Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kolektif Güvenlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Kolektif Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolektif Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder” Haber

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’ya yönelik olası bir saldırının ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Peskov, Moskova’nın Donetsk’teki taleplerinden geri adım atmayacağını ve Kaliningrad’a yönelik bir tehdit durumunda Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna savaşı, Donetsk’in geleceği ve Kaliningrad’ın güvenliği konusunda Batı ülkelerine yönelik sert mesajlar verdi. Rus gazeteci Pavel Zarubin’e konuşan Peskov, diplomasi ve müzakere imkanlarının ortadan kalkması halinde Moskova’nın kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı sürdüreceğini belirtti. Peskov ayrıca Rusya’ya “ölümcül bir saldırı” planlayanların, Ukrayna’nın bugün ödediğini söylediği bedelle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Peskov: “Barış mümkün değilse savaşacağız” Rusya’nın savaşın içine tamamen sürüklendiğini savunan Peskov, Moskova’nın önceliğinin barışçıl yollarla çözüm olduğunu öne sürdü. Peskov, müzakere imkanlarının tükenmesi halinde Rusya’nın mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Rusya’ya karşı ölümcül bir saldırı planı hazırlayabileceklerini düşünenler de bunun bedelini, bugün Ukrayna’nın ödediği gibi ödeyecek” dedi. Kremlin Sözcüsü, bu açıklamasıyla Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırının Moskova tarafından ağır bir karşılıkla yanıtlanacağı mesajını verdi. Kaliningrad için “tüm cephanelik” mesajı Peskov’un açıklamalarında Kaliningrad da önemli bir yer tuttu. Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen bazı açıklamalara işaret eden Peskov, Kaliningrad’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu savundu. Bölgeye yönelik herhangi bir tehdit oluşması halinde Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Peskov, bunun nükleer silah kullanma tehdidi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın açıklamalarının bir “uyarı” niteliğinde olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1 Ekim’de Kaliningrad’ın doğrudan saldırıya uğraması halinde Rusya’nın elindeki tüm silah türlerinin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından geldi. “Donetsk’te tek bir karıştan bile vazgeçmeyeceğiz” Donetsk bölgesinde Rusya’nın kontrolü dışında kalan alanlara ilişkin soruya da yanıt veren Peskov, Moskova’nın toprak taleplerinden geri adım atmayacağını söyledi. Peskov, bölgenin çok küçük bir bölümünün dahi söz konusu olması halinde bunun Rusya açısından müzakere edilebilir bir konu olmadığını savundu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Donetsk konusundaki pozisyonunun değişmediğini belirterek, bölgenin Rusya topraklarının parçası olduğu yönündeki Moskova tezini yineledi. Askeri tatbikatlara “savunma” açıklaması Peskov ayrıca Rusya ve müttefikleri tarafından gerçekleştirilen askeri tatbikatların Avrupa’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Tatbikatların dışarıdan gelebilecek saldırılara karşılık verme kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu savunan Peskov, çalışmaların kolektif güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kaliningrad çevresindeki askeri hareketlilik ise son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi. Rusya, bölgenin güvenliğine yönelik tehdit gördüğü durumda askeri kapasitesini kullanacağını belirtirken, NATO ise ittifakın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Putin-Trump-Şi Cinping görüşmesi gündemde Öte yandan Kremlin, Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmeye ilişkin de açıklamada bulundu. Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı Yuri Uşakov, Putin ile Trump arasında şu aşamada herhangi bir ön görüşmenin başlamadığını söyledi. Uşakov ayrıca Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne dikkat çekerek, Trump’ın da zirvede bulunması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ev sahibi sıfatıyla Putin, Trump ve kendisinin katılacağı üçlü bir görüşme için girişimde bulunabileceğini belirtti. Böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz netleşmiş değil. Moskova’dan Batı’ya art arda mesajlar Peskov’un açıklamaları, Ukrayna savaşı, Kaliningrad’ın güvenliği ve NATO ile Rusya arasındaki askeri gerilimin yeniden öne çıktığı bir dönemde geldi. Moskova bir yandan Donetsk konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, diğer yandan Kaliningrad’a yönelik olası bir tehdit karşısında tüm mevcut askeri imkanlarını kullanabileceği mesajını yineliyor. Kremlin’in açıklamalarında diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmadığı belirtilse de, Rusya’nın savaşın sürmesi halinde askeri mücadeleyi devam ettirme yönündeki tutumu da öne çıkıyor.

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi Haber

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi

DW’de Nina Werkhäuser’in haberine göre Baltık Denizi kıyısındaki Kiel-Wik deniz üssünden hareket eden "Fulda" mayın avlama gemisinin yakında Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor. Geminin ilk etapta bir NATO antimayın birliğine entegre edilmesi planlanıyor. "Fulda", Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarını tespit edip imha etme konusunda en üst seviyede donanım ve kabiliyete sahip. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana Tahran yönetimi, uluslararası ticaret açısından kritik önemdeki bu dar deniz geçidini bloke ediyor. İran'ın buraya deniz mayını döşediği tahmin ediliyor. Bu abluka nedeniyle küresel piyasalarda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Abluka Alman ekonomisini vurdu Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bir barış düzenlemesinin güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak bunun, İran savaşının sona ermesinden sonra mümkün olacağını vurguladı. Alman birinci televizyon kanalı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" adlı siyasi söyleşi programına katılan Merz, bu mesajı ABD Başkanı Donald Trump’a da ilettiğini belirtti: "Son ziyaretimde ve telefon görüşmelerimizde kendisine bu savaşın artık bizim üzerimizde de ciddi etkileri olduğunu, sona ermesini istediğimizi ve yardım sunmaya hazır olduğumuzu söyledim." Alman donanması, mayın temizleme konusunda geniş bir deneyime sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana özellikle Baltık Denizi’nde eski mühimmatın temizlenmesi kesintisiz sürdürülüyor. Modern insansız sistemler ve yüksek eğitimli mayın dalgıçlarıyla donatılmış on mayın avlama gemisi, bu alanda Almanya’ya uluslararası itibar kazandırdı. NATO içinde mayın temizleme kapasitesi ise sınırlı kabul ediliyor. Son söz Federal Meclis'te Alman ordusu Bundeswehr'in her silahlı yurtdışı görevi gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir deniz misyonu da belirli şartlara bağlı. Bu şartlar Almanya Anayasası ve Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirleniyor. Buna göre böyle bir görev, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği (AB) gibi bir "kolektif güvenlik sistemi" çerçevesinde yürütülmeli. Ayrıca Federal Meclis (Bundestag), görevlendirme hakkında bilgilendirilmeli, konuyu görüşmeli ve nihai olarak onay vermeli. Bu yetki belgesinde Bundeswehr’in görevi, kullanılacak askeri kapasite, görev bölgesi, azami asker sayısı ve görev süresi ayrıntılı şekilde belirleniyor. Donanmanın tüm unsurları çeşitli görevlerde Meclis onayı günler, hatta haftalar sürebileceği için donanma şimdiden hazırlık yapıyor. Ancak bunun için mevcut görevlerde değişiklik yapılması gerekiyor. Mayın Avlama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, Kiel’de düzenlenen bir basın toplantısında şöyle konuştu: "Elimizdeki tüm unsurlar halihazırda zaten çeşitli görevlerde. Bu özellikle mayın avlama filosu için geçerli. Yeni bir görev her zaman mevcut bir görevin aleyhine olur." Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da belirttiği gibi, Alman donanması, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler görevleri kapsamında zaten yoğun şekilde konuşlandırılmış durumda. Von Puttkamer, mayın temizleme gibi riskli operasyonların ancak koruma altında yapılabileceğini vurguladı: "Mayın karşı tedbir birlikleri, su üstü ve hava tehditleri bertaraf edilmeden görev yapamaz. Bir fırkateyn mayın bulamaz, bir mayın avlama gemisi de hava muharebesi yapamaz. Bu nedenle her zaman fırkateyn veya korvetlerle birlikte görev yaparız." Yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçakları da böyle bir operasyonda kullanılabilir. Pistorius: ABD olmadan görev yok Savunma Bakanı Pistorius’a göre, böyle bir görev ancak müttefiklerle ve özellikle ABD ile birlikte yürütülebilir. ABD'nin bölgede "en kapsamlı durumsal farkındalığa" sahip olduğunu belirten Pistorius, Nisan ayında ARD’de yayımlanan "Bericht aus Berlin" (Berlin Raporu) programında şunları söyledi: "Bu savaşı Amerikalılar İsrail ile birlikte yürütüyor. Dolayısıyla sonuçlarıyla ilgili operasyonlarda da birlikte hareket etmemiz gerekiyor." Hürmüz Boğazı’nın ne ölçüde mayınlandığıise bilinmiyor. Aynı şekilde Alman ordusunun göreve katılmasının ön koşulu olan İran savaşının kalıcı biçimde sona erip ermeyeceği de belirsiz. Şu an için böyle bir sona dair işaretler yok; aksine son dönemde bölgede gerilim yeniden tırmanmış durumda.

AB’den Trump’a NATO yanıtı: 'İttifak kilit önem taşıyor' Haber

AB’den Trump’a NATO yanıtı: 'İttifak kilit önem taşıyor'

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Anitta Hipper, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’dan çekilmeyi ciddi şekilde değerlendirdiğine dair açıklamaları sonrası konuştu. Günlük basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Hipper, AB’nin güvenlik ve savunma politikaları açısından transatlantik bağın vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Hipper, “NATO adına doğrudan konuşmuyoruz ancak AB adına güvenliğimiz ve savunmamız konusunda konuşuyoruz” diyerek, şu ifadeleri kullandı: “Güvenliğimiz için hayati önem taşıyan güçlü bir transatlantik bağa bağlıyız. Aynı zamanda savunmamıza yatırım yapmaya da kararlıyız.” “Birlikte daha güçlüyüz” vurgusu Hipper, NATO’nun önemine dikkat çekerek, ittifakın Avrupa güvenliği açısından merkezi bir rol oynadığını belirtti. “Birlikte her zaman daha güçlüyüz ve bunun için NATO kilit önem taşıyor” diyen Hipper, AB’nin kolektif güvenlik yaklaşımını sürdüreceğini ifade etti. Trump’tan tartışma yaratan NATO açıklaması ABD Başkanı Donald Trump, İngiliz The Telegraph gazetesine verdiği röportajda NATO’ya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunmuştu. Trump, ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimalini “gözden geçirilmenin de ötesinde” olarak nitelendirirken, “Onların kağıttan kaplan olduğunu hep biliyordum, Putin de bunu biliyor” ifadelerini kullanmıştı.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz Haber

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz

Rutte, Pazartesi günü Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Eğer birileri burada tekrar Avrupa Birliği'nin veya bir bütün olarak Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünüyorsa, hayal kurmaya devam etsin. Yapamazsınız. Biz yapamayız. Birbirimize ihtiyacımız var." dedi. NATO Genel Sekreteri, Avrupa ülkelerini, "gerçekten tek başlarına yapmak istiyorlarsa" savunma harcamalarını yüzde 10'a çıkarmaları gerekeceği konusunda uyardı ve milyarlarca avroya mal olacak kendi nükleer kapasitelerini geliştirmeleri gerekeceğini ekledi. "Bu senaryoda, özgürlüğümüzün nihai garantörü olan ABD nükleer şemsiyesini kaybedeceksiniz. Yani, iyi şanslar." dedi. Bu açıklamalar, Başkan Donald Trump'ın Grönland'ın ABD mülkiyetine geçmesi yönündeki taleplerini sürdürmesinin ve ardından İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada Arktik adasını ilhak etmek için güç kullanımını açıkça reddetmesinin ardından, Avrupa ve Batılı müttefikleri için inişli çıkışlı bir haftanın ardından geldi. NATO Genel Sekreteri, Trump'ı Arktik güvenliği konusunu gündeme getirdiği için övmeye devam etti ve başkanın savunmasının salondaki birçok kişiyi muhtemelen rahatsız edeceğini kabul etti. "Bence haklı. Arktik bölgesiyle ilgili bir sorun var. Kolektif güvenlik sorunu var, çünkü bu deniz yolları açılıyor ve Çinliler ve Ruslar giderek daha aktif hale geliyor." dedi. Rutte, Grönland meselesiyle ilgili olarak ileride iki çalışma alanı olacağını belirtti. Birincisi, NATO'nun Arktik'in savunması için daha fazla kolektif sorumluluk üstlenmesini, Rusya ve Çin'in bölgeye hem askeri hem de ekonomik olarak erişimini engellemesini içerecektir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.