritesini ortaklaşa savunması ve küresel yönetişim sisteminin daha adil bir yönde gelişmesini teşvik etmesi gerektiğini ifade etti. Xi ayrıca, Çin ve AB’nin uzun vadeli bir perspektifle ortaklık konumlarını koruması, anlaşmazlıkları rasyonel bir şekilde değerlendirerek kazan-kazan odaklı işbirliğine devam etmesi gerektiğini kaydetti. Xi, yılın ikinci yarısında AB dönem başkanlığını üstlenecek olan İrlanda’nın, Çin-AB ilişkilerinin sağlıklı gelişiminde yapıcı bir rol oynamasını beklediğini dile getirdi. İrlanda Başbakanı Micheál Martin, iki ülkenin derin ve kalıcı bir dostluğa sahip olduğunu, ekonomik işbirliğinin sürekli olarak güçlendiğini ve halklar arası ilişkilerin yakınlaştığını belirtti. Martin, Çin’in uzun vadeli ulusal kalkınma stratejilerini oluşturma ve uygulama konusundaki başarılarının hayranlık uyandırıcı olduğunu ifade etti. İrlanda’nın Tek Çin politikasına sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurgulayan Martin, ticaret, yatırım, bilim ve teknoloji, biyofarmasötik, yenilenebilir enerji ve yapay zeka gibi çeşitli alanlarda işbirliğini derinleştirmeye kararlı olduklarını belirtti. Çin’in uluslararası ilişkilerdeki vazgeçilmez ve hayati rolüne dikkat çeken Martin, uluslararası hukuku korumak, serbest ve açık ticareti desteklemek ve küresel istikrarı teşvik etmek için Çin ile yakın iletişim ve koordinasyonu sürdüreceklerini ve AB-Çin ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini teşvik etmek için yapıcı bir rol oynamaya devam edeceklerini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.