Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Koordinasyon

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanlığı, on soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü bildirdi Haber

Adalet Bakanlığı, on soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü bildirdi

Adalet Bakanlığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketlere ilişkin yürütülen soruşturmaya dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19 Ağustos’ta Sermaye Piyasası Kurulu’ndan bilgi ve belge talep ederek soruşturmayı başlattığı, fonlara ilişkin tasfiye kararlarının ise 17 Eylül’de alındığı belirtildi. Bakanlık, söz konusu kronolojinin soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça gösterdiğini vurguladı. “DEVLET KURUMLARI GÜÇLÜ KOORDİNASYON İÇİNDE” Açıklamada, sürecin Cumhurbaşkanı’nın ortaya koyduğu kararlı irade ve ilgili kurumlar arasındaki güçlü koordinasyonla yürütüldüğü ifade edildi. Adalet Bakanlığı’nın, iyi niyetli yatırımcıların ve vatandaşların haklarının korunması ile sorumluluğu bulunanlar hakkında adli sürecin etkin biçimde işletilmesi için görevini yerine getirdiği kaydedildi. MUHALEFETE “MESNETSİZ İFTİRA” TEPKİSİ Bakanlık, ana muhalefet liderinin soruşturmaya ilişkin bazı bilgilerin Adalet Bakanlığı’ndan “sızdırıldığı” yönündeki sözlerine de tepki gösterdi. Bu iddianın Bakanlığı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftira olduğu belirtildi. Açıklamada, teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, yanlış olduğu anlaşılan bu içeriklerin oluşturduğu soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı savunuldu. “SORUŞTURMA KARARLILIKLA SÜRÜYOR” Adalet Bakanlığı, fon soruşturmasının spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette sürdürüldüğünü vurguladı. Açıklamada, vatandaşların haklarının korunması ve adli sürecin etkin şekilde işletilmesi için kurumsal sorumluluğun yerine getirildiği ifade edildi. *BASIN AÇIKLAMASI* İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı fon ve hisselerdeki olağan dışı hareketleri tespit ederek harekete geçmiş, 19 Ağustos tarihinde Sermaye Piyasası Kurulundan bilgi ve belge talep ederek soruşturma sürecini başlatmış, fonlara ilişkin tasfiye kararları ise 17 Eylül tarihinde alınmıştır. Bu kronoloji, soruşturmanın somut suç şüphesi ve mali veriler doğrultusunda yürütüldüğünü açıkça göstermektedir. Süreç, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu kararlı irade ve yakın takibi doğrultusunda, devletimizin ilgili kurumlarının güçlü koordinasyonu ile yürütülmektedir. Adalet Bakanlığımız iyi niyetli yatırımcıların ve vatandaşlarımızın haklarının korunması, sorumluluğu bulunanlar hakkında adli sürecin etkin biçimde işletilmesi amacıyla üzerine düşen görev ve sorumluluklarını yerine getirmektedir. Tam da bu nedenle, soruşturma sürecini gölgelemeye, adli makamların kararlılığını tartışmalı hâle getirmeye, devlet kurumları arasında güvensizlik oluşturmaya ve vatandaşlarımızın devlete güvenini sarsmaya yönelik girişimler söz konusudur. Ana muhalefet liderinin, fon soruşturmasına ilişkin bazı bilgilerin kendilerine Adalet Bakanlığından “sızdırıldığı” beyanı da Bakanlığımızı zan altında bırakmaya dönük ağır ve mesnetsiz bir iftiradır. Teyit edilmemiş manipülatif içeriklerin muhalefet milletvekilleri üzerinden dolaşıma sokulmasının ardından, -Sayın Bakanımızı da hedef alan- içeriklerin yanlış ve manipülatif olduğunun anlaşılması üzerine ortaya çıkan soru işaretlerinin devlet kurumlarına yöneltilmeye çalışıldığı görülmektedir. Bu içeriklerin arkasındaki odaklara ilişkin tartışmaları perdeleyerek, kararlılıkla ilerleyen adli soruşturmayı siyasi polemiklerin içine çekme çabası açıktır. Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve kurumlarımız arasındaki güçlü koordinasyon doğrultusunda, vatandaşlarımızın haklarının korunması ve adli sürecin etkin biçimde işlemesi için kurumsal sorumluluğunun gereğini yerine getirmektedir. Fon soruşturması, spekülasyonlara göre değil, yalnızca delillerin gösterdiği istikamette kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) October 8, 2026

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Okullarda güvenlik tedbirleri artırılıyor Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: Okullarda güvenlik tedbirleri artırılıyor

Okul güvenliği için 7 bakanlık ortak çalışma yürütecek Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Tandoğan Yerleşkesi'nde düzenlenen Göç Danışma Araçları Tanıtım Etkinliği'ne katılan Çiftçi, yeni eğitim öğretim yılında uygulanacak güvenlik tedbirleri hakkında da bilgi verdi. Çiftçi, okul güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla 7 bakanlığın ortak bir protokol hazırladığını açıkladı. Protokolün önümüzdeki günlerde imzalanmasının planlandığını belirten Çiftçi, öğrencilerin okula güvenli şekilde gidip gelmelerinin sağlanmasının hedeflendiğini söyledi. İçişleri Bakanı, güvenlik uygulamalarının yalnızca okul binalarıyla sınırlı kalmayacağını, okul bahçeleri ve çevresinde de çeşitli tedbirlerin hayata geçirileceğini ifade etti. 31 bin bahçe görevlisi okullarda görev yapacak Yeni eğitim öğretim yılında okulların bahçelerinde görev yapmak üzere 31 bin personelin istihdam edildiğini belirten Çiftçi, uygulamanın bu yıl ilk kez hayata geçirildiğini söyledi. Okul bahçe görevlilerinin güvenlik tedbirlerine destek vermesi amacıyla 2 bin 800 el dedektörünün dağıtıldığını belirten Çiftçi, bu ekipmanların gerektiğinde şüpheli durumların kontrolünde kullanılacağını kaydetti. Riskli okullara göre farklı güvenlik modeli Çiftçi, okulların güvenlik açısından farklı risk kategorilerine ayrıldığını ve alınacak tedbirlerin buna göre belirlendiğini söyledi. Birinci ve ikinci derece risk grubundaki okullarda polis görevlilerinin bulunduğunu belirten Çiftçi, üçüncü ve dördüncü derece risk grubundaki okullarda ise koordinasyon görevlilerinin okullarla irtibat halinde olduğunu ifade etti. Yeni eğitim döneminde okul çevrelerindeki denetimlerin de artırılacağı bildirildi. Güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şubelerinin okul çevrelerinde daha yoğun çalışma yürüteceği; internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanların da denetleneceği belirtildi. Öğrencilerin okula ulaşımında kullanılan servis araçlarına yönelik kontrollerin de artırılması planlanıyor. Göç danışma araçları 10 ilde hizmet veriyor Çiftçi, etkinlikte Göç İdaresi Başkanlığı bünyesindeki mobil araçların yeni kullanım alanları hakkında da bilgi verdi. Daha önce düzensiz göçle mücadelede kullanılan 375 mobil göç aracının, yeni ihtiyaçlar doğrultusunda göç danışma araçlarına dönüştürüldüğünü belirten Çiftçi, şu anda 10 ilde 42 aracın hizmet verdiğini açıkladı. Göç danışma araçlarının bulunduğu iller İstanbul, Ankara, İzmir, Sakarya, Eskişehir, Konya, Antalya, Bursa, Karabük ve Kütahya olarak sıralandı. Yıl sonuna kadar hizmet verilen il sayısının 40'a, araç sayısının ise 75'e çıkarılması hedefleniyor. Uluslararası öğrencilere yerinde göç hizmeti Göç danışma araçlarının özellikle uluslararası öğrencilerin işlemlerini kolaylaştırması amaçlanıyor. Çiftçi, Türkiye'de eğitim gören uluslararası öğrenci sayısının artırılmasının hedeflendiğini belirterek, öğrencilerin daha önce il göç müdürlüklerinde gerçekleştirdiği parmak izi ve adres tescili gibi işlemlerin bu araçlar üzerinden daha hızlı şekilde yapılabildiğini söyledi. Araçların yalnızca öğrencilere değil, sağlık sorunları bulunan, yaşlı veya engelli yabancılar gibi göç müdürlüklerine ulaşmakta güçlük çeken kişilere de hizmet verdiği belirtildi. İki büyük operasyonda binlerce şüpheli hedef alındı Bakan Çiftçi, okul güvenliği kapsamında gerçekleştirilen geniş çaplı operasyonlara ilişkin de bilgi verdi. Çiftçi'nin açıklamasına göre, operasyonların ilkinde 48 ilde 1008 şüpheli hedef alındı. Bu çalışmada özellikle internet ve sosyal medya üzerinden suç örgütlerine eleman kazandırılmasının önüne geçilmesi amaçlandı. İkinci operasyonda ise 78 noktada 2 bin 447 şüpheliye yönelik işlem gerçekleştirildi. Çiftçi, bu çalışmanın “yeni nesil suç örgütleri” ve sokak çetelerine yönelik olduğunu belirtti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, suç örgütleriyle mücadele kapsamında operasyonların Adalet Bakanlığı, valilikler, cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma birimleriyle koordinasyon içerisinde sürdürüleceğini ifade etti.

KKTC Başbakanı Üstel Ankara’da: Bakan Gürlek ve Bakan Güler ile görüştü Haber

KKTC Başbakanı Üstel Ankara’da: Bakan Gürlek ve Bakan Güler ile görüştü

Üstel’den Gürlek’e ziyaret Ünal Üstel, beraberindeki heyetle Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ziyaret etti. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ile ilgili birim amirleri de yer aldı. Üstel, görüşmede KKTC yönetiminin önceliğinin gemi kazasının ardından kayıp kişilere mümkün olan en kısa sürede ulaşmak olduğunu belirtti. Türkiye ile tam koordinasyon içerisinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade eden Üstel, mevcut imkanların güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan ilave teknik kapasitenin devreye alınması için çalışmaların devam ettiğini söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de Türkiye’nin KKTC’ye yönelik desteğinin süreceğini belirterek, kazayla ilgili adli iş birliği çalışmalarının bakanlığın ilgili birimleri tarafından yakından takip edildiğini kaydetti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüştü Üstel, Adalet Bakanlığı’ndaki görüşmenin ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile bir araya geldi. Milli Savunma Bakanlığı’nda gerçekleştirilen görüşme basına kapalı yapıldı. Görüşmenin, Girne açıklarında yaşanan kazanın ardından yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen Ankara temaslarının bir parçası olduğu belirtildi. Üstel’in Ankara temasları kapsamında ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile de görüşmeler gerçekleştirdiği bildirildi.

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli' Haber

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli'

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik gelişmeleri, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Afyonkarahisar'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. ABD merkezli danışmanlık şirketiyle yapılan sözleşme MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalandığı belirtilen hizmet sözleşmesine ilişkin soruya kaynaklar, çalışmanın Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sunmayı hedeflediğini bildirdi. Açıklamada, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğun güçlendirilmesi ile Türkiye'nin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru şekilde aktarılmasının amaçlandığı belirtilerek, söz konusu çalışmanın profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin ürünü olduğu ifade edildi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde dört alt komisyon Çözüm sürecine ilişkin sorular üzerine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği belirtildi. Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığı toplantıda dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığı aktarıldı. Alt komisyonların oluşturulmasına yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon halinde sürdüğü kaydedildi. MSB kaynakları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde ilerlemesinin önem taşıdığını vurguladı. Bakanlığın, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevlerini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceği belirtildi. Türkiye-Suriye işbirliği ve DSG'nin entegrasyonu DSG'nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonuna ilişkin soruyu yanıtlayan MSB kaynakları, bu gelişmenin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti. Söz konusu gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki olumlu sürecin ülke geneline yayılması ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi için desteğini sürdüreceği kaydedildi. TSK'nın mevcut askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde, Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele alanındaki kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da destek vermeye devam edeceği bildirildi. İsrail ile çatışmazlık mekanizması MSB, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının yakından takip edildiğini ve bu saldırıların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı. ABD makamlarının Suriye'yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizması kurulmasına yönelik girişimleri hakkında yapılan açıklama ve haberlerin de takip edildiği belirtildi. Bakanlığa bu konuda şu ana kadar resmi bir talep iletilmediği, böyle bir talebin gelmesi halinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği ifade edildi. Kerpe Adası'ndaki Patriot sistemine ilişkin değerlendirme Yunanistan'ın Kerpe Adası'nda konuşlu Patriot hava savunma sistemine ilişkin soruya da yanıt veren MSB kaynakları, gayriaskeri statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Yunanistan'ın söz konusu adaları anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğu görüşünü yineleyen Bakanlık, Patriot sistemlerinin Kerpe'den Girit'e taşınması kararını mevcut uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye'nin, bölgede barış ve istikrara katkı sağlayacak, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklere uygun yapıcı adımları desteklemeyi sürdüreceği belirtildi. Rodos'a İHA üssü iddiası Rodos Adası'na insansız hava aracı üssü kurulacağı yönündeki iddialar da MSB'nin gündemindeydi. Bakanlık kaynakları, Rodos'un gayriaskeri statüsünün uluslararası anlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiğini belirterek, bu statüyü ihlal edecek girişimlerin Yunanistan'ın uluslararası yükümlülükleriyle bağdaşmayacağını ifade etti. Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın, adanın gayriaskeri statüsünün ihlali anlamına geleceği ve Ege'de barış, istikrar ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Türkiye'nin, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere” Haber

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere”

İsrail Başbakanlık Ofisi, Suriye’nin Türkiye’nin Halep yakınlarında bir hava üssüne asker konuşlandırmasına izin vermesinin, iki ülke arasında mevcut güvenlik düzenine ilişkin mutabakatı ihlal etme riski taşıdığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Şam yönetiminin söz konusu askeri konuşlanmanın İsrail açısından tehdit oluşturabileceği yönündeki uyarılara rağmen adım attığı öne sürüldü. Açıklamada, İsrail’in güvenliğine yönelik tehditleri kabul etmeyeceği belirtilirken, daha önce üzerinde uzlaşılan güvenlik düzenine dönülmesinin olumlu karşılanacağı ifade edildi. İsrail, Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı hedef aldı İsrail’in açıklaması, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu el-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısının ardından geldi. İsrail, operasyonun temel amacının Türkiye’nin havaalanına askeri güç konuşlandırmasını önlemek olduğunu savundu. Havaalanına en az sekiz saldırı düzenlendiği, pist ve bazı tesislerde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı. Saldırı Türkiye, Suriye ve ABD tarafından tepkiyle karşılandı. ABD’den İsrail’e “gerilimi tırmandırmayın” mesajı ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı “gereksiz bir gerilim tırmanışı” olarak değerlendirdi. Barrack, Suriye’deki yeni yönetimin saldırgan bir tutum izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’li temsilci, bölgedeki sorunların askeri yöntemler yerine diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Türk heyeti saldırıdan önce havaalanındaydı Suriye’deki yerel kaynaklara göre İsrail saldırısı, Türk askeri heyetinin Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı ziyaret etmesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Heyetin havaalanındaki onarım çalışmaları kapsamında incelemelerde bulunduğu belirtildi. Suriye resmi medyası ise saldırılar sırasında piste sekiz füzenin isabet ettiğini ve maddi hasar meydana geldiğini bildirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “haksız bir saldırı” olarak nitelendirerek uluslararası topluma İsrail’e tepki gösterme çağrısında bulundu. Türkiye de saldırıyı Suriye’nin egemenliğinin ihlali olarak kınadı. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı gerilimin yeni başlığı Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’deki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürürken Golan Tepeleri çevresindeki askeri varlığını da genişletti. Buna karşın İsrail ile Suriye arasında ABD’nin arabuluculuğunda güvenlik ve sınır konularına ilişkin temaslar devam ediyor. Ocak 2026’da siyasi diyaloğun yeniden başladığı açıklanmıştı. Son gelişmeyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri, İsrail’in güvenlik kaygıları ve Şam yönetiminin egemenlik politikası arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Washington’ın ise Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlaşılmaları ve olası askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla yeni bir çatışmasızlık ve koordinasyon mekanizması oluşturulması için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor.

Kocaeli Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma Timi (ÇAK-TİM)’den başarılı tren kazası tatbikatı Haber

Kocaeli Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma Timi (ÇAK-TİM)’den başarılı tren kazası tatbikatı

6 Şubat depremleri sürecindeki çalışmalarıyla büyük takdir toplayan Çayırova Belediyesi Arama Kurtarma Timi (ÇAK-TİM), olası acil durumlara yönelik hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. İlçe genelinde yürüttüğü deprem farkındalık projeleriyle ön plana çıkan ÇAK-TİM, dün Gebze'de düzenlenen olası bir tren kazası senaryolu tatbikatta başarılı bir performans sergiledi. UMKE koordinesinde Gebze Tren Bakım İstasyonu’nda icra edilen tatbikatta; ÇAK-TİM ekiplerinin yanı sıra TCDD Taşımacılık, AFAD, UMKE, İl Sağlık Müdürlüğü, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi ve SAR ekipleri görev aldı. BİRÇOK YARALI KURTARILDI Kurgulanan senaryoya göre, Gebze’de yaşanan bir tren kazası sonucu bölgede çok sayıda yaralının bulunduğu ve acil müdahalenin kritik olduğu bildirildi. Ekiplerin hızla olay yerine ulaşmasıyla başlayan tatbikatta toplam 159 personel görev aldı. Bölgeye trenle ulaşan arama-kurtarma ekipleri, kurdukları raylı sistemler aracılığıyla, senaryo gereği uçuruma yuvarlanan ve trende mahsur kalan yaralıları yoğun bir mücadeleyle kurtardı. ÇAK-TİM ekiplerinin de yüksek efor sarf ederek aktif rol aldığı tatbikatta, çok sayıda yaralı güvenle tahliye edildi. KOORDİNASYON SAĞLANDI ÇAK-TİM ekiplerinin kurduğu sistemlerle kurtarılan yaralılar, UMKE ve sağlık görevlilerine teslim edilerek olay yerindeki ilk müdahale çadırında tedavi altına alındı. ÇAK-TİM'in yer aldığı tren kazası tatbikatı boyunca; olay yönetimi, haberleşme, arama kurtarma, tıbbi müdahale ve sevk işlemleri senaryoya uygun şekilde yürütüldü. Gerçekçiliğiyle dikkat çeken bu çalışma ile arama kurtarma ekiplerinin eş güdüm içerisinde, olaylara en hızlı şekilde müdahale etme kapasitesinin artırılması amaçlandı.

Kocaeli, Deniz kaynaklı afet senaryolarıyla kurumlar arası koordinasyon test edilecek. Haber

Kocaeli, Deniz kaynaklı afet senaryolarıyla kurumlar arası koordinasyon test edilecek.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, AFAD'ın 20-21 Ekim tarihlerindeki ulusal tatbikatı öncesi “Adalar Deniz Senaryolu Bölgesel Tatbikatı” için hazırlık toplantısı düzenledi. Deniz kaynaklı afet senaryolarıyla kurumlar arası koordinasyon test edilecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, deniz kaynaklı afetlere karşı hazırlık seviyesini artırıyor. Bu kapsamda “Adalar Deniz Senaryolu Bölgesel Tatbikatı” öncesinde düzenlenen toplantıda, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon çalışmaları ele alındı. TÜM SÜREÇLER KONUŞULDU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıda; tatbikat senaryosu, kurumlar arası görev dağılımı, müdahale planları, haberleşme altyapısı, lojistik süreçler ve deniz-kara uyumu tüm detaylarıyla masaya yatırıldı. AFAD Başkanlığı tarafından 20-21 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek 2026 Yılı Ulusal Afet Tatbikatı öncesinde planlanan bölgesel deniz tatbikatına hazırlık kapsamında düzenlenen toplantıya; Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Şemsettin Yıldırım, Kocaeli Bölge Liman Başkanı Ahmet Mert ile suda arama kurtarma alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. AFET SENARYOLARI SAHADA DENEYİMLENECEK Tatbikat kapsamında; deprem sonrası kıyı şeridinde oluşabilecek yıkımlar, denize sürüklenen enkaz parçaları, yük gemisinde çıkabilecek yangın ve Karamürsel açıklarında bir yolcu teknesinin batması gibi kritik senaryolar üzerinden kapsamlı uygulamalar yapılacak. Arama-kurtarma, tahliye, yangınla mücadele ve lojistik operasyonlar, gerçeğe en yakın şekilde sahada test edilecek. HEDEF; ANINDA MÜDAHALE, KUSURSUZ KOORDİNASYON Toplantıda, afet anlarında saniyelerin bile hayati önem taşıdığına dikkat çekilerek hızlı karar alma, güçlü koordinasyon ve etkin kaynak yönetiminin önemi vurgulandı. Tatbikata katılacak tüm paydaşların görev ve sorumlulukları netleştirilirken, kurumlar arası uyumun daha da güçlendirilmesi hedeflendi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı dirençli bir şehir hedefi doğrultusunda eğitim, tatbikat ve planlama çalışmalarını tüm paydaşlarla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.

İzmir Karabağlar'da beklenen kentsel dönüşüm Haber

İzmir Karabağlar'da beklenen kentsel dönüşüm

Karabağlar Belediyesi'nde düzenlenen "Vatandaş Buluşması ve İmza Töreni"nde hak sahipleriyle bir araya gelen Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi değil, güvenli yaşam alanları oluşturulması, mahalle kültürünün korunması ve ortak geleceğin birlikte inşa edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. "Sadece binaları değil, yaşamı dönüştürüyoruz" Başkan Helil Kınay, gerçekleştirilen imza töreninin uzun soluklu çalışmanın önemli bir aşaması olduğunu belirterek şunları söyledi: "Karabağlar'da önceliğimiz olan kentsel dönüşüm çalışmalarında, Bakanlığımızın yetkilendirmesiyle belediye olarak süreci kararlılıkla yürütüyoruz. Planlama, değer tespitleri ve projelendirme çalışmalarının ardından vatandaşlarımızla uzlaşma aşamasına geldik. Bugün gerçekleştirdiğimiz imza töreni, bu sürecin önemli dönüm noktalarından biridir. Biz sadece binaları değil, yaşamı dönüştüren; mahalle kültürünü, komşuluk ilişkilerini ve ortak geleceğimizi koruyan bir anlayışla çalışıyoruz. Atılan bu imzalar sadece resmi belgeler değil, ortak güvenin, dayanışmanın ve birlikte kurulacak yeni yaşamın da ortak sözüdür." "106 hektarlık alanda yetki Karabağlar Belediyesi’nde" Osman Aksüner Mahallesi'nin de içinde bulunduğu 106 hektarlık riskli alanda kentsel dönüşüm sürecinin koordinasyon ve yürütme yetkisinin Karabağlar Belediyesinde olduğunu hatırlatan Başkan Kınay, sürecin parsel bazlı değil, bütüncül bir planlama anlayışıyla yürütüldüğünü söyledi. Kınay, "Bu alanda koordinasyon görevi Karabağlar Belediyesine verilmiştir. Biz de vatandaşlarımızın haklarını koruyarak, planlı, adil ve şeffaf bir dönüşüm sürecini yürütüyoruz. Amacımız sadece yapı stokunu yenilemek değil; güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir mahalleleri birlikte oluşturmaktır." dedi. "Doğru bilgi için belediyemize gelin" Kentsel dönüşüm sürecinin ilk gününden bu yana vatandaşları doğrudan bilgilendirdiklerini ifade eden Başkan Kınay, kamuoyunda yer alan yanlış bilgilere karşı vatandaşlara belediyeye başvurmaları çağrısında bulundu. "Bu süreçte farklı söylemler ya da yanlış yönlendirmeler olabilir. Bizim kapımız herkese açık. Aklınıza takılan her konuda belediyemize gelin, uzman ekiplerimizden doğru bilgiyi alın. Sürecin her aşamasını şeffaflıkla yürütmeye devam edeceğiz. Bizim tek önceliğimiz vatandaşlarımızın haklarını koruyarak bu dönüşümü güven içinde tamamlamaktır." Hak sahiplerinden teşekkür İmza törenine katılan hak sahipleri de süreç boyunca Karabağlar Belediyesinin kendilerini düzenli olarak bilgilendirdiğini belirterek yürütülen çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vatandaşlar, uzlaşma görüşmelerinin güven ortamı içerisinde ilerlediğini ifade ederek Başkan Helil Kınay'a ve belediye ekiplerine teşekkür etti. İmza süreci devam edecek Haziran ayında başlayan uzlaşma görüşmeleri planlanan takvim doğrultusunda devam ediyor. Uzlaşma sağlayan tüm hak sahipleriyle önümüzdeki süreçte de imza törenleri gerçekleştirilecek. İmza sürecinin tamamlanmasının ardından dosyanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulması, onay sürecinin ardından ise yapım aşamasına geçilmesi planlanıyor. Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi yaklaşık 400 hak sahibini ve 250 yapıyı kapsıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.