Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Küba

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Küba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küba haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel,  ABD'yi uyardı. Haber

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD'yi uyardı.

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Küba'yı bir şekilde ele geçirme" planlarına ilişkin son açıklamalarına karşılık olarak, bu sözleri saldırgan ve tarihe saygısızlık olarak nitelendirdi. Küba'nın barışsever bir millet olduğunu ancak asla tehdit altında kalmasına veya saldırgan planlar karşısında pasifleşmesine izin vermeyeceğini vurguladı. Ayrıca, 60 yıldan fazla süren abluka karşısında Küba halkının gösterdiği direnci övdü. Ayrıca, iki ülke arasındaki umut vadeden tıbbi işbirliği örneklerini de açıkladı; bunlar arasında saygın bir Amerikan tesisinde Küba akciğer kanseri aşısının klinik denemelerinin yapılması veya Amerikalı Alzheimer hastalarının Küba ilaçlarıyla tedavi edilmesi yer alıyor. Giderek kötüleşen enerji durumuyla ilgili olarak, Rusya'dan insani yardım amacıyla gelen petrol tankerlerinin önemli olduğunu ancak ülkenin aylık ihtiyacının yalnızca üçte birini karşıladığını kabul etti. ABD'nin uyguladığı yıkıcı enerji ablukasının ortasında Küba, yerli ham petrol üretimini artırarak, ağır petrolü rafine etmek için bilimsel ve teknolojik gelişmeleri uygulayarak ve yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor. Küba lideri, ABD yönetimiyle bir anlaşmaya varılması olasılığına ilişkin olarak, diyaloğun mümkün ancak son derece zor olduğunu belirtti. Küba'nın her zaman saygı, eşitlik ve birbirlerinin iç işlerine karışmama temelinde medeni komşuluk ilişkileri kurmaya hazır olduğunu vurguladı.

100.000 ton petrol taşıyan Rus gemisi Küba'ya ulaştı. Haber

100.000 ton petrol taşıyan Rus gemisi Küba'ya ulaştı.

Rus medyası, 30 Mart'ta Rusya Ulaştırma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, "İnsani yardım malzemesi taşıyan Anatoly Kolodkin petrol tankeri, Matanzas limanında boşaltılmayı bekliyor" diye bildirdi. Daha önce Rusya Enerji Bakanı Sergey Tsivilyov, Rusya'nın Küba'ya yakıt da dahil olmak üzere insani yardım sağlamaya devam edeceğini belirtmişti. Küba önemli enerji sorunlarıyla karşı karşıya. Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ve Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva Fraga'ya göre, enerji kıtlığından etkilenen sağlık sistemi nedeniyle 11.000'den fazla çocuk da dahil olmak üzere 100.000'den fazla kişi ameliyat bekliyor. Ayrıca ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımların son zamanlarda sıkılaştırıldığını da savundu. Küba'nın önemli petrol tedarikçilerinden biri olan Venezuela ile ilgili gelişmeler de dahil olmak üzere bölgesel gelişmelerin ardından Havana'daki yakıt kıtlığı daha da kötüleşti. Mart ayında Küba'nın ulusal elektrik şebekesinde üç arıza yaşandı, en sonuncusu 21 Mart'ta meydana geldi ve geniş çaplı elektrik kesintilerine neden oldu. Küba, yakıtın yanı sıra gıda ve ilaç sıkıntısıyla da karşı karşıya. Ocak ayından bu yana Çin, insani yardım kapsamında yaklaşık 30.000 ton pirinç gönderdi. 29 Ocak'ta Trump, ABD'nin Küba'ya petrol tedarik eden ülkelere gümrük vergisi uygulamasına izin veren bir başkanlık kararnamesi imzaladı; bu karar Küba'daki durumu daha da karmaşık hale getirdi ve uluslararası kınamalara yol açtı. Ancak Başkan Trump yakın zamanda yaptığı açıklamada, ABD'nin Rusya ve diğer ülkelerin insani amaçlarla Küba'ya petrol sağlamasına itiraz etmediğini, ancak bu tedariklerin ada ülkesinin enerji açığını tamamen çözmesinin olası olmadığını savundu.

Küba, ulusal elektrik şebekesini yeniden aktif etti. Haber

Küba, ulusal elektrik şebekesini yeniden aktif etti.

Küba Ulusal Elektrik Kurumu'nun (UNE) yaptığı açıklamaya göre, Küba ulusal elektrik şebekesini tamamen eski haline getirerek saatlerce süren ülke çapındaki elektrik kesintilerine son verdi. Buna göre, Küba'nın ulusal elektrik şebekesi yerel saatle 18:11'de tamamen eski haline getirildi. Ancak Küba yetkilileri, elektrik üretiminin henüz talebi karşılamadığı için elektrik kesintilerinin devam edebileceği konusunda uyardı. Aynı gün, ülkenin en büyük petrol yakıtlı termik santrali olan Antonio Guiteras yeniden faaliyete geçirildi ve sistemin istikrara kavuşmasında önemli bir rol oynadı. Yakıt kıtlığının yanı sıra, olumsuz hava koşulları da Küba'nın enerji krizini daha da kötüleştirdi; Pazartesi öğleden sonra ülkenin büyük bir bölümünü soğuk hava kapladı ve güneş enerjisi santrallerinin verimliliğini düşürdü. Küba'da ülke genelinde yaşanan elektrik kesintisi, ABD ambargosu ve petrol ablukası nedeniyle yakıt tedarikinde yaşanan sıkıntıların ortasında meydana geldi. Dahası, ABD yönetimi son zamanlarda Küba'ya yönelik tehditlerini ve baskısını artırdı. Buna karşılık Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Washington'dan gelen "neredeyse her gün yapılan açık tehditleri" eleştirerek, ABD'nin taviz koparmak için Küba ekonomisini felç etmeye çalıştığını iddia etti. Nakliye verileri, yıl başından bu yana Küba'nın yalnızca iki küçük ölçekli petrol tankerinin petrol ithalatını kabul ettiğini gösteriyor. Küba ve ABD'nin gerilimi azaltmak için müzakerelere başladığı bildiriliyor. Küba, eşit şartlarda diyaloğa hazır olduğunu teyit ediyo

Trump:  Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum Haber

Trump: Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik devam eden Epic Fury Operasyonu’na (Destansı Öfke Operasyonu) ilişkin ABD basınına konuştu. Trump, İran ile savaşın yakında sona erebileceğini belirterek, operasyonun başlangıçta tahmin ettiği 4-5 haftalık süreden "çok daha ileride" olduğunu aktardı. Trump, "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Donanmaları, iletişim sistemleri ve hava kuvvetleri yok" dedi. İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’e ilişkin görüşü sorulan Trump, "Ona verecek hiçbir mesajım yok. Hiçbir şey" ifadelerini kullandı. Aklında eski lider Ali Hamaney’in yerini alabilecek biri olduğunu da ifade eden Trump, bu ismin kim olduğuna açıklık getirmedi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na da değinen Trump, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin şu anda geçiş yaptıklarını fakat "Orayı kontrol altına almayı düşündüğünü" ifade etti. Trump, İran’a son bir uyarıda bulunarak, "Atabilecekleri her şeyi attılar. Bir kurnazlık yapmaya kalkmasınlar, yoksa bu o ülkenin sonu olur" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran yönetimini uyaran Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" dedi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın yeniden inşasını zorlaştıracak hedefleri de vuracaklarını belirten Trump, "Ölüm, ateş ve öfke onların üzerine çökecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, "Bu, ABD’nin Çin'e ve Hürmüz Boğazı'nı yoğun olarak kullanan tüm ülkelere bir hediyesidir. Umarım bu, büyük takdir görecek bir jest olur" dedi. ABD Başkanı Trump: "Hürmüz Boğazı, güvende kalacak" ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade ederek, "Hürmüz Boğazı güvende kalacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi. Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, "Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir. İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik. İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı. Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde. Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi" dedi. "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk" İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, "Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı. Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor. Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi" dedi. Trump, "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk. Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi. Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık. Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır. Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var. Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz" dedi. İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, "İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz. Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla" dedi. İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, "Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz. Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz dediler" İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, "(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde "İnşa etmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi. Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı. En azından İsrail yok edilmiş olurdu" dedi. Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, "Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı. Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu" ifadelerini kullandı. İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, "Her şeyi aynı anda yapacaklardı. Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu. Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi" dedi. "Lazer teknolojisi devreye girecek" ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, "Patriot sistemleri olağanüstü. Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek. Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek" dedi. ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, "Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı. Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar. Oysa komşularının çoğu tarafsızdı. Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı. Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu" dedi. Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, "Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak. Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım. Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar" dedi. İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı güvenli kalacak" dedi. Trump, "Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak" şeklinde konuştu. "Boğazın açık kalması gerekiyor" Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, "Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz. Onu da bitirmeye çok yakınız. Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur. O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar. Boğazın açık kalması gerekiyor. Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor" şeklinde konuştu. "Bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz" Trump, "Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz. Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz. Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız. Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz. Belki o zamana kadar barış olur" dedi. Trump, "Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek. Umarım buna gerek kalmaz. Ama gerekirse onlara eşlik ederiz" ifadelerini kullandı. Savaşın bu hafta bitmesi ihtimalini reddetti Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Hayır, ama yakında" ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Çok yakında. Sahip oldukları her şey yok edildi. Liderleri de dahil" şeklinde konuştu. Küba’nın anlaşma yapmak zorunda kalacağını söyledi Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, "Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı. Artık Venezuela’dan destek almıyorlar. Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor. Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil. Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik. Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz" dedi. "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz" Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz. Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi. Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi" şeklinde cevap verdi. Trump, "Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı. O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik. Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik" dedi. İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, "Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz. Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz. Onlar hakkında çok şey biliyoruz" dedi. Mücteba Hamaney’in seçiminin hayal kırıklığına uğrattığını söyledi Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, "Bunu söylemek istemem. Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, "İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor" dedi. Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, "Irak’ta farklı bir şey yaptık. Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? DAEŞ ortaya çıktı. Bunu istemiyoruz. Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor. Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. "Planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum" İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, "Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu gerçekten istiyorlardı. Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı. Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi. Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın. Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti. Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik" şeklinde konuştu.

Trump: Küba çok yakında düşecek Haber

Trump: Küba çok yakında düşecek

Trump National Doral Miami, Cumartesi günü ABD başkanı ile bölgedeki 14 ülkeden liderler arasında 'Amerika'nın Kalkanı' girişimi kapsamında toplanan bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Katılımcılar arasında Javier Milei, Nayib Bukele ve Şili Cumhurbaşkanı seçilen José Antonio Kast'ın yanı sıra Ekvador, Paraguay, Honduras ve Dominik Cumhuriyeti liderleri yer aldı. Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum davet edilmedi. Trump bunu açıkça açıkladı: ABD'nin kartellerle savaşmak için yardımlarını reddetti. Toplantının merkezi, belirtilen bir hedefe sahip askeri bir ittifakın duyurulmasıydı: Batı dünyasından "kartelleri ortadan kaldırmak". Trump'a göre, on yedi ülke resmen katıldı. Toplantıya verdiği demeçte, "Anlaşmamızın özü, uğursuz kartelleri ve terör ağlarını yok etmek için ölümcül askeri güç kullanma taahhüdüdür." dedi. Başkanın sahip olduğu aynı tesis, bu yılın sonlarında G20 zirvesine ev sahipliği yapacak. Küba, Venezuela ve Panama Kanalı Trump konuşmasının önemli bir bölümünü Küba'ya adadı. Adanın "son anlarında" olduğunu ve Küba doğumlu Dışişleri Bakanı Marco Rubio aracılığıyla doğrudan Havana ile müzakere ettiğini söyledi. "Müzakere etmek istiyorlar ve bence çok kolay bir anlaşmaya varılacak" dedi. Adanın "dostça devralması" dediği şeyi göz ardı etmedi. Aynı zamanda, Nicolás Maduro'nun tutuklanmasının ardından Washington'un vesayeti altında aylardır bir geçiş sürecinden geçen bir ülke olan Venezuela'daki Delcy Rodríguez hükümetini resmi olarak tanıdı. Trump, şartları belirtmese de Venezüella altını konusunda da bir anlaşma duyurdu. Panama'da, Panama Cumhurbaşkanı José Raúl Mulino'nun önünde "en sevdiği kanal" olarak adlandırdığı Kanal'da "düşmanca dış etkiye" izin vermeyeceğini yineledi. Arka planda İran Latin Amerika işlerinin oturum aralarında Trump, ABD'nin Destansı Öfke Operasyonu çerçevesinde İran'da gerçekleştirmeye devam ettiği bombalamalara atıfta bulundu. Üç gün içinde 42 İran askeri gemisini yok ettiklerini ve ülkenin "sert bir şekilde vurulacağını" iddia etti. Saatler önce, Truth Social'da İran'ın artık "Orta Doğu'nun kabadayısı" değil, İran cumhurbaşkanının bu haftaki saldırılardan sonra Basra Körfezi ülkelerine yaptığı özüre atıfta bulunan "kaybeden" olduğunu yayınlamıştı. Kaynak : euronews

Küba:  ABD' ye kayıtlı sürat teknesinde bulunan dört kişinin vurularak öldürüldüğünü söyledi Haber

Küba: ABD' ye kayıtlı sürat teknesinde bulunan dört kişinin vurularak öldürüldüğünü söyledi

Euronews in haberine göre, Küba sınır muhafızları, geminin Küba karasularında emredildiğinde durmaması ve iddiaya göre polis botuna ateş açmasının ardından Çarşamba günü ABD'de kayıtlı bir sürat teknesinin dört mürettebat üyesini öldürdü. Küba İçişleri Bakanlığı, teknedeki altı kişinin de ateş değişiminde yaralandığını belirten bir açıklama yaptı. Gemide toplam beş kişiyi taşıyan Küba polis botunun komutanı da yaralandı. Küba hükümeti daha sonra 10 yolcunun ABD'de yaşayan ve adaya sızmaya ve terörizmi serbest bırakmaya çalışan silahlı Kübalılar olduğunu söyledi ve çoğunluğun "bilinen bir suç ve şiddet faaliyeti geçmişine sahip olduğunu" da sözlerine ekledi. Yetkililer, yaralananların hepsinin derhal güvenli bir yere getirildiğini ve tıbbi tedavi gördüğünü vurguladı. Bakanlık, Florida'da kayıtlı sürat teknesinin - kayıt numarası FL7726SH - Villa Clara eyaletindeki Falcones Cay'den bir deniz mili uzakta tespit edildiğini söyledi. Çekim patlak verdiğinde gemiyi ve yolcularını tespit etmek için yakındaki bir devriye botu gönderildi. Bakanlık, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü kara, deniz veya hava yoluyla herhangi bir tehdide karşı korumaya kararlı olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio gazetecilere olaydan haberdar edildiğini ve ABD'nin şu anda kurbanların Amerikan vatandaşı mı yoksa daimi ikametgah mı olduğunu belirlemek için kendi bilgilerini topladığını söyledi. Rubio, Basseterre, St.'deki havaalanındayken, "ABD hükümetinin hikayenin şu anda bize sağlanamayabilecek unsurlarını belirlemeye çalışan çeşitli farklı unsurlarımız var" dedi. Karayip liderleriyle bölgesel bir zirveye katıldığı Kitts. “Kamuya açık olarak bildirilen gerçeklerin çoğu, Kübalılar tarafından sağlanan bilgilerdir. Rubio, "Daha fazla bilgi topladıkça bunu bağımsız olarak doğrulayacağız ve buna göre yanıt vermeye hazır olacağız" dedi. "Bu konuda kendi bilgimize sahip olacağız. Tam olarak ne olduğunu çözeceğiz." Bunun bir ABD hükümeti operasyonu olmadığını ve "kimin teknesi olduğu, ne yaptıkları, neden orada oldukları, gerçekte ne olduğu hakkında spekülasyon yapmayacağını" söyledi. Küba hükümeti, tekne yolcularından ikisini Amijail Sánchez González ve Leordan Enrique Cruz Gómez olarak tanımladı ve Küba makamları tarafından "ulusal topraklarda veya diğer ülkelerde terör eylemleriyle bağlantılı olarak gerçekleştirilen eylemlerin teşvik edilmesine, planlanmasına, düzenlenmesine, finansmanına, desteklenmesine veya işlenmesine katılımlarına dayanarak" aranıyor. Küba hükümeti, teknedeki yolcularla ilgili ayrıntıları çatışmanın ardından gözaltına alınan şüphelilerden elde ettiğini söyledi. Olay, ABD Başkanı Donald Trump'ın Karayip adasına petrol ablukası getirmesinin ardından Washington ve Havana arasındaki artan gerilimlerin ortasında meydana geldi, çünkü Venezuela'nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro'nun rejimine yardım etmedeki rolü olduğunu söyledi. Trump, ABD'nin Ocak ayı başlarında Maduro'yu deviren ve iade eden çarpıcı bir askeri müdahale gerçekleştirmesinin ardından, büyük ölçüde güvendiği Venezuela'dan Küba'ya yapılan tüm petrol ve para transferlerini kesti. ABD başkanı, muhtemelen adadaki askeri harekata atıfta bulunarak Küba'yı defalarca "akıllarına gelmeye" ve Washington ile "çok geç olmadan" bir anlaşma yapmaya çağırdı. Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, herhangi bir müzakerenin eşit şartlarda yapılması gerektiğini, ortak saygıyla yönlendirilmesi ve Havana'nın egemenliğine veya dış politikasına tehdit oluşturmaması gerektiğini söyleyerek şimdiye kadar katılmayı reddetti. Kübalı yetkililer, adanın sağlık sistemini kapattığını ve binlerce hayatı riske attığını söyledikleri petrol ablukası nedeniyle ABD'yi eleştirdiler. Olay, ebeveynleri 1956'da Küba'dan göç eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Trump yönetimi baskıyı daha da artırmaya ve Küba hükümetini tecrit etmeye çalışırken Karayip liderleriyle görüşmek üzere Saint Kitts ve Nevis'e gelmesiyle meydana geldi.

Küba, uluslararası havayollarının artık ülkede yakıt ikmali yapamayacağını açıkladı Haber

Küba, uluslararası havayollarının artık ülkede yakıt ikmali yapamayacağını açıkladı

CNBC'nin kaynaklara dayandırdığı haberine göre Küba yönetimi Pazar günü yaptığı açıklamada, ülkenin Pazartesi gününden itibaren havacılık yakıtının tükeneceğini ve bunun da orada faaliyet gösteren havayollarını muhtemelen aksatacağını belirtti. Gazyağı kıtlığının önümüzdeki ay boyunca devam etmesi ve Küba'nın tüm uluslararası havaalanlarını etkilemesi bekleniyor. Trump yönetimi, Küba hükümetinin uzun süredir müttefiki olan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu devirmek için 3 Ocak'ta cesur bir askeri operasyon düzenlediğinden beri, ABD'nin Küba üzerindeki baskısını sıkılaştırmaya çalışıyor. Trump, Ocak ayı sonunda yayınladığı bir başkanlık kararnamesinde, Küba hükümetinin "olağanüstü ve sıra dışı bir tehdit" oluşturduğunu ve ulusal acil durum ilanını gerektirdiğini söyledi. Küba'nın elektrik şebekesi ülke çapında elektrik kesintisine neden oldu ABD Devlet Başkanı, Küba'nın Çin, Rusya ve İran dahil olmak üzere ülkelerle olan bağlarının, insan hakları ihlallerinin ve komünist liderliğinin bölgeyi "göç ve şiddet yoluyla" istikrarsızlaştırdığını söyledi. Açıklamanın bir parçası olarak Trump, ABD gümrük vergilerinin, doğrudan veya dolaylı olarak Küba'ya petrol sağlayan ülkeleri hedef alabileceğini söyledi. Derinleşen bir enerji kriziyle boğuşan Küba, Cuma günü temel hizmetleri korumak ve kilit sektörler için yakıt tedarikini kısıtlamak üzere tasarlanmış kapsamlı önlemleri açıkladı. Planın, yakıt satışlarına kısıtlamalar getirilmesini, bazı turistik işletmelerin kapatılmasını, okul günlerinin kısaltılmasını ve devlet şirketlerinde çalışma haftasının Pazartesi-Perşembe olmak üzere dört güne indirilmesini içerdiği bildiriliyor. Küba ile dostane ilişkiler içinde olan Rusya, Pazartesi günü Havana'daki yakıt durumunun "gerçekten kritik" olduğunu ve ABD'nin ülkeye daha fazla baskı uygulama girişimlerinin çok sayıda soruna yol açtığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.